Etiket: Yemi

  • HRÜ’de hayvan yemi üretim tesisi hizmete sunuldu

    HRÜ’de hayvan yemi üretim tesisi hizmete sunuldu

    Harran Üniversitesi Osmanbey Yerleşkesi Ebrulim Zeytinyağı Fabrikasında yapılan tesis ile, atık ürün aynı zamanda meyve bahçelerinde organik gübre olarak kullanılması da amaçlanıyor.

    GAP Bölgesinde bulunan 7 üniversite ve 3 kurum, kuruluş ve enstitünün ortak çalışmasıyla, bölgede oldukça yaygın üç bitkinin atıklarıyla besi hayvanlarına verilecek yem sayesinde süt verimi, kalitesi ve canlı ağırlık artışı sağlanacak.

    Proje kapsamında prina, nar kabuğu ve fıstık kabuğunun farklı oranlarda hayvanın 24 saatlik besin maddeleri ihtiyacını olabildiğince ekonomik, uygun bir oran ve miktarda karşılayan yem karışımı katılarak süt ve et verimi üzerine etkisinin araştırılması planlanıyor. Ayrıca kullanılan bu yeni yem maddelerinin hayvan beslemede kullanım durumu aydınlatılacak. Bu amaçla iki farklı deneme planı uygulanacak. Birinci denemede beslenmesini sağlayan yem karışımına farklı oranlarda katılan prina, nar kabuğu ve fıstık kabuğunun süt verimi ve süt kalitesindeki etkisi ortaya çıkarılacak. İkinci denemede ise yem karışımına farklı oranlarda katılan prina, nar kabuğu ve fıstık kabuğunun besi performansı olarak adlandırılan günlük canlı ağırlık artışı ve yemden yararlanma yeteneği üzerine etkisi tanımlanacak.

    Açılışı gerçekleşen tesis sayesinde sıfır atık düşüncesini hayata geçirmiş olacaklarını belirten Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ebru Sakar, “Üniversitemiz ve GAP idaresi ile 2013 yılında başlattığımız yolculuğumuz günde on ton kapasiteli zeytin ve zeytinyağı projemize 2015 yılında günde bir ton kapasiteli salamura zeytin yağı projesi, 2016 yılında ise günde 40 ton kapasiteli zeytinyağı projesini ekledik. Şimdi de ‘Muhteşem üç bitki ile Toprak Şenleniyor Kuzular Doyuyor’ projesinin 1. etabıyla karşınızdayız. Bu proje ile çekirdeksiz prina üretimi nar kabuğu yeşil fıstık kabuğu birleşiminden oluşan atomla hem toprak kalitesi hem hayvan yemi olarak kullanımını sağlayacağız ve projenin 4. aşamasında atık olarak değerlendirilen prina, fıstık ve nar kabuğundan oluşan muhteşem atomun toprak kalitesinin ve toprağın verimini arttırmak amacıyla değerlendireceğiz. Bu projeyle sıfır atık umuduyla ve düşüncesi ile prina atığı, fıstık kabuğu ve nar kabuğunun muhteşem gücünü değerlendirmek amacıyla iki yıl sürecek olan projemizi hayata geçirmek amacıyla bugün sizlerle birlikte birinci etabın açılışını gerçekleştiriyoruz” dedi.

    Göreve geldiğinden beri projeci bir yaklaşımla işlere baktığını vurgulayan Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sabri Çelik, “Bugün bizim için gerçekten mutlu bir gün. Ebru hocamız 2013’ten beri adım adım en baştan başlayarak tesisi bugünlere getirdi ve bugün de çok önemli bir görev üstlendi. Üç tane altın ürünümüzün atıklarından faydalanabilmemize yönelik olarak bir çalışma başlattı. Bu tesis zaten vardı. Çok değerli olan zeytinin suyu hem de prinası yapılan bu yeni tesis ile atıkların hepsi birbirinden ayrılacak hem çekirdeği hem suyu hem de yağı ayrı ayrı yerlerde depolanacak. Yem ve gübre olarak değerlendirilecek. Ayrıca fıstık kabukları da daha sonra değerlendirilecek. Özellikle projeye dahil olan 7 üniversite, kurum, kuruluş ve Harran Üniversitesi’nin 3 fakültesini tebrik ediyorum. Gerçekten bu kayda değer bir gelişmedir. Birlikte çalışma ve kurumlar arası çalışma kültürünün örneği sergilenerek yapılan eserin tüm bölgemize ve Şanlıurfa’mıza hayırlar getirmesini temenni ediyorum” şeklinde konuştu.

    Urfa zeytininin, Şanlıurfa turizmine ve gastronomisine yön vereceğini ifade eden Şanlıurfa Vali Vekili Mustafa Akın, “Bundan binlerce yıl evvel zeytin yağını ilk sıkan kişi, bu sıktığı şeyin insanlığın sağlığı için damakta lezzet için nerelere varacağı bilmiyordu. Binlerce yıl sonra böyle güzel tesisle zeytinyağı yolculuğu farklı boyutlara taşınarak ekonomik fayda ve gelir elde edilmeye başlandı. Tesisin kurulmasında emeği geçen arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından tesisin açılışına geçildi. Protokol tarafından kurdele kesilerek tesis gezildi. Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ebru Sakar gelen misafirlere tesisle ilgili bilgiler verdi.

  • Muz atıkları gübre ve hayvan yemi olacak

    Alanya Belediyesi’nin Muz Lifi Projesi kapsamında kurulan fabrikada, muz atıklarından sıvı ve katı gübre ile hayvan yemi üretimi yapılacak.

    Alanya Belediyesi’nin 2015 yılında başlattığı Muz Lifi Projesi kapsamında, BAUMANN firması tarafından 10 milyon TL yatırımla Uğrak mevkiinde muz atıklarından organik sıvı ve katı gübre ile hayvan yemi üretimi yapacak fabrika inşa edildi. Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel ve belediye meclis üyeleri fabrikayı ziyaret etti.

    Tarım ve Orman Bakanlığı desteği ve Alanya Belediyesi’nin katkılarıyla hayata geçirilen tesiste, muz atıklarından organik sıvı ve katı gübre üretimi yapılacak. Fabrikada, aynı atıklar kullanılarak mikrobiyal yöntemle selüloz, gıda katkıları, yüksek protein içeren hayvan yemi üretimi de yapılacak.

    Fabrika sahibi Fatih Akdağ ve eşi Marina Akdağ, fabrika ve üretim alanı hakkında bilgiler verdi.

    Yücel: “Türkiye’de ilk olanı yapmanın haklı gururunu yaşıyoruz”

    Belediye Başkanı Adem Murat Yücel, şehrin ve ülkenin geleceği açısından çok büyük bir projeyi hayata geçirdiklerini söyledi. Başkan Yücel, “3 yıl önce büyük ümitlerle başladığımız projenin bugün son aşamasına geldik. Muz lifini endüstriyelleştirmeyi hedeflemişken organik gübre ve enerjiye kadar dönüştürülebileceğini hatta ve hatta birçok endüstriyel sektörde de bu projenin kullanılabilirliğini ispatlamış olduk. Bu proje ile Alanya’nın ve Alanya’daki muz üreticilerinin ciddi bir değer kazanacağını düşünüyorum. Fabrikamızın Alanya’mıza hayırlı olsun” dedi.

  • Hayvan yemi yüklü traktör römorku devrildi

    Eskişehir’de virajı alamayarak devrilen traktörün römorku metrelerce sürüklenirken, içinde bulunan yüzlerce kilo hayvan yemi karayoluna yayıldı, trafik bir süre aksadı.

    Alınan bilgilere göre olay Odunpazarı ilçesinde bulunan Şehit Yüzbaşı T. Güngör caddesi üzerinde gerçekleşti. Hayvan yemi yüklü M.A.Ö. yönetimindeki 26 VF 856 plakalı traktör, kaygan yolda virajda kayınca römorku metrelerce sürüklendi. Şoför M.A.Ö. kazadan yaralanmadan kurtuldu. Römorkun başka bir araca çarpmaması kazanın hafif atlatılmasına sebep olurken, yola saçılan yüzlerce kilo hayvan yemi bir süre trafiği aksattı. Römork iş makinesi yardımı ile yol kenarına alındı, olay yerine gelen polis ekipleri kaza ile alakalı işlem başlattı.

  • Bölgenin organik yemi Dicle Üniversitesinden

    Dicle Üniversitesi (DÜ) Ziraat Fakültesinde organik hayvancılık faaliyetlerini yaygınlaştırmak ve çiftçilere eğitim vermek amacıyla aylık 300 ton üretim kapasiteli organik yem fabrikası kuruldu.

    DÜ Ziraat Fakültesince GAP Bölge İdaresi Başkanlığı ve Karacadağ Kalkınma Ajansı’nın desteklediği proje ile üniversitesi bünyesindeki arazide aylık 300 ton kapasite üretim yapabilen organik yem fabrikası kuruldu. Organik yem üretimin olmadığı bölgede bu açığı kapatmak ve organik hayvancılık faaliyetlerinin yaygınlaştırılması ve girişimcilerin yem tedarik sıkıntısını gidermek amacıyla kurulan tesis 200 bin liraya mal oldu. Yem üretiminin yanında çiftçilere hayvanlara verilecek yemin içeriğini hazırlama eğitimi veriliyor.

    DÜ Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Denli, tesisin saatte yaklaşık olarak 2 ton yem üretim kapasitesinde olduğunu belirterek, “Burada ürettiğimiz organik yemleri proje kapsamında ürettiğimiz organik tavuklara verdik. Ancak tabi buranın kuruluş amacı sadece kendi tesisimiz için değil, bölgede organik hayvancılık faaliyetini yaygınlaştırmak için yem tedariki sağlamak amacıyla kuruldu. Projemizde pilot uygulama olarak burada üretimi gerçekleştirdik. Organik üretim ile ilgili çiftçilerimize eğitimler verdik. Üretimin başından sonuna kadar ne şekilde yapılacağını uygulamalı olarak gösterdik. Bölgemizde organik yem üretimi yok. Biz de bu açığı kapatmak için en azından organik hayvancılık yaygınlaşana kadar bu tesisi kurduk. Talep edildiği takdirde yem tedarikini sağlamaya çalışacağız. Organik hayvancılık bölgemizde yaygınlaştıkça da diğer girişimciler kuracakları tesislerde bu yemi üretebileceklerdir. Ayda 300 tona yakın yem üretebilecek kapasitedeyiz” dedi.

    “Makineler her türlü yemi üretecek şekilde dizayn edildi”

    Tesiste şuan kanatlı kümes hayvanlarının yemlerinin üretildiğini aktaran Prof. Dr. Denli, “Talep edildiğinde büyükbaş ve küçükbaş hayvan yemlerini de üretme şansımız var. Makinelerimiz bunu üretebilecek şekilde dizayn edildi. Burası tabi küçük kapasitede bir yem fabrikası. Geçen yıl kurduk. Organik yem üretebilmemiz için organik yem ham maddelerine ihtiyaç var. Organik yemin diğer normal geleneksel yemden farkı; organik yem ham maddelerinde genellikle mısır, soya küspesi, buğday, arpa gibi yem ham maddeleri kullanabiliyoruz. Tabi bu yem ham maddelerinin organik tarım esaslarına göre yetiştirilmiş sertifikalı ürünler olması gerekiyor. Bunlar tarlada yetiştirilirken kontrol ve sertifikasyon kuruluşu üretimi denetliyor. Organik tarım kurallarına göre bir üretim varsa bu sertifikayı veriyor. Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) olmaması gerekiyor. Sentetik bir takım katkı maddelerinin kullanılmaması gerekiyor. Bu sertifikalı bir şekilde üretilmiş yem ham maddelerini getirip hayvanların ihtiyaç duyduğu besin madde gereksinimini karşılayacak şekilde oluşturduğumuz rasyon formulasyonlarıyla üretebiliyoruz” diye konuştu.

    “Yem ham maddelerini de üreteceğiz

    Yem ham maddelerinin dışarıdan ilgili kurum ve kuruluşlardan tedarik ettiklerini aktaran Prof. Dr. Denli, bir sonraki aşamada üniversite bünyesindeki arazilerde projeler geliştirerek organik yem ham maddelerini de üretmeyi planladıklarını söyledi. Denli, şunları kaydetti:

    “Böylece hem kurduğumuz deneme ünitelerinde bu yemleri kullanabileceğiz hem de dışarıdan talep edildiğinde tedarik sağlayabileceğiz. Çiftçilerimize, girişimcilerimize bu yeni hayvancılık üretim modelinde karşılaşacakları tedarik sıkıntısını en azından karşılayabilelim. Bir yem ham maddesinin veya bir yemin organik olup olmadığını bakarak anlayamıyoruz. Oradaki bilgilere dayanarak biz bunun organik olup olmadığını bilebiliriz. Yoksa yemin antibiyotik içerip içermediğini, GDO’lu olup olmadığını anlama şansımız yok. Biz ürün alırken ambalajlarda ürün alıyoruz. Ambalajları ile beraber hem sertifikası geliyor hem de diğer ürünle ilgili bilgiler geliyor. Kuşku duyabilirsiniz ama üretim aşamasında hem yem örneklerinden hem de hayvansal bir üretim varsa elde ettiğimiz gıda örneklerinden de analiz için gönderiyoruz. Laboratuvarda hem antibiyotik katkısı olup olmadığını hem de GDO olup olmadığını test ediyoruz. Test sonucunda eğer bir olumsuzluk yoksa ürünümüz organik yem olmuş oluyor. Yem üretiminin yanında çiftçilerimize rasyon hazırlama desteği de verebiliyoruz. Hayvanların besin madde gereksinimlerini bölgemiz koşullarını göz önüne alarak, sahip oldukları yem ham maddelerini kullanmak suretiyle rasyon desteği de çiftçilerimize talep edildikleri takdirde verebiliyoruz. Hayvancılıkta yem maliyeti toplam giderlerin yüzde 70-75’ine tekabül etmektedir. Bu da hayvanlara verilecek yem içeriğinin yani rasyonun önemini bir kez daha ortaya çıkarıyor. Doğru rasyonla doğru bir üretim yapılabilir. Bölgemizin temel eksiklerinden bir tanesi de yanlış rasyon uygulamaları ile hayvanların beslenmesidir. Verim kayıplarına neden olmaktadır. Biz bu alanda da teknik desteği çiftçilerimize veriyoruz.”

  • Büyükşehirden çiftçilere ’Koyun süt yemi’ desteği

    Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Ortadoğu Fuar Merkezinde düzenlenen törende, toprağın can, hayat, ana ve yar olduğunu belirterek, topraktan gelip toprağa gittiklerini söyledi.

    Bünyesinde kurduğu Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı ile çiftçilere yönelik birçok alanda yardımlar yapan Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, 2 bin 251 çiftçiye ’Koyun süt yemi’ dağıttı. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Ortadoğu Fuar Merkezinde düzenlenen törende, toprağın can, hayat, ana ve yar olduğunu belirterek, “Topraktan geldik, toprağa gidiyoruz. Üzerlerinde çok büyük bir emanet ve sorumluluk olduğunu, ben yaptım oldu, benim dönenim şöyle oldu diyecek durumda değiliz. Geleceğin inşasında bu duyguyu yönetmemiz gerekiyor” dedi.

    Türkiye’nin dünyanın en büyük projelerini hayata geçirdiğini anlatan Şahin, sağlıkta dönüşüm kapsamında önemli projelere imza attıklarını kaydetti.

    “Küçükbaş hayvanın lezzetini sofraya taşımalıyız”

    Gaziantep’in gastronomi dalında, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) Yaratıcı Şehirler Ağına girerek 8’inci mutfağı olduğunu hatırlatan Şahin, şöyle devam etti:

    “Bu kendiliğinden olmadı. Toprak, çiftçi, sizler, Anadolu, bu gazi şehrin kadınları, şefleri, ustaları büyük bir şekilde yaratıcılık yaptılar, biz de bunu tescilledik. Şimdi bunun da devamını getirebilmemiz için toprağı korumamız, küçükbaş hayvanın lezzetini sofraya taşımamız, çiftçimizi rahatlatmamız gerekiyor. Çiftçim başını yastığa koyduğu zaman gelecek derdi hissetmeyecek, benim çocukların ne olacak demeyecek, nasıl okuyacak demeyecek, acaba hasta olduğunda nereye götüreceğim demeyecek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ekibine güvenecek rahat bir şekilde uyuyacak.”

    Anayasa değişikliği referandumuyla ilgili 16 Nisan Pazar günü yapılacak halk oylamasını da hatırlatan Şahin, “Bu şehir gazi şehir Türkiye nasıl 15 Temmuz da gazi oldu ama bizim atalarımız yüzyıl önce gazi oldu. Biz başka milletlere benzemeyiz, biz başka bir şehre de benzemeyiz. Sınav çetin olabilir ama çok çalışarak, safları sıklaştırarak, birbirimizi Allah rızası için severek bütün vesayetlere yok diyeceğiz. Artık darbe tarihlerinin bittiği, vesayet rejimlerinin bittiği, başbakanların asıldığı, 10 yıldaki darbe duruşunun bittiği bir dönemi yakalamanın günüdür 16 Nisan. Allah’ın izniyle, sizlerin şahitliğiyle yeniden bir destan yazacağız” ifadelerini kullandı.

    AK Parti Gaziantep Milletvekili ve AK Parti Genel Sekreteri Abdulhamit Gül de Büyükşehir Belediyesine çiftçilere verdiği destekten dolayı teşekkür etti.

    Hükumetin çiftçilere yönelik yaptığı çalışmaları anlatan Gül, “Bütün alanlarda ulaşım, sağlıkta, eğitimde olduğu gibi tarım ve hayvancılıkta da Gaziantep’e hükumetimizin çok büyük yatırımları oldu” şeklinde konuştu.

    Kırsal Kalkınma Projesi kapsamında bu yıl çiftçilere 114 milyon lira destek geleceğini bildiren Gül, Türkiye’nin istikrarlı bir yönetime kavuşması, ekonomisi ve siyasi istikrarsızlığını tarihin çöp tenekesine atılacağı bir baharı beraber yaşayacaklarını belirterek, “İnşallah 16 Nisan’da ‘Evet’ ile beraber Türkiye daha güçlü olacak, Türkiye daha güvenli, daha istikrarlı bir Türkiye olacak” diye konuştu.

    Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanı İbrahim Yılmaz da belediyenin çiftçilere yönelik yaptığı projeler ve verdiği destekler hakkında bilgi verdi.

    Konuşmaların ardından Şahin, Gül ve beraberindekiler, çiftçilere yem dağıtarak, koyun ve keçilere sembolik olarak yem verdi.