Etiket: Yatış

  • Uzmanlardan uykuda yatış şekli konusunda uyarı

    Uzmanlar, insan hayatının yaklaşık 3’te birinin uykuda geçtiğini dile getirerek, yatış şeklinin bel ağrısına sebep olduğuna dikkat çekti.

    Medical Park Ordu Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Özcan Hız, uykunun sağlık için çok önemli olduğunu belirterek yatış şeklinin, uyku kalitesi ve miktarı kadar önemli olduğunu vurguladı.

    Yatma şeklinin sağlığımız üzerinde etkileri olduğunu dile getiren Prof. Dr. Özcan Hız, “Dünya nüfusunun yüzde 95’i her gece aynı pozisyonda yatıyor. Vücudumuzun her geçen yıl değiştiği kaçınılmaz bir gerçek. Bugün size uygun olan bir uyku pozisyonu zaman geçtikçe uygun olmayabilir. Bel kemiği ve diske en az yükün binmesini sağlayan bir yatış şekli, horlamanın da azalmasını sağlayacaktır. Omurgamız bir bütündür, bel ve boyun omurgaları ayrı düşünülemez. Bel ya da boyun bölgenizde ortaya çıkan bir problem tüm vücudunuzda sorunlara yol açar. Bel ve boyun omurgalarının sağlığı için gün içerisindeki duruş ve oturuş pozisyonlarına dikkat etmemiz önemli ancak yeterli değildir. Omurga sağlığımız üzerinde alışkanlık edindiğimiz uyku pozisyonumuzun ve hatta yatak seçimimizin etkisi büyüktür” dedi.

    Yatış pozisyonu nasıl olmalı?

    Yüzüstü yatmanın en tehlikeli uyku pozisyonu olduğunu anlatan Prof. Dr. Özcan Hız, şu bilgileri verdi: “Bu pozisyonda uyumak omurga etrafındaki bağların ve kasların gerilmesine, omurgadan sinirlerin çıktığı deliklerin sıkışmasına sebep olur. Bu da omurga ve disk üzerine yük bindirir. Tüm bunlar ise bel ve boyunda eğriliklerin artmasına bağlı olarak omurgada zedelenmelere ve fıtık gibi sonuçları ortaya çıkarır. Yan yatış pozisyonu bel ve boyun sağlığı için en idealidir. Bacaklar karına doğru çekilerek yatılmalı. Bu pozisyonda belin basıncını azaltmak için dizlerin arasına bir yastık koyulmalıdır. Bu şekilde omurga ve diske daha az yük biner, bel ağrılarına sebep olması önlenmiş olur. Aynı zamanda horlamayı da azaltır.”

    Yataktan hızlı kalkışların bel ağrılarının sebeplerinden biri olduğunu dile getiren Prof. Dr. Özcan Hız, “Uyandıktan sonra yatak içerisinde 5-6 dakika gerinerek gevşeyen kaslar yavaşça harekete geçirilmeli. İlk olarak yan dönün sonra yavaşça yataktan kalkarak bacaklarınızı sarkıtın, daha sonra kollarınızın yardımıyla vücudunuzu yatak kenarında, dik bir konuma getirin. Yanlış yatak seçimi pek çok omurga hastalığına sebep olmaktadır. Bel ağrısı şikayeti olan hastalar için tek bir tip yatak şekli yoktur. Sizin bel ağrınıza iyi gelen bir yatak başkasına kötü gelebilir. Bu nedenle uygun yatak her hasta için kendini en rahat ve konforlu hissettiği yataktır” şeklinde konuştu.

  • Yatış Pozisyonunuza Dikkat

    Fizyoterapist Gökhan Aygül, yatış pozisyonuna dikkat edilmesi gerektiğini belirtti.

    Hayatımızın kayda değer bir kısmını uyuyarak geçirdiğimizi belirten Fizyoterapist Gökhan Aygül, “Uykunun sağlık için ne derece yararlı olduğu biliniyor. Fakat birçok insan yatma şeklinin, uyku kalitesi ve miktarı kadar önemli olduğunun farkında değil. Mide yanması, baş ağrısı, astım ve bunlar gibi birçok hastalığın ortaya çıkması ile uyku pozisyonlarımız ilişki içerisindedir. Dünya nüfusunun yüzde 95’i her gece aynı pozisyonda yatıyor. Yatma şeklinin sağlığınız üzerinde etkileri vardır.

    Vücudunuzun her geçen yıl farklılaştığını unutmamak önemlidir ve sizi rahat ettiren bir pozisyon zaman içinde size iyi gelmeyebilir. Omurga ve diske en az yükün binmesini sağlayan bu yatış şekli, horlamanın da önünü kesiyor.Omurgamız bir bütündür, bel ve boyun omurgaları ayrı düşünülemez, bel omurgalarındaki bir rahatsızlık boyun omurgamızı da doğrudan etkiler. Çünkü omurgamız etrafımızdaki kaslar bir hasır örgü gibi birbirinin içerisine geçmiştir. Bel ya da boyun bölgenizde ortaya çıkan bir problem tüm vücudunuzda sorunlara yol açar. Bel ve boyun omurgalarının sağlığı için gün içerisindeki duruş, oturuş pozisyonlarına dikkat etmemiz önemli ancak yeterli değil. Omurga sağlığımız üzerinde alışkanlık edindiğimiz uyku pozisyonumuz hatta yatak seçimimizin etkisi büyüktür” diye konuştu.

    Yüzüstü yatmanın en tehlikeli uyku pozisyonu olduğunu anlatan Fizyoterapist Gökhan Aygül, “Bu pozisyonda uyumak omurga etrafındaki bağların ve kasların gerilmesine, omurgadan sinirlerin çıktığı deliklerin sıkışmasına sebep olur. Bu da omurga ve disk üzerine yük bindirir. Tüm bunlar ise bel ve boyunda eğriliklerin artmasına bağlı olarak omurgada zedelenmelere ve fıtık gibi sonuçları ortaya çıkarır. Bunun yanı sıra yüzükoyun yatmak, horlamayı önleme konusunda size yardımcı olur ancak diş gıcırdatma sorunu olanlarda durumu daha da kötü etkileyebilir. Bu pozisyonun ellerde acı ve hissizliğe de neden olabileceği gibi aynı zamanda sinirsel problemlere de önderlik edebileceği vurgulanıyor. Yüzüstü yatarken, çok sayıda yastık boyun pozisyonunu etkileyeceğinden omurgayla uyumlu bir şekilde yastıkları azaltmak gereklidir. Bu, özellikle yaşlı insanlarda, sinirlere baskı olasılığını azaltacaktır. Aynı zamanda, sağ ya da sol şeklinde sıra ile boynunuzu değiştirmeniz, bir tarafı zorlamanızı engelleyecektir. Bu pozisyondan hoşnut olmayanların başlıca şikayetleri ise parmaklarda sızı ve hissizlik şeklindedir” diye konuştu.

    Sırtüstü uyumanın yatış pozisyonu kireçlenme sıkıntısı yaşayanlar için iyi bir seçenek olduğunu anlatan Fizyoterapist Gökhan Aygül, daha sonra şunları kaydetti;

    “Ancak bazı insanlar sırtüstü yatış pozisyonunda uyuyamazlar. Çünkü astım, horlama, uyku apnesi ve kalp için kötü sonuçlar ortaya çıkardığı tespit edilmiştir. Sırt üstü yatıyorsanız mutlaka dizler bir yastık ile desteklenmeli. Ancak yine de sırt üstü yatış bir süre sonra bacakların arka kaslarında kısalmaya yol açıyor. Bu nedenle uzun süre sırt üstü yatılmasını önermiyoruz.

    İngiltere’de en yaygın uyku pozisyonu olarak bilinen cenin pozisyonunun sırt ağrılarına iyi geldiği ancak boyun ve baş ağrılarına iyi gelmediği biliniyor. Ancak bu olumsuzluğu boyun ve omuzlar arasına alacağınız bir yastıkla önlemeniz de mümkün. Dizleriniz arasına alacağınız bir yastık da kalça ve pelviste istenmeyen kıvrılmaları önlemeye ve bu pozisyonda rahat etmenize yardımcı olabilir. Yan yatış pozisyonu bel ve boyun sağlığı için en idealidir. Bacaklar karına doğru çekilerek yatılmalı. Bu pozisyonda belin basıncını azaltmak için dizlerin arasına bir yastık koyulmalıdır. Bu şekilde omurga ve diske daha az yük biner aynı zamanda horlamayı da engeller. Hamile kadınların sol taraflarında uyuması önerilmektedir. Bu pozisyonda bebeğe giden kan akışı engellenmeyecektir. Ancak bu durumda da boyun ve omuzlar zorlanmaktadır.

    Çiftler arasında yaygın olan bu pozisyon eşler arasında duygusal bağları güçlendirerek stresi yok etmeye yardımcı olurken, vücudunuzu zorlayarak var olan ağrılarınızı daha da yoğun hissetmenize neden olabilir. Bu pozisyon boyun, kol ve göğsünüze yük binmesine ve bu bölgelerde ağrılar olmasına da neden olabilir.

    Düzensiz uykunun genel olarak sağlığımızı negatif etkileyen bir etken olduğuna şüphe yok. Kozmetik olarak da yüz yaşlanmasını ve yaşlanmanın anatomik değişikliklerini hızlandırdığı, kırışıklıkların daha erken ve hızlı ortaya çıkmasını sağladığı da bilinmekte. Genç görünmek ve bunu uzun süre devam ettirmek için yeterli, düzenli ve uygun pozisyonda alınmış uykunun da etkili olduğu ortaya koyulmuştur. Özellikle sert yastıkta yatmanın, uyku sırasında yoğun olarak yan yatma pozisyonunun kullanılmasının yaşlanmayı hızlandırıcı etkileri olduğunu gösteriyor. Yine çoğu insanın yan pozisyondaki uykuda özellikle bir tarafa daha fazla yattığını ve yıllar içerisinde o tarafta yaşlanma etkilerinin daha yoğun olarak ortaya çıktığını da söylemek gerekiyor. Bir insanın yüz dâhil tüm vücudunda tam bir simetrinin olmayacağı kesin, ancak yan yatıştaki bu dengesizlik bu asimetriyi daha da bariz bir duruma getirebiliyor. Yine bazı insanlarda, yan yatış alışkanlığına bağlı olarak uyku çizgileri olarak adlandırabileceğimiz ek kırışıklıkların da ortaya çıkabildiğini unutmamak lazım. Erken yaşlarda önlem almanın tüm bunlardan korunmak için en önemli adım olduğu çok açık.”

    Uyku sırasında yüzünüze gelecek basınç ne kadar az olursa o kadar iyi olacağını söyleyen Fizyoterapist Gökhan Aygül, “Ancak boyun ve omurga sağlığı açısından çok yumuşak yastıkların zararlı olacağı unutulmamalı. Uyku sırasında uygun omurga pozisyonunu sağlayacak şekilde, yumuşak bir yastık seçilmelidir. Yan yatıştan olabildiğince kaçınmak gerekiyor. Uyku sırasında yan yatış pozisyonunu kontrol etmek mümkün olmayabilir ama en azından uykuya geçişte sırtüstü pozisyonu seçerseniz zaman içerisinde bu bir alışkanlık haline gelebilir. Süt çocuklarında reflüyü önlenmesi ve tedavisi için yüzüstü pozisyonunda yatış önerilmektedir. Reflünün yüzüstü pozisyonda yatan bebeklerde sırtüstü pozisyonda yatanlara göre daha az oluştuğu saptanmıştır. Süt çocukları yan pozisyonda yatırılamaz. Çünkü süt çocuğu uyku sırasında yüzüstü pozisyonuna dönebilir. Yüzüstü pozisyonunda uyumak kesintisiz uzun uyku periyotları sağlarken sırtüstü pozisyonu da bebek daha kolay uyanabilir ve genellikle gece uyanır ve ağlar. Ancak yüzüstü pozisyonda yatış ani bebek ölüm sendromu (SIDS) ile yüksek oranda ilişkili olduğu unutulmamalıdır.

    Amerikan Pediatri akademisi yüzüstü pozisyonu dışındaki yatışları tavsiye etmektedir. Çocuklarda ise yaş ile uyku pozisyonları değerlendirildiğinde yaş büyüdükçe yüzüstü yatma oranlarında artma saptandı.

    Yataktan ani kalkışlar bel tutulmalarının en büyük sebeplerindendir. Bu nedenle uyandıktan sonra yatak içerisinde beş dakika gerinerek gevşeyen kaslar yavaşça harekete geçirilmeli. Yataktan kalkarken, blok olarak yana dönün. Önce bacaklarınızı sarkıtın, sonra kollarınızın yardımıyla vücudunuzu yatak kenarında, dik bir konuma getirin. Ayrıca doğuştan bel ve boyun bölgemizde eğriliklerimizden dolayı çok sert veya çok yumuşak yataklar doğal eğriliklerimizin artmasına ya da azalmasına neden olur. Yanlış yatak seçimi pek çok omurga hastalığına davetiye çıkarmaktadır. Sağlığınız için yatağınızın eni 95 cm’den dar olmamalı, boyunuzdan 20 cm daha uzun olmalı.” şeklinde konuştu.

  • Yatış Pozisyonunuza Dikkat

    Fizyoterapist Gökhan Aygül, mide yanması, baş ağrısı, astım ve bunlar gibi birçok hastalığın ortaya çıkması ile uyku pozisyonunun ilişki içerisinde olduğunu belirtti.

    Yüzüstü yatmanın en tehlikeli uyku pozisyonu olduğunu ifade eden Aygül, “Bu pozisyonda uyumak omurga etrafındaki bağların ve kasların gerilmesine, omurgadan sinirlerin çıktığı deliklerin sıkışmasına sebep olur. Bu da omurga ve disk üzerine yük bindirir. Tüm bunlar ise bel ve boyunda eğriliklerin artmasına bağlı olarak omurgada zedelenmelere ve fıtık gibi sonuçları ortaya çıkarır. Bunun yanı sıra yüzükoyun yatmak, horlamayı önleme konusunda size yardımcı olur ancak diş gıcırdatma sorunu olanlarda durumu daha da kötü etkileyebilir. Bu pozisyonun ellerde acı ve hissizliğe de neden olabileceği gibi aynı zamanda sinirsel problemlere de önderlik edebileceği vurgulanıyor. Yüzüstü yatarken, çok sayıda yastık boyun pozisyonunu etkileyeceğinden omurgayla uyumlu bir şekilde yastıkları azaltmak gereklidir. Bu, özellikle yaşlı insanlarda, sinirlere baskı olasılığını azaltacaktır. Aynı zamanda, sağ ya da sol şeklinde sıra ile boynunuzu değiştirmeniz, bir tarafı zorlamanızı engelleyecektir. Bu pozisyondan hoşnut olmayanların başlıca şikayetleri ise parmaklarda sızı ve hissizlik şeklindedir” dedi.

    Sırtüstü uyumanın kireçlenme sıkıntısı yaşayanlar için iyi bir seçenek olduğunu kaydeden Fizyoterapist Gökhan Aygül, “Ancak bazı insanlar sırtüstü yatış pozisyonunda uyuyamazlar. Çünkü astım, horlama, uyku apnesi ve kalp için kötü sonuçlar ortaya çıkardığı tespit edilmiştir. Sırt üstü yatıyorsanız mutlaka dizler bir yastık ile desteklenmeli. Ancak yine de sırt üstü yatış bir süre sonra bacakların arka kaslarında kısalmaya yol açıyor. Bu nedenle uzun süre sırt üstü yatılmasını önermiyoruz” dedi.

    İngiltere’de en yaygın uyku pozisyonu olarak bilinen cenin pozisyonunun sırt ağrılarına iyi geldiği ancak boyun ve baş ağrılarına iyi gelmediğini belirten Fizyoterapist Gökhan Aygül, şöyle konuştu:

    “Ancak bu olumsuzluğu boyun ve omuzlar arasına alacağınız bir yastıkla önlemeniz de mümkün. Dizleriniz arasına alacağınız bir yastık da kalça ve pelviste istenmeyen kıvrılmaları önlemeye ve bu pozisyonda rahat etmenize yardımcı olabilir. Yan yatış pozisyonu bel ve boyun sağlığı için en idealidir. Bacaklar karına doğru çekilerek yatılmalı. Bu pozisyonda belin basıncını azaltmak için dizlerin arasına bir yastık koyulmalıdır. Bu şekilde omurga ve diske daha az yük biner aynı zamanda horlamayı da engeller. Hamile kadınların sol taraflarında uyuması önerilmektedir. Bu pozisyonda bebeğe giden kan akışı engellenmeyecektir. Ancak bu durumda da boyun ve omuzlar zorlanmaktadır. Kaşık Pozisyonu: Çiftler arasında yaygın olan bu pozisyon eşler arasında duygusal bağları güçlendirerek stresi yok etmeye yardımcı olurken, vücudunuzu zorlayarak var olan ağrılarınızı daha da yoğun hissetmenize neden olabilir. Bu pozisyon boyun, kol ve göğsünüze yük binmesine ve bu bölgelerde ağrılar olmasına da neden olabilir. Düzensiz uykunun genel olarak sağlığımızı negatif etkileyen bir etken olduğuna şüphe yok. Kozmetik olarak da yüz yaşlanmasını ve yaşlanmanın anatomik değişikliklerini hızlandırdığı, kırışıklıkların daha erken ve hızlı ortaya çıkmasını sağladığı da bilinmekte. Genç görünmek ve bunu uzun süre devam ettirmek için yeterli, düzenli ve uygun pozisyonda alınmış uykunun da etkili olduğu ortaya koyulmuştur. Özellikle sert yastıkta yatmanın, uyku sırasında yoğun olarak yan yatma pozisyonunun kullanılmasının yaşlanmayı hızlandırıcı etkileri olduğunu gösteriyor. Yine çoğu insanın yan pozisyondaki uykuda özellikle bir tarafa daha fazla yattığını ve yıllar içerisinde o tarafta yaşlanma etkilerinin daha yoğun olarak ortaya çıktığını da söylemek gerekiyor. Bir insanın yüz dâhil tüm vücudunda tam bir simetrinin olmayacağı kesin, ancak yan yatıştaki bu dengesizlik bu asimetriyi daha da bariz bir duruma getirebiliyor. Yine bazı insanlarda, yan yatış alışkanlığına bağlı olarak uyku çizgileri olarak adlandırabileceğimiz ek kırışıklıkların da ortaya çıkabildiğini unutmamak lazım. Erken yaşlarda önlem almanın tüm bunlardan korunmak için en önemli adım olduğu çok açık.”

    Uyku sırasında yüze gelecek basıncın ne kadar az olursa o kadar iyi olacağını belirten Fizyoterapist Gökhan Aygül, şunları kaydetti:

    “Ancak boyun ve omurga sağlığı açısından çok yumuşak yastıkların zararlı olacağı unutulmamalı. Uyku sırasında uygun omurga pozisyonunu sağlayacak şekilde, yumuşak bir yastık seçilmelidir. Yan yatıştan olabildiğince kaçınmak gerekiyor. Uyku sırasında yan yatış pozisyonunu kontrol etmek mümkün olmayabilir ama en azından uykuya geçişte sırtüstü pozisyonu seçerseniz zaman içerisinde bu bir alışkanlık haline gelebilir. Süt çocuklarında reflüyü önlenmesi ve tedavisi için yüzüstü pozisyonunda yatış önerilmektedir. Reflünün yüzüstü pozisyonda yatan bebeklerde sırtüstü pozisyonda yatanlara göre daha az oluştuğu saptanmıştır. Süt çocukları yan pozisyonda yatırılamaz. Çünkü süt çocuğu uyku sırasında yüzüstü pozisyonuna dönebilir. Yüzüstü pozisyonunda uyumak kesintisiz uzun uyku periyotları sağlarken sırtüstü pozisyonuda bebek daha kolay uyanabilir ve genellikle gece uyanır ve ağlar. Ancak yüzüstü pozisyonda yatış ani bebek ölüm sendromu (SIDS) ile yüksek oranda ilişkili olduğu unutulmamalıdır. Amerikan Pediatri akademisi yüzüstü pozisyonu dışındaki yatışları tavsiye etmektedir. Çocuklarda ise yaş ile uyku pozisyonları değerlendirildiğinde yaş büyüdükçe yüzüstü yatma oranlarında artma saptandı. Yataktan ani kalkışlar bel tutulmalarının en büyük sebeplerindendir. Bu nedenle uyandıktan sonra yatak içerisinde beş dakika gerinerek gevşeyen kaslar yavaşça harekete geçirilmeli. Yataktan kalkarken, blok olarak yana dönün. Önce bacaklarınızı sarkıtın, sonra kollarınızın yardımıyla vücudunuzu yatak kenarında, dik bir konuma getirin. Ayrıca doğuştan bel ve boyun bölgemizde eğriliklerimizden dolayı çok sert veya çok yumuşak yataklar doğal eğriliklerimizin artmasına ya da azalmasına neden olur. Yanlış yatak seçimi pek çok omurga hastalığına davetiye çıkarmaktadır. Sağlığınız için yatağınızın eni 95 cm’den dar olmamalı, boyunuzdan 20 cm daha uzun olmalı.”

  • Besni Palyatif Bakım Merkezi 73 Hastaya 685 Gün Yatış Hizmeti Verdi

    Adıyaman’ın Besni ilçesinde hizmet veren Palyatif Bakım Merkezi, kurulduğu günden beri 73 hastaya 685 gün yatış hizmeti verdi.

    Besni Palyatif Bakım Merkezi’nde hastaların acı çekmesinin giderilmesi ve yaşam kalitesinin artırılmasına odaklı çalışıyor. 2015 yılının Kasım ayında hizmete giren 14 yatak kapasiteli Besni Palyatif Bakım Merkezi 73 hastaya toplam 685 gün yatış hizmeti verdi.

    Besni Devlet Hastanesi Başhekimi Uzman Dr. Adnan Yüksel, Anestezi Uzman Dr. Burhan Dost sorumluluğunda fizyoterapist, diyetisyen, psikolog, sosyal çalışmacı, din görevlisi ve 7 hemşire ile hastalara her türlü bakım hizmetini verildiğini kaydetti.

    Yüksel, “Yaşamı tehdit eden hastalıklardan kaynaklanan problemler ile karşılaşan hastaların ve hasta yakınlarının yaşam kalitesini, başta ağrı olmak üzere tüm fiziksel, psikososyal ve ruhsal problemlerin erken tespit edilerek ve etkili değerlendirmeler yapılarak önlenmesi veya giderilmesi sağlanıyor.

    ‘Sizin için yapılacak bir şey yok’ deyip evine gönderilen aslında yapılacak bir şeylerin her zaman olduğu bu birimde gösterilmekte ve bakımlarıyla yakından ilgilenilmektedir. Hastalarımızın bu zorlu dönemlerinde ağrılarını en aza indirgeyip, beslenmelerine kadar her durumlarını gözlemleyerek gerekli destek sağlanıyor” diye konuştu.