Etiket: Yaşanıyor

  • Kuzey Ege’de trafikte bayram yoğunluğu yaşanıyor

    Balıkesir’in turistik ilçelerinde trafikte bayram yoğunluğu hissedilmeye başlandı.

    Akşam saatleri itibariyle özellikle İzmir, Çanakkale, İstanbul bağlantısını sağlayan D 550 karayolunda yoğunluk yaşandı. 9 günlük bayram tatilinde trafik yoğunluğuna yakalanmak istemeyen tatilciler, tatilin ilk saatlerinden itibaren yola çıktılar. Özellikle kavşak bölgesi olan Balıkesir’in Edremit ilçesinde yaşanan yoğunluk ve araç kuyrukları dikkat çekti. Yetkililer, sürücülerin hız sınırlarına uygun, dikkatli ve dinlenik bir şekilde araç kullanmalarını istedi.

    Özellikle turizm bölgelerinde bölge trafik ekipleri ve jandarma trafik ekipleri kontrollerini sıklaştırarak, vatandaşların trafikle ilgili her konuda yardımına koşacaklar. Edremit ilçesinde D 550 karayolunda günlük 18 bin araç olan geçiş sayısının 5 katına kadar çıkması bekleniyor.

  • Hayrabolu’daki terzilerde bayram telaşı yaşanıyor

    Tekirdağ’ın Hayrabolu ilçesinde, Kurban Bayramı’nın yaklaşması dolayısıyla yaşanılan hareketlilik terzilerin yüzünü güldürdü.

    Hayrabolu ilçesinde bayramlık elbise alan vatandaşlar, bol ve uzun olan elbiselerini tamir için terzilere akın etti. Kurban Bayramı’na sayılı günler kala, sabahlara kadar çalışan terziler, müşterilerinin işlerini yetiştirmenin telaşını yaşıyor.

    Hayrabolu’da yaklaşık 42 yıldır terzilik yapan Hüseyin Yürekli, Kurban Bayramı dolayısıyla işlerinde yaşanan yoğunluğun kendilerini memnun ettiklerini söyledi. Bayram öncesi en yoğun günlerini yaşadıklarını söyleyen Yürekli, “Vatandaşlar büyük mağazalardan aldıkları kıyafetleri daraltmak veya genişletmek için geliyorlar. Öncelerde geleneksel kıyafetler diktirmeye gelen müşterilerimiz oldukça fazlaydı. Şimdilerde vatandaşlar hazır giyime daha çok yöneliyor. Bize sadece pantolonunu daraltmak veya paçalarını kısaltmak için geliyorlar. İşlerimizde yoğunluk yaşıyoruz ve vatandaşlarımızın işlerini yetiştirmek için akşam geç saatlere kadar çalışıyoruz” dedi.

  • Güvenlik uzmanı Abdullah Ağar: “FETÖ, PKK ve DAEŞ üzerinden jeopolitik bir kırılma yaşanıyor”

    Güvenlik uzmanı emekli özel harpçi Abdullah Ağar, FETÖ, DAEŞ, PKK, HBDH VE TAK’ın tek elden yönetildiğini söyleyerek, “FETÖ, PKK ve DAEŞ üzerinden jeopolitik bir kırılma yaşanıyor” dedi.

    Güvenlik uzmanı Ağar, terör örgütlerinin Türkiye üzerindeki kirli oyunlarına devam ettikleri vurgulayarak, FETÖ’nün ardından bu kez de PKK terör örgütünün Şırnak, Diyarbakır ve Mardin’de kanlı terörünü estirdiğine dikkat çekti. 15 Temmuz’un ardından iyice su yüzüne çıkan FETÖ-PKK işbirliğinin dün de bunu kanıtlar nitelikte alçak saldırılar düzenlediğini belirten Ağar, bu olaylarda hayatını kaybedenlerle birlikte ‘darbe girişimi sonrası’ şehit sayısının 50’yi aştığını ifade etti. FETÖ’nün darbe girişimi başarılı olamayınca ortağı PKK’nın tehditler savurmaya başladığını söyleyen Ağar, şunları kaydetti:

    “PKK’nın sözde yöneticilerinden Cemil Bayık Türkiye’ye yönelik meşum ifadelerle; ’Savaş artık dağ ile sınırlı olmayacaktır. Metropollerde yürütülecektir, yürütülmektedir’ diyerek, bunun yeni bir aşama olduğunu iddia etti Peki, Türkiye’de darbe girişiminde bulunan ve hain kanlı saldırılar düzenleyen terör örgütleri tek bir elden mi yönetiliyor? Terör örgütleri bundan sonraki süreçte Türkiye üzerinde nasıl bir oyun planlıyor? Artık biz ’zamana ve alana yayılı, sıralı terör eylemlerinin katlayıcı etkisinden’ bahsetmek, karşı koyuşumuzu ve taarruz ruhumuzu buna göre yapılandırmak zorundayız. Asıl yapılanma da zaten bu bileşik tehdide ve ardılına göre olmalı. Şimdilik bir PKK vuruyor, bir DAEŞ vuruyor, bir FETÖ vuruyor veya bunlara müzahir diğer yapılar vuruyor. Bir de bunun ardılı var, asıl unutulmaması gereken. Yeniden yapılanma bileşik iç ve dış tehditle ’bugün ve yarın’ nasıl mücadele edilebilecekse ona göre olmalı. Emir ve komuta, kontrol ve koordinasyon, planlama buna göre yapılandırılmalı. ’Mücadele’ ve ’dış tehdit’ ve ’seferberlik tetkik yapılanması’ güçlerinin taktik-operatif ve stratejik konumlanmaları da buna göre belirlenmeli.”

    “FETÖ, DAEŞ, PKK, HBDH ve TAK’ın tek elden yönetildiği belli”

    “Türkiye üzerinde emelleri olan terör örgütlerinin adı DAEŞ, FETÖ, PKK, HBDH, TAK veya diğer taşeronların, vekalet ve proxy örgütlerin tek bir çatıdan yönetildiği aşikâr” diyen Ağar şunları ifade etti:

    “Şuan coğrafyada bir dizayn var. Dizayn eden güçler bu coğrafyadaki aparat güçleri kendi menfaatleri doğrultusunda kullanıyor. Bu örgütleri Irak ve Suriye’de hem zemin hazırlayarak hem de bizzat kendileri kurarak ortaya çıkarttılar. Bu örgütleri beslediler, himaye altına aldılar. Hem de ilginç bir şekilde bunlardan bazılarını gerekçe göstererek coğrafyayı dizayna giriştiler.Delicesine bilginin ürediği ve nefes nefese bu bilgileri takip etmeye çalıştığımız FETÖ terörü ortamında çok önemli bir detayın gözlerden kaçmaması gerek. İHA’nın istihbarat kaynaklarına dayandırarak aboneleriyle paylaştığı haberde ’iki örgüt arasında darbe’ anlaşmasının yapıldığı, FETÖ darbe girişiminin başarılı olması halinde kuzey Suriye’de (Rojava) ‘sözde’ PKK oldubitti (infacto) devletinin tanınması için destek sözü verdiği, FETÖ ve arkasındaki güçlerin PKK’yı (KCK-PKK-HPG-PJAK-YRK) İran’a karşı kullanmayı planladığı, FETÖ’nün PKK’ya darbe yapılacağını bildirdiği-tam tarih vermediği-10 ile 20 Temmuz arasını işaret ettiği, FETÖ’nün darbenin başarılı olması durumunda PKK’nın terörist varlığını Türkiye’den Kandil’e çekmesini istediği, iki terör örgütü arasındaki anlaşma nedeniyle PKK’nın sözde kuzey saha sorumlusunun kendisine bağlı teröristlere darbe girişimi gecesinden itibaren bir süre eylem yapmamaları uyarısında bulunduğu, ancak girişiminin başarısız olmasıyla PKK’nın yeniden eylemlerine başladığı’ ifade ediliyor. Bu bilgiler, yaşanan ve sahadan gelen diğer verilerle birlikte değerlendirildiğinde büyük bir doğruluk ve gerçeklik ortaya koyuyor. Burada çok önemli bir detay daha var. Bu veri, iki örgüt arasındaki ilişkinin sadece iki örgüt arasında değil, işin içinde çok daha büyük bir iradenin veya iradelerin olduğunu ispat ediyor. Yoksa bir süredir karıştırılmakta olan İran’ın kuzey Suriye’de ‘sözde’ PKK oldubitti devletinin, Irak’taki bizden bağımsız diğer gelişmelerin konuyla ne ilgisi var? Aynı zamanda ‘başarılı olması halinde’ cilalanmış darbenin Türk halkına yutturulmasıyla ilgili çok ilginç ve önemli bir detay bu; ’PKK, FETÖ sayesinde Kandil’e çekildi’ Ya sonrası? Bu Türkiye’nin jeopolitik direncinin ortadan kalkması, sonra Türkiye’nin bölünmesi ve sıranın İran’a gelmesi demek. Dizayn artık bitiyor demek.”

    Ağar, Batı’nın tavrını değerlendirdi

    Batı’dan yapılan açıklamalara da dikkat çeken Ağar, şunları kaydetti:

    “Onlar FETÖ’cü darbe girişimiyle ya da PKK terörüyle ilgili kınama ve ‘ilgilerinin olmadığına dair’ mesajları yayınlamaya devam ede dursunlar, artık şunu bilmeleri gerekiyor. ‘Demokrasi, adalet ve özgürlük getireceğiz’ diye, ‘Barış, istikrar, refah, huzur ve stabilizasyon getireceğiz’ diye bu coğrafyaya müdahale ettiler. Ve bütün bunlar bu müdahaleler sonrasında ortaya çıktı. Batı’nın gerçekten demokrasi, barış, huzur, istikrar, adalet, özgürlük getirmek, refah, huzur, güvenlik ve stabilizasyon üretmek gibi bir derdi varsa bunun nasıl yapılacağını kesinlikle bilmiyor. Hem de hiç bilmiyor. Gitsinler biraz medeniyet çalışsınlar lütfen. Eğer dertleri karmaşa, kaos, istikrarsızlık ve düşmanlık üretmek ise bu işi gerçekten çok iyi biliyorlar. Hem de çok iyi biliyorlar. Dersini de çok iyi çalışmışlar. Bugün bu coğrafyada etnik, mezhepsel, meşrepsel kırılmalar, düşmanlıklar, darbeler, çatışmalar ve savaşlar varsa bunun temel nedeni Batı’nın coğrafyaya müdahaleleri ve manipülasyonlarıdır. Bunlara çanak tutanlar da, coğrafyada ve içimizde elemanlanan, devşirilen dinsel, mezhepsel, meşrepsel etnik güç ve menfaat odaklarıdır. Irak ve Suriye’de yaşanan işgal, iç savaşlar, kurulan ve kurulmak istenen kukla devletçikler ve aparat örgütler ile Türkiye’deki PKK, IŞİD ve FETÖ terörü bunun en belirgin örnekleridir.”

  • Tatil dönüşü otogarlarda yoğunluk yaşanıyor

    Ramazan Bayramı tatilinin son gününde dönüş yolculuğuna başlayanlar, otobüs terminallerinde yoğunluk oluşturdu.

    9 günlük Ramazan Bayramı tatilinin son gününde memleketlerinden ve tatillerini yaptıkları beldelerden yaşadıkları şehirlere dönen vatandaşlar ve onları taşıyan otobüsler, otogarlarda yoğunluğa neden oldu. Tatilin son gününde otogarlara akın eden vatandaşlar, sorun yaşamamak için dakikalar öncesinden bilet aldıkları otobüs firmasının peronlarında beklerken, bazı vatandaşlar da bayram öncesinde olduğu gibi bayram sonrasında da bilet bulma telaşına düştü. Bayram tatili dolayısıyla artan otobüs seferleri de, otogarlarda ve yollarda araç trafiğini etkiledi. Ayrıca, yaz tatilinin başlamasının ardından tatile yeni çıkacak olanlar da, tatil yapacakları yerlere gidebilmek için yola koyulurken, firmalar da oluşan yoğunluğa bayram öncesinde olduğu gibi sonrasında da koydukları ek seferlerle cevap vermeye çalışıyor.

    Bugün tatilin son günü olması nedeniyle otogarlarda hem insan hem de araç trafiğinin oldukça fazla olduğunu söyleyen firma yetkilileri, hafta içerisine kadar biletlerde de sıkıntıların yaşanabileceğini bildirdi.

    “Yoğunluğun sebebi bilinçsiz bazı sürücüler”

    Yıllardır otobüs şoförlüğü yaptığını bildiren Himmet Tekin ise, sürücülerin trafik kurallarına dikkat etmesi gerektiğine dikkat çekti. Demir, “Hız sınırının ne altında ne de üstünde gidelim. Genelde bu yoğunluğun ana sebebi, orta ve sol şeridi kapatıp hız sınırının altında gitmek. Bu da bilinçsiz bazı şoför arkadaşlar tarafından yapılıyor. Biraz daha dikkatli olalım bu konuda. Sonuçta herkes can taşıyor. Onlar 2-3 kişi taşırken, biz otobüs şoförleri 46 kişi taşıyoruz. Biz bu işin bilincini biraz daha biliyoruz. Diğer arkadaşların da bilinçli olması gerekiyor” dedi.

  • Türkiye’nin En Renkli Mali Müşavirler Odası Seçimi Gaziantep’te Yaşanıyor

    Dinamik Mali Müşavirler Grubu, yarın yapılacak Gaziantep Mali Müşavirler Odası seçimlerinde ilginç seçim çalışmalarıyla fark oluşturdu.

    Mesleğin sorunlarını anlatmaya yönelik çalışmalarda kullandığı ve yine meslektaşların rol aldığı klip çekimi ve film repliklerine uyguladığı ses montajı ile mesleğin sorunlarına dikkat çekmede sadece Gaziantep’te değil, bütün Türkiye’ye seslerini duyurdu. Grup üyeleri kliplerinde Maliye Bakanı Naci Ağbal’dan yardım isterken, moderatör eşliğinde yaptıklarında televizyon programları ile kendilerini ve mesleğin sorunlarını anlatıyorlar. Üyelerine sadece kısa mesajla değil, sesli mesaj ile de seslerini duyuran grup, ayrıca kurullara aday gösterecekleri üyeleri seçimden çok önce yaptıkları kurultay ile belirleyip bütün camiaya ilan etti.

    Gaziantep Dinamik SMMM Grubu Yönetim Kurulu Adayı Seddar Büyükkömürcü’ye grup ile ilgili bilgi vererek, “Meslek örgütümüzün en büyük sorunu idari kurulları ile üyelerinin senkronize hareket edememeleridir. Birinci önceliğimiz geçmişten gelen üyeler arasında ki iletişim eksikliğini gidermektir. Bunu yaparken geçmişle uğraşmak yerine yapılan mevcut çalışmaları daha ileri nasıl taşırız düşüncesinde olacağız. Karşılıklı saygıya dayalı ilişkileri sağlıklı bir zemine oturtmak, devamında seçimle gelen tüm yönetim kurulu üyeleri ile birlikte nezih bir çalışma ortamı oluşturmaya özen göstermek çalışmalarımızın başlangıç anahtarı olacaktır. Komisyonlarımızda ki çalışmalar yönetim kurullarının yakın desteği üye katılımlarının katılımının arttırılması ile verimli hale getirilecektir” dedi.

    Son projeleri hakkında bilgi veren Büyükkömürcü, mesleğin eğitime dayalı bir meslek olduğunu söyledi. Önceliğin meslek olacağını vurgulayan Büyükkömürcü, “Konusunda uzman kişilerin getirilmesinin yanında kendi içimizde de bir eğitim sistemi kurmak istiyoruz. Bunun için bir yandan üniversite hocalarımızın kapısını çalarken bir yandan mesleğinde kendini ispatlamış meslektaşlarımızla da istişare içinde olacağız. Üyelerimizin temsi konusunda zaman zaman yaşadıkları zafiyetleri gidermek içinde kendi içimizde bu konuda bir ekip oluşturacağız. Mesleki sorunlarımızın çözümü noktasında sadece sorunları üst makamlara bildiren bir yapıdan çok çözüm önerilerini de ortaya koyan bir oluşum içinde olacağız. Üyelerimizin genelini ilgilendiren veya sektörsel olarak ortaya çıkan konularda mikro ve makro ölçekli bilgi alışverişi toplantıları organize edeceğiz. Genel manada üyelerimize bir sivil toplum örgütünün saygıdeğer bir üyesi olduğunu hissettireceğiz. Pazar günü üyelerimizin yapacağı teveccüh bu konuda yapılabilecek daha birçok projelerimizin önünü açacaktır. Biz mesleğimize bu hareketimizle sahip çıktık” diye konuştu.