Etiket: Yenidoğan

  • Yenidoğan Yoğun Bakım Hemşireliği Sertifikalı Eğitim Programı

    Eskişehir Sağlık Müdürlüğü ile Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Sağlık Bilimleri Fakültesi arasında “Yenidoğan Yoğun Bakım Hemşireliği Sertifikalı Eğitim Programı”nın yürütülmesine ilişkin işbirliği protokolü imzalandı. Protokol kapsamınca düzenlenen Yenidoğan Yoğun Bakım Hemşireliği Sertifikalı Eğitim programı açılış töreni yapıldı.

    Eskişehir Devlet hastanesi eğitim salonunda yapılan törene ESOGÜ Tıp Fakültesi Neonotoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ayşe Neslihan Tekin, ESOGÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Güler Balcı Alparslan, Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Uğur Bilge, sertifika programının eğitimcileri, kursiyerler ve hastane idarecileri katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Uğur Bilge; yapılan protokoller ve eğitim çalışmalarıyla Eskişehir’in bölgede sağlık alanında hem proje hem de model bir şehir olması için çalışıldığını vurguladı. Bu kapsamda Eskişehir Şehir Hastanesinin Eğitim ve Araştırma Hastanesi unvanı aldığını hatırlatan Bilge, Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde vatandaşların tedavilerinin süratli ve sağlıklı bir şekilde yapılabileceğini kaydetti. Bölgenin tek Yanık Tedavi Merkezi’nin de bu hastanede yer alacağını aktaran Bilge, “Şehrimizin sağlık alanın da öncü model bir şehir olması için uğraş veriyoruz ve bu konuda Eskişehir Osmangazi Üniversitesinin de ciddi desteğini alıyoruz. Eskişehir’de ciddi bir düşüş sağlanan bebek ölümleri, bu eğitimlerle daha da düşecektir. Türkiye ortalamasının altına inmiş bulunmaktayız ama biz hiçbir bebek ölmesin hiçbir anne bebeğinden mahrum kalmasın istiyoruz. Ben bu noktada hem ESOGÜ Tıp Fakültesi Sağlık Bilimleri Fakültesine, hem de hastanelerimizin yöneticileri ile hocalarımıza, katkılarından dolayı teşekkür ediyor, eğitimin başarılı bir şekilde gerçekleşmesi temenni ediyorum” dedi.

  • Mardin’de ‘Yenidoğan Canlandırma Programı’ eğitimi

    Mardin İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Yenidoğan canlandırma programı eğitimi verildi.

    Mardin İl Sağlık Müdürlüğünden yapılan açıklamada; “Dünyada yılda 4 milyon yeni doğan bebek ölmekte ve bunların yüzde 23’ü doğum sonrası asfiksiye bağlı kaybedilmektedir. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de asfiksi temel bir Neonatal sorun olmayı sürdürmekte ve özel bir Neonatal deneyimi olmayan kurumlarda da Neonatal Resüsitasyon gereksinimi doğabilmektedir. Asfiksili bir bebeğe yaşamın ilk birkaç dakikasında yapılan girişimlerin sonuçları, yaşamın niteliğini doğrudan etkileyerek tüm bir yaşam boyunca sürecek sonuçlar doğurur. Her yenidoğanın, yeterli bir resüsitasyona hakkı vardır. Bu ise; doğum odasında uygun gereçlerin her an hazır olmasıyla birlikte, burada çalışan sağlık personelinin Yeni doğan Resüsitasyonunda becerili olmalarını ve bir ekip olarak uyumlu çalışabilmelerini gerektirir. Mardin İl Sağlık Müdürlüğü Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar, Programlar ve Kanser Birimiz tarafından NRP (Yenidoğan Canlandırma Programı) Eğitimi programlanmış olup Diyarbakır Halk Sağlığı Müdürlüğünden gelen 7 eğitimci tarafından 2. basamakta çalışan toplam 50 sağlık personeline yönelik eğitimlerimiz başladı” denildi.

    Mardin İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri eğitimin düzenlenmesinde emeği geçen eğitimcilere ve katılımcılara teşekkür etti.

  • Aydın’da Temel Yenidoğan Bakımı Eğitimi düzenlendi

    Aydın Halk Sağlığı Müdürlüğünce başlatılan Temel Yenidoğan Bakım Programı kapsamında eğitim düzenlendi.

    Aydın Sağlık Yüksekokul Fakültesi Toplantı Salonunda, 20 yeni mezun ebeye, iki gün süren Temel Yenidoğan Bakımı eğitimi düzenlendi. Kursu başarıyla tamamlayan ebelere katılım belgesi verildi.

    Türkiye’de önemli bir halk sağlığı sorunu olan bebek ölümlerinin önlenmesine yönelik düzenlenen bu eğitim ile yenidoğana eli değen tüm sağlık personeline yönelik hazırlanan 2 günlük hizmet içi eğitimlerde, yenidoğana yönelik yürütülen pek çok program sunulurken ve sağlık personelinin bu konuda bilgi ve becerisinin artırılması amaçlandı.

  • Yenidoğan sarılığı beyinde kalıcı hasar bırakabilir

    Özel Esentepe Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü Uzmanı Dr. Tamer Parıldar, yenidoğan sarılığı ile birlikte beyinde kalıcı hasar ortaya çıkarabilecek bu sorunun, asla ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.

    Hayata gözlerini yeni açan bebeklerin yüzde 60’ında, erken doğanların ise yüzde 80’inde görülen yenidoğan sarılığı ile ilgili açıklamalarda bulunan Özel Esentepe Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü Uzmanı Dr. Tamer Parıldar, yenidoğan bebeklerin birçoğunda, çeşitli sebeplerden dolayı sarılık görülebildiğini belirterek, bu hastalığın doğru tedavi edilmediği takdirde, beyinde oluşabilecek hasarla birlikte zihinsel açıdan gelişimi de engelleyebileceğini söyledi. Yenidoğan bebeklerde görülen sarılıkların birçoğunun, fizyolojik sarılık olarak nitelendirildiğini belirten Parıldar, bu durumunun belli bir tehlike sınırını aşmadığını ve 1-2 haftada kendiliğinden geçtiğini aktarırken, erken doğan bebekler için ise yenidoğan sarılığı riskinin daha yüksek olduğunu vurguladı.

    Genel itibariyle tehlikeli olarak nitelendirilmeyen bu sarılığın, kan içerisindeki bilirubin değerinin yükselmesinden kaynaklandığını ifade eden Dr. Parıldar, “Bazı vakalarda bebeğin kanındaki bilirubin değeri kalıcı hasarlara yol açabilecek kadar yükselmektedir. Uzun süren ve yüksek seyreden kanda bilirubin yükselmesi, bebekte beyin hasarına yol açabilen ciddi sağlık sorunlarını da beraberinde getirebilmektedir. Yüz kısmında başlayan sarılık, ardından karın, kol ve bacaklarda belirgin şekilde görülmeye başlayabilir. Fakat sarılık tanısı koymak için sadece vücuttaki renk olmamaktadır. Kanda bakılacak bilirubin değeri ile birlikte, bebeklerin sarılık durumu kontrol edilir. Toplamda bilirubin değerleri 5 mg/dl’nin üzerine çıkan her bebek, sarılık tanısı almaktadır. Bu sürecin ardından sarılığın sebeplerini bularak, ona göre takip etmek gerekiyor” diye konuştu.

    Yenidoğan sarılığı olarak nitelendirilen hastalığın bulaşıcı özelliği olmadığını dile getiren Dr. Tamer Parıldar, “Bebeklerde yenidoğan döneminde görülebilen sarılığın, ciddi düzeyde olmasına sebep olan bazı etmenler bulunuyor. Bunlar arasında yetersiz beslenme, kan grubu uygunsuzlukları, bebekte hipotiroidi, idrar yolu enfeksiyonu, birtakım enzim eksiklikleri ve metabolik hastalıkları bu etmenler arasında gösterebiliriz. Yenidoğan sarılığı mikropla asla bulaşmaz. Doğumun ilk gününde sarılık oluyorsa mutlaka araştırılmalıdır. Bahar aylarında daha sık görülür. Patolojik ve fizyolojik etkileri vardır. Mevcut sorunun tedavisinde “fototerapi” ismi verilen yöntem uygulanmaktadır. Bu yöntemde bebek, en az 6- 8 saat süresince hastanede, belirli bir dalga boyunda ışığın verildiği elektrikli bir cihazın altına yatırılmaktadır. Bu uygulama esnasında, anne bebeğini emzirmeye devam edebilir. Fototerapi tedavisi, yenidoğan sarılığı için oldukça etkili bir yöntemdir. Sarılık birçok bebekte kendiliğinden geçebilen bir durum olsa da doktor gözetiminde bu süreç, en doğru şekilde yönetilmelidir” ifadelerini kullandı.

  • Yenidoğan Bebeklerde İşitme Testine Dikkat Çekildi

    Edirne İl Sağlık Müdürlüğü 3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü kapsamında basın açıklaması yaparak, yenidoğan bebeklerde işitme testlerinin yapılması gerektiğine dikkat çekildi.

    Edirne İl Sağlık Müdürü Dr. A. Muhsin Kişioğlu’nun, 3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü kapsamında yaptığı açıklamada, “Bebeğiniz beklenmedik yüksek sesli gürültülerde herhangi bir tepki vermiyorsa, seslendiğinizde başını size doğru hareket ettiremiyorsa, 6-12 ay arasında konuşma sesi çıkarmamışsa işitme kaybı olabilir” dedi.

    İşitme problemi olan bebekler, erken teşhis edilip, gereken önlemler alınmadığı takdirde konuşma açısından ciddi problemler yaşadıklarını kaydeden Dr. Kişioğlu, “Hatta işitme engellilik, zekâ ve gelişim geriliğine bile sebep olabilmektedir. Tüm bu istenmeyen olaylar, bebek doğduktan sonra işitme testi ile önceden anlaşılıp tedbir alınabilir. İşitme kaybı saptanan çocuklardan işitme desteği alabileceklerin belirlenmesi ve altı aydan önce gerekli müdahalelerin yapılması durumunda, bu çocuklara üç yaşında uygulanan çeşitli dil egzersizleri ile normal sınırlarda sonuç alındığı görülmüştür” şeklinde konuştu.

    Yapılan araştırmalara göre, yeni doğan bebeklerde doğuştan gelen veya yeni doğan döneminde geçirilen bazı hastalıklar nedeni ile, işitme problemi gelişebildiğine dikkat çeken Dr. Kişioğlu, “Her 1000 yeni doğan bebekten yaklaşık 1 ila 3’ünde ve yeni doğan yoğun bakım ünitesine alınan bebeklerin yüzde 4-6´sında çeşitli tip ve derecede işitme kayıpları gözlenmektedir. Bu çocukların dil, sosyal ve kognitif yeteneklerinin geliştirilmesi ve bu yeteneklerini ileride okul ve sosyal hayatında bütünleşme sağlaması açısından çok önemlidir” ifadelerine yer verdi.