Etiket: yaşıyor

  • Tribünlerden ‘Şenol Güneş Ölmedi Kalbimizde Yaşıyor’ sesleri

    Fenerbahçe tribünlerinden ‘Şenol Güneş Ölmedi Kalbimizde Yaşıyor’ sesleri yükseldi.

    Spor Toto Süper Lig’in 30. haftasında Fenerbahçe’nin Antalyaspor ile karşılaştığı maçın öncesinde sarı-lacivertli tribünlerden ’Şenol Güneş Ölmedi Kalbimizde Yaşıyor’ sesleri yükseldi. Okul açık tribünlerinden başlayan tezahürata daha sonra tüm stat eşlik etti.

  • Mahir Ünal: “Kılıçdaroğlu ağır bir Erdoğanfobia yaşıyor”

    AK Parti Sözcüsü Mahir Ünal, “Kılıçdaroğlu ağır bir Erdoğanfobia yaşıyor. Bu Erdoğanfobia’nın geldiği nokta Erdoğan düşmanlığı, Erdoğan korkusu onda Türkiye düşmanlığına dönüşmüş durumda” dedi.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal, Merkez Yürütme Kurulu toplantısında ele alınan konulara ilişkin bilgi verdi. CHP’nin OHAL’e karşı oturma eylemine ilişkin konuşan Ünal, “Yine her zaman olduğu gibi hem CHP Genel Başkanı hem de sözcüleri parmaklarını sallayarak, tehdit ve hakaret içeren, artık alışılagelmiş rutin hakaretlerini, yalanlarını sıraladılar” diye konuştu.

    “HDP milletvekilleri Selahattin Demirtaş’ı 7’kez ziyaret ederken, CHP milletvekillerinin 17 kez ziyaret etmiş”

    CHP’nin OHAL’e karşı yaptıkları oturma eyleminde dikkat çeken hususları ifade eden Mahir Ünal, “İstanbul İl Başkanının konuşmasında tutuklu milletvekilleri için ‘rehin’ ifadesini kullanması, CHP Genel Başkan Yardımcısının Deniz Gezmiş ve Selahattin Demirtaş benzetmesi. HDP milletvekilleri Selahattin Demirtaş’ı 7’kez ziyaret ederken, CHP milletvekillerinin 17 kez ziyaret etmiş olmaları ve HDP’nin Kemal Kılıçdaroğlu’na Selahattin Demirtaş’ı ziyaret etmesi konusundaki teklifleri… Aslında bütün bunlar anlaşılabilir ve izah edilebilir hususlar. Geçtiğimiz günlerde Kemal Kılıçdaroğlu’nun parka ve postal giydiği günleri de yad etmesini de buraya eklemek gerekiyor” şeklinde konuştu.

    Marksist-Leninist örgütlerin HDP ile bağlantılarından bahseden ve terör örgütlerinin ortak özelliğinin ise Marksist-Leninist örgütler olduklarını ve Stalinist yöntemleri kullandıklarının görüleceğini söyleyen Mahir Ünal, “Bu örgütlerin sorunların çözümünü siyaset olarak değil, silahlı mücadele olarak gördüklerini, bu yüzden bütün dünyada terör örgütü olarak nitelendirildiklerini biliyoruz. Burada yeni olan şey, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’sinin yeni Marksist-Leninist angajmanlarıdır. Yani CHP’nin HDP ile olan, CHP’nin PYD ile PKK ile PKK ile DHKP-C ile ortak angajmanlarını bizim doğru anlayabilmemiz ve İstanbul İl Başkanının HDP ağzı ile rehin alınma ifadesini kullanmasını ya da CHP Genel başkan yardımcısının Deniz Gezmiş-Selahattin Demirtaş özdeşimini oluşturması. Burada bir noktada geriye gitmek lazım, bir şeyi unutmayalım, Kemal Kılıçdaroğlu’nun içinden geldiği geleneğin 1974 yılında, parkalı ve postallı arkadaşlarının biliyorsunuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’na nasıl karşı çıktıklarını, ‘yaşısın bağımsız, birleşik Kıbrıs’ diye slogan attıklarını o dönemde rahmetli Ecevit ve Erbakan’a nasıl karşı çıktıklarını da biliyoruz. Biz Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’sinin Atatürk ile ve CHP geleneği ile bağını kopardığını söylerken kastımız budur” ifadelerini kullandı.

    Marksist-Leninist yapıdan yerli ve milli duruş beklemenin hayal olacağını kaydeden Ünal, “CHP’nin eylemlerini, protestolarını, sisteme, devlete karşı duruşunu, yurt dışında Türkiye Cumhuriyeti Devletine dönük pozisyonunu, kutsallara, değerlere karşı aldığı tavrı ve açıklamaları da buradan okumak gerekir” açıklamasında bulundu.

    “Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’sinin tek bir eleştirisini duymamışsınızdır”

    Amerika, Fransa ve İngiltere’nin Suriye’ye karşı yaptıkları ortak harekata karşı Türkiye’nin destek verdiğini kaydeden Mahir Ünal, “Ama bu bizim ABD’nin YPG-PYD ile işbirliğini onayladığımız anlamına gelmiyor. Biz Suriye’de çözüme destek veren her türlü eylemin yananda olduğumuzu, çözüme katkı sunmayan eylemlerin de karşısında olduğumuzu hep ifade ettik. Diktatör oğlu diktatör olan ve Suriye’de 1 milyondan fazla insanı kimyasal veya konvansiyonel silahla katletmiş olan, 6 milyondan fazla insanı mülteci durumuna düşüren, bir dönem ‘ben değişeceğim, reform yapacağım’ diyerek bizimle yakınlaşan ve halkına silah sıktığını görünce mesafe koyduğumuz ve karşı durduğumuz ve sonra CHP’nin elini sıktığı Eset’e dönük bugüne kadar Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’sinin tek bir eleştirisini duymamışsınızdır. Ama aynı Kemal Kılıçdaroğlu ve arkadaşlarının her 2 yılda bir seçime girmiş ve milli tarafından teveccüh görmüş Cumhurbaşkanımıza ve meşru hükümetimize dönük her türlü hakareti, yalanı, ağza alınmayacak hakaretleri bir alışkanlık haline getirdiğini görürsünüz. Bu durumun Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’sinin karakteristik özelliğinden kaynaklandığını söylemeden geçemeyeceğim” dedi.

    “Bununla ilgili çok titiz bir çalışma yürütüyoruz”

    Uyum yasaları ile ilgili 13 Nisan’da Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında bir toplantı yapıldığını hatırlatan ve 19 Nisan’da da Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında bir toplantı gerçekleştirileceğini kaydeden Ünal, bu zamana kadar yapılan çalışmaların bir değerlendirmesinin yapılmasından sonra uyum yasalarının süratli bir şekilde TBMM sürecinin başlatılacağını kaydetti.

    Uyum yasalarının TBMM’ye sevk edilmeden önce MHP ile ortak bir çalışma yapılıp yapılmayacağı konusunun sorulması üzerine Ünal, “MHP ile birlikte oluşturduğumuz Milli Mutabakat Komisyonu ittifak yasası ile ilgili AK Parti ve MHP bünyesindeki komisyonların çalışmalarını değerlendirdi ve Anayasa Komisyonuna havale edildi, sonra da Genel Kurulda bu yasalaştırıldı. Şimdi yine aynı şekilde hem seçim sistemine dönük, yani seçime dönük bazı yeni düzenlemeler hem yürütmenin şekline dönük hem kamu personeli, ama burada üst bürokrasiye dönük bir çalışma yürütülüyor. Çünkü Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi tamamen yeni bir bürokrasinin oluşması, yeni bir idari sistemin oluşması, yeni teamüllerin oluşması anlamına geliyor. Bununla ilgili çok titiz bir çalışma yürütüyoruz. Bu çalışma tamamlandıktan sonra tekrar Milli Mutabakat Komisyonunda ortak çalışmayı müteakip TBMM’ye gönderilecek” diye konuştu.

    100 bin imza ile adaylık konusuna ilişkin konuşan Ünal, “Bizim genel temayülümüz, cumhurbaşkanı adayı olan kişinin aynı zamanda milletvekili adayı olmaması yönünde. Yine genel temayülümüz 100 bin imza için noterlerin değil YSK’nın ilçelerde ve illerde bu konuda sorumluluk üstlenip genel bir çalışma yapması yönünde” dedi.

    “Ağır bir Erdoğanfobia yaşıyor”

    Temel Karamollaoğlu’nın AK Parti ve iktidara yönelik eleştirilerinin sorulması üzerine Ünal, “Bunları değerlendirmeye değer görmüyorum. Bu yapılan değerlendirmeler daha çok bir spekülasyon oluşturmak ve yeni tartışma alanı oluşturmak ve bunlar üzerinden de siyasal bir konum oluşturmak üzere bu dil ve söylem görülüyor. Bunlar Temel Karamollaoğlu’nun kendi siyasi değerlendirmeleridir” açıklamasında bulundu.

    Kılıçdaroğlu’nun döviz kurlarındaki dalgalanmanın dış güçler tarafından yapılmadığı yönündeki ifadesinin hatırlatılması üzerine Mahir Ünal, “Kemal Kılıçdaroğlu’nun dili ve söylemi çok açık ve net Türkiye karşıtı dil ve söylem. Buradaki temel sorun şu, Kılıçdaroğlu ağır bir Erdoğanfobia yaşıyor. Bu Erdoğanfobia’nın geldiği nokta Erdoğan düşmanlığı, Erdoğan korkusu onda Türkiye düşmanlığına dönüşmüş durumda. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bütün kurumlarının meşruiyetini tartışmalı hale getiren Kılıçdaroğlu’nun ‘Türkiye’ye yatırım yapmayın’ demesini de gayet normal karşılıyorum. Bu yıkıcı söylem bir muhalefet değil, açık bir düşmanlık şekilde kendisini gösteriyor. Siyasette muhalefet olur ama milli meselelerde mutabakat olur. Kemal Kılıçdaroğlu’nun yaptığı muhalefet değil, milli meselelerde de hiçbir zaman mutabakat içinde olduğu hiçbir zaman görülmemiştir” ifadelerini kullandı.

  • Van’da inşaat sektörü sıkıntılı günler yaşıyor

    Van Müteahhitler ve Yapsatçılar Derneği Başkanı Seracettin Işıldar, inşaat sektörünün zor dönemlerden geçtiğini belirterek, yetkililerin soruna el atması gerektiğini söyledi.

    Van Müteahhitler ve Yapsatçılar Derneği Başkanı Seracettin Işıldar, yönetimi ile birlikte kentteki ulusal ve yerel basın mensuplarıyla bir araya geldi. Bir cafede düzenlenen basın toplantısında konuşan Dernek Başkanı Işıldar, inşaat sektörünün zor dönemlerden geçtiğini ifade etti. Van’ın büyük medeniyetlere beşiklik ettiğini ve insanlık tarihinin kadim topraklarından biri olduğunu dile getiren Işıldar, Van’ın; tarihsel kökeni, gölü ve geniş düzlük alanları ile tarih boyunca sürekli bir çekim merkezi olma özelliğini koruduğunu ve ayrıca bölgede turizm özelliği en önde olan kent konumunu sürdürdüğünü söyledi. Van’da inşaat sektöründe koşulların gittikçe zorlaştığını belirten Işıldar, “İnşaat sektörünün Van’daki yatırımcıları, işverenleri, uygulayıcıları olarak, kentimize yatırım yapmanın koşullarının gittikçe zorlaştığını görmekteyiz. Ne yazık ki bu durumun devam etmesi halinde sektörün buhranlar yaşatacağını ve sermaye göçü getireceğini görmekteyiz. Sektörümüz alarm verme durumundadır” dedi.

    “Durumumuz içler acısı”

    Van’ın temel ekonomik ayaklarından birisi olan inşaat sektörünün, gerek yan dalları ve gerekse de istihdam sayısı ile kentin dinamik sektörü konumunda olduğuna dikkat çeken Işıldar, “2017 TÜİK verilerine göre Van il genelinde alınan toplam ruhsat sayısı 453’tür. Nüfus olarak yakın iller olan veya Van ile aynı dönemde büyükşehir statüsüne geçen iller ile karşılaştırırsak, Aydın’da 3 bin 269, Denizli’de 3 bin 894, Hatay’da 2 bin 154, Tekirdağ’da 4 bin 214 adet ruhsat verilmiş. Bu verilen ruhsatların piyasaya katkısı Van için bir milyar 692 milyon TL iken Aydın’da 4 milyar 55 milyon TL, Denizli’de 3 milyar 988 milyon TL, Hatay’da 4 milyar 353 milyon TL, Tekirdağ’da ise 5 milyar 716 milyon TL’ye çıkmaktadır. Van’da bir milyar 691 milyonluk bir değerin istihdamı 100 bin 500 kişi iken, Tekirdağ’ın 5 milyar 716 milyonluk inşaat sektörünün istihdama katkısı 400-500 bin insan civarındadır. Van’da verilen ruhsat sayısının oranı binde 3’tür. Halbuki Van’ın istatistiklerde Türkiye geneline oranı binde 14 olması gerekir. Oysa ruhsat sayısında binde 3, ekonomik girdide binde 6 ve daire sayısında ise binde 4’te kalmışız. Yani durumumuz içler acısıdır” ifadelerini kullandı.

    Van’da inşaat sektörünün adeta can çekiştiğini vurgulayan Işıldar, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Türkiye ortalaması alındığında ham madde ve nakliye maliyetlerimiz yüzde 5-10 civarında daha fazla iken satışta neredeyse yarı fiyatına satmaktayız. Bu sorunlar yetmez gibi sektörümüzün en temel yaşadığı sıkıntılardan biri de Van’ın imar planı sıkıntısıdır. İlimizin uygulama imar planları, kentin ekonomik, sosyo-kültürel ve gelişim durumu düşünülerek planlanmadığı için 2013 yılında onaylanan imar planları tadilatlara maruz kalmıştır. Kentin işlek caddelerine, ticari merkezlerine uygulanamayan bir plan yürürlükte olduğundan yatırımcılar tadilat dosyaları ile yapılaşabilir duruma getirmeye zorlanmaktadır. Tadilat dosyaları ile imar planı yapılaşmaya uygun hale getirmeye zorlanarak sektörümüz bu dar boğazda varlığını sürdürebilmiştir. Ancak 2017 yılının ikinci yarısından beri tadilat dosyaları durdurulmuş, kent bir anlamda kilitlenmiştir. İnşaat sektörünün devamlılığının en önemli ayağı imar parseli üretimidir. Ancak belediyelerimiz imar parseli üretmek bir yana, sektör üreticilerimizin imar parseli oluşturma plan tadilat dosyalarının durdurulmasıyla boşa çıkarılmıştır.”

    Haklarında çıkan spekülasyonları sert bir dille eleştiren Başkan Işıldar, “Bu sektörde üretim yapan bizler, kim ne derse desin kat, beton, rant meraklısı değiliz. Tadilat meraklısı hiç değiliz. Bu yüzden belediyelerimize sesleniyoruz. İlimizde silueti ve istikameti oluşmuş caddelerde, sokaklarda ve imar adalarında kendiniz düzenleme yapın ve ada bazlı kararlar alın ki; tek bir tadilat dosyası önünüze gelmesin. Uygulanabilir bir imar planı olmayan bu kenti tadilatları durdurarak boğuyorsunuz. Bir imar adasında 3 parsel 7 katlı olarak yapılaşmışsa diğer parsellerin tadilata gelmesini beklemeden ada bazlı kararlar alabilirsiniz” diye konuştu.

    “İnşaat sektörü göçe zorlanıyor”

    Sermaye göçünün tarihin her döneminde ve her bölgesinde beraberinde beyin göçünü de getirdiğinin altını çizen Işıldar, “Bizler elimizi değil, bedenimizi taşın altına koymuşuz. Türkiye’de metrekare satış ortalaması 2 bin 622 TL iken bizler metrekareyi bin 470 TL’ye satarak ayakta kalmaya çalışıyoruz. Hal bu iken kimsenin bizim derdimizi dinleme, bizi duymama lüksü yoktur. Bu kapsamda yetkililerden isteğimiz, bu sıkıntımızın giderilmesi noktasında çözüm üretmeleridir” ifadelerine yer verdi.

    Toplantı soru cevap ile sona erdi.

  • Türkiye’nin yarısından fazlası memleketinde yaşıyor

    Türkiye’de memleketlerinde oturanların oranı yüzde 57,22 olarak belirlenirken, en çok memleketinde yaşamayı tercih edenler yüzde 93,33 ile Şanlıurfalılar oldu.

    Medya takip ve raporlama ajansı PRNet, Türkiye’de memleketlerinde yaşayanların oranlarını ve medya başlıklarını inceledi. PRNet’in Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve medya yansımalarından derlediği verilere göre, Türkiye’de memleketlerinde oturanların oranı yüzde 57,22 olarak belirlenirken, en çok memleketinde yaşamayı tercih edenler yüzde 93,33 ile Şanlıurfalılar oldu. Genel tabloya bakıldığında ise Türkiye’de her 100 kişiden 58’inin memleketinde yaşadığı görüldü.

    Ajans Press ve PRNet’in gerçekleştirdiği medya araştırmasına göre, nüfus konusuyla alakalı geçtiğimiz yıl 104 bin 657 haber çıkışı tespit edilirken, nüfus başlığı altında yeni kimliklerle ilgili haberler dikkat çekti. Memleketlisi en yüksek ilin başında gelen Şanlıurfa’yı, yüzde 92,56 ile Adıyaman, yüzde 91,74 ile Kahramanmaraş, yüzde 91,64 ile Ağrı takip etti. Yüzde 80 ile yüzde 90 arasında kalan bazı şehirler ise, Diyarbakır, Bingöl, Yozgat, Çorum, Sinop, Ardahan, Van ve Çankırı olarak belirlendi. Buna karşın, memleketlisi en az olan şehir yüzde 14,29 ile İstanbul oldu. İstanbul’un ardından, yüzde 29, 01 ile Kocaeli, yüzde 29,63 ile Ankara, yüzde 33,43 ile Yalova, yüzde 38,71 ile Tekirdağ, yüzde 39,86 ile İzmir geldi.

  • Köprübaşı değişimi yaşıyor

    Köprübaşı’na ziyarette bulunan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, yapım çalışmaları devam eden Meydan ve Cephe Sağlıklaştırma Projesi’nde incelemelerde bulundu. Meydana cephe veren dükkan sahipleri ve vatandaşlarla sohbet eden Başkan Ergün, projenin ilçeye hayırlı olmasını temenni etti. Vatandaşlar da yaklaşık yarım asırdır düzgün hizmet alamadıklarını belirterek, Başkan Ergün’e yapılan çalışmalar nedeniyle teşekkür etti.

    Manisa Büyükşehir Belediyesinin Köprübaşı’nın gizli güzelliğinin ortaya çıkarılması amacıyla başlattığı Meydan ve Cephe Sağlıklaştırma Projesi’nde çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. İlk olarak MASKİ Genel Müdürlüğü’nce alt yapısı yenilenen meydanda, daha sonra Meydan ve Cephe Sağlıklaştırma Projesi’nin çalışmalarına start verildi. 4 bin 822 metre alan sahip olan projede yeşil alanlar, havuz, oturma alanları bulunuyor. Yapımı devam eden ve Köprübaşı’nın çehresini değiştirecek olan projeyi Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün yerinde inceledi. Meydana cephe veren ve proje kapsamında cephe sağlıklaştırma çalışmaları gerçekleştirilen dükkan sahipleri ile de bir araya gelen Başkan Ergün, projenin ilçeye hayırlı olmasını temenni etti. Daha sonra meydanda kurban kesilerek, çalışmanın kazasız belasız devam etmesi için dualar edildi.

    “Yaşanılabilir şehirler oluşturmaya çalışıyoruz”

    Meydanda bulunan vatandaşlarla da sohbet eden Başkan Ergün, “Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak daha yaşanabilir şehirler oluşturmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu kapsamda geçtiğimiz dönemde Manisa merkezinde nasıl çalıştıysak bu çalışmaları ilçelerimize de ulaştırmak bizim en önemli hedeflerimizden. Köprübaşı’nda da gerçekleştirdiğimiz Meydan ve Cephe Sağlıklaştırma Projesiyle vatandaşlarımız yeni bir sosyal alana kavuşacak. Bundan sonraki süreçte de bu çalışmalarımıza ara vermeden devam edeceğiz” dedi. Yaklaşık yarım asırdır düzgün bir hizmet almadıklarını belirten vatandaşlar da ilçeye kazandırılan projeler nedeniyle Başkan Ergün’e teşekkür etti.

    Hizmet birimlerini ziyaret etti

    Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün, Meydan ve Cephe Sağlıklaştırma Projesi’nde gerçekleştirdiği incelemenin ardından Ülkü Ocakları İlçe Başkanlığını ziyaret etti. Ülkü Ocakları Eğitim Salonu’na isminin verilmesinden dolayı Ülkü Ocakları İlçe Başkanı Enver Çetin’e teşekkürler etti. Daha sonra MABEM’i ziyaret ederek orada görev yapan öğretmenler ile bir araya gelen Başkan Ergün, son olarak ise Büyükşehir Belediyesi Köprübaşı Hizmet Binasına geçti. Burada Köprübaşı Koordinatörü Rahmi Erdem’den bilgi alan Başkan Ergün, çalışanlara kolaylıklar diledi.