Etiket: Yaşı

  • 13 yaşındayken tecavüze uğrayan çocuk için ’kemik yaşı 19’ raporu

    İzmir’in Menderes ilçesinde 3 yıl önce 13 yaşındaki erkek çocuğuna tecavüz edildiği iddiasıyla açılan davada, Adli Tıp Kurumunun hazırladığı raporda çocuğun kemik yaşının 19 olduğu belirtildi. Aile duruma şaşırırken, çocuğun avukatının itirazını mahkeme reddetti.

    İzmir’in Menderes ilçesine bağlı Özdere beldesinde 2013 yılında 13 yaşındaki K.Ç. adlı erkek çocuğunun defalarca M.K. tarafından tecavüze uğradığı iddiasıyla açılan davanın duruşmasına devam edildi. Duruşmada çocuğun babası A.Ç. ve avukatı ile sanık M.K.’nın avukatı hazır bulundu. Duruşmaya ise Adli Tıp Kurumunun raporu damga vurdu. Adli Tıp Kurumu, kimliğe göre şu anda 16 yaşında olan çocuğun kemik yaşının 19 olduğu yönünde düzenlediği raporu mahkemeye sundu. Rapor çocuğun ailesini şaşırtırken, çocuğun avukatı rapora itiraz etti. Mahkeme heyeti, avukatın itirazını reddederek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

    Menderes ilçesinde 2013 yılında iddiaya göre K.Ç., 13 yaşındayken babasının arkadaşı olan ve aynı mahallede oturan M.K.’nın tecavüzüne maruz kaldığını öne sürdü. Olay, K.Ç.’nin durumu öğretmenlerine anlatmasıyla ortaya çıktı. Öğretmen vasıtasıyla durumu öğrenen baba A.Ç.’nin (59) savcılığa suç duyurusunda bulunması üzerine olayla ilgili dava açıldı.

  • Genç: “Çocuk sahibi olmada kadının yaşı önemli”

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Safiye Genç, kısırlığın çiftler arasında gittikçe yaygınlaşan bir problem olduğunu ifade ederek, çiftlerde kısırlığın biyolojik, psikososyal, ekonomik ve kültürel olarak önemli sorunlar oluşturduğunu söyledi.

    Kısırlık tanısında yapılan temel üç test olduğunu belirten Medical Park Samsun Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Safiye Genç, “Bu testlerden birincisi kadında yumurtlama olup olmadığına bakılmasıdır. İkincisi kadının tüplerinin değerlendirilmesi, tüplerin açık olup olmadığının gözlenmesidir. Bu da rahim filmi ile yapılır. Üçüncü test ise erkek sperminin normal olup olmadığını anlamak için spermiyorgram adı verilen tetkikin yapılmasıdır. Belki son zamanlarda bu üç tetkike ilave olarak yumurtalık rezervinin incelenmesi de eklenebilir. Kadının yumurtalık rezervi ultrasonla ya da bir takım kan testleriyle tespit edilebilir” dedi.

    Açıklanamayan kısırlık tedavisine başlamadan önce çiftlerin bir yıl içerisinde kendi kendilerine çocuk sahibi olma ihtimalleri olduğu için bir sure beklediklerini belirten Genç, “Bir kadının yüzde kırk kendi kendine gebe kalma ihtimali varsa tedaviye başlamadan önce en az altı ay veya bir yıl bekleyebiliriz. Ama bu sürede kadının yaşı ve yumurtalık rezervi oldukça önemlidir. Bazı durumlarda ise hekim kararı ile yapılan tetkikler sonucunda çiftin beklemesine gerek görülmeden tedaviye aşılama yöntemi ile başlanabilir. Birkaç kez gerçekleştirilen aşılama yönteminden sonra gebe kalınmazsa tüp bebek yapılabilir. Tüp bebekten önce elimizdeki tedavi imkanları kullanılmalı, eğer başarılı sonuç alınamazsa tüp bebek tedavisi uygulanmalıdır. Özellikle 35 yaşından sonra kadının doğurganlığı giderek azalmakta, 37 yaşından sonra aşağı doğru inmekte, 40 yaşından sonra ise belirgin olarak azalmaktadır. Bunun sebebinin de yaşlanmış yumurta olduğunu biliyoruz. Kadın yaşı tüp bebek başarısında da en önemli faktördür. İkinci önemli faktör ise kilo olarak düşünülebilir. Kadının kilolu olması gebeliği engelleyebildiği ve düşük riskini arttırdığı için tedavilerde iyi bir diyetle kilo vermek her zaman başarıyı arttırır. Üçüncü önemli faktör ise sigaradır. Bugün sigara içen kadınlarda tüp bebek gebeliklerinde düşük riskinin yüksek olduğunu biliyoruz. Bu nedenle tedavi öncesinden ve tedavi süresince sigara kesinlikle içilmemelidir ve sigara içilen ortamlardan uzak durulmalıdır. Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle kısırlık tedavi süreleri oldukça kısalmıştır. Kullanılan ilaçların dozlarının daha hafif olması, laboratuvar imkanlarının çok daha iyi hale getirilmesi ile hasta memnuniyeti açısından çok daha başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir. Özellikle erken teşhis ile tanı koyulan çiftlerde başarı oranı oldukça yüksektir” diye konuştu.

  • Yaşı adam, tıkanıklığı gidermek için girdiği su kanalında zehirlenerek öldü

    Kocaeli’nin İzmit ilçesinde kendisi ve komşularının tarım yaptığı bahçelere su getiren tıkalı kanalı açmak isteyen 74 yaşındaki Hilmi Altuntaş, girdiği kanal içerisindeki metan gazından zehirlenerek hayatını kaybetti.

    Olay İzmit Çayırköy mahallesinde 22.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre 74 yaşındaki Hilmi Altuntaş, bahçesine gelen suyun normalden çok az olduğunu görünce suyun geldiği kanalda inceleme yapmak istedi. Evinden yaklaşık 500 metre uzaklıktaki kanalın kapalı kısmına gelen Altuntaş, tıkanıklığın kaynağını bulmak için beton tünel halindeki kanalın içerisine girdi. Tünelde girerken kendisini gören vatandaşlar aradan 2 saat geçmesine rağmen Altuntaş’ın çıkmadığını görünce durumu itfaiye ve Jandarma ekiplerine haber verdi.

    Kısa sürede olay yerine gelen itfaiye ekipleri, oksijen tüpü yardımıyla girdikleri tünel içerisinde yaklaşık 150 metre ilerledikten sonra Altuntaş’ı baygın halde buldular. Vatandaşların da yardımıyla yaşlı adamı kanaldan çıkaran itfaiye ekipleri, Altuntaş’ı 112 ekiplerine teslim ettiler. Tünelden çıkarıldığında bilinci kapalı olduğu belirlenen Altuntaş’ın yakınları sinir krizi geçirirken olay yerindeki ilk müdahalenin ardından Altuntaş, ambulansla Umuttepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Yol boyunca kalp masajı yapılan 74 yaşındaki Altuntaş, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

    Tünel içerisindeki metan gazından öldüğü tahmin edilen Altuntaş’ın cenazesi hastane morguna kaldırılırken, kesin ölüm nedenin belirlenmesi için otopsi yapılacağı öğrenildi. Jandarma ekipleri olay hakkında inceleme başlattı.

  • Cinayetten Tutuklanan Gencin Yaşı Küçültüldü

    Samsun’da arkadaşını bıçaklayarak öldürmek suçundan tutuklanan gencin yargılandığı davada, yaşının büyük yazıldığı ve olay tarihinde 18 yaşından küçük olduğu gerekçesiyle mahkemede yaşı küçültüldü.

    Olay, İlkadım ilçesi Kadifekale Mahallesi’nde yaklaşık 4.5 ay önce meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 20 yaşındaki Bülent Koşar, arkadaşı 18 yaşındaki B.A. ile bir sosyal paylaşım sitesinde yaptığı paylaşımdan dolayı tartıştı. Tartışmanın bir anda büyümesi üzerine B.A., bıçakla saldırdığı Bülent Koşar’ı göğsünden, karnından ve bacağından olmak üzere 6 yerinden bıçakladı.

    “O BENİM ÇOCUKLUK ARKADAŞIM” DİYE ÖNCE ADINI VERMEK İSTEMEDİ

    Kanlar içinde kalan Bülent Koşar, 112 Acil Servis ekipleri tarafından ambulansla Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastanede polise, kendisini bıçaklayanın adını söylemek istemeyen Bülent Koşar, “O benim çocukluk arkadaşım. Adını size nasıl söyleyeyim. Yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmez” dedi. Polislerin ısrarı üzerine kendisini sosyal paylaşım sitesindeki bir paylaşımdan dolayı arkadaşı B.A.’nın bıçakladığını ifade eden Bülent Koşar, hayatını kaybetti.

    “HAKARET ETTİ” ŞEKLİNDEKİ İFADESİNİ DEĞİŞTİRDİ

    Olaydan sonra polis tarafından yakalanan ve tutuklanan B.A. hakkında Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Bugün görülen davada daha önceki ifadesinde tartışma sırasında arkadaşının kafasını kollarının arasına sıktığını ve bu sırada kurtarmak isterken bıçakladığını ve arkadaşının kendisine hakaret ettiğini iddia eden B.A., bugünkü duruşmada daha önce verdiği ifadenin yanlış olduğunu, bıçakladığı arkadaşının kendisine olay sırasında hakaret etmediğini söyledi.

    DOĞUM RAPORUNA GÖRE YAŞI DÜZELTİLDİ

    B.A.’nın resmiyette 01.01.1998 doğumlu olması üzerine duruşma salonuna gelen nüfus memuru ile yaş küçültmesi yapıldı. Hastaneden gelen doğum raporunda B.A.’nın 28.06.1998 tarihinde dünyaya geldiği belirtildi. Buna göre B.A.’nın olay tarihinde 18’den küçük olduğu ortaya çıktı. Duruşma ileri bir tarihe ertelendi.

  • Yaşı Kadar Suçu Var

    Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde oto hırsızlığı, otodan hırsızlık, işyerinden hırsızlık, gasp gibi 10 ayrı suça karışan ve kendisini yakalamak isteyen polis ekiplerinden kaçarken kullandığı çalıntı otomobille 5 yaşında çocuğa çarparak hastanelik eden şüpheli, polis ekiplerince yakalandı. 19 yaşındaki şüphelinin 17 ayrı suçtan da sabıkası olduğu ortaya çıktı.

    AYNI GECEDE 10 AYRI SUÇA KARIŞAN ŞÜPHELİ YAKALANDI

    Edinilen bilgiye göre, Çorlu ilçesinde ön ve arka plakası bulunmayan beyaz renkli bir araçta bulunan şüpheli ilk olarak Kırkova Meydanı’nda bir kadının çantasını gasp etti, ardından Hacı Hamamdere Sokak üzerindeki bir inşaatın bekçisini de gasp eden şüpheli ayrıca, oto hırsızlığı, iş yerinden hırsızlık olaylarına karışarak kaçtı.

    Şüphelinin ve plakasız beyaz renkli otomobilin izine Hıdırağa Mahallesi’nde rastlayan Çorlu İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri, aracı durdurarak şüpheliyi yakalamak istedi. Polisin ’dur’ ihtarına uymayan ve çalıntı araçla kaçmayı sürdüren şüpheli 5 yaşındaki bir çocuğa da çarparak yaralanmasına sebep oldu. Kaçarken polis otosuna da çarpan şüpheli bir süre sonra otomobili terk ederek yaya olarak kaçtı. Polis ekiplerinin ısrarlı takibi sonucu Hıdırağa Mahallesi Çiçek Sokak üzerinde yakalanan G.Ü. Çorlu İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

    Polis ekipleri otomobilin plakasının 34 GNF 90 olduğunu ve Avcılar ilçesinden çalıntı olduğunu belirledi. 17 ayrı suçtan sabıkası olduğu kaydedilen ve aynı gece 10 ayrı suça karıştığı belirlenen G.Ü. Çorlu Adliyesi’ne sevk edildi.