Etiket: Yasası

  • Kdz. Ereğli TSO üyelerine borç yapılandırması yasası anlatıldı

    Zonguldak’ın Ereğli ilçesi Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) tarafından üyeleri SGK ve vergi borçları yapılandırmasına ilişkin bilgilendirmek amacıyla toplantı düzenledi.

    Kdz. Ereğli TSO yönetiminin üyelere 7143 Sayılı Yapılandırma Kanunu’na ilişkin bilgi vermek amacıyla düzenlenen toplantı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İlçe Müdürü Mustafa Şengül ve Kdz. Ereğli Vergi Dairesi Müdürü Muharrem Gövce tarafından gerçekleştirildi. TSO üyelerine vergi borçlarına ilişkin yapılandırma hakkında bilgi veren Kdz. Ereğli Vergi Dairesi Müdürü Muharrem Gövce, yapılandırma kanunun 31 Mart 2018 öncesine ait borçları kapsadığını ifade etti. Gövce konuşmasında “Şimdi bu kanunun amacı vatandaşlarımızın kamuya olan borç yükümlülüğünü taksitler halinde ödeme imkanı getirmek, vergi itilaflarını sulh yoluyla vergi incelemelerinde tespit edilen vergilerin dava yoluna gidilmeksizin ödenmesini sağlamak. Matrah ve vergi artırımı koşullarda geçmiş yıllara ilişkin vergi incelemesinin yapılmamasını sağlamak. Stok bu ortaklardan alacaklara ilişkin gerçek kayıtların düzeltilmesini sağlamaktır. Yurt içi ve yurt dışı bazı varlıkların ülkeye kazandırılmasıdır. Bu kanundan faydalanmak için başvurular 31 Temmuz 2018 tarihine kadar yapılması gerekiyor. Süresinde ödenmeyen taksit, son taksiti izleyen ayın sonuna gecikme zammı oranında geç ödeme zammı ile ödenebilir. Cari dönem ödeme şartında da bir takvim yılında en fazla iki defa ihlal hakkı verilmektedir” dedi.

    Kdz. Ereğli SGK İlçe Müdürü Mustafa Şengül’de yasanın SGK’yı ilgilendiren kısımları hakkında TSO üyelerine açıklamalarda bulundu.

    Zonguldak SGK İl Müdürü Erkin Avcı’da, yapılandırmaya ilişkin olarak SGK olarak her türlü desteği vereceklerini söyledi. Avcı konuşmasında şu ifadelere yer verdi; “Arkadaşlarımız gerekli bilgilendirmeyi verdiler. Ben buradan yeni nesil teşviklerimizi son iki yasayla çıkmış olan teşvikimiz var. Bir tanesi aktif istihkam teşviki, bir tanesi de bir senden bir benden teşviki. Bunlar kısa süreli anlatılacak teşvikler değil ama işletmelerimize çok ciddi şekilde maddi katkı sağlayacağını düşündüğümüz için alanlarımızdaki iş yerlerini ziyaret edip bunları anlatıyoruz. Burada bulunan arkadaşlarımızdan da ya benim iş yerim değerlendirmesi, çalışan sayım ‘şu, bu’ diye ‘hangi teşviklerle faydalanabilirim?’ diye destek isteyen, olursa bizim terkip elemanlarını hep terkibe göndermiyoruz. Bazen bilgi teyit etmek için de gönderiyoruz. 1-2 tanesini gönderiyoruz, kendilerine hem işyeri ziyareti vermek hem de bu konular da detaylı bilgi verilebilir. Ben tekrar bizlere bu imkanı sağladığı için Kdz. Ereğli TSO Yönetim Kurulu Başkanımıza teşekkür ediyorum.”

    Konuşmaların ardında katılımcılar SGK ve Vergi Dairesi görevlilerine yapılandırma yasası hakkında sorular sorarak, yanıt almaya çalıştı.

    Toplantıyı Kdz. Ereğli TSO Başkanı Arslan Keleş, TSO Meclis Başkanı İlhan Yazıcıoğlu, SGK Zonguldak İl Müdürü Erkin Avcı, mali müşavirler, muhasebeciler ve TSO üyeleri takip etti.

  • Yeni Hal Yasası enflasyonu düşürecek

    OMÜD Başkanı Mehmet Nuri Görenoğlu, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlıkları yürütülen yeni Hal Yasası’nı desteklediklerini açıkladı. Yeni düzenlemenin enflasyonun kontrol altına alınması açısından çok yararlı olacağına inandıklarını dile getiren Görenoğlu, “Sebze ve meyvenin oluklu mukavvadan üretilen ambalajlarda taşınması ve depolanması fire oranının azaltılmasında önemli bir etken olacak” diye konuştu.

    Oluklu Mukavva Sanayicileri Derneği (OMÜD) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Nuri Görenoğlu, meyve ve sebze hallerine ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan yasa taslağını desteklediklerini belirterek, “Yeni Hal Yasasının yürürlüğe girmesiyle sebze ve meyvenin hijyenik karton ambalajlarda taşınması ve depolanması fire oranını yüzde 30-35 oranında düşüreceği için gıda fiyatlarının enflasyon üzerindeki baskısını da azaltacaktır” dedi.

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi tarafından açıklanan ve halen hazırlıkları devam eden yeni Hal Yasası’na göre, bundan sonra hallerde sebze ve meyve yanında tavuk, et ve balık gibi gıda ürünleri de satılacak. Bu ürünlerin ambalajlarına ilişkin de yeni standartlar getirecek olan Hal Yasası ile gıda fiyatlarının düşürülmesi hedefleniyor. Bu yasa ile gıda fiyatlarının düşürülmesi hedeflenirken, ürünlerin ambalajlarına ilişkin de yeni standartlar getirilecek.

    Bakan Tüfenkçi her sebze için fireyi en aza indirecek kap standartlarının belirleneceğini ve ürünün şekline göre kartondan yuvalar yapılacağını belirtirken, yeni Hal Yasası Taslağı’nı değerlendiren OMÜD Başkanı Mehmet Nuri Görenoğlu ise, yeni düzenlemeyi gıda fiyatlarının düşürülmesine yönelik önemli bir adım olarak nitelendirdi.

    “Fire oranı yüzde 30-35 azalıyor”

    Sebze ve meyvenin lojistik aşamasında yapılan hatalar nedeniyle çok fire verildiğini ve bunun da enflasyonist bir etki oluşturduğunu anlatan Görenoğlu, “Özellikle sebze ve meyve hallerinde ambalajlama hataları nedeniyle maalesef binlerce ton ürün henüz tüketiciye ulaşamadan ziyan oluyor. Yeni Hal Yasası Taslağı’nda bu konuda standartların getirilecek olması hem Türkiye ekonomisi hem tüketiciler açısından çok sevindirici. Ürünlerin soğuk hava zinciri ile taşınmasının yanı sıra doğru ambalaj ile paketlenmesi de büyük önem taşıyor. Bu konuda sebze ve meyvelerin oluklu mukavva ambalajda saklanmasını ve taşınmasını önemsiyoruz. Çünkü diğer ambalaj türlerine göre oluklu mukavvada taşınan ürünler daha uzun süre taze kalıyor ve daha hijyen koşullarda koruma sağlıyor. Bu da gıdadaki fire oranının yüzde 30-35 oranında azaltacağı için ister istemez ürün fiyatlarını da aşağı çekecektir” diye konuştu.

    OMÜD Başkanı Görenoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Yapılan bilimsel hesaplamalara göre, Türkiye’de market kanalında satılan yaklaşık 2.6 milyon tonluk domatesin diğer ambalaj malzemeleri yerine oluklu mukavva kasada taşınması ile sadece ağırlık kaybını azaltmasından dolayı oluşacak yıllık kazanç yaklaşık 40 milyon TL olacak. İtalya’daki Bologna Üniversitesi Tarım ve Gıda Bilimleri Bölümü Araştırmasına göre yaş meyve ve sebzelerin oluklu mukavva ambalajda 3 gün daha taze kaldıkları tespit edildi. Ayrıca Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi araştırmasına göre oluklu mukavva ambalajda taşınan sebze ve meyvelerin diğer alternatif ambalaj malzemelerine göre daha az ağırlık ve sertlik kaybına uğradığı daha uzun süre taze kaldığı kanıtlandı”.

  • Alman Federal Milletvekili Cemile Giousouf: “İslam yasası dışlamak olur”

    Almanya’da son zamanlarda Hıristiyan Demokrat Birlik Partisinden bazı politikacıların İslam diniyle ilgili özel bir yasa hazırlanması talebine, Hıristiyan Demokratik Parti Federal Milletvekili ve Meclis Parti Grubu Uyum Politikaları Sorumlusu Cemile Giousouf’dan anlamlı cevap geldi. Giousouf, “Sırf Müslümanlara yönelik bir yasa ile onlara dışlayıcı tavırlar ‘ayrı bir grupsunuz’ demek olur. Böyle bir yasa olacaksa bütün dinleri kapsamalıdır” dedi.

    Almanya’da Hıristiyan Demokrat Birlik Partisinden bazı politikacıların İslam diniyle ilgili özel bir yasa hazırlanması talebi tartışılıyor. Konuyla ilgili açıklama yapan Hıristiyan Demokratik Parti Federal Milletvekili ve Meclis Parti Grubu Uyum Politikaları Sorumlusu Cemile Giousouf, Almanya’da anayasada din ve devlet arasındaki ilişkilerin belirlendiğini, devletin tüm dini cemaatleri aynı kriterler bağlamında değerlendirmekte olduğundan sadece Müslümanlar için geçerli olacak bir yasanın anayasaya aykırı olacağını açıkladı. Giousouf, “Eğer camilerin dışarıdan finansal destek almalarını engelleyeceksek, o zaman kardinaller ve hahamlar için de aynı şartlar geçerli olmalı. Öte yandan, bence İslam yasası tartışmaları yanlış sinyal. Son dönemde Almanya’da yaşayan Türklerin anavatanlarıyla duygusal bağları sık sık dile getirildi. Sırf Müslümanlara yönelik bir yasa ile onlara dışlayıcı tavırlar ‘ayrı bir grupsunuz’ demek olur. Aşırı dinci eğilimlerle ilgili birtakım sorunların varlığını kabullenmeliyiz. Bu sorunlarla hukuk devletimizin imkanları çerçevesinde mücadele ediyoruz. Bugün Almanya’daki 2 bin 500 camiden 90’ını Anayasayı Koruma Teşkilatı gözetim altında tutuyor. Suça karışan imamlar yasalar doğrultusunda cezalandırılıyor, gerekirse sınır dışı ediliyor ve bu camiler kapatılıyor. Yalnızca İslam için bir yasaya ihtiyacımız yok” dedi.

  • Genç kadın cinsel istismar yasası kurbanı oldu

    Kocası ‘cinsel istismar’ suçlamasıyla cezaevinde olan iki çocuklu genç kadının intiharı, tepkiler üzerine geri çekilen yasa tasarısı ile ilgili tartışmaları yeniden gündeme getirdi.

    Aydın’ın Kuyucak İlçesi Başaran Mahallesi’nde iki çocuk annesi 23 yaşındaki Fatma Aydın, tarım ilacı içerek canına kıydı. Fatma Aydın’ın cenazesi, Adli Tıp Morgu’ndan alınarak, dün ikindi namazının ardından çok sayıda hemşehrisinin gözyaşları arasında toprağa verildi.

    Fatma Aydın’ın 23 yaşında intihar ederek sonlanan hayatı çilelerle dolu. Babası Ali Aydın, hırsızlık ve soygun olaylarına karışmış, arandığı sıralarda da yol kontrolü yapan jandarmanın dur ihtarına uymayıp gaza basınca bir jandarma erinin ölümüne neden olmuş, müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı.

    Babası Nazilli Kapalı Cezaevi’nde yatan Fatma Aydın, eşi Özgür Aydın’a 14 yaşındayken kaçtı. Fatma’nın annesi Gül Ayşe’nin şikâyeti üzerine hakkında kamu davası açılan Özgür Aydın düğün yapınca kayınvalidesi şikayetini geri aldı.

    Fatma ve Özgür Aydın çiftinin evliliklerinden iki çocukları oldu ancak kamu davası Özgür Aydın’ın peşini bırakmadı.Yasaya göre “reşit olmayan küçük yaştaki çocuğa cinsel istismar” suçundan 10 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırılan Özgür Aydın cezaevine girerken, Fatma, çocuklarına bakmak için çiftliklerde çalıştı.

    Genç yaşında çocuklarına hem annelik hem de babalık yapmak zorunda kalan Fatma Aydın’ın yaşadığı zorluklar Başaran Mahallesi’ndeki herkes tarafından biliniyordu.AK Parti tarafından gündeme getirilen “yasa” sayesinde eşinin cezaevinden çıkacağı günü dört gözle bekleyen Fatma Yılmaz’ın, yasanın tepkiler üzerine geri çekilmesi üzerine, artık “ümidinin kalmadığını” belirten yakınları, “Son günlerde psikolojisi çok bozuktu. ‘Artık dayanamıyorum’ diyordu. 15 gün önce de büyük kızına otomobil çarpınca iyice bunalıma girmişti” dediler.

    AK Parti Aydın İl Başkanı Ömer Özmen, hazırladıkları, ancak tepkiler nedeniyle geri çekmek zorunda kaldıkları yasayı “Tecavüzcüler için değil Fatma’lar için” çıkarmak istediklerini belirterek “Yasanın geri çekilmesinden hemen bir hafta sonra, mağdur olan bu gencecik hanımın hayatına son vermiş olması gerçekten çok üzücü. Allah rahmet eylesin. Kendisine rahmet diliyoruz” dedi.

    “Bize bu yasayı çıkarmak istedik diye demediklerini bırakmadılar. ‘Tecavüzü savunuyor’ dediler” şeklinde konuşan AK Parti Aydın İl Başkanı Özmen şunları söyledi: “Oysa yasa bu tür uç örnekler gözetilerek hazırlanmıştı, işte amaç buydu. Fatma’lar ölmesin diyeydi. Fatma’nın suçu neydi? Kesinlikle tecavüzcüleri korumak gibi bir niyet yoktu. Bu türden olaylarla, mağdur insanlarla ilgili bir çalışma öngörülmüştü ve suiistimal edilmesin diye de süreyle sınırlı tutulmuştu. Önümüzdeki günlerde belki komisyonda tekrar tüm siyasi partilerin, sivil toplum kuruluşlarının mutabakatıyla herkesin üzerinde hem fikir olabileceği bir tasarı belki gündeme gelir.”

    (VK-MB-Y)

  • Ebso Başkanı Yorgancılar’dan Çek Yasası Uyarısı

    EBSO Başkanı Ender Yorgancılar yeni çek yasasında yapılacak düzenlemelerle ilgili uyarıda bulundu. Yorgancılar, “Düzenleme ticareti tamamen çek ile yapan sektörler dikkate alınarak yapılmalı. Ayrıca alacaklıyı koruyacak tedbirlerle yeniden değerlendirilmeli” şeklinde tavsiyelerde bulundu.

    KARŞILIKSIZ ÇEK BİTSİN, ’ÇEK’E İTİBAR GELSİN

    Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, iş dünyası olarak yıllardır karşılıksız çekten dolayı yaşadıkları sıkıntıları ifade ederek, çeke yeniden itibarının kazandırılmasının piyasalar açısından önemine dikkat çekti. Bu konuda yapılması planlanan düzenlemelerin yeni mağduriyetlere yol açmaması gerektiğine dikkat çeken Yorgancılar, “Yeni düzenlemede ticareti tamamen çek ile yapan sektörlerimizin olduğu dikkate alınarak, alacaklıyı koruyacak tedbirlerin yeniden değerlendirilmesinde fayda var” dedi.

    “CEZANIN ERTELENMESİN, CAYDIRICI OLSUN”

    Bugüne kadar yasal eksiklikler, ekonomide yavaşlama ve maalesef her geçen gün daha da zayıflayan ticari ahlakın; dürüst, kayıtlı çalışan girişimcilere bedel ödettiğini ve yapanın yanına kar kaldığı bir sistemin kendiliğinden oluştuğunu kaydeden Yorgancılar, “Buna küresel piyasalardaki gel-git’ler ve rekabetin zorlaşmasını da eklediğimizde, en önemli ödeme aracı olan karşılıksız çek, haksız rekabete neden olan konularımızın başında gelmektedir” diye konuştu.

    Bu yönde yıllardır iyi niyetli uygulanan yöntemlerin ne yazık ki istenen etkiyi veremediğini ifade eden Yorgancılar, “Kare kodlu çek uygulaması ile birlikte, yeniden karşılıksız çeke hapis cezası geleceğini öğrenmiş bulunuyoruz. Yeni düzenlemeye göre; karşılıksız çek miktarından az olmamak üzere önce adli para cezası, ardından da ödenmeyen çek için 1 ile 6 ay arasında hapis cezasının verilecek olması ve bu cezanın da ertelenmemesinin caydırıcı olmasını ümit ediyoruz” dedi.

    “KONUYLA İLGİLİ ÖNERİLERİ ARZ ETTİK”

    İş dünyası olarak yeni düzenlemede alacaklının yine alacağını tahsil edemeyerek mağduriyetinin devam edeceği endişesini taşıdıklarını dile getiren Yorgancılar şunları söyledi:

    “Bildiğiniz gibi Türk Ceza Kanunu’nun 52. maddesine göre adli para cezaları devlet hazinesine ödenir. Bu noktada, Sayın Gümrük ve Ticaret Bakanımız ile TOBB Başkanımız nezdinde yapmış olduğumuz girişimde de konuyla ilgili önerilerimizi arz ettik. Biz, çek sahibine borcun intikal ettirilmesini istiyoruz. Bu yapılamıyorsa; söz konusu mağduriyeti gidermek amacıyla, alacağı kalan çek alacaklısının alacağı kadar tutarının devlete ödeyeceği, vergi, SGK primi gibi yükümlülüklerinden düşürülmesi veya vergi iadesi gibi ödenebilmesidir. Bu şekilde gerçek hakkaniyetin sağlanacağı inancındayız. Ticareti tamamen çek ile yapan sektörlerimizin olduğu dikkate alınarak, alacaklıyı koruyacak tedbirlerin yeniden değerlendirilmesinde fayda olacaktır. Bugün Batıda doğrudan borç ödeme sistemi var ve sigorta sistemi çalışmaktadır. Böyle bir sistemin Türkiye’de bulunmamasının eksikliğini en çok bizler çekmekteyiz. O nedenle de önerilerimizin dikkate alınmasını talep ediyoruz.”