Etiket: Yaşından

  • 17 yaşından beri fidan dikiyor

    Ayvalık ilçesinde, 85 yaşındaki Mustafa Pilint’in 17 yaşından bu yana binlerce fidanı toprakla buluşturduğunu söyledi.

    Macaron Mahallesinde oturan çiftçi Mustafa Pilint, 17 yaşından beri ağaç diktiğini söyledi. Yüzlerce zeytin ağacı yetiştirdiğini anlatan 3 çocuk babası Pilint, “Ağaç dikmeyi seviyorum. Traktörümle tarlama gider zeytinlerin bakımını yaparım. saymadım ama bu güne kadar binlerce fidan diktim. Onların büyümesini izlemek, görmek büyük bir sevinç. Burhaniye’de oturan damadım Kazım Karabıyık’a 15 adet zeytin fidanı getirttim. Şimdi gidip onları dikeceğim. Ağaç dikmenin yaşı yok. Herkes gücü yettiğince ağaç dikmeli diye düşünüyorum” dedi.

  • CHP Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce: “5 vakit namaz kılmıyorum 15 yaşından beri Cuma namazına giderim”

    CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce Gaziantep mitinginde 5 vakit namaz kılmadığını itiraf ederken 15 yaşından beri Cuma namazını kıldığını söyledi.

    ’15 yaşından beri cuma namazı kılıyorum’

    Konuşması sırasında bazı videolar izleterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisine yönelik eleştirilerini hatırlatan İnce, “Üzüldüğüm bir konu var. Dün diyor ki İstanbul mitinginde, ’Seçim yaklaştı Muharrem İnce camilerden çıkmıyor’ diyor. ’Senin seçimden önce camide fotoğrafın var mı’ diyor. Biz camiye fotoğraf çektirmeye değil, ibadet etmeye gidiyoruz. Ayrıca camiye gitmemden niye rahatsız oluyorsun. Ben 5 vakit namaz kılıyorum demedim. 5 vakit namaz kılmıyorum, yalan söylemem. Ama 15 yaşından beri her Cuma namazı kılıyorum. Seçim zamanı yaptığımız bir şey de değil. Sana mı soracağım camiye giderken, camiye gitmemden mi rahatsız oluyorsun? Sen Allah’ın tahsildarı mısın, sen kimsin? Bir Müslüman başka bir Müslümanın camiye gittiğini görünce mutlu olması lazım, bu üzülüyor. Camiden elini çek, orası meydanlarda konuşulacak şey değil. Sana bunları açıklayacak değilim” dedi.

    “OHAL’i hemen kaldıracağız”

    Göreve geldiklerinde OHAL’i kaldıracaklarının altını çizen İnce, “Göreve geldikten hemen sonra OHAL’i kaldıracağız, Merkez Bankası başkanı bağımsız olacak. Dolarla kavga etti, dolar yükseliyor. Avro ile kavga etti, o yükseldi. Şimdi de İnce ile kavga etti, o yükseliyor. Şu an sabah akşam bağıran bir cumhurbaşkanı var. Öğrencilerle, televizyona çıkıp onlarla geleceği konuşan bir cumhurbaşkanı olacağım. AK Parti’li anneler size sesleniyorum, fizik öğretmeni Muharrem İnce’nin cumhurbaşkanlığında çocuklarımız iyi eğitim alacak. Çocuklarımız iyi yabancı dil ve matematik öğrenecek. Refah içerisinde yaşayacaklar. Gençlerimiz olimpiyatlarda madalya alacak. Tarıma dayalı sanayiyi geliştireceğiz. Meralarımızı, tarım alanlarımızı, insan gücümüzü atıl olmaktan kurtaracağız. Denizleri daha çok kullanacağız” şeklinde konuştu.

    “Televizyon programı çağrısını yineledi”

    İnce, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı televizyon programında tartışmaya davet ederek, “Erdoğan sen bir yerde konuşuyorsun, ben bir yerde. 81 milyonun aynı anda bizi izleme şansı var. Ona buradan teklifte bulunuyorum. Maden ekonomistsin, madem ustasın Erdoğan, yüreğin varsa, cesaretin, bilgin varsa çık karşıma bir televizyonda. Ona bunu deyince benimle televizyona çıkıp bana reyting yaptırmazmış. Bende sordum, o mu yoksa ben mi daha çok izleniyorum? Televizyon izlenme oranlarına baktım, Erdoğan’ın 4 katı izlenmişim. Hava durumu bile Erdoğan’dan fazla izlenmiş. Diyorum ki gel benimle televizyona çık da senin de havan olsun” diye konuştu.

  • 10 yaşından beri baba mesleğini devam ettiriyor

    Şanlıurfa’nın Siverek ilçesi ayakkabıcılar çarşısında babasından kalan küçük bir dükkanda 17 yıldır bozulan dikiş makinelerine hayat veren 27 yaşındaki Abdurrahman Kurt, babadan kalma mesleğini devam ettiriyor.

    Gelişen teknoloji ve fabrikasyon giyeceklere rağmen dikiş makineleri halen birçok ev ve dikiş atölyelerinin vazgeçilmezi durumda. Bir zamanlar gelinlerin çeyizlerinin vazgeçilmezi olan dikiş makineleri eskiye göre kullanımı az olsa da halen birçok evde bulunuyor.

    10 yaşındayken babasının yanında çırak olarak işe başlayan Abdurrahman Kurt, 17 yıldır baba mesleğini devam ettirmeye çalışıyor. Mesleğini devam ettirmek istediğini ama çırak bulamadığını belirten Kurt, “Yeni nesle bu mesleği aktarmak istiyorum. Bundan birkaç yıl öncesine kadar yaklaşık 20 tane dikiş makinesi tamircisi vardı ama şimdi benle beraber 3-4 kişi kalmış durumda, böyle giderse biz de kapatmak zorunda kalacağız” dedi

    Dikiş makinelerine olan rağbetin azalmasıyla beraber yöresel ve geleneksel elbiselere de rağbetin azaldığına dikkat çeken Kurt, “Eskiden her ailedeki genç kızlar dikiş ve nakış yapmasını iyi bilirdi ve bu aileler kendi evlerinde kendi zevklerine, kültürüne ve geleneğine uygun elbiseler dikerlerdi ama maalesef şimdi ki hanımların büyük bölümü dikiş ve nakış yapmasını bilmediğinden ya da merakları kalmadığından mağaza elbiselerine yönelmiş durumdalar, bundan dolayı eskiden dikiş makineleriyle dikilen o rengarenk geleneklerimizi yansıtan elbiseler de kaybolmaya doğru gidiyor, şuanda evlerde dikiş makinelerini kullananların çoğu bu makineleri elbise yapımı için değil, yırtık, sökükler için kullanıyor” dedi

  • Hasibe Nine’nin Derdi Yaşından Daha Büyük

    Aydın’da okulların yarıyıl tatiline girdiği günden bu yana torununa iş arayan eski toprak bir nine yaşadıkları karşısında adeta isyan etti. Çocukların hayat mücadelesinde başarılı olabilmesi için küçük yaşlardan itibaren bir meslek edinmesi gerektiğini özellikle erkeklerin mutlaka iş tutması gerektiğine inanan 75 yaşındaki Hasibe Sezgin, “Küçüklüğünde çalışmayan ve çalıştırılmayan çocuk büyüyünce çalışmak ister mi? ‘Çocuğun yaşı küçük çalıştırmak yasak’ diye işe almıyorlar. Bu nasıl bir sistem anlayamadım. Çocuklarımıza yiyip içmekten başka bir şey öğretmeyen bu düzen ülkeyi batırır” diyerek yetkililere sitem etti.

    Kolundan tuttuğu yetişme çağındaki torunu Murat’ın elinden tutup iş ve meslek öğrenmesi için gittiği fabrika ve mesleki faaliyet icra eden dükkanlardan geri döndüğünü belirten yaşlı kadın artık umutlarının tükendiğini söyledi. Bir insanın dünyadaki huzur ve mutluluğunun iş ve ekmek mücadelesindeki başarı ile paralel olduğunu ancak günümüzde pek çok gencin geleceğe yönelik planlarının sadece pembe hayallerden ibaret olduğunu belirten 75 yaşındaki Hasibe Sezgin, “Geleceğe yönelik endişeliyim” dedi. Eğitim sisteminden devletin çocuklara bakış açısına kadar pek çok yanlışların olduğunu ifade eden 75 yaşındaki Hasibe Nine, “Bizim çocukluğumuzda eli ayağı tutan gücü kuvveti olan herkes çalışırdı. Şimdi delikanlı olana kadar çocuklara sadece yiyip içmek öğretiliyor. Ondan sonra da kimse çalışmayı öğrenmiyor. Ne olacak bu memleketin tembelliği. Okumakla tembelliği birbirine karıştırdılar” diye mevcut yasa ve yönetmeliklere dert yandı.

    Gerek Osmanlı’da gerekse Cumhuriyet’in ilk yıllarından son 20 yıla kadar çocukların küçüklükten itibaren meslek edindiğini ve delikanlı olan herkesin elinin iş, evinin aş bulduğunu belirten Hasibe Sezgin, “Okullar yarıyıl tatiline girdikten sonra torunumu meslek öğrensin diye sanayide iş arıyorum. Daha önceden görüşüp söz aldıklarım oldu. Ancak koskoca fabrika sahipleri bile verdikleri sözde durmadı. 18 yaşına kadar iş tutmayan bir çocuk 18 yaşından sonra ne eder. Benim ömrüm bitti bitecek ama bu sistem böyle devam ederse gelecekte tüketmekten başka hiçbir şey bilmeyen bir nesil yetişir. Günlerdir toruna iş arıyorum. Ama bulamıyoruz. Çünkü çalıştırmak da yasakmış” diyerek bir yandan sisteme tepki gösterip diğer yandan geleceğe yönelik endişelerini dile getirdi.

  • 60 yaşından sonra sanata merak sardılar

    Kimi emekli kimi ev hanımı, 60 yaşından sonra sanata merak saran bayanlar profesyonellere taş çıkartıyor.

    Bodrum’da Halk Eğitim Merkezinin açtığı el sanatları kursları emekli bayanların ilgi odağı oldu. Yıllarca iş hayatında ter döken bayanlar emekliliklerinde de boş durmuyor. Farklı sektörlerden emekli olan 60 yaşın üzerindeki hanımlar öğrenmenin ve üretmenin yaşı olmadığını yaptıkları el sanatlarıyla kanıtlıyor. Kurs öğretmeninden öğrendiklerini titizlikle uygulayan hanımlar ürettikleri eserlerle gençlere taş çıkartıyor. Mozaik kursunda bir araya gelen bayanların kimi boş zamanını değerlendirerek üretmenin keyfini yaşıyor, kimileri ise ürettikleriyle ev ekonomisine katkı sağlıyor. Tarihi motifleri ince ince işleyen hanımlar kursta da yeni arkadaşlıklar da ediniyor.

    30 yıl kimya mühendisi olarak çalıştıktan sonra emekli olarak Bodrum’a yerleşen Nuran Örge şunları söyledi: “Bodrum’a yerleştikten sonra iş hayatının enerjisine alışmış bir insan olarak enerjimizi el sanatları konusunda değerlendirmeyi düşündüm. Burada bize Bodrum Halk Eğitim Merkezinin tanıdığı imkanlarla, hocamızın engin tecrübesi ve öğretileri ile bu yıl mozaik sanatı çalışıyoruz. Haliyle yaşımız icabı çoluğumuz çocuğumuz evlendi, evde karı koca olarak yalnız kaldık. Zamanımızı bu şekilde değerlendirip hem beğendiğimizi bir şeyler üretiyoruz hem de burada çok güzel bir arkadaşlık ve dostluk çerçevesi içerisinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz”dedi.

    Kursların her yaştan insanlara açık olduğunu ifade eden Kurs Öğretmeni Şahinde Başmanav da şu sözlere yer verdi “Kurslarımız, vaktini değerlendirmek isteyen, belli bir yaş üstünde olan kişilerin aynı zamanda da gençlerin bir meslek edinmek istiyorlarsa eğer bu kurslar tam onlar için. Okullarda 4 yılda 5 yılda aldığı eğitimi bu tip kurslarda bir dönemde ikinci dönemde daha üstüne koyarak öğrenip bir yepyeni bir meslek edinebiliyorlar”.