Etiket: Yazın

  • Yazın 10 liraya satılan karadut, kışın 50 liradan tezgahlardaki yerini aldı

    Yazın 10 liraya satılan karadut, kışın 50 liradan tezgahlardaki yerini aldı

    Yaz mevsiminde kilogram fiyatı 10-15 liraya satılan karadut, kış aylarında ise kilosu 50 liradan tezgahlardaki yerini aldı.

    Kan veya kanser hastalıklarına faydası olduğu düşünülen karadut, yine tezgahlarına döndü. Normal mevsiminde kilosu 10-15 liraya kadar yükselen karadut, kış ayları için özel yetiştirildiğinden dolayı kilosu 50 liraya satılıyor. Karadutun 500 gramlık paketi 25 liraya satılırken, fiyat yüksek olmasına rağmen alıcısı eksik olmuyor. Mersin’de yetiştirilen ve Türkiye’nin sadece birkaç iline gönderilen karadutun ocak-şubat ayına kadar tezgahalarda olacağı öğrenildi. Karadut’u 50 liradan tezgahlarında bulunduran Eskişehirli manav Emin Özkaya, “Karadutlar mevsim dışı özel yetiştirmedir. Mersin’den geliyor. Türkiye’nin her yerine değil de bazı seçilen illere gönderiliyor. Haziran- Ağustos ayları arasında olan normal mevsiminde kilosu 10-15 liraya satıyoruz. Ama şuanda özel yetiştirildiği için fiyatlar pahalı oluyor tabi. Bize gelen 500 gramlık paketlerin fiyatı 25 lira, yani kilosu 50 liraya satıyoruz. İlerleyen günlerde belki biraz daha düşebilir fiyatı ama çok düşmez” diye anlattı.

  • Yazın cildinizi korumanın püf noktaları

    Yazın cildinizi korumanın püf noktaları

    Dr.Fevzi Özgönül, özellikle güneş yanığı, lekeler ve dökülmeler konusunda çok önemli uyarılarda bulundu ve tarifini verdiği “Zerdeçal Maskesini uygulayarak cildinizi yenileyebilirsiniz” dedi.

    Saat 10.00 ile 16.00 arasında güneş altında bulunulmamasını öneren Dr.Fevzi Özgönül, “Çünkü bu saat dilimi güneş ışınlarının en çok zararlı olduğu zamanlardır. Yazın güneş altında parfüm kullanmaktan kaçınmalıyız. Yoksa parfüm güneş ışığıyla etkileşerek ciltte lekelenmeye neden olabilir. Güneş altında uzun yürüyüşler yapmamaya özen gösterin eğer mümkünse şemsiye kullanmaya özen gösterin. Eğer kullanamıyorsanız 50 faktör üzeri bir güneş koruyucu krem kullanın. Tatile çıkmadan en az 5 gün öncesinden A vitamini içeren cilt bakım kremlerini kullanmayı sonlandırın. Çünkü A vitamini içeren kozmetik ve bakım kremleri güneş altında ciltte lekelenme yapar. Vücudunuzun suyunu sabit tutabilmek için limon, portakal, karpuz, kalın yapraklı yeşilliklerden ve yoğurt ile çilek, böğürtlen gibi meyvelerden yararlanabilirsiniz. Böylece güneş altında vücudunuzda su kaybı yaşamazsınız ve cildiniz zarar görmez” diye konuştu.

    Yüz maskesinde zerdeçal, yoğurt ve bal kullanın

    Tatil boyunca gündüz makyaj yapmamaya özen gösterilmesini isteyen Dr.Fevzi Özgönül, “Makyaj güneş ışınlarının cilde doğal olarak ulaşmasını engelleyip lekelenme yapabilirler. Hafif yürüyüş veya egzersiz ile terlemeye çalışın ter cildin doğal koruyucu tabakasını oluşturmaya yardımcı olacak ve cildi güneşin kötü etkilerinden koruyacaktır. Zerdeçal tozu her mutfakta bulabileceğiniz parlak sarı renkte bir baharat çeşididir. Özellikle Uzakdoğu’da kadınlar tarafından cilde parlaklık vermek için cilt maskelerinde kullanılır. Zerdeçal tozu kuvvetli bir antioksidandır, ağrı kesici özelliği vardır ve antiseptik ve yara iyileştirici olarak da kullanılır. Yaşlılığın cilt üzerindeki etkilerini yavaşlatır” dedi.

    Dr. Fevzi Özgönül, zerdeçal, yoğurt ve bal maskesi, aynı zamanda doğal bir nemlendirici maske olduğunu belirterek bu maskenin faydalarını şöyle sıraladı;

    “Yazın cildimizin maruz kaldığı güneşin ve susuzluğun etkilerini en aza indirir. Pigmentasyonu azaltır. Ciltteki enfeksiyon ve akne oluşumunu engeller. Cildi nemlendirir. Cildin kuru ve pullanmış görüntüsünü düzeltir. Antioksidan ve nemlendirici etkisi ile kırışıklıkları engeller.

    Zerdeçal kumaşta leke bırakan bir malzemedir ve lekesi çıkmaz, bu nedenle ya tek kullanımlık kâğıt havlu kullanın veya lekesini önemsemeyeceğiniz bir havlu kullanın. Cildinizde de bazen sarı bir leke oluşabilir fakat bu leke su ile birkaç saat içerisinde kendiliğinden geçer.

    Cildinizi parlatacak maske

    1 çay kaşığı zerdeçal, 2 çorba kaşığı yoğurt, 1 çay kaşığı bal, Cildiniz çok yağlı ise 1-2 damla limon, Cildiniz çok kuru ise içerisine 1-2 tatlı kaşığı zeytinyağı veya bademyağı eklenebilir.

    Zerdeçal tozu ve bal ayrıca gerekliyse 1-2 damla limon veya zeytinyağı, bademyağı çukur bir kapta karıştırılır ve bir macun kıvamına getirilir. Sonrasında içerisine çok azar azar yoğurt eklenerek karıştırılmaya devam edilir. İyice karıştırıldıktan sonra, krem kıvamındaki malzeme yüze bir maske gibi sürülüp 20 dakika kadar beklenip su ile durulanır.”

  • (Özel Haber) Kışın üstünde yürüdükleri göllerde yazın yüzüyorlar

    Bursalı dağcılar, Uludağ’ın zirvesinde kışın üzerinde yürüdükleri göllerde, yazın serinlemek için yüzüyor. İki mevsimi yaşayan dağcıların yaptıkları kayıtlar ise renkli görüntüleri ortaya koydu.

    Bursa’nın hayat kaynağı olan Uludağ’daki göller doğa meraklılarını büyülemeye devam ediyor. Türkiye’nin önemli zirvelerinden olan 2 bin 543 metre yükseklikteki Uludağ’da bulunan 7 göl ziyaretçilerinin akına uğruyor. Kara göl, Kilimli göl, Aynalı göl, Buzlu göl ve yazın kuruyan Heybeli gölleri, doğaseverlerin uğrak mekanlarından bir yer oluyor. Kışın donan göllerin üzerinde yürüyen Bursalı dağcılar, yazın suyun içinde serinlemenin keyfine varıyor.

    ULUDAK Başkanı İsmet Şentürk, “Uludağ Türkiye’nin en güzel dağlarında bir tanesidir. Yaz ve kış mevsimlerinde ayrı bir güzelliği oluyor. Biz bu yaşadığımız güzellikleri de vatandaşlarımızla paylaşmaya gayret gösteriyoruz. Ancak biraz temizliğe dikkat edilmesi gerekiyor. Maalesef göllerimizi ve çevreyi yeterince korunduğunu söyleyemeyiz. Kar yağışının yoğun olduğu zamanlarda bilmeyen birisi göllerin bile farkına varamaya bilir. Biz buzla kaplı olduğu zaman keyfi bir başka oluyor” dedi.

    Uludağ’ın zirvesinde kışın yaptıkları eğitim tırmanışları esnasında kar balkonunun çöktüğü alanı da yazın görüntüleyen Şentürk, “60 metreden fazla yükseklikte yaşanan korku dolu anlardı. Burayı yazınd a görüntüleyerek iki mevsimi ve yaşanan tehlikenin boyutunu gözler önüne sermek istedim” diye konuştu.

  • Yazın sağlıklı beslenme önerileri

    İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Doğan, yazın sıvı ihtiyacını karşılamak için su ile birlikte tuzsuz ayran, günde en fazla iki adet soda ve taze meyve sularının da tüketilmesi gerektiğini söyledi.

    Yaz aylarında hava sıcaklıklarının ve buna bağlı olarak nemin artmasıyla birlikte metabolizmada değişiklikler olduğunu, vücudun ihtiyaçlarının değiştiğini belirten VM Medical Park Samsun Hastanesi İç Hastalıkları Kliniğinden Uzm. Dr. Mustafa Doğan, “Yetişkin insanların günlük sıvı ihtiyacı 2-3 litredir. Sıcaklığın artması ile birlikte sıvı kaybı da artmaktadır. Buna bağlı olarak fazla sıvı tüketilmelidir. Kahve ve çay, sıvı ihtiyacını kısmen giderirken aynı zamanda idrar söktürücü etki yapabileceğinden sıvı kaybını artırabilir. Bu sebeple sıvı ihtiyacını karşılamak için su ile birlikte tuzsuz ayran, günde en fazla iki adet soda, taze meyve sularını tüketmek gerekmektedir” dedi.

    Hangi besinlerin tüketilmesine değinen Doğan şu bilgileri verdi:

    “Güne mutlaka kahvaltı ile başlanmalıdır. Kahvaltıda, yumurta, zeytin, mevsim sebzeleri, süt, ıhlamur, kuşburnu gibi bitki çayları ve tam tahıllı ekmek tüketilmelidir. Kızartmadan uzak durulmalıdır; yemekler ızgara, sote, buharda pişirilerek yenmelidir. Vitamin ve mineral ihtiyacı için 5 porsiyon meyve-sebze tüketilmelidir. Basit karbonhidratlar yerine kuru baklagiller, tam tahıllı ekmek, yulaf ezmesi, bulgur gibi sağlıklı karbonhidratlar tercih edilmelidir. Et, tavuk, balık gibi protein içeriği yüksek gıdalar öğlen tüketilmelidir. Akşam yemeklerinde sebze, salata, çorba tercih edilmeli ve geç saatlere bırakılmamalıdır. Dondurma, yaz için iyi bir tatlıdır ama dozu kaçırılmamalıdır. Hamur tatlıları ve şerbetli tatlılardan uzak durulmalıdır. Bunların yerine sütlü tatlılar ve mevsim meyveleri tercih edilmelidir. Yüksek sıcaklıklar; vücut metabolizmasını etkilediği için kalp atım sayısında artış, damarlardaki genişlemelere bağlı olarak organlara iletilen oksijenin azalması gibi metabolik olaylar, bu süreçte yüksek tansiyon ve koroner kalp hastalıklarında artışa sebep olmaktadır. Ayrıca sıvı ve mineral kaybı için önlem alınmaması halinde bulantı, baş dönmesi, bayılma gibi durumlar da ortaya çıkabilmektedir.”

    Şeker, tansiyon, böbrek ve kalp hastalarının bu dönemde risk altında olduğunu belirten Uzm. Dr. Mustafa Doğan, hastaların düzenli olarak hekim kontrolünde olması gerektiğini sözlerine ekledi.

  • Yazın cildinizi ihmal etmeyin

    Cilt lekelerinin hemen her yaşta görüldüğünü belirten Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mesut Özcan, yaz güneşinin cilt için tehdit arz ettiğini söyledi.

    Güneşin masum olmadığını, uzun süreli güneş ışınlarına maruz kalmanın kalıcı lekelere ve daha kötüsü ciltte güneş yanığına sebebiyet verebileceğini kaydeden Prof. Dr. Mesut Özcan, “Her şeyden önce kişi doğru güneşlenmeyi bilmeli ve güneşin zararlı ışınlarına karşı yüksek koruyucu faktörlü kremleri kullanmayı alışkanlık haline getirmelidir. Doğru güneşlenmek dediğimiz olay ise, güneş ışınlarının en etkili olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında güneşlenmemek veya denize, havuza girmemektir. Bu saat aralığında güneş ışınları deride en büyük hasarı oluşturur. Hasar cilt lekeleri ve bazen de ilerleyen yaşlarda geri dönüşü olmayan kanser ve değişik deri hastalıklarıdır dedi.

    Yüksek koruma faktörlü güneş koruyucu kremlerin her mevsim kullanılması gerektiğine dikkat çeken Özcan, ”Yaz boyunca gerekli tedbirler alınmamışsa yaz sonunda lekeler, benler, çiller gibi deformasyonlar görülmekte. Tüm bunlar bronz bir tene sahip olmak için yapılan güneş banyolarından kaynaklanmaktadır. Yaz boyunca güneşten, denizden, klorlu havuz sularından yıpranan ciltler için güneş ışınlarının etkisini kaybetmeye başladığı günlerde tedavi ya da bakım açısından hazırlık yapmak gerekir. Güneş ışınlarının etkisini kaybetmeye başladığı eylül-ekim aylarından sonra temel cilt bakımı, leke giderici kremler, kimyasal peeling, lazer, PRP, altın iğne ve mezoterapi yöntemleri kullanılarak tüm bu cilt lekeleri tedavi edilebilir” diye konuştu.