Etiket: Yasası

  • “Emlak Müşavirlik Yasası” Samsun’da Tartışılacak

    Samsun Emlakçılar Odası Başkanı Mevlüt Oral, 7 ilin oda başkanının katılımıyla ‘Emlak Müşavirlik Yasası’ ile ilgili son durumun Samsun’da tartışılacağını ifade etti.

    Emlakçıların en büyük dertlerinin çözümü olarak kabul edilen Emlak Müşavirlik Yasası hakkında değerlendirme toplantısı yapacaklarını dile getiren Mevlüt Oral, bütün Samsunlu emlakçıları Cumartesi günü saat 15.00’te Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Davul Altan Meclis Salonu’ndaki toplantıya davet etti.

    Toplantı hakkında bilgi veren Oral, “Cumartesi günü saat 15.00’te STSO’da toplantı salonunda Emlak Müşavirlik Yasası hakkında uzmanların katıldığı bir toplantı düzenlenecek. Bu toplantıya İzmir, İstanbul, Bursa, Adana, Yalova, Düzce, Kocaeli Emlakçılar Odası Başkanları ve Samsunlu emlakçılar katılacaklar. Toplantıda Emlak Müşavirlik Yasası ile ilgili olarak bugüne kadar yapılan çalışmalar ve bundan sonraki çalışmalar hakkında fikir alışverişinde bulunulacak. 7 ilin oda başkanı kendi şehirlerinde yaptıkları çalışmalar hakkında kendi izlenimlerini paylaşacaklar. Çok verimli bir toplantı olacak. Bütün emlakçıları bu toplantıya katılmaya davet ediyorum” dedi.

  • Soydaşlardan ’Seçim Yasası’ Tepkisi

    Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu Zürfettin Hacıoğlu, Bulgaristan Parlamentosu tarafından Cumhurbaşkanı Plevneliev’e sunulan ’Seçim Yasası’na tepki gösterdi. Türkiye’de yaşayan yüz binlerce Bulgaristan vatandaşın seçme hakkını elinden alınmaya çalışıldığını dile getiren Hacıoğlu, “Seçme hakkımız gasp edilmiştir” dedi.

    Balkan Rumeli Türkleri Konfederasyonu Zürfettin Hacıoğlu, Edirne’de bulunan Balkan Türkleri Federasyonu binasında Bulgaristan’da yürürlüğe giren ’Seçim Yasası’ ile ilgili basın toplantısı düzenledi.

    “TÜRKİYE’DE YAŞAYAN YÜZ BİNLERCE BULGARİSTAN VATANDAŞININ SEÇME HAKKI GASP EDİLMİŞTİR”

    Hacıoğlu, Bulgaristan Parlamentosu tarafından Cumhurbaşkanı Plevneliev’e sunulan ’Seçim Yasası’ hakkında bilgi vererek, “Bu seçim yasası gereği maalesef ’Bulgaristan Cumhuriyeti dışında ikamet eden Bulgaristan vatandaşları bulundukları ülkelerdeki temsilciliklerde ancak oy kullanabilirler’ diye bir yasa onaylandı mecliste. Mevcut kabul edilen seçim yasasını Türkiye’de yaşayan yüz binlerce Bulgaristan vatandaşının seçme hakkı ellerinden alınmıştır, gasp edilmiştir” dedi.

    “FİZİKKEN DE MÜMKÜN DEĞİL”

    Yurt dışında yaşayan Bulgar vatandaşların ancak Bulgaristan Cumhuriyeti’nin temsilciklerinde oy kullanabileceklerini belirten Hacıoğlu, “Bu fizikken de mümkün değil. Edirne’de sizlere örnek vermek isterim. Trakya Bölgesi’nde yaklaşık 30 bin Bulgaristan vatandaşı var. Bunların yarısı ben oy kullanacağım diye beyanda bulunsalar 15 bin, 3’te biri dahi oy kullanmak istiyorum diye beyanda bulunsalar, 10 bin kişi konsolosluk nezdinde Bulgaristan Cumhuriyeti’nin Konsolosluk binasında nasıl oy kullanacaklar? Bunu çok merak ediyoruz. Fizikken de bunun uygulanması söz konusu değil” diye konuştu.

    “SİVİL VATANDAŞLIK İSYANI BAŞLAMADAN ÖNCE CUMHURBAŞKANI GEREĞİNİ YAPSIN”

    Hacıoğlu, Bulgaristan Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı Rosen Plevneliev’e çağrıda bulunduklarını belirterek, “Bu anti demokratik ve anayasaya aykırı yasasının onaylanmamasını, meclise düzeltmek üzere tekrardan geri iade etmesini istiyoruz. Bunu söylerken de Sayın Cumhurbaşkanı Rosen şunu dikkate alsın, bizler yurt dışında yaşayan Bulgaristan vatandaşları mevcut sorunlarımızın çözümüne yönelik bir beklenti içindeyken var olan haklarımızın gasp edilmesine kesinlikle kayıtsız kalmayacağız, tepkisiz kalmayacağız. Açık söylüyorum, bir sivil vatandaşlık isyanı başlamadan önce sayın Cumhurbaşkanı gereğini yapsın diyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Ülkü Ocakları’ndan İdam Yasası İçin İmza Kampanyası

    Yakutiye Ülkü Ocakları İlçe Başkanı Muammer Akbulut, idam yasasının meclise gelmesi için imza kampanyası başlattıklarını söyledi.

    23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla bir basın açıklaması yapan Yakutiye Ülkü Ocakları İlçe Başkanı Muammer Akbulut, şunları söyledi:

    “Ulusal egemenliğimizin ve çocuklarımızın çok ciddi bir tehdit sürecinden geçtiği bugünlerde bu açıklamayı tarihi bir sorumluluk olarak gördüğümüzden dolayı bu açıklama elzem olmuştur. Ulusal egemenliğimize uluslararası kulislerin ve yerli iş birlikçilerinin dört yandan saldırdığı, çocuklarımızın sapıkça hislerle iffetlerinin kirletildiği ve canice katledildiği bu süreçte suskunluğu kendimize zül saydığımızdan dolayı burada toplanmış bulunuyoruz Gönül isterdi ki bütün dünya çocuklarının güldüğü, sıcak aile yuvasında annesiyle, babasıyla geleceğe umutla baktığı bir dünya inşa edelim; ama maalesef Türk -İslam coğrafyasının tamamında bütün çocuklarımız kan, gözyaşı, zulüm ile yetim ve öksüz olarak dünyaya gözlerini açmaktalar. Böyle bir zamanda da eğlenceye az zaman, düşünmeye çok zaman ayırmamız gereken bir dönemden geçiyoruz. Kıymetli basın mensupları; Adalet Bakanlığı verilerine göre son 10 yıl da cinsel istismara uğrayan çocuk sayısı 250 bin ve cinsel saldırı suçlarının neredeyse yüzde 50 si çocuklara yönelik ülkemizde çocuk istismarları öyle bir noktaya geldi ki Rabbim bütün çocuklarımızı muhafaza eylesin. Üç yaşında bir evladımız sapık ruhlu üvey babası tarafından ırzına geçilerek hayattan koparıldı. Ülkenin en güvenilir vakıflarından birisinde onlarca evladımız sözde sapık hocaları tarafından kirletildi ve daha niceleri, böyle bir zamanda şahsen biz Türk milliyetçileri olarak 23 Nisan çocuk bayramını manasıyla idrak edemiyoruz. İçimiz kanıyor, yüreğimiz yanıyor ve bu zulme hiçbir şey yapamamanın acziyeti içerisinde kıvranıyoruz. Buradan bir kez daha devlet büyüklerine seslenmek istiyorum. Allah aşkına ulusal egemenliğimizi tehdit eden, askerimizi, polisimizi şehit edip çocuklarını yetim ve öksüz bırakan, çocuklarımızı sapıkça hislerine kurban eden,bu ve benzeri alçaklıklara son vermek adına idam yasasını tekrar meclise getirmelerini ve meclis genel kurulundan geçirmelerini arz ediyorum. Biz de burada Erzurum Ülkü ocakları Yakutiye ilçe başkanlığı olarak Türkiye Büyük Millet Meclisine göndermek üzere bir imza kampanyası başlatıyoruz. Bütün vatandaşlarımızın bu imza kampanyasına gereken ilgi ve hassasiyeti göstereceğinden hiçbir şüphem yoktur.”

  • Emlak Yasası İle Gayrimenkul Sektörü Prestij Kazanacak

    Gayrimenkul sektörünü gelecek günlerde bekleyen gelişmeleri anlatan İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Özgür Çengel, “Hizmet sektöründe imaj çok önemli ve geçmişten gelen imaj zedelenmelerini yeniden yaşatmamak gerekiyor. Gelecek günlerde yasalaşacak olan tasarı bu yönüyle çok önemli” dedi.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bekleyen ’Lisanslı Emlak Komisyonculuğu ve Lisanslı Emlak Müşavirliği Yasası’ sektöre disiplin getirecek. Yasa ile gayrimenkul sektöründe bugüne kadar uygulanmayan pek çok standart hayat bulacak. Yasayla birlikte gayrimenkul danışmanı olmak için üniversitelerin dört yıllık ilgili bölümlerinden, iki yıllık meslek yüksekokullarının ’emlak ve emlak yönetimi’ programından ya da denkliği kabul edilen yurtiçi ve yurtdışı yükseköğretim kurumlarından mezuniyet şartı getiriliyor.

    Süreci İHA’ya değerlendiren İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Özgür Çengel, “Yasa ile emlak müşavirliği ve emlak komisyoncusu konuları ayrılıyor. Emlak müşavirlerinin üniversite eğitimi almış olmaları gerekiyor. Eski dönemlerde olduğu gibi bir masa, sandalye ve telefonla emlakçılık yapılmıyor. Sektördeki talep de artık bu yönde. Tüketiciler de bilinçlendi. Dolayısıyla bu teklifi yasalaşmasını çok doğru buluyorum. Çünkü sektörde en önemli eksikliğin yani saygınlık problemini ortadan kaldıracağını düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.

    “REKABET GÜCÜMÜZ ULUSLARARASI ALANDA ARTACAK”

    Yabancıların emlak pazarına girmesi ve Türk firmalarının yabancı firmalarla işbirliği yapmasının doğal karşılanması gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Özgür Çengel, “Dünya küresel bir köy haline geldi. Global köy haline gelmek demek herkesin, her yerde, her işi yapabiliyor olması demek. Gayrimenkul sektörü çok kârlı bir sektör. Bu işi yapanlar da gayrimenkul alanlar da bu işten kâr ediyor. Her iki tarafın da kazandığı bir sektör. Pazar çok açık nitelikte. Herkesin girebileceği ama bizim yerel firmalarımıza da güç kazandıracak diye yeni teklif yasalaşarak güç kazandıracaktır diye düşünüyorum. En azından rekabet gücümüzü uluslararası alanda arttıracaktır diye düşünüyorum’’ dedi.

    Aracılık hizmetlerinin pazarlamanın temelinde olduğunu da belirten Prof. Dr. Çengel, ’’Üniversitelerden pırıl pırıl gençler çıkıyor. Zannetmiyor musunuz emlak sektörüne göz atmıyor ve bu sektöre girmek istemiyorlar. Bu arkadaşlar iyi donanımlılar, yabancı dil biliyorlar, eğitimliler. Alaylı dediğimiz kişiler yeni model işletme stratejilerine geçmezlerse, zaten bu yasa yürürlüğe girdiği zaman bir şekilde piyasadan silinecekler. Bu çok önemli bir konu. Gayrimenkul sektörü Türkiye’deki lokomotif sektörlerden biri. Birçok sektöre de can veriyor. Bu sektörde artık kalifiye olmayan biri bugünün rekabet şartlarına göre barınma ihtimali yok” diye konuştu.

    “BALON TEHLİKESİ YOK”

    Yaklaşık 10 yıldır gayrimenkulde balon tartışmalarının yaşandığına işaret eden Prof. Dr. Çengel, “Sürekli ne olacağı hakkında konuşuyoruz. Ama balonun patlaması için bazı makroekonomik değişkenlerin olması gerekiyor. Fiyatlar, inşaat maliyetleri, yapı denetimi artarken gelir düzeyleri sabit kalıyor. Bu açıdan belli bazı bölgelerde balon tehlikesi var. Arz talepten fazla. Ama bunu genellemek zordur. Sadece bazı lokasyonlardaki arsalar için balon tehlikesinin var olduğunu söyleyebiliriz. Ama bunu Türkiye geneline yaymak haksızlık olur. Kaldı ki, balon tehlikesini de önlemek için bir sürü yöntem var ve tedbir alınıyor. Bunlardan bir tanesi de şehirlerin cazibe merkezi haline getirilmesidir” diye konuştu.

    “ŞİRKETLERİN FAİZSİZ TEKLİFLERİ CAZİP”

    Bu günlerde konut satın alacaklara tavsiyelerde de bulunan Prof. Dr. Özgül Çengel, “Faizler arttı. Bankalardan kredi çekmek yerine inşaat firmalarının onların kendi finansman modellerini anlayarak, onlarla ortak bir finansman planı üzerinde çalışıp en azından faizden kazanıp inşaat firmalarının kendi finansman modelleri ile çalışmalarını öneririm. Benim mantığıma göre gayrimenkul için yatırım zamanı vardır ya da yoktur denilemez. Bana göre her zaman gayrimenkul için yatırım dönemidir. Çünkü kârlıdır, getirisi vardır, temel bir ihtiyaçtır. Türkiye’de cazibe merkezleri oluşuyor, konjektürel değişiklikler oluyor. Yani kısacası bankalara çok fazla bulaşmamak gerekiyor. Ama inşaat firmaları da bu rekabetçi piyasada iş yapabilmek için kendi finansman modellerini ortaya çıkardılar. Yatırımcılar ya da konut sahibi olmak isteyenler inşaat firmaları ile görüşsünler ve onların finansman modelleri ile ilerlemeye çalışsınlar” önerisinde bulundu.

  • CHP Genel Başkan Yardımcısı Böke: “Özgecan Yasası Bir An Önce Çıkmalı”

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Selin Böke, “Özgecan yasasıyla kadın cinayetlerinde iyi hal indirimi kaldırılsın diye önerge sunduk. Bu yasanın geçmediği her gün Özgecanlar kurban edildi. Özgecan yasası bir an önce çıkmalı” dedi.

    Antalya’da CHP İl Kadın Kolları tarafından 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Muratpaşa Çağlayan Spor Salonu’nda bir etkinlik düzenlendi. Etkinliğe CHP Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke, CHP Antalya milletvekilleri Niyazi Nefi Kara, Mustafa Akaydın, Devrim Kök, CHP Antalya İl Başkanı Semih Esen ve CHP’li belediye başkanlarının yanı sıra ilçelerden Kadın Kolları üyesi yüzlerce kadın ve davetli katıldı. Katılımcılar, salona ellerindeki CHP bayraklarını sallayarak girdi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından etkinliğin açılış konuşmasını yapan İl Kadın Kolları Başkanı Nilüfer Deveci, baharı güzelleştirenin kadınlar olduğunu belirterek, ülkenin huzurlu günlere kavuşması için kadınlar olarak çalışmalarına devam ettiklerini söyledi.

    “KADINLAR İÇİN KUTLANABİLECEK GÜNLER KALMADI”

    Etkinlikte partililere seslenen CHP Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke ise, “Hiçbir insan tek başına bir güç değildir. Kadınların her günü kutlanacak şekilde yaşanmasını isterdik. Biz kadınlar için kutlanabilecek günler kalmadı. Bizler ince detayları gören, bu yüzden acıyı daha çabuk hisseden kişileriz. Bize düşen görev ince detaylarla ilmek ilmek örmek ve omuz omuza demokrasiyi inşa eden bir Türkiye kurmak. Ben demokrasi mücadelesi veren bir babanın omzunda hissettiğim eliyle buradayım. Bir buçuk senedir aktif olarak siyasetin içindeyim ancak annem yıllarını siyasete vermiş, kadın hakları konusunda mücadele etmiş bir insan. Annemin siyaset yazılarından güç alıyorum” diye konuştu.

    “KADINA ŞİDDET VARDIR”

    Kadın ve erkeğin eşit bir şekilde omuz omuza yürümeye devam edeceğini belirten Böke, “Bizim verecek bütün mücadelemiz, yeniden kazanmamız gereken bir cumhuriyetimiz var. Bizlere bu durumda çok büyük görev düşüyor. Kadın erkek eşit değildir diyen bir hükümetten iktidarı elinden alıp kadın erkek eşittir diyeceğiz. Bu siyasetin sorunudur. Bu sorunu doğru tespit etmemiz gerekir ki, çözüm üretebilelim. Korkmayız, yılmayacağız, size yenilmeyeceğiz. Kadına şiddet vardır, CHP’nin kırmızı çizgisi de bu şiddete dur demektir. Bunu her yerde yüksek sesle söylemek zorundayız. Daha demokrat bir ülkede yaşamak isteyen tüm Türkiye kadınlarına çok görev düşüyor” şeklinde konuştu.

    “ÖZGECAN YASASI BİR AN ÖNCE ÇIKMALI”

    CHP olarak yarın iktidarı inşa edeceklerini aktaran Böke, “Bunu bugün muhalefette iken başlatmak zorundayız. Biz iktidar hedefi olarak muhalefet bilinciyle bu sorunu çözmek mümkün diyoruz. Özgecanlar uzun yaşayabilsin, şiddetsiz yaşayabilsin diye Meclis’e bir önerge ile gittik. Dedik ki kadın cinayetlerinde indirim yapılmasın. Kadın kırmızı ruj sürdü diye öldürülmesine neden olurken, onu öldürmüş olan adam kravat taktı diye iyi hal indirimi alıyor. Özgecan yasasıyla kadın cinayetlerinde iyi hal indirimi kaldırılsın diye önerge sunduk. Ama bu yasa Meclis’ten geçmedi. Bu yasanın geçmediği her gün Özgecanlar kurban edildi. Şiddete uğrayan kadınların şiddetine ortak olmaya başladı. Özgecan yasası bir an önce çıkmalı” dedi.

    “YAŞAMAK İSTİYORUZ”

    Kadınlar olarak ölmek değil yaşamak istediklerini ifade eden Böke, “Biz kadınlar dışlanmak değil ortak olmak istiyoruz. Biz kadınlar beraber omuz omuza yürümek, insan hakları talep ediyoruz. Genci yaşlısı ve kadınlarıyla beraber yürümek istiyoruz. Kadına verdiğin hakkın aynısını erkeğe de ver, erkek de esnek çalışsın. Bu hakların elimizden alınmasına izin vermeyeceğiz. Çok şey istemiyoruz. Biz kadınlar ölmek değil yaşamak istiyoruz. Biz kadınlar beraber omuz omuza yürüyerek insan hakları talep ediyoruz. Biz bunu başaracağız ve yapacağız” ifadelerini kullandı.

    Etkinlik sonrasında Selin Böke, partili kadınlar ile hatıra fotoğrafı çektirdi. Ekinlik Böke’ye çiçek verilmesi ile son buldu.