Etiket: Yaşında

  • 18 yaşında belediye meclis üyeliği için aday adayı oldu

    Isparta’da 18 yaşındaki Melih Zeybek, 31 Mart 2019’da yapılacak yerel seçimlerde Belediye Meclisi Üyeliği adaylığı için başvuru yaptı.

    Isparta Belediyesi Meclis Üyeliği için AK Parti’den aday adayı olan 18 yaşındaki Melih Zeybek, Isparta’da şu ana kadar meclis üyeliği için başvuruda bulunan en genç aday oldu. Hazırladığı başvuru evraklarını AK Parti Isparta Merkez İlçe Teşkilat Başkanı Levent Aytekin’e teslim eden Zeybek, yaşadığı ilde en genç aday adayı olması dolayısıyla mutluluk duyduğunu ifade etti. Zeybek, yaptığı açıklamada, “Ben, Cumhurbaşkanımızın dediği gibi ‘Gençler şahlanışımız ve yükselişimiz sizsiniz’ sözüyle bu yola çıktım” dedi.

    Melih Zeybek, “Siyasette gençlerin de söz hakkı olması lazım artık. Belediyenin işi sadece yol yapmak, inşaat ruhsatı vermek olmamalı. Gençlerin sosyal yaşam alanları ve gençlere yönelik tiyatro salonları, spor aktiviteleri yapabilecekleri yerler de oluşturulmalı. Bunların yanında mahallelerde gençlerin toplanıp sohbet edebileceği, derslerini çalışacağı ortamlar oluşmasında elimden geleni yapmak istiyorum” diye konuştu.

    Seçilirse belediye tarafından dil kursları açılması önerisinde bulunacağını belirten Zeybek, “Bir diğer konu da Cumhurbaşkanımızın istediği tüm gençlerimizin en az bir yabancı dil öğrenmelerini istiyorum. Eğer aday gösterilir ve seçilirsem de belediye tarafından dil kursları açılmasını önereceğim. Zaten Osmanlı döneminde de her kademedeki devlet görevlisinin ve bu geniş coğrafyada iş yapan bir tüccarın 6-7 dili iyi derecede bildiği anlatılır. Sözlerimi yine Cumhurbaşkanımızın sözüyle bitirmek istiyorum; ‘Gençler, tıpkı atalarınız gibi, tıpkı mirasını devraldığınız dedeleriniz gibi sizler de tarihi değiştirecek yaştasınız’” dedi.

  • Likya’nın tarihini yeniden yazan kazı 30 yaşında

    Antalya’nın Kaş ilçesi yakınlarındaki Likya Birliği’nin başkenti Patara Antik Kenti’nde 30’uncu sezon kazı çalışmaları tamamlandı.

    Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Havva İşkan Işık öncülüğünde yürütülen kazıların bu yılki bölümüne, çoğu profesör ve doçent düzeyinde 67 kişilik bilim heyeti ile stajyer öğrenciler ve İŞKUR bünyesinden sağlanan işçiler katıldı.

    Prof. Dr. Havva İşkan Işık, her kazı döneminde olağanüstü bulgular ve buluntularla bilim dünyasında gündem oluşturan Türkiye’nin en kapsamlı kazılarından Patara’nın 30’uncu yılında da şaşırtmadığını söyledi.

    28 Mayıs-14 Kasım tarihleri arasında 171 gün süreyle yapılan yoğun çalışmalar sonucu özellikle Tepecik ve kent surları çalışmalarında ortaya çıkarılan verilerin Likya tarihi açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Işık, bu bilgilerin kısa süre içinde kamuoyuyla paylaşılacağını kaydetti.

    Işık, bu sezon Tepecik, Nero Hamamı, Kent Surları, Kısık Köprüsü ve Bazilika’da çalışıldığını, ele geçen 739 eserden 206’sının Demre Müzesi’ne gönderildiğini belirtti.

    Kazının başarılı olmasında Antalya Valisi Münir Karaloğlu, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Ünal, Antalya İl Kültür Müdürü İbrahim Acar ve yardımcısı Metin Karataş’ın ilgi ve desteklerinin unutulmaz olduğunu dile getiren kazı başkanı Işık, çalışmanın ödeneğini Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın gönderdiğini, İş Bankası desteğinin de sürdüğünü sözlerine ekledi.

  • Genel Maden İşçileri Sendikası 72. yaşında

    Türkiye’nin ilk sendikalarından biri olan, Türkiye ve dünya sendikacılık tarihinde çok önemli yeri bulunan Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) 72’nci Yılını kutluyor.

    17 Kasım 1946 tarihinde kurulan Sendikanın, 72. kuruluş yıldönümü nedeniyle Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada; Sendikanın mücadele tarihinin, maden havzasındaki 170 yıllık üretim tarihiyle, Ulusal Kurtuluş Savaşı Mücadelesiyle ve demokrasi mücadelesiyle bütünleştiği vurgulandı.

    Yönetim Kurulu açıklaması şöyle;

    “Türkiye’nin ilk sendikalarından biri olan, Türkiye ve Dünya ve sendikacılık tarihinde önemli bir yeri bulunan Sendikamızın 72. kuruluş yıldönümünü kutlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. 17 Kasım 1946 tarihinde kurulan Sendikamızın kurucuları başta olmak üzere, tüm genel başkanlarımıza, yönetim kurulu üyelerine ve Sendikamıza emeği geçen herkese teşekkür ediyor, aramızdan ayrılanlara Allah’tan rahmet diliyoruz. Maden ocaklarında, MTA işyerlerinde ve özel sektör işyerlerinde yaşamını yitiren kardeşlerimizi sevgi, saygı, şükran ve rahmetle anıyoruz. Mücadele geleneği ve üretim kültürü, ülkemizde taşkömürü üretiminin başladığı 1848 yılına, Osmanlı dönemine kadar uzanan ve kurulduğu 1946 yılından bugüne, maden işçilerinin örgütlü gücü olarak ülkemiz demokrasi mücadelesinde; bölgemizin ve ülkemizin kalkınıp gelişmesi mücadelesinde; üyelerimizin insanca çalışıp insanca yaşayacakları koşulların yaratılması mücadelesinde, bağlı bulunduğumuz

    TÜRK-İŞ’te, İndustriALL Union’da ve İndustriALL Global’de, Türkiye ve Dünya sendikaları arasında saygın bir yer edinen Genel Maden İşçileri Sendikamız, bundan böyle de aynı anlayışla mücadelesini sürdürecektir.

    Genç Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte Ankara’nın Başkent ilan edilmesinin ardından ilk il olma özelliğini kazanan Zonguldak, taşkömürü üretimi arttıkça büyümüş, gelişmiş ve giderek Türkiye sanayisinin can damarı olarak, ülkemizin ekonomik kalkınmasına büyük katkı vermiştir. Taşkömürü üretim kültürünün bugünlere taşınmasında önemli bir işlevi bulunan Sendikamız, Zonguldak, Bartın ve Karabük bölgemizde sosyal hayatın çağdaş bir düzeyde gelişmesi için elinden gelen gayreti göstermiştir ve bu mücadeleyi kesintisiz olarak sürdürmektedir. Ülkemizde sadece Zonguldak bölgemizde bulunan taşkömürü, koklaşabilir özelliği ve yüksek kalorisiyle demir-çelik sanayisi başta olmak üzere diğer sanayinin de ana enerji hammaddesi olarak sanayimizin gelişmesinin lokomotifidir. Yıllık 5 milyon ton üretim kapasitesine sahip olan TTK, bugün tarihinin en az işçisiyle en düşük üretimini yapıyor. Oysa ülkemizin yıllık taşkömürü ihtiyacı yaklaşık 37 milyon tondur. Ve bunun yaklaşık 6 milyon tonu koklaşabilir özelliğiyle demir-çelik sektöründe kullanılmaktadır. Kardemir ve Erdemir bile ithal kömür kullanır hale gelmiştir. Her yıl 4-5 milyar dolarımız taşkömürü ithalatına gitmektedir. İthalatçılar kazanıyor, ama ülkemiz, Zonguldak ve halkımız kaybediyor. Bölgemizde bulunan 1.5 milyar tonun üzerinde kömür rezervimizin ekonomiye kazandırılması gerekiyor. İşçi açıklarının giderilmesi durumunda üretimin artırılacağını, TTK’nın zararının azaltılacağını, dışarıya gidecek dövizin azalacağını, bölgede önemli bir istihdam sağlanacağını ve ekonominin canlandırılacağını her platformda anlatıyoruz. Türkiye’nin kendi doğal kaynaklarımızın tespiti için Maden Tetkik Arama Kurumu’na (MTA) ve taşkömürü üretimini artırmak için TTK’ya, Zonguldak’a ihtiyacı var. Sendikamızı bugünlere taşıyan yönetici ve üyelerimize bir kez daha sevgi ve saygılarımızı sunuyor, Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Merkez ve Şubeler Yöneticileri ile tüm maden işçileri olarak tek yürek, tek ses mücadelemize devam ediyoruz.”

  • (Özel Haber) Aile Müdürü hatırını sormak için evine gittiği kadının 118 yaşında olduğunu öğrenince kulaklarına inanamadı

    Bursa’da tüm evlerin kapılarını gezip vatandaşların sıkıntılarını soran Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü, kapısını çaldığı kadının 118 yaşında olduğunu öğrenince kulaklarına inanamadı. Yaşlı kadının torunun da 76 yaşında olduğu öğrenildi.

    Bursa Aile Çalışma ve Sosyal hizmetler İl Müdürlüğü’ne bağlı ekipler Aile Sosyal Destek Projesi (ASDEP) kapsamında Bursa’yı hane hane gezerek “vatandaşların sıkıntısı var mı yok mu?” diye soruyor. Bu kapsamda Mustafakemalpaşa İlçesi Kumkadı Köyü’nde bir eve giren Bursa Aile Çalışma ve Sosyal hizmetler İl Müdürü Erkut Öneş ve ASDEP personeli hatırını sordukları Fatma Bingöl’ün 118 yaşında olduğunu duyunca kulaklarına inanamadı.

    118 yaşındaki Bingöl’e selam verip bir sıkıntısı ve isteği olup olmadığını soran İl Müdürü Öneş, yaşlı kadınla uzun süre sohbet etti. Aile ve Sosyal Politikalar ekibi, 118 yaşında olmasına rağmen karşısındaki kişiyle oturup sohbet edebilen ve sağlıklı görünen yaşlı kadının elini öpüp duasını alarak yanından ayrıldı. Selanik’te 1900 yılında dünyaya gelen Fatma Bingöl, oturduğu evde torunun torunuyla birlikte yaşıyor. Yaşlı kadının en küçük torunu ise 76 yaşında.

    Mustafakemalpaşa ilçesinde ellerinde formlarla kapıları çalan personel ilk önce hane halkına devletin ve bakanın selamını iletiyor. Vatandaşlara bir sıkıntıları olup olmadığını soran personel, vatandaşları dinleyip bunları kayıt altına alarak çare bulmaya çalışıyor. Devletin kapılarını çalıp dertlerini sorduğunu gören vatandaşlar ise bu durumdan memnun olduklarını ifade ediyor.

    ASDEP personelinin yaptığı çalışmalar hakkında bilgi veren İl Müdürü Erkut Öneş, “Türkiye’de uygulanan ASDEP projesi vatandaşımızın derdine merhem oluyor. Personellerimiz bulundukları illerde köy köy mahalle mahalle kapı kapı gezerek her bir haneye devletimizin ve bakanımızın selamıyla giriyorlar. Kapıyı açan vatandaşlara “bir isteğiniz var mı?” diye soruyorlar. Belli bir form var, bunları dolduruyoruz. Bizim hizmet modellerimizden birine uyan bir problemi varsa; bu problemle ilgili neler yapılabileceğinin çözümünü üretmeye çalışıyoruz. Biz Bursa’da girmediğimiz kapı bırakmayacağız. Bir risk haritası ortaya çıkacak” dedi.

  • 10 yaşında 10 kupası, 23 madalyası var

    Elazığ’da 10 yaşındaki Beril, 4 yaşında annesinin öğretmeye başladığı satranç sayesinde 10 kupa ve 23 madalya kazandı.

    Okay ve Esra çiftinin kızları Beril Yalçın, annesinin sayesinde 4 yaşında satranç oynamayı öğrendi. Ardından kursa giden ve kendini geliştiren Yalçın, Türkiye genelinde düzenlenen turnuvalara katıldı. İlk madalyasını 5 yaşında alan ve her gittiği turnuvada eli boş dönmeyen Yalçın, 5 yılda toplam 23 madalya ve 10 kupa kazandı. Yaşı küçük ama hayalleri büyük olan Yalçın şimdiden bir satranç okulu açmayı hedefliyor.

    Satranç oynamaya 4 yaşında başladığını belirten Beril Yalçın, “Şuan 10 yaşındayım. 6 yıldır satranç oynuyorum. Satranç oynamayı annem bana öğretti. Sonra kursa gittim. Severek satranç oynuyorum. Derslerime çok faydalı oluyor. İlimizde ve ülkemizde yapılan ulusal ve uluslar arası turnuvalara katılıyorum. Bu turnuvalarda dereceler elde ediyorum” dedi.

    Büyüdüğünde satranç okulu açmak istediğini dile getiren Yalçın, “Satranç derslerime çok faydalı oluyor. Matematik derslerinde daha başarılı oluyorum. Satranç sayesinde daha doğru düşünerek hareket ediyorum. Bu düşünme yeteneği benim günlük hayatımı da kolaylaştırıyor. Satrançta ilk ödülümü anaokulunda aldım ve bu beni daha fazla heveslendirdi. İlimizde yapılan bütün turnuvalara katılıp çeşitli dereceler aldım. Daha sonra ülkemizde yapılan ulusal ve uluslararası katılıp dereceler aldım. Toplamda 10 tane kupam 23 tane madalyam var” diye konuştu.