Etiket: Yedi

  • Fazla Kilo Genç Kadının Yedi Yıllık Yuvasını Yıktı

    Bir çocuk annesi genç kadının fazla kiloları hayatını değiştirdi, yuvasını yıktı. Sevil Lita(30), 110 kiloya ulaşınca eski eşinin isteği üzerine 7 yıllık evliliği bitti. Ameliyat olan ve zayıflamaya başlayan Lita, “Eski eşim beni görünce pişman olacaktır” dedi.

    Antalya’da yaşayan Sevil Lita, çocukluğundan bu yana gelen fazla kiloları nedeniyle hayallerinden sürekli olarak geri kaldı. 8 yıl önce 110 kilo ile obez sınırına gelince genç kadın istemeyerek de olsa bu hayatı kabullenmeye başladı. Bu sırada 148 kilo olan anne Samiye Tulumbacıoğlu(51) ve 102 kilo olan 28 yaşındaki kardeşi Ayşe Lita Çetinkaya’nın da obezite sorunu yaşamaları ailecek hayatlarını çekilmez hale getirdi.

    FAZLA KİLO YEDİ YILLIK YUVASINI YIKTI

    Sağlık sorunlarının daha çok artması nedeniyle anne Samiye, kilolardan kurtulmak için bir karar verdi ve iki çocuğuna öncülük yaptı. 2014 yılında Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde geçirdiği bir operasyonla 148 kilodan 80 kilo vererek 68 kiloya inmeyi başardı. Annesinden güç alan Ayşe Lita Çetinkaya da özel bir hastanede geçen şubat ayında ameliyat olarak 102 kilodan 82 kiloya inmeyi başardı.

    Sevil Lita ise kiloları nedeniyle eski eşinin kilolarını bahane ederek kendinden uzaklaşması nedeniyle 7 yıllık evliliğini bitirmek zorunda kaldı. 2014 yılında fazla kiloları nedeniyle kendinden uzaklaşan eşinden ayrılan Lita, bugün 9 yaşında olan kızını da yanına alarak kendine yeni bir hayat seçti. Annesi ve kardeşinden alınan olumlu sonuçlarla ameliyat olmaya karar veren Sevil Lita, Atatürk Devlet Hastanesine başvuruda bulundu. Yapılan tetkik sonucunda tüp mide operasyonu uygun görülen Lita’ya 10 gün önce Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ali Yağcı tarafından tüp mide uygulandı. Atatürk Devlet Hastanesinde ilk defa gerçekleştirilen operasyon başarıyla sonuçlandı. Lita, 110 kilo ile girdiği ameliyattan 10’uncu gününde 103 kiloya inmeyi başardı.

    “ESKİ EŞİM BENİ GÖRÜNCE PİŞMAN OLACAKTIR”

    Yıllardır obezite ile savaştığını ifade eden Lita, merdiven çıkmaktan çorabını giymeye kadar birçok hareketi yapamadığını söyledi. Lita, sakladığı küçük beden kıyafetlerinin olduğunu belirterek şöyle konuştu:

    “Şu an yavaş yavaş kilolarımdan kurtuluyorum. Kamu hastanelerine güveniyorum o yüzden burayı tercih ettim. Kesinlikle tavsiye ediyorum. Annem mide ameliyatı oldu sonra kardeşim ameliyat oldu bende şimdi ameliyat oldum. Hareketlerim çoğaldı ve kendimi daha rahat hissediyorum. Sakladığım kıyafetlerim var. Eskiden giydiğim atmaya kıyamadığım küçük kıyafetlerim. Onlar benim hedefim. Büyüklerini de saklayacağım ve böylece öncesi sonrası yapacağım. Evliliğim kilom nedeniyle tehlikeye girdi. İnsanı etkileyen bir durum bu kilo. Kilo yüzünden eşim benden uzaklaştı ve boşandık. Beni görünce pişman olacaktır herhalde.”

    Operasyonu gerçekleştiren Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ali Yağcı, ilk defa Atatürk Devlet Hastanesinde tüp mide operasyonu yaptıkları için uzun bir hazırlık süreci geçirdiklerini belirterek şöyle konuştu:

    “İlk defa bu hastanede yapıldığı için uzun süren bir hazırlık aşaması oldu. Ameliyat 1 buçuk saat sürdü. 10’uncu günü geride kaldı. Hasta ağızdan besleniyor ve aktivitelerine döndü. Nüfusun yüzde 30’u ya obez ya da obez olma yolunda ilerliyor. Hareketsizlik önemli bir noktaya geldi. Çok erken bir süreç olduğu halde 7 kilo verebildi. Bu normal bir durum. Bir ayda 15-20 kilo vermesini amaçlıyoruz. Çok hızlı kilo vermesini istemiyoruz” dedi.

    Anne Samiye Tulumbacıoğlu ise ailecek sağlıklarına kavuştukları için mutlu olduklarını söyledi.

  • Bakan Ala: “Yedi Düvelin Maşası Olarak Saldıranlar Ne Elde Edeceklerini Sanıyorlar”

    Çanakkale savaşlarında en fazla şehit veren Bursa, zaferin 101. yılında geçen sene Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilen Kireçtepe Jandarma Şehitliği’nde kahraman ecdada vefa için tek yürek oldu. İçişleri Bakanı Efkan Ala, “Yedi düvel bir araya gelmiş, bu kapılardan dönmüşken, o yedi düvelin maşası olarak saldıranlar ne elde edeceklerini sanıyorlar. Buradaki dedelerinden, şehitlerden utanmıyorlar mı? Haya etmiyorlar mı?” dedi.

    Çanakkale Savaşı’nda 6-8 Ağustos 1915’te kahramanca çarpışan ve İngiliz kuvvetlerini Karakol Dağı ve Kireçtepe’de durdurup, grup komutanlığını Mustafa Kemal Atatürk’ün yaptığı Anafartalar Grubu’nun kuzey yanını koruyan Gelibolu ve Bursa Jandarma Taburlarının üç bölüğündeki şehitlerin yer aldığı bölgeye savaş devam ederken 1915’te bugünkü şehitlik yapıldı. Boş mermi kovanlarından yapılan bir anıtın da bulunduğu ve günümüze ulaşan orijinal şehitliklerden biri olan Kireçtepe Şehitliği’ndeki anıt önünde Ulu Önder Atatürk’ün çekilen bir fotoğrafı da önemli bir belge olarak tarihe not olarak düştü. Kahraman ecdada vefa borcunu en iyi şekilde ödemek için harekete geçen Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Garnizon Komutanlığı işbirliğiyle zaferin 100. yılına denk gelen geçtiğimiz yıl şehitliği ecdada yakışır hale getirdi. Çalışmalar kapsamında sismik çalışmayla tespit edilen mezarların yeri ortaya çıkarıldı. Tescilli mevcut şehitlik alanının orijinal hali korunarak, şehitliğin etrafında dairesel olarak gezinti yapılabilecek şekilde yürüyüş yolu yapıldı ve şehitliğin etrafını çevirecek olan duvar limra taşı ile kaplanarak özgün hale getirildi. Mevcut şehitlikte bulunan top mermisi kule anıtın aslına uygun olarak rekonstrüksiyonu yapılarak, gerçeğiyle uyumlu olarak restitüsyonu sağlandı. Yürüyüş yolu Afyonkarahisar’dan getirilen ve her biri 70 kilogram olan bin 100 travertenden, duvarları ise Antalya’dan getirilen taşlardan inşa edilen şehitliğe Miralay Mustafa Kemal’in birliği ziyareti sırasında çekilmiş fotoğrafı da konuldu. Zaferin 100. yılında yaklaşık 5 bin Bursalı’nın katıldığı duygusal bir törenle ziyarete açılan şehitlik, bu yıl yine ziyaretçi akınına uğradı.

    Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Ecdada Saygı’ etkinliği kapsamında 140 otobüsle Bursa’dan yola çıkan 7 binin üzerinde vatandaş, kahraman atalarını bu yıl da gurur, gözyaşı ve dualarla andı. Şehitleri anma törenine Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, İçişleri Bakanı Efkan Ala, Çanakkale Valisi Hamza Erkal, Bursa Garnizon ve Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral Seyfullah Saldık, Bursa’dan gelen ilçe belediye başkanları, sivil toplum kuruluşların temsilcileri ile 7 bine yakın Bursalı katıldı. Tören, İçişleri Bakanı Ala’nın anıta çelenk bırakması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı.

    “VEFA BORCUMUZU ÖDEMEYE ÇALIŞIYORUZ”

    Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, her karışını kanlarıyla suladıkları bu toprakları vatan haline getiren tüm ecdada vefa borçlarını kısmen de olsa ödemeye çalıştıklarını söyledi. Osmanlı devletinin kurucuları Osman ve Orhan Gazi’den Kurtuluş Savaşı ile destan yazan Atatürk’e ve canlarını seve seve bu vatan için feda eden ecdadı saygı ve minnetle andıklarını belirten Başkan Altepe, ecdada olan vefa borcunu ödeyebilmek için tarihi ve kültürel miras yatırımlarına ağırlık verdiklerini söyledi. Balkan coğrafyasında Çanakkale Kireçtepe’ye kadar nerede bir ecdat yadigarı varsa oraya el uzattıklarını kaydeden Altepe, “Kurtuluş Savaşı ile ilgili Bursa’mızdaki 12 şehitlik ile 93 tarihi mezarı ayağa kaldırdık. Dünya tarihinin yeniden yazıldığı, düşman çizmesinin ülkemize girmemesi için, bu ülkenin bağımsız kalması için seve seve ölüme giden bu kahraman ecdadımızı da unutmadık. Bu vatanın her metrekaresi için onlarca şehit verildi. Bu mücadeleye en çok katkı koyan en kritik zamanda cepheden cepheye koşan Bursa ve Gelibolu jandarma taburuyla burada tarih yazıldı. Bizde isimleri tarihimize altın harflerle yazılan bu kahraman ecdadımızın bulunduğu alanı yine ecdadımıza yakışır hale getirdik. Son olarak yol düzenleme çalışmasıyla birlikte yaklaşık 7 milyon liralık bir harcama ile şehitliğimiz ecdada yakışır hale getirildi” diye konuştu.

    “BURSA OSMANLI’NIN DNA’SIDIR”

    İçişleri Bakanı Efkan Ala, şehitliğin ihya edilmesi yönündeki çalışmaları nedeniyle Başkan Altepe başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür etti. Bu tür çalışmaların Bursa’ya çok yakıştığını dile getiren Bakan Ala, “Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı olmak Osmanlı’nın onurunu taşımak, Osmanlı’ya yakışır hizmetler yapmak demektir. Bu bizim vazifemizdir. Biliyorsunuz insanda DNA vardır. Bu DNA küçük bir hücredir ama insanın bütün özelikleri orada kodlanmıştır. Bursa da Osmanlı’nın DNA’sıdır. Osmanlı’da ne varsa Bursa’da o var. Onun için Osmanlı nerede ise Bursa orada. Benim için de ayrıca Bursa gibi bir şehrimizin TBMM’de onurla temsil etme görevi verdiğiniz için ayrı ayrı hürmetlerimi sunuyorum” dedi.

    Çanakkale şehitleri denildiğinde sözün bittiğini, yedi düvelin bir araya gelerek hiçbir şey elde edemeden bu kapıdan döndüğünü dile getiren Bakan Ala, “Yedi düvel bir araya gelmiş, bu kapılardan dönmüşken, o yedi düvelin maşası olarak saldıranlar ne elde edeceklerini sanıyorlar. Buradaki dedelerinden, şehitlerden utanmıyorlar mı? Haya etmiyorlar mı? Bu şehitlerin torunlarının bu ülkeyi şaha kaldırmak için çalışmaları gerekmez mi? Bu aziz hatıraya ihanet edenler hiçbir zaman kazanamayacaklar. Yedi düvele Çanakkale’den haykırıyoruz. Bu Çanakkale ruhu yaşadıkça cihan devleti Osmanlı’nın torunları yine cihanın bütün dünyanın gıpta ile bakacağı başarılara imza atacaktır” diye konuştu.

    Çanakkale Valisi Hamza Erkal da, Türkiye’nin manevi başkenti olan Çanakkale’nin son kale olduğunu belirterek, “Bu kale geçildiği anda tüm ülkenin teslim olduğu, ezanların sustuğu, bayrakların indiği ülke haline gelecektik. Bu nedenle ecdadımız büyük önem verdiler. O zaman Osmanlı bakiyesi olan toprakların her köşesinden insanlarımız gelip burada birlik oldular ve yedi düvele karşı inanılmaz bir zafer kazandılar” dedi.

    Bursa Garnizon ve Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral Seyfullah Saldık ise, Bursa ve Gelibolu Seyyar Jandarma Taburları hakkında bilgi verdi. Seferberlik ilan edildikten sonra bin 100 kişilik Bursa Seyyar Jandarma Taburu’nun Bursa’dan törenlerle Çanakkale cephesine uğurlandığını ifade eden Saldık, “Bursa Seyyar Jandarma Taburu Kireçtepe bölgesine Anafartalar’ın kuzey yan emniyeti için Gelibolu Taburu ile mevzilenmiştir. Bu iki jandarma taburu, 6-7 Ağustos 1915 tarihlerinde son büyük çıkarmayı yapan düşman kuvvetlerine karşı büyük savunma mücadelesi vermiş, düşmanın 10 bin mevcutla yürüdüğü cephede bin 500 mevcutla destansı bir savunma icra etmiştir” dedi.

    Konuşmaların ardından şehitliğe fidan diken protokol üyeleri, daha sonra şehitliğe gezip, mezarlara karanfil bıraktı.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, Küçük Konuklarına Külliye’yi Gezdirerek Birlikte Yemek Yedi

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Münasebeti İle 81 İlden gelen çoçuklarla birlikte öğle yemeği yedi. Erdoğan, konuklarına Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni de gezdirdi.

    Misafiri olan çocuklara makam odası ve kütüphanesini gezdirerek onlara çok kitap okumaları tavsiyesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, çocukların isteği üzerine Mehmet Akif Ersoy’un “Zulmü Alkışlayamam” şiirini okudu. Kabulde, misafirler arasında bulunan görme engelli İrem Fitos, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a piyano çalarak mini bir dinleti sundu. Dinletinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, İrem Fitos’a Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki bazı programlarda piyano çalması teklifinde bulundu.

    Misafirleri arasında bulunan şehit çocuklarıyla ayrı ayrı ilgilenerek kendileri ile sohbet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, çocuklarla birlikte sanal ortamda balık tutma ve futbol oynadı, onlara çocuklara futbol ile ilgili taktikler verdi.

    Eşi Emine Erdoğan’ın da kendisine refakatiyle, çocuklarla birlikte öğle yemeği yiyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kabulün bitiminde çocuklara çeşitli hediyeler takdim etti.

  • Yedi Şube Açtı, Şimdi İse Rotasını İstanbul’a Çevirdi

    İzmir’de bir cafe ve restorantın sahibi olan ve kısa sürede il genelindeki şube sayısını artıran Alişan Yıldız, şimdi de hem İstanbul’da, hemde Ege Bölgesi’ndeki illerde şube açmak için kolları sıvadı.

    İzmir’de iş adamı Alişan Yıldız, yıllar önce açtığı cafe ve restorantı kısa sürede girişimcilik ruhuyla genişletti. Yavaş yavaş İzmir’de altı, Manisa’da bir şube olmak üzere toplam yedi şube birden açan Yıldız, kentte gastronomi alanında sayılı markaların arasında yer aldı. Bisquitte cafe ve restorantın kurucularından olan Alişan Yıldız, 2016 hedefini genişletti. Rotasını İstanbul’a çeviren iş adamı Yıldız, çalışmalara ise başladı. Alişan Yıldız, “Hedef kitlemiz olan 18 – 35 yaş arası genç tüketici grubunun kalbini kazanmayı başardık. Bunda da de tarzımız ve lezzetimizin kalitesinin üst düzeyde olmasına karşılık fiyatlandırma açısından taviz vermediğimiz ulaşılabilirlik politikasının büyük önemi var” dedi.

    İstanbul dışında ilk hedeflerinin Ege Bölgesi’ndeki komşu şehirler olduğuna dikkat çeken Yıldız, “Pınarbaşı’nda şimdi üretimhanemiz olan ilk şubemizi açtığımız günden bu yana emin adımlarla geldiğimiz bu noktayı İstanbul’a taşıyarak çıtayı daha da yükseltme vaktimizin geldiğine inanıyoruz. Bir İzmirli marka olarak İstanbul’da elde edeceğimiz başarının İzmir açısından da oldukça önemli olacağı kanısındayız. Elde ettiğimiz uzmanlık ve markamızın güvenirliği sonucunda Türkiye’nin bir çok yerinden çok sayıda yatırımcı franchise için başvurmuş durumda. Elbette biz franchise ortağımızı seçerken çok ince eleyip sık dokumak zorundayız. Franchise ortaklarımızda ilk aradığımız ise güvenirlik. Diğer bir yandan da Bisquitte müşterilerine sunduğu ürün seçeneği açısından oldukça geniş bir yelpazeye sahip ve ciddi bir operasyon gerektiren bir işletme. Merkezimizle şubelerimiz arasında hızlı bir lojistik trafiği bulunuyor. Bu yüzden İstanbul dışında ilk öncelik verdiğimiz bölge, lojistiğin daha kolay olacağı İzmir’e komşu Ege illeri. Özellikle bizim tarzımızdaki mekanlarda hiç de rastlanmayan yiyecekleri müşterilerimiz bizde bulabilir. Mesela Bisquitte Postmodern Adana. Yiyenlerin hiç de pişman kalmadığı bir lezzet. Bu örnekleri daha da çoğaltabiliriz. 2016 yılında ise sıra tatlarımızı İstanbullular’la buluşturmaya geldi” diye konuştu.

  • (Özel Haber) Elleri Cebinde Bisikletle Polise Yakalandı, Ceza Yedi

    Yalova’da bir bisiklet sürücüsü, trafiği tehlikeye düşürdüğü gerekçesiyle radardan geçtikten sonra polis tarafından durduruldu. Trafik cezası kesilen sürücü, kendisine bir araba sürücüsünün gördüğü muamelenin uygulandığını belirterek, “Trafiği tehlikeye düşürdüğümü hiç düşünmedim” dedi.

    Yalova’da trafik polisleri benzerine az rastlanır bir ceza kesti. Havanın soğuk olması sebebiyle ellerini didonda bırakarak bisiklet kullanan Engin Deniz Özşeker, radara yakalandı. Trafik polisleri tarafından durdurulan Özşeker, cezaya önce itiraz etti. Ardından trafiği tehlikeye düşürdüğü gerekçesi kesilen cezayı kabul etti. Genç bisiklet sürücüsü, bir otomobil sürücüsüne uygulanan muameleyi gördüğünü belirterek, yaşadığı olayı Türkiye’de daha önce görmediğini söyledi.

    “AKLIMA GELDİ, AMA BAŞIMA GELECEĞİNİ DÜŞÜNMEDİM”

    5 senedir hem hobi hem de spor maksadıyla bisiklet kullandığını ifade eden Özşeker, yaşadığı olayı şöyle anlattı:

    “Bulvarın sonunda genelde radar oluyor. Şansıma o gün radar vardı. Ben de hava soğuk olduğu zaman ellerim üşümesin diye ellerimi cebime sokarak bisikleti kullanırım. Ellerimde cebimde giderken radarın yanından geçtim. Aklıma geldi, ama başıma geleceğini düşünmedim. Döndükten sonra ileride polis durdurdu ve ‘Ellerini bıraktığın için ceza keseceğiz’ dediler. İlk başta garip geldi, itiraz ettim. Mantıksız geldi. Sonradan gerekçe olarak yazdıklarını okuyunca, trafiği tehlikeye soktuğumdan dolayı hak verdim ve cezayı kabul ettim. 92 TL ceza kestiler. Ödemesini yaptım.”

    Bisikleti yol kenarlarında kullandıklarını ifade eden Engin Özşeker, “Çünkü yeterli bisiklet yolumuz yok. Belediye başkanımız epey yol yaptı, ama önemli olan yerlerde yok. Mecburen yolun kenarından gidiyoruz. Trafikle arabalarla yan yana gidiyoruz. Aslında biz de trafiğin içindeyiz. Bunu da fark etmelerini isteriz. Motorlu bir taşıtın gördüğü muameleyi gördüm” şeklinde konuştu.