Etiket: Yazıcı:

  • Müsteşar Yazıcı: “İthal ettiğimiz her bir hayvan yurt dışının çiftçisini desteklemek demektir”

    Gıda Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşarı Nusret Yazıcı, Erzurum’un yetiştirici bölge ilan edildiğini ve doğan her buzağı sahibine 4’üncü aya geldiğinde 750 TL destek verileceğini belirterek, “Erzurum’un istenilen potansiyelde olduğunu düşünmüyorum” dedi.

    Gıda Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşarı Nusret Yazıcı, Erzurum Valisi Seyfettin Azizoğlu’nu makamında ziyaret etti.

    Erzurum Valisi Azizoğlu, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Erzurum’un hayvancılık konusunda Doğu Anadolu’da merkezi bir konumda olduğunu söyledi.

    “İthal ettiğimiz her bir hayvan yurt dışının çiftçisini desteklemek demektir”

    Müsteşar Nusret Yazıcı, ithal edilen her hayvanın yurt dışındaki çiftçiyi destelediğini söyleyerek şöyle devam etti:

    “Türkiye olarak şuanda yurt dışından 500 bin hayvan ithalatı gerçekleştiriyoruz. Damızlık hayvanları da dikkate aldığımızda 500 bin hayvanı buluyor. Hiç arzu ettiğimiz bir durum değil bu. İthalatı biran önce bitirip kendi kendimize yeterli hale gelmeye çalışıyoruz. Üzerinde çalıştığımız projeye milli tarım dememizdeki sebepte budur. Çünkü ithalat oldukça içerideki çiftçimizi tam olarak desteklemek ve istenilen seviyeye getirmek pek mümkün olmuyor. İthal ettiğimiz her bir hayvan yurt dışının çiftçisini desteklemek demektir. Bu manada Erzurum, Kars, Ardahan Doğu Anadolu Van’a kadar Bitlis’e hatta Muş’a kadar mera varlığı son derece geniş ve bereketli olan illerimizdir. Bu topraklarımızı değerlendirmek istiyoruz. Başbakanlığa gönderdiğimiz yeni kanun tasarısında meraların daha verimli ve aktif kullanılmasını öngörüyoruz. Hayvancılık yapanlara meraları uzun vadeli kiralamayı düşünüyoruz. Bu kiralama ile birlikte ticarete konu olmaksızın meralarda yem bitkilerinin ekimini sağlayacağız inşallah. Bu da elde olan potansiyelin değerlendirilmesi açısından çok daha verimli olacağını düşünüyorum.”

    “Erzurum’un istenilen potansiyelde olduğunu düşünmüyorum”

    Erzurum’un hayvancılık konusunda istenilen potansiyelde olmadığını düşünen Müsteşar Yazıcı, “Diğer taraftan damak tadımızda değişti tabi. Anadolu coğrafyası büyükbaştan ziyade küçükbaş hayvancılığa uygun topraklar. Ama damak tadımız büyükbaşa yöneldiğinden dolayı o tarafa doğru bir kayma söz konusudur. Bunun içinde önlemler almaya çalışıyoruz. İstiyoruz ki Erzurum’un ovalarında dağlarında büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar olsun. Buradan çıkan bitkilerle sofralarımız sağlı etlerle dolsun. İstenilen potansiyelde olduğunu düşünmüyorum en Erzurum’un. Erzurum yetiştirici bölgesi ilan edildi. Burada doğan her buza 4’üncü aya geldiğinde 750 TL destek vereceğiz. Ayrıca hayvan alımı ve ahır konusunda da desteklerimizi vereceğiz. Burayı tam olarak hayvancılık üssüne dönüştüreceğiz” diye konuştu.

    Ziyaret daha sonra basına kapalı olarak devam etti.

  • Vali Yazıcı : Bandırma’ya 1.Lig’de takım yakışır

    Balıkesir Valisi Ersin Yazıcı, Bandırmaspor Kulübü’nü ziyaret etti. Vali Yazıcı, Bandırma’ya 1. Lig’de mücadele eden bir takım yakışacağını söyledi.

    Bandırmaspor Kulüp Başkanı Erhan Elmastaş, Vali Yazıcı’yı kulübün tarihçesi ve bugün geldiği durum hakkında bilgilendirdi. Bandırma’nın spor tesisi bakımından ihtiyaçları olan bir kent olduğuna değinen Başkan Elmastaş, Bandırma’ya yapılması planlanan spor tesisleri için Vali Yazıcı’dan destek istedi. Vali Yazıcı yaptığı açıklamada ” Son üçte olmayacağız. Ben de inanıyorum, son üçte olmak istemiyoruz. Ben inanıyorum ki, bu seneyi atlattığı zaman Bandırma önümüzdeki yıllarda bu acemilik çektiği ligde sağlam bir yere oturacaktır. Yakışan budur. İnşallah lige verilen bu arada da futbolcularımız kendilerine olan inançlarını, güvenlerini yükseltmişlerdir. Haftasonu önemli bir maç var. Artık daha doğrusu kalan maçların hepsi önemli. Puan kaybına çok fazla tahammülü yok. Tabi olacaktır ama çok fazla olmaması lazım. Bandırma’ya birinci ligde bir takım yakışır. İkinci lige geri dönmek istemiyoruz. Yakışan yerde kalalım. Bir kaç yıl sonra da daha büyük hedeflere gideriz inşallah. ” dedi.

    Vali Yazıcı’nın konuşması ardından Bandırmaspor Kulüp Başkanı Erhan Elmastaş tarafından Bandırmaspor’un forması takdim edildi. Vali Yazıcı’ya, Bandırma Kaymakamı Günhan Yazar, Bandırmaspor Kulüp Başkanı Erhan Elmastaş, Ak Parti Bandırma Belediye Meclis Üyesi Ahmet Okbay ve Bandırmaspor Yönetim Kurulu Üyeleri eşlik etti.

  • Hayati Yazıcı: “Başkanlık modeline geçiş 2007’de başlattık”

    AK Parti Genel Başkan yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hayati Yazıcı; “2007 ‘de yaptığımız Anayasa değişikliğinde o değişikliği 10 Ağustos 2014’te ilk uygulamasını gerçekleştirmekle Türkiye başkanlık hükümet modeline doğru hızlı bir yol almıştır. Başkanlık modeline geçişi 2007’de başlattık. Dolayısıyla 2007’de başkanlık modeline geçiş amacıyla gerçekleştirdiğimiz o değişikliği bugün getirdiğimiz Anayasa değişikliği ile tamamlıyoruz. Anayasa değişikliğinin özü budur” dedi.

    Ak Parti Genel Başkan yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hayati Yazıcı, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Üniversite Ak Gençlik tarafından düzenlenen ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini Tartışılım’ programına katıldı. Hayati Yazıcı’ya İl Başkanı Kemal Atmaca, Ağrı Milletvekili Cesim Gökçe ve öğrenciler katıldı. Programa şehitler için saygı duruşu ve İstiklal Marşı okunarak başlandı.

    Hayati Yazıcı, Ak Parti iktidarının oransal olarak en fazla en fazla ödeneğin ayrıldığı sağlık ve Eğitim Alacalarının olduğunu belirterek, Türkiye’yi bu alanlarda önemli bir yere getirdiklerini söyledi. Yazıcı; “Bunları gerçekleştirmek terleyen adamların işidir. Terlemiyorsanız sevdalı değilseniz, milletin verdiği sorumluluğun idrakinde yoksunsanız gidemezseniz. Seçimden seçime milletin önüne gelirsiniz mahbup olursunuz ve Türkiye’de bulunduğu yerde sendeler. Milletimiz kim iş yapar kimin vizyonu var, bunu gayet iyi takdir eder, tespit eder ve demokratik hakları konumunda kullanır. Ama bunu zaman zaman saptırmak için çıralanmış yapılar vatan millet düşmanları baskı ve tehditle milletin iradesine başka şekilde sandıktan çıkmasına sebep olabilirler, bunları görüyoruz. Devletin en önemli görevi bu tür sapma ve saptırmalara karşı vatandaşın güvenliğini sağlamak özgür bir ortam oluşturmaktır. Devletin çok görevi var ama bir numaralı görevi vatandaşın hayat güvenliğini sağlamaktır” ifadelerini kullandı.

    ‘Anayasa değişikliği bugün ortaya çıkan bir durum değil’

    Anayasa yapmanın milletin hakkı olduğunu ama milletin bu hakkı hiçbir zaman kullanamadığını dile getiren Yazıcı;” Anayasa değişikliği bugün ortaya çıkan bir durum değil. Yılların gündem konusudur. Partili bir anayasa yapama sakta 1982 anayasasında 19. Değişikliği milletin huzuruna getirdik. Bundan önce 18 değişiklik yapılmış onlarda bizim getirdiğimiz değişikliği kıyasladığınızda getirdiğimiz değişiklik en genişi ve etkisi fazla olan ve derinliği en fazla olan değişikliktir. Cumhuriyet’in kuruluşunun 100. Yılı olan 2023 Türkiye’si için için hedeflerimiz var. Hedefimiz Dünya’nın en büyük 10 ekonomisini arasına Türkiye’yi getirmek” şeklinde konuştu.

    Türkiye’ye ye darbe Anayasasıyla uygun görülen Hükümet modeli ve bu modelden kaynaklanan sorunlar en temel faktörlerden birisi olduğunu vurgulayan Yazıcı; “Demokratik yönetimlerin 3 tür yönetim sistemi vardır. Bunlar Parlamenter hükümet modeli, başkanlık ve yarı başkanlık. 1982 Anayasa’sının tanımadığı ve demokratik yönetimlerin ön gördüğü modele uygun bir model tasarımı yok” diye konuştu.

    ‘Kenan Evren kendisine uygun bir Anayasa tasarladı’

    Parlamenter hükmet modelinin Cumhurbaşkanını farklı bir konuma yerleştirdiğini aktaran Yazıcı Cumhurbaşkanlığının parlamenter sistemde sembolik olduğunu ve sorumsuz olduğunu ifade etti. Yazıcı; “ Anayasa’yı yapan darbe eğitimin başında Kenan Evren vardı. 1982’ de ilk Cumhurbaşkanı’ da Kenan Evren. Evren kendisine uygun bir Anayasa tasarladı. Cumhurbaşkanının konumunu düşündüğü gibi Anayasa yapmıştır. Her şeye ben karışabileyim, müdahale edebileyim. Ama sorumlu olmayayım. Bize deniliyor ki aynı Anayasa ile sizde 3 dönemdir ülkeyi yönetiyorsunuz. Eksik olan nedir. Ne istiyorsunuz diye bakmıyorsunuz. Biz sadece Türkiye’nin bugününü düşünen siyasi bir yaklaşım içerisinde değiliz. 2023 yılı ile ilgili hayallerimiz var. İstanbul’un Fethi’nin 500. Yıl’ı ile ilgili hayallerimiz var. Bu topraklara gelişimizin 1000. Yılına girişi bir bakışımız var” değerlendirmesinde bulundu.

    ‘Parlamenter hükümet modellerinde Cumhurbaşkanını meclis seçer’

    Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Yazıcı 10 Ağustos 2014’te tarihimizde ilk defa doğrudan doğruya milletin seçimiyle Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı olduğunu aktararak bunun siyasi bir okunuşunun olduğunu kaydetti. Yazıcı; “ Bunun siyasi bir okunuşu var. Millet dedi ki biz Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin entrikalı bir şekilde cereyan etmesini istemiyorum. Bu büyük bir sorundur. Ben bu durumu ne yaptım, tasfiye ettim duruma el koydum, ben seçeceğim, bundan geriye dönüş olabilir mi? Cumhurbaşkanlığının doğrudan doğruya millet tarafından seçilmesi başkanlık modeline uygun bir seçimdir. Parlamenter hükümet modellerinde böyle bir seçim olmaz. Parlamenter hükümet modellerinde Cumhurbaşkanını meclis seçer. Doğrudan doğruya halkın seçmesi seçilene sorumluluğu çok büyük bir ölçüde artırır. 2007 ‘de yaptığımız Anayasa değişikliğinde o değişikliği 10 Ağustos 2014’te ilk uygulamasını gerçekleştirmekle Türkiye başkanlık hükümet modeline doğru hızlı bir yol almıştır. Başkanlık modeline geçişi 2007’de başlattık. Dolayısıyla 2007’de başkanlık modeline geçiş amacıyla gerçekleştirdiğimiz o değişikliği bugün getirdiğimiz Anayasa değişikliği ile tamamlıyoruz. Anayasa değişikliğinin özü budur” diye ekledi.

    ‘Bundan sonra hükümet olabilmek için en az yüzde 51’ ihtiyaç vardır’

    Yeni bir hükümet modeli inşa ettiklerini anlatan Yazıcı; “ Bunun ismi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi. Bu modelde hem hükümetin hem de yasal organını doğrudan doğruya seçimde ve sandıkta millet belirliyor. Yürütme organı çok nitelikli bir oranla seçiliyor. Yürütme organı Cumhurbaşkanı hem hükümetin başı hem devletin başında olacak. Cumhurbaşkanının yürütme yetki ve görevini kullanabilmek Cumhurbaşkanı sıfatını kazanabilmek için en az yüzde 51 oy alması lazım. Bundan sonra hükümet olabilmek için en az yüzde 51’ ihtiyaç vardır. Güçlü bir hükümet kurulur, hükümet güçlü olacak, millete yaslanacak. Anayasa’nın 105, maddesini açın bakın Cumhurbaşkanı sorumsuzdur diyor. Tek zorunluluğu vatana ihanet. Biz bu maddeyi yeniden yazdık. 18 maddeden birisi bu. Sorumsuzluktan cezai sorumluluğa getirdik” dedi.

    Ak Parti Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Hayati Yazıcı Programdan sonra Belediye’ye kayyum olarak atanan Belediye Başkanvekili Musa Işın’ı Belediyeye giderek ziyaret etti. Musa Işın Ziyaretten dolayı duyduğu memnuniyeti belirterek Hayati Yazıcı’ya Teşekkür etti.

  • AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yazıcı: “Anayasayı millet yapar”

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, “Anayasayı millet yapar. AK Parti milletin durduğu yerde bir parti. Son sözü her zaman millet söyler” dedi.

    Tekirdağ’ın Malkara ilçesinde muhtarlar ve sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle buluşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, cumhuriyet döneminden sonra anayasaları darbecilerin yaptığını, yeni anayasayı milletin yapacağını vurguladı. Ana muhalefet liderine yüklenen Yazıcı, yeni anayasa metnini okumadan karalama amaçlı siyasi söylemlerde bulunduğunu ifade etti. Yazıcı, “Anayasayı millet yapar. AK Parti milletin durduğu yerde bir parti. Son sözü her zaman millet söyler” diye konuştu.

  • AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yazıcı: “Kanunda feshin ‘f’si bile geçmiyor”

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, “Ne söylediğimiz metinde ne teklifte ne Anayasa Komisyonunda ne de Meclis’ten geçen kanunda fesih sözcüğünün ‘f’ harfi bile geçmiyor” dedi.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Edirne ziyaretinde Edirne Karadenizliler Derneği’nde partilileriyle bir araya geldi. Yazıcı, anayasa değişiklik paketinden bahsederek, “Bu nedir fesih. Fesih sözcüğünün f harfi bile bizim metinlerimizde yoktur. Ne söylediğimiz metinde, ne teklifte, ne anayasa komisyonunda nede meclisten geçen kanunda ‘fesih’ sözcüğünün f harfi yok. Bizim getirdiğimiz seçimlerin yenilenmesi. Fesih sözcüğü de yenileme de hukuki kavramlardır. İkisinin arasında ölüm ile hayat arası kadar fark vardır. Fesih ölümdür, yenileme hayat vermektir o kadar fark var. Biz sorunları Başbakanımızın ifade ettiği gibi torunlara aktarılmasını istemeyen tasfiye mekanizmaları oluşturan bir anlayışa sahibiz. Onun için meclis ile cumhurbaşkanı arasında ülkenin yönetim bakımından bir sorun oluştu. Öyle mi kalsın, giderilmesi lazım. Gidermenin yolu bir araya gelecek, konuşacak, tartışacak ve çözecekler. Çözemediler, ne olacak. Kim haklı olduğuna inanıyor ise gerekçesinin güçlü olduğu kanaatindeyse meclis seçimlerinin yenilenmesine karar verebilir. Zorlama yok. Cumhurbaşkanı kendi argümanlarının güçlü olduğuna, tutumunu haklı olduğu inancındaysa meclis seçimlerinin yenilenmesine karar verebilir. Aynı kanaat mecliste hakimse meclis karar verebilir ama bunun çok önemli bir şartı var. Hangisi karar verirse versin meclis seçimlerinin yenilenmesine iki seçim birlikte yapılacak. Hem cumhurbaşkanı seçimi yapılacak hem de meclis. Sorunu çözmeyi buradan formüle ediyoruz. Sorunu çözmek için hakeme götürüyoruz, hakem kim millet. Egemenliğin sahibi millet. Biz bu konuda uzlaşamadık sana getiriyoruz karar senin millet. Bu işte denge denetleme görecek bir mekanizma, sorunu millet tavsif ediyor, böyle bir düzenlemeye gidiyoruz. Bunu çok farklı bir biçimde maalesef takdim ediyorlar” diye konuştu.