Etiket: Yazarlığı

  • OMÜ’de senaryo yazarlığı konuşuldu

    OMÜ’de senaryo yazarlığı konuşuldu

    Düş Topluluğu ve OMÜ Radyo ortaklığında düzenlenen söyleşide Senaryo Yazarı Fatih Mutlu konuk sektörle ilgili deneyimlerini öğrencilerle paylaştı.

    Moderatörlüğünü İletişim Fakültesi Arş. Gör. Uğur Kılınç’ın üstlendiği söyleşi 8 Aralık Salı günü Saat 21.00’da OMÜ YouTube kanalında OMÜ Kurumsal İletişim Bölümü’nün desteğiyle gerçekleşti. Söyleşi boyunca sektör hakkında tecrübelerini aktaran ve senaryo yazımı ile ilgili bilgi veren Mutlu, öğrencilerden gelen soruları da yanıtladı.

    “Senaryonun nasıl oluştuğunun net bir cevabı yoktur”

    Söyleşi moderatör Uğur Kılınç’ın, OMÜ Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal’a, Rektör Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Yasin Selçuk’a, İletişim Fakültesi’ne, Kurumsal İletişim Bölümü’ne, Öğrenci Konseyi’ne, OMÜ Radyo’ya ve Sine-Düş Topluluğu’na teşekkürleri ile başladı.

    Fatih Mutlu hakkında bilgilendirme yapan Kılınç, Mutlu’nun senaryosunu yazdığı son film olan ‘Son Şaka’ filminin hazırlanış süreci ile ilgili ilk soruyu yöneltti. Sözlerine, perdede senaryonun nasıl çıktığının net bir cevabı olmadığı ile başlayan Mutlu, “Bir hikâye tasarlanıp bunun üstüne senaryo yazılabilir, gözde bir sahne canlanır ve bu sahne bir hikâye vaat eder ya da bir karakter; gördüğünüz, duyduğunuz, okuduğunuz bir kişi ile bir senaryo yazabilirsiniz” dedi.

    Son Şaka filminin senaryosunda Radyocu Serdar Gökalp’in bir hikâyesini temel alarak yazdığını dile getiren Mutlu, “Yazdığım senaryo, bir hikâye üzerine başlanmış bir senaryo serüveniydi. Gökalp’in hikâyesi üzerine evrimleştirdiğimiz ve geliştirdiğimiz bir senaryo oldu. Haliyle ana karakter olan Serdar, Radyocu Serdar Gökalp’ten ilham alarak oluşturulmuş bir karakterdi” sözlerine yer verdi. Karakter üzerine de duran Mutlu “Benim iki sayfalık bir hikâyeyi 90-100 sayfalık bir senaryoya dönüştürmem için haliyle karakterler de oluşturmam gerekti. Hikâye önceden hazır olduğu için senaryoda öncelikle karakterleri oluşturma üslubunu tercih ettim ve senaryoyu buna göre şekillendirdim” diye konuştu.

    Sektörde azimli olun

    Öğrencilerden sektör ile ilgili gelen sorulara, sektörde serbest piyasa ekonomisinin geçerli olduğunu yanıtını veren Mutlu, sözlerine şu şekilde devam etti: “Siz dünyanın en güzel senaryosunu yazsanız bile, yapımcı öyle bir film çekmek istemiyorsa sizin senaryonuzu kabul etmez. Maalesef bu işin serbest piyasa ekonomisi ile alakalı olan kısmı ve buna yapacak bir şeyiniz yok. Tamamen yapımcı ya da yönetmenin isteğine bağlı”

    Öğrencilere sektörde azimli olunması gerektiğini vurgulayan Mutlu, “Mesela yazı yazmayı çok seviyor ve nasıl yazar olacağınızı bilmiyorsunuz. Yazı yazıp bir dergiye göndereceksiniz. Kabul edilmedi mi? Bir daha göndereceksiniz. Yine mi kabul edilmedi? Belki o konu hakkında bir yazı vardır ya da dergi o konu üzerine yayın yapan bir dergi değildir. Belki de beğenmemişlerdir. Fakat yazınız defalarca tekrar tekrar gelince, editör sizin bu işi gerçekten istediğinizi ve azimli olduğunu anlar” şeklinde konuştu.

    Sadece sektörde değil, her alanda azimli olunması gerektiğini dile getiren Mutlu, “Derslerde mesela, senaryo yazmak mı istiyorsunuz? Bir şeyler yaz, film izle, göster kendini. Bu işi sadece derste yapma. Ders dışında da hocalarının yanına git. Sürekli derslere gir. Çünkü senin derse girmen ve ilgili olman, hocan için azimli olduğunun bir göstergesi. Bu yüzden her alanda mutlaka kendinizi gösterin” ifadelerine yer verdi.

    Alaylı mı, okullu mu?

    Öğrencilerden gelen bir soru üzerine sektördeki alaylı ve okullu ayrımına da değinen Mutlu, “Sektör içinde olarak alaylı şöyledir ya da okullu böyledir diye net bir ayrım söyleyemem. Örneğin rahmetli Lütfi Akad sektörde muhasebe bölümündeydi fakat sonra Türk Sineması’na yön veren bir yönetmenimiz oldu. Veyahut okullu olup yine sinemaya yön veren değerli yönetmenlerimiz de var. Konu hakkında kendinizi ne kadar çok geliştirir ve bir şeyler bilirseniz alaylı ya da okullu olmanızın hiçbir önemi kalmaz. Çünkü senaryo yazmak teknik bir meseledir. Yeri gelir alnınızdan kan damlayana kadar 10 saat boş kâğıda bakmanız gerekir. Bu yüzden işin tekniğini okulda mı öğrenirsiniz yoksa kendi başınıza kitap okuyarak mı öğrenirsiniz size kalmış” sözlerini kullandı.

    Son olarak sözlerine senaryo üzerine her türlü tekniğin bilinmesi gerektiğini de ekleyen Mutlu, “Senaryo sizden bazı şeyler bekler. Amerikan ya da Fransız formatından birinde yazmak zorundasınız. Senaryoyu okuyan kişi bazı kurallar bütününü senaryonuzda görmeli. Nerede başladığını, nerede bittiğini, hangi karakterin ne yaptığını, ne söylediğini görmeli” dedi.

    Söyleşinin sonunda Fatih Mutlu’ya ve katılımcılara teşekkürlerini sunan Kılınç, pandemiden sonra İletişim Fakültesi’ne de konuk etmek istediklerini dile getirerek söyleşiyi sonlandırdı.

  • ‘Yaratıcı Reklam Yazarlığı’ Adlı Etkinlik SAÜ’de Gerçekleştirildi

    Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi tarafından “Yaratıcı Reklam Yazarlığı” adlı bir etkinlik gerçekleştirildi.

    SAÜ Güzel Sanatlar Fakültesi’nde gerçekleşen etkinliğe, Reklam Yazarı Metehan Ardıç konuşmacı olarak katıldı. Modiki Reklam Ofisi Reklam Yazarı olan Ardıç, “Reklamcılık mesleğinde temel ilke mecra aramak değildir. Önemli olan güçlü fikirler üretmektir. Zaten güçlü fikirler ürettiğinizde, büyük mecralara da ulaşmanız kolay olacaktır” dedi.

    Bir reklam filmi başarısının, önermesinden geçtiğini vurgulayan Ardıç, “ Önermenin kuvvetli olması, filmin de kuvvetli olmasını sağlıyor. Dolayısı ile bazen bulduğunuz fikirler ve önermeler amacına ulaşıyorsa ortaya başarılı işler çıkıyor. Bu da hem müşteriyi hem de sizi mutlu ediyor” şeklinde konuştu.

    Kendi deneyimlerinden yola çıkarak öğrencilere önerilerde bulunan Ardıç, “Reklam yazarı olmak istiyorsanız her alanda bilginiz olmalı ve genel kültürünüz iyi olmalıdır. Kelimeleri, başlıkları birçok şeyi takip etmeniz gerekiyor. O yüzden kendinizi ne kadar çok geliştirirseniz o kadar iyi iş sahibi olursunuz” diyerek sözlerine son verdi.

    Reklam Yazarı Metehan Ardıç, etkinlik sonunda öğrencilerin sorularını yanıtladı.

  • Temel Bilgisayar Okur Yazarlığı 2016 Yılı Çalıştayı

    Kars Belediyesi, İstihdam için Koordinasyon ve Eğitim Projesi(İSKEP) kapsamında 2016 yılında da istihdama yönelik koordinasyon çalışmalarını devamı niteliğinde dezavantajlı bireylere yönelik eğitim çalışmalarına başladı.

    Düzenlenen Çalıştaya, Kars Belediyesi Özel Kalem Müdürü Muhammet Koç, Türkiye Belediyeler Birliği Uzman Psikolog Ferda Kaya, Mesleki Eğitim Merkezi İl Müdürü Cengiz Birdal, İSKEP Genel Koordinatörleri Filiz Güven, Sosyolog Elif Penmek ve Bölge Koordinatörü Sibel Totoş, İSKEP Kars Tanıtım ve Medya Uzmanı Ersin Güvercin, Sosyal Hizmetler Destekleme, İstihdam Rehberliği Birimi çalışanları Ayşe Çohan ve Murat Gürboğa, Kars’ta bulunan Kamu kurumlarından temsilciler ve sivil toplum kuruluşları katıldı.

    Bu kapsamda 2 bin dezavantajlı bireye yönelik hayat boyu öğrenme eğitimi tasarlanması ve uygulanışının planlanması: İletişim ve Temel Bilgi Teknolojileri Eğitimi ile Dijital Uçurumun giderilmesi çalıştayı düzenlendi. Bu çalıştayda belediye sisteminde kayıtlı olan dezavantajlı bireylere yönelik paydaş kurumlar ile birlikte açılacak olan 32 saatlik ‘Temel Bilgisayar Okur Yazarlığı’ kursuna Hayat Boyu Öğrenme eğitimlerinin kolay ve hızlı bir şekilde uygulanmasını sağlayacak tüm detaylar tüm kurum temsilcileri ile istişare edildi.

    Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Kars Belediyesi Özel Kalem Müdürü Muhammet Koç, İstihdam çin Koordinasyon ve Eğitim Projesi, Avrupa Birliği-Türkiye işbirliği kapsamında yürütülen İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi Operasyonel Programı’nın (İKG OP) “Sosyal İçerme” önceliği çerçevesinde Türkiye Belediyeler Birliği(TBB) tarafından hazırlanmış ilimizde Belediyemiz liderliğinde sürdürülmektedir. Proje, Türkiye’de sosyal içermenin gelişimine katkı sunulması, toplumun tüm kesimlerini içeren bir işgücü piyasasının oluşturulmasına destek sağlanması, yerel yönetimlerin etkilerinin artırılması, yerel düzeyde sosyal uyum ve iyi yönetişimin geliştirilmesi hedefleri doğrultusunda uygulanmaktadır.

    Bu çerçevede 12 belediye ile işbirliği yapılarak, ilgili illerde yaşayan dezavantajlı kişilerin işgücüne erişimini engelleyen sorunların belirlenmesine ve giderilmesine katkı sağlaması, dezavantajlı kişi ve grupların kayıt altına alınmasına, söz konusu kişiler için sağlanan istihdam ve sosyal koruma hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik faaliyetler yürütülmesi planlanmıştır” dedi.

    TEMEL BİLGİSAYAR OKUR YAZARLIĞI

    Projenin Amacı; Dezavantajlı bireylerin istihdam edilebilirliğini arttırmak, işgücü piyasasına erişimlerini kolaylaştırmak ve işgücü piyasasına girişlerinin önündeki engelleri kaldırmak.

    Projenin Hedefi; belediyelerde TBB’nin gözetim ve rehberliğinde istihdam ve sosyal destek hizmetlerinin koordinasyon ve sunulmasına yönelik bir model geliştirmek ve uygulamak suretiyle dezavantajlı bireylerin işgücü piyasasına sürdürülebilir şekilde entegrasyonuna katkıda bulunmak.

    Türkiye Belediyeler Birliği Tarafından Belirlenen İstihdama Katkı Sağlanması Planlanan Hedef Gruplar İçerisinde Kars Belediyesi’nin Belirlediği Hedef Gruplar:

    Engelli Vatandaşlar

    Gecekondu Bölgelerinde Yaşayanlarda dahil Yoksul ve Yoksulluk Seviyesinde Olan Kişiler

    Aile İçi Şiddet Mağduru Kadınlar grupları alınmış gerekli çalışmalar Belediyemizce yapılmaktadır.

    Söz konusu projenin gerçekleşmesi için belediyemizin Özel Kalem Müdürlüğüne bağlı ’Sosyal Hizmetler Destekleme ve İstihdam Rehberliği Birimi’ kurulmasına 01/10/2014 tarih ve 141 meclis karar numarasıyla mevcudun oy birliği ile karar verilmiştir.

    30/10/2014 tarihinde 2 SHDİRB Koordinatörleri göreve başlamıştır. Proje kapsamında 25 dezavantajlı bireye yönelik aylık bilgilendirme ve farkındalık toplantıları düzenlenmektedir. Toplantıya Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, İŞKUR, Halk Eğitim Merkezi Akşam Sanat Okulu Müdürlüğü’nden birer kurum temsilcisi katılarak kurumlarının çalışmaları ve hizmetleri hakkında bilgi vermektedir.

    MDIS sisteminde 341 dezavantajlı birey kaydımız bulunmaktadır. 203 kadın 138 erkektir. kayıtlı vatandaşlarımızın bir kısmı meslek edindirme kurslarından yararlanmış ve istihdam edilmiştir. Sistem de kayıtlı olan diğer dezavantajlı bireyler ve ailelerine yönelik rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmeti verilmiş olup ihtiyaçları doğrultusun da diğer kurum ve kuruluşlara yönlendirilmesi yapılarak sosyal yardım ve destek de bulunulmuştur. Buna ek olarak muhtarlarla işbirliği yapılarak belirlenen haneler ziyaret edilerek bireylerin sisteme kayıtlara yapılmakta ve ihtiyaçları dahilinde yönlendirme yapılmaktadır.

    Belediyemiz, İşkur ve Kosgeb ile ortak olarak açılan girişimcilik kursuna 22 birey katılmıştır. kursiyerlerimiz şuan işyeri açma aşamasındadır.

    52 Dezavantajlı bireye yönelik mesleğe uyum eğitimleri verilmiştir.

    Ayrıca Huzurlu Okul Huzurlu Toplum Projesi (HOHUT) kapsamında belediye personeline yönelik eğitimler verilmiştir. Projemiz kapsamında istihdama yönelik meslek edindirme eğitimlerine devam edilecektir.

  • Dr. Özgen Keskin Öğrencilere Yazarlığı Anlattı

    İhlas Koleji, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün başlattığı “Yazarlar Okullarda” projesi kapsamında araştırmacı yazar Dr. Özgen Keskin’i öğrencilerle buluşturdu.

    Bugüne kadar yazmış olduğu eserlerin yanı sıra yapmış olduğu çalışmalarla da Türk Dünyası Hizmet Ödülü, UNESCO Avrupa Birinciliği, Europa Literatur Grobe, Milletler Dünya Kültürüne Hizmet ve Üstün Nişan Madalyası gibi birçok ödül alan ve Milli Eğitim’in çeşitli kademelerinde görev yapan Keskin, öğrencilere yazar olmanın püf noktalarını anlattı.

    Okur-yazar olmanın önemini vurgulayan Keskin, “Okur-yazar olmak derken, alfabeyi bilip mektup yazmaktan bahsetmiyorum. Çok okuyup, çok yazmanın önemini anlatıyorum. Ne kadar okur ne kadar çok yazarsanız sizler de geleceğin yazarları olabilirsiniz” dedi.

    Babasının memuriyeti sırasında, boş zamanlarında bol bol kitap okuduğunu söyleyen Keskin, yazarlığa ilk adımlarını böyle attığını ve ilk kitabını 21 yaşında yazdığını söyledi. “Bugün sizin için milat olsun. Kendinize bir defter alarak akşam eve gittiğinizde yazmaya başlayın. Anılarınızı, arkadaşlarınızla ilişkilerinizi yazarak başlayın. Sonra küçük öyküler yazmaya çalışın. Ama ne olursa olsun bunu bir disiplin çerçevesinde yapın” diyen Keskin, yazarlıktaki en önemli hususun disiplinli çalışmak olduğunu vurguladı.

    Ülkemizde okuma oranının düşük olduğunun altını çizen Keskin, günümüz gençliğinin bilgisayar başından kurtularak okuma ve yazmaya yönelmesi gerektiğini ifade etti. Konuşmasının son bölümünde Göçmen Gözler isimli eserinin yazım hikayesini anlatan Keskin, “1989 yılında Bursa’da Milli Eğitim’de görev yaparken Bulgaristan’daki zulümden kaçarak ülkemize gelen öğretmen bir ailenin hikayesini dinlemiştim. Kendilerinden de izin alarak onların hatıralarını roman haline getirdim” dedi.

    Dr. Özgen Keskin, konuşmasını tamamladıktan sonra Göçmen Gözler isimli kitabını imzalayarak öğrencilere hediye etti.