Etiket: Yayman:

  • Yayman: “Tarihi öğrenmek için insanlar Game of Thrones izleyeceğine Osmaniye’ye gelsinler”

    Osmaniye’de yer alan tarihi mekanlarda incelemelerde bulunmak üzere kente gelen Kültür ve Turizm Bakanı Yardımcısı Hüseyin Yayman, “Kadim zamanlarının insanlarının burada nasıl yaşadıklarını, bireyi olarak insanların günlerini nasıl geçirdiklerini insanlar görmek istiyorlarsa ‘Game of Thrones’ izlemek yerine Osmaniye’ye gelsinler” dedi.

    Bakan Yardımcısı Yayman, kentte bulunan Toprakkale Kalesi, yapım çalışmalarının devam ettiği Osmaniye Müzesi, Kastabala – Hierapolis Ören Yeri ve Karatepe Aslantaş Açık Hava Müzesinde incelemelerde bulundu. İlk olarak Toprakkale Kalesinde başlayan programda Yayman, Osmaniye Kültür ve Turizm İl Müdürü Garip Yıl’dan kale hakkında bilgiler aldı. Kale içerisini gezen Yayman, daha sonra yapımı devam eden Osmaniye Müzesine geçerek müzenin son durumu hakkında bilgi aldı. Müze ziyaretinin ardından Yayman, Kastabala – Hierapolis Ören Yeri’nde incelemelerde bulundu. Daha sonra Karatepe – Aslantaş Açık Hava Müzesine geçildi. Müze hakkında detaylı bilgiler alan Yayman, buraya ev sahipliği yapmış Hititlere ait eserler hakkında bilgi aldı.

    Ziyaretler sonunda genel bir değerlendirme yapan Yayman, gerçekleştirilen bu ziyaretlerde tarihi bir ana şahitlik ettiğini söyledi.

    Kendisinin Hataylı olduğunu ve kendisini Çukurova’nın çocuğu olarak gördüğünü ifade eden Yayman, “Burası çok önemli bir Hitit Medeniyeti’nin devamı ve inşallah buralarda bizim çalışmalarımız olacak. Buraların ayağa kalkması, en önemlisi buraların tanıtılması bağlamında Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak üzerimize ne düşüyorsa yapacağız. İlk işimiz inşallah buraya Bakanımızı getirmek olacak. Yine Toprakkale ile ilgili Sayın Valimizle konuştuk, inşallah gelecek yıl oranın restorasyonunun yatırım planına alınması ve hemen Toprakkale’nin restorasyonunun, renevasyonunun başlaması konusunda çalışmalarımız var” dedi.

    Eserlerin tanıtılması konusunda çalışacaklarını belirten Yayman, “Osmaniye’ye, Osmaniye’nin tarihine ve kültürüne, Osmaniye’nin medeniyetine eğer bu kadar 5 bin yıllık eserlerin yanında bizim küçücük bir katkımız olursa kendimizi mutlu hissederiz. Gerçekten burada çok tarihi bir hikaye var. Kadim zamanlarının insanlarının burada nasıl yaşadıklarını ve bireyi olarak insanların günlerini nasıl geçirdiklerini insanlar görmek istiyorlarsa tarih dizilerini, ‘Game of Thrones’ izlemek yerine Osmaniye’ye gelsinler ve Osmaniye’deki tarihi yerleri görsünler” şeklinde konuştu.

    Osmaniye Valisi Kerem Al, gerçekleştirilen geziden duyduğu memnuniyeti dile getirerek Yayman’a Osmaniye ziyaretinden ötürü teşekkür ederek, “Şüphe etmiyoruz ki Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Osmaniye’ye olan katkısı daha fazla olacaktır bu geziden sonra” dedi.

  • Bakan Yardımcısı Yayman: “Yalancı muhalefetin mumu 16 Nisan’da sönecek”

    Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Kırşehir Ahi Sivil Platformu tarafından düzenlenen ’Evet’ programına katıldı.

    Kırşehir İl Müftülüğü konferans salonunda konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Hüseyin Yayman, referandum ile ilgili, “Bizim derdimiz var. Biz Türkiye’de artık bu sistem değişmelidir diyoruz. Bu tartışmanın bir hikayesi var. Bu tartışma bitmeyen bir senfoniye dönmüş bir tartışmadır. 50 yıldır Türkiye’de Başkanlık sistemi tartışılıyor. Necmettin Erbakan, Alparslan Türkeş, Turgut Özal, Süleyman Demirel, Tayyip Erdoğan, Muhsin Yazıcıoğlu 16 Nisan’dan sonra makamı kaldırılacak Binali Yıldırım şu fedakarlığa ve özveriye bakın. Anadolu erenlerinin bir sözü var. ‘Yalancının Mumu Yatsıya Kadar Yanar’ bu yalancı muhalefetin de mumu da inşallah 16 Nisan akşamı sönecek” diye konuştu.

    “Gazi, GATA’da yaşadığı vesayeti anlattı salondan alkış aldı”

    Kırşehir’de ‘Evet’ platformu tarafından hazırlanan programda konuşan ve gazi olduktan sonra yaşadığı askeri vesayetin eşi ile gittiği GATA’da nasıl gün yüzüne çıktığını anlatan Şehit ve Gaziler Vakfı Başkanı Lokman Aylan, salonda bulunan katılımcılar tarafından alkış aldı.

    Şehit ve Gaziler Vakfı Başkanı Lokman Aylan gazi olduktan sonra GATA’da yaşadıklarını şöyle anlattı:

    “Dış nizamiyeden GATA’ya girdik sıkıntı yok. İçeriye girdik dediler ki dur. Giremezsiniz neden dedim. Eşin baş örtülü dediler. Ben bu GATA’dan 3 ay önce gazi olarak çıktım. Bedel ödedim nasıl giremem. Giremezsiniz emir var. Bana sorulmadı askere giderken namaz kılıyor musun? Eşin annen baş örtülü mü? Alamayız dediler neden diye bir daha sordum. Vesayet var dediler.

    Bu ülkeden her etnik guruptan gazi ve şehitler var. Biz hep birlikte büyük ve güçlü bir Türkiyeyiz.”

    İl Müftülüğü salonunda düzenlenen programa Vali Necati Şentürk, Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci, AK Parti Milletvekili Salih Çetinkaya, AK Parti İl Başkanı Mustafa Kendirli ve vatandaşlar katıldı.

  • Bakan Yardımcısı Yayman Anayasa değişikliğini anlattı

    Vatandaşları Anayasa değişikliği konusunda bilgilendirmek için çalışmalarını sürdüren Keçiören Belediyesi, bu defa Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Hüseyin Yayman’ı konuk etti.

    Hüseyin Yayman’ın konuşmacı olarak katıldığı “Yeni Türkiye Vizyonu ve Cumhurbaşkanlığı Sistemi” konferansına Keçiörenli vatandaşlar büyük ilgi gösterdi. Necip Fazıl Sahnesi’nde düzenlenen konferans öncesinde konuşan Keçiören Belediye Başkanı Mustafa Ak, Türkiye’nin önemli bir eşiğe geldiğini belirterek, “Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kuruluşundan bugüne kadar siyasi anlamda gerçekleşen en büyük projeyle karşı karşıyayız. Bu büyük projenin halk oylaması gerçekleşecek. Halkın isteği, halkın talepleri, halkın vereceği karar doğrultusunda Türkiye bir makas değişikliği gerçekleştirecek. Bununla birlikte de Türkiye’nin önündeki birçok engeli, karşı karşıya kalmış olduğumuz birçok siyasi krizi, ekonomik krizi de geride bırakmış olacağız” dedi.

    “Millet ne derse biz ona razıyız”

    Türkiye’nin yakın tarihindeki hükümet krizlerinin, ekonomik krizlerin altında hep istikrarsızlığın ve belirsizliğin yattığını söyleyen Başkan Ak, “Meclis içerisindeki uyumsuzluktan, devletin tepesindeki yöneticilerin uyumsuzluğundan kaynaklanan suni gündemlerle oluşmuş birçok sorunu yaşadık. Artık Türkiye’nin bunlarla uğraşmaması lazım. Yeni Türkiye’de artık yeni bir sistemle Türkiye’nin çok daha hızlı bir şekilde kalkınması, hızlı bir şekilde gelişmesi gerekiyor. Burada milletimizin bu tıkanıklığı ortadan kaldıracak olan sandığa önem vermesi lazım. İnşallah bir sandık geliyor önümüze, halk ne derse biz ona razıyız ve şuna güveneceğiz, bu millet yanlış yapmaz” diye konuştu. Mustafa Ak, kendilerine en çok “Ya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan değil de bir başkası olursa” sorusunun sorulduğunu kaydederek, “Bu millet inanıyorum ki ileride daha çok Recep Tayyip Erdoğan’lar çıkaracak. Bu milletin geçmişinde en zor dönemlerinde elinden tutup kaldırmış liderleri var. Bu kaynak sağlam olduğu sürece merak etmeyin. Bu damar sağlam, bunu 15 Temmuz’da gördük, bu millete güveneceğiz, yanlış kişiyi seçmeyeceğine inanacağız” şeklinde konuştu.

    “Türkiye’nin istiklali oylanacak”

    Bakan Yardımcısı Hüseyin Yayman ise konuşmasında Türkiye’deki parlamenter sistem uygulamasının bir fotoğrafını çekerek, sistemden kaynaklanan sorunlara dikkat çekti. 16 Nisan’da yeni bir tarihin, büyük ve güçlü Türkiye’nin startının verileceğini dile getiren Yayman, “16 Nisan çok önemli, çünkü sadece bir referandum veya bir sistem tartışmasının test edilmesi değil, aynı zamanda Türkiye’nin istiklalinin ve istikbalinin oylandığı gün olacak” dedi. Türkiye’nin çok partili siyasi hayata geçişiyle birlikte neredeyse her 10 yılda bir darbenin yaşandığını vurgulayan Yayman, “Biz bir kez daha Başbakanların idam edilmemesi için, bir kez daha darbeler olmaması için, bir kez daha illegal çetelerin mahkemelerinde Başbakanımız, bakanlarımız yargılanmasın diye bu sistem değişmelidir diyoruz. Türkiye’de sürekli darbeler, gelgitler yaşandı ve bu sistem sürekli bir istikrarsızlık üretti. Milletin adamları dedik, kimdi onlar? Adnan Menderes, Turgut Özal, Necmettin Erbakan ve Recep Tayyip Erdoğan. İşte milletin adamlarının iktidarına engel olmak isteyenler, ‘iktidar oldular, ama muktedir olamadılar’ diyenlere artık biz bir sistem değişikliğiyle cevap vermek istiyoruz” diye konuştu.

    “Artık darbeler tarihinden kurtulmalıyız”

    Dünyanın en gelişmiş 10 ülkesi arasına giren bir Türkiye hayal ettiklerini söyleyen Hüseyin Yayman, Türkiye’nin 1950-2002 yılları arasında IMF ile 19 defa stand-by anlaşması imzaladığına işaret ederek, “Yani 2,5 yılda bir hazine tam takır, kuru bakır. İşte biz Türkiye’de bir daha kamu bankaları yağmalanmasın, Anayasa kitapçığı fırlatma krizi yaşanmasın, IMF ile bir daha stand-by anlaşması imzalanmasın diye Cumhurbaşkanlığı sistemini savunuyoruz. Darbelerin esas olduğu, demokrasinin araya girdiği bir tarihten bahsediyoruz. Şimdi çıkmış konuşuyorlar, Tayyip Erdoğan şunu istiyor, bunu istiyor. Hadi canım, siz milleti ahmak mı sanıyorsunuz? Milletimiz artık uyandı, her şeyi görüyor. Türkiye’nin artık darbeler tarihinden kurtulması, emin adımlarla ilerlemesi, istiklalimizi ve istikbalimizi güvence altına almamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    Programın sonunda Bakan Yardımcısı Yayman, Başkan Ak ve gençler ’evet’ pankartı önünde hatıra fotoğrafı çektirdiler.

  • Bakan Yardımcısı Hüseyin Yayman:

    Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Bilecik Giyim Mensucat Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı tarafından düzenlenen “Halk Buluşması” adlı programda, ““Elinizi vicdanınıza koyun torunlarınızın da geleceği için bu sisteme evet deyin” dedi.

    Bilecik Belediyesi Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezinde gerçekleştirilen buluşmaya Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Star Gazetesi Yazarı Halime Gökçe, Sivil Toplum Dayanışma Platformu Yönetim Kurulu üyesi aynı zamanda programın moderatörü Mehmet Şahin, Emekli Diplomat ve Yazar Akın Özçer ile Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Yardımcı Doç. Dr. Hüseyin Aykut konuşmacı olarak katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programa Bilecik protokolünden Bilecik Belediye Başkanı Selim Yağcı, Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Taş, Bilecik Giyim Mensucat Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Haşim Balcı, AK Parti İl Başkanı Fikret Karabıyık, ilçe belediye başkanları, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile çok sayıda vatandaş iştirak etti.

    Programda konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Yardımcısı Hüseyin Yayman, Türkiye’nin çok önemli bir yol ayrımında olduğunu belirtti. Yayman, “İnşallah güzel günler göreceğiz. Hani o şair var ya ‘Güzel günler göreceğiz çocuklar. Motorları maviliğe süreceğiz’ diyen şairin lafıyla inşallah Türkiye’miz 2023’e, 2053’e, 2071’e Bilecik’ten başlıyoruz. Bu çok önemli. Çünkü burası imparatorluğun tohumlarının atıldığı, ‘İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın’ diyen Şeyh Edebali’nin şehri. Ben size Cumhurbaşkanlığı sistemi iyidir, kötüdür, faziletleri şunlardır, faydaları bunlardır anlatmayacağım. Ben size mevcut durumun bir fotoğrafını çekeceğim” ifadelerini kullandı.

    “Çok kararlıyız, bu konuda çok inançlıyız inşallah”

    Bakan Yardımcısı Hüseyin Yayman, “Biz bir daha Türkiye’de inşallah başbakanlar idam edilmesin, bakanlar idam edilmesin diye bir sistem değişikliğini savunuyoruz” diyerek, şöyle devam etti:

    “Bu fotoğrafı unutmayınız lütfen. Yassıada’da illegal bir çete tarafından yargılanan başbakanımız Adnan Menderes’in fotoğrafı. Türkiye’de 10 yılda bir darbe oluyor. Biz çok partili hayata 1950 yılında girdik. 1950 ile 60 yılları arasında Demokrat Parti vardı. 10 yılın sonunda 27 Mayıs 1960 darbesi oldu. Tüm kötülüklerin anası olan ve masum başbakanımızı idam eden bu darbe. Daha sonra 12 Mart darbesi oldu. 10 yıl sonra 12 Eylül darbesi oldu. 16 yıl sonra 28 Şubat darbesi oldu. Yetmedi 17 Nisan’da e-bildirisi oldu. Yetmedi hain FETÖ’cü namussuz ve alçak FETÖ’cü darbe girişimi oldu. Çok dertliyiz kardeşlerim çok dertliyiz. Bu sistemi savunanlara şunu soruyorum. Siz neyi savunduğunuzun farkında mısın? Her 10 yılda bir darbelere kapı aralayan, siyaseti değersiz hale getiren, siyasetçiyi cuntacı haline getiren bir sistem var Türkiye’de. Biz bu sistemin artık değişmesini istiyoruz. Kim ne derse desin milletin dediği olacak 16 Nisan’da. Çok kararlıyız, çok bu konuda inançlıyız inşallah. Millet ne derse o olacak. Türkiye’de sistemin bilançosu bu. Türkiye’de 1950 ile 2017 arasında Türkiye’de büyük bir istikrarsızlık vardı. Türkiye’de büyük siyasi krizler oldu. Ekonomik krizler oldu, toplumsal krizler oldu. Türkiye’de sistemin ana fikri şuydu. Her şeyi unutsanız bile lütfen şu cümleyi unutmayın.”

    “Biz bürokratik cumhuriyetten artık sıkıldık”

    Türkiye’de sorun çözen bir sistem değil sorun üreten bir sistem var olduğunu öne süren Hüseyin Yayman, “Türkiye maalesef bu askeri darbelerde 500 milyar dolar kaybetti. Her darbenin Türkiye’ye çok ciddi bir ekonomik maliyeti oldu. Her darbe Türkiye’deki kutuplaşmayı, kamplaşmayı daha da arttırdı. Her darbe demokrasiyi yeniden tasfiye etti. Her darbe bu milletin demokrasiyle buluşmasına mani oldu. Demokrasinin kurumsallaşmasına mani oldu. Her darbe Türkiye’de bürokratik Cumhuriyeti yeniden inşa etti. Her darbe cumhuriyetin demokratikleşmesinin önüne yeni bir set çekti. Onun için biz diyoruz ki bu sistem değişmelidir. Biz bürokratik Cumhuriyet’ten artık sıkıldık. Biz Türkiye’de demokratik bir Cumhuriyet istiyoruz. Milletin dediği olsun söz de karar da yetki de inisiyatif de milletin olsun istiyoruz. Millet artık hakem olmaktan çıkıp özne haline gelsin. Milletin hükumeti kurulsun istiyoruz. Şimdi bu Cumhurbaşkanlığı meselesinin ya da başkanlık meselesini ilk defa burada çok değerli konuşmacılar da ifade ettiler sanki Recep Tayyip Erdoğan kendi şahsı için istiyor diyorlar. Biz Recep Tayyip Erdoğan’ı seviyor olabiliriz. Bu başka bir mevzu fakat Recep Tayyip Erdoğan dediğiniz o şahıs ve bu parti 5 tane genel seçim, 3 tane yerel seçim, 2 tane referandum, 1 tane de Cumhurbaşkanlığı toplam 11 seçim kazandık. 11 seçim kazanmış ve son seçimde yüzde 52 oy almış bir liderden bahsediyoruz. Bir dünya liderinden bahsediyoruz. Onun için bu sistemin adı parlamenterizm olmuş, Cumhurbaşkanlığı olmuş, başkanlık olmuş bunlar teferruattır” dedi.

    “Bu mesele milletin meselesi”

    Türkiye bir kez daha yazar kasa fırlatma krizi, bir kez daha anayasa kitapçığı fırlatma krizi yaşamasın diye bu sistemin değişmesi gerektiğini anlatan Bakan Yardımcısı Yayman, şöyle konuştu:

    “Özal’la Mesut Yılmaz aynı partideydi sorun çıktı. Tansu Çiller’le Süleyman Demirel aynı partideydi. Biri başbakan biri cumhurbaşkanıydı sorun çıktı. Süleyman Demirel şunu söyledi. ‘Eğer kadın olmasaydın seni camdan aşağı atardım.’ Ahmet Necdet Sezer’i Bülent Ecevit Cumhurbaşkanı yaptı. Hatta bir parti, bir bakan nankör kedi dedi ona sorun çıktı. Türkiye’de kişilerden bağımsız, partilerden bağımsız bir sistem sorunu çıktı. Bunu böyle bileceğiz ve herkese anlatacağız. Bu mesele AK Parti meselesi değil. Bu mesele milletin meselesi. Bu mesela bizim meselemiz, Türkiye’nin meselesi. İşte 3 Kasım 2002 sessiz devrimin başladığı dönem. Yol yapıldı, köprü yapıldı, memlekette barajlar yapıldı. 3. Havalimanı, Kanal İstanbul çok şey yapıldı. En önemlisi şu oldu biz artık milletçe, dünyanın mazlum devletlerinin yanında olan bu devlet bu aziz millet, bu necip millet şunu söyledi. ‘Evet biz başarabiliriz. Biz yapabiliriz.’ Tayyip Erdoğan’ın bu millete sağladığı en büyük avantaj biz yapabiliriz oldu. Onun için AK Parti sadece Türkiye’nin siluetini değiştirmedi. Siyasetin karar alma mekanizmasını değiştirdi. Türkeş, Erbakan, Demirel, Özal ve Erdoğan hepsi başkanlık sistemini istedi. Hem de 50 yıldır.”

    Dünyada başkanlıkla yönetilen ülkelere de değinen Hüseyin Yayman, şunları da kaydetti:

    “Hani sadece Tayyip Erdoğan istiyordu? Hani Tayyip Erdoğan diktatör olmak için istiyordu? Allah sizi ıslah etsin. Mesela Tayyip Erdoğan meselesi değil, mesele Türkiye meselesidir. Mesele sistem meselesidir. Elinizi vicdanınıza koyun torunlarınızın da geleceği için bu sisteme evet diyin. Başkanlık sistemi 21’inci yüzyılda bize ‘Güçlü Bir Türkiye’ getirecek, istikrarlı bir yönetim getirecek. Hızlı kararlar almaya, aşırılıklara, kimlikçi siyasetçilere, Aleviciliğe, Kürtçülüğe, zıtlaşmalara fırsat vermeyen bir uzlaşma kültürünü getirecek. İnşallah 21’inci asrın Türkiye’nin asrı olması için başkanlık sisteminin olması lazım. Demokrasi ve refahın büyüdüğü, evrensel ölçekte bir düzenin olduğu, Türkiye’nin dünya baltasının IMF’nin kapısında muhtaç hale gelmediği bir Türkiye için sistem değişikliğine evet diyoruz.”

    Öte yandan, programın sonunda halkın sorularını cevaplandıran Bakan Yardımcısı Yayman ve katılımcılara plaketler takdim edildi.

  • Bakan Yardımcısı Yayman, Cumhurbaşkanlığı sistemini anlattı

    Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Aksaray’da Siyaset Akademisi Eğitim Programı kapsamında ‘Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ konulu ders verdi.

    Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Aksaray Belediyesi’ni ve AK Parti İl Başkanlığını ziyaret ettikten sonra Endüstri Meslek Lisesi Konferans Salonu’nda düzenlenen eğitim programına katıldı. Bakan Yardımcısı Yayman, katılımcılara ‘Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ konusunda ders verdi.

    Çok sayıda davetli ve partililerin katıldığı programda konuşan Bakan Yardımcısı Yayman, Türkiye’de 66 yılda 6 darbe gerçekleştiğini söyledi. 27 Mayıs 1960 Darbesi, 12 Mart 1971 Darbesi, 12 Eylül 1980 Darbesi, 28 Şubat Postmodern Darbesi, 17 Nisan 2007 E-Muhtırası ve 15 Temmuz 2016 Fetullahçı Terör Örgütü-Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ-PDY) darbe girişimi yapıldığını belirten Yayman, “Başbakanlardan, partilerden ve zamandan bağımsız sistem problemi var. Darbeleri mümkün kılan bir sistem var. Parlamenter sistemin yönetim krizi var. Devlet reformu ihtiyacı var. 1950-2002, 52 yıl istikrarsızlıkla geçti. Ülke 70 sente muhtaç oldu. Toplum ve siyasette kardeş kavgası oldu. 1980, 115 tur oylamaya rağmen Cumhurbaşkanı seçilemedi. Türkiye 5 ay Cumhurbaşkansız kaldı. Koalisyon pazarlıkları oldu. Uzun süre hükümetsiz dönem… Siyaset değer ve itibar kaybetti. Her on yılda bir askeri darbe oldu. Her darbe, ülke istikrarını bozdu. Demokrasi askıya alındı. Partiler kapatıldı. Başbakan idam edildi. Bakanlar idam edildi. Büyük acılar yaşandı. Ülke cezaevine döndü. Demokrasi askıya alındı. Türkiye 500 milyar kaybetti. Devlet sistemi çöktü. Postmodern darbe oldu. Ekonomik darboğaz yaşandı. 11 yılda 9 hükümet kuruldu. Devlete olan güven sarsıldı. Türkiye uluslararası alanda yalnızlaştı. Ağustos 1999 depremi, aynı zamanda politik depremin başlangıcı oldu. Sorun çözen değil, sorun üreten sistem var. 3 Kasım 2002… AK Parti sessiz devrimi oldu. Recep Tayyip Erdoğan 11 seçimi kazandı. 5 genel, 3 yerel, 2 referandum, 1 Cumhurbaşkanlığı seçimi. Büyük kitlelerin desteği oldu. Türkiye tarihinde ilk kez 15 yıllık politik ve ekonomik istikrar… Millet özgüven kazandı. 21. yüzyıl, Türkiye’nin yüzyılı olacak” dedi.

    “Türkiye’nin kurtuluşu Cumhurbaşkanlığı sistemindedir”

    Başkanlık sisteminin 50 yıldır tartışıldığı belirten Yayman, “Rahmetli Turgut Özal Başkanlık sistemini toplumun gündemine soktu. Başkanlık sistemini varoluşsal bir biçimde savundu. Türkiye’nin tek partili olduğu dönemlerde istikrarı sağladığını, parlamenter sistemin krizler ürettiğini savundu. Türkiye’nin var olabilmesi için başkanlık sistemini istedi. Parlamenter sistem istikrarsızlık doğuruyor. Bugünkü sistemde sağda ve solda birlik sağlanmasının imkanı yok. Başkanlık sisteminde icra ve yasama ayrı olacağı için yargı bağımsızlığı kesinlikle korunur. Asıl parlamenter sistem diktatörlüğe yol açan bir sistem. Türkiye için başkanlık sistemi şart. Mevcut sistemle ülke daha fazla yol alamaz. Çağın gerektirdiği dinamik yönetim başkanlık sistemi ile mümkün. Ülkenin yapısal sorunlar içinde boğulma riski var. 10 Ağustos 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimi başkanlık sistemine geçiş için fırsattır. Mevcut parlamenter sistem köhne ve yıpranmıştır. Sistem değişimi ile lider ülke konumuna gelmek mümkün. Başkanlık sistemi ile Türkiye uluslararası sistemde daha fazla rekabet edebilir. Ülke içi yapısal sorunlar başkanlık sistemi sayesinde ortadan kalkar. Cumhurbaşkanlığı sistemi ne getiriyor? Başbakanlık makamı kaldırılacak. Seçilme yaşı 25’ten 18’e indirilecek. Milletvekili sayısı 550’den 600’e çıkacak. Cumhurbaşkanına karşı yargı yolu açık olacak. Sıkıyönetim ve askeri mahkemeler kaldırılacak. Cumhurbaşkanı OHAL kararı verip meclise sunabilecek. Yargı bağımsızdı şimdi bağımsız ve tarafsız hale gelecek. Üst düzey kamu yöneticilerini Cumhurbaşkanı atayacak. HSYK üyeleri TBMM ve Cumhurbaşkanı tarafından atanacak. Türkiye’nin kurtuluşu Cumhurbaşkanlığı sistemindedir. Cumhuriyetimizin 100. yılında dünyanın en gelişmiş on ülkesi arasına girebilmek için kişi başına düşen milli gelirin 20 bin dolar olabilmesi için Türkiye’de evrensel normlarda bir yönetim sistemi için 21. yüzyılın Türkiye’nin yüzyılı olabilmesi için Başkanlık Sistemini savunuyoruz” diye konuştu.