Etiket: Yatırımcılar

  • 9 değerli girişim yatırımcılar ile buluştu

    Bugüne kadar 100’ü aşkın ülkeden 2 bin 500’den fazla başvuru alan StartersHub’ın girişim geliştirme programı StartersHub XO, ‘Demo Day’de programı başarıyla tamamlayan 9 girişimi yatırımcılar ile buluşturdu.

    Girişimcilik platformlarından StartersHub’ın girişim geliştirme programı StartersHub XO’yu başarıyla tamamlayan 9 girişim, Sarıyer’de gerçekleşen Demo Day’de ürünlerini, iş modellerini, program boyunca gösterdikleri büyümeyi ve bu büyümeyi devam ettirmek için gereken yatırım ihtiyaçlarını yatırımcılara, girişim sermayesi fonları temsilcilerine ve iş ortaklarına sundu. Programı başarıyla tamamlayan ve ürününü pazara çıkaran girişimler, 250 bin dolara kadar yatırım almaya hak kazandı.

    15 girişim, 6 ay süren program boyunca takım özelinde belirlenen performans metriklerine göre her ay değerlendirildi. Ürünlerini en doğru şekilde pazara çıkarmak için ihtiyaçları doğrultusunda düzenli olarak alanlarında uzman, sektörel başarılara imza atmış mentorlarla görüştüler ve eğitimlerden faydalandılar. Son aşamaya kadar başarıyla gelebilen 9 girişim bir yandan pazarlama ve satış faaliyetlerine odaklanırken diğer yandan da yatırımcı sunumları üzerinde çalışıyor. Demo Day’de sahneye çıkan girişimler arasında;

    Güvenlik kameralarından elde edilen görüntüleri işleyerek yüz tanıma, insan, nesne, hayvan tanıma, sınır koruma, bölge koruma yapan yüksek doğruluk oranlı güvenlik çözümü EyeDius, kişilerin dijital metinlerinden yaşam tarzları, izledikleri televizyon programları, gittikleri kafelerden kullandıkları ürünlere kadar veri analizi sağlayarak markalara tüketicileri hakkında anlık, hızlı analizler sunan KimolaDemo Day, stok yönetimi, dosya yönetimi ve iş yönetimi de yapabilen çok yönlü ofis yönetim sistemi. Onlock’un geliştirdiği akıllı kilit sistemi, İnsan trafiği yoğun olan kapalı alanları daha sağlıklı hale getirmeyi amaçlayan Pastel Innovation, mesajlaşma uygulamaları üzerinden bir arkadaşınızla konuşur gibi ürünlerin satılmasını ve güvenli bir şekilde satın alınmasını sağlayan Paym.es, fiziksel kredi kartı olmadan hızlı ve kolay ödeme deneyimi yaşatan TagPay gibi hayatı kolaylaştıran uygulamalar yer aldı.

    42 girişime toplam 6,5 milyon lira değerinde yatırım yapıldı

    StartersHub, yürüttüğü başarılı girişim geliştirme programları ile yüzde 65’i yurt dışı olmak üzere 100’ü aşkın ülkeden 2 bin 500’den fazla başvuru alarak girişimciler için önemli bir çekim merkezi haline geldi. Son iki yılda 29’u Türkiye, 13’ü yurt dışı merkezli olmak üzere 42 girişime toplam 6 milyon 500 bin lira değerinde yatırım yaptı.

  • Ali Serim: “Uluslararası yatırımcılar mesaj bekliyor”

    Strateji ve Finans Uzmanı Ali Serim, uluslararası yatırımcıların Türkiye’den beklediği bir takım mesajlar olduğunu belirterek, bir iletişim stratejisi belirlenmesi gerektiğinin altını çizdi.

    Fin-AS Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı, Strateji ve Finans Uzmanı Ali Serim, uluslararası yatırımcıların Türkiye’den beklediği bir takım mesajlar olduğunu belirtti. Ali Serim, Türkiye’ye karşı bazı güçlerce yürütülen karalama kampanyalarının olduğu söyleyerek, “Bu ortamda uluslararası yatırımcıların görmek istediği, görseler dahi altının kuvvetlice çizilmesi bekledikleri hususlar var. Öncelikle Türkiye’de hukuk üstünlüğü ilkesinin standartları konusunda uluslararası yatırımcı güvende hissetmek istiyor. Bu noktada bir iletişim stratejisinin geliştirilmesi çok önemli. Malum olanı zaten bilmeliler diyemeyiz. Standartlarda iyileştirmeye gidilmesi elzem fakat bu iyileştirilmelerin doğru bir şekilde iletişimi yapılmadığı takdirde olumlu etkileri geç görülecektir. Yargının şeffaflığı ve uluslararası kabul gören normlara uyumu arttırılırken doğru ve hızlı bir şekilde ilgili bilgilendirmelerde uluslararası kamuoyu ile paylaşılmalıdır. Bir diğer husus demokrasinin ülkemizde köklü bir geçmişi olduğunun vurgulanması gerekliliğidir” dedi.

    “TÜSİAD, MÜSİAD, DEİK ve YASED iletişimde daha aktif rol oynamalıdır”

    Demokrasi konusunda Türkiye’nin örnek bir ülke olduğunun altını çizen Serim, “Türkiye Demokrasi Tarihi birçok ülkenin demokrasi ile tanışmasından eskidir. Hele bölgemiz düşünüldüğünde Türkiye örnek ülkedir. Bunu unutmuş veya unutturmak isteyenlere karşı doğru bir iletişim yapılmadığını gözlemliyorum. Türkiye’de her vatandaş gerekli şartları yerine getirmesi durumunda parti kurabilir, çeşitli görevler için aday olabilir ve demokrasi yarışına dahil olabilir. Keza demokratik ve şeffaf seçimler konusunda iyi işleyen bir sistemimiz mevcut. Önemli kitlelerce okunan yabancı gazetelerde aksi yönde neşriyatlar oldu. Ülkemiz için hak etmediği ithamlarda bulunuldu. Sivil Toplum Örgütleri bu noktada daha aktif olmalı ve dünyaya gerçekleri duyurma konusunda çalışma yapmalılar. Son olarak da Olağanüstü Hal konusunda uluslararası yatırımcılar tedirgin. Jeopolitik gelişmelerin haklı bir gerekliliği olduğu kanaatindeyim fakat başta kelime olarak uluslararası yatırımcıyı rahatsız ettiği bir gerçek. Diliyorum bu durumu mecburi kılan şartlar hızla normalleşecek ve normale dönülmek suretiyle yatırımcı psikolojisi daha iyi yönetilebilecektir. TÜSİAD, MÜSİAD, DEİK ve YASED bu konuların iletişiminde daha aktif rol oynamalıdır” şeklinde konuştu.

  • Bursa’da 500 milyar dolarlık mermer rezervi için yatırımcılar kuyrukta bekliyor

    Yapılan araştırmalar sonrasından 500 milyar dolarlık mermer rezervinin bulunduğu ortaya çıkan Bursa’nın Orhaneli ilçesinde 61 girişimcinin yatırım için taahhütte bulunduğu bildirildi. Türkiye’de 6 üniversitenin öğretim üyelerinden oluşan bir ekibin, Erenler bölgesinde mermer rezervi araştırması yaptığını belirten Orhaneli Belediye Başkanı İrfan Tatlıoğlu, “Bin yıl yetecek Türkiye Cumhuriyeti’nin dış ve iç borcunu kapatacak kadar bir rezerv. 2023 vizyonunda 500 milyar dolar dış ihracatı hedefi konulmuştu. O imkan şu anda bizde var” dedi.

    İHA muhabirine Mermer OSB ile ilgili bilgi veren Tatlıoğlu, çalışmaların 4 yıldır devam ettiğini kaydetti. Üniversitelerden bilimsel heyetin yaptığı çalışmalar neticesinde 500 milyar dolarlık mermer rezervi olduğu ve sadece Erenler bölgesinde 900 yıl yetecek kadar mermer bulunduğunun ortaya çıktığını anlatan Tatlıoğlu, “Erenler bölgesi gibi 3-4 yerimiz var. Yüzde 10 kapasiteyle çalıştığımız zaman, bize yaklaşık bin yıl yetecek, Türkiye Cumhuriyeti’nin dış ve iç borcunu kapatacak kadar bir rezerv. 2023 vizyonunda 500 milyar dolar dış ihracatı hedefi konmuştu ya o bizde var zaten şu anda” dedi.

    “61 girişimci maden fabrikası yapılması için taahhüt verdi”

    Tatlıoğlu, ilçede bir Maden Organize Sanayi Bölgesi (OSB) kurulması çalışmalarının devam ettiğini belirterek, “Maden Mermer Üretici ve Sanayici İş Adamları Derneği (MADSİAD) ile beraber bu mermer ocaklarının sahiplerini topladık, bu işlerin Orhaneli’ye faydası olması amacıyla ’Bir maden organize sanayi bölgesi kuralım.’ diye. Herkes ilgi gösterdi. Süreç 3 yıldır devam ediyor. Şu anda yer tespitimizi yaptık, Bakanlıktan bütün izinlerimizi aldık. Çevresel etki değerlendirmesi bölümündeyiz. Allah nasip ederse 1 ay içinde de onu bitirip, sonrasında kuruluşunu yapacağız. 61 ocak sahibi, 61 maden fabrikasının yapılması için taahhüt verdi. 13 de müracaat var ama belli bir incelemeden sonra haklarında karar verilecek. Çünkü bazıları oradan yer alıp, daha iyi paraya satmaya çalışıyor. Onun için paravan şirketleri istemiyoruz. Burada gelip, fabrikasını kuracakları istiyoruz” dedi.

    “Türkiye’nin her yerinden müracaat var”

    Gemlik Körfezi yakın olduğu için Afyonkarahisar, Konya, Kütahya ve Türkiye’nin başka illerinden gelerek fabrika yeri almak için müracaat edenlerin bulunduğunu vurgulayan Tatlıoğlu, şöyle devam etti:”MADSİAD’la oluşturduğumuz bir heyetimiz var. Müracaatları orada değerlendirmeye çalışıyoruz. Bunların sonucunda da tahmin ediyorum Türkiye’nin iyi bir mermer potansiyelini burada biçip göndereceğiz. Türkiye’den mermeri kütük olarak gönderiyoruz. İtalya’ya 1 liraya kütük olarak gönderiyoruz, İtalya bunu biçiyor ve ’İtalyan mermeri’ diye bunu 20 liraya bize satıyor. Biz de dedik ki ’Bu katma değer ülkemizde kalsın, iş adamımızda kalsın’, dolayısıyla ithalat yapıp da dışarıya çok büyük paralar vermeyelim. Bu yönden bakınca hakikaten konuyla ilgili Türkiye’nin ekonomisi açısından ciddi katkılar sunacağına inanıyorum”

    “7 bin işçi çalışacak”

    Tatlıoğlu, açılacak fabrikaların bölgedeki istihdamı artıracağına da işaret ederek, “Burada 7 bin civarında işçi çalışacak. Bir aile olarak düşünüp, ortalama 5’le çarparsak 35 bin kişi. Hareket noktalarımızdan biri de şu oldu; biliyorsunuz artık insanlar köylerden şehre göç ediyor. Çünkü yaşam standardı daha yüksek diye ve ekonomik şartlardan dolayı, topraktan da istediği üretimi alamadığı için ekonomik olarak daha da büyümek adına şehirlere gidiyor. Bu göçü durdurmamız lazım” değerlendirmesinde bulundu.

  • Buluşçular ve yatırımcılar bir araya geliyor

    Türk Patent ve Marka Kurumu’nun ev sahipliğinde gerçekleştirilen İstanbul Uluslararası Buluş Fuarı (ISIF) açıldı.

    İstanbul WOW Convention Center’da 4 Mart 2017 tarihine kadar gerçekleşecek olan ISIF Fuarı’nın açılışını, Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Habip Asan, Dünya Fikri Sinayi Mülkiyet Teşkilati Birim Başkanı Quan-Ling Sim, Avrupa Patent Ofisi Avrupa İşbirliği Direktörü Carla Pandolfi ve İnovaLİG Şampiyonu VSY Biotechnology ‘nin CEO’su Dr. Ercan Varlıbaş gerçekleştirdi.

    Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Habip Asan, ISIF Fuarının buluş yapanları, AR-GE merkezlerini, sanayici ve girişimcileri, kamu kuruluşları, üniversiteleri buluşturan önemli bir platform olduğunu belirterek; fuar sırasında gerçekleştirilen panel, çalıştay ve işletmeler arası (B2B) görüşmelerin inovasyon odaklı önemli çalışmalar olduğunu söyledi.

    SY Biotechnology CEO’su Dr. Varlıbaş da, “Türkiye’de önemli keşifler çıkıyor ama yol yordam bilip bu önemli buluşların patentini, faydalı model belgesini almak, uluslararası arenada başarı kazanmak gerekiyor; bu şekilde Türkiye’nin teknoloji açığını; dolayısıyla cari açığını kapatabiliriz. Buluş Fuarı gibi bu tür etkinlikler, buluş yapanlar ve sanayiciler arasında bir sinerji oluşmasını ve yeniliklerin dünya ile buluşmasını sağlayacaktır” şeklinde konuştu.

  • Doğu ve Güneydoğulu yatırımcılar krediye ulaşamıyor

    Doğu ve Güneydoğulu yatırımcılar hem devlet hem de özel bankalar üzerinden krediye ulaşmakta güçlük çektiklerini belirterek, Hükümetin bölgenin kalkınması için çeşitli programları hayata geçirirken, özellikle devlet bankalarının kredi konusunda yatırımcılara güçlük çıkarmasına anlam veremediklerini söylediler. Yatırımcılar, bankaların kendilerini tefecilerin kucağına ittiğine dikkat çekiyor.

    Doğu ve Güneydoğulu işadamları yıllardır ’kredi sorunu’nun çözülemediğini belirterek, “Bölgenin riskli olduğunu ileri süren bankalar, bizleri elleri boş göndermeye devam ediyor. Hükümetin kalkınma hamlesi başlattığı ve çeşitli programları hayata geçirdiği bölgede bankaların tavrına anlam veremiyoruz” dediler. Özellikle de devlet bankalarından yakınan yatırımcılar, bu bankaların özel bankalar gibi çalıştığını, zor zamanlarında yatırımcı ve esnafın yanında olmak yerine onları tefecilerin kucağına attığını vurguladı.

    “Kimse bankalarla çalışmak istemiyor”

    Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜMSİAD) Diyarbakır Şube Başkanı Hüseyin Oğulmuş, bölgede bankaların faiz oranlarının diğer bölgelerden fazla olduğunu ileri sürerek, buna rağmen kredi alamadıklarını kaydetti. Artık kimsenin bankalarla çalışmak istemediğine dikkat çeken Oğulmuş, “Devletin bankaları bile kredi vermiyor. Bunlar vermezse öbür bankalar hiç vermeyecek. Devletin bu bankaları zorlaması lazım. Çünkü banka kendinin, bölge kendinin, halk kendinin. Şu anda biz baya bir zorluk çekiyoruz. Bu konuda daha bir hassas davranmaları lazım” dedi.

    “Tefecilerin kucağına itiyorlar”

    Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Bingöl Şube Başkanı Ali Akbana, özellikle devlet bankalarının uyguladığı politikaların, iş dünyasını ciddi anlamda sıkıntıya soktuğunu anlattı. Faizsiz çalışması gereken katılım bankalarının kar marjlarının daha yüksek olduğunu gördüklerini ifade eden Akbana, “Katılım bankaları, yüksek kar marjlarıyla adeta müşteriyi bankaya sokmamak için elinden geleni yapıyor. Yatırımları yarıda kalan ve borcu olan işadamları farklı yerlerden para bulmaya çalışıyor. Bir nevi tefecilerin kucağına itiliyor. Katılım bankalarının bu tefeci zihniyetinden çıkmaları gerekiyor. Katılım bankaları, özellikle içinde bulunduğumuz bu süreçte işadamlarına destek olacak kolaylıklar sağlaması gerekirken, maalesef bu çizgiden uzak diğer bankaları aşan kar payları isteyerek işadamlarını zora sokmaktadır. Bunun önüne geçilmesi gerekiyor. Çünkü iş dünyası bu konuda gerçekten rahat değil. Katılım bankaları ticaret yapmak için değil de, iş dünyasını ve ekonomimizi kalkındırmak için var olduklarını bilmeleri gerekiyor” diye konuştu.

    “Kamu bankalarını bir türlü anlayamadık”

    Mardin Sanayici İşadamları Derneği (MARSİAD) Başkanı ve Organize Sanayi Bölgesi Başkanvekili Nasır Duyan, bölgedeki işadamları olarak bankalarda özellikle teminat konusunda çok mustarip olduklarını belirtti. Bölge illerinden istenen teminat ile diğer illerden istenen teminat arasında yüzde 50’ye yakın fark olduğuna dikkat çeken Duyan, “Örneğin, Mardin Organize Sanayi Bölgesinde olan bir fabrikaya başka ilde olsaydı daha fazla değer biçerlerdi. Bankaların tavrını anlamıyoruz. Hendek ve barikat olayları döneminde mevcut kredileri kapatma yoluna gittiler. Bu da bizleri olumsuz etkiledi. Özel bankaları anladık da, kamu bankalarını bir türlü anlayamadık. Kamu bankalarının dar günde sanayicinin ve esnafın yanında olması gerekirken özel banka zihniyetiyle hareket ediyorlar. Umarız bankalar Sayın Cumhurbaşkanımızın bu uyarısını dikkate alır” ifadelerinde bulundu.

    “Devlet bankalarından kredi alamıyoruz”

    Siirt’te 5 bine yakın üyesi bulunan ve Türkiye’nin en büyük Fıstık İşletme Tesisini kuran Siirt Fıstık Üreticileri Birliği Başkanı Şuayip Aslan, devlet bankalarından kredi alamadıklarını, bilhassa devletin sıfır faizli imkanlarından yararlanamadıklarından sitem etti. Aslan, şunları kaydetti:

    “Özellikle ‘Devletin bankalarından, devletin desteklediği faizlerden yararlanıyoruz’ dersek yalan olur. Çünkü kredi almaya gittiğimiz zaman ipotek ve güvence de vermemize rağmen burada çok zorluklarla karşılaşıyoruz. Bakınız Siirt’te, Türkiye’nin en büyük Fıstık Fidanı İşleme tesisini kuruyoruz. Hiçbir fidancı, devletin koyduğu sıfır faiz imkanından yararlanamıyor. Burada televizyonda görüyoruz, başvurduğumuzda maalesef alamıyoruz. Diğer taraftan ticaret yaptığımızda ticari kredilerde de KOBİ olarak yine yararlanamıyoruz. Özellikle devletin bankasından yararlanamıyoruz.”

    Siirt’te elektronik üzerine çalışan İsmet Ertaş adlı tüccar da devlet bankalarından dert yanarak, “Türkiye’de bürokrasi var, kredi çekebilmeniz için gidip siyasete yakın bir arkadaşınızı devreye koyuyorsunuz. Yani kredi için mutlaka bir siyasetçi referans olarak gösterilmesi lazım. Katılımcı bankalarla ilgili çok şikayetler var. İşin aslı torpile dayanıyor” dedi.

    “Kredi vermemek için hileye başvuruyorlar”

    Batman Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Talat Kara ise, şunları söyledi:

    “Batman Esnaf Odaları Birliği olarak kentte bankaların küçük ve büyük ölçekli tüccarlara yaptığı hakareti çok iyi biliyoruz. 1 milyon değeri olan gayrimenkulü bankalar 300 bin TL’ye kadar düşürdü. Gerekçeleri, bölgede çatışma olduğu. Tüccarlarımıza ve yatırımcılarımıza kredi vermemek için her türlü hile ve hurdaya başvuruyorlar. Biz bunu sürekli rapor ettik ve hükümetin çeşitli kanallarına ulaştırdık. Bunun kısa sürede çözülmesini bekliyoruz.”