Etiket: Yazın

  • Uzmanından “Yazın lazer yaptırmayın” uyarısı

    Yaz aylarında istenmeyen tüylerden kurtulmak için lazer epilasyonun yapılmaması gerektiğini belirten Medikal ve Estetik Doktoru Sedef Önde, aksi takdirde deride kalıcı lekeler oluşabileceğine işaret etti.

    Havaların ısınması ve yazın gelmesiyle birlikte istenmeyen tüylerden kurtulmak için lazer epilasyonu tercih edenlere uyarılarda bulunan Diet-Time Kliniği Medikal Estetik Doktoru Sedef Önde, “Lazer epilasyon uygulamasından sonra güneşe çıkılırsa deride kalıcı lekeler oluşabilir. Bu nedenle yaz aylarında lazer epilasyon yapılmaması gerekir. Yaz mevsimini istenmeyen tüylerinden kurtulmuş olarak rahat geçirmeyi hayal edenlerin, lazer epilasyon yaptırmaya kış aylarında başlaması uygun olacaktır. Çünkü tam sonuç alabilmek için birkaç seansa ihtiyaç duyulmaktadır. Ancak, koltuk altı ve genital bölge gibi güneş görmeyecek vücut bölgelerine yazın da olsa lazer epilasyon uygulanmasında bir sakınca yoktur” dedi. Yaz biter bitmez lazerde yoğunluk yaşanacağını belirten Önde, şimdiden yaz sonu için rezervasyon yapmalarının uygun olacağını ifade etti.

  • Yazın gelmesiyle tatile çıkacak olanlar için inovatif güvenlik sistemleri

    Hırsızı mekana girmeden kapıda durduran alarm kilidi, anahtarı kapıda unutunca ve kilit kırılmaya çalışıldığında alarm veren ’duo’ ve Yeni Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartlarıyla açılan kilit sistemleri 40’ıncı Yapı Fuarı’nda sergileniyor.

    Kale Kilit, hırsızı mekana girmeden kapıda durduran Kale Alarm Kilidi (KASK), anahtarı kapıda unutunca ve kilit kırılmaya çalışıldığında alarm veren Kale DUO ve Yeni Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartlarıyla açılan kilit sistemleri ile Yapı, İnşaat Malzemeleri ve Teknolojileri Fuarı’nda ziyaretçilerin karşısına çıktı. Fuarda sergilenen yeni inovatif kilit sistemleri hırsızlara göz açtırmayacak cinsten. Kale Kilit Ürün Geliştirme Sorumlusu Hrant Arzuman, geliştirdikleri ve yerli olan kilit sistemleri hakkında bilgiler verdi.

    Firma olarak nesnelerin interneti üzerinde yoğun olarak çalışmalarımız sürmekte diyen Hrant Arzuman, ’’Yeni çıkarttığımız ürünleri nesnelerin interneti ile kilitlerimizi ve alarm sistemlerimizi elektronik sistemlerle buluşturuyoruz. Birbirleriyle konuşabilir hale getiriyoruz. En önemli unsurlarımızdan bir tanesi mobil anahtar uygulamalarımız. Mobil anahtar uygulamalarımızla kullanıcılar sahip oldukları bütün kilitlerini kontrol edebiliyor. Kullanıcılar bu mobil uygulama ile anahtarlarının tüm kayıtlarını inceleyebiliyorlar.Yakın zamanda tamamen Türk mühendisleri tarafından geliştirilen yeni ürünlerimizi de müşterilerimize sunmaya devam edeceğiz’’ dedi.

    ’’Hırsız kapıdayken alarm veriyor’’

    Güvenlik alanında ciddi geliştirmeler yaptıklarını ifade eden Arzuman, ’’KASK alarm kilidi bunlardan biri. Ürünümüzün en büyük özelliği şöyle; genellikle hırsızlar eve girdikten 15-20 saniye sonra alarm tarafından fark edilmekte. KASK sistemimiz ise hırsız henüz kapıdayken, kapıda müdahale yaparken, hırsız sistem fark ediyor ve direkt alarm merkezine uyarı vererek acil önlemler almamızı sağlıyor. Sistem nesnelerin interneti ile merkezimizle görüşebiliyor. Kapıdaki silindir, merkez sistemle görüşebiliyor. Bu sitemi Türk mühendislerimizle geliştirdik. Testlerimiz kendimiz yaptık. Üretimini de Türkiye’de kendi fabrikamızda yapıyoruz.

    Kapının üzerinde anahtar unutulmasını engelliyor

    Kapının üzerinde anahtar unutulmasını engelleyen ürün hakkında da bilgi veren Arzuman, ’’DUO ürünümüz alarm sistemi olmayan kullanıcılarımız için geliştirdiğimiz bir ürün. Bu ürün kapının dış kısmında anahtarın kilidin üzerinde unutulduğunda kullanıcıyı 8 saniye içerisinde sesli olarak uyarır. Ayrıca kilidin art niyetli kişiler tarafından kırıldığı durumlarda da yine kullanıcıyı sesli olarak uyararak olumsuz durumların yaşanmasının önüne geçilmesini sağlar’’ dedi.

    Yeni Kimlik Kartlarıyla açılan kilit sistemi

    Dağıtılmaya başlanan Yeni Kimlik Kartları ile açılabilen kilit sistemi hakkında bilgi veren Arzuman, ’’Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartları yenileniyor ve çipli hale geliyor. Bizde buradaki yüksek güvenlikten faydalanarak yine yüksek güvenlikle açılan kilitler tasarladık. Bu kilitlerimiz T.C. Kimlik Kartlarıyla açılabiliyor’’açıklamasında bulundu.

  • Yazın son günlerinde de etkisini sürdüren sıcak havaya dikkat

    Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) Öğretim Görevlisi Hakan Avan, yazın son günlerinde de bunaltıcı sıcak havaların etkili olduğunu belirterek, sıcak çarpmalarına karşı uyardı.

    Hakan Avan, yaz mevsiminin son günlerinde etkili olan sıcak havalarda sıcak çarpmalarına karşı dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. Avan, sıcak çarpmasını çevre sıcaklığının aşırı yükselmesi ile vücut ısısının düzenlenememesi sonucu ortaya çıktığını belirterek, organizmada önemli değişikliklere yol açan bir durum olduğunu ifade etti. Sıcak çarpmalarının hücrelerde önemli hasarlar meydana getirebileceğini anlatan Avan, “Vücut sıcaklığının tehlikeli bir şekilde 40 drece ve üzerine çıkması, beyin hücreleri ve damarlar başta olmak üzere hücrelerde hasara neden olabilir. Bu nedenle tedavi ivedilikle yapılmalıdır. Acil tedavi edilmeyen durumlarda şok gelişmesine, solunumun durmasına neden olabilir. Bu tür durumlar ise ölümle sonuçlanabilir” dedi.

    Sıcak çarpmasında özel bir risk grubunun bulunmadığını vurgulayan Avan, “Yaşlı, çocuk, kronik hastalığı olanlar (diyabet, kanser, kalp yetmezliği vb.), böbrek hastaları, psikolojik rahatsızlığı olanlar, çok zayıf ya da kilolu olanlar özellikle sıcak havalarda dışarı çıkmamaları, çıkıyorlarsa da kendilerini koruyucu tedbirler almaları gerekmektedir. Sıcak çarpmasından korunmak için güneş ışınlarının dik olduğu durumlarda mümkün olduğunca dışarı çıkılmamalıdır. Güneş ışığından koruyacak şapka, şemsiye ve güneş gözlüğü gibi aksesuarlar kullanılmalı, açık renkli, terletmeyen ve hafif kıyafetler giyilmelidir. Bol miktarda sıvı tüketilmesine, ve beslenmeye ve ilaç kullanımlarına dikkat edilmelidir. Sıcak çarpmasının aşırı terleme ve tuz kaybı sonucu kas krampları, bulantı, kusma, vücut sıcaklığının 40 derece ve üzerine çıkması, baş ağrısı, baş dönmesi, halsizlik, yorgunluk, iştahsızlık, anksiyete, halüsinasyon, davranış bozukluğu, sinirlilik, hızlı ve zayıf nabız, hızlı ve yüzeysel solunum gibi belirtileri görülebilir. Sıcak çarpmasında, kazazede serin gölge ve havadar bir yere alınır, fazla giysileri çıkarılır, sırt üstü yatırılarak kol ve bacaklar yükseltilir. Bilinç kontrol edilir ve eğer bilinçsiz ise derhal 112 aranmalıdır. Kazazedeye çok soğuk olmayan musluk suyu ile duş aldırmalı, koltuk altı ve kasıklarına soğuk suyla ıslatılmış havlu veya bezler konulmalıdır. Vücudun bütün bölgelerine koyacağınız ıslak ve soğuk bezler ile vücut ısısı düşürülmeye çalışılır. Bu uygulamalara rağmen vücut ısısı düşmüyorsa, su dolu plastik poşetin içine buz ilave edilmeli ve vücut bölgelerine yerleştirilerek devam edilmelidir. Kesinlikle buz kütleleri kazazedeye direkt temas edecek şekilde uygulanmamalıdır. Kazazedenin vücut ısısının düşürülmesinde dikkatli olmak acele etmemek gerekmektedir. Isı saatte 1-1,5 derece olacak şekilde yavaş yavaş düşürülmelidir. Vücut ısısı 38,5°C olduğu zaman soğuk uygulamaya ara verilmelidir” ifadelerine yer verdi.

  • Yazın artan sıvı kaybını önlemenin yolları

    Terleme nedeniyle su kaybının daha fazla arttığı yaz mevsiminde günde en az 2 litre su tüketilmesi gerektiği bildirildi.

    Acıbadem Adana Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Gizem Akgül, yaz aylarında sıvı tüketimini artırmanın yollarını anlattı.

    Yaz aylarını serin tatil beldelerinde veya klimalı ortamlarda geçiren kişilerin, yaşadıkları serinlik hissi nedeniyle susuzluk hissetmeyebildiğini belirten Dyt. Gizem Akgül, “Bu yanılsama kişinin sıvı kaybettiği gerçeğini değiştirmiyor. Vücudun kaybettiği su kendini halsizlik hissi ile gösteriyor; ayrıca kişiyi gergin ve sinirli yapıyor, sebep olduğu cilt kuruluğu ile de erken yaşlanmaya yol açıyor. Bu nedenle özellikle yaz aylarında sıvı almak için susamayı beklemek kesinlikle önerilmiyor” dedi.

    Özellikle kronik rahatsızlığı olan bireylerin ve kalp damar rahatsızlığı olan hastalarının düzenli sıvı tüketimine önem vermeleri gerektiğinin belirten Dyt. Akgül, yetersiz sıvı tüketimi sonucunda tansiyon hastalarında tansiyon yükselmesine bağlı sıkıntıların görülebileceğini anlatıyor. Kişinin tükettiği suyun yeterli olup olmadığı ise idrar renginden anlaşılabiliyor. İdrar renginin koyu sarı olması, vücudun yeterli sıvıyı almadığını gösteriyor.

    Spor yapanlar bol su tüketmeli

    Yetersiz su tüketiminin metabolizmanın yavaşlamasına ve sindirim enzimlerinin aktivitelerini yeterince gerçekleştirememesi sonucu kilo artışı ile sindirim sistemi rahatsızlıklarına da neden olabileceğini anlatan Dyt. Gizem Akgül, spor yapan kişilerin su tüketimi hakkında şunları kaydetti:

    “Kasların büyük bir kısmının sudan oluşması ve egzersiz sırasında terlemeyle birlikte su kaybının artması kişilerin sıvı ihtiyacını daha da artırıyor.Yetersiz su tüketimi bu gibi durumlarda performansın düşmesine de neden oluyor. Bu nedenle spor yapan kişilerin su tüketimine dikkat etmesi gerekiyor.”

    Sıvı tüketimini artırmak için tüyolar

    Yazın artan sıvı kaybının önlenebileceğini söyleyen Dyt. Gizem Akgül, sıvı tüketimini artırmanın yollarını anlattı:

    “Güne dinç başlamak için sabah uyandığınızda 1 bardak su için.Sıvı ihtiyacını en iyi karşılayan suyun yerini tutacak başka bir içecek yoktur. Bu nedenle günde en az 2 litre su tüketin. Tüketilen suyun metabolizmaya daha kolay karışması ve bağırsakların daha düzenli çalışmasını sağlaması için öğün aralarında da su içmeye özen gösterin. Çay, kahve, kola gibi kafeinli içecekler idrar söktürücü özellik taşıyarak suyun vücuttan daha kolay atılmasına neden olarak sıvı kaybını hızlandırır. Bu nedenle farklı sıvılar tüketilmek istendiğinde soğuk olarak tüketilebilecek meyve çaylarını veya sıvı kaybı ile birlikte kaybedilen minerallerin de yerine koyulmasına yardımcı olan ayran ve mineralli su karışımı tercih edin. Her çay-kahve tüketiminiz sonrasında 1 bardak su içmeyi ihmal etmeyin. Tokluk hissi vererek daha küçük porsiyonlarla doymayı sağlaması ve kilo kontrolüne yardımcı olması için yemeklerden 10 dakika önce 1 bardak su için. Suyu tat açısından zenginleştirmek için içerisine nane, tarçın, karanfil gibi aromalı bitkiler veya meyve parçacıkları ekleyin. Gün içerisinde içeceğiniz su miktarını belirleyip buzdolabına koyun. Bu şekilde günlük su tüketim miktarınızı gözlemleyin.”

  • (Özel Haber) Erciyes kışın beyaz, yazın yeşil gelinlik giyecek

    Erciyes A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Cahit Cıngı, Erciyes Dağı’nda taşların kırılarak arazinin tarıma elverişli hale getirildiğini ve çimlendirme çalışmalarına başladıklarını belirterek, “Gelecek nesillere daha yeşil bir Erciyes bırakacağız” dedi.

    “Erciyes Kayak ve Yaz Turizm Merkezi’nde 4 mevsim bizim çalışmalarımız devam ediyor” diyen Erciyes A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Cahit Cıngı, “Erciyes’in genel itibariyle önemli olan spor dalı kayak. Kışın Erciyes dünya çapında bir kayak merkezi haline geldi ve yüz binlerce insan gelip Erciyes’te kayak yapıyor. Fakat yazın da Erciyes’teki hummalı çalışmalar hiç hız kesmeden devam ediyor. Tabi ki inşaat sezonunun ve tamir bakım sezonunun Erciyes’te kısıtlı olması sebebiyle bütün pistlerimiz teker teker elden geçip, toprak kayması, kaya yuvarlanması, pist genişletilmesi, pist düzenlenmesi gibi faaliyetler de aynı hızla devam ediyor” diye konuştu.

    Erciyes A.Ş. olarak dağın muhtelif yerlerinde iş makineleri ve insan gücüyle çalışmaların aralıksız devam ettiğinin altını çizen Murat Cahit Cıngı, Erciyes Dağı’nda ana projelerden birinin Erciyes’in yeşillendirilmesi projesi olduğunu açıkladı. Cıngı, “Orman Bölge Müdürlüğümüz ve Büyükşehir Belediyemiz Park Bahçeler Daire Başkanlığıyla beraber Erciyes’e şimdiye kadar yaklaşık 3 milyon fidan dikildi. Hem Develi tarafına hem Kayseri tarafına. Bu fidanlar yer yer 1 metreye kadar ulaştı. Çok zorlu bir çalışma tabi burada hem toprak yapısı, dağın volkanik yapısı hem de atmosfer şartları, hava şartları çok fazla ağaç yetiştirmek için müsait olmamasına rağmen bütün çalışmalarımızla normal ortalamaların altında ağaç tutmasına rağmen çalışmalarımız devam ediyor. Allah’a çok şükür zannediyorum gelecek nesillere yeşil bir Erciyes bırakacağız” dedi.

    Erciyes Dağı’nın yüzeyindeki taşlı ve kayalı yapısını elemine etmek için taş kırma makinesiyle taşları kırdıklarını anlatan Cıngı, “Pistlerin taşlarını kırıyoruz ve ortaya çıkan tarıma elverişli toprakta da yeşillendirme çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Hem çim gibi ayrık otu gibi insanlara yeşil görünecek kışında bizim kar ezme operasyonumuzu rahatlatacak alt yapı tedbirlerini alıyoruz. Şu anda görmüş olduğumuz yer de bizim çimlendirdiğimiz bir bölge. Burada çok ciddi bir kayalık ve taşlık zemin varken taş kırma makinesiyle taşları kırıp akabinde çim diktik ve çimlerimiz de önemli ölçüde tuttu. Tabi Erciyes’teki en büyük bizim handikabımız yağmur sularının eğimden dolayı bizim dikmiş olduğumuz bitkileri ve tohumları alıp indirmesi. Fakat biz her yıl çimlendirme ve yeşillendirme çalışmalarımıza devam ediyoruz. Yüzde onu bile kalsa bu gelecek nesiller için önümüzdeki 10-20-30-50 yıl için faydalıdır düşüncesiyle hiç hız kesmeden yağmur suları sel suları alıp götürüyor biz tekrar dikim yapıyoruz ve belli bir oranda da görüldüğü üzere yeşillendirme çalışmaları başarıya ulaştı. İnşallah önümüzdeki yıllarda çok daha yeşil hem peyzaj açısından güzel hem de ağaçlıklı bir Erciyes’le karşı karşıya kalacağız” şeklinde konuştu.