Etiket: Yenik

  • Mutlu: “Prematüre bebekler hayata 1-0 yenik başlıyor”

    Prematüre bebeklerin hayata 1-0 yenik başladığını belirten Doruk Sağlık Grubu Özel Yıldırım Hastanesi Neonatoloji Uzmanı Dr. Birgül Mutlu, Türkiye’de her yıl dünyaya gelen 1.3 milyon bebekten 150 bin tanesinin prematüre olduğunu söyledi.

    Doruk Sağlık Grubu Özel Yıldırım Hastanesi, ‘Dünya Prematüre Haftası’ sebebiyle prematüre bebekleri ve ailelerini bir araya getirdi. Pasta kesilen ve bol bol fotoğraf çekinilen etkinlikte, ailelerde bir birleriyle tanışma fırsatı buldu. Türkiye’de her yıl 1.3 milyon bebeğin dünyaya geldiğini belirten Doruk Sağlık Grubu Özel Yıldırım Hastanesi Neonatoloji Uzmanı Dr. Birgül Mutlu, “Bunların ise 150 bin tanesi prematüre olarak doğuyor. Aslında yüksek oranda prematüre doğum gerçekleşiyor. 50 bin tanesi ise 1 kilonun altında olan ileri derece prematüre bebeklerden oluşuyor. Özellikle savaşçıların ve mücadelecilerin rengi olduğu için mor rengi tercih ediyoruz. Küçük bebeklerimiz 1 kiloluk bedenleriyle yaşamaya çalışıyor. Çok mücadeleci bebekler bunlar. Hayata tutunmak için nasıl mücadele verdiklerine biz ekip olarak şahit oluyoruz. Yoğun bakım süreçlerini uzun süre yaşayan ve bebeklerini bu mücadelenin sonucunda kucaklarına almış alilerimizi burada görmekten mutluluk duyuyoruz. Belki de yoğun bakım kapılarında aylarca beklediler. ‘Bir sorunla karşılaşacak mıyız?’ diye bizim gözümüzün içine baktılar. Ama bugün onları sağlıklı bir şekilde karşımızda görüyorum. Türkiye’nin dört bir yanından prematüre bebeğimiz var” diye konuştu.

    Prematüre bebek, gününden önce doğan bebek olarak adlandırıldığını ifade eden Mutlu, “Ancak bizim için bundan daha önemlisi çok küçük prematüre bebeklerdir. Bunların çünkü yoğun bakım ve yaşamları boyunca akciğer, bağırsak ve beyin kanamaları gibi sıkıntılarla çok fazla karşılaşıyoruz. Bizim amacımız sadece yaşatmak değil, sağlıklı yaşatmaktır. Çünkü yaşadığı zamanda sağlıklı olmalarını istiyoruz. İleri ki hayatlarında da sağlıklı olmalarını sıkıntı çekmemelerini istiyoruz. Türkiye’de 2003 yılından beri prematüre bebek gününü kutluyoruz. Yılda yoğun bakımımızda 400 ile 500 arasında bebek yatıyor. Bunların ise yüzde 70’i prematüredir. Aslında prematüre doğmak hayata 1-0 yenik başlamaktır. Anne karnında değil, yabancı bir alanda sahada yaşamınızı belli süre sürdürüyorsunuz. Yani deplasmanda 1-0 yenik başlıyorsunuz ve buradan da galip olarak ayrılmanız gerekiyor. Ne kadar savaşçı olduklarını ise aramızda bulunan sağlıklı bebeklerle daha iyi anlıyoruz. Aralarında 600 gram doğan bebeklerimiz var. 10 yıl önce 32 haftanın üstü 1500 gram ve üzeri yaşasın diye uğraşırdık. Ama artık 23 haftaya kadar yaşam oranlarımız arttı” diye konuştu.

    Aileler ise kendilerine destek veren doktorlara teşekkür ederek, “Allah bütün prematürelere uzun ömürler versin. Hep mutlu olsunlar. Bakımları tabi ki zor ama her şeye rağmen çok güzel” diye konuştu.

    Hastanede yatan 2 prematüre bebek ise ilgi odağı oldu.

  • Odun kesmek için gittiği ormanda kalbine yenik düştü

    Karabük’ün Yeşiltepe köyünde yaşayan bir kişi odun kesmek için gittiği ormanda ölü bulundu.

    Olay, merkeze bağlı Yeşiltepe köyünde meydana geldi. İddiaya göre, İbrahim Bostancı isimli şahıs sabah saatlerinde odun kesmek için ormanlık alana gitti. Odun kesmeye başladığı sırada fenalaşan Bostancı kalp krizi geçirdi. Olay yerinin yakınından geçen bir vatandaş Bostancı’nın cansız bedenini görmesi üzerine jandarma ekiplerine haber verdi. Olay yerine jandarma ve 112 sağlık ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptıkları kontroller sonucunda Bostancı’nın hayatını kaybettiğini belirledi.

    Kalp krizi geçirdiği düşünülen Bostancı’nın kesin ölüm nedeni yapılan otopsi sonrası belli olacak. Jandarma olayla ilgili inceleme başlattı.

  • Norveçli turist 52 günlük yaşam savaşına yenik düştü

    Antalya’nın Alanya ilçesinde bisikletiyle seyir halindeyken otomobilin çarpması sonucu ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede 52 gündür tedavisi süren Norveçli turist hayatını kaybetti.

    Olay, 16 Ağustos’ta Mahmutlar Mahallesi’nde meydana geldi. Bisikletiyle seyir halindeyken bir otomobilin çarptığı Norveç uyruklu Thomas Johansen (69) ağır yaralandı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaptıkları ilk müdahalenin ardından yaralı turisti ambulansla Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürdü. Yoğun bakım servisinde 52 gündür tedavisi süren Johansen, dün gece yaşamını yitirdi. Johansen’in cenazesi, otopsi yapılmak üzere Antalya Adli Tıp Kurumuna gönderildi.

  • Manastır yıllara yenik düştü

    TRABZON (İHA) – Trabzon’nun Ortahisar ilçesi Boztepe Mahallesi’nde yer alan Kaymaklı Manastırı’nın ismini aldığı rivayet edilen mandıra ve çeşme, yılların getirdiği tahribata dayamayarak yok oldu.

    Kaymaklı Manastırı’na ismini nereden aldığıyla ilgili iki rivayetten ilkinin çan kulesinin yanında bulunan çeşmeden süt aktığı için bu manastırın adının kaymaklı manastırı olduğu, ikincisinin ise manastırın içinde bir mandıra bulunduğu ve buradan süt ve kaymak üretilerek halka satıldığı için isminin kaymaklı manastırı olduğu belirtildi. Bu rivayetlerde belirtilen çeşme ve mandıra, bakımsızlığa ve yılların getirdiği tahribata dayamayarak yok oldu. 1915 yılına kadar Ermeni dini yaşamın merkezi olduğu ve Suriye’ye sürgün edilen Ermenilerin toplanma yeri olarak kullanıldığı kaydedilen Kaymaklı Manastırı’nın 1914-1918 yılları arasında bir yangın geçirdiği ve bu tarihten sonra terk edilerek farklı amaçlarla kullanılmaya başlandığı, burada yaşayan özel mülk sahibi aile tarafından korunmaya devam edildiği belirtildi. Özel mülkiyete ait olan ve zaman zaman ziyaret edilen manastırda uzun yıllardır restorasyon çalışması yapılmadığı gözlendi.

    “Özel mülkiyete ait birçok manastır var”

    Bölgede özel mülkiyete ait çok sayıda manastırın bulunduğuna dikkat çeken Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Uluslararası İlişkiler Bölümü Siyasi Tarih Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Köse, “Bu bölgede çok yoğun bir Ermeni nüfusunun yaşadığını biliyoruz. Bu nedenle tam sayı vermek mümkün değil ama 100’lü ve 200’lü rakamlarda kilise ve manastır var bu bölgede. Bölgede en fazla manastır Maçka bölgesinde yer alıyor. Bunların büyük bir bölümü özel mülkiyete ait. Bunların özel mülkiyetten kamulaştırılıp restore edilmesi önemli bir maliyete ve planlamaya ihtiyaç duyuyor” dedi.

    “Kaymaklı Manastırı Ayasofya ile benzerlik gösteriyor”

    Kaymaklı Manastırı’nın Ayasofya ile benzerlik gösterdiğini kaydeden Doç. Dr. İsmail Köse, “Kaymaklı Manastırı’nda yer alan freskler Ayasofya’dakilerle benzerlik taşıyor. Bakıldığında çok net görülür. Freskler Ortodoks üslubunu bize andırır. Günümüze kadar ulaşan bu fresklerin 1500-1600’lü yıllardan kaldığı düşünülür. Mimarisine baktığımızda dışarıdan beşgen bir yapıda olduğunu, içeride ise yuvarlak bir apsisin bulunduğunu görüyoruz ki bu da Ayasofya ile birebir aynıdır. Manastırın dışına baktığımızda çok sayıda Ermeni taş oyma haçlarıyla yani ’Kaçka’lar ile karşılaşırız. İçeride bulunan Fresklere baktığımızda son yargı sahnesinin batı kısmında yer aldığını görüyoruz” şeklinde konuştu.

    “Trabzon’da Hristiyanlık dağlık alanlarda gelişmiş”

    Kaymaklı Manastırı’nın özellikleri ve tarihçesiyle ilgili bilgi veren Köse, şunları söyledi:

    “1424 yılında Hoca (Koca) Stefan Şemsedli ile Hoca (Koca) Bağdasar tarafından yapılan manastır, yapılar topluluğu dikdörtgen alan içerisinde, ortada tek apsisli kilise, kuzeybatıda çan kulesi, güneydoğuda ise küçük bir şapel ve manastır hücrelerinden oluşmaktadır. Dönemin Osmanlı Padişahı III. Murat sadece süt ürünlerinden oluşan bir yemekte bu manastırda ağırlanmış ve manastırın arazilerini onaylamıştır. Bundan sonra manastır Yeşil Manastır olarak adlandırılmış ve daha sonra Kaymaklı adını almıştır. Kaynaklar çok net olmamakla beraber Ermeniler Trabzon’a 1402 yılından itibaren Timur’un Anadolu istilası sonrasında Sivas’dan göç etmiştir. Kapadokya’da yer altı şehirlerinde gelişen Hristiyanlık’ın Kuzey Anadolu’nun Karadeniz kıyısında ve Trabzon’da dağlık alanlarda geliştiği biliyoruz. Aynı dönem Trabzon’da Mitra kültürünün yani mağara tapınımının olduğunu Boztepe’de bulunan Mitra heykelinden anlayabiliriz. Kaymaklı Manastırı’nın Ermenice ismi ’mutlak koruyucu’ olarak Hz. İsa’ya ithafen yapılmıştır. Baktığımızda kilise gibi görünür. Yan tarafta papazların toplandığı bir narteski mevcuttur. Manastırın doğu tarafında büyük bir kompleks yer alır. Bugün ayakta kalan bina sadece ayinlerin yapıldığı binadır.”

  • Kalbine yenik düşen emekli gazeteci hayatını kaybetti

    Kocaeli’nin İzmit ilçesinde yaşayan Günaydın Gazetesi eski yazı işleri müdürü Ali Kemal Yıldırım, geçirdiği kalp krizi neticesinde hayatını kaybetti.

    Kocaeli’nin İzmit ilçesi Kuruçeşme Doğan Mahallesi’nde yaşayan Günaydın Gazetesi eski yazı işleri müdürü Ali Kemal Yıldırım (68), kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. 2 çocuk babası Yıldırım’ın cenazesi, Kuruçeşme Merkez Camii’nde öğlen namazına müteakibe kılınan cenaze namazının ardından Kuruçeşme Mezarlığında toprağa verildi.