Etiket: Yasin

  • Yasin Börü’nün annesi “adalet kısasa kısastır” dedi

    Diyarbakır’da 6-8 Ekim Kobani olaylarında öldürülen Yasin Börü’nün annesi Hatice Börü, mahkeme kararına ilişkin, “Kararla az da olsa rahatladık ancak gerçek adalet kısasa kısastır” dedi.

    Diyarbakır’da terör örgütü PKK’nın çağrısı üzerine 6-8 Ekim 2014’te yaşanan Kobani olayları sırasında kurban eti dağıtırken öldürülen Yasin Börü, Ahmet Dakak, Riyat Güneş ve Hasan Gökgöz’ün aileleri, çocuklarının öldürüldüğü olaya ilişkin açılan davada, 24 sanığa verilen cezalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yasin’in annesi Hatice Börü, mahkeme kararıyla biraz rahatladıklarını belirterek, “Ancak gerçek adalet bu değil. Gerçek adaletse kısasa kısastır. Diğer annelerde benim düşüncemdeler. Aynısını onlara da yapılmadıkça gerçek adalet sağlanmıyor. Şüphem yoktur ki Rabbim hakkıyla alacaktır. Bu dünyada da alacak, öbür dünyada da alacak. Zübeyde Zümrüt’ün, Selahattin Demirtaş’ın da bu davaya dahil edilmelerini istiyorum.Olayda ihmali olanların da yargılanmasını istiyorum” dedi.

    “Geç gelen bir adalet oldu”

    Hüseyin Dekak’ın annesi Zerife Dekak, birazda olsa içlerine su serpildiğini anlatarak, “3,5 yıl sonra bu karar verildi. Her şey meydandadır. Videolar olsun, şuanda tutuklu olanların geçmişleri olsun, örgütle bağları olsun her şey ortada. Her şeyi bildikleri halde mahkeme davası sulandırıldı ve uzatıldı. 3,5 yıldan sonra bu karar çıkartıldı. Diğerlerinin de tutuklanmalarını istiyorum. Mahkemeye katılan diğer suçlular, kaçanlar, yaşları küçükler olsun. O gün yüz kişiden fazlaydılar, hepsi kaçtılar” diye konuştu.

    “Azmettiriciler davaya dahil edilsin”

    Hasan Gökgöz’ün babası Mehmet Gökgöz ise, adaletin tam yerini bulmasını beklediklerini belirterek, şunları kaydetti:

    “Biz daha güzel bir şeyler bekliyorduk. Adalet tam yerini bulsun istiyorduk ancak tam bulmadı. Çünkü azmettiriciler davaya dahil edilmedi. Bunlar, Selahattin Demirtaş, Zübeyde Zümrüt ve Gültan Kışanak davaya dahil olmayana kadar rahat olamayız.”

  • AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay Şırnak’ta

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay, “16 Nisan’da emperyalist ve onların işbirlikçilerinin Türkiye üzerinden yaptıkları, uyguladıkları planlara dur demek için ne diyeceğiz ‘evet’ diyeceğiz. Türkiye’yi daha iyi yerlere ulaştırmak için, daha iyi bir yönetime kavuşturmak için ‘evet’ diyeceğiz” dedi.

    Bazı incelemelerde bulunmak üzere Şırnak’a gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay ve beraberindekiler Şırnak’ın Kumçatı beldesinde vatandaşlarla bir araya geldi. Aktay Belediye Başkan Vekili Turan Bedirhanoğlu ile makamında bir süre görüştü ardından belediye konferans salonunda muhtarlar, sivil toplum kuruluşları ve korucu başlarıyla bir araya geldi.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay, Başbakan Binali Yıldırım’ın selamını getirdiğini dile getirerek şöyle konuştu:

    “Binali Yıldırım yolları bölen ama ülkeyi bütünleştiren, ülkenin sağını, solunu, kuzeyini ve güneyini bir birine duble yollarla, otoyollarla, altgeçitlerle ve tünellerle bir birine birleştiren Türk Hava Yollarını, Türk halk yolları haline getiren başbakanımız aynı anlayışla görevine devam etmektedir. Ve sizlere bol bol selam etmektedir. Dedi ki git söyle Şırnaklı kardeşlerime; Allah’ın izniyle onların çektikleri bütün sıkıntıların farkındayız ve günü birlik aldığım raporlarla onların dertleri ve sıkıntılarıyla hemhal olmaktayım. Onların sıkıntılarını gidermek için günü birlik her türlü çalışmayı yapmaktayız. Zaten sizde yapılan çalışmaları görüyorsunuz. Türkiye Cumhuriyeti asla bir karış toprağını terk etmedi ve etmeyecek. Şırnak’ı asla gözden çıkarmadık. Siirt’i asla gözden çıkarmadık. Kumçatı’yı asla gözden çıkarmadık. Cizre’yi asla gözden çıkarmadık ve çıkarmayız da. Bu ülke her karış toprağı ile bu milletin bu ülkenin topraklarıdır.”

    “Buralarda birilerin kapıldığı bir zehap vardı. Buralara sokacağımız fitne ile buraların toprağını yaşanmaz hale getirebilir miyiz diye düşündüler” diyen Aktay, “Dediler ki bizi asimile ediyorlar. Doğru asimile ediyorlardı. Bir hükümet bir devlet vardı ki hakikatten asimile ediyordu. Bir devlet vardı hakikatten zülüm ediyordu. O devlet sadece Kürdü asimile etmiyordu. Arapçayı da asimle ediyordu, yasaklıyordu. Her türlü başka kimliğin ifade edilmesini de yasaklamıyor muydu. O devlet Türklere de zülüm ediyordu. Türküm diyene de zülüm ediyordu. Türküm diyenin dilini de asimile ediyordu. Bugün ile 50 yıl önce konuşulan Türkçe arasında dağlar kadar fark var al sana asimilasyon” dedi.

    “Kürdü, Türkü Çerkez’i Arap’ı bu ülkenin sahibidir. Bu devlet bu milletin hizmetkârıdır” diyen Aktay, “Bu gün ülkemizde dininden, dilinden, ırkından ve milliyetinden dolayı asla bir züllüme maruz kalmıyor. Kalmayacaktır. Biz bunun teminatıyız” diye konuştu.

    “Biz sizin hangi işinize karıştık”

    Avrupalı devletlerin Türkiye’ye karşı tutumunu eleştiren Aktay, şunları kaydetti:

    “Onlar bu ülkenin hayrını istemediklerini net bir şekilde ortaya koymuşlardır. Yoksa onlara soruyoruz. Size ne Türkiye’deki mücadeleden, Türkiye’de bir referandum var. Biz sizin hangi işinize karıştık. Birde bize diyorlar ki ifade özgürlüğü Kürtlere baskı yapıyorsunuz. Ya ben senin Türklere yaptığın baskının 10’da birini Kürtlere yapmamışım. Ben şimdiye kadar hiçbir Kürdün mitingini engellememişim. Barışçıl bir şekilde yalnız. Ben burada molotof atacağım, ben huzuru bozacağım ben burada hendek kazacağım diyen insanı tabii ki engelleyeceğim. O bir demokratik hak değil. Haydutluk bir demokratik hak değildir. Terör bir demokratik hak değildir. İnsanlara saldırmak bir demokratik hak değildir. Velev ki bölünmek istiyorsun buyur. İnsanları ikna etmeye çalış. Bölünmeyi istemekte bunun fikrini ileri sürmekte yasak değil bu ülkede. İsteyen ben bölünmek istiyorum. Türklerle yaşamak istemiyorum diyebilir. Öyle düşünebilir. Bu düşüncesini ifade ediyor zaten. Bununla ilgili yığınla yazılmış kitap, makale, yazı var bu yönde. Bunların hangisine karışıyoruz. Ama eğer eline taş alırsan, silah alırsan biz o taşı da silahı da alır ne yapacağımızı biliriz.”

    “Suriye’deki oyunları da inşallah başlarına yıkılacaktır. Irak’taki, Yemen’deki, Libya’daki oyunları inşallah başlarına yıkılacaktır” diyen Aktay, “Kendileri habire birlik olmaya çalışıyorlar. Avrupa Birliği diyorlar adına, birlik oluyorlar. Aralarındaki sınırları kaldırmaya çalışıyorlar. Bir ve beraber yaşamaya çalışıyorlar çünkü biliyorlar ki güç birlikten doğar. İttifaklar kurmaya çalışıyor. Ama İslam dünyası söz konusu olduğunda birine diyorlar ki sen Kürt değil misin ne işin var bu Türklerle. Öbürüne sen Sünni değimlisin ne işin var bu Şiilerle. Herkesin kafasına bir fitne sokuyorlar ve bizim birliğimizi bozmak için ellerinden geleni yapıyorlar” diye konuştu.

    İslam dünyasının sahipsiz olduğunu belirten Aktay, şunları kaydetti:

    “Ama Türkiye’de elhamdülillah var. Türkiye’de alınabilecek en iyi tedbir, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kürt’lerle ya da içindeki diğer unsurlarla barışması, onlarla bir ve beraber olması. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin aynı zamanda Kürtlerinde devleti olduğunu Kürtlere hissettirmesidir. Ve şuanda hissettiriyoruz. Şuanda bütün Kürt kardeşlerim bilsinler ki Türkiye Cumhuriyeti Kürtlerinde Cumhuriyetidir. Türkiye üzerinde yaşayan insanlara hiçbir ayrım yapmadan herkesin onurlu bir şekilde yaşayabildiği bir cumhuriyettir, bir ülkedir. Bundan sonra bu durumu kimse bozamayacaktır. Bizim üzerimizde şuana kadar musallat olan despot bir anlayış, despot bir devlet anlayışı vardı. Onu da elhamdülillah geride bıraktık.”

    Referandum ile ilgili olarak konuşan Aktay, “Allah’ın izni ile 16 Nisan’da yepyeni bir sayfa açılacaktır. Sizin de katkılarınız sayesinde 16 Nisan’da emperyalist ve onların işbirlikçilerinin Türkiye üzerinden yaptıkları, uyguladıkları planlara dur demek için ne diyeceğiz “evet” diyeceğiz. Türkiye’yi daha iyi yerlere ulaştırmak için, daha iyi bir yönetime kavuşturmak için “evet” diyeceğiz. Türkiye Allah’ın izni ile 16 Nisan’da yepyeni bir imtihanın karşısında olacak. Türkiye’de iki başlılığa son vermek için diyoruz ki “evet.” Türkiye inşallah koalisyonlara dur diyecek, istikrarsızlığa dur diyecek, bu istikrarsızlıklar yüzünden, her seçimde koalisyon olma ihtimali yüzünden, bir takım açgözlü kayıt dışı iktidar sahiplerinin Türkiye’yi acaba nereden müdahale edebilirim, Türkiye’ye nüfuz edebilirim, Türkiye’nin neresini koparabilirim diyerek kendi kayıt dışı iktidarlarını sürdürebilmesine dur diyoruz. Bütün bunlara dur demek için diyoruz ki ‘evet’” dedi.

  • AK Parti Gençlik Kollarından “Yasin Börü davası” ile ilgili açıklama

    AK Parti Gençlik Kolları Başkan Yardımcısı Enes Günay, 3 Nisan’a ertelenen Yasin Börü davasıyla ilgili yaptığı açıklamada, “Sokağa girerken ‘gebertin’ sloganlarıyla binanın içine sığınan kardeşimizi bıçaklayarak, binanın içinden atarak katleden bu hainlerin cezasını çekmesini bütün millet olarak istiyoruz” dedi.

    AK Parti Gençlik Kolları Başkan Yardımcısı Enes Günay ve Gençlik Kolları üyeleri, HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Yavuz ve dava avukatı Hasan Bozdaş, Yasin Börü davası öncesi Ankara Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. “Seni adından vurdular Yasin” yazılı pankart açılırken, grup, “Bu dava hepimizin”, “Yiğitliğin yaşı yoktur”, “Onlar şer peşinde koşacak, biz hak diyeceğiz” yazılı dövizler taşıdı.

    AK Parti Gençlik Kolları Başkan Yardımcısı Enes Günay yaptığı açıklamada, “Vahşi olaylarda hayatını kaybeden kardeşlerimizden bir kısmı da Yasin Börü kardeşimiz ve onun arkadaşlarıdır. İhtiyaç sahibi kardeşlerimize sadece rıza-i ilahi için kurban payı dağıtmak üzere yola çıkan kardeşlerimiz adice, hunharca katledilmiştir. Bu hainler, terör seviciler ve halkı galeyana getiren kişiler, 16 yaşında bir fidanın hayatına kıymaktan hiç çekinmemişlerdir. Daha da vahimi sokağa girerken ‘gebertin’ sloganlarıyla binanın içine sığınan kardeşimizi bıçaklayıp, ardından da binadan atarak katleden bu hainlerin cezasını çekmesini bütün millet olarak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Dava 3 Nisan’a ertelendi

    HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Yavuz ise bugün dava hakkında kararın verileceğine dair ciddi bir beklentilerinin olduğunu belirterek, “Bir önceki duruşmada bu duruşmanın son duruşma olacağı, karar duruşması olacağı ifade edilmişti. Ancak şu anda gördüğümüz kadarıyla mahkeme başkanının da ifade ettiği gibi sanık avukatlarının mazeretsiz bir şekilde katılmaması, Yargıtayda bunun usule yönelik bozma gerekçesi olur düşüncesi ile 3 Nisan’a ertelenmiş oldu” şeklinde konuştu.

    Dava avukatı Hasan Bozdaş, Yasin Börü ve katledilen arkadaşları için adalet arayışlarının devam ettiğinin altını çizerek, “Bugün 14. celseyi gerçekleştirdik. Bu süreç 5 Ekim 2015 tarihinden itibaren devam ediyor. Biz bugün karar beklentisiyle gelmiştik. Mahkeme bundan önceki celsede bu duruşmada tüm son savunmaların alınacağını ve bu duruşmada karar verileceğini belirtmişti. Fakat kanunen mesleki mazeret, özellikle tutuklu yargılanan sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar açısından son duruşmada vekillerin bulunma zorunluluğu var. Aksi takdirde Yargıtay usulen bozuyor. Mahkeme de bunu göz ardı edemedi ve bir kesin süre belirledi. Bu kesin süre 3 Nisan 2017 tarihi. 2 hafta sonra pazartesi günü biz son savunmamızı yapacağız. Karşı tarafta son savunmasını yapacak. Bunun ardından kararın verilmesini umuyoruz” açıklamasında bulundu.

    Diyarbakır’da 6-7 Ekim 2014’te Kobani (Ayn el Arap) bahanesiyle düzenlenen izinsiz gösterilerde Yasin Börü, Ahmet Dakak, Riyat Güneş ve Hasan Gökguz öldürülmüştü.

  • Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Yasin Akay Siirt’te

    Cumhurbaşkanlığı sistemiyle ilgili konuşan Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Yasin Aktay, “Cumhurbaşkanlığı sisteminde milletvekili bakan olamayacak. Olursa milletvekilliği düşmüş olacak. Artık cumhurbaşkanı olarak seçilecek olan kişi belki de hükumetini önceden ilan edecek” dedi.

    Adalet ve Kalkınma Partisi (Ak Parti) Siirt il yönetimince kültür merkezinde düzenlenen İl Danışma Meclisi Toplantısı, Ak parti 24. dönem Van Milletvekili ve İl Koordinatörü Mustafa Bilici’nin açılış konuşmasıyla başladı. Ak Parti Siirt İl Başkanı Fuat Özgür Çalapkulu, kadın ve gençlik kolları başkanları, il ve ilçe parti yöneticilerinin katıldığı toplantıda konuşan Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Aktay, yeni sistemle cumhurbaşkanının yetkilerinin artırılmadığını, aksine azaltıldığını söyledi. Sistemde ayrıca milletvekillerinin bakan olamayacağını da belirten Aktay, “Bizim yeni cumhurbaşkanlığı sisteminde milletvekili bakan olamayacak. Olursa milletvekilliği düşmüş olacak. Böyle bir şey olacak artık biri milletvekili seçilirse bakan olarak seçildi diye bir şey kalmayacak. Bakan olacak kişi önceden artık milletvekili olmamaya karar verecek. Artık cumhurbaşkanı olarak seçilecek olan kişi belki de hükumetini önceden ilan edecek. Benim Dış ilişkiler Bakanım bu, İçişleri Bakanım şu, Sağlık Bakanım şu. Ekibiyle birlikte halkın önüne çıkarak bu hükumet için halktan oy isteyecek. O hükumetin bakan adayları belki önceden duyurulacak. Onunla ilgili bir açıklık yok; ama öyle olacak büyük bir ihtimalle” dedi.

    Aktay, başbakanlık sisteminin kendilerinden önce Demirel, Özal, Adnan Menderes’in düşündüğünü aktararak, “Başkanlık sistemini daha önce kimler istemiş biliyor musunuz? Adnan Menderes bundan şikayetçiydi ama; Atatürk istedi. Atatürk de istiyordu. Atatürk parlamenter sistemi kurdu, biliyorsunuz Cumhuriyetin kuruluşu ilk esnasında bu sistem kuruldu, tek parti sistemi. Biliyorsunuz bu sistem Türkiye’yi 1946 yılına kadar bir şekilde getirdi. Ama yeni kurulmuş fazla geliştirilmemiş bir sistemdi. Parlamenter sistemdi; ama bugün Atatürk’ün zamanındaki sistemin aynısını getirelim buraya koyalım demenin ne Atatürkçülükle bir ilgisi var, ne Atatürk’e saygı göstermekle bir ilgisi var. Tarihsizlikle ilgisi var. Tarihten nasibi olmama ile ilgisi var. O günkü tarihsel şartlarda yeni kurulmuş cumhuriyetin ilk zamanlarında böyle bir sistem denendi; ama yavaş yavaş geliştirdi. Şuanda cumhurbaşkanlığı sistemi getirmekle, yapmakta olduğumuz şey aslında bir güncelleme olarak görülebilir” diye konuştu.

  • Başbakan Yıldırım ALS hastası Yasin Asma’yı evinde ziyaret etti

    Başbakan Binali Yıldırım, anayasa referandumu için ’evet’ çağrısı yapan ALS hastası Yasin Asma’yı evinde ziyaret etti.

    Başbakan Yıldırım, Adana’da partisinin Adnan Menderes Spor Salonu’nda düzenlediği Sandık Yönetim Kurulu Toplantısı’na katıldıktan sonra 5 yıl önce Amiyotrofik Lateral Skleroz (ALS) hastalığına yakalanan Yasin Asma’yı evinde ziyaret etti. Geniş güvenlik önlemleri altında Seyhan ilçesindeki Döşeme Mahallesi’nde yaşayan Asma’nın evine gelen Başbakan Yıldırım’a Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, AK Parti Adana Milletvekilleri, Adana Valisi Mahmut Demirtaş ve diğer ilgililer eşlik etti. Yasin Asma’nın evinde ailesi ile sohbet eden Başbakan Yıldırım, Asma ile gözlerini hareket ettirdiği alfabetik tablo yardımı ile iletişim kurdu. Mutluluğu gözlerinden okunan Asma ile vakit geçiren Başbakan Yıldırım, daha sonra yine geniş güvenlik önlemleri altında Adana Şakirpaşa Havalimanı’na gitti.

    ALS hastası Yasin Asma, kızı Sevra Asma’nın yardımıyla alfabetik tablo ile referandum sürecine gözleriyle cümle kurarak destek verip, “Türkiye prangalarından kurtuluyor. Yeni ve güçlü Türkiye, 2023 hedeflerine freni ve geri vitesi olmayan bir trenle hızla ilerliyor. Başkana selam yola devam” demişti.