Etiket: Yeri

  • Iğdır’da İş Yeri Kurşunlanma

    Iğdır’da, bir iş yerinin pompalı tüfek kullanılarak kurşunlanması olayına karışan zanlı yakalandı.

    Edinilen bilgilere göre; geçtiğimiz salı günü saat 02.15 sıralarında Söğütlü Mahallesi Şamil Caddesi üzerinde bulunan bir kasap dükkanının pompalı tüfek kullanılarak kurşunlanması olayı ile ilgili Iğdır Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube ekipleri çalışma başaltı. Yapılan araştırmalar sonucu olayı gerçekleştiren şüpheli A.K. isimli şahıs yakalanarak gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüpheli A.K. isimli şahsın olayda kullandığı tespit edilen bir adet pompalı tüfek ve tüfeğe ait 16 adet fişeğe de el konuldu.

    Emniyette sorgusu tamamlanan A.K. isimli şahıs, “Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması-Mala Zarar Verme-Tehdit-6136” suçlarından savcılığa sevk edildi.

  • Ordu’da 898 İş Yeri Kapandı, Bin 746 İş Yeri Açıldı

    Ordu Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Aydın Bostancıoğlu, Ordu’da 2015 yılında 898 iş yerinin kapandığını, bin 746 iş yerinin açıldığını söyledi.

    Aydın Bostancıoğlu, 2015 yılı içerisinde kapanan ve açılan işyerleri hakkında bilgiler verdi. Ordu Esnaf ve Sanatkarlar Odası’nın 19 bin 719 aktif üyesi bulunduğunun altını çizen Bostancıoğlu, “15 Aralık itibari ile Ordu Esnaf ve Sanatkarlar Odası’nın 19 bin 719 aktif üyesi bulunuyor. 2015 yılında Ordu’da çeşitli sebeplere bağlı olarak 898 iş yeri kepenk kapattı. Kapanan 898 iş yerine karşılık ise bin 746 işyeri açıldı” dedi.

    “EN ÖNEMLİ NEDEN EKONOMİK SIKINTILAR”

    İş yerlerinin kapatılmasında en önemli nedenin ekonomik sıkıntılar olduğunu belirten Bostancıoğlu, “Kapanmalarda etkili olan nedenlerin başında ekonomik şartların uygun olmaması yer alıyor. Bu kapanmalar kişinin o alanda başarılı olmadığının bir göstergesidir. 898 kişi kepenk kapatmış ancak bin 746 kişi de kapanan ve farklı yerlere yeni işyerleri açmış durumda. Bu kapanmalar iflas etti mantığı ile algılanmamalı, devredenler olmuştur, emekliliği gelenler olmuştur. Bunların içerisinde iflas edenlerin olması da kaçınılmazdır” diye konuştu.

  • 112 Personeline ’Olay Yeri’ Eğitimi

    Muş 112 Acil Sağlık Birimi’nde görev yapan personele, İl Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şubesi tarafından adli vakalarda ilk müdahale yapılırken olay yerinde nelere dikkat edilmesi konusunda teorik ve pratik eğitimler verildi.

    Sağlık Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı arasında imzalanan protokol kapsamında adli vakalarda olay yerine çoğu zaman herkesten önce giden sağlık personeline, ’Acil Sağlık Hizmetleri Personelinin Adli Vakalarda Maddi Delillere Yaklaşımı Eğitimi’ verilmeye başlandı. Bu kapsamda Muş Sağlık Müdürlüğü misafirhanesinde eğitim düzenlendi. Olay Yeri İnceleme Şube Müdürü Emniyet Amiri Erhan Ilgar, intihar ve silahla vurulma gibi olaylarda nelere dikkat etmeleri gerektiği konusunda bilgiler verdi. Eğitimin daha sonraki bölümü, uygulamalı olarak da canlandırıldı.

    112 personeline, olay yerindeki kanıtların korunması konusunda hangi hataların yapıldığını anlatan Erhan Ilgar, yapılan hataları tek tek anlatıp, bunların gerçekte intikal edilecek adli vakalarda tekrar edilmemesini istedi.

    Eğitimle ilgili bir açıklama yapan Sağlık Müdürlüğü 112 Acil ve Afetlerde Sağlık Hizmetleri Şube Müdürü Hikmet Gövercin, 112 personelinin adli vakalara yaklaşımlarıyla ilgili seminer düzenlendiğini belirterek, “Meydana gelen olaylarda, olay yerine ilk olarak 112 ekipleri gittiği için bu seminer önemlidir. Çünkü 112 ekibi yaralıya müdahale ederken, delilleri karartmaması için bunlara bir eğitim veriliyor. Bu eğitimin neticesinde personellerimiz adli vakalara giderken daha dikkatli olmaları, hata yapmamaları için verilen bir eğitim. Bizim toplamda 200 personelimiz var ve eğitime ilk etapta 25 personelimiz katıldı. Bu eğitim tüm personelimizi kapsayacak şekilde olacak” dedi.

  • Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Yıldırım: “Anayasa Mahkemesi Yargıtay’ın Temyiz Yeri Değil”

    Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Prof. Dr. Engin Yıldırım, bireysel başvuru sayısının 17 bine ulaştığını kaydederek, Anayasa Mahkemesinin Yargıtay’ın temyiz yeri olarak görülmesinin yanlış olduğunu söyledi.

    Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Mizan Hukuk Topluluğu tarafından düzenlenen ‘AYM’ye Bireysel Başvuru ve AİHM’ konulu konferansa konuşmacı olarak Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Prof. Dr. Engin Yıldırım katıldı. Anayasa Mahkemesine (AYM) bireysel başvuru konusunda bilgiler veren Prof. Dr. Yıldırım, bireysel başvurunun hangi aşamalardan oluştuğunu anlattı. Bireysel başvuru uygulamasını başlatan ilk ülkenin Almanya olduğunu belirten Yıldırım, bu ülkeden bazı örnekler verdi. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru tanınmasıyla amaçlananın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) gelen hak ihlallerini azaltmak olduğunu ifade eden Yıldırım, bireysel başvuru kapsamına giren konuların neler olduğunu, kimlerin bireysel başvuruda bulunabileceğini, hangi konuların Anayasa Mahkemesine bireysel başvurunun dışında olduğunu bazı örneklerle açıkladı.

    Bireysel başvuruda kabul edilemezlik kriterleri konusundan bahseden Yıldırım, mahkeme kararlarını açıkça keyfilik içermediği zaman kabul edilemez bulduklarını ifade etti. Yıldırım, kabul edilememezlik kriterlerini, açıkça yer bakımından yoksunluk, zaman bakımından yoksunluk, kişi bakımından yetkisizlik olarak sıraladı.

    Bireysel başvuru konusunda sayının hızla arttığı kaydeden Yıldırım, 17 bin başvurunun olduğunun bilgisini verdi. Yargıtay ve Danıştayın alanına girmemeye çalıştıklarının altını çizen Yıldırım, Anayasa Mahkemesi’nin Yargıtayın temyiz yeri olarak, sanki bir süper Yargıtay, süper Danıştay olarak görülmesinin yanlış olduğunu söyledi.

    Anayasa Mahkemesinin genel eğiliminin düşünce özgürlüğünden yana olduğunu dile getiren Prof. Dr. Yıldırım verdikleri kararlarda sık sık AİHM kararlarına atıfta bulunduklarını kaydetti.

    Gelecekte başvuruların değişik konularda daha da artacağını söyleyen Prof. Dr. Engin Yıldırım, konferans sonunda öğrencilerden gelen soruları da cevapladı.

    Konferansın ardından SAÜ rektör yardımcısı Prof. Dr. Musa Eken, Prof. Dr. Engin Yıldırım’a verdiği konferanstan dolayı teşekkür ederek günün anısına hediyesini takdim etti.

  • Tesk Genel Başkanı Palandöken: “İş Yeri Kiralarında Stopaj Kalkmalı”

    Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, iş yeri kiralarında stopajın kalkması gerektiğini söyledi.

    Stopaj uygulamasının bir tahsilat yöntemi olmaktan çıkıp vergi yükünün bir başkasına devredilmesi şekline dönüştüğünü belirten Palandöken, “İş yeri kiralarında kira gelirinden doğan vergiyi, kira gelirini elde eden mükellef değil, kiracı konumundaki ticaret erbabı ödemektedir. Yani mal sahibinin vergisini de biz ödüyoruz. Kira stopajı yükü esnafın sırtından kaldırılmalı” dedi.

    Kira stopajının kaldırılması ile esnafın rahatlayacağını ve üstünden büyük bir yükün kalkacağını kaydeden Palandöken, “Esnaf dükkan açmak için iş yeri sahiplerinin isteklerini kabul etmek durumunda kalıyor. Bu nedenle yapılan kira sözleşmeleri net kira üzerinden belirleniyor ve vergi yükü de mülk sahibinin değil, kiracı durumundaki esnaf ve sanatkarın üzerinde kalıyor. 2014 yılında iş yeri kiralarından kesilen toplam stopaj vergisi 5.3 milyar lira. İş yerleri kira olan esnaf ve sanatkârlar, ticari faaliyetlerinden dolayı zarar da etseler bir başkasına ait olan bu vergiyi ödemek zorunda kalıyorlar” dedi.

    “ÖDENMEYEN VERGİNİN İADESİ ALINIYOR”

    Kira gelirleri 29 bin TL’yi aşarsa iş yeri sahiplerinin beyanname vermek zorunda olduklarını hatırlatan Palandöken, “İş yeri sahipleri kira geliri 29 bin lirayı aşarsa beyanname veriyor. Bu sistemle vergi ödemedikleri gibi üstüne vergi iadesini alıyorlar. Yani vergiyi esnaf ve sanatkârlar ödüyor,verginin iadesini vergiyi fiilen ödeyen esnaflar değil bir kuruş dahi vergi ödemeyen mal sahipleri alıyor. Bu çarpık yapı en kısa zamanda değiştirilerek iş yeri kiralarında stopaj uygulaması kaldırılmalıdır. Böylece vergi yükünün gerçekten geliri elde edenlerin üzerinde kalması sağlanacak ve sonuçta hiç kimse bir başkasının geliri için vergi ödemek zorunda kalmayacaktır” diye konuştu.