Etiket: Yazmayı

  • Yazmayı öğreten öğretmenine kitabını imzaladı

    Eğitimci, yazar ve iletişim uzmanı Dr. Şaban Kızıldağ, ’Mazeret Yok’ isimli kitabının imza günü dolayısıyla geldiği Eskişehir’de ilkokul öğretmenlerinin sürpriz ziyaretiyle karşılaştı.

    Tüm Fuarcılık Yapım AŞ (TÜYAP) tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği ve Eskişehir Ticaret Odası işbirliğiyle düzenlenen Eskişehir Kitap Fuarı’nda duygusal anlar yaşandı. Fuar kapsamında düzenlenen imza gününde sevenleri ile bir araya gelen eğitimci ve yazar Dr. Şaban Kızıldağ’ı öğretmenleri de ziyaret etti. Aralarında kendisine okuma yazmayı öğreten ilkokul öğretmeni Hatice Ayla Öner’in de olduğu öğretmenlerine yazdığı kitabı imzalayarak hediye eden Dr. Şaban Kızıldağ, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Öğretmenler ise öğrencilerini seneler sonra imza gününde görmenin gururunu yaşarken birçok anılarını da tazelediler.

    “İstanbul’da olan kitap fuarından daha yoğun olduğunu gözledim”

    Birçok kamu kurumu ve özel sektör çalışanlarına eğitim veren; “Mazeret yok” sloganıyla bugüne kadar 2 milyon insana ulaşan Dr. Şaban Kızıldağ, imza gününde yaptığı açıklamada, “TÜYAP’ın Eskişehir’de düzenlediği 1’inci kitap fuarı, bence çok geç kalmış bir uygulama ve etkinlik. Çünkü bugün salona girmek için geldiğimizde yaklaşık 1 saat 10 dakika araba yoğunluğundan içeri giremedik. Bu belki fuarın son günü olması sebebiyle yaşadığımız bir olay olabilir ama Eskişehir’in kültüre, sanata ve kitaba olan ilgisi, potansiyeli çok fazla. Fazlasıyla değer veriyor. Onu gördük. Ondan dolayı inanılmaz mutluyum. İstanbul’da olan kitap fuarından daha yoğun olduğunu gözledim. Çok mutlu oldum” ifadelerini kullandı.

    “Ben geleceğinin çok güzel olacağını biliyordum”

    Öğrencisi Dr. Şaban Kızıldağ’ı imza gününde ziyaret eden ilkokul öğretmeni Hatice Ayla Öner ise, Kızıldağ’ın çok yönlü ve yetenekli olduğunu söyleyerek, “Şaban çok yönlü bir öğrenciydi. Çok yetenekliydi. Ben geleceğinin çok güzel olacağını biliyordum. Tiyatro yeteneği de var. Hatta ben tiyatrocu olacağını düşünüyordum” dedi. Edebiyat öğretmeni Hayrullah Özmen ve tarih öğretmeni Hüseyin Durak ise öğrencileri Dr. Şaban Kızıldağ ile olan okul anılarını tekrar anarak desteklerini ifade ettiler.

  • Haber ve basın bülteni yazmayı öğrendiler

    Adana Valiliği İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü ile Çukurova Gazeteciler Cemiyeti iş birliğinde hazırlanan ve açılışını Vali Mahmut Demirtaş’ın yaptığı “Haber ve Basın Bülteni Yazma, Etkili Fotoğraf ve Kamera Çekme Teknikleri ve Sosyal Medya Haberciliği Uygulamalı Eğitimi”, alanında uzman akademisyenlerin verdiği teorik ve uygulamalı eğitimlerin ardından sona erdi.

    Çukurova Kalkınma Ajansı’nda iki gün boyunca devam eden eğitimin ilk gününde Gazi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Alemdar Yalçın tarafından ‘’Algı Yönetimi’’ konulu eğitim sunumu gerçekleştirildi.

    Adana Valiliği, kaymakamlıklar, belediyeler, bölge müdürlükleri ve il müdürlüklerinin basın işlerini yürüten personeli ile Çukurova Gazeteciler Cemiyeti üyesi gazetecilerin katıldığı eğitimin ikinci gününde ise Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Araştırma Görevlisi Dr. F. Bilge Narin Sosyal Medya Kullanımı, Marmara Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Osman Ürper Etkili Fotoğraf ve Kamera Çekimleri, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Muzaffer Şahin Haber ve Basın Bülteni Yazma konularında uygulamalı eğitimler verdi.

    Teknoloji çağına uyum sağlamak, basın yayın alanında yeni teknikleri öğrenmek, bu alanda mesleki becerileri geliştirmek, ilgili kurumların ve personelin kapasitesini arttırmak ve bu sayede topluma en hızlı, en etkili, en kaliteli basın yayın hizmetleri sunabilmek amacıyla gerçekleştirilen ve yoğun ilgi gören eğitim, İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Kamil Eskimez ve Çukurova Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cafer Esendemir tarafından katılımcılara katılım belgelerinin verilmesinin ardından sona erdi.

  • TOBB ve Turkcell desteğiyle kod yazmayı öğrendiler, şimdi projeleriyle yarışıyorlar

    TOBB, Turkcell ve TOBB Kadın Girişimciler Kurulu işbirliğinde hayata geçirilen ‘Geleceği Yazan Kadınlar’ projesinde sona geliniyor. Kod yazma eğitimlerinin ardından genç kadınlar, yazılım projelerini jüriye sundular. Yaklaşık bin 400 başvuruyla başlayan süreç, il finalleriyle devam etti. Kadınların yazılım çağında geri kalmaması ve mobil teknolojileri tanıyıp girişimcilikte bir adım öne geçebilmeleri amacıyla 18 ilde sürdürülen eğitimler sonrası 48 başarılı proje, yarı finale katılmaya hak kazandı. Yazılımın sultanları ‘Geleceği Yazan Kadınlar’, 23 Ekim’de İstanbul’daki büyük finalde yarışacaklar.

    Çağın yeni anadili kabul edilen yazılım ve kod yazma seferberliği, Turkcell, TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği) ve TOBB Kadın Girişimciler Kurulu işbirliğinde devam ediyor. Yazılım çağı, Endüstri 4.0 ve teknolojiden geri kalmak istemeyen kadın girişimcilere yönelik başlatılan ‘Geleceği Yazan Kadınlar’ projesinde sona yaklaşılıyor. Geleceği Yazan Kadınlar il finalleri kapsamında 18 ilde, toplam 203 proje ile 319 kadın yarıştı. 48 başarılı proje yarı finale katılmaya hak kazandı.

    İşte ‘Geleceği Yazacak Kadınlar’ın projeleri:

    Her biri birbirinden değerli 48 proje arasında sağlıktan turizme, sosyal hizmetlerden iş yönetimine, finanstan eğitim ve güvenliğe birçok yaratıcı fikir yer alıyor. Kan bağışı, engellilerin hayatını kolaylaştıran projeler, ev hanımlarının ekonomiye katılmasını sağlayan uygulamalar, sağlık projeleri, restoran ve kafelerde rezervasyon sürecini kolaylaştıran uygulamalar ve daha niceleri Tüm bunların yanında eğitim, medya ve spor gibi daha bir çok alanda uygulamalar yarı final için kadınların ellerinden çıkıyor.

    Kazanan Silikon Vadisi’ne gidiyor

    Geleceği Yazan Kadınlar projesi için İstanbul, Ankara, İzmir, Şanlıurfa, Gaziantep, Trabzon, Kayseri, Antalya, Denizli, Van, Adana, Eskişehir, Erzurum, Sivas, Karabük, Diyarbakır, Aydın ve Samsun’da yüz yüze ve online olarak kod yazma eğitimleri gerçekleştirildi. Kadınlar daha sonra, Turkcell’in teknik danışmanlığında ve TOBB Kadın Girişimciler Kurulu üyelerinin mentorluğunda projelerini üretti. Katılımcılar eğitim aldıkları illerde projelerini sundu ve her ilin birincileri belirlendi. Finalistler; 23 Ekim’de İstanbul’da TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, Turkcell CEO’su Kaan Terzioğlu,TOBB Kadın Girişimciler Kurul Başkanı Evrim Aras ve TOBB Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Ali Sabancı’nın da olduğu büyük jüriye sunum yapacak. Kazanan proje ticarileşme aşamasında desteklenecek. Bunun yanı sıra büyük finalde kazananlar Silikon Vadisi’ne gezi hakkı kazanacak. Ayrıca, kendi İllerinde de teknoparklarda, katılımcı öğrenciyse staj hakkı, değilse istihdam ya da kuluçka merkezinden faydalanma hakkı kazanacak. Yarışmada beğeni toplayan iyi fikirler ise Turkcell Arıkovanı’nda fonlamaya açılacak.

  • Kağıda yazmayı öğrenmeden suya çizmeyi öğreniyorlar…(ÖZEL HABER)

    Balıkesir’in Edremit ilçesinde, akranları daha kağıda yazı yazmakta zorlanan küçük çocuklar, aldıkları eğitimle suyun üzerine resim yapıyor.

    Özel bir kreşte eğitim alan çocuklar, haftanın belli günlerinde ebru sanatçısı Zülküf Bozbek nezaretinde ebru yapıyor. Tekne başına geçen çocuklar, at kılı fırçalar ve taraklar ile suyun üzerinde desenler oluşturup, daha sonra bunları kağıda aktarıyor. Akranları kağıda yazı yazmakta zorlanırken, 4-6 yaş grubu bu çocuklar suyun üzerine resim çizip, tarihi bir Türk sanatını icra ediyor.

    Zülküf Bozbek, “Çocuklarımıza sanatı sevdirmek istiyoruz. İdarecilerimiz ile iş birliği yaptık. Güzel bir atelyö oldu. Haftada bir gün gelip farklı sınıflardaki öğrencilerimize ebru sanatını öğretiyoruz. Onların bu sanatı sevmeleri için bir adım attık. Bu çalışmalarımız önümüzdeki dönemde de devam edecek. Onlarda bunu severek yapıyorlar. Bende kendi adıma çocuklarla çalışmaktan keyif alıyorum” dedi.

    Cici Melekler Kreşi Müdürü Melek Tunçer ise, “Bu proje Zülküf beyin sanat aşkından ve bizim sanata verdiğimiz değerden doğdu. Çocuklarımızı bu tarz çalışmalarla buluşturarak, sanatla haşır neşir olmalarını sağlıyoruz. Güzel çalışmalar oluyor. Çocuklarımızın çok hoşuna gidiyor” diye konuştu.

  • ’F’ Klavye Yazmayı Hızlandırıyor

    Feyza Eğitim Kurumları Genel Müdürü Nilüfer Sivri, ’F’ klavyede, Türkçe’de en sık kullanılan harflerin, en güçlü ve işlek parmaklara denk geldiğini belirterek, ’F’ klavyenin 10 parmak metoduyla kullanılması halinde hızın 4-5 kat arttığını söyledi.

    Sivri, yaptığı açıklamada, Türkiye’de, ’Q’ klavyenin yerini ’F’ klavye aldığını ve bunun da haklı sebepleri bulunduğunu belirtti. ’Q’ klavyede, güçlü ve işlek parmaklara en çok kullanılan harflerin isabet etmediğini belirten Sivri, “Q klavye olarak bilinen tuş dizilimi aslında daktilonun icat edildiği günden beri değişmemiştir. Neden bu şekilde dizildiği konusunda çeşitli söylentiler mevcut. Bunların içerisinde en yaygın olanı, yazı makinesinin mucidi olan Christopher Latham Sholes, 1867’de cihazın patentini almış ve ilk çalışan örnekleri ortaya koyduğu sırada cihazın tasarımının neden olduğu mekanik bir sorunla karşılaşmış. İcat ettiği bu makinenin harfleri kağıda basmak üzere kullandığı mekanik harf kolları, kapalı bir kutunun içinde yer almaktadır. 2 kol birden kağıda doğru havalandığında kağıdın içeride sıkışmasına neden olmuş. Christopher de bu sorunun çözümü için, yazarın yazım hızını yavaşlatmak üzere harflerin yerlerini olabildiğince karıştırarak en çok kullanılan harfleri elin en zor ulaşabileceği yerlere yerleştirmeyi uygun görmüş. Ve ’Q’ klavye adını verdiğimiz harf dizilimi ortaya çıkmış. Aslında bir nevi daktilonun hızlı yazmaya karşılık fazla bozulmasından dolayı, yavaş yazmaya zorlama amacıyla ortaya çıkmış. Aslında ’Q’ klavye İngilizce de dahil neredeyse hiçbir dil için faydalı değil. Her dile ayrı olarak klavye üretilmesine karşılık yaygın olarak kullanılanı yine ’Q’ klavyedir. Halen piyasada bizlere ’uluslararası klavye’ diye tanıtılıyor” diye konuştu.

    TÜRKÇE’YE EN UYGUN ’F’ KLAVYE

    Türkçe’ye en uygun olan klavyenin ’F’ klavye olduğunu belirten Nilüfer Sivri, şöyle devam etti:

    “F klavye, Türkçe için geliştirilmiştir bir klavye çeşididir. Okunuş olarak ’Ef’ diye tabir etsek de aslında doğru okunuşu ’Fe’ klavyedir. ’Q’ klavyenin aksine ’F’ klavye daktilolarda kolay, hızlı ve hatasız yazmak amacıyla, Türkçe’de çok sık kullanılan seslerin karşılığı olan harfler ’F’’klavyede kolay ulaşılabilecek yerde, harflerin kullanılma oranları, hece ve söz yapısı, parmakların kullanılabilir kuvvetleri ve işlevsellikleri göz önünde bulundurularak üretilmiştir. Bu bakımdan ’F’ klavye ’Q’ klavyeden daha üstün. ’F’ klavye, 10 parmak metoduyla kullanıldığında hız 4-5 kat artıyor.”

    MİLLİ KLAVYEDE YASAL SÜREÇ

    Nilüfer Sivri, Türkiye’deki tüm daktilo makinelerinin Milli Klavye’ye dönüştürülmesi sürecinin, 1963 yılında Gümrükler Kanunu’na eklenmesi ve 1974 yılında Türk Standartları Enstitüsü tarafından zorunlu standart olarak onanmasıyla devam ettiğini söyledi.

    Yapılan bir çalışmada, yaklaşık 30 bin Türkçe sözün ölçü alındığını belirten Sivri, değerlendirme sonucunda, çok kullanılan birkaç harflerden a harfi 26 bin 323, e harfi 16 bin 308, k harfi 13 bin 542, i harfi 13 bin 384 kez, m harfi 11 bin 263, l harfi 10 bin 496, t harfi 9 bin 669, r harfinin ise 8 bin 698 kez kullanıldığını vurguladı.

    Nilüfer Sivri, şunları kaydetti:

    “Yine, klavyede yazım hızının ölçüldüğü dünya genelindeki yarışmalara 1965 yılından beri katılan Türk milli klavye takımı, bu tarihten itibaren 67 dünya şampiyonluğu kazanırken, 30’un üzerinde rekor kırıp adından ’uçan parmaklar’ olarak söz ettirmiştir. Yarışmalara ’Q’ klavye ile katılan Amerika ve İngiltere’nin hiç şampiyonluğunun olmaması da ’Q’ klavyenin hızlı yazı yazmaya uygun olmadığını gösteriyor. ’F’ klavyenin icat edilmesinden bu yana en parlak dönemini yaşatıyoruz. Biz Adana olarak 2015 Dünya Olimpiyatları’nda Dünya 9’uncusu ve 2015 Türkiye Şampiyonası’nda Türkiye 3’üncüsü olduk. Bu bizim doğru yolda olduğumuzu gösteriyor.”