Etiket: Yenilenebilir

  • Karabük’te ‘Yenilenebilir Enerji Kooperatifleri’ bilgilendirme toplantısı yapıldı

    Karabük’te ‘Yenilenebilir Enerji Kooperatifleri’ bilgilendirme toplantısı Zübeyde Hanım İl Halk Kütüphanesi konferans salonunda gerçekleştirildi.

    Toplantıya Karabük Vali Yardımcısı İsmail Bayata, Gümrük ve Ticaret Uzmanı Turna Çelik, İl Genel Meclis Başkanı Ahmet Sözen, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Mehmet Uzun, Ticaret İl Müdürü Ferudun Karataş, İl Sağlık Müdürü Ahmet Sarı ve vatandaşlar katıldı.

    Açılış konuşmasını yapan Vali Yardımcısı İsmail Bayata, dünyanın imkanlarının kıt ve sınırlı olduğunu belirterek, “Dolayısı ile sanayileşmeyi sağlamak, yaşamımızı idare etmek, refah seviyemizi arttırmak için çok çok fazla enerji ihtiyacımız var. Dünyanın kaynakları kullana kullana elbet bir gün bitecek. Bu noktada artık hepimizin aşina olduğu yenilenebilir enerji kavramı gündemimize girmeye başladı. En basitinden rüzgar enerji santrallerini, HES’leri görüyoruz. Artık suların boşa akmasını müsaade etmiyor enerji üretiyoruz. Artık dalgalardan enerji üretiyoruz. Bunlar yenilenebilir kaynaklar ve maliyeti düşük. Üretimimiz ülkemizin refah seviyesini arttırmak için, kırsal alanlarda ve kentlerde devam ediyor. Bu kapsamda kooperatifleşme kavramının önemi ortaya çıkıyor. Kooperatif mantığı ile insanlarımızın güçlerini imkanlarını birleştirip bir arada hareket etmesini sağlarsak yenilenebilir enerji kaynaklarının gelişimini sağlayacağız. Valiliğimizin tüm birimleri kooperatifleşme düşüncesi içerisinde olan tüm muhtarlıklarımızdan, vatandaşlarımıza, iş adamlarımıza yardımcı olmak konusunda hazır” dedi.

    Toplantı Gümrük ve Ticaret Uzmanı Turna Çelik’in Yenilenebilir Enerji Kooperatiflerinin avantajları, başvuru süreçleri ve mevzuatı hakkında yaptığı sunum ile sona ererken Vali Yardımcısı İsmail Bayata tarafından Çelik’e hediye verildi.

  • Yenilenebilir enerji sektörünün paydaşları İstanbul’da buluştu

    Marsh & McLennan bünyesinde faaliyetlerini sürdüren dünyanın önemli sigorta brokerliği ve risk yönetimi şirketi Marsh, düzenlediği ‘Yenilenebilir Enerji Sektöründe Türkiye ve Global Perspektifler’ konulu panel ile sektörün paydaşlarını İstanbul’da bir araya getirdi.

    Dünyanın önemli sigorta brokerliği ve risk yönetimi şirketi Marsh, yenilenebilir enerji sektöründe yaşanan gelişmeleri incelemek amacıyla sektörün paydaşlarını İstanbul’da bir araya getirdi. Bu kapsamda düzenlenen ’Yenilenebilir Enerji Sektöründe Türkiye ve Global Perspektifle’ konulu panele enerji, finans ve sigorta sektörünün önde gelen firmaları katıldı. Etkinliğin açılış konuşmalarını yapan Marsh Türkiye CEO’su Hakan Kayganacı ve Marsh Türkiye Enerji Lideri Yücel Çakmur, hem dünyada hem de Türkiye’de yenilenebilir enerji yatırımlarına yönelik payın artığına dikkat çektiler.

    Çakmur, “Kömür santralleri özelinde, bankaların finansal kısıtlamalarına ilave olarak bu yıl içerisinde global lider sigorta şirketlerinin de kömür santrallerini sigortalamama kararlarına tanıklık ettik. Paris Anlaşması (küresel eylem planı), banka ve sigorta sektörü davranışları, ülkelerin enerji politikaları, teknolojik gelişmeler, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının yakın zamanda artarak devam edeceğini işaret ediyor” dedi.

    “Türkiye’de 50 milyar doları aşkın yenilenebilir enerji yatırımı yapıldı”

    “Ülkemizde, sadece elektrik üretim alanında özel sektör tarafından 100 milyar dolara yakın yatırım yapıldığı tahmin ediyoruz. Bu yatırımların/finansmanların yüzde 50’den fazlası yenilenebilir enerji” ifadelerini kullanan Çakmur, şu açıklamaları yaptı: “Bu projelerin tamamına yakını finanse edildi ve bu projeler sigorta piyasaları tarafından sigortalanıyor. Kısa zaman önce açıklanan rüzgar ve güneş YEKA ihaleleri ile offshore rüzgar ihalesi göz önüne alındığında yenilenebilir enerji yatırımlarının artarak devam etmesini bekliyoruz. Mevcut ekonomik konjonktür ve refinanse edilmek durumunda kalınan yenilenebilir enerji projeleri sonrası, bu ve diğer yeni projelerin finanse edilebilmesi ve sigortalanabilmesi proaktif ve sürdürülebilir aksiyonlar gerektiriyor. Sektörün ihtiyacı olduğunu düşündüğümüz parametrik (weather risk) sigorta çözümleri üzerinde kararlılık ile çalışıyoruz ve sigorta/enerji/finans sektörlerinin iş birliği ile olumlu ve sürdürülebilir sonuçlar almayı umuyoruz”.

    “Pazarın momentumu Avrupa’dan gelişmekte olan pazarlara doğru kayıyor”

    Oliver Wyman partnerlerinden Alexander Lesch ise etkinlikte yaptığı konuşmada yenilenebilir enerji sektöründeki pazar dinamiklerinin tüm dünyada siyasi ve toplumsal olaylardan etkilendiğini söyledi.

    Lesch, “Pazarın momentumu Avrupa’dan Asya gibi gelişmekte olan pazarlara doğru kayıyor. Bu noktada Hindistan ve Çin’in yanı sıra ABD de dikkat çekiyor. Bu hareketlilik sonucunda risk profilleri değişiyor, yeni müşteriler, yeni ihale mekanizmaları ortaya çıkıyor” dedi.

    “Liberal ve serbest elektrik piyasasını hayata geçirmek lazım”

    Ak Enerji CEO’su Serhan Gençer ise Türkiye’de enerji sektöründe kurulu gücün 88 bin MW olduğunu ve bu rakamın 10 yılda iki buçuk kat artığını belirterek, enerji kapsamında tüm dünyadaki trendlerin ’temiz enerjiye’ doğru ilerlediğinin altını çizdi.

    Gençer, bu kapsamda tüm dünyanın yenilenebilir enerjiye geçmeye yönelik teşvik mekanizması geliştirdiğini belirterek, “Liberal ve serbest elektrik piyasasını vakit kaybetmeden hayata geçirmek lazım” diye konuştu.

    Gençer, “Bu çerçevedeki gerekliliklerin yerine getirilmesi lazım. Öngörülebilir piyasa çok önemli. İçinde bulunduğumuz dönem, kazanmak kadar kaybetmemenin de önemini gözler önüne seriyor. Burada sigorta konusu çok çok önemli. Türkiye’nin coğrafi konumunun göz önünde olduğunu düşünürsek katma değer üreten ürünlerin sunulması gerekiyor” açıklamasında bulundu.

    “Sektör büyümeli, çeşitlilik artmalı”

    Eureko Sigorta CEO’su ve Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Can Akın Çağlar da enerji ithalatına yılda 60 milyar dolar civarında para harcandığına dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı: “Günümüz ekonomisi göz önüne alındığında bu rakamın ekonomimiz için ne denli önemli olduğu yadsınamayan bir gerçektir. Ülkemiz için hayati öneme sahip enerji yatırımlarının üç önemli ayağı var; yatırımcı, finansman ve sigorta. Bugüne kadar bankacılık sektörümüz bu amaçla yaklaşık 65 milyar dolar kredi kullandırmıştır. Ancak söz konusu bu yatırımların hem finansal risklerden hem de genel risklerden korunması adına da dünyadaki finansal enstrümanları, hedge mekanizmalarını, parametrik sigortaları yeterince kullandığımızı söyleyemeyiz. Özellikle parametrik sigorta enstrümanlarıyla yatırımlarımızın finansal sürdürülebilirliğini koruma altına almanın bugün karşılaştığımız sorunlar karşısında ne denli önemli olduğu çok açık bir ihtiyaçtır. Bu nedenledir ki Türk sigorta sektörü, bugün üretiminin yaklaşık yüzde 50’sini motor branşından elde ederken gerek sektörün büyütülmesi gerekse ürün çeşitliliğinin artırılması için parametrik sigortalar, alacak sigortaları, siber risk sigortacılığı, katılım sigortacılığı gibi yeni ürünlerle hızla tanıştırılmalıdır.”

    “İklim değişikliğine karşı strateji belirlenmesi gerekiyor”

    Marsh Kıta Avrupası Enerji Lideri Maria Arana da gerçekleştirdiği sunumda dünya liderlerine “küresel ekonomide geleceği etkileyecek en önemli trendlerin ne olduğu” sorusunun sorulduğunda, yanıtların yüzde 48’ini iklim değişikliğinin oluşturduğunu vurguladı.

    Arana, “En büyük enerji altyapısı sorunlarını, Maria kasırgası gibi olaylar sonucunda gördük. Fiziksel zararı ve mali kaybı beraberinde getiren olaylar var. Avrupa’da sıcaklık çok yüksekti. Bu nedenle nükleer santraller soğutulamadı ve bazıları kapatıldı. Şili’de 10 yıllık kuraklık dönemi yaşandı. Bu da madenciliği ve enerji sektörünü etkiledi. Tüm bunlar nedeniyle kalıcı çözümler üzerinde düşünülüyor. Türkiye’de de iklim değişikliğinin etkilerini görüyoruz. Deniz seviyesinde değişiklikler oluyor, sıcaklık yükseliyor. Ekstrem hava olayları artıyor. Bu gibi durumlarda risk yönetim stratejisini gözden geçirmemiz şart. Bu sayede daha güçlü olabilir, kaynakları çeşitlendirebilir ve yenilenebilir enerjide iyileşme oranını artırabiliriz” diye konuştu.

    Marsh, hava koşulları kaynaklı risklerde elektrik santrali için özel çözüm üretecek

    Marsh Kıta Avrupası İnovasyon ve Alternatif Risk Transfer Direktörü Rocio Pereira ise etkinlikte parametrik sigortaların nasıl çalıştığını katılımcılarla paylaştı.

    Pereira, “Enerji şirketleri, küresel çapta olumsuz hava koşullarının finansallarında dalgalanmaya sebep olmasından endişe duyuyorlar. Daha ılıman geçen bir kış mevsimi enerji tüketiminde düşüşe, dolayısıyla da enerji şirketlerinde talebin azalmasına neden olabilir. Dinamolar söz konusu olduğunda düşük rüzgar, yetersiz güneş ışınımı olması veya yağışların azalması durumu düşük enerji üretimine neden olabilir, bu da arzı etkileyebilir. Marsh her bir riske karşı müşterilerine özel çözümler üretir” açıklamalarında bulundu.

    Türkiye’deki yenilenebilir enerji şirketleri hava riskini sigortalayabilir mi?

    Yücel Çakmur’un moderatörlüğünde, AXA Global Parametrics’ten Adrien Cassegrain, Swiss RE’den Stuart Brown, Borusan Enerji’den Emre Okuyan, EnerjiSA’dan Ethem Babiloğlu katılımlarıyla düzenlenen panelde ise parametrik sigorta çözümlerinin yenilenebilir enerji sektörünün ihtiyaçlarını nasıl giderebileceği değerlendirildi. Emre Okuyan ve Ethem Babiloğlu, hidroelektrik ve rüzgar santralleri için kontroller dışında gelişen su yetersizliği veya rüzgar yetersizliğinden kaynaklanan gelir belirsizliklerinin sigorta şirketlerine transfer edilmesinin, sektörü rahatlatacağını belirttiler.

    Adrien Cassegrain ve Stuart Brown, bu çözümlerin var olduğunu ve Türkiye piyasası ile çalışmaya hazır olduklarını belirtiler. Katılımcılar teknik detayları tartıştıktan sonra, bu konuda çalışma noktasındaki kararlılıklarını ifade ettiler.

  • Sunar, biyoetenol tesisiyle yerli ve yenilenebilir enerjiye odaklandı

    Sunar Şirketler Grubu, yerli ve yenilenebilir enerji kaynağı olarak biyoetenol tesisi yatırımı için fizibilitesini tamamlayarak yatırım kararı aldı.

    Sunar Şirketler Grubu CEO’su Hasan A. Özkan, ülke ekonomisinde cari açığı azaltmaya yönelik yatırımlara odaklandıklarını,

    ülkenin ihtiyaç duyduğu alanlarda araştırmalar yapıp, yeni projeleri gündemlerine aldıklarını söyledi. Özkan, “Ülke ekonomimizin darboğazı olan enerji açığının ithal kaynaklarla karşılanması ve şuanda ülkemizin en çok ihtiyaç duyduğu döviz varlığının yurtdışına gitmesi sebebiyle, yerli mısırı işleyip, biyoetenol üretecek tesisimiz için yatırım karar almış bulunmaktayız. Geniş çaplı bir araştırmanın neticesinde fizibilitesini tamamladığımız ve yatırım kararı aldığımız biyoetenol tesisimiz, ülke kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması yönüyle cari açığı azaltmaya katkı sağlayacaktır. Yurtdışına bağımlı olduğumuz enerji ihtiyacında, fosil kaynaklı yakıtlara alternatif, yenilenebilir ve stratejik bir enerji kaynağı oluşturan Biyoetanol’ün, üretim kısıtlaması yoktur ve doğadaki karbon dengesini bozmaz” dedi.

    “Biyoetenol, fiyat belirsizliklerinin önüne geçecek”

    Biyoetenolün ulaştırma sektöründe çok önemli bir yeri olduğunu belirten Özkan, “Kojenerasyon ünitelerinde, küçük ev aletlerinde ve kimyasal ürün sektöründe de geniş çaplı bir kullanım alanı olan biyoetenol, doğaya zarar vermeden çözünebilir yapısıyla ve içerdiği yüksek oksijen seviyesi sayesinde karbonmonoksit seviyesini yüzde 25-30 arasında azaltır. Ülke ekonomisinde önemli bir açığın kapanmasına yardımcı olan, çiftçi ve sanayici dostu biyoetenol içinde yer aldığı karışımlarla, ozon tabakasının azalmasına yol açan, hidrokarbon emisyonlarında büyük ölçüde düşüş sağlama özelliğiyle de çevre dostudur. Diğer yakıt kaynaklarının tükenmeye başlandığı bir süreçte, yerli ürün kaynaklı biyoetenol, fiyat belirsizliklerinin önüne geçecektir” diye konuştu.

    Enflasyonla Topyekün Mücadele Programına destek

    Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın davetlisi olan Sunar Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Nuri Çomu’yu temsilen Enflasyonla Topyekün Mücadele Programına katıldığını ifade eden Özkan, “Programda alınan yüzde 10 indirim kararına şirketlerimizle biz de destek sağlamaktayız. Şirketimizin ürettiği Sunar 1 lt ve 2 lt mısır yağında, 2018 yıl sonuna kadar yüzde 10 indirim kararı almış bulunmaktayız. Taze meyve üretici şirketimiz NÇS Tarım’ın nuribeyciftligi.com web sitemiz üzerinden nihai tüketiciyle buluşan tüm ürünlerinde ise yüzde 10+ yüzde 5 indirim yapmaktayız. Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF) üyesi şirketimiz Sunar Özlem ise, TUSAF’ın Enflasyonla Topyekun Mücadele Programı nezdinde aldığı karara iştirak ederek 50 Kg ekmeklik un ürünümüzde indirim kararı alarak halkımızın en temel ihtiyacı olan ekmeğin mevcut fiyatının korunmasına katkı sağlamıştır” şeklinde konuştu.

  • Manisa’da yenilenebilir enerji semineri

    TURSEFF Yenilenebilir Enerji ve Kaynak Verimliliği Semineri Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde İkiz Kuleler Konferans Salonunda yapıldı.

    TURSEFF ve Manisa Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı işbirliği ile Yenilenebilir Enerji ve Kaynak Verimliliği Semineri, MASKİ İkiz Kuleler Konferans Salonunda yapıldı. Seminerde konuşan Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Aytaç Yalçınkaya, “Küresel dünyada artan nüfus oranına bağlı olarak iklim değişikliği yaşanmakta ve bu da bazı sorunları beraberinde getirmektedir. Bu bilinçten hareketle yenilenebilir ve sürdürülebilir enerjinin önemi ortaya çıkmış, kaynakların verimli kullanılması gerektiği ne yazık ki geç de olsa insanlar tarafından kavranır duruma gelmiştir. Bu noktada rüzgâr, jeotermal ve güneş enerjisi açısından önemli kaynaklara sahip olan ülkemizin bu kaynaklarının geliştirilmesi, gerek iklim değişikliğiyle mücadele, gerekse enerjide ithal ve fosil yakıt bağımlılığının aşılması açılarından hayati öneme sahiptir. Günümüz teknolojisi ile de bu hedefi gerçekleştirmek mümkündür. Bu bağlamda bu tür çalışmaların yanı sıra yenilenebilir ve sürdürülebilir çevre projelerine büyük önem veriyoruz” dedi.

    Manisa Büyükşehir Belediyesi ve MASKİ Genel Müdürlüğünün çalışmaları hakkında bilgi veren Yalçınkaya, “Manisa Büyükşehir Belediyemizin ve MASKİ Genel Müdürlüğümüzün enerji kaynaklarının verimli kullanılması ve yenilenebilir enerji konusunda yaptığı çalışmalarla ilgili birkaç bilgi vermek isterim. Büyükşehir Belediye Başkanımız Cengiz Ergün’ün girişimleriyle şehrimizin 40 yıllık çöp sorununu 4 Ekim 2017’de hayata geçirdiğimiz Uzunburun Katı Atık Bertaraf ve Düzenli Depolama Tesisi ile tarihe gömdük. Bu önemli tesisin faaliyete geçmesiyle birlikte il genelinde bulunan vahşi depolama alanlarında rehabilite çalışmaları yaparak, bu tesislerden elektrik üretimini sağladık. Bir zamanlar patlamalarıyla, çevreye verdiği zararla gündeme gelen bu alanlar artık enerji üreten, ülke ekonomisine katkı sağlayan yerler haline geldi. İlk etapta 1 yıl içerisinde elde edilecek elektrik enerjisiyle yaklaşık 74 bin konutun aydınlatma ihtiyacı buradan karşılanacak. Daha sonra yapacağımız revizyonlarla birlikte 3 yıl içerisinde toplam 231 bin konutun aydınlatma ihtiyacını karşılayabilecek bir enerji üretim tesisi oluşturmuş olacağız” diye konuştu.

    Manisa’nın büyükşehir olmasıyla birlikte yine Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün’ün girişimleriyle Kula ve Salihli Belediyelerini de işin içine alarak Jeopark Belediyeler Birliği’nin kurulduğunu belirten Yalçınkaya, “Manisa’mızda jeotermal enerjinin verimli kullanılması ve binlerce yıllık Kula Jeoparkı’nın turizm açısından tanıtılması için bu projemiz de oldukça önemli bir yere sahip. MASKİ Genel Müdürlüğümüz kanalıyla hem Gediz hem de Kuzey Ege Havzası’nın yıllardır süre gelen kirliliğini ortadan kaldırmak adına 13 ilçemizde toplam 16 adet atık su arıtma tesisini aktif duruma getirdik. Manisa Merkezinde yapımı tamamlanmak üzere olan atık su arıtma tesisimizde de çok yakın zamanda su alımına başlayacağımızı müjdelemek istiyorum. Bunların hayata geçmesiyle birlikte Gediz Nehri’nin temizliği noktasında Manisa, üzerine düşeni çok büyük ölçüde yerine getirmiş olacak. Bu saydığım çalışmaları yaparken enerjide yerli ürün kullanımına da özen gösterdiğimizi belirtmeden geçemeyeceğim. Ayrıca güneş enerji santralleri ve panelleriyle atık su arıtma tesislerinin elektrik ihtiyacını karşılamak için çalışmalar yürütüyoruz” ifadelerini kullandı.

    Çevreci yatırımlara örnek bir belediye oldukları için gurur duyduklarını söyleyen Yalçınkaya, “Bizler Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak çevreci yatırımlarıyla örnek olan ve bu konuda öne çıkan bir belediye olmanın mutluluğu ve gururunu yaşıyoruz. Konuşmamın başında da belirttiğim gibi hem dünya, hem de ülkemizde nüfus artışı ile paralel bir şekilde tüketim de çok hızlı bir şekilde yükselmekte. Hal böyleyken artan nüfusun da getirdiği yoğun tüketim ile mevcut enerji kaynaklarının belirli bir süre sonra tüm insanlığa yetmeyeceği açık bir gerçek. Bu sebeple yenilenebilir enerji konusunda hem çevremizi korumak amacı ile hem de dünya üzerindeki yaşamın uzun yıllar boyunca devam edeceğini düşünerek şu anki yenilenemeyen enerji kaynaklarının yeterliliğini sağlayabilmek için Manisa Büyükşehir Belediyesi, bu konuda önemli bir bilinç ve görev almaktadır. Bu duygularla TURSEFF tarafından düzenlenen ve ev sahipliği yapmaktan mutlu olduğumuz bu önemli seminerin faydalı olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.

    Genel Sekreter Aytaç Yalçınkaya’nın konuşmasının ardından kürsüye davet edilen Altınbaş Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve VERİMDER İcra Kurulu Başkanı Prof. Dr. Emre Alkin, ‘Güçlü Ekonomi için Akılcı Enerji Kullanımı’ konusunda konuşma yaptı. Prof. Dr. Emre Alkin, Enerji kullanımının Dünya üzerindeki etkisi ve ülkelerin bu konu hakkındaki çalışmalarına değindi. Programda, TURSEFF Baş Mühendisi Dr. Mesut Avcı Yerel Yönetimler için Kaynak Verimliliği Potansiyelleri üzerine bilgiler verdi.

    Seminere, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Aytaç Yalçınkaya, MASKİ Genel Müdürü Yaşar Coşkun, MASKİ Genel Müdür Yardımcıları Şehnaz Başaran, Mahmut Bilgen, Büyükşehir ve MASKİ Daire Başkanları, Büyükşehir Belediyesi ve MASKİ Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı şube müdürleri ile personelleri ve TURSEFF yetkilileri katıldı.

  • 2030’da Türkiye’deki enerjinin yüzde 50’si yenilenebilir enerjiden sağlanacak

    Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı ve İklim Değişikliği Başmüzakerecisi Prof. Dr. Mehmet Emin Birpınar, “2030 hedefleri doğrultusunda Türkiye’deki enerjinin yüzde 50 veya 60’ını yenilenebilir enerjiden sağlama imkanımız olacak. Bunları da dünyadan pek fazla yardım almadan yapıyoruz” dedi.

    Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finance edilen ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın faydalanıcısı olduğu ‘İklim Değişikliği Alanında Ortak Çabaların Desteklenmesi Projesi’ (İklimİN), Türkiye’de iklim değişikliği ile mücadelenin farkındalığı ve paydaş kapasitesinin artırılmasını amaçlıyor. İklim değişikliği trendlerine ilişkin medya buluşması İstanbul’da düzenlendi. Buluşmaya Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Bakan Yardımcısı ve İklim Değişikliği Başmüzakerecisi Prof. Dr. Mehmet Emin Birpınar, İklimİN Takım Lideri Gaye Erkan projeyle ve iklim değişikliği noktasında Türkiye’nin neler yaptığına ilişkin açıklamalarda bulundu.

    “Bugüne kadar, deniz seviyesi 19 santimetre yükseldi”

    Dünyada varolan bir sıcaklık artışı bulunduğunu belirten İklim Değişikliği Başmüzakerecisi Prof. Dr. Mehmet Emin Birpınar “Sıcaklık artışı olunca ne olacağını insanlar kestiremiyor. 1800’lü yıllardan beri dünyanın sıcaklığı 1.1 santigrat derece artmış durumda. Emisyonlar böyle artmaya devam ederse, sıcaklığın 3 ya da 4 derece artacağı düşünülmekte. Sıcaklık arttığı zaman deniz seviyesi yükseliyor. Ben denizin üstünde ki buz kütlelerinden bahsetmiyorum. Onların erimesi denizin seviyesini yükseltmiyor. Karanın üzerindeki buzullar eriyor ve denize karışıyor, işte o zaman deniz seviyesi yükseliyor. 1850 yılından bugüne kadar, deniz seviyesinde ki yükselme 19 santimetre oldu. Bunun 2100 yılında, eğer böyle devam ederse 3 ile 4 metreye yükselebileceği düşünülüyor. Taşkınların sayısı ve sıklığı artabilir. Kuraklığın artması söz konusu olabilir.” dedi.

    “Ek Dışı Ülkeler kategorisine alınmak için başvuru yaptık”

    Birpınar Aralık ayında Polonya’da gerçekleştirilecek iklim değişikliği ile mücadelede toplantısında Türkiye’nin Ek Dışı Ülkeler kategorisine alınması için çaba gösterileceğini belirterek “Biz bu ek dışı ülkelerin içine girmek istiyoruz, bizi çıkartın buradan diyeceğiz. Nasıl ek ikiden çıkardınız, ek birden de çıkartın. Nasıl Güney Kore orda duruyor hak etmeden, Güney Kore’nin milli geliri bizim 2 mislimiz hatta 3 mislimiz. Onu orda tutuyorsanız, onun emisyon azaltım sorumluluğu yoksa, hatta para alabilecek durumdaysa, biz de o konuma geçelim. İklim Değişikliği Koordinasyon Kurulu ve Ekonomi Koordinasyon Kurulundan çıkan karar neticesinde Ek Dışı Ülkeler kategorisine bizi yazın diye sekreteryaya resmen başvurduk. Şimdi bizim oradan çıkmamızın gündeme alınması görüşülecek. Gündeme alınması içinde konsensus ve ya üçte iki çoğunluk lazım. 195 ülkeyi ikna etmeniz lazım. Dış İşlerimiz çalışıyor müzakere ediyor, biz çalışıyoruz. Önümüzde 2 ay kaldı en azından sürecin devam ettiğini söylemek istiyoruz” şeklinde konuştu.

    Birpınar, ülke olarak 2030 hedeflerini belirlediklerini söyleyerek şunları kaydetti: “2030’a kadar Türkiye güneşte 10 GW’ın üzerine çıkacak. Türkiye’nin şu anda 75 GW civarında kurulu enerji gücü var. Bunun 2030 yılında yaklaşık olarak 150 GW’a çıkacağı tahmin ediliyor. Bunun 10 GW’ını güneşten, 20’ye Yakın GW’ını da rüzgardan sağlama amacımız var. 2030’da Türkiye’deki enerjinin yüzde 50 veya 60’ını yenilenebilir enerjiden sağlama imkanımız olacak. Bunları da dünyadan pek fazla yardım almadan yapıyoruz.”

    Mehmet Emin Birpınar geçen sene yaşanan dolu yağışlarının verdiği zararla ilgili olarak, “Bir saatlik yağışın Türkiye ekonomisine bilinen zararı sigortacılık maliyetleri dahil 2 milyar lira civarındaydı” ifadelerini kullandı.

    Ek Dışı Ülkeler

    Ek Dışı Ülkeler ülkeler, sera gazı emisyonlarını azaltmaya, araştırma ve teknoloji transferine ilişkin işbirliği yapmaya ve sera gazı yutaklarını korumaya teşvik edilmekte, ancak belirli bir yükümlülük altına alınmamakta.