Etiket: Yemekte

  • Bakan Kurtulmuş, Nevşehir’de şehit aileleri ve gaziler ile yemekte buluştu

    Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, Nevşehir’de Van ve Nevşehir’de bulunan şehit aileleri ve gaziler ile yemekte bir araya geldi.

    Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, Nevşehir’de Jandarma Komutanlığı sosyal tesislerinde Van ve Nevşehir’de bulunan şehit aileleri ve gazileri ile yemekte bir araya geldi. Protokol mensuplarının da katılmış olduğu yemekte protokol üyeleri şehit aileleri ve gazileri ile yemek yedi. Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş burada yaptığı konuşmada bugüne kadar hiçbir şehit ailesinin isyan etmediğini bundan dolayı da çok güçlü bir ülke olduklarını söyledi. Bakan Kurtulmuş, “Van’daki şehit yakınları ve gazilerle Nevşehir’deki şehit yakınları ve gazilerinin buluşmasını sağlamak son derece önemlidir. Sofrada sohbet ederken de gördüğüm manzaradan dolayı fevkalade memnun olduğumu belirtmek isterim. Ben çok şehit cenazesine katıldım. Neredeyse şehit cenazelerinin hiçbirinde anneler, babalardan, evlatlardan, eşlerden, çocuklardan zerre miktarı bir şikayet, isyan duymadım. Evet insanlar ağladı hatta gösterdikleri gözyaşlarından çok daha fazlasını içerilerine akıttılar” dedi.

    “PKK ve DEAŞ ağ babaları tarafından mendil gibi atılacaklar”

    Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, PKK ve DEAŞ’ın ağ babaları tarafından çok kısa zaman sonra kullanılmış bir mendil gibi çöp tenekesine atılacağını söyledi. Kurtulmuş, “Siz zannediyor musunuz ki PKK denilen terör çetesi gücü kendinden olan bir çetedir. Hiç de öyle değil. Bunlar bu kadar silahları nereden buluyorlar. Kırk senedir PKK bu memlekette ellerine her türlü imkan veriliyor her türlü silah veriliyor. El bebek gül bebek dünyanın bir çok sözde modern ülkesinde destekleniyor. Bir çok batı ülkesine gittiğimiz zaman sanki legal bir partiymiş gibi büroları var arkaları sıvazlanıyor. Siyasi destek veriliyor. Silah desteği veriliyor, lojistik destek veriliyor. Aynı şekilde yine bu Türkiye’nin başına bela olan bu DEAŞ denilen çete nasıl oluştu nereden çıktı. Hiç şüpheniz olmasın ki bir zaman bunların kullanım tarihi geçtiği zaman affedersiniz kullanılmış bir mendil gibi bunların arkasında ki ağbabaları tarafından kullanılıp çöp tenekesine atılacaklar. Ne PKK’nın adını duyacağız, ne DEAŞ’in adını duyacağız. Aynen bugün asalanın adını duymadığınız gibi. Hatırlayın asala bir zamanlar Türkiye’nin başına bela olmuştu. Kullandılar asalayı kaldırıp attılar. Bunları da atacaklar hiç şüphemiz yok. Ama yazık değil mi. Bu memleketin 40 yılını PKK denilen terör örgütü ile maalesef heba ettiler. 40 bini aşkın insanımız öldü. Türkiye’nin bir buçuk trilyon dolar parası maalesef bu mücadele de gitmiş oldu diye konuştu.

    “Irak ve Suriye’de oyunu Türkiye bozacak”

    Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, “Son günler, Suriye ve Irak’ın kuzeyinde oynanan oyunları Türkiye bozacak. Şimdi aynı şeyi Suriye’nin kuzeyinde, Irak’ın kuzeyinde uygulamaya çalışıyorlar. Değerli kardeşlerim bu oyunu yine biz bozacağız, Türkiye olarak bozacağız. Bir asır evvel bu coğrafyayı lime lime ettiler. Osmanlı’dan 30’un üzerinde devlet çıkarttılar. Ne oldu. Bana bir tane devleti söyleyin ki ayrılan devletler eskisinden daha iyi oldular. Balkanlar halen dikişi tutmuyor. Halen Orta Doğu’da maalesef tam manasıyla bir düzen sağlanamıyor. Şimdi bir kere daha lime lime etmeye çalışıyorlar. Daha fazla bölmeye parçalamaya çalışıyorlar. Kimi nerede nasıl kullanabiliyorlarsa kullanmaya çalışıyorlar. Bu oyunu bozacak tek ülkenin de Türkiye olduğunu biliyorlar” ifadelerini kaydetti.

  • Şehit aileleri ve gaziler yemekte buluştu

    Hak-İş Konfederasyonu ile Tüm Belediye ve Genel Hizmet İşçileri (Hizmet-İş) Sendikası tarafından şehit yakınları ve gaziler onuruna yemek verildi.

    Elite World Van Hotel’de düzenlenen yemeğe Van Valisi Murat Zorluoğlu, Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, Hak-İş Kurucu ve Onursal Genel Başkanı Hüseyin Tanrıverdi, Başbakan Başdanışmanı Adnan İnanç, Van Müftüsü Nimetullah Arvas, Hizmet-İş Sendikası Van Şube Başkanı Abdullah Efeoğlu, Şehit ve Gazi Aileleri Vakfı Van Şube Başkanı Hamiyet Erez Koç, Hak-İş Yönetim kurulu üyeleri, sendika başkanları ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda konuşan Van Valisi Murat Zorluoğlu, Van’da göreve başladığı günden itibaren şehit aileleri ve gazilerle yakın ilişki kurmaya çalıştıklarını belirterek, “Şehit ailelerimiz bizim en kıymetlilerimiz. Bir ülke için bir millet için mukaddesat için yapılabilecek en büyük fedakarlığı yaptılar, canlarını feda ettiler. İnşallah şehit yakınlarımızı, gazilerimizi daha sık ziyaret edeceğiz. Sadece şehitler, gaziler gününde değil yılın tüm zamanlarında ziyaret edelim. Bu şekilde kıymetli ailelerimize olan borcumuzun küçük kısmını ödemiş oluruz” dedi.

    Yemekte konuşan şehit babası Celalettin Dilmaç ise, 2012’de oğlunu şehit verdiğini anımsatarak, şehit aileleri ve gaziler olarak kendilerine gösterilen ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Şehit anne ve babalarının yaralı olduklarını söyleyen Dilmaç, “Bu ülkede çakallar bitmez. Çakallar bitmedikçe şehit vermeye devam edeceğiz. Bu ülkenin korunması sahiplenilmesi gerekiyor. Allah herkesten razı olsun. Biz sizlerden bir şey istemiyoruz. Sadece kapımızı açıp çayımızı için. Bizler yaralıyız, kapımızı açtığınızda dünyayı bize vermiş gibi oluyorsunuz. Valimiz bizimle yakından ilgileniyor. Bundan sonra inşallah sizleri evimizde ağırlamayı istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan da şehitlerin bu vatan, bağımsızlık ve ülkenin geleceği için canlarını feda ettiklerini dile getirerek, “15 Temmuz Türkiye’yi işgal ve darbe girişimi sırasında çok sayıda mesai arkadaşımız gazi oldu. Birlikte sendikada çalıştığımız kardeşlerimizi şehit verdik. Hepsini şükranla minnetle anıyoruz. Gazilerimizin bazılarının hala tedavileri devam ediyor. Sadece 15 Temmuz gazilerimiz değil, terörle mücadelede ve ülkemizin geleceği için her yerde gazi ve şehit olan bütün kardeşlerimize karşı büyük bir sorumluluğumuz var. Biz nerede olursa olsun gazi olan kardeşlerimizi asla yalnız bırakmayacağız” dedi.

    Şehit aileleri ve gazilerin devletin ekonomik anlamda imkanlarından yeterince yararlandığını ancak ilgi beklediğini söyleyen Arslan, milletin kendilerine yeterince ilgi göstermesini ve yanlarında görmek istediklerini aktardı. Şehit yakınlarının arife günleri şehitliklere gittiklerinde bu alanlara yeterince ilgi gösterilmemesinden dolayı mahsun olduklarını belirten Aslan, “Milletin geleceği, bağımsızlığı için hayatlarını feda eden şehitlerimize ve gazilerimize olan borcumuzu unutmamalıyız. Ne yapsak onların hakkını ödeyemeyiz. Buradan çağrımız, bütün başkanlarıma, sendikamızın mensuplarına bundan sonra şehitliklerimizi asla ihmal etmeyin. Bulunduğunuz ilde gazilerimizi, şehit yakınlarımızı ihmal etmeyeceğiz. Onlara teşekkür edip, mahsun olmalarını önlemek için elimizden geleni yapacağız. Terörizmle mücadele kaybettiğimiz kardeşlerimizin yakınlarının burada örgütlenmeleri takdir edilecek bir şeydir. Biz de bundan sonra yanlarında olmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan YAŞ üyeleri ile yemekte bir araya geldi

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yüksek Askeri Şura kararlarını onayladıktan sonra Şura üyeleri ile akşam yemeğinde bir araya geldi.

    Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında üçüncü defa Çankaya Köşkünde toplanan Yüksek Askeri Şura’da alınan kararları onaylayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, YAŞ üyeleri ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde akşam yemeğinde bir araya geldi.

  • Şehit aileleri ve gaziler yemekte buluştu

    15 Temmuz Şehitlerini Anma, Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün yıldönümü anma etkinlikleri kapsamında Çorum Valiliği tarafından şehit aileleri ve gazilere yemek verildi.

    Yemekte bir konuşma yapan Vali Necmettin Kılıç, 15 Temmuz’un Türk milletinin diriliş günü ve son kalenin düşmeyeceğinin ispatı olduğunu söyledi.

    15 Temmuz’un üzerinden bir yıl geçtiğini hatırlatan Vali Kılıç, 15 Temmuzla ilgili bugüne kadar çok şey söylendiğini ve söylenmeye de devam edeceğini belirtti.

    100 yıl önce 1. Dünya Savaşı arefesinde Türk milletinin yok edilmeye çalışıldığını dile getiren Vali Kılıç, “Bizi yok etmek isteyen irade, Ortadoğu’yu yeniden dizayn etmek isteyen irade bunu kendisi yerine devşirdiği adamları vasıtasıyla yapmaya çalıştı. Çanakkale tarihimizin en şanlı sayfalarından birisidir. Bizim gurur ve övünç sayfamızdır. 1. Dünya Savaşı ve peşinden gelen Kurtuluş Savaşı onların hesabını eksik bıraktı. Onların hesabı bu milletin bu topraklardan sonsuza kadar silinmesiydi. Gazi Mustafa Kemal ve etrafındaki millet destansı bir mücadele ile kurtarabildiği topraklar üzerinde bir devlet kurdu” dedi.

    Eksik kalan hesap tamamlamak isteyen dünyayı yeniden dizayn eden, düzenleyen ve 150 yıllık hesap yapan güçlerin Türkiye’de tedbir aldığını anlatan Vali Kılıç, “İçimizde bizden görünen insanları devşirecek metotları geliştirdi. Gerçekte bir kardinal olan, gerçekte bir papaz olan ilkokul mezunu, kanı bozuk, sütü bozuk, aşağılıkların en aşağısındaki bir adam eliyle içimizden birilerini devşirmeye başladılar. Bize yabancılaştırmaya, bize düşman etmeye başladılar. Bir hain unsur, insanlara ateş açabilecek kadar domuzlar sürüsü yetiştirdiler. Artık planlarında eksik kalan son kaleyi düşürme mazlumların son umudunu bitirme günü onlar için gelmiş hatta gecikmişti bile.. Onlara kalsaydı çoktan o işin tamamlanması gerekiyordu. Orantısız bir güçle umulmayan bir zamanda verdikleri talimatmarla papaz ve papazın domuzlarını harekete geçirdiler. Bu kezde yine bir başkomutan yine bir cumhurbaşkanın etrafında birleşen bu millet dünya tarihinde eşi görülmedik şekilde tarihimizde rastlanmayan bir şekilde 15 Temmuz gecesi dünyanın kanını donduracak bir cesaretle ‘ya devlet başa ya kuzgun leşe, it et derdindedir, yiğit devlet derdindedir’ dedi. Vatan dedi. bayrak dedi. Namus dedi. Şan dedi. Şeref dedi. Bütün dünyanın gözü önünde akıllara durgunluk veren cesaretle çıplak ellerde tankların üzerine yürüdü. 80 milyon destansı bir mücadelenin aktörleri oldu” diye konuştu.

    15 Temmuz’un bir şeref günü olduğunu vurgulayan Vali Kılıç, “15 Temmuz bizim diriliş günümüzdür. 15 Temmuz son kalenin düşmeyeceğinin ispatıdır. 15 Temmuz Türkiye cumhuriyeti devletinin ilelebet payidar olacağının ilanıdır. 15 Temmuz devletimizin bekasının ispatıdır. 15 Temmuz bayrağımızın renginin şehit kanlarıyla daha da parladığı, bayrağımızın daha yükseklere taşındığı bir gündür.15 Temmuz şeref günüdür. 15 Temmuz onur günüdür. 15 Temmuz tarihimizin en parlak birkaç gününden birisidir. Şehitlerimize rahmet olsun. Onlara çok şey borçluyuz. Onların annesi animizdir. Yetimleri evladımızdır. Kardeşleri bacımızdır. 80 milyon gazi milletime selam olsun. Allah’a şükürler olsun böyle bir milletin evladı olarak şu coğrafya da dünyaya getirdi. Allaha şükürler olsun ki bu şanlı millete hizmet etme şansı verdi. Selam olsun gazi meclyisimize. Selam olsun şehitlerimizin ve gazilerimizin yakınlarına.

    “Millet değil darbe, darbe teşebbüsüne dahi tahammülü yok”

    TBMM İdare Amiri ve CHP Çorum milletvekili Tufan Köse de, milletimiz değil darbe, darbe teşebbüsüne dahi tahammülünün olmadığını söyledi.

    15 Temmuz gecesi CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan ve bir partili ile aielecek yemekte olduklarını anlatan CHP milletvekili Tufan Köse, “Yemekte iken sosyal medyadan Boğazköpürü’nün kapatıldığını gördük. Hemen olayın ne olduğunu anlamaya çalıştık. Böyle bir melun bir hadise olduğunu ve bir çetenin askeriye içerisinde yuvalanan bir çetenin darbe girişiminde bulunduğunu anlayamamıştık. Hiçbir parti aidiyet duygusu taşımaksızın CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan ve disiplin kurulu üyemizle arabamızın yönünü meclise çevirdik. Genelkurmay önüne geldik. Oradan meclise giremeyince Atatürk Bulvarı üzerinden Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gittik. Meclisin kapısındaki polislerden başka kimse yoktu. O gün olduğu gibi bugünde olsa Türk milletinin bütün fertleri hiçbir siyasi düşünce taşımaksızın Türk demokrasisine, parlamenter sisteme sahip çıkmak için bizim o gün yaptığımızı yapar” dedi.

    80 milyonun o gün direndiğini ve başarılı olduğunu dile getiren Köse, “O gün darbe girişiminde bulunan Türk demokrasisinin 150 yıl boyunca sağladığı gelişimi durdurmaya çalışan her darbe gibi o çeteye ve karanlık işbirlikçilerine dur dedik. Burada şehitlerimizin canı pahasına, gazilerimizin kanı pahasına oldu. 15 Temmuz’a nasıl geldik. 15 Temmuz’a bu ülkeyi getiren tabloyu bu ülkenin yetkilileri, siyasetçileri titizlikle objektifle iyi araştırmalı. Milletimiz değil darbe, darbe teşebbüsüne tahammülü yok. Her darbe ülkemizi 50 yıl geri götürmüştür” ifadelerini kullandı.

    “Millet 15 Temmuz gecesini güneş doğmadan bir kahramanlık destanına, zafer gecesine çevirdi”

    Belediye Başkanı Muzafer Külcü de, 15 Temmuz gecesi meydanlara inen milletin ihanet gecesi olarak başlayan o geceyi güneş doğmadan bir kahramanlık destanı ve zafer gecesine çevirdiğini söyledi.

    15 Temmuz tarihin kara bir sayfası olmasının yanı sıra insanlık tarihinin eşsiz kahramanlık sayfalarından birisi olarak tarihe geçen gece olduğunu kaydeden Başkan Külcü, “Yıllarca milletin ekmeğini yiyen, milletin imkanlarıyla gelişen, büyüyen bir yapının ülkemiz için, milletimiz için aslında hain hedeflerinin olduğunu, gizli hedeflerinin olduğunu ve bunları hayata geçirmek için pusuda beklediklerini gördük. Sinsice, haince istihbarat örgütleriyle adeta bir işgal ordusunun neferleri gibi bu milletin evlatlarına kurşunlar sıktıklarını, bombalar attıklarını ve devletin milletin namusunu olarak gördüğümüz milli iradenin tecelligahı olarak gördüğümüz meclisin dahi bombalandığı bir geceye şahit olduk. 15 Temmuz gecesi başlarken böyle bir ihanet tablosu ile karşı karşıyaydık. Ama ilerleyen saatlerde milletimiz geçmiş dönemlerin her birinde yaptığı gibi zorda kaldığında erkeğinden kadınına, çocuğundan yaşlısına kadar her biri bir nefer Mehmetçik oldu. Sokaklara, meydanlara dökülerek ihanet gecesi olarak başlayan 15 Temmuz gecesini güneş doğmadan bir kahramanlık destanına. Bir zafer gecesine çevirdi” şeklinde konuştu.

    Bütün tarihi olayların dönüm noktaları olduğunu anlatan Başkan Külcü, “Onun işaret fişeklerinden birisi belki boğaz köprüsünde Erol Olçok’un şehadetiydi. Belki Genelkurmay Başkanlığı’nın önünde Mustafa Avcu’nun şehadetiydi. Belki TÜRKSAT’ı teslim etmeyen Ali Karslı’nın şehadetiydi. Belki de ‘Lider taşın ardına saklanırsa millet dağın ardına saklanır.Yaşayacaksak adam gibi yaşayalım öleceksek şerefimizle ölelim “ diyen cumhurbaşkanımızın o hareketiydi. Belki de birbirinden habersiz binlerce yetim, binlerce gönül, binlerce iradenin üst üste gelmesinden oluşmuş bir millet iradesiydi. Bütün insanlığa ders veren millet tablosuyla o gece karşı karşıya olduk. Tıpkı 100 yıl önce Çanakkale’de olduğu gibi. Tankları, topları uçakları getirip teslim etmek zorunda kaldılar. Çanakkale imanla imkanın savaşıydı. Orada iman imkana galip geldi. 12 Temmuz gecesi iman, vatan sevgisi, bayrak sevgisi denildiğinde devletimize, milletimize, hürriyetimize aşkımız, sadakatimiz o geceyi bir zafer gecesine çevirdi. Bunun bir bedeli vardı. Milletimiz bin yıldır bu topraklarda ödediği gibi o bedeli 15 Temmuz’da ödedi. 249 kardeşimizi şehit verdik. Allahtan rahmet diliyorum. Binlerce yıldır bu coğrafyada vatan tutmak için can veren tüm şehitlere rahmet diliyorum. Gazilere uzun ömürler diliyorum. Allah ülkemizi, milletimiz gazisiz de şehitsiz de bırakmasın. Ancak böyle yaptığımızda, inandığımızda ay yıldızlı bayrağımız göklerde özgürce dalgalanmaya devam edecektir” dedi.

    Yemeğe Vali Necmettin Kılıç,TBMM İdare Amiri ve CHP Çorum milletvekili Tufan Köse, Garnizon Komutanı J. Kd. Alb. Fatih Üstündağ,Belediye Başkanı Muzaffer Külcü, Cumhuriyet Başsavcısı Ömer Faruk Yurdagül, Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Reha Metin Alkan, AK Parti Çorum İl Başkanı Mehmet Karadağ, CHP İl Başkanı Hasan Suvacı, MHP İl Başkanı Mehmet Akif Aras, daire müdürleri sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, şehit aileleri ve gaziler katıldı.

  • Datatech grup çalışanları geleneksel yemekte buluştu

    DATATECH Grup şirketlerinin geleneksel yemeği Kültürpark Altınceylan Restaurant’ta yapıldı. Yemeğe TOKSAN Otomotiv A.Ş, AK-PRES Otomotiv A.Ş, AKTEKNİK Kalıp İmalat A.Ş ve AKTOY Motorlu Araçlar A.Ş firmalarının yöneticileri ile DATATECH Grup Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Küçükoğlu katıldı.

    DATATATEC Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Küçükoğlu yemek sonrasında yaptığı değerlendirmede, güçlü ve büyük bir aile olduklarını ve hep birlikte daha büyük başarılara imza atacaklarını söyledi. Küçükoğlu, 1985 yılında otomotiv sektöründe lider yan sanayi olma hedefi ile yola çıktıklarını ve bunu başarmak için azimle çalıştıklarına da vurgu yaptı.

    2017 yılı başında koydukları hedeflere uygun ilerlediklerini de ifade eden Oğuzhan Küçükoğlu, “Grup şirketlerimizden TOKSAN Otomotiv A.Ş, NOSAB-NİLSİAD’dan ’İhracatta Başarı Ödülü’ ve Honda’dan da ’Tedarikçi Özel Ödülü’ almaya hak kazandı. Diğer şirketlerimizin de geride kalan 6 ayda yeni ödüller alacağına inanıyoruz. Şirketlerimizin yöneticileri ile geleneksel yemeğimizde bir araya gelerek birlikteliğimizi daha güçlendirdiğimize inanıyorum ” diye konuştu.