Etiket: Ydü

  • YDÜ’ ye Avrupa’dan birincilik ödülü

    Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Öğretim Üyesi ve Deneysel Sağlık Bilimleri Araştırma Merkezi (DESAM) araştırmacısı Yrd. Doç. Dr. Mahmut Çerkez Ergören, Avrupa Biyoteknoloji Kongresi’nde en iyi sözel sunum ödülü olan Prof. Mariapia Viola-Magni, Avrupa Biyoteknoliji Tematik Ağ Topluluğu (EBTNA) Ödülü’nü kazandı.

    YDÜ Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Hırvatistan’ın Dubrovnik kentinde düzenlenen ve yaklaşık 400 bilim insanı tarafından 90 sözlü bildiri ve 300’e yakın poster bildirisinin sunulduğu, Avrupa Biyoteknoloji kongresinde, Yrd. Doç. Dr. Mahmut Çerkez Ergören’in, “İnsan genomundaki trans ve cis regülasyon kontrolü” başlıklı çalışması ile en iyi sözel sunumla birincilik ödülünü aldığı belirtildi.

    Yrd. Doç. Dr. Ergören, çalışmasında insan genom dinamiklerine, özellikle de insan kromozomlarında mayotik rekombinasyonun kontrolü üzerine odaklandı.

    Toplumlarda ve ailelere özgü genetik varyasyonların tanımlanması çalışıldı

    Çalışmasıyla ilgili bilgiler paylaşan Yrd. Doç. Dr. Ergören, mayotik rekombinasyonun, insan popülasyonlarında genetik çeşitliliğin oluşmasında önemli bir rol oynadığını, toplumlarda ve ailelere özgü genetik varyasyonların tanımlanmasında, rekombinasyon dinamiklerinden faydalandıklarını söyledi.

    İngiltere Leicester Üniversitesi Tıp ve Biyolojik Bilimler Fakültesi Genetik Anabilim Dalı’nda başlattıkları çalışmayı Yakın Doğu Üniversitesi’nde tamamladıklarında belirten Yrd. Doç. Dr. Mahmut Çerkez Ergören, mayotik rekombinasyon ve yaptıkları çalışma ile ilgili şunları anlattı: “İnsanlar arasındaki genetik çeşitlilik iki önemli sürece bağlıdır. Biri kalıcı DNA değişiklikleri olan mutasyonlar ve diğeri ise mayotik rekombinasyon. Mayotik rekombinasyon, insan üreme sistemi hücreleri yumurtanın ve spermin oluşumu sırasında, eş kromozomlar arasında parça değişiklikleri olmaktadır. Bu sayı her bir kromozom için en az birdir. Bu parça değişiklikleri genetik çeşitliliği ve insan genomunun kararsızlığına yani genetik kökenli hastalıkların meydana gelmelerine olanak sağlayabilmektedir. Bizim bu çalışmamızdan önce bilim insanları bu kırılgan bölgelerin varlığını bilinmesine rağmen, neye göre, nasıl kırıldıkları ve toplumlara göre neden farklılık gösterdikleri hakkında bilinen bilgiler çok sınırlı hatta yok denecek kadar azdı. Leicester Üniversitesi Genetik Bölüm’ünden Profesör Sir Alec Jeffreys ve Oxford Universitesi Welcome Trust İnsan Genetiği Enstitüsü Direktörü Profesör Peter Donnelly ile ortak yürüttüğümüz çalışma ile, insan genomunda yer alan özel bir bölgeye ait spesifik DNA dizisinin (cis-regülatör) ve bu DNA kırıklarının DNA üzerinde oluşacak yerlere karar veren en önemli protein PRDM9’un (trans-regülatör) kromozom frekansları ve dağılımları üzerindeki etkisini insan genomu üzerinde inceledik.”

    İnsan genomundaki mutasyon frekansını belirleyen ilk çalışma oldu

    Yapmış oldukları çalışmanın, insan genomundaki parça değişikliği oluşturan bölgelerdeki mutasyon frekansını belirleyen ilk çalışmalardan olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Ergören, “sonuç olarak, çalıştığımız kromozom bölgesinde tanımladığımız tek nükleotid polimorfizminin, genom kararsızlığında tek rolü olduğu bilinen PRDM9’un yanı sıra tanımladığımız özel DNA dizisinin de cis-regülasyon ile kontrolünü gerçekleştiğini gösteren literatürdeki tek bulgudur” dedi.

    “Birincilik ödülünü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne getirmekten mutluyum”

    Yrd. Doç. Dr. Mahmut Çerkez Ergören, başta Yakın Doğu Üniversitesi olmak üzere Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne bu birinciliği getirmesinin onurunu yaşadığını dile getirdi.

    Yrd. Doç. Dr. Ergören, sözlü sunumun makale şeklinin yakın bir zamanda yüksek etki faktörlü Journal of Biotechnology de yayınlanacağını da sözlerine ekledi.

  • Murat Yıldırım, YDÜ öğrencileri ile buluştu

    ‘Kim Milyoner Olmak İster’ adlı yarışma programının sunucusu, ünlü oyuncu Murat Yıldırım konuk olduğu Yakın Doğu Üniversitesi’nde (YDÜ) öğrenciler ile bir araya geldi.

    Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, Yakın Doğu Üniversitesi Büyük Kütüphane Salon 3’te öğrenciler ile buluşan Murat Yıldırım, söyleşi sırasında, çektiği filmlerden, dizilerden ve sunmaya devam ettiği “Kim Milyoner Olmak İster?” yarışması ile ilgili sorulara cevap vererek, yaşamından özel bilgileri paylaştı.

    Söyleşiye eşi İmane El Bani ile katılan Murat Yıldırım, öğrenciler tarafından büyük coşku ve yoğun bir ilgiyle karşılandı.

    Ünlü oyuncu, programındaki yoğunluğa rağmen, birkaç saatliğine bile olsa şartları zorlayarak mutluluk duyarak Yakın Doğu Üniversitesine geldiğini ifade etti.

    Kim Milyoner Olmak İster’ KKTC elemeleri Yakın Doğu Üniversitesinde yapıldı

    Sunmaya devam ettiği “Kim Milyoner Olmak İster?” yarışması hakkında bilgiler de aktaran Murat Yıldırım, yarışmaya Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) halkını da dahil etmek istedikleri için adada bulunduklarını vurguladı.

    Yakın Doğu Üniversitesi’ne ilk kez geldiğini dile getiren Murat Yıldırım, Yakın Doğu Üniversitesini yakından tanıdığını ve üniversitenin yüksek öğretime koyduğu üst düzey katkılardan haberdar olduğunu vurguladı.

    Söyleşi sonunda Yakın Doğu Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, TV Sinema Bölüm Başkanı Doç. Dr. Fevzi Kasap ve Ömer Evre tarafından, Murat Yıldırım’a anı plaketi takdim edildi.

    Öte yandan, dünyaca ünlü yarışma programı ‘Kim Milyoner Olmak İster’ KKTTC elemeleri de Yakın Doğu Üniversitesi’nde gerçekleştirildi

  • YDÜ İlahiyat Fakültesinde “Osmanlı Döneminde Kıbrıs Vakıfları” sempozyumu

    Yakın Doğu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Mehmet Mahfuz Söylemez’in Koordinatörlüğünde “Osmanlı Döneminde Kıbrıs Vakıfları” sempozyumu YDÜ Kütüphanesi Salon 2’de gerçekleştirildi.

    Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden verilen bilgiye göre, “Osmanlı Döneminde Kıbrıs Vakıfları” sempozyumuna Yurt içi ve Yurt Dışından otuza yakın bilim insanının katıldığı belirtildi.

    Sempozyum İlahiyat Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. M.Mahfuz Söylemez’in açılış konuşması ile başladı. Söylemez konuşmasında: “Kıbrıs 1571 tarihinde Osmanlı hakimiyetin geçmiştir. Osmanlı burayı fethettikten sonra Karaman, Niğde, Nevşehir ve Aksaray’dan Müslüman Türkleri getirip yerleştirerek kendi kültür, örf ve ananelerini de hâkim kılmıştır. 1878’de adadan çekilse de burada var olan Müslüman Türkler bu geleneği devam ettirmişlerdir. Osmanlı buraya hakim olduğu ilk dönemden itibaren adada onlarca vakıf kurmuştur. Hayatın her yönünü içine alan bu vakıflar giderek yenilerine alan açmış ve adanın büyük bir kısmı vakıf haline gelmiştir. Bunların bir kısmı hala varlığını korumaktadır. Bu sempozyumu düzenleyerek Osmanlı’nın kurduğu bu medeniyeti bizden sonraki nesillere tanıtmak istedik. Geçen yıl “Osmanlı Dönemin’de Kıbrıs” Uluslararası Sempozyumu düzenlemiş ve bunu da yayınlayarak bütün bilim insanlarının istifadesine sunmuştuk. Bu sempozyum da onun devamı mahiyetindedir. Allah izin verirse önümüzdeki yıl da Osmanlı Dönemi Kıbrıs’ının bir başka tarafını aydınlatmaya çalışacağız. Geçen yıl aldığımız karar gereği giderek bunu bir kongreye dönüştürme niyetindeyiz.” Dedi.

    Söylemez daha sonra kendilerini destekleyen başta Kurucu Rektör Dr. Suat İ. Günsel ile Mütevelli Heyeti Başkanı Doç. Dr. İrfan S. Günsel ve Rekrör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Bektaş’a teşekkür etti.

    Ardından Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Bektaş ise, Kıbrıs’ın bir vakıflar adası olduğuna dikkat çekerek konunun önemine işaret etti ve Sempozyuma katkısı olan herkese teşekkür etti. Üniversite olarak her zaman ilmi ve akademik çalışmalar desteklediklerini söyledi. İlahiyat fakültesinin üstlendiği misyondan övgü ile bahsederek, çalışmalarından dolayı teşekkür etti.

    Sempozyum İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim üyesi Prof. Dr. İdris Bostan’ın açılış konferansıyla başladı. Kıbrıs’ın stratejik konumunu konu alan bu konferans ilgi ile dinlendi. Daha sonra bilim insanları tarafından Kıbrıs’ın fatihlerinden Lala Mustafa Paşa Vakıflarından başlayarak, Fernk Cafer Paşa, Muzaffer Paşa, Kumarizade Hanı, Hala Sultan Vakıfları, Kıbrıs’ta Kurulan Gayri Müslim Vakıfları, T.C. Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivinde bulunan Kıbrıs Vakıflarına İlişkin Bilgiler, Kıbrıs Vakıflarının Mal Varlığının Tespiti ile İlgili Yapılan Çalışmalar, Sultan II. Selim’in Vakfı, Kıbrıs Muhassılı Seyyid Mehmet Efendi Vakfı, Kıbrıs’ta Vakıf Kuranların Sosyal Statülerine Dair Bazı Mülahazalar, Osmanlı Dönemi Kıbrıs Vakıflarının İdari, Sosyal ve Mali Yapıları, 1883 Seager Rapor’una Göre Kıbrıs’ta Osmanlı Vakıfları, Osmanlı Devleti İdaresinde Kıbrıs’ta Komarizade Han’ı Vakfı gibi değişik konularda bildiriler sunuldu.

  • YDÜ “Kozmetik Dermatoloji Çalıştayı” gerçekleştirildi

    Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Hastanesi’nde “Kozmetik Dermatoloji Çalıştayı” gerçekleştirildi

    Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde, gerçekleştirilen Kozmetik Dermatolojik çalıştayı katılımcılar tarafından ilgiyle karşılandı. Çalıştay hakkında bilgiler veren Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Pertevniyal Bodamyalızade, amaçlarının son zamanlarda oldukça popüler hale gelen kozmetik dermatoloji uygulamalarından botulinum toksini (botoks), dolgu ve ameliyatsız olarak gerçekleştirilen organik iplikle yüz germe uygulamaları hakkında toplumun bilgisini arttırmak olduğunu söyledi.

    Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde gerçekleştirilen “Kozmetik Dermatoloji Çalıştayı” teorik dersler ve pratik uygulamalar olmak üzere iki aşamalı olarak gerçekleştirildi. Kozmetik dermatoloji uygulamaları hakkında eğitim, bilgilendirme ve anatomi pratik salonunda kadavra üzerindeki çalışmaların gerçekleştirildiği ilk günün ardından, çalıştayın ikinci gününde Deri ve Zührevi hastalıklar Anabilim Dalı Polikliniği’nde hasta başında uygulamalı çalışma ortamı düzenlendi. Botoks, dolgu ve son zamanların oldukça ilgi gören kozmetik dermatoloji işlemi organik iplikle ameliyatsız yüz germe, çalıştaya katılım için başvuruda bulunan hastalara uygulandı.

    Tüm uygulamaların, Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı uzmanları Yrd. Doç. Dr. Pertevniyal Bodamyalızade, Yrd. Doç. Dr. Didem Mullaaziz, Uzm. Dr. Serap Maden ve Uzm. Dr. Olcay Korkmazel tarafından gerçekleştirildiği çalıştayda katılımcıların uygulama öncesi fotoğrafları çekilerek, dermatolojik hikayeleri alındı. Sonrasında hastanın cilt tipine ve cildinin ihtiyaç duyduğu işleme karar verilen katılımcılara lokal anestezik krem uygulanarak botoks, dolgu ve organik iplerle cilt germe işlemleri gerçekleştirildi.

    Botoks

    Botulinum toksini cl. botulinum bakterisinden elde edilen bir çeşit nörotoksindir. Yüzde, kasların kasılmasına yol açan sinirsel uyarıları bloke ederek etki etmektedir. Yüz kaslarına az miktarda botulinum nörotoksini enjekte edildiğinde kaslarda paralizi denilen gevşeme meydana gelmekte ve kırışıklıklar kaybolmaktadır. Örneğin gülümseme sırasında göz etrafında oluşan “kaz ayağı” görünümü ortadan kaybolmakta ve daha yenilenmiş bir görüntü ortaya çıkmaktadır. Yaşam boyunca güneş, stres, sigara kullanımı, hava kirliliği, menopoz ve yıllar içinde meydana gelen yaşlanma belirtileri gibi pek çok etken ciltteki kırışıklıkları arttırmakta, Botoks tedavisi ile yüzdeki kırışıklıkların giderilerek, daha genç bir görünüm kazanması sağlanmaktadır. Tedavi sonrasında günlük hayata hemen geri dönmeyi mümkün kılan Botoks, vücutta birikim ve bağımlılık yapmayan, kalıcı yan etkisi olmayan biyolojik bir üründür.

    Dolgu

    Dolgu, çeşitli sebepler ile oluşmuş derin kırışıklıkları, hacim ve kontür kaybı olan bölgeleri doldurmak için yapılan bir estetik uygulamadır. İçeriğinde vitaminler ve asitler bulunan dolgunun en önemli maddesi ise dolgu ve kolajen üretimi özelliği taşıyan hyaluronik asittir. Uygulama alanları iki kaş arası, alın bölgesi, kaşlar, dudak ve dudak çevresi, burun kenarları, eller, dekolte, şakaklar ve yüzdeki derin çukurlardır.

    Organik İplikle Ameliyatsız Cilt Germe Uygulaması (Örümcek Ağı Estetiği)

    Son yıllarda geliştirilen ve Avrupa’da sıkça kullanılan yeni bir cilt germe (lifting), canlandırma ve form kazandırma yöntemidir. İnsan dokusuna uyumlu olan, özel üretilen iplerin ince bir iğne yardımı ile cilt altına yerleştirilmesine dayanan bir uygulamadır. Ayrıca bu yöntemin cilt kalitesini arttırdığı ve bir anlamda hücre yenilenmesi etkisi de gösterdiği tespit edilmiştir. Kadın-erkek tüm hastalarda güvenle uygulanabilir. Tüm vücutta kullanılabilen, uygulandığı bölgede hızlı bir toparlanma etkisi gösteren, lokal anestezi altında uygulanan ve hasta sosyal hayatından uzaklaştırmadan tedavi olanağı sunan bir yöntemdir. Organik ipliklerin vücutta birçok uygulama alanı bulunmaktadır. Yüzde; özellikle yanak, kaş ve göz kapağı sarkmasında, alın germede, bozulmuş çene çizgisinin düzeltilmesinde, dudak çevresinde oluşan form kayıplarında, alt göz kapağı çevresindeki kırışıklıklarda, kaş kaldırmada, gıdının belirgin hale geldiği durumlarda ve boyun germede kullanılabilir. Vücutta ise sarkmış kol altları, bacak içleri ve karın bölgesindeki cildi sağlamlaştırmak ve sıkılaştırmak için kullanılır.

  • YDÜ Tıp Fakültesi Mezunu Dr. Elif Deliceo, Türkiye’de yılın doktoru seçildi

    Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tam burslu olarak eğitime başlayan ve 2016 yılında mezun olarak Muş ilinde 112 Komuta Kontrol Merkezi doktoru olarak mesleki hayatına başlayan Dr. Elif Deliceo’un Türkiye’de yılın doktoru seçildiği bildirildi.

    Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Dr. Elif Deliceo’nun, Muş ili 112 Ambulans ve Acil Sağlık Hizmetleri’nde göstermiş olduğu üstün çalışma başarısı, iş disiplini ve mesleki etik duyarlılığı sayesinde Sağlık Bakanlığı tarafından Yılın Doktoru ödülüne layık görüldüğü kaydedildi.

    Ödülünü Sağlık Bakanı’nın elinden aldı

    Yılın doktoru seçilen Dr. Elif Deliceo’nun, Türkiye Cumhurbaşkanlığı tarafından 14 Mart’ta Ankara Rixos Otel’de düzenlenen resepsiyonla Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın elinden ödülünü aldığı belirtildi.

    Dr. Elif Deliceo: “Doktorluk mesleğinin kapılarını açan Yakın Doğu Üniversitesi mezunu olarak gururluyum”

    Yılın doktoru ödülüne layık görülen Dr. Elif Deliceo duygularını paylaşarak, küçüklük hayali olan doktorluk mesleğine başlamasından 6 ay sonra aldığı ödülle mutlu olduğunu ve kendisine doktorluk mesleği kapılarını açan bir Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olmaktan gurur duyduğunu söyledi.

    Saygın ve sağlam akademik kadrosu yanında dil eğitiminin İngilizce olmasından dolayı Yakın Doğu Üniversitesini tercih ettiğini belirten Dr. Deliceo, eğitim hayatı boyunca hocalarının desteği ile projelere katıldığını, yurtdışında stajlar ayarladığını ve kongrelere gittiğini söyledi.

    Mezuniyetine kadar Prof Dr. Nedime Serakıncı’nın kendisine akıl hocalığı yaptığını dile getiren Dr. Deliceo, “Eğitimim ve meslek hayatım boyunca her zaman hocalarımın bizlere öğrettiği insani ve tıbbi ahlakı uygulamaya çalıştım. Tıp fakültesinden başarı ile mezun olduktan sonra mecburi hizmetim için gittiğim Muş’ta da aynı değerleri uyguladım. Çalışmaya başladıktan 6 ay sonra Yılın Doktoru seçildiğimi öğrenince çok mutlu oldum, çok gururlandım” dedi.

    “Beni yılın doktoru yapan eğitimim için üniversiteme hocalarıma teşekkürü bir borç bilirim” diyen Dr. Elif Deliceo, henüz mezun olmamış ve halen fakültede eğitimlerine devam eden meslektaşlarına da kendilerine güvenmelerini tavsiye ederek sözlerini tamamladı.

    Muş, 112 Komuta Kontrol Merkezi’nde Doktor

    Şu an Muş ilinde mecburi hizmetine devam eden Dr. Elif Deliceo, Komuta Kontrol Merkezi’nde, tüm ilin ambulans ve ekiplerini yönlendirmek ve kontrol etmek, il içi ve il dışı hastaneler arası sevkleri organize etmek, ambulans talep eden vatandaşların tıbbi açıdan ambulansa ihtiyaçlarının olup olmadığına karar vermek, ambulans ihtiyacı yoksa hastaya gerekli öneri ve tavsiyelerde bulunmak, kötü hava koşullarından dolayı ulaşılamayan hastaların gerekirse hava ambulansı ile taşınmasını sağlama görevlerini yürütüyor.