Etiket: Yerli

  • Yerli Yersiz İlaç Kullanmayın

    Eskişehir l Sağlık Müdürü Dr. Ali Mumcu, tedavinin vazgeçilmez parçası olan ilaçların yerli yersiz kullanımının birçok sorunu da beraberinde getirdiğine dikkat çekti.

    Mumcu, yanlış ve gereksiz ilaç kullanımından dolayı ilaçların yan etki riskinin yanında hastalık ve ölüm oranlarının artmasının, mevcut kaynakların yanlış kullanılmasıyla temel ilaçlara ulaşılabilirliğin azalmasının bu sorunlardan sadece bir kaçı olduğuna değindi. Bu nedenle dünyada çeşitli çözüm yolları üretilmeye çalışdığını ve akılcı ilaç kullanım çalışmalarının başlatıldığını aktaran Mumcu, “Bu çalışmalarda öncelik halkın sağlığı ve toplumun çıkarlarıdır. Akılcı ilaç kullanımı, kişilerin klinik bulgularına ve bireysel özelliklerine göre uygun ilaca, uygun süre ve dozda, en düşük maliyetle ve kolayca ulaşabilmeleri olarak tanımlanmıştır. Dünya Sağlık Örgütü’nün tahminlerine göre ilaçların yüzde 50’sinden fazlası uygun olmayan şekilde reçetelenmekte, temin edilmekte veya satılmaktadır. Bu hastaların yarısı da ilaçlarını doğru şekilde kullanamamaktadır” dedi.

    “YANLIŞ VE GEREKSİZ İLAÇ KULLANIMI HALK SAĞLIĞINI ETKİLEYEN CİDDİ BİR SORUNDUR”

    Mumcu, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yanlış ve gereksiz ilaç kullanımının halk sağlığını etkileyen ciddi bir sorun olduğunu da ifade ederek, “Sağlık Bakanlığı tarafından ülkemizde antibakteriyel ilaç kullanımına yönelik geniş kapsamlı bir araştırma yapılmış ve sonuçları Türkiye’nin de aralarında bulunduğu Arnavutluk, Gürcistan, Azerbaycan, İtalya, Yunanistan, Hollanda ve Almanya gibi 40 ülke ile karşılaştırılarak 2014 yılında yayımlanmıştır. Üzülerek belirtmeliyim ki Türkiye antibiyotik kullanımında ilk sırada yer almaktadır. Ülkemizde kişi başına tüketilen antibiyotik miktarı listenin sonunda yer alan Hollanda’dan 3,5 kat fazladır. Bu çalışma, bilinçsiz antibiyotik tüketiminin engellenmesi için ivedilikle harekete geçilmesi gerektiğini net olarak ortaya koymuştur” diye konuştu.

    “BU KONUYA DUYARLI DAVRANMAK, GELECEK KUŞAKLARA KARŞI VİCDANİ VE İNSANİ SORUMLULUĞUMUZDUR”

    “Dirençli bakteri gelişiminin durdurulması ve antibiyotiklerin gelecek nesillerde etkinliğinin sürdürülebilmesi için tek çare antibiyotiklerin akılcı kullanımıdır” diyen Mumcu, şöyle devam etti:

    “Bu konuya duyarlı davranmak, gelecek kuşaklara karşı vicdani ve insani sorumluluğumuzdur. ‘Çok ilaç iyi tedavi’, ’pahalı ilaç iyi tedavi’ mantığı ile, ya da ‘komşuma iyi geldi bana da iyi gelir’ diyerek ilaç kullanılması, özellikle her grip olduğumuzda antibiyotik kullanılması en çok yapılan hatalardandır. Akılcı olmayan antibiyotik kullanımı antibiyotik direncinin gelişmesine yol açar, bu da en basit enfeksiyonlarda bile daha güçlü antibiyotik kullanmayı gerektirir. Unutulmamalıdır ki, özellikle bu aylarda yaygın olarak görülen grip ve soğuk algınlığı gibi virüslere bağlı solunum yolu enfeksiyonlarının tedavisinde antibiyotiklerin yeri yoktur. Hekim reçete etmedikçe asla antibiyotik kullanmamalı ve reçete edilen antibiyotiklerin ne zaman ve nasıl kullanılacağına yönelik hekim tavsiyelerine uyulmalıdır.Tedaviye uygun olan ilaç dahi, zamanında, doğru dozda kullanılmaz, saklama koşullarına uyulmaz ise vücudumuz için zehir haline dönüşebilir. Hastalıklara çare olan ilaçların yanlış kullanımdan dolayı yeni hastalıklara yol açmaması temennisiyle tüm hastalarımıza acil şifalar dilerim.”

  • Erzurum’da Yerli Turistlerin Kartopu Keyfi

    Erzurum’a yurdun değişik illerinden gelen yerli turistler, kartopu oynayarak karın tadını çıkardı.

    Kar ve soğuk havanın etkisini sürdürdüğü Erzurum’da, yerli turistler kar keyfi yaşıyorlar. Cadde ve sokaklarda belediye ekipleri karla mücadele çalışmasına aralıksız devam ederlerken, özellikle başka şehirlerden gelenler için de kar neşe kaynağı oluyor.

    Tekirdağ’dan bir düğün için Erzurum’a gelen ve karlı zeminde uzun süre kartopu oynayan vatandaşlar, “Erzurum kar, kış, soğuk havasıyla meşhur. Burada kartopu oynamak, karın tadını çıkarmak bizler için güzel oldu” dediler.

  • DPÜ’den Yerli Otomotive Antibakteriyel Destek

    Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) öğretim üyeleri ve yerel araştırmacıların katkısı ile antibakteriyel hammadde geliştirildi.

    Yapılan açıklamada, otomotiv endüstrisinde, araçların iç donanımında kullanılan malzemelerin tamamına kalıcı antibakteriyel özellik kazandırılabileceği belirtildi.

    Araç iç kaplamasının yanı sıra klima filtrelerinde de bu ürün kullanılabilecek. Araştırma ekibi, yerli otomobile bu özellikleri kazandırmaya talip olduklarını vurguladı.

    Konuyla alakalı TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu’na bilgi verildiği kaydedildi.

    Doç. Dr. Zafer Üstündağ şunları söyledi: “Bakteri, virüs, mantar ve yosun gibi sağlığa zararlı mikroorganizmaları yok eden ve barındırmayan bu ürün pek çok sanayi ve endüstri sektörüne hitap edecektir. Vitrifiye, seramik, tekstil, mutfak ve sağlık ürünlerinde başarılı sonuçlar elde edildi. Ayrıca bu ürün, mobilya, otomotiv ve otel tekstili, armatür ürünleri, yüzme havuzu, su depoları, filtrasyon ürünleri gibi insan sağlığını doğrudan etkileyen çeşitli alanlarda kullanılabilecektir. Aynı ekibin geliştirdiği bir diğer ürün ise seramik kaplı çelik ve alüminyum yüzeylerdir. Seramik yüzey, özellikle nikel ağır metali barındıran tencere tava gibi çelik züccaciye ürünlerinde bu ağır metalin bertaraf edilmesini sağlamaktadır. Bu seramik kaplamalar aynı zamanda antibakteriyel özellik göstermektedir.Askeri birliklerde görevini yapan Mehmetçiklerin kullandığı teksil ürünlerinde, matara, bot ve gıda kaplarında çeşitli mikroorganizmalardan kaynaklanan enfeksiyonların engellenmesi için yapılan çalışmalar başarılı sonuçlar verdi. Gıdaların muhafazası için kullanılan kimyasalla koruma veya soğuk zincir yöntemine alternatif olarak çok daha ekonomik olan antibakteriyel saklama kapları geliştirilmiş olup, özellikle süt ve süt ürünlerinde kesin sonuçlar alındı.Geliştirilen hammadde ile sağlık sektöründe kullanılan her türlü hastane tekstilinde, ameliyathanelerin iç duvarlarında ve ameliyathane mikroplarının yok edilmesinde, ıslak ve kuru yüzeylerde, umuma açık tuvaletlerin ve lavaboların her türlü malzemesine, antibakteriyel özellik kazandırılabilmektedir” diye konuştu. (EFE)

  • Yeni Malatyaspor’un Yerli Kjaer’i

    PTT 1. Lig U 21 Ligi’nde mücadele eden Yeni Malatyaspor’a sezon başında yurt dışından transfer olan gurbetçi oyuncu Ali Çalışkan A takımla birlikte idmanlara çıkmaya başladı.

    Teknik direktör İrfan Buz’un U 21 takımıyla iki hafta önce oynanan hazırlık maçında hayran kaldığı genç oyuncu Almanya doğumlu. Türk bir ailenin çocuğu olan 1997 doğumlu Ali Çalışkan savunmada görev yaparken, etkili olduğu sol ayağıyla dikkat çekiyor. Bu hafta Kayseri Erciyesspor ile oynanan U 21 maçında son dakikada frikikten gol kaydederek takımına 3 puan kazandıran Ali Çalışkan, 3 gündür çalışmalarına A takımla çıkıyor. Fenerbahçeli Simon Thorup Kjaer’e benzerliğiyle dikkat çeken 18 yaşındaki oyuncu saç stili, düzgün fiziği ve oynadığı mevki itibarıyla da kendisine bu benzetmeyi yapanları haksız çıkarmıyor. Lisansı henüz amatör olan Ali Çalışkan’ın başarılı performansının devam etmesi halinde kulüp tarafından profesyonelliğe geçirilmesi bekleniyor.

  • İlker Çatak’ın ’Sadakat’ Filmi En İyi Yerli Film Seçildi

    16. Uluslararası Kısa Film Festivali sona erdi. Jüri başkanlığını ünlü yönetmen Serdar Akar’ın yaptığı yarışmada 10 ödül verildi. Festivalde İlker Çatak’ın Sadakat filmi En İyi Yerli Film seçilirken, En İyi Yabancı Film ödülü Polonyalı yönetmen Tomasz Protokowicz’in “A Long Time Ago in Silesia” filmine gitti.

    Türkiye’nin en saygın film festivalleri arasında gösterilen 16. Uluslararası İzmir Kısa Film Festivali, Kültürpark’ta İzmir Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde düzenlenen kapanış galası ve ödül töreniyle sona erdi. Türkiye ve dünya sinemasının önemli isimlerini sinemaseverlerle buluşturan festival, 17-22 Kasım tarihleri arasında gerçekleşti. 87 ülkeden bin 600 filmin başvurduğu, 400 filmin seçildiği festivalde; finale kalan 35 film “Altın Kedi Ödülü” için yarıştı.

    FESTİVALE BÜYÜK İLGİ

    Oyuncu Ogün Kaptanoğlu’nun sunuculuğunu yaptığı gecede konuşan Festival Direktörü Yusuf Saygı, İzmirliler’in festivale ilgi gösterdiğini belirterek gelecek yıl için daha umutlu olduklarını söyledi. Sinemanın İzmir’e çok yakıştığını anlatan Saygı, “İzmir’i sinema ile daha da iyi tanıtacağımıza inanıyoruz” dedi. Saygı, festivale katkılarından ötürü İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’na teşekkür ederek plaket verdi. Gecede bir konuşma yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, festivalin çok başarılı geçtiğini, festivali seneye daha çok mekana taşımak istediklerini söyledi.

    İzmir’in kültür sanat kenti olması için alt yapı çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Kocaoğlu, “Bu İzmir hedeflerimizden benim için en önemlisidir. Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezini kentimize kazandırdık. 2016 yılında Karşıyaka’da opera binasının temelini atacağız. Fuar hollerini kültür sanat merkezi, sergi salonları, şov merkezi olarak düzenleyeceğiz” diye konuştu. Festivalin jüri üyesi ünlü yönetmen Serdar Akar ise kısa filmlerin uzunların annesi olduğunu, gereken saygı ve ilgiyi fazlasıyla hak ettiğini düşündüğünü belirterek, organizasyonu yapanlara ve destek verenlere teşekkür etti.

    EN İYİLER SEÇİLDİ

    Başkanlığını Türk sinemasının usta yönetmeni Serdar Akar’ın yaptığı, oyuncu Vildan Atasever ile Yiğit Özşener, görüntü yönetmeni Andreas Sinanos ve Macar Sinema yazarı Gyorgy Baron’dan oluşan jüri altı dalda değerlendirme yaptı. En İyi Ulusal Animasyonda dalında “Altın Vuruş” filmi ile Gökalp Gönen ödül alırken; Ulusal Deneysel dalında Serkan Ertekinin “Aidiyet” filmi, Ulusal Belgesel Kategorisinde ise Godesbana’nın yönetmeni Nursena Şimşek ödül aldı. Gençlik Ödülü sahibi ise “Tuhaf Zamanlar” isimli filmiyle Mehmet Emrah Erkanı’nın oldu.

    Ulusal film dalında üç ödül verildi. Birincilik ödülünü Gezi’de kaybedilen gençlere adanan “Sadakat” filmiyle İlker Çatak aldı. Bu dalda ikincilik ödülü “Wong Kar Wai Üzerine Kısa Bir Film” ile Ömer Çapaoğlu, Serdar Önal, üçüncülük ödülünü yönetmen Umut Güven, mültecilerin durumunu çocukların gözlerinden anlatan “Duvarların Arkası” filmiyle aldı. Uluslararası kategoride birincilik ödülü İkinci Dünya Savaşında parçalanmış bir aileyi anlatan “A Long Time Ago in Silesia” filminin yönetmeni Tomasz Protokowicz’e verildi. Bu dalda ikincilik ödülünü “Kozmak” filmi ile Alireza Salmanpour, üçüncülük ödülünü “Sormeh” filmiyle Azadeh Ghochagh aldı. Geceye festivalin onur konuğu yönetmen Tunç Başaran da katıldı.