Etiket: yaşıyor

  • PAÜ, Alatay’ın gururunu yaşıyor

    Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Mühendislik ve Teknoloji Fakültesi’nin yüzde 100 yerli TÜBİTAK ödüllü Alatay Elektromobil aracı, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi.

    Alatay, marka olmanın gururunu yaşıyor. Proje yürütücülüğünü Mühendislik Fakültesi Öğretim üyesi Doç. Dr. Selim Köroğlu’nun yaptığı, AR-GE çalışmalarında öğretim üyelerinin yanı sıra öğrencilerin de dahil olduğu Alatay Patent ve Marka Kurumu’nca tescillendi. Alatay projesinde yer alan öğrencilerin daveti üzerine Rektör Bağ, Mühendislik Fakültesini ziyaret etti. Ziyarette Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yahya Tülek, Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ertuğrul İşler, Genel Sekreter Doç. Dr. Mehmet Ali Sarı yer aldı. Ana sponsorluğunu AYDEM Elektrik Perakende A.Ş.’nin üstlendiği Alatay aracını inceleyen Rektör Bağ, proje yürütücüsü Doç. Dr. Selim Köroğlu’ndan bilgi aldı.

    Projeye katkı sunan öğrencilerle de bir süre sohbet eden Rektör Hüseyin Bağ, projede emeği geçenleri tebrik etti. Pamukkale Üniversitesi adına önemli bir başarı sağlandığını ifade eden Bağ, markalaşmanın önemli bir adım olduğunu kaydetti. Rektör Bağ, “2016 ve 2017 yıllarında TÜBİTAK tarafından ‘Yerli Ürün Teşvik Ödülü’ kategorisinde birincilik alan projemiz artık bir marka olarak bizlere yeniden bir gurur yaşattı. Yerli projelerimize desteklerimiz devam edecek. Hizmet sizden destek bizden. Yüzde yüz yerli üretim olan aracımızda emeği geçen proje ekibine tebrik ediyorum” diye konuştu.

    Rektör Hüseyin Bağ, ziyaretin ardından Alatay’ın ilk ve son prototipi önünde proje ekibi ile birlikte hatıra fotoğrafı çekildi.

  • Bursaspor gol yollarında büyük sıkıntılar yaşıyor

    Süper Lig’de geride kalan 9 haftada ligin en az gol yiyen ikinci takımı konumunda bulunan Bursaspor, buna karşın topu ağlara göndermekte ise sıkıntı çekiyor.

    Bursaspor, Spor Toto Süper Lig’in 9. haftasında deplasmanda Galatasaray ile 1-1 berabere kaldı. Yeşil-beyazlılar, sarı-kırmızılı takım karşısında özellikle öne geçtikten sonra birçok pozisyon yakaladı ancak bunları skora döndürme konusunda ise başarısız kaldı. Bursa temsilcisi, ligde geride kalan 9 haftada kalesinde gördüğü 8 golle en az gol yiyen ikinci takım olarak ön plana çıkması ve savunma hattında güven vermesinde rağmen gol yollarında ise sıkıntı yaşıyor. Yeşil-beyazlılar, şu ana kadar oynadığı 9 müsabakada 6 kez gol sevinci yaşadı. Samet Aybaba’nın takımı, söz konusu gol sayısıyla ligin en az skor üreten ekipleri arasında yer alıyor. Oynattığı futbolla takdir kazanan tecrübeli çalıştırıcı Aybaba da hücum hattına çözüm arayışlarını sürdürüyor.

    Defans hattı güven veriyor

    Öte yandan gol yollarından sıkıntılar çeken yeşil-beyazlılar, defans hattında ise güven veriyor. Savunma bölgesinde oynayan Barış Yardımcı, Aurelien Chedjou, Ertuğrul Ersoy, Umut Meraş ve kaleci Okan Kocuk arasındaki uyum göze çarpıyor. Ligde kalesinde 8 gol yiyen Bursaspor, Medipol Başakşehir’in ardından en az gol yiyen ikinci takım konumunda.

  • Ataman: “Batı demokrasi krizi yaşıyor”

    KIRŞEHİR (İHA) – Kırşehir Ahi Evran Üniversitesinde düzenlenen Toplum, İktidar, Siyaset Kongresinde konuşan Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Öğretim Görevlisi Muhittin Ataman, Batı’nın demokrasi krizi yaşadığını söyledi.

    Fen Edebiyat Fakültesi Konferans salonunda yapılan Toplum, İktidar, Siyaset kongresi açılışına KAEÜ’si Rektörü Vatan Karakaya, rektör yardımcıları ve çok sayıda öğrenci katıldı.

    Batı’nın gücüne rağmen ekonomik bir kriz içinde olduğunu belirten Ataman, “Bizim içerisinde bulunduğumuz sistemin adı Batı sistemi batı modern dünyanın banîsidir. Değerleri ve kurumlarıyla bugün içerisinde yaşadığımız kurumları ve normları ortaya çıkartan dünya. Bugün bakıldığı zaman Batı dünyasının değerleri itibariyle bir kriz içerisinde olduğunu görüyoruz. Batı ne liberal demokrasiden yana bir dünyadır ne de serbest piyasadan yana olan kapitalistik bir dünya görüşüne sahiptir. İkisi de yok. Batının kendi inandığı ve yaymaya çalıştığı değerlere sırtını dönmesi ve ayrı siyasetler geliştirmesi içerisinde yaşadığımız krizin temel nedenlerinden bir tanesi. Batı, kendi içerisinde de demokrasi krizi yaşıyor. Ama batının demokrasiye bakışında ki sakatlık batı dışında ki dünyaya bakışında ortaya çıkar. Son on yıla bakıldığında batının demokrasine müdahale ettiği birkaç devlet var. En dramatik olanı Mısır’dır. 4 bin yıllık Mısır tarihi boyunca ilk defa özgür ve şeffaf yapıldığı kabul edilen seçimlerden sonra iktidara gelen Muhammed Mursi’nin ABD’nin diğer batılı devletlerle ve körfez devletlerle Mursi’nin iktidarına nasıl son verildiğini biliyoruz. Türkiye Cumhuriyetinin 15 Temmuz’undan batılı devletlerin kayıtsız kaldığını ve buna katkı sağlamadığını söylemek imkansız. Sadece İngiltere istisnası var. Darbe girişimini kınayan bir batılı devlet bile olmadı. Türkiye’de darbeciler değil, darbe girişimine katılan insanlar değil darbeyi engellemeye çalışan insanların batı dünyasında eleştirildiğini söylesem yeterlidir. BM sistemi de bir kriz içerisinde Suudi Arabistan Prensi üzerinden bir bölgesel projeksiyon yapıyordu ABD, canavarca hunharca suikasttan sonra o projesi de çöktü. Aslında başarılı olma ihtimali çok düşük olan bir projeydi. Kendilerine ait projeleri vardı” diye konuştu.

    “Türkiye, ABD ve Batıya siyasi muhalefeti doğrudan yapan ülke”

    Türkiye’nin ABD ve Batı’ya doğrudan siyasi muhalefet yaptığını bildiren Ataman konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Küresel ölçekte e doğrudan ve net şekilde yapan birinci ülkedir. Çin hala siyasi muhalefet noktasında değil. Çin dünyanın bir numaralı ekonomik ve askeri gücü olacak diye bekleniyor. Türkiye şuanda ABD’ye ve batıya siyaseti doğrudan yapan birinci ülkedir. Türkiye bir şekilde bu siyasi muhalefeti yapmak zorunda bırakıldı. Türkiye; BM,NATO, G-20 gibi küresel platformlarda muhalefeti temsil etmeye başladı. Türkiye, uluslar arası sitemin adil bir biçimde yeniden dizayn edilmesini ifade ediyor. Dünya 5’ten büyüktür sözü bu yönde yapılmış bir çağrıdır”

  • Geçirdiği trafik kazası sonrası 42 yıldır karanlıkta yaşıyor

    ŞANLIURFA (İHA) – Mevsimlik tarım işçisi olarak gittikleri Adana’da motosikletin çarpması sonucu 42 yıl önce gözlerini kaybeden vatandaş, tedavisinin mümkün olduğunu ileri sürdüğü Ankara Göz Hastanesinde tedavi olmak için yardım bekliyor.

    Şanlıurfa’nın Eyyübiye ilçesine bağlı Direkli Mahallesi’nde 7 çocuk babası İbrahim Halil Aslan’a (48), 6 yaşında mevsimlik tarım işçisi olarak ailesiyle birlikte gittikleri Adana’nın İslamoğlu ilçesinde plakası ve sürücüsü belirlenemeyen motosiklet çarptı. İddiaya göre, sürücüsünün olay yerinde bırakarak kaçtığı yaralı İbrahim Halil Aslan, yüzüne motosiklet çarptıktan sonra geç tedavi edildiği için her iki gözü de ’kör’ oldu.

    42 yıldır gözleri görmeyen Aslan, 20 yaşında ailesi tarafından yüzde 51 özürlü raporu olan 17 yaşındaki Güler Aslan ile evlendirildi. İkilinin evlilikten 3 kız ve 4’te erkek çocuğu oldu. Aradan geçen onca yıla rağmen bir türlü gözleri için tedavi olamayan Halil Aslan, tedavi için Ankara Göz Bankasına çağrıldığını ancak maddi imkansızlıklardan dolayı gidemediğini belirterek, devlet yetkililerinden ve hayırsever vatandaşlardan yardım istedi. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfından 750 lira maaş alan aile, yaşadıkları kiralık evde dram içinde dram yaşıyor.

    “42 yıldır görme umudu ile yaşıyor”

    En çok da Kur’an-ı Kerim’i okumak için gözlerinin tedavi edilmesini isteyen İbrahim Halil Aslan, “Ben 6 yaşındayken trafik kazası geçirdim. Şu an 48 yaşındayım. 42 yıldır gözlerim görmüyor. Benim çocuklarım, torunlarım var, onları merak ediyorum. Bunun için gözlerimin görmesi gerekir. Göz nakli için Ankara’da nakil yapılabiliyor. Benim yol param bile yok, nasıl tedavi olacağım. Göz nakli olmam için para gerekiyor. Perişan bir durumdayım. Benim şu an bakmakla yükümlü olduğum 3 küçük çocuğum var onlarda çalışamıyor. Oturduğumuz ev kira ve aylık 300 lira kira veriyorum. Param olsa göz nakli olacağım ama param yok. Gözlerimin görmesi için yardım bekliyorum. Benim eşimde özürlüdür. Onunda raporu yüzde 51 özürlü raporu var. Devlet bize ayda 750 lira veriyor. Bu maaş bize yetmiyor. Her şey pahalı olmuş. Ben özelikle dünya malı için değil Ku’ran-ı Kerim’i okumak ve çocuklarımı, torunlarımı görmek için gözlerimin tedavi edilmesini istiyorum” dedi.

    Damadı Servet Özaraz ise, “Kendisi Kur’an-ı Kerim okumak istiyor. Dünya malı için değil, sadece Kur’an-ı Kerim okumak ve çocuklarını görmek için, gözlerinin açılmasını istiyor. Ankara’da bir hastanede Göz nakli yapılabiliyor. İsteğimiz tek şey bir an önce göz nakli olmasıdır. Göz nakli olsa çocuklarına da bakar, evi geçindirmek içinde çalışır. Ama göz olmayınca hiçbir şey yapılamıyor” şeklinde konuştu.

    10 yaşında damdan düşmesi sonucu yüzde 51 zihinsel engelli kaldığını aktaran eşi Güler Aslan, “Ben de hastayım. Eşimin artık görmesini istiyorum Benim tedavim mümkün değil, tek isteğim eşimin tedavi edilmesi ve evine bakmasıdır. Bize yardım edin” diye konuştu.

  • Okullar Z-engin Yaşıyor Robotunu yapıyor

    Kalkınma Bakanlığı desteği, Erzurum Valiliği koordinasyonu ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün gerçekleştirmesi ile Z-engin Yaşıyorum Robotumu Yapıyorum projesi kapsamında İl Milli Eğitim Müdürü Salih Kaygusuz tarafından Z-kütüphane ve Robotik sınıf açılışı gerçekleştirildi.

    İl Milli Eğitim Müdürü Salih Kaygusuz programda ” İlimizin teknolojiye ve bilgiye ulaşmada daha etkin bir noktaya taşınmasında önemli bir adım olan bu çalışmaların hem öğrencilerimizin hem de öğretmenlerimizin farkındalıklarını artıracağını bilgi teknolojilerine ve bilgiyi kullanmada da etkin bir rol oynayacaktır” diyerek görüşlerini dile getirdi.

    Proje kapsamında Saltukbey Ortaokulu, Köprüköy Anadolu Lisesi ve Şenkaya 75.yıl YİBO bünyesinde 3 adet Robotik ve STEM eğitimi sınıfı, yine Şükrüpaşa Anadolu Lisesi ve Oltu Anadolu Lisesi bünyesinde Z-kütüphane ve Çat Tuzluca’da da kitaplık kuruldu.

    İl Milli Eğitim Müdürü Salih Kaygusuz, bu okullarımızda sınıfları dolaşarak incelemelerde bulundu ve katkısı olan herkese teşekkür etti.