Etiket: Yenen

  • Kanseri yenen şahıs borçlarını ödeyemeyince intihar etti

    Sivas’ta 2 yıl önce akciğer kanserine yakalanan ve tedavisinin ardından sağlığına kavuşan şahıs, iddiaya göre maddi sıkıntılar nedeniyle intihar etti.

    Olay, Mehmet Akif Ersoy Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, evli ve iki çocuk babası 44 yaşındaki Yusuf Yiğit 2 yıl önce akciğer kanserine yakalandı. Yiğit, tedavisi için güvenlik olarak çalıştığı hastanedeki işinden de ayrıldı. Yaklaşık 20 ay süren tedavinin ardından hastalığını yenmeyi başaran Yiğit, bu süreçte çalışamadığı için ve tedavisi gereği evini ve arabası sattı. Borçları nedeniyle bunalıma giren Yiğit, dün akşam evinin bahçesinde tüfekle başına bir el ateş etti. Silah sesini duyan yakınları tarafından kanlar içinde bahçede bulunan Yiğit, kaldırıldığı Numune Hastanesinde yaşamını yitirdi. Şahsın cenazesi otopsi için Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi morguna kaldırıldı. Olaya ilgili inceleme başlatıldı.

  • (Özel Haber) Lösemiyi polisle yenen Yağız doğum gününü de polislerle kutladı

    Adana’da 3 yaşında lösemi hastalığına yakalandıktan sonra sadece polisin elinden yemek yiyen ve ilaçlarını içen Yağız Yıldız, 2 yıllık mücadelenin ardından lösemiyi yenerek 6’ncı yaşına polis ablalarıyla girdi.

    Yağız Yıldız, 15 Haziran 2013 günü yüksek ateş şikayetiyle babası Sait Yıldız (39) tarafından hastaneye götürüldü. Ancak doktor enfeksiyon kaptığını belirterek, ilaç yazıp eve gönderdi. 15 gün geçtikten sonra yine yüksek ateş şikayetiyle hastaneye kaldırılan Yağız’dan kan örneği alındı ve değerlerinin düşük olduğu görüldü. Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi’nde yapılan tetkiklerle Yağız’ın lösemi hastası olduğu belirlendi. Haber üzerine yıkılan Yıldız ailesi hemen çocuklarının tedavisine başladı. Aile o günden sonra çocuklarının kanseri yenmesi ve ayağa kalkabilmesi için büyük bir mücadele örneği sergiledi.

    Dizi oyuncuları da Yağız’ı ziyaret etti

    Bu arada, yemek yiyip ilaç alması gereken Yağız bunları yapmayınca baba Yıldız ne yapacağını düşünürken haberlerde ABD’de lösemi hastası Miles Scott isimli bir çocuğun, “Batman” olmak isteyince Bir Dilek Tut Vakfı’nın kolları sıvayıp yüzlerce kişinin başlattığı kampanyaya San Francisco Emniyet Müdürlüğü’nün de destek verdiğini öğrendi. Baba bunun üzerine oğlunun bir televizyon kanalında yayınlanan “Arka Sokaklar” dizisini çok sevdiğini bu nedenle de polislere karşı aşırı sevgisi olduğunu çocuğunun eve polis gelirse yemek yiyip ilaç içebileceğini düşünerek hemen Adana Valiliği’ne başvurdu.

    Dönemin Adana Valisi Hüseyin Avni Coş ise, dönemin Adana Emniyet Müdürü Ahmet Zeki Gürkan’a talimat verdi. Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü’nden görevli polisler her gün eve gelerek Yağız’a yemek yedirip ilaçlarını verdi.

    Polisler Yağız’a yemek yedirip ilaç içirdi

    Yağız telsizle oynarken polisler ise onun tedavisi için mücadele etti. 2 yıllık süreçte Yağız’ın hastanede yattığı dönemlerde de polis hastaneye giderek burada yemek yedirip ilaç içirdi. Bu durumu duyan Arka Sokaklar dizisinin 3 oyuncusu da Adana’ya gelip Yağız’a moral verdi. Ailesi Yağız’a bu tür sürprizler yaparak moralini sürekli yüksek tutup onun hayata tutunmasında çok önemli bir rol oynadı.

    Yağız’a 2 yıl boyuna Acıbadem Adana Hastanesi’nde Onkoloji Bölümü’nde Prof. Dr. Bülent Antmen tarafından tedavi uygulandı. İlik bulunamayan ancak tedavilere cevap veren Yağız, 2 yılın sonunda lösemiyi yenerek mücadeleyi kazandı. Yağız’ın tedavisi ve kontrolleri hala devam ediyor.

    Yağız’ın yaş gününe Tuğba Özay da katıldı

    Lösemiyi yenen ve ilkokul 1’nci sınıfa başlayan Yağız Yıldız, 6’ncı yaş gününü kutladı. Yağız’ın yaş gününe onu hastalığı döneminde bir an olsun yalnız bırakmayan ve lösemiyi yenmesinde çok büyük rol oynayan polisler de geldi. Polislerin yanı sıra bir açılış için Adana’ya gelen manken Tuğba Özay da Yağız’ın doğum gününe katıldı. Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü’ne görevli polis memurları Yağız ile yakından ilgilenip ona hediyesini verdi.

    Yağız, polisleri çok sevdiğini bu nedenle doğum gününe çağırdığını, onların kendisini hastalık döneminde hiç yalnız bırakmadığını söyledi. Yağız Yıldız’ın doğum gününe Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ramazan Akyürek de katılarak Yağız’a altın hediye etti.

  • Uludağ Üniversitesi, depresyonu yenen molekül buldu

    Uludağ Üniversitesi (UÜ) Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinan Çavun ve ekibi, yürüttükleri araştırmayla insan vücudunda bulunan “Glycyl-glutaminin” (Gly-Gln) molekülünün depresyon tedavisinde kullanılabileceğini ortaya koydu.

    “Mutluluk hormonu” olarak bilinen “B-endorfin”in yıkımı sırasında ortaya çıkan ve vücutta sentez edilebilmesi nedeniyle yan etkisi bulunmadığı belirtilen Gly-Gln’in depresyon tedavisindeki etkinliğini kanıtlayan çalışmaya “Avrupa Patenti” alındı.

    Prof. Dr. Çavun, depresyonun Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, büyük yıkım ve ciddi sıkıntılar oluşturan 4. sıradaki hastalık olduğunu söyledi. Bu rahatsızlığın, DSÖ verilerine göre, 2020’de iskemik kalp hastalıklarından sonra en sık yıkıma yol açacak ikinci hastalık olarak görüldüğünü belirten Çavun, “Halen var olan tedavi seçenekleri, mevcut depresyonun hemen hemen yarısında ya cevap vermiyor ya da depresyonun yeniden tekrarlanmasına yol açıyor. O yüzden halen depresyonla ilgili etkin bir tedavi yöntemi yok. Yine mevcut ilaçların ciddi yan etkilere sahip olması, bu ilaçların kullanımını hekimler tarafından kısıtlayan bir olgu” diye konuştu.

    VÜCUTTA VAR OLAN BİR MOLEKÜL

    Depresyon tedavisinin ciddi bir araştırmaya ihtiyaç duyduğunu, bu ihtiyaçtan yola çıkarak bir çalışma yaptıklarını anlatan Çavun, şunları söyledi:

    “Bu çalışma sonucunda, Glycyl-glutaminin diye bir molekül bulduk. Bu, vücutta halihazırda var olan bir molekül. Rahatlatıcı, gevşetici hormon olarak bilinen B-endorfin’in parçalanmasıyla ortaya çıkıyor. Biz 2-3 yıl önce bunun serotonin düzeylerini artırdığını bulmuştuk. Bu buluştan sonra ’Acaba bu serotonin düzeylerindeki artış, depresyon tedavisinde etkili olur mu’ diye bir soru belirmişti kafamızda. Buna bağlı olarak bölümümüzden ekip arkadaşlarımızla bir takım deneyler gerçekleştirdik. Deney hayvanlarında yapılan çalışmalar neticesinde, Glycyl-glutaminin’in etkisinin çok bariz bir şekilde depresyonu engellediğini ortaya koyduk. Bunun üzerine UÜ Teknoloji Transfer Ofisi’nin de katkılarıyla Türkiye Patent Enstitüsüne başvurduk ve bu girişim olumlu olarak sonuçlandı. Ardından Avrupa ve Amerika’ya patent girişiminde bulunduk. Geçtiğimiz günlerde Avrupa’dan patent onayı geldi.”

    KLİNİK DENEYLER YAPILACAK

    Çavun, TÜBİTAK’tan 370 bin liralık proje ödeneği almaya hak kazandıklarını dile getirerek, desteği aldıktan sonra araştırmanın klinik boyutuna geçeceklerini anlattı.

    Hayvanlarda yapılan toksikolojik çalışmalarda, molekülün tek başına verildiğinde herhangi bir yan etkisinin gözlenmediğini vurgulayan Çavun, “Molekülümüz endojen olduğundan yan etki potansiyelinin hiç olmadığı veya çok çok daha az olduğu varsayımıyla hareket ediyoruz. Klinik çalışmalarda bunu çok daha net bir şekilde ortaya koyacağız” dedi.

    Karşılaştırmalı deneyler yapacaklarını belirten Çavun, “Molekülün mevcut antidepresanlara göre etkisini ortaya koyacağız. Ardından etki mekanizmasını tam olarak ortaya koyacağız. Ayrıca yan etki potansiyelini değerlendireceğiz. Bu aşamayı geçtikten sonra Amerika’da devam eden patent sürecini takip edeceğiz. Son aşama olarak da bir takım muhtemel ilaç firmalarıyla görüşme yapmamız gerekecek” değerlendirmesinde bulundu.

    Tıbbi Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Sertaç Yılmaz da 6 kişilik ekiple klinik öncesi çalışmaları tamamlamak için uğraştıklarını dile getirerek, “Bu bağlamda klinik öncesi çalışmaları tamamlayıp klinik, yani faz 2-3 ve 4’e ilerlemek üzere çalışıyoruz. Bu sırada aldığımız Avrupa Patenti’nin UÜ’nün aldığı ilk patent olması da bizim için gurur verici” diye konuştu.

    Bundan sonraki aşamaları da mümkün olduğunca hızlı tamamlayacaklarını vurgulayan Yılmaz, “Depresyon ve anksiyete, günümüzde iş hayatında insanların en çok karşılaştığı problemlerden. Bu kapsamda, bu hastalıkların tedavisi için eğer ki bir katkıda bulunabilir, yeni bir ilaç geliştirilmesi için katkıda bulunabilirsek bilim adamı olarak manevi tatminimiz bu olacak. Bunun için uğraşıyoruz” dedi.

  • Lösemiyi Yenen Minik Yürekler Protokol Masasında

    Lösemiyi yenen 20 çocuk, Samsun Lösemili ve Kan Hastalıklı Çocuklar Derneği’nin(LÖSAM) düzenlediği iftar programında protokol masasında yer aldı.

    Devlet Su İşleri(DSİ) 56’lar Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen iftar programına LÖSAM Başkanı Prof. Dr. Davut Albayrak ve eşi Prof. Dr. Canan Albayrak, LÖSAM Yönetim Kurulu Üyesi Kenan Öztürk, doktorlar, gönüllüler, lösemiyi yenen ve lösemi tedavisi gören çocuklar ile aileleri katıldı. Lösemiyi yenen 20 çocuk ise protokol masasında ağırlandı. Löseminin yenilebilir bir hastalık olduğunu anlatmayı amaçlayan programda güzel anlar yaşandı. Lösemi tedavisine destek veren gönüllülere teşekkür belgesi verilen programda çocuklara ise bayram harçlıkları LÖSAM yönetimi tarafından dağıtıldı.

    Programdan sonra bir açıklama yapan LÖSAM Başkanı Prof. Dr. Davut Albayrak, “Lösemili çocukların anne babalarının çocuklarının hayatlarını sınırlandırırken bir şeye dikkat etmesi gerekiyor. Bizim söylediğimiz kadarını sınırlandırın yani hastalıkla olan kısmını sınırlandırın. Diğer alanlarda çocuklar kendi sorumluluklarını almalı. Çünkü çocuklar sizin zaafınızın ne olduğunu biliyor. Eğer onun her dediğini yaparsanız bunu sonuna kadar kullanıyor. Sonra çocuk kendi sorumluluk bilincine ulaşmadan hastalığın sonuna geliyor. Daha sonra çevresiyle sorun yaşayan çocuklar olabiliyorlar. Bu çocuklarımız Türkiye’de iyi eğitimli insanlarla bir arada oluyorlar. Bu çocuklar eğer iyi rol model seçerlerse normal diğer çocuklarda daha fazla başarılı olma ihtimalleri fazla” dedi.

  • ETO’o, Fenerbahçe’yi Yenen Arkadaşlarını Tebrik Etti

    Spor Toto Süper Lig’in 21. haftasında deplasmanda Eskişehirspor ile karşılaşacak olan Antalyaspor, hazırlıklarına başladı. Takım kaptanı Samuel Eto’o, Fenerbahçe’yi yenen takım arkadaşlarını tebrik etti.

    Spor Toto Süper Lig’in 20. Haftasında lider Fenerbahçe’yi 4-2 yenerek moral bulan Antalyaspor, 2 günlük iznin ardından deplasmanda karşılaşacağı Eskişehirspor maçının hazırlıklarına başladı. Hasan Subaşı Tesisleri’nde, geçirdiği beyin kanaması nedeniyle hastanede tedavisine devam edilen Teknik Direktör Jose Morais’in yerine yardımcı antrenör Erol Malkoç’un yönetiminde çalışan kırmızı-beyazlıların neşeli olduğu gözlendi.

    ETO’O’DAN ARKADAŞLARINA ÖVGÜ

    Antrenman öncesi sahaya gelen takım kaptanı Samuel Eto’o takım arkadaşlarını bir araya toplayarak, “Fenerbahçe maçını unutmalıyız. Kazandığımız galibiyet nedeniyle hepinizi tebrik ediyorum. Seri galibiyetler yakalamak zorundayız. Eskişehirspor maçı bunun için fırsat. Artık Fenerbahçe maçı geride kaldı” dedi.

    Ardından takım arkadaşlarıyla tek tek tokalaşan kaptan Eto’o, sağ arka kasığında çekme nedeniyle takımdan ayrı salonda çalıştı. Fenerbahçe maçında sağ arka adalesinde yırtık oluşan Mbilla da takımla antrenmana katılamadı. Bu futbolcunun Eskişehirspor karşılaşmasında forma giyemeyeceği belirtildi. Tedavisine devam edilen Eto’o’nun ise takımdaki yerini alabileceği kaydedildi.

    Erol Malkoç, idaresindeki antrenmanda Fenerbahçe maçında forma giyen futbolcular, koşu ve ısınma hareketlerinin ardından antrenmanı tamamladı. Diğer futbolcular ise koşu ve ısınma hareketlerinin ardından istasyon çalışması ile antrenmanı bitirdi. Uzun süredir takımdan ayrı bulunan defans oyuncusu Can Arat da akşam antrenmanına katıldı. Antrenmanı Antalyaspor Kulübü Başkanı Gültekin Gencer ve yöneticiler de izledi. Antrenmanı izlemeye gelen yaklaşık 100 taraftar, futbolcular ve yönetime tezahüratta bulundu.