Etiket: yeniden

  • Eski Bakan Lütfi Elvan: “Türkiye 1 Kasımla Yeniden İstikrara Kavuştu”

    Eski Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı ve AK Parti Mersin Milletvekili Lütfi Elvan, 1 Kasım seçiminin ülkenin önünü açtığını, Türkiye’yi yeniden istikrara kavuşturduğunu söyledi.

    Mersin’deki AK Parti teşkilatlarına 1 Kasım seçimlerinde gösterdikleri başarıdan dolayı teşekkür ziyaretlerinde bulunan Elvan, Erdemli İlçe Teşkilatı ziyaretinde parti binası balkonundan vatandaşlara hitap etti. 1 Kasım için herkesin büyük fedakarlık gösterdiğini ifade eden Elvan, “Herkes çok büyük fedakarlıklar gösterdi. Analarımız, bacılarımız, gençlerimiz kapı kapı dolaştı. Türkiye’nin geleceğini karartmak isteyenlere, karanlık odaklara, Türkiye’de birliğimizi, bütünlüğümüzü bozmak isteyenlere, Türkiye’mizi güçsüz kılmak isteyenlere ‘biz buradayız’ mesajı verdiniz, ‘Türkiye bizim’ dediniz. Sizleri kutluyorum sevgili kardeşlerim. Vatana millete Türkiye’ye olan sevdanızı Ay yıldızlı bayrağımıza olan sevdanızı gösterdiniz” dedi.

    “KARANLIK ODAKLARA GEREKEN CEVABI VERDİNİZ”

    1 Kasım’ın yeniden istikrar getirdiğini anlatan Elvan, “Bu seçimler ülkemizin önünü açan, Türkiye’mizin yeniden istikrara kavuşmasını sağlayan, ülkemizin refahını, kalkınmasını, büyümesini sağlayacak olan bir seçimdi. Sağduyu sahibi olan milletimiz karanlık odaklara gereken cevabı verdi. Elbette onların bir hesabı vardı. Onların hesabı Türkiye’yi bölmekti, parçalamaktı. Ama bu güne kadar başaramadılar, başaramayacaklar” diye konuştu.

    “ÖYLE BİR TOKAT VURDUNUZ Kİ NEREDEN GELDİKLERİNİ ŞAŞIRDILAR”

    Elvan konuşmasında şunları da kaydetti:

    “7 Haziran sonrası muhalefet partilerinin tutumlarını gördünüz. Şunu söylediler, AK Parti iktidardan giderse gitsin, Türkiye’de ne olursa olsun’ dediler. Siz dediniz ki 78 milyon vatandaşımız kardeştir. Biz bu ülkede kardeşliğin tesis edilmesini istiyoruz. Biz bu ülkede birlik istiyoruz, beraberlik istiyoruz, ülkenin gelişmesini istiyoruz, bu ülkenin kalkınmasını istiyoruz dediniz. Sandıkta gereken cevabı verdiniz. Bu ülkenin gelişmesini istemeyenlere, bu ülkeyi istikrarsızlaştırmak isteyenlere, bu ülkenin küçülmesini isteyenlere öyle bir tokat vurdunuz ki nereden geldiklerini şaşırdılar. Şaşırmaya da devam edecekler.”

  • Trabzon-sochi Hattı Yeniden Açılıyor

    Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Hamdi Gürdoğan, Trabzon-Sochi tarifeli gemi seferlerinin yakın zaman içinde açılacağını söyledi.

    Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) Yönetim Kurulu üyelerinden oluşan bir heyet, Rusya Federasyonu’nun Krasnodar Bölgesi’ne resmi inceleme gezisi düzenledi. Gezide, Krasnodar Bölge Valiliği, Krasnodar Belediyesi, Novorossisk Liman İdaresi, Novorossisk Gümrük Müdürlüğü ve Türkiye’nin Novorossisk Başkonsolosluğu’na ziyaretler gerçekleştirildi.

    Krasnodar Bölge Valiliğinde yapılan toplantıya DKİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Hamdi Gürdoğan’ın yanı sıra, Krasnodar Bölge Vali Yardımcısı Sergey Altukhov başkanlığında Bölge Vali Yardımcısı Andrey Alexeyenko, Krasnodar Bölgesi Yatırımlardan Sorumlu Ekonomi Bakan Yardımcısı Ivan Kulıkov katıldı.

    Heyetin bölgelerine yönelik yaptığı resmi ziyaretten büyük bir memnuniyet duyduklarını ifade eden Krasnodar Bölge Vali Yardımcısı ve Heyet Başkanı Sergey Altukhov, Türkiye ve özellikle bölgelerine coğrafi olarak nispeten yakın bulunan Doğu Karadeniz Bölgesi ile ticari ilişkilerin geliştirilmesi için Türk yatırımcı ve iş adamlarına her türlü kolaylığı göstereceklerini ve bu konuda yardımcı olmaya hazır olduklarını söyledi.

    Altukhov, yeni göreve başlayan Krasnodar Bölge Valisi’nin, yatırım ikliminin hızlı bir şekilde gelişmesi konusunda çok kararlı olduğunu ve bu amaçla da bir dizi kararları hızlı bir şekilde uygulamaya koyarak yatırımların önünde engel teşkil eden sorunların ortadan kaldırılmasına yönelik ilgili mercilere talimat verdiğini ifade etti.

    DKİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Hamdi Gürdoğan ise, Rus heyet başkanı ve heyetine Türk ihracatçı ve yatırımcılarının özellikle Krasnodar Bölgesine ulaşımda ve ülkeye giriş aşamasında pasaport kontrollerinde dahi birçok sorunlar yaşadıklarını dile getirdi. İş adamlarının bu doğrultuda güvenlik noktasında bir takım sıkıntılar yaşayan Türk yatırımcı ve iş adamlarının sözkonusu sorunlar nedeniyle Krasnodar Bölgesinde yatırım yapmaktan ve ticari faaliyette bulunmaktan çekindiklerini ifade eden Gürdoğan, güvenlik noktasında karşılaşılan ticareti zorlaştıran bu sorunların çözüme kavuşturulması ve iş adamlarının yatırım ortamına güven duymaya başlamaları akabinde Krasnodar Bölgesinde çok hızlı bir şekilde yatırıma yöneleceklerini vurguladı.

    Gürdoğan, Doğu Karadeniz Bölgesinin Krasnodar Bölgesi ile ticari ilişkilerinin en üst noktalarda olduğu 1992-2008 yılları arasında, bu ilişkilerin gelişmesinde Trabzon-Sochi arasında tarifeli yolcu gemilerinin çalıştırılmasının çok büyük bir katkısının olduğunu hatırlattı.

    Gürdoğan, “2008 yılından sonra getirilen kısıtlama ve 2010 yılından itibaren de Trabzon-Sochi hattının Sochi yerel idarelerinin tutumu ile tamamen kapatılması sonrası ticari ilişkilerin hızlı bir şekilde düşüş göstererek durma noktasına geldi. Bu kapsamda ikili ticaretin arzu edilen seviyelere ulaştırılması ve potansiyeli ölçeğinde artış kaydetmesine imkan sağlaması amacıyla Rus heyetinden Türk ve Rus iş adamlarının Bölgelerarası ulaşımın kolay bir şekilde sağlanması mukabilinde ticari ilişkiler hızlı bir şekilde gelişecektir. Bundan dolayı da Trabzon-Sochi tarifeli gemi seferlerinin yeniden başlatılması konusunda gerekli izinlerin ivedilikle verilmesi faydalı olacaktır. Krasnodar Bölge Valiliği heyeti bu konuda heyetimize hak vermiştir. Bu konudaki çalışmalar yoğun bir şekilde yürütülecek” dedi.

    İş adamlarının yaşamış olduğu güvenlik noktasındaki sorunların da ivedilikle çözüme kavuşturulması konusunda oluşturmuş oldukları komisyonun yoğun bir çalışma içinde olduğunu ve kısa sürede de bu sorunun çözüme kavuşacağını ifade eden Gürdoğan, “Heyet başkanı Türk iş adamlarının yaşamış oldukları sorunların çözümü noktasında da, Türkiye Cumhuriyeti Novorossisk Başkonsolosluğu ve DKİB Yönetim kurulundan oluşan bir çalışma grubu oluşturulması kararını aldık. Oluşturulan bu çalışma grubu ile yaşanan sorunların çok acil bir şekilde ele alınarak, ticari ilişkilerin geliştirilmesine engel olabilecek sorunları kısa sürede kalıcı bir şekilde çözüme kavuşturacağız. Ayrıca, söz konusu Rus heyet temsilcileri tarafından özellikle Türk yatırımcılar açısından Krasnodar Bölgesinde tarım sanayi, inşaat malzemeleri, tekstil ve mobilya sektörlerinde önemli fırsatlar bulunuyor. Türk iş adamlarının bu sektörlerde bölgede yatırım yapmaları önerilerinde bulunuldu” ifadelerini kullandı.

    Gürdoğan, DKİB Heyetimiz Novorossisk Liman İdaresinde ve Novorossisk Gümrük Müdürlüğünde de yaptığı temas ve toplantılarda ise, Novorossisk Liman idaresi Novorossisk Gümrük idaresi yetkilileri Türk ihracatçılarına her türlü kolaylığı göstermeye çalıştıklarını belirterek, “Liman ve gümrüklerindeki işlemlerde en büyük işlem hacmine Türk ihracatçıları sahip olması nedeniyle, Türk iş adamlarına her defasında toleranslı davranmaya çalıştıklarını anlattılar. Özellikle gümrük idaresindeki işlemlerde, Türk ihracatçılarının mal gümrüğe gelmeden 3 saat önceden gerekli evrak ve belgelerini elektronik ortamda gümrüğe göndermeleri halinde işlemlerinin çok hızlı bir şekilde yerine getireceklerini söylediler” şeklinde konuştu.

    Yapılan temaslar neticesinde ihracatçıların yaşadığı sorunların çözümüne yönelik Krasnodar Bölgesi yeni yönetiminin çözüm sözü verdiğini söyleyen Gürdoğan, ticari ilişkilerin daha üst noktalara ulaştırılması konusunda istekli olduklarını kaydetti. Bu konuda etkili olacak bir çalışma grubu kurulması kararı verildiğini vurgulayan Gürdoğan, hepsinden önemlisinin ticari ilişkilerinin gelişmesinin en önemli unsuru olan ulaştırmada yaşanan sorunların en önemli çözümünü teşkil eden Trabzon-Sochi feribot seferlerinin yeniden başlatılacağı sözünün alınmasının bölge ihracatı açısından sevindirici olduğu söyledi.

  • Nostalji Treni Gıdı Gıdı Yeniden Canlanıyor

    Nazilli’nin sembolü olan Gıdı Gıdı treni restore edilerek yeniden eski günlerine döndürülüyor.

    Sümerbank Nazilli Basma Fabrikası’na malzeme ve işçi taşımak için o dönem Almanya’dan ithal edilen ve çalışanlar ile halk tarafından çıkardığı sesten dolayı “Gıdı Gıdı “ olarak anılan tren yeniden eski günlerine döndürülüyor. Yıllar sonra Lokomotif ve Vagonların restoresini yapılmasını sağlayan Nazilli Belediyesi “Gıdı Gıdı Trenini” tekrar Nazilli’de sefere çıkıyor.

    “Hedefimiz Gıdı Gıdı Trenini en kısa süreçte Nazilli’de sefere çıkarmak”

    “Gıdı Gıdı Treninin, tarihi misyonuyla manevi önem taşıyan bir tren olduğunu vurgulayan Nazilli Belediye Başkanı Haluk Alıcık, “Atamızın yadigârı olan bu trene sahip çıkacağız. Tarihi önemi itibariyle tüm Türkiye tarafından bilinen bir trendir. Ayrıca Atamızın bize hediyesidir. Restorasyon çalışmalarını Atamızın ölüm yıldönümü olan 10 Kasım’a kadar bitirtmeye çalışıyoruz. Ancak elimizde olmayan herhangi bir sebepten dolayı bizim planladığımız tarihte aksaklık olabilir. Ama hedefimiz Gıdı Gıdı Trenini en kısa süreçte Nazilli’de sefere çıkarmaktır” dedi.

    Nazilli Belediyesi tarafından bir süre önce çalıştırılarak bakıma alınan tarihi gıdı gıdı Treni’nin İstasyon Meydanı’ndan Sümer Kampusu’ne kadar olan güzergâhının daha da genişletilerek Organize Sanayi Bölgesi’nden geçirileceği açıklayan Başkan Alıcık restoresi devam edilen Gıdı Gıdı treninin lokomotifinin mekanik aksamının İzmir Devlet Demir yolları atölyelerinde son bakımlarının yapıldığını, lokomotifin 1 ve 2. Vitesindeki sorunun giderilmesi için çalışmaların devam ettiğini belirtti. Tarihi trenin vagon kısmının dış kaplamasının aslına uygun olarak Konya’da yeniden yapıldığı ve önümüzdeki günlerde montaj işlerinin başlayacağını açıklayan Alıcık,” Biz bir nostaljiyi yaşatmak istiyoruz, trenin restorasyonu tamamlandığında Devlet Demir Yolları yetkilileriyle görüşerek güzergâhının Organize Sanayi Bölgesi’nden geçmesini sağlayacağız” ifadelerini kullandı.

    ODTÜ ‘den sonra Türkiye’de ikinci büyük kampus olur

    Nazilli’de Sümerbank Basma Fabrikasında üretilen ilk basmalarla bir Basma Müzesi kurma çalışmalarını başlattıklarını da belirten Belediye Başkanı Haluk Alıcık Nazili İktidasi ve İdari Bilimler Fakültesi Meslek Yüksek Okulu’nun bulunduğu alanın dışında kalan Sümerbank’ın sit alanın Belediye’ye devrinin söz konusu olduğunu da belirtti. Bu konuda iletişimlerin ve çalışmaların devam ettiğini belirten Başkan Alıcık bu olayın gerçekleşmesi durumunda ise buranın ayrı bir önem kazanacağını belirterek,”Burayı SİT alanından çıkartabilirsek fakülteye devrini sağlayabiliriz bu sayede burası ODTÜ ‘den sonra Türkiye’de ikinci büyük kampus olur” dedi.

  • Başkan Toru: “Millet Olarak Yeniden Tarih Yazdık”

    Konya’nın merkez Meram İlçe Belediye Başkanı Fatma Toru, 1 Kasım seçim sonuçlarını değerlendirdi.

    Meram Belediye Meclisi’nin kasım ayı toplantısının açılışında 1 Kasım seçimlerinin sonuçlarını değerlendiren Başkan Toru, “Dün arifeydi, bugün demokrasi bayramımız. Ülkemizin geleceği, kaderi, devletin bekası, istiklalimiz, istikbalimiz 1 Kasım seçimlerinde oylandı. Türkiye, siyaseti, toplumu ve ekonomisini Batı’ya ve vesayete bağımlı kılmamanın mücadelesini verdi. Bu duruma vatanın asli sahipleri rest çekti, milli irade tehditlere boyun eğmedi. 1 Kasım’da milletimiz ‘Ayağa kalk Türkiye’ dedi. Millet olarak asaletimizi, devlet olarak kudretimizi gösterdik” şeklinde konuştu.

    “TÜM MAZLUMLAR SEVİNDİ”

    Seçim sonuçlarının sadece ülkemizde değil tüm İslam coğrafyasında sevinçle karşılandığını hatırlatan Toru, “1 Kasım gecesi Gazze, Filistin, Bosna, Üsküp, Suriye, Kuzey Afrika, Azerbaycan, Arakan, Moro ve tüm İslam dünyası Türkiye’nin demokrasi şölenini kutladı. İslam coğrafyasının son kalesi olan ülkemiz için tüm Müslümanlar ayakta idi. 7 Haziran’da toplumsal, siyasal, ekonomik alanda atılan düğümler 1 Kasım’da çözüldü. Seçimlerin galibi milletimiz oldu. Sandık bir sonuç değil başlangıç oldu” ifadelerini kullandı.

    “ASIL MÜCADELE ŞİMDİ BAŞLIYOR”

    Asıl mücadelenin şimdi başladığını dile getiren Meram Belediye Başkanı Fatma Toru, “Bu mücadeleyle birlikte hepimizin omuzlarındaki yük arttı. 1 Kasım siyasi tarihimizde bir milat oldu. Kazanan millet, kaybeden terör, fitne ortamı, vatan, millet düşmanları oldu. Milli iradenin karşısında hiçbir gücün var alma imkanı bulunmayacağını herkes gördü. Halk siyasi fetrete izin vermedi. Bu kez Başbakanımızı Konya olarak hakkını vererek uğurladık. Meram’da da oylarımızı 7 Haziran’a göre 6 puan artırdık. Bu oy oranlarıyla birlikte iş yapma gücümüz, motivasyonumuz daha da arttı. İnşallah Meram için daha büyük projelere hep birlikte imza atacağız” diye konuştu.

    Seçim sonuçlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan meclis üyeleri de, “Kazanan Türkiye oldu. Sonuçların ülkemiz, milletimiz ve İslam dünyasına hayırlar getirmesini diliyoruz” şeklinde görüşlerini dile getirdi.

  • Memur-sen Genel Başkanı Yalçın: “Milletimizin Kararı İstikrar, Rotası Yeniden Büyük Türkiye”

    Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “26. Dönem Milletvekilliği Genel Seçimi, süreci ve sonuçlarıyla milletimizin yüksek feraseti ve basiretini bir kez daha tescillediği bir zemin olarak siyasi tarihe kaydedilmiştir” dedi.

    Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, seçim sonuçlarına ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, “Milletimiz, 1 Kasım seçimleriyle 7 Haziran’da gerçekleştirilen 25. Dönem Milletvekili Genel Seçimi sonuçlarını seçenek ve çözüm üretme mevzisi olarak görülmesi gereken siyaset kurumunun değersizleştirilmesine, milletin ve devletin iç ve dış aktörlerce vesayet çemberine alınmasına, milletin ve iradesinin berhavar edilmesine sermaye yapmak isteyenlere izin vermemiş, izin vermeyeceğini ilan etmiştir. Ülkemizin 7 Haziran seçimlerinden sonra siyasi, ekonomik, sosyolojik ve diplomatik bağlamda içine çekilip mahkum edilmek istendiği ’kara delikler’, bizzat milletin eliyle kapatılmış ve bir daha açılmamak üzere mühürlenmiştir. 7 Haziran seçim sonuçlarıyla siyasi aktörlere uzlaşma hedefli koalisyon davetiyesi gönderen milletimiz; bu davetiyeyi ideolojilerini dayatma, hayırları ile milleti yok sayma ve sırtını terör örgütlerine yaslama merkezli siyaset vizesi olarak kullananlara 1 Kasım’da önüne konulan demokrasi sandıkları üzerinden kurduğu ’istikrar temelli konsolidasyon’ ile ’verdiğim fırsatın tehdide, sağladığım imkanın riske dönüştürülmesine izin vermem’ kararını deklare etmiştir. 1 Kasım seçimlerinin sonuçları, sonuçlara sevinen ve üzülenler kendi değerlendirmelerini ve bu değerlendirmelere dayalı karar ve uygulamalarını siyasetin kendi kuralları içerisinde hayata geçirecektir. Bu noktada her siyasi parti kendi iç dinamikleri ile birlikte milletin seçim sonucuyla verdiği mesajı da dikkate almak, yarına dair siyaset stratejisini, siyasi söylem ve eylemlerini, merkezinde millet ve iradesinin olduğu bir kurguyla belirlemek sorumluluğuyla hareket etmelidir. Seçim süreçlerinde ’seçmen’ sıfatıyla farklı siyasi partilere ve eğilimlere destek vermek, demokrasinin gereği ve vazgeçilmezi olan ’tercih özgürlüğü’ kapsamında olup, ’ayrışma, kutuplaşma, kamplaşma’ değil bireylerin ’farklı siyasi partilerde uzlaşma’ tavrıdır. Bu noktada, seçim sürecinde seçmen sıfatı üzerinden farklı tercihlerde bulunmak demokratik seçme hakkının gereğidir ve saygıya muteberdir. Seçim sonuçlarıyla oluşan millet iradesine ve oluşacak tek partili hükümet idaresine saygı göstermek de, demokratik olgunluğun, demokrasi kültürünün gereğidir. 1 Kasım Pazar günü seçmen sıfatıyla farklı tercihlerde bulunma hakkını kullandı; bugünden itibaren millet sıfatımızla bir olmak, iri olmak, diri olmak duruşuyla farklı tercihlerimize gözümüzü kapatıp fikri zenginliklerimizle birbirimize gönlümüzü açıp, yakıtı Çanakkale ruhu olan kardeşlik gemimiz Türkiye’nin değişmez rotası ’yeniden büyük Türkiye’ yolculuğumuzu huzur içinde, refah içinde, barış ve kardeşlik iklimiyle sürdürmek için payımıza düşen sorumlulukları yerine getirmeye başlamalıyız. Bu yolculuğun varış limanı; bütün dünya mazlumları için merhameti kuşanan ’yeni Türkiye’, dünyanın bütün zalimlerine isyanı haykıran ’güçlü Türkiye’, bütün insanlık için adalet, barış, huzur ve adil paylaşıma dayalı kalkınma ve refah getirecek olan ’beşten büyük dünya’ olmalıdır” dedi.

    1 Kasım seçimi sonucunda ortaya çıkan tablonun siyaset kulvarının kendi parametreleri üzerinden bütün siyasi partileri sevindirdiğini ifade eden Yalçın, “2 Kasım’dan itibaren herkesi sevindirecek, herkese kazandıracak süreçler ve sonuçlar için hep birlikte sorumluluk almalı, istisnasız herkes elini, bedenini taşın altına koymalı, sevincini ya da üzüntüsünü ’ötekileştirme’ malzemesi yapmaktan kaçınmalıdır. 26. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri, milletin Meclisinin dört partiden oluştuğu, icraatlarıyla milletin beklentilerini karşılama sorumluluğunu üstlenecek hükümetin ise tek partiden oluşacağı bir siyasi fotoğrafı ortaya koymuştur. Şüphesiz ki; bu sonuç nedenler ve niçinler üzerinden tartışılacaktır. Ancak, Memur-Sen olarak milletimizin iradesiyle ürettiği bu sonuçla birlikte ortaya çıkan etkilere ve beklentilere yönelik bazı ön hatırlatmaları ve gözlemleri ifade etmek, milletimizin ve kamu görevlilerinin sendikal zemindeki yetkili sivil toplum örgütü olmamızın yüklediği bir sorumluluktur. Bu noktada milletimiz 1 Kasım seçimleriyle etnik temele, dini söylemlere dayalı ayırımı yapılmadan her tür terörün, bütün terör örgütlerinin, terörü destekleyenlerin, terörü besleyen ve terörden beslenenlerin karşısında olduğunu ve terör bitene, silahlar teslim edilene kadar terörle mücadeleye devam edilmesi yönündeki tutarlığını, Türkiye’nin egemenlik alanı elbette sınır çizgileridir. Ancak, mazlumla ilgilenme, mağdura destek verme, mahzuna omuz vermede sınır çizgilerimiz değil gönül zenginliğimiz, medeniyet değerlerimiz belirleyicidir. Duruşundaki kararlılığını, Türkiye’deki seçim süreci ve sonuçlarının en az Türkiye kadar Filistin’i, Arakanı, Doğu Türkistan’ı, Suriye ve Mısır’ı, Bosna, Kosova, Makedonya’yı, medeniyet havzamızı ve bütün mazlum coğrafyaları da ilgilendirdiğinin ve etkilediğinin bilincindeyiz. İrademizle şekillendirdiğimiz Meclis ve oluşacak hükümet, icraatlarıyla sadece bize ve devletimize değil bizin parçası olan, bizde hakkı olan, bizle hukuku olan, bizden beklentisi ve umudu olan herkese hizmet etmelidir. Anadolu coğrafyası medeniyet havzamızın merkezidir. Bu topraklar sahip olduğu insani değerlerle, tarihsel birikimiyle, insanımız özgüveni ve hakikatle bağını yeniden tesis etme iradesiyle mevcut duruma yansıtacağı fikri ve fiili üretim kapasitesiyle bölgesinin lideri, küresel rekabetin öncüsü Türkiye hedefine odaklanmışlığını, ’Siyaset, milletin takdiriyle, milletin tercihiyle şekillenir. Vesayetin de vesayetçilerin de, ne bugünümüzde ne yarınımızda yeri yoktur. İrademize ket vurmak isteyenleri de, seçtiğimiz idareye vesayet uygulamaya yeltenenleri de biliriz. İrademizin vesayete alınmasına, Türkiye’nin kaosa sürüklenmesine, medeniyetimizle ve değerlerimizle bağımızın sona erdirilmesine izin vermeyiz’ misyonunu, ’Türkiye, demokrasinin bütün kurum ve kurallarıyla hayat bulduğu, demokratik hukuk devletinin bütün zeminlere hakim olduğu, sosyal devletin gelir dağılımında adaleti sağlama aracı olarak kullanıldığı bir siyasal sistemi ve istikrar zeminiyle; milleti ve devletiyle siyasetten ekonomiye, eğitimden diplomasiye, kültürden teknolojiye her alanda dünya liginin zirvesinde olmalıdır’ vizyonunu ortaya koymuştur” ifadelerini kullandı.

    Açıklamada şunlar kaydedildi:

    “Bugünden itibaren milletin iktidara taşıdığı siyasi partiye ve siyasi liderlere, milletin muhalefet sorumluluğu yüklediği siyasi partilere ve siyasi aktörlere düşen; terörle, vesayetle, devleti kendi mülküne çevirmekle iştigal edenler istisna olmak üzere herkesi kucaklamak, herkesle kucaklaşmaktır. Kamu görevlilerinin emeğini daha değerli kılma, ekmeğini daha da artırma çabasını kuşanmaktır. Cuma namazı için izin süresinin arttırılması, sözleşmeli ve 4/C’lilerin kadroya geçişi, ek gösterge adaletsizliklerinin düzeltilmesi, silahlı kuvvetler ve emniyet bünyesindeki sivil memurların mağduriyetlerinin giderilmesi başta olmak üzere 3. Dönem Toplu Sözleşme’nin içeriğinde yer alan çalışma konularındaki uzlaşmayı kazananıma dönüştürmektir. Demokratik hukuk devleti noktasında sırtımızda kambur olan kamu görevlilerine yönelik grev ve siyaset yasaklarını sona erdirmektir. Yeniden büyük Türkiye’nin yol haritası olacak yeni anayasa için ter akıtmak, uzlaşma oluşturmaktır. Türkiye’nin dünya devler liginde olmasını sağlayacak ekonomik büyümeyi gerçekleştirmektir. Terörlü mücadeleyi kararlılıkla sürdürmek, terör batağına çekilmek istenen gençlere yeni ufuklar göstererek, yeni umutlar vererek milletine ve devletine hizmet yoluna davet etmektir. Türkiye’yi çözümlerle buluşturmak, buzdolabına konan çözüm sürecini, doğru muhataplarla beklenen sonuca ulaştırmaktır. Suriye’deki vahşeti, Mısır’daki cinneti bitirecek ulusalüstü diplomasi ataklarını başlatmaktır. Filistin’i zulümden, Mescid-i Aksa’yı işgalden kurtaracak uluslararası aklı ve insani ahlakı oluşturmaktır. Bu düşüncelerle Memur-Sen olarak 26. Dönem Milletvekili Seçimleri sonucunda millet iradesiyle oluşan TBMM’nin ve kurulacak hükümetin 1 Kasım seçimlerinde milletimizin istiklaline el sürdürmemek, istikrarı sürdürmek, istikbali olarak gördüğü ’yeniden büyük Türkiye’ yolculuğunu sürdürmek kararı doğrultusundaki icraatlarına yeniden büyük Türkiye ve adil dünya inşası hedefi doğrultusunda her türlü katkıyı vereceğimizi milletimize, medeniyet havzamızdaki kardeşlerimize, dünya mazlum ve mahzunlarına saygı ve hürmetle arz ederiz.”