Etiket: Yayınevi

  • Babıali Yayınevi Yazarları Erzurum Kitap Fuarında Okurlarıyla Buluşuyor

    Erzurum Kitap Fuarında Babıali Kültür yayınevi yazarları imza gününde okurlarıyla buluşuyor.

    10 gün süreli kitap fuarında her gün bir yazar okurlarıyla buluşuyor. Bugünkü imza gününde; Divan Edebiyatı yazarı Hayati İnanç kitaplarını imzaladı. Tüm katılımcıların baştan sona büyük bir muhabbet ve ilgiyle dinlediği söz ustası, gönül adamı Hayati İnanç, kendine has üslubuyla sürdürdüğü söyleşide, Nabi’nin şiirleri başta olmak üzere, Divan Edebiyatının ünlü isimlerini ve eserlerini gönüllere nakşetti. Söyleşide birde tavsiyede bulundu. “Mevlana Abdurrahman Camii hazretlerinin Şevahid-ün Nübüvve kitabını mutlaka okuyun, vasiyetimdir” şeklinde tamamladı.

    Türkiye gazetesi yazarlarından Hikmet Köksal da imza gününde okurlarıyla buluştu, kişisel gelişim konusunda gençlere altın nasihatlerde bulundu.

    Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu Babıali standında kitaplarını imzaladı. Kitapseverlerin yoğun ilgi gösterdiği stantta hoş sohbetler eşliğinde kitaplarını imzaladı.

    Babıali yayınevi genel müdürü İsmet Demir, “Erzurum kitap fuarı beklediğimizin üzerinde ilgi görüyor. Çocuk kitapları, tarih, edebiyat, kişisel gelişim ve dini kitaplar başta olmak üzere 1000 in üzerinde kitap bulunuyor. Kitap fuarında her gün bir yazarımız imza gününde okurlarıyla buluşuyor. 8 mayısa kadar, söyleşi ve hoş sohbetler eşliğinde yazarlarımız kitaplarını imzalayacak” dedi.

  • Zirve Yayınevi Cinayetinde Öldürülenler İçin Anma Töreni Düzenlendi

    Malatya’da 9 yıl önce Zirve Yayınevi’nde öldürülen 3 kişi için mezarları başında anma töreni düzenlendi. Alman uyruklu Tilman Ekkehart Geske de mezarı başında anıldı.

    Malatya’da 18 Nisan 2007 tarihinde Zirve Yayınevi’nde yaşanan olayda çalışanlar Alman uyruklu Tilman Ekkehart Geske ile Necati Aydın ve Uğur Yüksel 5 genç tarafından bıçaklanarak öldürülmüştü.

    Yayınevinde öldürülen Uğur Yüksel Elazığ’da, Necati Aydın İzmir’de, Tilman Geske ise Malatya’da mezarları başında anıldı. Kiltepe Mahallesi’nde bulunan Ermeni Mezarlığında düzenlenen anma törenine Malatya Kilisesi Pastörü Tim Stone, Diyarbakır Protestan Kilisesi Pastörü Ahmet Güvener, Adana Kurtuluş Kilisesi Pastörü Hüseyin Ocak, Van Kilisesi Pastörü Vahit Yıldız ile kilise cemaati katıldı.

    Yapılan duaların ardından okunan ilahilerle sona eren anma törenine katılanlar mezara karanfil bıraktı. Öte yandan Tilman Ekkehart Geske’nin eşi Suzanna Geske’nin çocuklarının eğitimleri nedeniyle Almanya’da oldukları öğrenildi.

    Anma töreni boyunca polis ekipleri de mezarlık çevresinde güvenlik önlemi aldı.

  • Zirve Yayınevi Cinayetinde Mahkeme İçişleri Bakanlığı Ve Valiliği Tazminata Mahkum Etti

    Yaklaşık 9 yıl önce Malatya’da 3 kişinin öldürüldüğü Zirve Yayınevi cinayeti ile ilgili ailelerin başvurusu üzerine mahkeme, olayda sorumlu tuttuğu İçişleri Bakanlığı ve Malatya Valiliğini tazminata mahkum etti.

    18 Nisan 2007 tarihinde Malatya’da Zirve Yayınevi’nde Tilman Ekkehart, Necati Aydın ve Uğur Yüksel’in öldürülmesi olayı ile ilgili aileler Malatya İdare Mahkemesi’ne başvurarak tazminat talebinde bulundu.

    Öldürülenlerin aileleri tarafından açılan davada, İçişleri Bakanlığı savunmasında, Zirve Yayınevi ve çalışanlarından baskı ve tehdit aldıkları gerekçesi ile bir başvuruları olmadıkları bu nedenle olayın yaşanmasına idarelerin hizmet kusuru bulunmadığı belirtildi. Olayın sanıklarının halen Malatya 3.Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmalarının devam ettiği belirtilerek üçüncü şahısların suç niteliği taşıyan eylemlerinin idari hizmetin işleyişi ve ortaya çıkan sonuç arasındaki illiyet bağını kestiği, kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince tazminle yükümlü tutulmasını gerektirecek hukuki nedenlerin de bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunuldu.

    Aynı şekilde Malatya Valiliği de yaptığı savunmada, davaya konu cinayet olayında kendilerine yükletebilecek biz hizmet kusurunun varlığından söz edilemeyeceği belirtti. Zira güvenlik kuvvetlerine tehdit alındığına dair bir bildirimin söz konusu olmadığını ifade eden Valilik, bu nedenlerle idarenin oluşan zararların tanziminden sorumlu tutulamayacağı belirtilerek davanın reddi istedi.

    Malatya İdare Mahkemesi’nde görülen son duruşmada karar verildi. Mahkeme, ailelerin başvurularını haklı bularak İçişleri Bakanlığı ve Malatya Valiliğini kusurlu buldu. Davada, öldürülen 3 kişinin de aile bireylerine yasal faizleriyle birlikte 800 bin ile 1 milyon TL arasında maddi ve manevi tazminat verilmesine hükmetti.

    Zirve Yayınevi’nde öldürülen Alman Uyruklu Tilman Ekkehart Geske’nin aile avukatı İbrahim Kalı, mahkemenin kararı sonrası Malatya Gazeteciler Cemiyeti’nde açıklamalarda bulundu.

    Davanın halen sürdüğünü belirten Avukat Kalı, mağdurların aileleri tarafından idarenin hizmet kusurları olduğu gerekçesiyle Malatya İdare Mahkemesine maddi ve manevi tazminat davası açıldığını söyledi. Davanın bugün sonuçlandığını belirten Kalı, “Suzanna Geske ve çocuklarının vekili olarak açmış olduğumuz maddi ve manevi tazminat davasında mahkeme Tilman Geske’nin eşi Suzanna Geske ve 3 çocuğuna 100’er bin liradan toplam 400 bin TL manevi 17 bin TL’de maddi tazminat verilmesine hükmetti” diye konuştu.

    Avukat Kalı, mahkemenin olayda sorumlu olarak İçişleri Bakanlığı ve Malatya Valiliği’ni gördüğünü belirterek tazminat kararının gerekçesini açıkladı. Mahkemenin Avrupa İnsan Hakları sözleşmesinin 9. maddesine istinaden tazminat kararını verdiğini ifade eden Kalı, “Bu madde bilindiği gibi ‘herkes düşünce vicdan ve din özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak dinini yada inancını değiştirme özgürlüğünü ister tek başına isterse de başkalarıyla birlikte topluluk içinde, aleni yada gizli olarak, ibadet etmek, öğretmek, uygulamak ve bunlara uymak şeklinde dinini ya da inancını açıklama özgürlüğü içerir’ hükmü yer alır. Keza 10’uncu madde de benzeri ifadelere yer verilmiştir” şeklinde konuştu.

    Benzer maddelerin Anayasa’da da yer aldığını ifade eden Kalı, mahkemenin tazminat kararını 5233 Sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması hakkındaki Kanun kapsamında verdiğini dile getirdi. Mahkemenin manevi tazminat kararını ise Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine göre verdiğini belirten Kalı, Zirve Yayınevi’nde öldürülen Necati Aydın ve Uğur Yüksel’in de ailelerinin başvurularının mahkemece aynı şekilde karara bağlandığını ifade etti.

    Avukat Kalı, mahkemenin kararı doğrultusunda her bir aileye yasal faiziyle birlikte 800 bin TL ile 1 milyon TL arasında tazminat verileceğini söyledi.

    OLAYIN GEÇMİŞİ

    18 Nisan 2007 tarihinde Malatya’da Zirve Yayınevi’nde çalışan Alman uyruklu Tilman Ekkehart Geske, Necati Aydın ve Uğur Yüksel boğazları kesilerek ve bıçaklanarak öldürülmüştü. Olay yerinde yakalanan Salih Gürler, Cuma Özdemir, Hamit Çeker, Abuzer Yıldırım ile Emre Günaydın tutuklanmıştı.

    Cinayetten 2 yıl sonra sanıklardan Emre Günaydın’ın cezaevinde savcılığa verdiği ifade üzerine davanın seyri değişmiş ve olayın azmettiricisi olduğu gerekçesiyle Varol Bülent Aral ile Zirve Yayınevi çalışanı Hüseyin Yelki de tutuklanmıştı. Yelki’nin sonradan tahliye edilmesi ile ilk etapta 6 sanığın yargılandığı davada ikinci 19 sanıklı iddianame hazırlanış ve aralarında emekli Orgeneral Hurşit Tolon, eski Malatya Jandarma Alay Komutanı emekli Albay Mehmet Ülger’in bulunduğu şüpheliler hakkında tutuklama kararı çıkarılmıştı.

    Olayın ilk sanığı olan 5 zanlı için uzun tutukluluk süresi kanunu kapsamında 8 Mart 2014’te tahliye kararı çıkmış ve sanıklara adli kontrol tedbirleri doğrultusunda elektronik kelepçe takılmıştı. Emekli Orgeneral Hurşit Tolon’un 10 Haziran 2014’te tahliye edildiği davada şuan tutuklu yargılanan kimse bulunmuyor.

  • Zirve Yayınevi Davası’nın 109. Duruşması Görüldü

    Zirve Yayınevi’nde biri Alman uyruklu 3 kişinin boğazları kesilerek öldürülmesine ilişkin davanın 109’uncu duruşması Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Zirve Yayınevi Davası’nın 109. duruşması Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuksuz yargılanan Emre Günaydın, Salih Gürler, Abuzer Yıldırım polis araçlarıyla getirildi. Duruşmaya tutuksuz sanıklar emekli Albay Mehmet Ülger, Haydar Yeşil, Ruhi Abat, Levent Ercan Gelegen, Murat Göktürk, Abdullah Atılgan katıldı. Tutuksuz sanıklar Cuma Özdemir Darende Adliyesi’nden, Hamit Çeker ise Elbistan Adliyesi’nden SEGBİS sistemiyle duruşmaya dahil edildi. Öldürülen Alman uyruklu Tilman Geske’nin eşi Suzanna Geske ve kızları Miriam, Michael Geske ile yine olayda öldürülen Uğur Yüksel’in annesi Hatice Yüksel de katıldı.

    Mahkeme Başkanı Vedat Koç, dosyaya gelen belgeleri okudu. Daha sonra söz alan Savcı Burhanettin Olğun, okunan belgelere karşı bir diyeceğinin olmadığını söyledi. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan yeni iş bölümü gereğince celse arasında dosyasının tarafına tevdii edildiğini kaydeden Savcı Olğun, “Dosya üzerinde detaylı inceleme incelememiz devam ediyor. Esas hakkında yeni mütalaa verilecekse, yeni mütalaamızı hazırlamak üzere dosyanın yeniden tarafımıza tevdiinin talep ediyorum” diye konuştu.

    Tutuksuz sanık emekli orgeneral Hurşit Tolon’un avukatı İlkay Sezer, kesinleşen Poyrazköy Davası’na değindi. Sezer, “Bu davanın kesinleşme şerhinin celbini, Dink cinayeti ile ilgili son iddianamenin bahsi geçen ve Zirve Yayınevi cinayetiyle ilgili olduğu değerlendirilen 79 adet belgenin dosyanın celbini, İlker Çınar’ın beyanları değerlendirilirken dosyaya sunmuş olduğumuz ayrıntılı dilekçelerimiz ve beyanlarının sonradan çürütüldüğüne ilişkin olduğunu değerlendirdiğimiz delillerinde iddia makamınca dosya incelenirken dikkate alınmasını talep ediyoruz” şeklinde konuştu.

    Tutuksuz sanıklardan emekli Albay Mehmet Ülger, özellikle C5 bürosu ile ilgili basında çıkan haberlerin dikkate alınarak, Zirve Yayınevi cinayeti ile ilgili olanların değil, bütün belgelerin dosyaya celbini talep etti.

    Daha sonra söz alan Haydar Yeşil, iddia makamının mütalaasını sunmasının ardından beyanda bulunacağını kaydetti.

    Dosyanın gizli tanığı ve sanığı İlker Çınar’ın ses ve görüntü kayıtlarının digital versiyonlarının kendilerine verilmediğini aktaran Ruhi Abat, ifadeleri alınırken ses ve görüntü kayıtları alınmamışsa nedeninin araştırılmasını, iddianamenin word olarak hazırlanmış digital örneğininin tarafına verilmesini, İlker Çınar ile ilgili varsa ses kayıtlarının ne zaman oluşturulduğu hususunun araştırılmasını talep etti. Abat, “Bu sahteliklerin neden gizlendiğini bilmek istiyoruz. Ben paralelciler gibi kimseye iftira atmadım. Ben bir şeyler yazmak istesem makale yazarım ve yayınlarım. Bütün bu yalanları her yerde anlatacağım” ifadelerini kullandı.

    Okunan belgelere diyecek bir şeyinin olmadığını söyleyen bir diğer tutuksuz sanık Abdullah Atılgan, hakkındaki iddialarının çoğunun HTS kayıtlarına dayandığını, HTS kayıtlarıyla ilgili bilirkişi raporunda bu kayıtların sahtecilikle yapıldığının belirlendiğini belirtti. Atılgan, bu nedenle kendisine ait ham HTS kayıtlarının dikkate alınmasını talep etti.

    Terör suçuyla yargılandığını ifade eden tutuksuz sanık Murat Göktürk, “Her ne kadar terör örgütü suçlanması ile yargılanıyor olsam da şu an Terör Suçlarına bakan büroda görevlendirildim. Bu devletimizin ve komutanlarımın bana olan güvenini gösteriyor. Bu hususun dikkate alınmasını talep ediyorum” diye konuştu.

    Kendisi hakkında 20 Kasım 2008 yılında Taraf gazetesine gönderilen ihbar mektubu hakkında konuşan tutuksuz sanık Levent Ercan Gelegen, bu ihbar mektubundan dolayı davaya dahil edildiğini söyledi. Gelegen, “Bu kapsamda bu ihbar mektubunun gazeteye ne şekilde gönderildiği hususunda o dönem gazetenin yazı işleri müdürlüğü görevini yapan Eray Özer’in tanık olarak dinlenmesini ve bu hususta ihbarın ne şekilde yapıldığının araştırılmasını talep ediyorum” şeklinde konuştu.

    Tutuksuz sanıklar Salih Gürler, Abuzer Yıldırım, Cuma Özdemir ve Hamit Çeker adli kontrol hükümlerinin hafifletilmesini talep ederken, Emre Günaydın ise herhangi bir talebinin olmadığını söyledi.

    Mahkeme Başkanı Vedat Koç, Tilman Geske’nin eşi Suzanna Geske’ye de söz verdi. Geske, gerçeklerin ortaya çıkmasını istediğini ifade etti. Uğur Yüksel’in annesi Hatice Yüksel de, bu olaydan vazgeçmeyeceğini belirtti.

    Mahkeme heyeti daha sonra ara kararlarını açıkladı. Heyet, iddia makamının talebi doğrultusunda varsa kovuşturmanın genişletilmesi taleplerini bildirmek veya esas hakkındaki yeni mütalaanın verilecekse yeni mütalaasını hazırlamak üzere iddia makamına yeninde süre verilmesine ve dosyanın iddia makamına tevdiine, sanık Ruhi Abat’ın İlker Çınar’ın ses ve görüntü kayıtlarının digital olarak tespit edilmediği ve tespit edilmemişse bunun nedeninin araştırılmasına yönelik talebi ile iddianamenin word formatında hazırlanmış digital örneğinin dosyaya celbi yönündeki taleplerinin, beyanların alınırken ses ve görüntü kaydı yapılmasına ilişkin yasal bir zorunluluk bulunmaması ve adliyelerde UYAP sisteminin kullanılması nedeniyle belgelerin word ortamında hazırlanmadığı hususları dikkate alınarak, bu yöndeki kovuşturmanın genişletilmesi taleplerinin reddine. Levent Ercan Gelegen’in Taraf Gazetesine yapılan ihbarla ilgili teknik araştırma ve o dönemin yazı işleri müdür Eray Özer’in tanık olarak dinlenmesi talebinin reddine, bazı sanıkların adli kontrol kararlarının yumuşatılmasına yönelik taleplerinin reddine. Kamuoyunda “Dink Cinayeti Davası” olarak bilinen kamu davasının iddianamesinden bir örneğinin celbi için İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi ve İstanbul 14. Ceza Mahkemesi’ne ayrı ayrı müzekkere yazılmasına. Dink Cinayeti Davası olarak bilinen ve iddianame içeriğinde Malatya Zirve Yayıncılık Cinayeti ile ilgili 79 adet belgenin araştırılarak, tespiti ve mahkemeye gönderilmesi için İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi, İstanbul 14. Ceza Mahkemesi, İstanbul TEM Şube Müdürlüğü, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı ve ilgili iddianameyi düzenleyen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına ayrı ayrı müzekkere yazılmasına, tutuklu sanık Varol Bülent Aral’ın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Mahkeme heyeti, bir sonraki duruşmayı, 1 Mart 2016 tarihine erteledi.