Etiket: Yaşananların

  • Darbe girişiminde 2. Ordu Karargahında yaşananların görüntüsü ortaya çıktı

    15 Temmuz darbe kalkışması sırasında Malatya’da 2. Ordu Komutanlığı karargahındaki komutan katında yaşananların görüntüleri ortaya çıktı.

    Fetullahçı Terör Örgütüne bağlı askerler tarafından 15 Temmuz’da yapılan darbe girişiminde önemli illerden biri olan Malatya’da 2. Ordu Karargahında yaşananların güvelik kamerası kayıtları iddianameye girdi. Cumhuriyet Başsavcısı Ergül Yılmaz ve Başsavcı Vekili Mehmet Badem tarafından hazırlanan 15 Temmuz iddianamesinde yer alan görüntülerde, darbeci askerlerin beyanlarını çürüten güvenlik kamera kayıtları bulunuyor.

    İddianamede yer alan görüntülerde, 15 Temmuz kalkışmasının başladığı ilk saatlerde FETÖ soruşturmasında tutuklanan en yüksek rütbeli askerlerden biri olan 2. Ordu eski Komutanı Orgeneral Adem Huduti’nin korumaları ile birlikte araçlarla karargah nizamiyesinden içeri girdiği görülüyor. Gayet sakin ve rahat olduğu görüntülere yansıyan Huduti’nin odasına girmeden önce emir subayı Sedat Kaya’ya bazı talimatlar verdiği görüntülere yansıyor.

    Saatler gece yarısına yaklaşırken komutanlık katında hareketlilik yaşanmadığı görülürken Huduti’nin koruma askerlerinin silahları ile katta bulunduğu anlar güvenlik kameraları tarafından kayda alınıyor. 2. Ordu Kurmay Başkanı Tümgeneral Avni Angun’un da gece yarısından sonra Huduti’nin makamına girdiği ve yaklaşık 40 dakika sonra içeriden çıktığı görülüyor. Bu sırada iddianamede darbe girişiminde aktif olarak rol oynadığı belirtilen Albay Bahadır Erdemli’nin makamdan çıkan Tümgeneral Angun’a silah doğrulttuğu görülüyor. Bu sırada araya diğer darbeci askerler girerken Adem Huduti’nin Koruma Astsubayı olan Fatih Gürcan tarafından Angun yeniden Huduti’nin makam odasına götürülüyor.

    Görüntülerde Albay Erdemli’nin daha sonra diğer darbeci askerlere silah çektiği bu sırada Huduti’nin emir subayı Sedat Kaya’nın Erdemli’nin elinden silahı aldığı görülüyor. Görüntünün ilerleyen saatlerinde ise Askeri Gazino Müdürü Yarbay Suat Özocak ve Karargah Destek Gurubu bölük komutanı Binbaşı Bülent Kuzucu’ya plastik kelepçe takılarak başka bir odaya götürüldükleri yer alıyor.

    Görüntülerde Orgeneral Huduti’nin makam odasına giriş ve çıkışlarda askeri nizamlara uyulduğu iddianamede belirtilirken Kurmay Başkanı Tümgeneral Angun’ın sürekli makama girip çıkması ve rahat tavırları dikkat çekiyor.

    Gece boyunca komutanlık katından benzer görüntüler yansırken sabah 09.20 sıralarında Albay Bahadır Erdemli’nin elindeki silahla makama girmek istediği ancak korumalar tarafından buna müsaade edilmeyerek Erdemli’nin silahının alındığı görülüyor.

    Uzun süre makamda kalmış

    Sonrasında makam odasını gösteren güvenlik kamerasının açılarının müdahale edilerek değiştirilmek istendiği görülürken öğle saatlerinde Orgeneral Huduti’nin makamdan ilk defa çıktığı görüntülere yansıyor. Huduti’nin kapıda nöbet tutan korumalara elleri ile kelepçelenme işareti yaptığı görülürken yan tarafta ise Tümgeneral Angun’un diğer askerlerin cep telefonlarını topladığı görüntülere yansıyor.

    Sivil ve teçhizatlı korumalar kapıda

    Huduti’nin uzun süre kapıdaki askerlere bir şeyler söylediği görülüyor. Komutanlık katında sivil kıyafetli askerler göze çarpıyor. İlerleyen saatlerde teçhizatlı ve silahlı olan koruma askerlerinin çelik yelek ve silahlarını çıkarttıkları görülüyor. Saatler 12.30’u gösterdiğinde 2. Ordu eski İdari Kurmay Yarbaşkanı Mustafa Serdar Sevgili ile birlikte diğer rütbeli askerler komutanlık katına çıkan TEM Şube Müdürü tarafından aşağı indiriliyor.

    “Derdest değil, nizama uyulmuş”

    İddianamede incelenen kamera kayıtları ile ilgili ise şu görüşlere yer verildi:

    “Orgeneral Adem Huduti’nin makam odasına girişi ve çıkışı esnasında kendisine karşı herhangi bir zor kullanma olmadığı, makam odasında iken Albay Bahadır Erdemli, Tuğgeneral Zeki Karataş, Tuğgeneral Mustafa Serdar Sevgili’nin, Adem Huduti’nin Emir Subayı olan Sedat Kaya nezaretinde içeriye defalarca girip çıktıkları, giriş çıkışlarında askeri nizama uydukları, makam odasının iki adet kapısının olduğu, bu kapılardan birinde Koruma Astsubayı Fatih Gürcan’ın, diğerinde ise Hacı Eyyip Özcan’ın bulunduğu, bu nedenle bu odaya hiçbir zaman uzun namlulu silah ile girilmediği, Albay Bahadır Erdemli’nin sadece bir kere uzun namlulu silah ile içeriye girmeye çalıştığı ancak Emir Subayı Sedat Kaya tarafından uzun namlulu silahın alınarak içeriye silahsız girmesinin sağlandığı, darbe teşebbüsünde bulunduğu iddia edilen kişilerce kendisine karşı hiçbir zor eylemde bulunulmadığı, kendi beyanına göre, bu asilerin ikna yöntemiyle bu işten vazgeçirilmeye çalışıldığı, daha sonra güvenlik kuvvetlerince darbeci oldukları iddia edilen kişilerin teslim alındığı, saat 16:40 sıralarında Tümgeneral Avni Angun ile birlikte makam odasından çıktıkları ve aşağı inerek güvenlik kuvvetlerine teslim oldukları.”

  • İhanet gecesinde Genelkurmay’da yaşananların fotoğrafları ortaya çıktı

    FETÖ mensubu askerlerin 15 Temmuz darbe girişimi gecesinde Genelkurmay Karargahında komuta katında yaşananlara ilişkin fotoğraflar ortaya çıktı.

    İhanet gecesi Genelkurmay Karargahında yaşanan gelişmeler fotoğraf karesine yansırken, darbecilerle birlikte hareket eden yüksek rütbeli subayların yanı sıra elinde silah bulunan bazı siviller de fotoğraf karelerine yansıdı. Fotoğraflarda Genelkurmayı ele geçirmeye çalışan rütbeleri sökülmüş özel kuvvetler askerleri de görülüyor.

    Ayrıca, daha önce Genelkurmay Personel Daire Başkanı olan ve ifadesinde odasından hiç çıkmadığını söyleyen Korgeneral İlhan Talu olduğu iddia edilen kişi de fotoğraf karelerine yansıdı. Ayrıca, Korgeneral Talu olduğu iddia edilen kişiyi selamlayan bir subayın darbeci askerler tarafından derdest edilmesi de fotoğraf karelerine yansıyor. Fotoğraf karelerine yansıyan diğer isimler ise Tümgeneral Mehmet Dişli ve darbe girişiminin kilit isimlerinden Başçavuş Serhat Paşa’nın yanı sıra kim oldukları bilinmeyen eli silahlı siviller.

  • Tarım Ve Turizm Sektörünün Temsilcileri Rusya İle Yaşananların Antalya’ya Yansımasını Değerlendirdi

    Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Yönetim Kurulu Başkanı Osman Ayık ve Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Satıcı, Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği (ANSİAD) Olağan Toplantısı’nda ’Rusya ile Yaşananlar ve Antalya’ya Yansımaları’ konusunda iş adamlarının sorularını yanıtladı.

    ANSİAD Olağan Toplantısı’na TÜROFED Yönetim Kurulu Başkanı Osman Ayık ve BAİB Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Satıcı, ANSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ali Eroğlu, ANSİAD Yönetim Kurulu Üyeleri, ANSİAD Üyesi İşadamları ile basın mensupları katıldı. Tarım ve turizm sektörünün iki temsilcisi ’Rusya ile Yaşananlar ve Antalya’ya Yansımaları’ başlığında konuşup, iş insanlarının sorularını yanıtladı.

    Başkanlığını ANSİAD Tarım Sektörü Başkanı Savaş Titiz’in yaptığı toplantıda konuşan TÜROFED Başkanı Osman Ayık, son 10 yılda Türkiye’ye gelen turist sayısındaki değişimlere değinerek, “Rusya’dan turistik amaçlı seyahat eden insanların birinci destinasyon tercihi Türkiye’dir. Rusya’dan yurt dışına seyahat edenlerin yüzde 25’i Türkiye’ye geliyor. Türkiye’ye gelen Rus turistlerin yüzde 77’si Antalya’yı tercih ediyor” dedi.

    TÜROFED Başkanı Osman Ayık, yaşadığımız coğrafyada yaşanan sıkıntılar ve özellikle Fransa’da meydana gelen terör saldırısı sonrası tüm dünyada seyahat etme eğiliminin azaldığını ve insanların kendini güvende hissetmediğini belirterek, bugün Rusya ile barış çubukları açılmış olsa bile 2016’da bir kaybın olacağını öngörebildiğini de dile getirdi.

    “RUSYA KRİZİ NEDENİYLE ENSEYİ KARARTMAYALIM”

    Rusya krizine ilişkin enseyi karartmamak gerektiğini vurgulayan TÜROFED Başkanı Osman Ayık, “Geçmişi yüzyıllara dayanan iki ülkenin arasında son 25 yılda da çok özel ilişkiler oluştu. Annesi-babası Türk ve Rus olan yaklaşık 1 milyon çocuğun olduğu ifade ediliyor” dedi.

    2014’de Türkiye’ye gelen Rus turist sayısının 4 milyon 479 bin iken, Rusya’daki devalüasyonun da etkileriyle bu yıl Ocak-Ekim döneminde sayının 3 milyon 537 bine düştüğünü kaydeden Osman Ayık, “800-900 bin civarında bir gerileme söz konusu. Rusya’dan yurtdışına gidenlerin en çok tercihi Türkiye’dir. Tatile çıkan Rusların yüzde 25’i Türkiye’ye gelmektedir. Bunun içinde Antalya’nın payı 2014’de 3,5 milyon. Ocak-Ekim döneminde 2.8 milyon civarında. 650 bin civarında bir gerileme söz konusudur. Türkiye’ye seyahat eden Rusların da yaklaşık yüzde 77’si Antalya’yı tercih etmiş ve Antalya, Türkiye’deki en önemli nokta haline gelmiştir” ifadelerini kaydetti.

    “650 BİN KAYIP SEKTÖRDEKİ TÜM DENGELERİ DEĞİŞTİRDİ”

    Turizmin Antalya için önemine dikkat çeken ve 12 milyon üzerinde misafirin yüzde 25’inin Rus uyruklu olduğunu anlatan Ayık, şöyle devam etti:

    “Bu kayıp ister istemez Antalya’da genel anlamda ekonominin seyrini de değiştiriyor. Turizm, 55 sektörü tetikleyen bir sektör. Antalya’da 12 milyon insanın tükettiği yaş meyve sebzeye bakarsak biz de ihracata gönderilen kadar tüketiyoruz ve üstelik hiçbir gümrük duvarına çarpmadan tüketiyoruz. Doğal olarak buradaki kayıp ihracattaki kaybımıza eş değer veya daha yüksek bir oran olabilir. 650 bin kayıp sektördeki tüm dengeleri değiştirdi.”

    Alternatif pazarlarda kaybı kapatmaya dönük hamleler olduğunu fakat bu çabalardan olumlu geri dönüş alınmadığını vurgulayan TÜROFED Başkanı Osman Ayık, yılın bütününde yüzde 15-20 arasında gelir kaybı söz konusudur. Yılın sonunda bilançolar kapatılınca hem turizmci hem tedarikçiler bunu hissedecektir” diye konuştu.

    “RUSYA KONUSUNDA KENDİMİZİ YENİ BAŞTAN KONUMLANDIRMAMIZ GEREKEBİLİR”

    Uçak ile başlayan sürecin nasıl sonuçlar doğuracağı ile ilgili öngörüde bulunmanın mümkün görünmediğini belirten Ayık, Rus pazarına yönelik oluşturulan ürün niteliğinde değişiklikler yapılması gerektiğini kaydetti. Rus halkının çok duygusal ve yukarıdan aşağıya gelen her türlü etki ve tepkiden etkilenen bir toplum olduğuna değinen TÜROFED Başkanı Ayık, “Rusya Devlet Başkanı Putin’in Rusya üzerinde çok büyük etkisi var. Onun yönetmesi ve yönlendirmesiyle o toplum çok farklı hareket edebilir, tüm geleceğini, seyahat eğilimlerini ona göre planlayabilir. Putin, hepsinde çok belirleyici olabilir. Belki kendimizi buna göre yeni baştan konumlandırmamız gerekebilir” dedi.

    “ŞU ANDA TÜM DÜNYADA SEYAHAT EĞİLİMİ AZALDI”

    Şu anki krizin 2016 ve sonraki yıllarda nasıl seyredeceğine dair belli bir öngörüde bulunmanın çok mümkün gözükmediğini ifade eden Osman Ayık, itidalli davranılmadığı takdirde, özellikle her iki ülkede de yönetici bazında, gerilimin tırmanmaya devam edeceğinin gözüktüğünü kaydetti.

    TÜROFED Başkanı Osman Ayık, bir işadamının “IŞİD ve Paris’teki terör saldırısı nedeniyle bir İslamfobisi oluştu. Turizmciler bundan tedirgin oluyor mu?” sorusunu “Türkiye’nin ciddi anlamda bir algı yönetimine, halkla ilişkiler çalışmasına ihtiyacı var. Biz batının doğusunda doğunun batısında farklı bir İslam ülkesiyiz. Bundan gurur duymalıyız. Batı değerlerine sonuna kadar inanıyoruz. Dünyaya bunları anlatmalıyız” şeklinde yanıtladı.

    SATICI: “AMBARGOLAR, YASAKLAR İKİ TARAFI DA ETKİLER”

    Batı Akdeniz İhracatcılar Birliği (BAİB) Başkanı Mustafa Satıcı ise, Rusya’ya 1 milyon tona yakın yaş meyve ve sebze ihraç edildiğini, bu oranın 50’den fazla ülkeye yapılan ihracattan fazla olduğunu söyledi.

    Rusya ile son zamanlarda yaşanan krizin siyasi, askeri ve ekonomik olmak üzere üç farklı boyutu olduğunu dile getiren BAİB Başkanı Mustafa Satıcı, iki ülke arasındaki ilişkilerin çok köklü olduğunu belirtti. Uçak düşürme krizi sonrası Rostov’daki bir Türk halı fabrikasında Rus yetkililerin yaptığı denetimi anlatan Satıcı, “Fabrikada 20 civarında Türk, 400 civarında Rus çalışıyor. Bu tarz kriz ve ambargolar iki taraflı etkiler yaratıyor. Çünkü özel teşebbüsün mutlaka bir partneri var” diye konuştu.

    “RUSYA VE TÜRKİYE BİRBİRİNİ TAMAMLIYOR”

    İki ülkenin ithalat ve ihracat rakamlarını değerlendiren Başkan Mustafa Satıcı, yaşanan olayların Türkiye’nin elini çok fazla rahatlatmayan bir durum olduğunu, bu anlamda Rusya’ya bağımlı olunduğunun söylenebileceğini ifade etti. İki ülkenin birbirini tamamlayabildiği gibi birbirine muhtaç durumda olduğunu vurgulayan Satıcı, Antalya’da yapılan ’Uçak Antalya’ya düştü’ şeklindeki değerlendirmeleri hatırlatarak, turizmden yabancıya konut satışına kadar, kapsamlı düşünüldüğünde etkisinin çok daha fazla olduğunun görülebileceğini açıkladı.

    “90 BİN TON ÜRÜN RUSYA LİMANINDA KALDI”

    24 Kasım’da uçak düşürülmesi nedeniyle 25 Kasım’dan itibaren Rusya’nın tüm gümrükleri fiili olarak kapattığını belirten Satıcı, “Türkiye’den ihraç edilen yaklaşık 90 bin ton ürün limanda beklemeye başladı. Bu kadar fazla gönderim olmasının temel sebebi yılbaşı öncesi pazarın yüksek ürün talebiydi. Hal böyle olunca yaş meyve sebze sektörü çok talihsiz bir zamanda yakalandı. Çok ağır uygulamalar, kısıtlamalar nedeniyle ürünlerde bozulmalar oldu ve bir kısmı iade edildi. Yaşanan talihsiz olaylar sonunda firmalarımız o günden itibaren Rusya’ya yüklemeleri durdurdu” dedi.

    “DEVLET, BOZULAN ÜRÜNLERLE İLGİLİ İHRACATÇIYA ÖDEME YAPACAK”

    Durumun sektörde paniğe neden olduğunu, ancak Başbakan’ın talimatıyla bununla ilgili paket oluşturulduğunu dile getiren Satıcı, paketin dün Bakanlar Kurulu’ndan geçtiğini belirterek, şunları söyledi:

    “İhraç edilen, bozulan ürünlerle ilgili devlet ihracatçıya ödeme yapacak. Rusya’nın beyanına göre 1 Ocak’tan itibaren yasak getirileceği bekleniyor. Farklı pazarlar için teşvik mekanizmaları devreye sokuldu ve ürün fiyatları da normale dönmeye başladı. Rusya’ya ihraç edemeyeceğimiz 1 milyon ton ürünü kısa vadede farklı pazarlara ulaştırmak söylem olarak kolay değil. İhraç edilen ürünler genel olarak hem üretim fazlası, hem dış pazarların talep ettiği kalitede ürünler. İhracatımız yaklaşık 15 milyon ton ve toplam üretimin yaklaşık yüzde 25’ini ihraç ediyoruz. Rusya yasağının devam etmesi hesabına istinaden 1 milyon tonun yaklaşık yarısı alternatif pazarlarda tüketilebilir, gerisi de iç pazarda tüketilecektir.”

    “ÜRETİCİ AÇISINDAN BİR YIKIM OLMAYACAK”

    Ekonomi Bakanlığı’nın aldığı tedbirler çerçevesinde de üretici fiyatlarının çok fazla aşağı inmeyeceğini dile getiren Mustafa Satıcı, alınan tedbirlerin ortalama ürün fiyatlarında yüzde 15 civarında gerilemeye sebep olabileceğini söyledi.

    “RUSYA, 50 ÜLKEYE YAPILAN YAŞ SEBZE MEYVE İHRACATINDAN DAHA ÇOK ÜRÜN ALIYOR”

    Yaş meyve – sebze ihracatının yarısından fazlasının Rusya’ya yapıldığını ve oranın yaklaşık yüzde 60 olduğunu kaydeden Satıcı, Rusya’nın 50’den fazla ülkeye yapılan yaş meyve sebze ihracatından daha çok ürün aldığını dile getirdi. Satıcı, “Bölgemizden ihraç edilen domatesin yüzde 75’i, salatalığın yüzde 70’i, narın yüzde 60’ı, diğer ürün gruplarının yaklaşık yüzde 10’u Rusya’ya ihraç ediliyor. Totalde Rusya’ya ihraç edilen yaş meyve sebzenin yaklaşık yüzde 40’ı Antalya bölgesi ürünü. Toplam Rusya’ya ihraç edilen yaş meyve grubunun sadece yüzde 30’u tek başına domates. Rusya’ya ihraç edilen her üç üründen birini domates oluşturuyor” dedi.

    Toplantı, ANSİAD Başkanı Ali Eroğlu ve Toplantı Başkanı Savaş Titiz’in konuşmacılar Mustafa Satıcı ve Osman Ayık’a plaket takdimiyle son buldu.