Etiket: Yaşandığı

  • Bakan Yardımcısı Bayraktar doğalgaz patlamaların yaşandığı binaları inceledi

    Bakan Yardımcısı Bayraktar doğalgaz patlamaların yaşandığı binaları inceledi

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Alparslan Bayraktar, Uşak’ta meydana gelen doğal gaz patlamalarıyla ilgili, “Evlerine henüz gaz verilmeyen vatandaşlarımızın mutlak suretle, UDAŞ ekiplerini beklemeleri gerekmektedir” dedi.

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Alparslan Bayraktar, Uşak’ta art arda gelen doğal gaz patlamalarının ardından, akşam saatlerinde Uşak’a geldi. Bayraktar, Uşak Valiliğine gelerek toplantı salonunda, Vali Funda Kocabıyık, AK Parti Milletvekilleri İsmail Güneş ve Mehmet Altay, Uşak Belediyesi Başkanı Mehmet Çakın ve yetkililerle bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantının ardından basın mensuplarını sorularını yanıtlayan Bayraktar, patlamalar hakkında bilgi verdi. Patlama olan evlerden birinde, ilk izlenimlere göre ocak düğmelerinin açık unutulduğunu belirten Bayraktar, “Uşak ilinde 13 Aralık tarihinde kanalizasyon çalışması esnasında maalesef, doğal gaz ana boru hattında bir hasar meydana gelmiştir. Bu nedenle Uşağın genelinde doğal gaz kesintisi yaşanmıştır. Ekiplerimiz, hasara ivedilikle müdahale etmiş, 13 Aralık gece 22.00 itibariyle şehre kontrollü olarak gaz verilmeye başlanmıştır. Binalara yeniden gaz verme işlemleri, Uşak doğal gaz şirketi UDAŞ ekipleri, İzmir, Denizli, Kütahya ve Afyonkarahisar illerinden gelen destek ekipleriyle birlikte toplam 50 ekip olarak, gerek binaların servis hatları ve kutuları kontrol edilmek suretiyle, tüketicilerin yakıcı cihazlarını kapalı konuma getirerek istenmiştir. Ancak, maalesef ilk olarak 14 Aralık tarihinde öğlen saatlerinde iki ayrı binada, doğal gaz sıkışması nedeniyle patlama meydana gelmiştir. Yine bu sabah sabah ayrı bir patlama daha olmuştur. Çok şükür herhangi bir vatandaşımızın hayati tehlikesi olmamıştır, hayatını kaybetmemiştir, bir ölüm olayı yaşanmamıştır. Ancak 8 vatandaşımız yaralanmış ve bu vatandaşlarımızla alakalı tedaviler devam etmektedir. Olayın nedeniyle ilgili yapılan ilk incelemelerde, söz konusu dairelerin birinde, maalesef ocak düğmelerinin açık unutulduğu görülmüştür. Bu nedenle binaya gaz verildikten sonra, ocaktan ortama gaz sızıntısı olduğu tahmin edilmektedir. Ekiplerin ihmali olup olmadığı hakkında çalışmalarımıza devam ediyoruz ancak bu hadiseden sonra 14 Aralık tarihi itibariyle yetkili müşavir firma ve mühendis ekip hemen hızlı bir şekilde Uşağa ulaşmıştır. Doğal gaz yatırımlarını denetlemekle görevli şirketten görevli bir ekip Uşağa intikal ettirilmiştir. İki tane lazerli kaçak arama cihazı sevk edilmiştir. Çevre illerden, doğal gaz dağıtım şirketlerinin kaçak arama ve acil müdahale ekipleri de buraya gelmiş ve çalışmalara başlamıştır. Uşak Belediyesi, gerekli araç ve ekipman desteğini yapmaktadır. Bütün çalışmalarımız, istenmeyen yeni bir patlamaya sebep vermemek, dolayısıyla ekiplerimiz kontrollü bir şekilde, emniyeti elden bırakmadan, kaçak ihtimali olan mahalleleri, tek tek kontrol ederek güvenli bir şekilde bu bölgelere, bu abonelere doğal gazı sağlamaya gayret etmektedir” dedi.

    “50 farklı ekiple 150 personel çalışmakta”

    Bu süreçte, başta bakanlık, valilik, belediye ve dağıtım şirketiyle birlikte kontrollü bir şekilde devam edildiğini aktaran Bayraktar, “50 farklı ekip, yaklaşık 150 personelle çalışmalar yürütülmektedir. Gaz açma işlemleriyle alakalı olarak da 22 ekip aktif olarak çalışmaya devam etmektedir. En kısa sürede, bu çalışmaların bitip, zaten şehrin büyük kısmında doğal gaz açma işlemleri tamamlandı, emniyetli bir şekilde en kısa sürede kalan yerlere ulaştırmaya gayret ediyoruz” diye konuştu.

    Henüz evlerine gaz verilmeyen vatandaşlara seslenen Bayraktar, “Evlerine henüz gaz verilmeyen vatandaşlarımızın mutlak suretle, UDAŞ ekiplerini beklemeleri gerekmektedir. Bunu özellikle vatandaşlarımızdan istirham ediyorum, rica ediyorum. Ocak, kombi ve diğer yakıcı cihazların, vanalarının kapalı olduğu kontrol edilmelidir. Havalandırma menfezlerinin muhakkak açık olması gerekmektedir. Ortamda gaz kokusu alındığında derhal pencereleri açmak suretiyle ortam havalandırılmalı, elektrik anahtarına dokunmadan alo 187 hattında uzmanlarla iletişime geçilmelidir” dedi.

  • Türkiye’nin gündemine oturan olayın yaşandığı ilçedeki işçiler konuştu

    Türkiye’nin gündemine oturan olayın yaşandığı ilçedeki işçiler konuştu

    Sakarya’nın Kocaali ilçesinde Kürt kökenli mevsimlik tarım işçilerinin darp edildiği iddialarını bölgede çalışan diğer mevsimlik işçiler yalanlayarak, propaganda yapıldığını söylediler. Yaklaşık 10 senedir geldikleri ilçede çok sıcak karşılandıklarını belirten işçiler, çalıştıkları yerde bulunan vatandaşlar ile adeta bir aile gibi çalıştıklarını dile getirdiler.

    Kocaali ilçesi Köyyeri Mahalles’nde 4 Eylül tarihinde mevsimlik tarım işçileri, iddiaya göre işveren ve köylüler ile aralarında çıkan tartışmanın ardından minibüsle şehirden ayrıldı. Bazı sosyal medya platformları ve haber sitelerinde olay, ‘Kürt kökenli işçilere saldırı’ iddiaları ile gündeme geldi. Bölgede çalışan diğer mevsimlik tarım işçileri, olayın Türk-Kürt meselesi olmadığını, tarafların kendi aralarında yaşanan bir sıkıntıdan dolayı kavga ettiğini söylediler.

    Tarafların kendileri arasında bir sıkıntıdan dolayı kavga ettiklerini belirten Kürt kökenli mevsimlik tarım işçisi 25 yaşındaki Seyfettin Bağlayan, yaşanan olayın çok üzücü olduğunu ifade ederek, bölgedeki yerli halkla aile gibi olduklarını vurguladı. 10 senedir geldikleri yerden memnun olduklarını dile getiren Bağlayan, “Mardin Derik’ten geldik, işçiyiz burada. Yaşanan olayı bizde duyduk ve çok üzüldük ama olayın aslı öyle değil, Türk-Kürt aynı. Biz buraya geldik ve herkesten razıyız, 10 seneden beri buradayım. İşçiyiz ve gidip geliyoruz, herkes ekmeğinin peşinde. Herkesten razıyız, öyle bir şey kesinlikle olmadı ve çok yanlış. Çok şükür işimiz var, fındık topluyoruz. 10 seneden beri buradayız ve böyle bir olay olmadı. Biz bir aileyiz, herkesi tanıyoruz ve onlar da bizi tanıyor. Kimse yanlış bilmesin. Hepimiz biriz, hepimiz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız. Hepimiz tekiz, bir sıkıntımız yok çok şükür” dedi.

    “Hepimiz aynıyız, hepimiz Müslümanız”

    59 yaşındaki Sıdıka Bağlayan, “Ben buradan razıyım. Patron iyi ve ağabeyimiz, babamız, kardeşimiz gibi. Biz bir aile olarak çalışıyoruz. 10 seneden beri biz buraya geliyoruz. Böyle bir sıkıntı olmadı ve biz böyle bir sıkıntı duymadık. Hepimiz aynıyız, hepimiz Müslümanız” diye konuştu.

    “Biz burada memnunuz, aramızda yabancılık olmadı”

    27 yaşındaki mevsimlik tarım işçisi Nazım Bağlayan, “Biz buraya çalışmak için geldik, 2 hafta oldu. Biz muhtarımız ve mahalleliden çok razıyız. İki tarafta aynı, biz sadece buraya çalışmak için geldik. Biz burada memnunuz, aramızda yabancılık olmadı. Aile gibi görüyoruz biz onları, biz onlardan, onlar da bizlerden razı” şeklinde konuştu.

    “Türk-Kürt ayrımı hiç olmadı bizde”

    Aynı kaptan yemek yiyip su içtiklerini aktaran Köyyeri Mahallesi sakinlerinden Azem Uygun, “Yıllardan beri işçiler gelip gidiyor ve kardeş gibi yaşıyoruz. Aynı kaptan, aynı tastan yemek yiyip, su içiyoruz. Hiçbir sorunumuz yok. Kendi aralarında yaşanan bir sorundan dolayı kavga etmişler, daha sonrasında herkes yoluna gitmiş ama farklı bir şeyler ortaya çıkmış. Normalde hiçbir sıkıntı yok, bazen ağabey ve kardeşte kendi aralarında kavga ediyor ama barışabiliyorlar. Türk-Kürt kardeşlik konusunda hiçbir sıkıntımız yok. Kocaali Köyyeri Mahallemizde yaşanan ve yanlış şekilde lanse edilen olay yok, kendi aralarında çıkan kavgadan dolayı kendileri tartışmışlar, yani bir sıkıntımız yok. Türk-Kürt ayrımı hiç olmadı bizde” şeklinde konuştu.

    “Kardeş gibi geçinip gidiyoruz”

    Köyyeri Mahallesi’nde ikamet eden ve yaklaşık 35 tarım işçisi çalıştıran 41 yaşındaki Mehmet Doğan ise, olayın bazı yerlerde yanlış yönlere çekildiğini söyleyerek, “Mal sahibi ile işçiler arasında olmaması gereken bir olay, kimse istemez ama bunu yanlış yönlere çekmek isteyenler var sosyal medyada. Benim kendimin 30-35 tane işçim var. Hep beraber kardeş gibi geçinip gidiyoruz. Bunu başka mecralara çekmenin anlamı yok. Sakarya’yı kötülüyorlar ama Sakarya öyle kötü bir yer değil yani. Buraya gelen kişiler bizim işçimiz değil, yani bizim misafirimiz, kendi kardeşimiz gibi onlar. Bizim evimize, biz ise onların evine giderek çay içebiliyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Sıcak çatışmaların yaşandığı Suriye’ye askeri sevkiyat yoğunlaştı

    Sıcak çatışmaların yaşandığı Suriye’ye askeri sevkiyat yoğunlaştı

    Türk Silahlı Kuvvetli tarafından, hareketli saatlerin yaşandığı Suriye’ye askeri personel, ZPT araç ve mühimmat sevkiyatı gerçekleştirildi.

    Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Suriye sınırına gerçekleşen sevkiyatın hızı arttı. Suriye’de yaşanan hareketli saatlerin ardından çeşitli birliklerden Hatay’a ulaşan askeri personel, ZPT araç ve mühimmatlardan oluşan sevkiyat Kırıkhan ve Reyhanlı ilçelerini de geçerek sınıra ulaştı. ZPT araçlar ve mühimmatların sınır birliklerine teslim edileceği, askeri personellerinde birliklerinde konuşlandırılacağı öğrenildi.

    Öte yandan çatışmalar sonucunda Hatay’da askeri hareketlilik ve helikopter hareketliliği yaşandı.

  • Köpek saldırısının yaşandığı ilçede vatandaşlar önlem alınmasını istiyor

    Kayseri’nin Hacılar ilçesinde sokak köpeklerinin saldırısında lise öğrencisi Mehmet Özer’in hayatını kaybettiği olay sonrasında ilçe halkı önlem alınmasını ve açılan soruşturmada sorumluların cezalandırılmasını istedi.

    Hacılar ilçesinde yaklaşık 20 köpeğin saldırısı sonrasında lise öğrencisi Mehmet Özer hayatını kaybetmiş, bir lise öğrencisi ise yaralanmıştı. 14 yaşındaki Mehmet Özer’in dün toprağa verilmesinin ardından bu gün ilçe meydanında toplanan vatandaşlar halen bir önlem alınmadığını ifade ederek gereken önlemlerin alınmasını istedi.

    İlçe halkından Latife Yalnız, “Seçtiğimiz insanların yani başların bu gövdeleri yönetmesini istiyoruz. Biz bu yüzden onları o koltuğa oturtturuyoruz neden bizi dinlemiyorlar? İlla bir Mehmet mi ölsün, illa bir Ahmet mi ölsün? çocuk parçalandı öldü annesi komada” diye konuştu.

    İsmail Herdem ise belediyeye 8 yıldır defalarca dilekçe vererek müracaatta bulunduklarının altını çizerek, “Belediyeye 8 yıldır sayısız kez müracaat ettik ve sayısız kez sokak köpeklerine önlem alınmasını istedik ve sokak köpeklerinin halka saldırdığını bildirdiğimiz birden fazla müracaatımız mevcuttur. Belediye yetkilisinin ’Biz sokak köpeği toplayıcısı mıyız? Bize bunu mu layık görüyorsunuz?’ cevabına maruz kaldık. Belediyede bir yönetim zaafı var ve belediye görevini yerine getirmemekte” dedi.

    Ganime Herdem de “Komşularla birlikte bir çok imza toplayıp belediyeye gönderdik belediyeye. Bize ’Biz köpek toplayıcısı değiliz’ diye dönüş oldu. Toplamadılar ve biz çocuklarımızı elimizde sopayla okula götürüp getirdik” ifadesinde bulundu.

    Sokak köpeklerinin saldırısında hayatını kaybeden Mehmet Özer’in arkadaşı ise öğrenci, “Psikolojimiz gerçekten çok bozuk. Okula gitmek istemiyoruz. Saldıran köpek sayısı 20-25 tane. Bunu gören ve olay yerinden kaçan arkadaşlarımız da var. Bir şekilde çaresini bulsunlar” derken bir diğer öğrenci ise gözyaşlarına boğuldu ve konuşamadı.

  • Facianın yaşandığı hamamın işletmecisi baba ve oğlu gözaltına alındı

    Bursa’nın Kestel ilçesinde 1 kişinin zehirlenip hayatını kaybettiği Tarihi Şifa Hamamı’nın işletmecisi baba ve oğlu gözaltına alındı.

    Edinilen bilgiye göre, sabah saatlerinde Vani Mehmet Mahallesi’ndeki Kestel Tarihi Şifa Hamamı’na giden aralarında bir operatör doktorun da bulunduğu 4 kişi, kurnaların bulunduğu hamamın iç kesiminde yıkanmaya başladı. Hamamda suyu ve içerisini ısıtmak için yakılan kazandan lodosun etkisiyle geri gelip içeriye yayılan karbonmonoksit gazı 4 kişiyi zehirledi. Hamam görevlisi tarafından baygın halde bulunan Dr. Osman Onay (60), Harun Atalay, Ahmet Faruk D. ve Habip Doğan isimli vatandaşlar, olay yerine gelen 112 ambulanslarıyla Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Kestel’de inşaat işi yaptığı öğrenilen Habip Doğan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamazken, Dr. Osman Onay’ın da durumunun ciddi olduğu öğrenildi. Doğan’ın cesedi otopsi için Adli Tıp Kurumuna gönderildi.

    Olayın ardından hamamda polis tarafından yapılan incelemede su ısıtmak için kullanılan kazanda mobilya atıklarının yakıldığı belirlendi. Hamam geçici süre kapatılırken, hamamın işletmecisi Osman D. ile aynı zamanda hamam çalışanı olan ve hastanede tedavisi tamamlanan oğlu Ahmet Faruk D. gözaltına alındı. Baba ile oğlunun emniyetteki sorgularının sürdüğü öğrenildi.

    Bekar olan Dr. Osman Onay’ın ilçe merkezindeki muayenehanesinin üst katında kaldığı ve sabah namazının ardından hamama gittiği öğrenildi. Öte yandan hamam içerisinde sadece soyunma kabinlerinin bulunduğu alanda soba bulunduğu, onun da olay sırasında yanmadığı belirtildi.