Etiket: Yavuz

  • Vali Yavuz, inşaattaki göçükten yaralı kurtulan işçileri ziyaret etti

    Vali Yavuz, inşaattaki göçükten yaralı kurtulan işçileri ziyaret etti

    Ordu Valisi Seddar Yavuz, kentteki bir inşaatta yaşanan göçük olayında yaralı kurtulan işçileri hastanelerde ziyaret etti.

    Vali Seddar Yavuz, bir otel inşaatında meydana gelen, 1 işçinin hayatını kaybettiği ve 8 işçinin de yaralandığı olayda, yararlanan işçileri tedavi gördükleri hastanelerde ziyaret ederek, ’geçmiş olsun’ dileğinde bulundu, durumları hakkında bilgi aldı. Vali Seddar Yazuz, hayatını kaybeden vatandaşın ailesine de başsağlığı dileğinde bulundu.

  • AK Partili Yavuz dünyanın en büyük arıcılık festivaline katıldı

    AK Partili Yavuz dünyanın en büyük arıcılık festivaline katıldı

    Dünyanın en büyük Arıcılık Festivali olan 9. Apicenter İstanbul Arıcılık ve Arı Ürünleri Festivali, İstanbul Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezinde faklı ülkelerden 120 firma ve üretici birliklerinin yanı sıra binlerce ziyaretçinin katılımıyla gerçekleştirildi.

    Düzenlenen fuara, son zamanlarda bal sektöründeki taklit ve tağşişi engellemek için yaptığı çalışmalardan dolayı Arıcı vekili olarak anılan Aydın Milletvekili ve AK Parti MKYK Üyesi Metin Yavuz’dan katıldı. Arıcıların yoğum ilgisiyle karşılaşan AK Partili Yavuz, “Tüketicilerin bilinçlenmesi amacıyla bu gibi organizasyonlar çok önemli” dedi.

    Geçtiğimiz aylarda, içlerinde sahte bal üretiminde kullanılan Bal Aromalı Şurubun da olduğu bir çok ürünün, Gıda da tağşiş ile mücadele çerçevesinde Tarım ve Orman Bakanlığınca kullanımının yasaklanmasını n adımlarını Tarım ve Orman Bakanımız Dr. Bekir Pakdemir’li tarafından açıklanmıştı. Özellikle Bal Aromalı Şurubun yasaklanması için atılan adımlar için yapmış olduğu çalışmalardan dolayı büyük katkısı olduğu bilinen Aydın Milletvekili ve AK Parti MKYK Üyesi Metin Yavuz katıldığı Arıcılık fuarıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Farklı ülkelerden çok sayıda katılımcının standlarının yer aldığını, fuarın ziyaretçileri bakımından da yoğun katılım aldığını belirten AK Parti’li Yavuz, “Oldukça faydalı geçen festivalin hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

    Özellikle bal üreticilerini yakından ilgilendiren bal aromalı şurubun yasaklanmasının önemine değinen Yavuz, “Söz konusu ürün olan Bal Aromalı Şurup ile resmen gıdada tağşiş yapılıyordu. Sahte bal üretiminde kullanılan bu şurup içerdiği kimyasallar dan dolayı insan sağlığını da son derece tehlikeye sokuyordu. Biz bu yasak ile hem bal üreticisi olan Arıcı kardeşlerimizin emeklerinin karşılığını almalarını sağlayacağız hem de tüketicilerin sağlığını korumuş olacağız. Bal Aromalı Şurup ile ilgili bir takım sorunlar yaşandığını duymuştum. En doğru bilginin arıcılar olduğunu düşünerek, geçtiğimiz Eylül ayında Milas Fesleğen mahallesinde yurdumuzun dört bir yanından gelerek bal üretimi yapan Arıcı kardeşlerimizi ziyaret etmiş ve konuyla ilgili bilgiler almıştım. Gördük ki, bal aromalı şurup kaliteli bal üreticisi Arıcı ya zarar vermesinin yanında sahte ballar dan dolayı tüketicinin de sağlığını tehlikeye sokuyor. Acil olarak buna dur demek gerekiyordu. Hazırlamış olduğumuz raporlarımızı Tarım ve Orman Bakanımız Dr. Bekir Pakdemirli ile paylaştık. Yapılan çalışmalar sonrasında bal aromalı şurup başta olmak üzere birçok ürünün kullanımı gıdada taklit ve tağşişin önüne geçmek için adım atıldı. Böylelikle gıda terörüne dur denilmiş olunacak. Buradan Başkan Erdoğan’a ve Bakanımız Pakdemirli’ye arıcılarımız adına bir kez daha teşekkür ediyorum” dedi.

    İstanbul Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezinde düzenlenen 9. Apicenter İstanbul Arıcılık ve Arı Ürünleri Festivaline katılan Metin Yavuz, festivalin oldukça yoğun bir katılım ile gerçekleştiğini ifade ederek, bu gibi organizasyonların özellikle tüketicilerin bilinçlendirilmesi açısından önemli olduğunu belirtti. Yavuz, “Üreticiler tarafından kaliteli arı ürünlerinin üretilmesi ve tüketicilerin bilinçlendirilmesi amacıyla, İstanbul Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezinde, üretici, tüketici ve akademisyenlerin yer aldığı festival gerçekten ismine yakışır bir şekilde gerçekleştirildi. Festivale Ürdün, Suriye, Lübnan, Mısır, Filistin, Bulgaristan ve Ülkemizin değişik illerin den katılımcıların stant açtığı, toplam 120 farklı firma ve üretici birliklerinin yer aldığı 9. Apicenter İstanbul Arıcılık ve Arı Ürünleri Festivali inanıyorum ki amacına ulaşacaktır. Alanında uzmanların sunumlarının yer aldığı organizasyonda özellikle benim gibi sadece bal tüketicisi olanların faydalı bilgi edinmelerinde bu gibi etkinlikler büyük katkı sağlıyor. Festivali organize eden ve yer alan tüm katılımcıları tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum” dedi.

  • Vali Yavuz: ”Ordu’nun toprağı altın olacak”

    Ordu Valisi Seddar Yavuz, Ordu’nun Türkiye’de gelişme potansiyeli en yüksek şehirler arasında yer aldığını belirterek, “10 yıl sonra Ordu’da bir yer alabilmek imkansız hale gelecek, fiyatlar çok artacak bunu çok açıklıkla söylüyorum, trend ona doğru gidiyor” dedi.

    Ordu’nun son yıllarda aldığı yatırımlarla gelişme potansiyeli en yüksek şehirler arasında yer aldığını belirten Ordu Valisi Yavuz, “10 yıl sonra Ordu’da bir yer alabilmek imkansız hale gelecek, fiyatlar çok artacak bunu çok açıklıkla söylüyorum, trend ona doğru gidiyor. Ordu’nun geleceği çok parlak. Önemli olan bizim bu şehri nasıl yönettiğimiz, gündemi nasıl belirlediğimizdir” diye konuştu.

    Vali Yavuz, şöyle konuştu: “Ben, Ordu’da sadece üretim ve istihdamın tartışılmasını arzu ediyorum. O yüzden de bu tür toplantıları sıklıkla gerçekleştiriyorum. Kısır çekişmelerle kaybedecek zamanımız yok. 21. yüzyılda lider Türkiye’nin konumuna uygun katkı sunabilir miyiz? Bizim tartışmamız gereken budur. Birey olarak ben bu ülke için ne yapabilirim? Şehir olarak biz ne yapabiliriz? Daha önemlisi de dünya için biz ne yapabiliriz sorusunu kendimize sorabilmeliyiz. Temel bir paradigma değişikliğine hepimizin ihtiyacı var. Bu sorgulamayı yapmamız gerekiyor. Bilim ve teknolojiyi insanlığın hayrına kullanabiliyor musunuz, zenginliği bu anlamda kullanabiliyor musun? Buna bakmak gerekir. Dolayısıyla yola çıkarken doğru bir amaçla yola çıkmak ve amacımızdan hiçbir zaman sapmamak gerekiyor.”

    “OSB’lerde kararlılığımız sürüyor”

    Vali Seddar Yavuz, konuşmasının devamında şunları söyledi:

    “Şu anda 3 tane OSB’miz var ve bu OSB’lerde 13 bin kişi istihdam ediliyor. Toplam sigortalı çalışan sayımız 96 bin civarındadır. Bunun da 26 bin 500 civarı memurdur. Gayri safi yurt içi hasılada yaklaşık 17 milyar TL ile 32. sıradayız. Ama kişi başına böldüğünüz zaman rakamlarımız 60’lara iniyor. 3 yeni OSB’yi bizim süratle bitirmemiz lazım. Ünye’yi çözdük inşallah bu sene alt yapı ihalesine çıkıyoruz. Fatsa’da bir ivme kazandık şu anda. Ordu OSB’yi ırmak geçtiği için ikiye bölüyoruz. Her iki bölümde aynı anda kamulaştırmamızda sorun var. Dolayısıyla bölerek kamulaştırma çalışmalarını yürüteceğiz. Birinci kısmında 300 dönüm kamu arazisi var. Geri kalan kısmını kamulaştırmış durumdayız. Diğer kısmını da kamulaştırarak bir bölümünü en azından kısa vadede yatırımcının hizmetine vermek istiyoruz. Fındıkta budama, gübreleme, organik tarım yapmak suretiyle bir proje başlattık. Bu uygulamalarla birlikte birim alandan en yüksek verimi elde etmiş olacağız. Turizmde ise çok iyi bir noktaya geldik, bu sene 1 milyon rakamına yaklaşıyoruz. Geçen yılı 850 binle kapattık, 112 bin yabancı turist geldi. Özellikle siz yatırımcılara, sanayicilerimize, iş adamlarımıza turizm alanında yatırım yapmanızı öneriyorum. Bu alanın çok verimli ve karlı bir alan olduğunu söylemek istiyorum. Bizdeki yatak kapasitesi 4 bin 500. Bu yatak kapasitesi bizim işimizi görmez. Ordu’da en az bin kişinin konaklayabildiği, kongre turizmine açık otel yapmamız gerekir. Özellikle havaalanı aksı veya Perşembe aksında 5 yıldızlı otel yapmamız gerekir. Ordu, 12 ay turizm yapılabilecek bir şehir. Süratle tesisleşmeye ihtiyacımız var. Yani bir taraftan çok kapasiteli oteller, diğer taraftan daha butik oteller. Her ikisine de ihtiyacımız var. Ordu sadece üretimi, istihdamı, yatırımı konuşsun, eğitimi konuşsun. O yüzden Ordu’yu eğitim kenti Ordu, tarım şehri Ordu, turizm kenti Ordu, bir diğeri de sanayi şehri Ordu olmak üzere 4 tane başlık altında topluyoruz.”

  • Yavuz ailesinin acı günü

    Yavuz ailesinin acı günü

    Erzurum Valiliği İl Planlama ve Koordinasyon Müdürü Güven Yavuz’un annesi Bedriye Yavuz (80) kronik kalp hastalığı ve nefes darlığı nedeni ile tedavi gördüğü Oltu Devlet Hastanesi’nde hayatını kaybetti.

    Üç çocuk annesi olan Bedriye Yavuz, Oltu Aslanpaşa camisinde kılınan öğlen namazına müteakip cenaze namazının ardından dualar eşliğinde Cankurtaran mezarlığında toprağa verildi.

    Erzurum Valisi Okay Memiş, cenazeye çelenk göndererek taziyelerini iletti.

  • Yavuz Beller: “Korumacılık tedbirleri, demir çelik sektöründe sert dalgalanmalara neden oldu”

    Yavuz Beller: “Korumacılık tedbirleri, demir çelik sektöründe sert dalgalanmalara neden oldu”

    MTSO Metal Sanayi Meslek Komitesi Başkanı Yavuz Beller, dünyadaki korumacılık tedbirlerinin demir çelik sektöründe sert dalgalanmalara neden olduğunu, yatırımdaki durgunluk nedeniyle de sektörde stokların büyüyeceğini ve fiyatların düşeceğini söyledi. Türkiye’de bu sıkıntıların daha fazla hissedileceğini belirten Beller, dolardaki yükselişe bağlı olarak Türkiye’de fiyatların artacağını ifade ederek, “Fiyatlar TL bazında yükselse de aslında dünyada dolar bazında düşüyor olacak” dedi.

    Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) 32 No’lu Metal Sanayi Meslek Komitesi Başkanı Beller, sektörel değerlendirmeler yaparak komite çalışmaları hakkında bilgi verdi. İlk olarak dövizde yaşanan dalgalanmaların sektör üzerindeki etkisini değerlendiren Beller, tüm dünyada demir çelik sektöründe sıkıntı yaşandığını, ancak bu sıkıntıların Türkiye’de biraz daha fazla hissedildiğini anlattı. “Demir çelik sektörü sadece Türkiye’de değil, dünyada sert dalgalanmaların yaşandığı bir dönemden geçiyor” diyen Beller, “Tüm dünyada korumacılık tedbirleri nedeniyle sektörde sert dalgalanmalar yaşanıyor. Ülkeler kendilerini korumak adına ithalatta ciddi vergi artışlarına gitti. Bunun sonucunda her ülkenin ihracat durumuna göre fiyatları değişim göstermeye başladı. Yaşanan bu gelişmeyi fiyatlardaki dalgalanmaya neden olan ilk unsur olarak sayabiliriz. İkinci unsur ise dünyada yatırımlar noktasında bir durgunluk başladı. Yatırım yapan şirketlerin sayısının tüm dünyada azalması nedeniyle yatırım mamulleri satan ülkeler, demir çelik grubu daha az taleple karşılaşacak. Stoklar büyüyecek ve fiyatlar düşecek” diye konuştu.

    “Sıkıntılar gelecek yıl hissedilecek”

    Bu gelişimlerin Türkiye’ye yansımasının daha güçlü hissedileceğini anlatan Beller, dünyada demir çelik fiyatları düşerken, Türkiye’de dolardaki yükselişe bağlı olarak fiyatların artıyor gibi gözükeceğini söyledi. Beller, “Fiyatlar TL bazında yükselse de aslında dünyada dolar bazında düşüyor olacak” ifadelerini kullandı.

    Dolara endeksli olarak yaşanan fiyat artışı nedeniyle sektörde bu yıl stoklar eriyene kadar ciddi oranlarda karın defterlere yansıyacağını dile getiren Beller, ancak satılan ürünün sürekli artan maliyetlerden dolayı yerine konulmasının mümkün olmayacağını ve bu nedenle sıkıntıların asıl gelecek yıl hissedileceğini vurguladı.

    Mersin özelinde de değerlendirme yapan Beller, “Bu noktada kentimiz biraz daha şanslı iller arasında yer alıyor. Serbest Bölge ve limanın olması ihracatımızın artmasını da beraberinde getiriyor ve sektörde yaşanan olumsuz etkilerin daha az hissedilmesini sağlıyor. Dış ticarete yoğunlaşan firmalar daha az sıkıntı yaşıyor. Ancak bu yeterli değil. Her an çalıştığımız yurt dışı pazarlar da sekteye uğrayabilir. Bu nedenle ihracatçı firmalarımızın da ihraç noktalarını çeşitlendirmesi yerinde olacaktır” dedi.

    Yurt dışındaki alıcılarda değişim beklediklerini, özellikle Avrupa’da sorunlar yaşanması nedeniyle pazarın yön değiştireceğini tahmin ettiklerini dile getiren Beller, bu dönemde Yakın Doğu ya da Afrika’dan talep artışı olabileceğini söyledi. Irak pazarının da yavaş yavaş açılmaya başlamasının umut verdiğine değinen Beller, “Ancak bu bölgedeki ülkelerin üzerinde kara bulutlar dolaşıyor ve ne zaman bir sıkıntı çıkacağını kestirmek zor. Yatırım iklimi devam ederse Türkiye’nin o bölgelerde ciddi bir şansı olacağına inanıyorum” değerlendirmesini yaptı.

    “Küme çalışmalarına devam edilmeli”

    Beller, komite olarak ihracatın bu dönemdeki öneminin daha da artacağı düşüncesiyle üye firmaları ihracata yönlendirme adına çalışacaklarını ifade etti. Geçmiş dönemde başlatılan küme çalışmalarının aralıksız devam ettirilmesi gerektiğini vurgulayan Beller, şöyle konuştu:

    “Belki hedeflediğimiz gibi bu dönemde bir araya gelerek yurt dışındaki yüksek montanlı işlerden pay alabilmemiz mümkün olmayacak, çünkü bir süre böyle yüksek montanlı yatırım gerçekleşmeyecek. Ancak bu da bir fırsat olabilir. Bu süreci küçük ve orta ölçekli firmalarımızı uluslararası talepleri karşılayabilecek standartlara getirmek adına değerlendirebiliriz. Eksiklerimizi tamamlayabiliriz. Pazarlar açıldığında hazır oluruz ve yeniden bir araya gelerek hedefimize ulaşırız.”

    Kümenin yanı sıra MTSO tarafından verilen Ticari Bilgi ve İstihbarat Merkezi hizmetinin büyük önem taşıdığına da değinen Beller, bu sistemi kullanarak nokta atışı ihracata yönelmek istediklerini belirtti. Doğru hedef pazarları tespit edip doğru iletişim adreslerine ulaşmak adına bu sistemi daha yoğun kullanmak istediklerini dile getiren Beller, üyelerinin de bu sistemden yararlanması adına komitenin gayret göstereceğini söyledi.

    “İç piyasada fiyatlar düşecek”

    İhracatını artıramayan firmaların ise iç piyasadan daha fazla pay alma yarışına gireceğini ifade eden Beller, bu durumun ciddi bir rekabete yol açacağını ve fiyatları, kar marjlarını büyük ölçüde aşağı çekeceğini bildirdi. Bu fiyat indirimini yatırım yapacak olan şirketlerin iyi değerlendirmesi tavsiyesinde bulunan Beller, maliyetler açısından yatırımcılar için doğru zaman olabileceğini anlattı.

    Sektöre verilen teşvikler ve KGF kredilerine de değinen Beller, bu desteklerin ve kredilerin piyasaya olumlu yansıdığını bildirdi. Finans olanaklarına erişim konusundaki çalışmalara önem verdiklerini ve komite olarak bu konuda da çeşitli etkinlikler düzenlediklerini kaydeden Beller, “Eğer doğru, ayağı yere sağlam basan adımlar atmak istiyorsak mevcut finansal tabloları doğru okuyup değerlendirmemiz gerektiğine inanıyoruz” dedi.