Etiket: Yaza

  • Baklava Kasları İle Yaza Merhaba Deyin

    Günümüzde hemen hemen her yaştan insan, daha iyi görünmek, giydiklerini yakıştırmak, daha sağlıklı ve fit bir vücuda sahip olmak için hem diyet hem de egzersiz yöntemlerini uyguluyor. Ancak çoğu zaman bu yöntemler ile istenilen sonuca ulaşılamıyor ve vücut şekillendirme için plastik cerrahların kapısını çalıyor.

    Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı, Op.Dr. Tahir Gökhan Haytoğlu Hi-Defination Liposuction ile ilgi merak edilen soruları yanıtladı. Hi – Definition Liposuction yöntemi, insan vücudunu tıpkı bir heykeltıraş gibi şekillendirebilen, klasik liposuction’dan farklı, sofistike bir tekniktir diyen Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı, Op. Dr. Tahir Gökhan Haytoğlu bu yöntemin mutlaka vücut şekillendirme üzerine özel eğitim almış plastik cerrahlar tarafından uygulanması gerektiğini tavsiye etti.

    Hİ – DEF LİPOSUCTİON NEDİR?

    Dr. Haytoğlu, “Klasik liposuction’da bölgesel olarak biriken yağlar, kanüller yardımıyla vücuttan uzaklaştırılır. Hi- Def Liposuctionda ise ultrasound (ses dalgaları) kullanılarak, istenmeyen alanlardaki yağlar diğer dokulara zarar vermeyecek şekilde ayrıştırılır. Vücudun daha atletik bir görünüme kavuşması için olması gereken yerlere kas gölgeleri oluşturulur ve gerekirse bu yağlar kullanılarak daha kaslı ya da daha kıvrımlı vücut hatları ortaya çıkarılabilir” dedi.

    Hİ – DEF LİPOSUCTİON İLE NELER YAPILABİLİR?

    Hi- Def Liposuction ile neler yapılabileceğine değinen Dr. Haytoğlu, “Erkeklerde kaslı ve atletik bir görünüm için karın bölgesinde baklava kasları (sixpacks) ve adonis kasları belirginleştirilir. Beldeki simit bölgeleri inceltilir. Pektoral denilen göğüs kasları ve omuz kasları belirginleştirilerek vücudun üçgenimsi bir hal alması sağlanabilir.Kadınlarda ise dümdüz ve sportif bir karın, sportif yan çizgiler, incecik bir bel ve kıvrımlı, kalkık popolar ile dolgun göğüsler elde edilebilir” diye açıkladı.

    Hİ – DEF LİPOSUCTİON NASIL UYGULANIR?

    İşlemin yapılacağı alan küçük ise lokal anestezi, daha büyük bir alanda çalışılacak ise genel anestezi tercih edilir diyen Dr. Haytoğlu, ’’Bu yöntemi önceden işaretlenmiş alanlara özel bir solüsyon verilerek bu bölgelerin uyuşması ve daha kansız bir çalışma için kan damarlarının büzüşmesi sağlanır. Açılmış olan bir kaç tane 2-3 mm’lik deliklerden özel bir ultrasound (ses dalgası) çubuğu ile yağ hücrelerinin ayrışması sağlanır” diye açıkladı. Ayrıca Dr. Haytoğlu, Hi – Def Liposuction yönteminin klasik liposuction’dan farkını ise;”Farklı bir dalga boyu ile cilt altına içeriden verilen ses dalgaları ile cildin oluşan boşluklara çok daha iyi adapte olması sağlanır. Bu işlemin sonucunda istenilen yerlere gölgeler oturtulabilir ve klasik liposuction’dan sonra görülebilen inişli çıkışlı görüntünün oluşmaması sağlanır” olarak açıkladı.

    Hİ – DEF LİPOSUCTİON İŞLEMİNİN İYİLEŞME SÜRECİ NASILDIR?

    Dr. Haytoğlu, iyileşme sürecini hakkında şöyle konuştu: “Sınırlı alanlarda çalışılmışsa aynı gün, daha geniş alanlarda çalışılmışsa ertesi gün hastalar taburcu edilebilir. Kesi olmadığından hastaların normal hayatlarına dönmesi hızlıdır. 3. gün hastalar normal yaşantılarına dönebilir. İşlemin gerçekleştirildiği delikler, doğal kıvrım bölgelerinde olduğu için iyileştiklerinde hiç iz kalmaz. Üç hafta boyunca şekillendirici korselerin giyilmesi önerilir. Üçüncü haftanın sonunda vücudun şekli oturmaya başlar ve her geçen zamanda çok daha iyi bir sonuca ulaşılır”.

  • Didim Roman Dans Grubu Yaza Hazırlanıyor

    Didim Romanlar Derneği Dans ekibi, yaz döneminde katılacağı etkinliklere hazırlanıyor.

    Kurulduğu günden bu yana İlçedeki bir çok etkinlikte yer alan ve oynadıkları Roman havalarıyla taraflı tarafsız herkesin beğenisini toplayan Didim Roman Dans grubu yeni sezon hazırlıklarını sürdürüyor. Didim Romanlar Derneği başkanı Mümin Var tarafından çalışmalar belediye düğün salonunda devam ederken dans ekibinde 4 erkek 4 bayan yer alıyor. Belediye Düğün salonunda çalışmalarını sürdüren Roman dans ekibi yaz döneminde eğlence mekânlarında tatilcileri hoş dakikalar geçirtecek.

    Yeni sezon hazırlıklarını başladıklarını belirten Dernek Başkanı Mümin Var her yıl olduğu gibi bu yılda ilçe genelinde düzenlenecek etkinliklerde yer alacaklarını belirterek, ayrıca yaz döneminde eğlence mekânlarında da aktivitelere katılacaklarını söyledi. 8 kişilik ekiple çalıştıklarını belirten Var, Didim’de roman dans grubunun çalışmalarını araz vermeden de devam edeceğini söyledi.

  • Göz Altı Işık Dolgusu Yaza Özel Bakışlar

    Göz Hastalıkları Uzmanı Op.Dr.Şeyda Atabay, göz altı ışık dolgusu ile yaza özel özel bakışlara kavuşulabileceğini belirtti.

    Op.Dr.Şeyda Atabay, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Gözlerimiz dünyaya açılan pencere. İyi görmek ve iyi görünmek için her zaman önemli olmuşlardır. Gözlerimizin daha iyi görünmesinde ana unsur göz çevresi ve göz kapaklarımızdır. Göz altı bölgesinde çukurluk ve çöküklük durumlarında bu durum kişinin daha üzgün daha yorgun gözükmesine neden olmaktadır. Bazı durumlarda göz çevresi çöküklüğü morluk ile neticelenebilir. Bu durumdaki kişi sağlıksız hastaymış gibi istenmeyen bir görünüme kavuşur. Daha önceleri bu şikayet ile gelen hastalara tedavi öneremiyorduk. Artık göz çevresinde bu rahatsızlık ile başvuran pekçok hastaya yardımcı olabiliyoruz” dedi.

    Göz çevresindeki cilt dokusunun vücuttaki en ince cilt dokularından birisi olduğunu dile getiren Op.Dr.Şeyda Atabay, “Genetik, sağlıklı yaşam ve çevresel koşullardan oldukça etkilenir. Gerek genetik gerek çevresel koşullara bağlı olabilen bu durum yine benzer bir şekilde göz gibi nazik bir organa nazik bir yaklaşımla tedavi edilebilir.

    Göz çevresi çöküklük durumlarında göz için üretilmiş olan özel dolgu ürünleri kullanılmaktadır. Gözaltı ışık dolgusu olarak üretilmiş olan ve göz çevresine uygulanması önerilen dolgu ürününü Türkiye’de uygulayan ilk hekimlerden olmak, ve bir göz doktoru olarak bu uygulamayı göz hastalıkları uzmanlık alanına kazandırmış olmaktan gurur duymaktayım. Göz çevresine yapılacak bir uygulama sonrasında sorun yaşandığı takdirde tedavi için başvurulan tek alan olan Göz Hastalıkları Uzmanlık alanı bu açıdan çok önemlidir. Göz gibi bizi dış dünyaya bağlayan önemli duyu organlarımızdan olan bir alana dolgu ürünü uygulamak çok önemlidir ve çok özen istemektedir. Göz çevresine dolgu tedavilerinde bu alanı iyi bilen bir göz doktoru olarak uzmanlık alanımız olması nedeniyle göz altı ışık dolgusu tedavilerini hastalarımıza başarılı olarak uyguladık ve sonuçlarımızı diğer göz doktorlarımız ile paylaştık. Bu alanda göz doktoru olarak ilk uygulamayı yapan doktorlardan olmak oldukça mutluluk verici.” şeklinde konuştu.

  • DNA’nız Sizi Yaza Fit Ve Formda Sokabilir

    Diyetisyen Doç. Dr. Barış Öztürk, yıllardır uygulanan diyet tedavilerine yeni bir soluk getiren ve neredeyse zirve nokta olarak tanımlanan Moleküler Diyetin artık ülkemizde uygulanmaya başladığını söyledi.

    Genetik analiz sonuçlarını vücut analiz sonuçları ve metabolik testlerle birleştirerek yeni bir diyetin öncüsü olan İrene Diet&Wellnes’in yöneticisi Doç. Dr. Barış Öztürk, “Yeni yılın ilk günlerinde hayatımızı değiştirecek bir diyetin ilk sinyalleri alınmaya başlanmış ve hakkında çeşitli yazılar yazılmaya başlanmıştı. Aradan geçen yaklaşık 2 ayın sonunda ise bu diyet hayatımıza girdi ve birçok kişi tarafından uygulanmaya başlandı. Daha önce sadece vücut ölçüleri ve çeşitli biyokimyasal testlere dayanarak gerçekleştirilen diyet tedavileri artık yerini kişinin genetik özelliklerine uygun ve sadece o kişiye ait bir beslenme ve yaşam tarzına bırakmaya başladı” dedi.

    Aşırı kilo ve buna bağlı olarak artış gösteren metabolik sendrom, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları ve şeker hastalığı riski dünya genelinde yayılmaya ve insan sağlığını her geçen gün daha fazla tehdit etmeye devam ettiğini belirten Diyetisyen Doç. Dr. Barış Öztürk, “Yıllardır uygulanan diyet tedavilerine yeni bir soluk getiren ve neredeyse zirve nokta olarak tanımlanan Moleküler Diyet artık ülkemizde uygulanmaya başladı” diye konuştu.

    Genetik analiz sonuçlarını vücut analiz sonuçları ve metabolik testlerle birleştirerek yeni bir diyetin öncüsü olan İrene Diet&Wellness’in yöneticisi Doç. Dr. Barış Öztürk bu diyeti danışanlarına uygulamaya başladı ve baharın gelmesiyle artan diyet trendinin de etkisiyle büyük bir ilgiyle karşılaştıklarını belirtti.

    DİYET NASIL UYGULANIYOR?

    Modern çağın diyeti olarak tanımlanan ve hiçbir sağlık riski taşımayan Moleküler Diyetin tamamıyle üst düzey bir teknolojiye dayandığını anlatan Diyetisyen Doç. Dr. Barış Öztürk, şunları kaydetti:

    “Moleküler Diyet ile zayıflamak istediğinizde sizden ilk önce 1 ml’lik tükürük örneği alınıyor. Ardından bu örnek yurtdışındaki genetik laboratuvarlara gönderiliyor. Genetik laboratuvarlarda yapılan analizler ile beslenme alışkanlarınız ve besin öğelerine verdiğiniz yanıtlar 35 gen incelenerek genetik özellikleriniz belirleniyor. Genetik örnek alımınızın ardından üst düzey bir vücut analiz cihazı yardımıyla bölgesel vücut analizi uygulanır. Vücut yağları, kasları, yağsız kitle, mineral ve hücresel sıvı dağılımı bölgesel olarak 3 dakika içerisinde sonuçlandırılıyor.

    Bu işlemin ardından oksijen tüketimine dayalı metabolizma ölçümü yapılarak metabolik bir problemin olup olmadığı rakamsal olarak analiz ediliyor.

    Son adım olarak ise karın bölgesinde Bioelektrik Impedans analizi yapılarak karın içi ve karın çevresi yağlanma dereceleri belirleniyor. Genetik analiz ve diğer analizlerin sonuçları birleştirildiğinde bireyin beslenme alışkanlıkları moleküler boyutuyla analiz edilmiş oluyor. Elde edilen veriler ile kişinin genetik yapısına göre özel beslenme programı hazırlanıyor. Moleküler Diyet sayesinde kişiye özel hazırlanan beslenme programıyla kısa sürede sonuç elde etmeniz mümkün oluyor.”

    Bahar mevsimine yaklaştığımız bugünlerde yaz tatiline ideal kilo ile girme heyecanını yaşayanlar için önerilerde bulunan Diyetisyen Doç. Dr. Barış Öztürk, popüler diyet akımına paralel olarak yaygınlaşan bilimsel olmayan diyetlerin ve bireysel özelliklerimize uygun olmayan çeşitli yöntemlerin sağlık risklerine neden olmaya devam ettiğini ve birçok kişide hayal kırıklıklarına ve zaman kayıplarına neden olduğunu vurguladı. Sağlıklı bir görünümün yanında sağlıklı olmayı ve sağlıklı yaş almayı hedefleyen tüm yaş gruplarının genetik özellikleri ışığında moleküler diyet uygulamalarını benimsemelerinin ideal kilo ve mutluluğun anahtarı olduğunu sözlerine ekledi.

  • Ameliyatsız Bölgesel Zayıflama İle Yaza Hazır Olun

    Dermatolog Dr. Yelda Terzioğlu, teknolojinin ve bilimin getirdiği imkanlar ışığında ameliyatsız bölgesel zayıflama ile bel çevresi ve kalça gibi lokalize olmuş yağların yok edilebileceğini söyledi.

    DR PLUS Klinikleri Ankara Şubesi Medikal Direktörü Dermatolog Dr. Yelda Terzioğlu, teknolojinin ve bilimin getirdiği imkanlar ışığında ameliyatsız bölgesel zayıflamayı anlattı. Dr. Terzioğlu, ameliyatsız bölgesel zayıflamanın birçok insanın şikayet ettiği ve kurtulması oldukça güç olan bölgesel yağlardan kurtulmak için liposuction gibi cerrahi işlemleri yaptırmak istemeyen kişilere ameliyatsız bölgesel zayıflama yöntemleri uygulanabildiğini belirterek, “Sonuçlar oldukça yüz güldürücüdür. Bölgesel zayıflamada hedef bel çevresi ve kalça gibi lokalize olmuş yağların yok edilmesidir. Ameliyatsız bölgesel zayıflama için farklı teknikler kimi durumlarda tek başlarına, kimi durumlarda da kombine şekilde kullanılabilmektedir” dedi.

    Soğuk lipoliz ya da kriyolipoliz olarak adlandırılan bu teknikte lokalize yağların soğutma işlemiyle hacim kaybetmeleri sağlandığını ve bu şekilde de vücuttan atılmalarının kolaylaşabildiğini ifade eden Dr. Terzioğlu, “İşleme, sorunlu bölgedeki cilt üzerine özel bir jel sürülerek ya da ıslak bir ped konularak başlanır. Ardından soğuk lipoliz sistemin başlığı ile deri üzerinden vakumlama yapılarak deri altındaki yağ dokusunun soğuması sağlanır. Donarak hacim kaybeden yağ kütleleri vakum yardımıyla yukarı doğru hareket eder. Hacim kaybetmiş bu yağların vücuttan tamamen atılması da kolaylaşır. Bu etki mekanizmasıyla soğuk lipoliz hem lokalize yağlanmadan hem de selülitlerden kurtulmak için oldukça etkili bir yaklaşımdır. Özellikle göbek, basen, kalça, bel çevresi, kol ve bacak kısımlarındaki bölgesel yağlar için uygulanabilmektedir” diye konuştu.

    Bölgesel incelme amaçlı kullanılan bir diğer tekniğin de radyofrekans teknolojisi olduğunu kaydeden Dr. Terzioğlu, “Etki, sorunlu bölgelerdeki yağların ısı enerjisiyle harekete geçirilmesi temeline dayanır. Gönderilen radyofrekans dalgaları su molekülleri ve iyonlara etki ederek hedef noktalardaki deri yüzeyinin ısısının yaklaşık 40 dereceye kadar çıkmasını sağlar. Bu durumda cilt altındaki sıcaklık da 50 dereceye kadar yükselir. Bu ısı enerjisinin etkisiyle hücrelerin içindeki oksijen yayılarak metabolizmayı hızlandırır, lenf kanallarını harekete geçirir. Aynı zamanda yağ hücrelerindeki su miktarı fazla olduğundan yağların parçalanmasına da sebep olur. Parçalanan yağ kütleleri aktive olmuş lenf yoluyla atılabilmektedir” dedi.

    Yüz, karın bölgesi, kalça ve basen bölgelerine radyofrekans uygulaması yapılabildiğini söyleyen Dr. Terzioğlu, “Bölgesel incelme ve selülit tedavisi amacıyla kullanılabilen bir başka teknoloji de kavitasyondur. İşlem, ayarlanmış uygun dalga boyunda ultrason dalgalarının cihaz başlığıyla bölge üzerine çeşitli hareketler yapılarak uygulanması şeklindedir. Bu ultrason dalgaları yağ yapılarının bozulmasını ve sıvılaşmasını sağlar. Sıvı hale geçen yağ yapıları, vücuttan idrar yoluyla atılabilmektedir. Bölgede yapılan özel hareketlerin de masaj etkisi vardır ve ultrason dalgalarının da yardımıyla cilt yüzeyinde sıkılaşma sağlanır. Çoğunlukla selülit tedavisi amaçlı kullanılan kavitasyon, göbek ve bel çevresi, sırt, bacak, kol gibi alanlara uygulanabilmektedir. Bölgesel incelme yaklaşımlarının dışında mezoterapi gibi yağ dokularının yıkımını hızlandıracak tedaviler de yapılabilmektedir. Mezoterapi işlemi, hazır yağ yıkıcı enjektabl ürünlerin bölgesel enjeksiyonu yolu ile yapılır. Mezoterapi, selülit problemi olan alanlardaki lenf drenajını ve kan akışını düzenler, yağ depolarını azaltıcı etkisi vardır” diye konuştu.

    Dr. Yelda Terzioğlu, ameliyatsız bölgesel zayıflama yaptırmak isteyenlerin nelere dikkat etmesi gerektiği konusunda ise şunları söyledi:

    “Öncelikle belirtmek gerekir ki bütün bölgesel incelme uygulamalarının başarıya ulaşabilmesi için tedavinin ardından beslenme ve egzersizin önemi büyüktür. Çeşitli yöntemlerle bölgesel yağlardan kurtulduktan sonra kişi eğer beslenmesine dikkat etmez ve düzenli egzersiz yapmazsa tekrar bu noktalarda yağ kazanabilmektedir. Bir başka önemli husus da bu uygulamaların yaptırılacağı merkezlerdir. Çok çeşitli cihazlar ve yöntemler bölgesel incelme adı altında kullanılabilmektedir. Ancak işlem yaptıracak kişilerin özellikle bu cihazların FDA (Amerikan İlaç ve Gıda Dairesi) tarafından onaylı olmasına dikkat etmesi gerekir. Bunun yanında hem sonuçların başarısı ve kalıcılığı açısından hem de ortaya çıkabilecek riskleri minimuma indirmek adına tedavi sürecinin bir doktor tarafından planlanması önemlidir. Bölgesel yağlanmanın tipine ve kişiden kişiye tedavi yaklaşımları ve sonuçlar da değişebilmektedir.”