Psikolog Danışman Levent Erdem daha çok üç yaş civarında görülen yemek yedirme probleminin ebeveyn davranışlarındaki hatalardan kaynaklandığını, çocuktaki sorunu çözmek için önce anne baba davranışlarını değiştirmek gerektiğini söyledi.
“Çocuklar iletişim sorunu yaşayan yetişkinlere dönüşebilir”
Anne ve babanın yeme davranışında etkin rol aldığını belirten Psikolojik Danışman Levent Erdem, “Çocuğunun peşinden, elinde tabak ile koşturan ve kaşığın ucundaki yemeği çocuğun ağzına tıkıştırmaya çalışan anneleri görmeyeniniz var mı? Bunu da anne için ye, bu lokmayı da baba için… Anne ve babalar bununla da yetinmiyor ‘Yemezsen üzülürüm, ağlarım’ gibi duygusal şantajlara başvuruyor” derken, bu duygusal baskılar çocuğun ilerideki yaşamında anne babayı üzmemek için istemediği, inanmadığı bir davranış yapısını sergilemesi gibi olumsuz izler bırakabilir. Bu çocuklar beklentilerini doğrudan söylemeyen, kendini ifade ederken ilgisiz ve dolaylı yolları kullanan, iletişim sorunları yaşayan yetişkinlere dönüşebilir” şeklinde konuştu.
“Yememe davranışının sebebi anne ve baba”
Çocuğun yemek yememe davranışının nedeni, eğer tıbbi bir rahatsızlık yoksa, çoğu zaman anne babadır diyen Psikolog Levent Erdem “Bir başka deyişle anne babalar ‘yemeyen’ çocuk davranışına neden oluyor. Bunda bizim kültürünün aşırı sevecen ve korumacı olmasının etkisi de var elbette. Gittiğiniz tatil yerlerinde hangi anne ve babaların çocuğun peşinden koşarak ‘hadi çocuğum şunu da ye’ diye dört döndüklerine bakın. Çoğu zaman bizim insanımızdır. Yabancılarda bu durumu daha az görüyoruz. Dolayısıyla anne baba davranışı değişmedikçe çocuğun sorununda da değişiklik olmuyor” dedi
“Bırakın aç kalsın”
Psikolog Levent Erdem, elinde tabakla saatlerce çocukların peşinde koşan anne ve babaların tabağın yarısındaki yemeği yedirince kendimi mutlu hissettiğini, çoğunlukla da bu davranışla kendi anneliğini onaylayarak başarılı hissettiğinin altını çizerek, “Zaman içinde yapılan bu hatalı anne baba tutumu, güçlenerek devam edecek. Ayrılan zaman, dökülen dil artacak. Tüm bu çabalara paralel, çocuktaki yememe davranışı daha da güçlenecek. Annelere tavsiyemiz, bırakın çocuklar aç kalsın. Elinizde tabakla etrafında dolaşmayın. Sofra düzeninizi kurun ve bu düzen içinde çocuğunuzun mama sandalyesinde bile olsa sofraya gelmesini sağlayın. Masada yemek için aileye bir süre tanıyın. Çocuk yarım saat içinde yemeğini bitirip kalkmıyorsa sofrayı kaldırın. Bir sonraki öğün ya da ara öğüne kadar bir şey vermeyin. Abur cubur yedirmeyin. Gün içinde sabırla bu rutini tekrar edin. Bir süre sonra o size uymak zorunda kalacak. Bedeni güçsüz kalmaz, acıkınca kendisi yemek yemek isteyecektir merak etmeyin” diye konuştu.
“Anne ve baba kendini düzeltmeli”
Anne ve baba tarafından, farkında olmadan ortaya çıkarılan çocuktaki yememe davranışı, yine anne baba tarafından, doğru yöntem ve davranışlar kullanılarak ortadan kaldırılabilir. Psikolog Erdem bunun için gerekirse anne babanın doğru davranış için eğitim almasının doğru olacağını, anne babanın tutarlı ve doğru davranışları ile çocuğun sorununun da azalacağını ifade etti. Erdem “Bu davranışların çocuk tarafından kullanılmaya başlaması yani ‘yemek yerim ama istediğimi yaparsanız’ şekline dönmesi çocuk açısından bir uzmana başvurulması zamanının geldiğini gösterir. Bu davranışın düzeltilmemesi yaşam kalitesini ve ilişkilerini zaman içinde bozacak çocuğu ben merkezci ve rüşvetçi bir davranış kalıbına sokacaktır” dedi.
“Ağzındaki lokmayı saatlerce yutmuyorsa intikam almak istiyor”
Ağzına verilen lokmayı yutmayan, saatlerce tutan çocukların ailelerinin dikkatini çekmeye çalıştığını, intikam almak için lokmaları yutmadığını söyleyen Psikolog Levent Erdem, ailenin bir karşı strateji geliştirip sevgi bağını zedelemeden prensip oluşturması gerektiğini söyledi.
Diş Hekimi İsmail Beker, tırnak yeme alışkanlığının dişlere zarar verdiğini söyledi.
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emin Ersoy, dünyada akciğer, meme ve kolon kanserlerinden sonra en çok görülen kanser tipinin mide kanserleri olduğunu belirtti. Prof. Dr. Emin Ersoy, mide kanseri hastalarının 5 yıllık sağkalım oranının ortalama yüzde 27 olduğuna dikkat çekti.
İzmir Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Melikşah Ertem, kanserden korunmak için aşırı et, kızartma tüketiminden kaçınılması, hayatımızdan sigara, alkolün çıkartılması gerektiğini söyledi. Doç. Dr. Çağatay Arslan ise, kanseri yenmenin yolunun erken tanıdan geçtiğini belirterek “Kanserden korunmak için sağlıklı beslenmeye dikkat edilmeli ve obezite ile mücadele etmeliyiz” dedi.
Besin tüketim miktarı ve seçiminin obeziteyi etkileyen önemli faktörlerden olduğunu vurgulayan Kırklareli Özel Balkan Hastanesi Diyetisyeni Melike Hasip, “Kilolu kişiler genellikle porsiyonu fazla kaçırdıklarını itiraf ederler. Ancak bazıları ise sürekli çok miktarda yemez; sağlıklı ve normal miktarda beslenir. Fakat bu kişiler ise zaman zaman yeme krizine girerler ki bu krizler duygusal nedenlerle kadınlarda daha sık görülmesine rağmen erkeklerde de kendini gösteriyor” dedi.