Etiket: Yazıcıoğlu

  • Yazıcıoğlu ailesinin FETÖ/PDY şüphesi

    Büyük Birlik Partisi’nin (BBP) Kurucu Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Selami Ekici, Kırıkkale Sanayi ve Ticaret Odası Başkanının, helikopterden cihaz söken ve Cumhurbaşkanına suikast timinde yer alan astsubayın hesabına 100 bin lira aktardığını bu yüzden Fetullahçı Terör Örgütü’nden (FETÖ) tutuklandığını ileri sürdü.

    Yazıcıoğlu’nun Elazığ’da bulunan avukatı Selami Ekinci, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında tutuklanan Kırıkkale Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı’nın, 15 Temmuz’da Cumhurbaşkanına suikast timinde yer aldığı için İzmir’de yakalanıp tutuklanan Astsubay Aydın Ö.’ye 100 bin lira gönderdiğinin belirlendiğini söyledi. Ekici, bağlantılı kişilerle ilgili Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı’na dilekçe göndererek, şikayette bulundu.

    Muhsin Yazıcıoğlu, İHA Muhabiri İsmail Güneş ve beraberindeki arkadaşlarının 25 Mart 2009 tarihinde Kahramanmaraş’ta helikopter kazasında şehit olduklarını hatırlatan Avukat Selami Ekici, “Biz bu olayın baştan beri bir suikast olduğunu iddia ettik. Örgütlü bir yapının bu işi yaptığını sürekli söyledik. Özellikle de hava kuvvetleri içerisinde bir örgütlenmeden bahsettik. Ama maalesef 8 yıl içerisinde gelmiş olduğumuz bir nokta itibariyle bir neticeye ulaşamamıştık. En son 20 Haziran 2016 tarihinde dosyamız ikinci bir karar verilerek kaldırılmıştı. Biz bu karara 13 Temmuz 2016 tarihinde itiraz ettik. 15 Temmuz 2016 tarihinde yapılan bu darbe girişimi neticesinde dosyamızın şüphelilerinden GPS cihazlarını söken Aydın Ö., ve Davut U. isimli şahıslar Cumhurbaşkanına suikast timi içinde çıkınca dosya yeniden işlevlik kazandı. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı FETÖ/PDY adı altında yeni bir soruşturma başlattı. Bu soruşturmalar sürerken bize yeni bilgiler gelmeye başladı” dedi.

    “FETÖ’nün yaptığı ile ilgili çok büyük bir delil çıkmış olacak”

    Kırıkkale Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Ekrem G.’nin, helikopterden cihazları söken ve cumhurbaşkanına suikast timinde yer alan Aydın Ö.’ye 100 bin lira gönderdiği için tutuklandığını iddia eden Avukat Ekici, “Bu şahsın diğer bir özelliğini de biz araştırarak bulduk. Yine İzmir’de yürütülen FETÖ/PDY davasında Sarıçiçek soy isimli şahsın özellikle Muhsin Yazıcıoğlu suikastının planlayıcısının N.İ. isimli şahıs olduğunu beyan etmişti. N.İ. isimli şahsın da bu Kırıkkale Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı ile çok yakın ilişkide olduğunu ve Kırıkkale’de görev yaptığı dönemde bunlarla çok samimi olduğu bilgisine ulaştık. Biz bu bilgiyi Kahramanmaraş Cumhuriyet Savcılığı’na dilekçe ile bildirdik. İlgililer hakkında şikayette bulunduk. Biz bu bilginin doğruluğuna inanıyoruz. Eğer bu bilgi resmi olarak da ispatlanırsa Muhsin Yazıcıoğlu olayının da FETÖ/PDY tarafından yapıldığı noktasında çok büyük bir delil çıkmış durumda. Bugüne kadar faili meçhul olarak bilinen bu suikast dosyası da çözülme noktasına gelecek” diye konuştu.

  • Türkiye’nin “Süper Valisi” merhum Yazıcıoğlu baba ocağı Söke’de anıldı

    2003 yılında geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Türkiye’nin “Süper Valisi” merhum Recep Yazıcıoğlu, baba ocağı Aydın’ın Söke ilçesinde anıldı.

    Recep Yazıcıoğlu, vefatının 13. yılında Söke’de ilk kez adının verildiği kültür salonunda düzenlenen programla anıldı. Anma programına Söke Kaymakamı Tahsin Kurtbeyoğlu ve Söke Belediye Başkanı Süleyman Toyran başta olmak üzere Vali Recep Yazıcıoğlu’nun kardeşleri eski Devlet Bakanı Sait Yazıcıoğlu, Aydın Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Dr. Selma Özcan ve emekli eğitimci Leyla İleri, Yazıcıoğlu Ailesi’nin fertleri ve çok sayıda davetli katıldı. Söke Belediyesi tarafından düzenlenen anma programını sunan eğitimci Ramazan Çal, Vali Recep Yazıcıoğlu’nun hayatından kesitler sundu.

    Programda Recep Yazıcıoğlu’nun kardeşi eski Devlet Bakanı Sait Yazıcıoğlu da bir konuşma yaptı. Duygusal anların yaşandığı programın ardından Söke Asri Mezarlığı’ndaki kabri ziyaret edilen Recep Yazıcıoğlu başında okunan dualarla anıldı.

    Recep Yazıcıoğlu’nun kardeşi Aydın Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Dr. Selma Özcan, “Her yıl aile olarak anmamız gelenekselleşmişti. Ancak bu yıl bir ilk olarak salonda da anıldı ve çok güzel oldu. Gerçekten çok etkilendik. Herkesin hala sevgiyle bahsetmesi çok güzel. Allah herkese nasip etsin. Anma programı için Söke Belediye Başkanı Süleyman Toyran ve tüm Sökelilere çok teşekkür ediyorum” dedi.

    Eski Devlet Bakanı Sait Yazıcıoğlu ise, “Merhum Vali Recep Yazıcıoğlu’nun 13. yılı aramızdan ayrılışının. Bu sene ilk kez bir salon toplantısı oldu, farklılık oldu. Sağ olsun Belediye Başkanımız düşünmüşler. Aradan bu kadar zaman geçmesine rağmen önerdiği şeyler, ortaya koyduğu çözüm önerileri hala güncelliğini olduğu gibi koruyor. Temek konularda bazı söylemleri bugün hala daha yerli yerine oturuyor. Bu bir vizyondur, öngörüdür, ülkesini delice sevmektir. Bunun sonucu insan bazı öngörüleri geliştirebilir. Söke ve Sökelilere teşekkür ediyorum. Mekanı tekrar cennet olsun” diye konuştu.

  • BBP Genel Başkanı Destici: “Muhsin Yazıcıoğlu dosyasına verilen takipsizlik kararı kaldırılacak”

    Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici Sivas’ta katıldığı demokrasi nöbetinde Muhsin Yazıcoğlu davasına verilen takipsizlik kararının kaldırılacağını ve hak edenlerin cezasını çekeceğini söyledi.

    15 Temmuz’da Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensubu bir grup askerinde gerçekleştirmek istediği darbe girişiminin ardından Sivas’ta vatandaşlar 15’inci günde demokrasi nöbetini sürdürdü. Valilik binası önünde toplanan yaklaşık 5 bin kişi darbe girişiminde hayatını kaybedenler içinde dua etti. Demokrasi nöbetine katılan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici 15 Temmuz’daki darbe girişiminin hain bir saldırı olduğunu belirterek, “Özel harekat polislerimiz o kahramanlarımız hain PKK terör örgütüne karşı kahramanca mücadelede eden yiğitlerimiz o hain gecede daire başkanımızın emriyle hemen kalkıyorlar içtima alanında toplanıyorlar darbeye karşı direnmek için. O anda hainler tarafından üzerilerine F-16 bombaları atılıyor ve 50’ye yakını şehit oldu. Özel harekat polisine hangi vatan evladı bomba atabilir? Onun için bunlar vatansızlar diliyorum. Hiç bir vatan evladı bunu yapamaz. Hiç bir vatan evladı kahramanca hain terör örgütüne karşı şehit olan özel harekata bomba atamaz. Kim emir verirse versin vicdanı olan, ahlakı olan, imanı olan, vatan ve millete sevgisi olan bunu yapamaz. Ama bu hainler yaptı. Onun için bu hainlerin idam edilmesi şart.”dedi.

    “Cumhurbaşkanımızı öldürmeye giden hainler, düşen helikoptere gidenler çıktı”

    BBP merhum genel başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin ölümüyle sonuçlanan helikopter kazasına giden askerlerin darbeye katılarak FETÖ soruşturmasında tutuklanmasının ardından davaya verilen takipsizlik kararının kaldırılacağı müjdesini veren Destici, şunları söyledi.

    “Sayın Cumhurbaşkanımızı Marmaris’te ele geçirmeye çalışan veya öldürmeye giden ekibin içerisinde Muhsin Başkanımızın düşen helikopterden parçaları söken subay ve astsubaylar var. Biz bunlarla ilgili şikayette bulunmuştuk. Bunlar önce tutuklandılar. 9 ay tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakılmışlardı. Daha sonra 2014 yılında dosyayla ilgili takipsizlik kararı verildi. Biz buna itiraz ettik ve bu karar bozuldu. Ama bundan bir ay önce tekrar takipsizlik kararı verildi. Biz bu hain darbe girişiminden 2 gün önce yine itiraz ettik. Ve itirazımız şuanda Sulh Ceza Hakimliğinde bekliyor. Ama şimdi Cumhurbaşkanımızı öldürmeye veya almaya giden ekibin içerisinde bu hainlerde çıktı. Biz bunlarla ilgili de hemen 18 Temmuz’da şikayet dilekçemizi yeniledik. Bununla da yetinmedik bu darbe girişimini gerçekleştiren yapının içerisinde Muhsin Başkanımızın soruşturma dosyasında şüpheli olanlardan var mı? Bununda araştırmasının içerisindeyiz. Varsa bunlarda ister emniyet mensubu olsun, ister asker olsun, ister sivil olsun bunlarında hepsiyle ilgili şikayet dilekçelerimizi yeniliyoruz. Ve tüm gerekli yerlerle görüşmemizi de yaptık. Dosyaya verilen takipsizlik kararı kalkacak. Dosya yeniden soruşturulacak. Ve olay aydınlatılacak. Kim gerçekleştirmişse bunun failleri bulunacak ve hak ettiği cezayı alacak.”

    “Kardeşliğimizi bozmalarına fırsat vermeyeceğiz”

    Darbe girişimindeki duruşları nedeniyle Cumhurbaşkanına, hükümete, tüm siyasi partilere ve medyaya teşekkür eden Destici,”Ülkemiz bir bütün olarak tüm kesimleriyle birlikte bu darbeye karşı el birliği içerisinde ve gönül birliği, güç birliği içerisinde karşı koydu. Darbeyi bertaraf ettik. Ama tehlike geçmedi. Ama bu vatana göz dikenler bu vatanın, bu milletin birliğine göz dikenler emellerinden vazgeçmiş değiller. Onun için uyanık olacağız. Onun için birliğimizi beraberliğimizi kardeşliğimizi kimsenin bozmasına fırsat vermeyeceğiz.” şeklinde konuştu.

  • Metin Gündoğdu: “Muhsih Yazıcıoğlu suikastının arkasında FETÖ var”

    AK Parti Ordu Milletvekili Metin Gündoğdu, Büyük Birlik Partisi (BBP) Eski Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu suikastının arkasında FETÖ/PDY örgütü olduğunu belirterek, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Marmaris’te kaldığı otele saldıran darbeci askerlerin arasında bulunan Astsubay Üstçavuş Aydın Özsıcak, Muhsin Yazıcıoğlu’’nu şehit eden ekibin içindeydi” dedi.

    Muhsin Yazıcıoğlu’nun öldürüldüğü dönemde BBP Genel Başkan Yardımcısı olan AK Parti Ordu Milletvekili Metin Gündoğdu, 15 Temmuz gecesi gerçekleştirilen darbe girişimi bazı gizli noktaların açığa çıktığını belirtti. O dönemde Yazıcıoğlu suikastının üzerine gidilmesi için gerekli girişimlerde bulunduklarını, zamanın BBP Genel Başkanı Yalçın Topçu’nun ihmal, kaza, kusur, suikast ne varsa ortaya çıkması için dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile görüştüğünü belirten Gündoğdu, şöyle konuştu: “Sayın Gül, Devlet Denetleme Kurulu’nu harekete geçirdi. 2 kez TBMM’de araştırma komisyonu kurulmasını sağladık. Bu sayede bazı bilgi ve belgeler ortaya çıktı. Helikopterden bazı parçaların söküldüğü ve kaybolduğu ortaya çıktı. Bunun görüntüleri de basın kanalları ile de milletimize ulaştı. Darbe kalkışması sırasında Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a operasyon düzenlemek isteyen ekipte olan Aydın Özsıcak isimli şahıs, rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun olduğu helikopterin GPS cihazını söken kişidir. Bu hain İzmir’de yakalandı. Muhsin Yazıcıoğlu suikastı hakkındaki karanlık nokta da böylece açığa çıkmış oluyor. O dönemde Aydın Özsıcak gözaltına alınıyor, ancak bir süre sonra serbest bırakılıyor. Bu şahıs o günlerde iyice irdelenseydi ve karanlık yapılarla bağı ortaya çıksaydı belki bugün Cumhurbaşkanımızı tehdit eden ekibin içinde olamayacaktı. Bu durum bize gösteriyor ki Muhsin Yazıcıoğlu suikastının arkasında FETÖ var. Avukatlar bu işin üzerine gitmeli. Artık Büyük Birlik Partisi Genel Merkezi’nde bulunanlarda FETÖ’nün yörüngesinden çıkmak zorundadır.”

    “Halkın üzerine ateş açacak kadar haindiler”

    Yaşanan darbe girişiminde en önemli noktanın halkın üzerine ateş açılması olduğunu vurgulayan Gündoğdu, “Cumhuriyet döneminde gerçekleşen darbelerin hiç birinde milletin üzerine ateş açılmadı. Bunlar asker değil, gözü dönmüş caniler, hainlerdir” dedi.

    Darbe girişimine milletin kararlılığının engel olduğuna dikkat çeken Gündoğdu, “FETÖ üyesi teröristler milletin iradesini hiçe sayarak bu hain kalkışmayı gerçekleştirmek istedi ancak asil milletimizin kararlılığı buna engel oldu. Alanlarda tüm siyasi partilerden, görüşü ne olursa olsun farklı STK’lardan vatandaşımız vardı. AK Parti Gençlik Kolları, Ülkü Ocakları, Alperen Ocakları, Milli Gençlik Vakfı ve sayamayacağımız birçok STK darbeye girişimine karşı tek vücut oldu. Bu zafer tüm milletimizdir. Bundan önce gerçekleşen darbeler de hem sağ hem sol çok çekti. Bunun örnekleri hala hafızalardaki canlılığını koruyor. Siyaseti dizayn etmeye çalışanlar amaçlarına ulaşamadılar” diye konuştu.

    “Hainler idam edilmelidir”

    Halkın darbe girişiminde bulunan komutanların idam edilmesini istediğini belirten Metin Gündoğdu, “Benim şahsi görüşüm vatana ihanet suçuna idam cezasının getirilmesi gerekir. Cumhuriyet döneminde gerçekleşen darbelerin hangisinde asker kendi millerine ateş açmıştır? Her darbe alçaktır ama bunlar hainliğin doruklarına çıktılar. Kendi vatandaşını vuran, TBMM’yi bombalayan zihniyetin cezası ne olabilir. İntikamcı bir duyguya kapılmadan bu hainler cezalandırılacak. Ben de vatandaşımız gibi idam cezasının geri getirilmesi taraftarıyım” şeklinde konuştu.

  • Muhsin Yazıcıoğlu ana davasına takipsizlik kararına itiraz

    Büyük Birlik Partisi (BBP) merhum lideri Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin takipsizlik kararına BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Muhsin Yazıcıoğlu’nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu ile gazeteci İsmail Güneş’in eşi Yasemin Güneş, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığına gelerek itiraz etti.

    Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu ile gazeteci İsmail Güneş, BBP Sivas İl Başkanı Erhan Üstündağ, BBP Sivas İl Başkan Yardımcısı Yüksel Yancı, BBP Belediye Meclis Üyesi Murat Çetinkaya ve Pilot Kaya İstektepe’nin hayatını kaybettiği kazaya ilişkin, aralarında dönemin Kayseri Valisi Mevlüt Bilici’nin de yer aldığı 132 şüpheli hakkında, ‘ihmal, kasten öldürmek, suç delillerini yok etme ve değiştirme’ gibi suçlarla başlatılan soruşturmada, kovuşturmaya gerek görmeyerek takipsizlik kararı verilmişti.

    Kahramanmaraş adliyesine 60 sayfalık itiraz dilekçesini sunan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, kapıda gazetecilere açıklama yaptı. Destici, “2 yıl önce bilindiği üzere bu dosyaya takipsizlik kararı verilmişti. Ve o karar Gaziantep’ten dönmüştü. Ve dosya tekrar burada bakılmaya başlandı. 2 yıl süren bir soruşturma kapsamında bir rapor beklendi. Ve bu raporun neticesinde de bir takipsizlik kararı verildi. Tabi bu karar verilmeden önce bizim taleplerimiz olmuştu. Yanı bu karara karşı biz uluslararası bağımsız kuruluşlardan bir rapor alacağımızı, bununla ilgili çalışma başlattığımızı ve Avrupa’ya gönderdiğimizi söylemiştik. Fakat bu karar beklenmedi. Bu kararın beklenmemesiyle birlikte 132 şüpheli hakkında bir kovuşturmaya yer olmadığına dair bir karar açıklandı. Bu karar başta bizleri, aileleri ve bütün milletimiz de bir infial uyandırdı. Ve gerçekten millet vicdanını ciddi bir şekilde rahatsız etti. Burada da yine ısrarlı bir şekilde hukuk yoluyla takibimizi sürdüreceğiz. Şimdi buraya itiraz dilekçemizi verdik bütün ailelerimizle, avukatlarımızla birlikte. Ve bu itirazımızdan önce geçtiğimiz hafta delillerin muhafaza edilmesiyle, korunmasıyla ilgili bir ara dilekçe vermiştik. Ama bugün ana itiraz dilekçemizi sunduk. Bu itirazımıza verilecek kararı bekleyeceğiz. Ve ondan sonra yeni yol haritamızı belirleyeceğiz. Bu dosyayı millet vicdanında rahatlatacak bir şekilde, tüm şüpheler aydınlatılmadan hiç kimse kapatamaz. Kimsenin kapatmaya gücü yetmez. Helikopterin düşme sebebi olarak yazılan, Çağlayancerit’ten son anda binen yolcu azami yük kapasitesini aştığı için düşmeye sebep olmuş. Eğer böyle bir şey varsa biz bütün iddialarımızdan vazgeçeceğiz. Ana düşme sebebi olarak pilotun görüş mesafesinin altında ya da belirli bir irtifanın altında uçtuğu söyleniyor. Ama bunu ispatlamak için helikopterin üzerinden keçilerin söktüğü bir beyinler var. Yani GPS aletleri var. Bu aletler bulunmadan bu aletler incelenmeden böyle bir sonuca varmak doğru değil. Eğer hava koşulları müsait değilse bu uçuşa neden izin verildi? Dosyanın içeriğiyle ilgili 60 sayfanın üzerinde bir itiraz dilekçesi sunduk. Tamamı delilli. Dolayısıyla biz bunların hepsinin aydınlatılmasını, bu şüphelerin ortadan kaldırılmasını ve hukukun başta aileler olmak üzere tüm kamuoyunu millet vicdanını rahatlatacak bir şekilde maddi delileri öne alarak, bir karar vermesini bekliyoruz” dedi.

    Destici’nin konuşmasının ardından gazeteci İsmail Güneş’in eşi Yasemin Güneş kısa açıklama yaptı. Güneş, “7 yılda bu dosyanın takipsizlikleri birçok kez şahit olduk. Yine bir takipsizlik kararı ortaya çıktı. Bir gecede iddianamelerin hazırlanıp suçluların cezaevine girdiği gördük. Böyle bir dosyanın kapatılması bu kadar delil bilgi varken, çok manasız geliyor. Adaletin önce vicdanlarda sağlanması gerekiyor. Bunu sağlamayanların vicdanlarından emin değilim. İsmail’in çenesinin kırılma meselesi var. İsmail’in çenesinin kırılmasıyla ilgili bütün uzmanlarla görüşüldü. Dişlerinin arasında ayrılıklı kırık olan insan akşam 19.04’de kadar konuşması mümkün değil. İsmail aşağıya 600 metre nasıl indi? Bizim cihazlarımız nerede? 132 kişinin ismi belliyse bu kesinlikle faili meçhul bir olay değil” dedi.

    Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu ise, “Ben 2009 yılında, ‘Türkiye’de yargı sistemi kişiye, zamana göre değişir durumda’ diye cümle kurmuştum. Maalesef ki çok üzgünüm bu sefer ikinci kez, yargı kişiye ve zamana karşı değiştiğini yaşayarak gördüm. Şunu herkes çok iyi bilsin. İnsanların adaleti verdiği adalet gecikebilir, gerçekleşmeyebilir. Ama Allah’ımın ilahi adaleti var ki o insanların boynuna er yada geçer” diye konuştu.