Etiket: Yer

  • Diş Hekimliğinde Hataya Yer Yok

    Klinik34 Diş Hekimlerinden Dt. Baran Karaoğlu, diş hekimliğinde hataya yer olmadığını belirtti.

    Dt. Karaoğlu, “Bilgisayar destekli tarama, tasarım ve üretim yapma imkânı veren dijital diş hekimliği ile madde kaybı yaşanan dişlere uygulanacak olan kaplama ve porselen dolgu aynı seans içerisinde hastaya teslim ediliyor. Böylelikle uzun süren diş hekimi randevu süreçleri sona ermiş oluyor” dedi.

    Yeni nesil diş hekimliğinde A’dan Z’ye dijital döneme geçildiğini ifade eden Dt. Baran Karaoğlu, şöyle konuştu:

    “İlk olarak ağız içinin optik okuyucuyla bilgisayar ortamına 3 boyutlu olarak aktarılmasıyla başlayan süreç, yapılacak olan protezlerin bilgisayar ortamında milimetrik tasarımıyla devam etmektedir. Dün diş, diş eti ve çevre dokular tamamen birbirinden ayrı renklerde tarandığı için geleneksek yöntemlerde karşılaşılan uyum sorunları bu cihazlarda sıfıra indirilmiştir. Diş hekiminin 3 boyutlu görüntü üzerinde milimetrik tasarımı sayesinde kuron protezleri, inley-onley (seramik dolgular), köprü protezleri, laminalar ve implant üstü protezler diş teknisyenine gerek kalmadan klinik içerisindeki özel makinada kazınmaya (üretilmeye) hazırdır. Hataya yer yok. Dijital tasarım ve üretimin en önemli özelliklerinden biri de tüm hesaplamaların ve tasarımın sürekli bilgisayar tarafından denetim altında tutulmasıdır. Böylelikle eskiden elle üretim sırasında gözün kaçırdığı hataların CAD-CAM cihazlarında daha üretime sunulmadan uyarı vererek hataları ortadan kaldırılmaktadır.”

  • Kartepe Belediyesi Başkan Yardımcı İtü Jürisinde Yer Aldı

    Kartepe Belediyesi Başkan Yardımcısı Bali Holat, bitirme projesi için Kartepe’yi tercih eden İTÜ öğrencilerinin sınav jürisinde görev aldı.

    Kartepe ilçesinde bitirme projelerini yapmak için ilçede çalışma yapan İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir Planlama Bölümü öğrencileri, Kartepe’de yaptıkları çalışma ile hem ilçedeki bu yöndeki çalışmalara hem de mesleki deneyimlerine katkı sağladı. İTÜ’lü öğrenciler Kartepe’nin arazi yapısı, demografik yapısı, kültürel yapısıyla çeşitli envanterlerin bulunduğu ve coğrafi konumu itibarıyla da planlama açısından cazip bölge olarak bitirme proje konusu olan Kartepe’de ki çalışmalarını tamamladı. Kartepe’de çalışma yapan öğrencileri değerlendirmesi için İTÜ’nün akademisyenleri de Kartepe Belediyesi Başkan Yardımcısı ve Şehir Plancısı Bali Holat’ı da 2015-2016 eğitim öğretim yılı Güz Yarıyılı Bitirme Çalışma sınavında sınav jürisi olarak davet etti. Jüride yer alan Holat, öğrencilerin çalışmalarını değerlendirdi.

    Başkan Üzülmez’in başarılar ve selam dilekleriyle birlikte, pişmaniye hediyelerini de bölüm öğrencilerine ileten Holat, “Öğrencilerimiz çok şanslı, Kartepe gibi planlamaya çok uygun bir bölgede saha çalışması yapma imkanına sahip oldular. Bu şansı çok iyi değerlendirerek hem kendileri, hem de Kartepe için fırsatlara dönüştüreceklerine inanıyorum ve hepsine başarılar diliyorum” dedi.

  • Meme Kanseri, Kadın Sağlığı Sorunlarının En Başında Yer Alıyor

    Acıbadem Adana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Demircan, memenin kadın olmanın sembolü olarak kabul edildiğini ve meme sağlığının kadın sağlığından ayrı düşünülemeyeceğini ifade ederek, meme sağlığı sorunlarının en başında her zaman meme kanserinin geldiğini belirtti.

    Meme kanseri kadınlarda yaşamsal kaygıya neden olan belki de en önemli hastalık. Bu durum aynı zamanda memeyi kaybetme endişesine neden olmakta. Ancak, günümüzde meme kanserinin tanı ve tedavisindeki yeni yaklaşımlar ve erken tanı bu kaygıları neredeyse ortadan kaldırıyor.

    Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Demircan, meme kanserinin kadının yaşamının yanında kadınlık kimliğini de tehdit ettiğine dikkat çekerek, Amerika’da her 8 kadından birinin, Türkiye’de ise yakın zamana kadar her 12 kadından birinin meme kanseri olma riski taşıdığını, ancak ülkemizde kadının iş ve sosyal yaşamın içerisine girmeye başlamasıyla beraber bu rakamın günümüzde gelişmiş ülkeler seviyesine geldiğini söyledi. Meme kanserinin kadın kanserleri içerisinde birinci sırada yer aldığını ve kadın ölümlerinin en önemli ikinci nedeni olduğunu anlatan Prof. Demircan, ülkemizde her yıl yaklaşık 30 bin yeni meme kanseri tanısı konulduğunu da belirtti.

    ERKEN TANI İLE YÜZDE 90’LARA VARAN İYİLEŞME SÖZ KONUSU

    Meme kanserinde erken tanının, meme kanseri sıklığının artmasına karşın ölümlerin azalmasını sağladığını anlatan Prof. Demircan, “Temel hedef, kadınları meme sağlığı konusunda eğitip, meme kanseri konusunda bilgilendirerek meme kanseri riski hakkında farkındalık yaratmaktır. Çünkü erken tanı alan meme kanserlerinde yüzde 90’lara varan oranda iyileşme sağlanabilmektedir. Erken evre hastalarda meme, koltukaltı koruyucu ameliyatlar yapılabilmekte ve bu şekilde yaşam kalitesi yükselmektedir” dedi.

    Memede ele gelen şişliğin meme kanserinin en önemli belirtisi olduğunu vurgulayan Prof. Demircan, “Meme başında kanlı akıntı, meme başında kaşıntılı bir lezyonun bulunması, meme cildinde veya meme başında çekinti meme kanserinin diğer belirtileridir. Koltuk altında şişlik, memede ödem, memede yaranın bulunması ise ileri hastalık bulgularıdır” şeklinde konuştu.

    “Kadınlarımızda yanlış olarak bilinen bir algı vardır. Risk faktörü olmadığında meme kanseri olmayacağını düşünürler. Ancak meme kanserli hastaların yüzde 80’inde risk faktörlerinin hiçbirisi yoktur” diyen Prof. Demircan, kadınların risk faktörlerini bilmeleri gerektiğini de söyledi.

    MEME KANSERİNDE ERKEN TANI YÖNTEMLERİ

    “Kendi kendini muayene, hekim muayenesi ve mamografi erken tanı konması açısından önemli yöntemlerdir” ifadesini kullanan Prof. Demircan, 20-40 yaş arasında her ay kendi kendini muayene, 3 yılda bir hekim muayenesi, 40 yaşından sonra ise her ay kendi kendini muayene, her yıl mamografi ve hekim muayenesinin erken tanı açısından gerekli olduğunu söyledi. Demircan, şöyle devam etti:

    “Bu anlatılanlar hiçbir meme yakınması bulunmayan kadınlar için geçerlidir. Yüksek oranda meme kanseri riski bulunan kadınlar ise meme hastalıkları konusunda deneyimli bir hekimle iletişim kurmalıdır. Bu yöntemlerin kullanımının toplumda yaygın hale getirilmesi meme kanserinde erken tanı sağlanmasın için etkili olmaktadır. Erken tanının sağlanmasındaki en büyük sorun meme hastalıkları konusunda uzmanlaşmış meme merkezlerinin eksikliğidir. Bu noktada ‘Acıbadem Adana Hastanesi Meme Sağlığı Merkezi’ önemli bir görevi yerine getirmektedir. Bu merkezde multi disipliner bir yaklaşımla meme hastalıkları ile ilgili yakınması olan kadınların muayenesi ve herhangi bir şikayeti olmayan kadınların tarama programları gerçekleştirilmekte ve bu işlemler aynı mekanda, aynı gün içerisinde tamamlanarak hastaların çok kısa sürede tanı alması sağlanmaktadır.”

    Acıbadem Adana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Demircan, “Kadınlarda sık görülen bir hastalığın farkında olmak ve önemini kavramak, kişinin hastalıkla hazır ve donanımlı olarak karşılaşmasını sağlar. Bunun sonucunda hastaya hastalıksız ve kaliteli bir yaşam sağlanarak, kadının toplum içerisindeki sosyal yaşamı ve kimliği de korunabilir” ifadelerini kullandı.