Etiket: Yere

  • Banyoda yere düşüp felç geçirdi, yatalak kalmaktan son anda kurtuldu

    Diyarbakırlı İsmail Sincar, geçtiğimiz hafta banyoda başı dönüp yere düşerek felç geçirdi. Kısa sürede hastaneye yetiştirilen Sincar, bölgede ilk defa gerçekleştirilen operasyonla sağlığına kavuşup yatalak kalmaktan kurtuldu.

    Diyarbakır’da yaşayan 43 yaşındaki İsmail Sincar, geçtiğimiz hafta cuma günü camiye gitmeden önce abdest aldı. Evinde abdest aldığı sırada başı dönüp yere düşen Sincar, elleri ve kollarının tutmadığını hissetti. Banyonun kapısını sürünerek açıp çocuklarının kendisini fark etmesini sağlayan Sincar, çağrılan ambulansla Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanelerine kaldırıldı. Burada yapılan tetkiklerde beyninde bulunan en büyük damarın tıkalı olduğu anlaşılan Sincar, hemen operasyon masasına alındı. Burada bölgede ilk defa yapılan uygulama ile sağlığına kavuşan Sincar, ömür boyu yatalak kalmaktan kurtuldu.

    Uygulama bölgede ilk kez yapıldı

    Konu ile ilgili İHA muhabirine bilgi veren Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanelerinde görevli Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Eşref Akıl, hastalarının 3. saatte hastanelerine geldiğini bu sırada da elleri ve ayaklarının tutmadığını gördüklerini söyledi. Doç. Dr. Akıl, “Kol ve bacaklarını oynatamıyordu ve konuşması ağırlaşmıştı. Biz hastayı hemen acil olarak anjiyoya aldık. Beynin ortasında bulunan büyük bir damar tıkalıydı. Anjiyo yöntemiyle açtık damarı, hasta sağlığına kavuştu. Bu uygulama bizim bölgemizde yapılan bir uygulama değildi, biz son bir aydır Dicle Üniversitesi olarak bu tedaviye başladık. Hastalarımız artık bu hizmete kavuşacak. Bu uygulama 6 saat içerisinde yapılması gereken bir uygulama bu nedenle sevk ihtimali düşük oluyordu. Eğer hasta bize geç gelmiş olsaydı büyük bir ihtimalle ömür boyu felç kalacaktı, bakıma muhtaç olacaktı. Ama şu anda işine gidebilecek düzeye tekrar geldi” dedi.

    Sürünerek kapıyı açtı felç kalmaktan kurtuldu

    İsmail Sincar’ın oğlu Davut Sincar ise, babasının geçtiğimiz cuma günü camiye gitmeden önce abdest almak için banyoya gittiğini söyledi. Davut Sincar, “Burada başı dönmüş ve yere düşmüş. Kapıyı sürünerek açtı. Hepimiz şok geçirmiştik, hemen ambulansa haber verdik ve Dicle Üniversitesi Hastanesine geldik. Babam burada yapılan operasyon sonrası sağlığına kavuştu. Eğer geç kalmış olsaydık, babam yatağa bağımlı hale gelebilirdi. Anjiyoyu gerçekleştiren ekibe teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

  • Üniversiteli Elif’in öldüğü yere karanfiller bırakıldı

    Adıyaman’da otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybeden Adıyaman Üniversitesi öğrencisi Elif Dağdelen için kaza yerine karanfiller bırakılıp oturma eylemi yapıldı.

    Önceki gece M.D. idaresindeki 02 LE 251 plakalı otomobil, Altınşehir Mahallesi Üniversite kavşağı yakınlarında yolun karşı tarafına geçmeye çalışan Adıyaman Üniversitesi öğrencisi Elif Dağdelen (21) ile Emine Şevval Aytemir’e (27) çarpmıştı. Kazada yaralanan öğrenciler olay yerine gelen ambulansla Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılmış, tedavi altına alınan Elif Dağdelen yapılan bütün müdahalelere rağmen hayatını kaybetmişti.

    Kaza sonrası Adıyaman Üniversitesi öğrencileri ve Elif Dağdelen’in arkadaşları kazanın olduğu yerde toplandı. Gençler yolu bir süre trafiğe kapatarak bu bölgede sürekli kazalar yaşandığını, sürücülerin aşırı hız yaptığını söyleyerek alt ve üst geçit istediklerini belirtti. Bir süre kapatılan yol polis ekiplerince açtırılırken, gençler bu defa getirdikleri karanfilleri kazanın olduğu yere bıraktı.

    Adıyaman Üniversitesi öğrencilerinin ve vatandaşların yoğun şekilde kullandığı yolda sık sık ölümlü ve yaralamalı kazaların yaşandığını ve kendisinin de aynı yerde kaza yaparak fiziksel engelli kaldığını belirten Ebru Çelik, “Halen kazanın etkisi var, yaşıyorum. Halen etkisi var hem psikolojik hem de fiziksel, halen etkisindeyim. Zoruma gidiyor serbest bırakılması ve elini kolunu sallayarak dolanması zoruma gidiyor” dedi.

    Elif’in hayallerinden bahseden Mehmet Ali Uluer ise “Elifin en büyük hayali annesine ev alabilmekti. Annesi ile birlikte yaşıyordu, annesini geçindirmekti. Tek hayali buydu, mezun olmaktı. Burada Arapça öğretmeni olmaktı” diye konuştu.

  • Üniversiteli Elif’in öldüğü yere karanfiller bırakıldı

    Adıyaman’da otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybeden Adıyaman Üniversitesi öğrencisi Elif Dağdelen için kaza yerine karanfiller bırakılıp oturma eylemi yapıldı.

    Önceki gece M.D. idaresindeki 02 LE 251 plakalı otomobil, Altınşehir Mahallesi Üniversite kavşağı yakınlarında yolun karşı tarafına geçmeye çalışan Adıyaman Üniversitesi öğrencisi Elif Dağdelen (21) ile Emine Şevval Aytemir’e (27) çarpmıştı. Kazada yaralanan öğrenciler olay yerine gelen ambulansla Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılmış, tedavi altına alınan Elif Dağdelen yapılan bütün müdahalelere rağmen hayatını kaybetmişti.

    Kaza sonrası Adıyaman Üniversitesi öğrencileri ve Elif Dağdelen’in arkadaşları kazanın olduğu yerde toplandı. Gençler yolu bir süre trafiğe kapatarak bu bölgede sürekli kazalar yaşandığını, sürücülerin aşırı hız yaptığını söyleyerek alt ve üst geçit istediklerini belirtti. Bir süre kapatılan yol polis ekiplerince açtırılırken, gençler bu defa getirdikleri karanfilleri kazanın olduğu yere bıraktı.

    Adıyaman Üniversitesi öğrencilerinin ve vatandaşların yoğun şekilde kullandığı yolda sık sık ölümlü ve yaralamalı kazaların yaşandığını ve kendisinin de aynı yerde kaza yaparak fiziksel engelli kaldığını belirten Ebru Çelik, “Halen kazanın etkisi var, yaşıyorum. Halen etkisi var hem psikolojik hem de fiziksel, halen etkisindeyim. Zoruma gidiyor serbest bırakılması ve elini kolunu sallayarak dolanması zoruma gidiyor” dedi.

    Elif’in hayallerinden bahseden Mehmet Ali Uluer ise “Elifin en büyük hayali annesine ev alabilmekti. Annesi ile birlikte yaşıyordu, annesini geçindirmekti. Tek hayali buydu, mezun olmaktı. Burada Arapça öğretmeni olmaktı” diye konuştu.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Yere yıktığın düşmanı tekmeleme. Sen İsrail’deki Yahudi değilsin”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TÜGVA Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada gençlere tavsiyelerde bulunarak “Yere yıktığın düşmanı tekmeleme. Sen İsrail’deki Yahudi değilsin. Zira onlar yere devirdikleri bırak erkeği kadını, çocuğu bile tekmelerler” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Olağan Genel Kuruluna katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan TÜGVA’nın çok önemli başarılara imza attığını söyleyerek, “Bugün ülkemizin 81 ilinin tamamında faaliyet gösteren vakfımız, yurtlarıyla, eğitim öğretim hizmetleriyle, fikir kültür sanat faaliyetleriyle, gerçekten önemli bir yere geldi. Vakfımızdan beklentimiz Asımın nesli kıratında nesiller yetiştirmesine bekliyoruz. Bu çatı altında buluşan her genç mukaddes değerlere milli hedeflerin takipçisi ve sahibi olmalıdır. Sizler Türkiye’nin geleceği ve umudusunuz. Sizlerin başarılı olacağına, Türkiye’nin aydınlık geleceğine inandığım gibi inanıyorum. Türkiye’nin 2053 ve 2071 vizyonlarını oluşturma ve hayata geçirme vazifesini huzur-u kalple sizlere emanet ediyorum” dedi.

    Türkiye Cumhuriyeti’nin çok badirelerden atlattığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son devletimiz Cumhuriyetimizi nice badirelerden kurtararak bugünkü seviyesine getirdik. Bizler millet olarak daima tarihin öznesi olduk. Hedeflerimizi büyük kılan sahiplendiğimiz misyonu sınırlandırmamış olmamızdır. Hep haktan yana saf tuttuk. Mazlumların ve masumların hamisi olmak için çalıştık. Milletimizin hakimi değil hizmetkarı olduk. Bu sayede gönüllere girdik. Bize gurur kibir yakışmaz. Karşımdaki gençliği tevazu tevazu ehli olarak görüyorum. Ülkemizi içindeki başarıyı ve sınırlarımız dışındaki bağlarımızın gücünü de bu şekilde elde ettik. Güven adresiyiz ve umut kaynağıyız. Her yere selamla muhabbetle sevgiyle gittik. Selamı karşımızdakilerin üzerine gönderdik. Rahmeti, merhameti karşımızdakilerin üzerine gönderdik. Bu tevazudur. Burada gurur olmaz, kibir olmaz. Biz bununla girdik yola. Coğrafyamızda ve ötesinde başı sıkışan, can ve mal güvenliği tehdit altına giren herkes dini, dili, mezhebi ne olursa olsun kalbini ve yüzünü Türkiye’ye çeviriyor. Zengin ülkeler sığınmacılara vebalı muamelesi yaparken, biz sofralarımız milyonlarcasıyla paylaşıyoruz. Irkçılık, yabancı düşmanlığı, İslam nefreti gibi hastalıkla hızla yayılırken, biz yaradılanı severiz yaradandan ötürü diyerek yola devam ediyoruz. Sizlere herkese karşı muhabbetinizi en az hayalleriniz kadar geniş tutmanızı tavsiye ediyorum” diye konuştu.

    “Yere yıktığın düşmanı tekmeleme”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan gençlere tavsiyelerine devam ederek, “Ülkemizde geleceğini başka yerlerde arayan tek bir gencimiz kalmayana kadar misyonunuz yerine getirmiş olamazsanız. İnanmak ve başlamak başarmanın yarısıdır” dedi.

    Bu sırada genel kurula İzmir’den gelen bir grup gencin, “İzmir bizim olacak” sloganları üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İzmir’i çok kararlı görüyorum. İzmir iyi başladı. Allah’ın izniyle bu işi bitirecek. Bunu görüyorum. Kararlıyız başaracağız. ’Kim var’ denildiğinde sağına soluna bakmadan ’ben varım’ diyen sizler gibi yol arkadaşlarına sahip olduğum için Rabbime ne kadar hamd etsem azdır” ifadelerini kaydetti.

    Kendisinden önce konuşan TÜGVA’nın görevi devredecek başkanı İsmail Emanet’in konuşması sırasında gözlerinin dolmasına da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan “İsmail kardeşimin gözleri yaşlandı. Ben de kendisine dedim ki ’göz ağlamazsa söz ağlar’ Bundan dolayı utanmamıza gerek yok. Yeri geliyor ben de ağlıyorum” dedi.

    “31 Mart geliyor, hazır mıyız? “diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ali Fuat Başgil’in söylediklerini de anlatarak, “Yarıda kalan iş başlanmamış demektir. Bir işe sinirliyken, asabiyken, sinirli olduğun zaman karar verme öfke ile kalkan zarar ile oturur. Kimsenin yüzüne söylemeyeceğini arkasından söyleme. Yalan söyleme. Kimseyi kıskanma fakat imren. Cömert ol. Dostluğunu kötü günde göster ki sen de kötü gün dostu bulabilirsin. Ahlakı güzel insan her yaşta güzeldir. Yere yıktığın düşmanı tekmeleme. Sen İsrail’deki Yahudi değilsin. Zira onlar yere devirdikleri bırak erkeği kadını, çocuğu bile tekmelerler. Biz Müslümana alicenaplık yakışır. Biz mağdur, mazlum durumda olana tekme atmayız. Karşımızda ’yiğitsen dik olarak gel. Haddini bildiririz’ deriz. Kibirli insan sarımsak kokan ağız gibidir. Herkesi kendinden uzaklaştırır. Herkesin herkesin imrendiği pırlanta gibi ol. Hayatta başkalarının sırtına basarak yükselenler yok mu ? İnsanların acılarından kazanç sağlayan yok mu? Ama bunun adı başarı değildir. Başarı emek verilerek, hak edilerek elde edilendir” diye konuştu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının sonunda TÜGVA’yı Türkiye’nin bir markası olduğunu söyleyerek bitirdi.

    Programda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, yeni TÜGVA Başkanı Enes Eminoğlu, eski TÜGVA Başkanı İsmail Emanet ve TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan da yer aldı.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Yere yıktığın düşmanı tekmeleme. Sen İsrail’deki Yahudi değilsin”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TÜGVA Olağan Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada gençlere tavsiyelerde bulunarak “Yere yıktığın düşmanı tekmeleme. Sen İsrail’deki Yahudi değilsin. Zira onlar yere devirdikleri bırak erkeği kadını, çocuğu bile tekmelerler” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Olağan Genel Kuruluna katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan TÜGVA’nın çok önemli başarılara imza attığını söyleyerek, “Bugün ülkemizin 81 ilinin tamamında faaliyet gösteren vakfımız, yurtlarıyla, eğitim öğretim hizmetleriyle, fikir kültür sanat faaliyetleriyle, gerçekten önemli bir yere geldi. Vakfımızdan beklentimiz Asımın nesli kıratında nesiller yetiştirmesine bekliyoruz. Bu çatı altında buluşan her genç mukaddes değerlere milli hedeflerin takipçisi ve sahibi olmalıdır. Sizler Türkiye’nin geleceği ve umudusunuz. Sizlerin başarılı olacağına, Türkiye’nin aydınlık geleceğine inandığım gibi inanıyorum. Türkiye’nin 2053 ve 2071 vizyonlarını oluşturma ve hayata geçirme vazifesini huzur-u kalple sizlere emanet ediyorum” dedi.

    Türkiye Cumhuriyeti’nin çok badirelerden atlattığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son devletimiz Cumhuriyetimizi nice badirelerden kurtararak bugünkü seviyesine getirdik. Bizler millet olarak daima tarihin öznesi olduk. Hedeflerimizi büyük kılan sahiplendiğimiz misyonu sınırlandırmamış olmamızdır. Hep haktan yana saf tuttuk. Mazlumların ve masumların hamisi olmak için çalıştık. Milletimizin hakimi değil hizmetkarı olduk. Bu sayede gönüllere girdik. Bize gurur kibir yakışmaz. Karşımdaki gençliği tevazu tevazu ehli olarak görüyorum. Ülkemizi içindeki başarıyı ve sınırlarımız dışındaki bağlarımızın gücünü de bu şekilde elde ettik. Güven adresiyiz ve umut kaynağıyız. Her yere selamla muhabbetle sevgiyle gittik. Selamı karşımızdakilerin üzerine gönderdik. Rahmeti, merhameti karşımızdakilerin üzerine gönderdik. Bu tevazudur. Burada gurur olmaz, kibir olmaz. Biz bununla girdik yola. Coğrafyamızda ve ötesinde başı sıkışan, can ve mal güvenliği tehdit altına giren herkes dini, dili, mezhebi ne olursa olsun kalbini ve yüzünü Türkiye’ye çeviriyor. Zengin ülkeler sığınmacılara vebalı muamelesi yaparken, biz sofralarımız milyonlarcasıyla paylaşıyoruz. Irkçılık, yabancı düşmanlığı, İslam nefreti gibi hastalıkla hızla yayılırken, biz yaradılanı severiz yaradandan ötürü diyerek yola devam ediyoruz. Sizlere herkese karşı muhabbetinizi en az hayalleriniz kadar geniş tutmanızı tavsiye ediyorum” diye konuştu.

    “Yere yıktığın düşmanı tekmeleme”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan gençlere tavsiyelerine devam ederek, “Ülkemizde geleceğini başka yerlerde arayan tek bir gencimiz kalmayana kadar misyonunuz yerine getirmiş olamazsanız. İnanmak ve başlamak başarmanın yarısıdır” dedi.

    Bu sırada genel kurula İzmir’den gelen bir grup gencin, “İzmir bizim olacak” sloganları üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İzmir’i çok kararlı görüyorum. İzmir iyi başladı. Allah’ın izniyle bu işi bitirecek. Bunu görüyorum. Kararlıyız başaracağız. ’Kim var’ denildiğinde sağına soluna bakmadan ’ben varım’ diyen sizler gibi yol arkadaşlarına sahip olduğum için Rabbime ne kadar hamd etsem azdır” ifadelerini kaydetti.

    Kendisinden önce konuşan TÜGVA’nın görevi devredecek başkanı İsmail Emanet’in konuşması sırasında gözlerinin dolmasına da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan “İsmail kardeşimin gözleri yaşlandı. Ben de kendisine dedim ki ’göz ağlamazsa söz ağlar’ Bundan dolayı utanmamıza gerek yok. Yeri geliyor ben de ağlıyorum” dedi.

    “31 Mart geliyor, hazır mıyız? “diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ali Fuat Başgil’in söylediklerini de anlatarak, “Yarıda kalan iş başlanmamış demektir. Bir işe sinirliyken, asabiyken, sinirli olduğun zaman karar verme öfke ile kalkan zarar ile oturur. Kimsenin yüzüne söylemeyeceğini arkasından söyleme. Yalan söyleme. Kimseyi kıskanma fakat imren. Cömert ol. Dostluğunu kötü günde göster ki sen de kötü gün dostu bulabilirsin. Ahlakı güzel insan her yaşta güzeldir. Yere yıktığın düşmanı tekmeleme. Sen İsrail’deki Yahudi değilsin. Zira onlar yere devirdikleri bırak erkeği kadını, çocuğu bile tekmelerler. Biz Müslümana alicenaplık yakışır. Biz mağdur, mazlum durumda olana tekme atmayız. Karşımızda ’yiğitsen dik olarak gel. Haddini bildiririz’ deriz. Kibirli insan sarımsak kokan ağız gibidir. Herkesi kendinden uzaklaştırır. Herkesin herkesin imrendiği pırlanta gibi ol. Hayatta başkalarının sırtına basarak yükselenler yok mu ? İnsanların acılarından kazanç sağlayan yok mu? Ama bunun adı başarı değildir. Başarı emek verilerek, hak edilerek elde edilendir” diye konuştu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının sonunda TÜGVA’yı Türkiye’nin bir markası olduğunu söyleyerek bitirdi.

    Programda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, yeni TÜGVA Başkanı Enes Eminoğlu, eski TÜGVA Başkanı İsmail Emanet ve TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan da yer aldı.