Etiket: Yaşamış”

  • Ömer Erdoğan: “Munir ilk başta bilerek yapılıyormuş gibiydi ancak şansız bir pozisyon yaşamış”

    Ömer Erdoğan: “Munir ilk başta bilerek yapılıyormuş gibiydi ancak şansız bir pozisyon yaşamış”

    Ligin 18. haftasında sahasında Beşiktaş’ı konuk edecek A. Hatayspor’da Teknik Direktör Ömer Erdoğan Gençlerbirliği maçında rakibe yaptığı hareket sonrasında kırmızı kart gören kaleci Munir ile ilgili olarak şansız bir pozisyon yaşadığını söyledi.

    Ligin 18. haftasında Beşiktaş’ı konuk edecek Hatayspor, Antakya Atatürk Stadı’nda çalışmalarını sürdürdü. İdmanda 5’e 2 top kapma ve core çalışması yapılırken, kaleciler ayrı çalıştı. Hatayspor Teknik Direktörü Ömer Erdoğan geçen hafta deplasmandaki Gençlerbirliği maçında, kaleci Munir Mohand Mohamedi’nin rakip oyuncuya yönelik hareketini “talihsiz bir maç yaşadık” diye ifade ederken, “Maç istediğimiz gibi giderken rakibin bize karşı kapanıp kontra ataklarla hücum edeceğini bildiğimiz için ilk golü atmamız çok önemliydi çünkü golü attıktan sonra rakibin de daha çok risk alıp oyunun bizim lehimize döneceğini beklerken maalesef talihsiz bir pozisyonla karşılaştık. Tabii ki sıcağı sıcağına açıkçası pozisyonu çok değerlendiremedik. İlk başta sanki bilerek yapılıyormuş gibiydi ancak detaylı inceleyince şansız bir pozisyon yaşamış. Kamerada detaylı bir şekilde incelediğimizde Munir kesinlikle rakibi görmüyor ve doğal olarak kalkarken destek alarak kullanacağı ayağını uzatıp bir kalkış şekli var. O ara zaten Gençlerbirliği futbolcusu Arda’nın da normalde yüzü kaleye dönükken Munir’e doğru tam dönmesiyle çok şanssız bir pozisyon yaşamışız. Tabi bu Munir’i kaybetmekle birlikte devamında penaltı, 10 kişi kalmamız bizi tabii ki sıkıntıya soktu. Dediğim gibi yaşandı, bitti. Üzüldük ama 10 kişi kalmalarına rağmen oradan iyi bir sonuç almaya çalışan oyuncularımız vardı.”

    Seyir zevki güzel olacak bir maç beklediğini belirten Erdoğan, “Analizlerimizi yaptık, biz de iyi durumdayız. Özellikle son haftalardaki çıkışımızı devam ettirmek istiyoruz. İnşallah güzel bir futbolla sahamızda güzel bir sonuç alırız. Bana göre son haftalarda ofansif anlamda çok gol atan iki tane takım karşılaşacak. Seyir zevki güzel olacak bir maç bekliyorum” dedi.

    Kaleci Munir: “Umarım kötü niyetli olmadığıma inanılır”

    Gençlerbirliği maçında kırmızı kart gören kaleci Munir ise, yaşanan talihsiz olaydan dolayı üzgün olduğunu belirterek, “Hakemler de o şekilde karar verdi zaten. Benim de böyle bir niyetim yoktu. Sadece ayağa kalkmak istedim. Ayağa kalkamadım, hakemler de öyle düşündü. Hakemler açısından da çok normaldi çünkü ben de görüntüde gördüğüm üzere vuruyor gibi görünüyordum. Sadece bana inanlara veya inanmayanlara bir şey söyleyemem. Çok kötü bir durumda takımı bıraktığım için çok üzgünüm. Öncelikle bütün takım arkadaşlarıma, Hatay kamuoyuna, taraftarlarına çok özgün olduğumu söylemek istiyorum, umarım kötü niyetli olmadığıma inanılır” dedi.

    Munir, Gençlerbirliği oyuncusunu görmediğini belirterek, “O anda aslında topu aldım ve yere yattım. Tabii ki izleyenler, ’arkama baktığımda futbolcuyu gördüm ve öyle vurdum’ sanabilirler ama aşağıda yatan oyuncuyu görmedim ve ben de bir reaksiyonla hemen kalkmak istedim, ayağım suratına geldi. Takım olarak çok iyi durumdaydık, iyi gidiyorduk ve benim bu hareketim takımda moral kaybına ve maçı kaybetmemize neden olduğunu biliyorum ama şunu da umuyorum Türkiye Futbol Federasyonunun bana vereceği cezada umarım iyi niyetimden şüphe etmezler. Sadece bazen adım atarsınız, bazen yolunuza sert kaya çıkar ve ben o sert kayaya çarptım. O hareketim de öyle algılandı” şeklinde konuştu.

  • En uzun süre yaşamış Osmanlı Padişahı, Orhan Gazi

    KOCAELİ(İHA) – Uluslararası Orhan Gazi ve Kocaeli Tarihi – Kültür Sempozyumunda Orhan Gazi’ye dair önemli bilgiler paylaşıldı.

    Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl beşincisi düzenlenen “Uluslararası Orhan Gazi ve Kocaeli Tarihi-Kültürü Sempozyumunun üçüncü gününde ders kitaplarında Orhan Gazi döneminin yer almasıyla ilgili önemli bilgiler verildi. Pertev Mehmet Paşa Salonunda gerçekleşen ve Prof. Dr. Osman Akandere başkanlığındaki günün ilk oturumunda Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Temuçin Faik Ertan, “Tarih Ders Kitaplarında Orhan Gazi ve Dönemi” başlıklı sunumunda Orhan Gazi’ye dair eksik ve yanlış bilinen bilgileri dinleyicilerle paylaştı.

    Prof. Dr. Temuçin Faik Ertan, araştırmasında lise müfredatında yer alan 20 tarih kitabını incelediğini belirterek döneme dair yanlış ve eksik birçok bilginin kitaplarda bulunduğunu aktardı. Prof. Dr. Ertan, “Orhan Gazi’yi tarih kitaplarında haksızlık yapılmış. Orhan Gazi 81 yıl yaşamış, en uzun yaşamış Osmanlı padişahıdır. Kanuni Sultan Süleyman’dan sonra 38 yıl tahtta kalarak en uzun süre tahtta kalan ikinci padişahtır. Bu bilgiler maalesef incelediğim kitaplarda yer almamakta” dedi.

    “1980’de basılan tarih kitaplarıyla 2017 yılında basılan tarih kitapları arasında hiçbir fark yoktur” diyen Prof. Dr. Temuçin Faik Ertan, “Tarih kitaplarında Osmanlı ve batı tarihinin ayrı bölümlerde anlatılması öğrencilerin dönemi anlamasını zorlaştırıyor. Tüm tarih kitapları Bursa’nın fethiyle başlıyor. Ardından İznik’in alınmasıyla devam ediyor. Sanki Osman Gazi hiç yokmuş gibi davranılıyor. Orhan Gazi en fazla Atatürk dönemi ders kitaplarında yer almış. İncelediğim kitaplarda dönemdeki savaşların kitaplarda işlenmesinde yerler farklılıklar göstermekte. Devlet olmanın göstergesi olan para basımı da bazı kitaplarda yer almıyor” dedi.

  • Katil zanlısı, 16 gün boyunca kiralık otomobilde yaşamış

    İstanbul’da ofisinin önünde kurşun yağmuruna tutulan 55 yaşındaki emlakçı Ayşe Melek Öztürk’ün son nefesinde ismini söylediği dini nikahlı eşi İ.B., Bursa polisi tarafından 16 gün boyunca saklandığı kiralık otomobilin içerisinde yakalandı. Amerika’da uzun yıllar aşçılık yaptıktan sonra Türkiye’ye yerleştiği öğrenilen İ.B.’nin, emlakçı kadını parasal konular yüzünden aralarında çıkan tartışma nedeniyle öldürdüğü iddia edildi.

    Edinilen bilgiye göre, olay 16 gün önce Beylikdüzü Kavaklı Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, emlakçılık yapan Ayşe Melek Öztürk, Beylikdüzü’ndeki emlak ofisine girdiği sırada, hakkında daha önceden uzaklaştırma kararı bulunan dini nikahlı eşi İ.B. tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Öztürk’ün kızları, annelerinin son nefesinde kendisine müdahale eden sağlık ekibine “Beni İ.B. vurdu kaçtı” dediğini ileri sürüp katil zanlısının İ.B. olduğunu iddia etti. Öztürk, gözyaşları içerisinde toprağa verilirken, polis olaydan sonra kaçan İ.B.’nin peşine düştü.

    16 gün sonra saklandığı kiralık otomobilin içinde yakalandı

    Olayın ardından Bursa’ya kaçan zanlı İ.B., burada kiraladığı otomobili ev gibi kullanıp, 16 gün boyunca içerisinde yaşadı. Daha önce yaşadığı ve bildiği Nilüfer ilçesine bağlı Çamlıca Mahallesi’nde kiraladığı otomobili çamlık içerisine saklayan İ.B., hava karardığında otomobile gelip geceyi otomobilde geçirdi. Bir hafta boyunca otomobilde yaşayan zanlı, Bursa Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro ekipleri tarafından saklandığı aracın içinde kıskıvrak yakalandı.

    Gözaltına alınan zanlının emniyetteki ifadesinde, Amerika’da uzun süre aşçı olarak çalıştıktan sonra Türkiye’ye geldiğini, 7 yıl önce dini nikah yaptığı Ayşe Melek Öztürk’ün parasal sorunlar nedeniyle kendisini terk etmek istediğini, bu nedenle olayı gerçekleştirdiğini söylediği öğrenildi. Zanlı İ.B. emniyetteki ifadesinin ardından adliyeye sevk edildi.

  • Helikopter kazasında kurtarma ekipleri zor anlar yaşamış

    Tunceli’nin Pülümür ilçesinde 12 şehit verilen helikopter kazasında, kurtarma ekiplerinin, zor şartlarda çalışmaları tamamladığı öğrenildi.

    Önceki gün, Tunceli’nin Pülümür ilçesinden 11.40 sıralarında havalanan Sikorsky S-70 Blackhawk tipi polis helikopterinden 10 dakika sonra irtibat kesilmişti. 4 saat süre arama kurtarma çalışmasının ardından Pülümür ilçesine bağlı Sarıgül köyü çevresinde 2 bin 500 rakımlı Mahmutboğazının karla kaplı dağlık arazisinde helikopterin enkazı bulunmuş ve 7’si polis, 1’i hakim, 1’i astsubay ve 3 mürettebat olmak üzere 12 kişi şehit olmuştu.

    Tipi ve soğuk zorlamış

    Helikopterin radardan kaybolması ile birlikte bölgeye ilk olarak Tunceli’den İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), Jandarma timleri ve 112 Acil Komuta merkezine bağlı sağlık ile Ulusal Medical (UMKE) ekipleri sevk edildiği öğrenildi.

    Tunceli Valiliği tarafından kurulan kriz merkezinin kontrolünden helikopterin düştüğü noktada hava şartlarının kötü ve kar bulunması nedeniyle Elazığ, Erzincan, Diyarbakır ve Bingöl’den 60 kişilik AFAD, UMKE ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay günü saat 16.30 sıralarında ilk ekip düşen helikopterin enkazına ulaşmıştı. Bölgede kar kalınlığının yaklaşık 1 metreye kadar çıktığı ve tipi nedeniyle hava sıcaklığının eksi 18 ve 20 derece civarında hissedilmesi nedeniyle diğer ekipler, 2 bin 500 rakımlık dağlık alana ulaşmakta güçlük çekti. 2,5 saatlik yürüyüş mesafesinin ardından bölgeye ulaşan diğer illerden gelen ekipler saatler süren çalışma yaparak kara gömülü helikopter enkazındaki şehitlerin naaşını çıkardığı bildirildi.

    Ekiplerin donma tehlikesi atlattığı kurtarma çalışmasının sabah tamamlanması ve tipinin durmasıyla dün sabah şehitlerin naaşı olay yerinden helikopterle alınarak Elazığ’a getirilmiş ve düzenlenen törenin ardından memleketlerine uğurlanmıştı.

    10 kilometrelik yol açılmış

    Tunceli İl Özel İdaresi Genel Sekterliği de bölgede yapılan çalışma ile ilgili bilgi verdi.

    Tunceli Valiliğinde oluşturulan kriz masasında ulaşım güzergahında hemen çalışma başlatıldığının aktarıldığı açıklamada, “Bu talimat doğrultusunda genel sekreter yardımcısı başkanlığında destek hizmetleri müdürlüğü koordinasyonunda yol ve ulaşım hizmetleri müdürü ve ekibiyle 3 dozer, 1 loder, 1 greyder, 2 treyler, 4 pikap, 1 akaryakıt tankeri çalışma yaparak bölgeye ulaşmıştır. Yapılan çalışma sonucunda saat 20.00’da Sarıgül köyüne ulaşılmıştır. Sarıgül köyünde enkaz bölgesinden gelen jandarma kolluk kuvvetleri ile yapılan istişareler sonucunda kazanın olduğu bölgeye en yakın noktaya ulaşmak için çalışmalarımız devam ettirilmiş ve 19 Nisan günü saat 03.00’te en yakın noktaya ulaşılarak toplam 10 kilometrelik çalışma yapılmış ve güzergah ulaşıma açık hale getirilmiştir” denildi.

    Öte yandan bölgede halen 2 dozerin kazanın yaşandığı bölgeye yakın Kocatepe köyünde bekletildiği, heyelan tehlikesi ve kar nedeniyle şu an bir çalışma yapılamadığı bildirildi.

  • İçişleri Bakanı Soylu: “Uzayda yaşamış olabilir mi bu?”

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştirerek, “Neymiş, birkaç bakan seçilecekmiş başka partiden, sonra bir cumhurbaşkanı seçilecekmiş başka partiden. Sonra ikisi birbiriyle kavga edecekmiş. Sonra da ülke sıkıntıya girecekmiş. Ya arkadaş, hiç bilmiyor musun, bu ülkede yaşamadın mı sen? Uzayda yaşamış olabilir mi bu?” dedi.

    Bakan Soylu, referandum çalışmaları kapsamında geldiği Mersin’de, Edip Buran Spor Salonunda düzenlenen mitingde konuştu. Soylu, Mersin’den “Türkiye, prangalarını sökerek geleceğe doğru adım atmaktadır” mesajını vererek, “Artık geriye dönüp bakmak istemiyoruz. Artık endişe etmek istemiyoruz. Artık birilerinin tezgahıyla beraber bu ülkenin önünün kesilmesini istemiyoruz. Artık siyasetin engellenmesini istemiyoruz. Artık milli iradenin kesilmesini, ekonomimizin büyümesi anında yeniden bir takoz konulmasını istemiyoruz. Bizi terbiye etmelerini artık istemiyoruz. 16 Nisan, bizi terbiye etmeye çalışanlara karşı milletin mührünü vuracağı tarihtir” dedi.

    “PKK’yı da bitireceğiz, Kandil’i de sileceğiz”

    15 yıldır bu ülkede özgürlük, hürriyet ve demokrasinin Türkiye’nin en önemli attığı ve yükselen adımlarından birisi olduğunu vurgulayan Bakan Soylu, HDP’ye yüklenerek, “Bunları gerçekleştirirken 7 Haziran’da yüzde 10’u geçenler, evet tehditle geçenler, musluklardan kan akıtarak geçenler, bu ülkede evlere pusula gönderip, ‘eğer oy vermezseniz gereğini yerine getiririz’ diye geçenler, bir miktar da kandırarak da geçenler, ‘bundan sonra bu işleri bıraktık, daha yapmayacağız’ diye oradaki masum milletimizi, kardeşlerimizi kandıranlar, yüzde 10’u geçip Türkiye’nin tek başına iktidarı kaybettikten sonra ne oldu biliyor musunuz? Hemen lafları ölçüsüz söylemeye başladılar. Birisi ne dedi hatırlıyor musunuz? ‘TC’yi tükürüğümüzle boğarız’ dedi. O Kandil’de yaşayan hainler, alçaklar, itler, hangi birinin yaşantısı sizin yaşantınıza uyuyor? Hangi birinin ahlakı sizin ahlakınıza uyuyor? Hangi birinin imanı sizin imanınıza uyuyor? Bunlar kim? Bunlar, dünyayı sömürmeye çalışanların maşası olmuş, sadece orada it gibi havlamaktan başka bir şey yapamayacak alçaklar. Bilmenizi istiyorum, Cumhurbaşkanımız talimat verdi, Başbakanımız talimat verdi, nerede o hava atanlar, hani özerklik diyordunuz, hani bu milleti bölecek, parçalamaya çalışacaktınız. Hadi bakayım, şu kadar cesaretiniz varsa bugünün özerklikten bahsedin de alalım boyunuzun, posunuzun ölçüsünü. Şimdi sırası geldi, PKK’yı da bitireceğiz, Kandil’i sileceğiz hep beraber” diye konuştu.

    “Uzayda yaşamış olabilir mi?”

    Kılıçdaroğlu’na da yüklenen Soylu, “Keşke benim yerime Kılıçdaroğlu konuşsaydı. Ama o kadar güzel anlatıyor ki bu yeni hükümet sistemini. Neymiş, birkaç bakan seçilecekmiş başka partiden, sonra bir cumhurbaşkanı seçilecekmiş başka partiden. Sonra ikisi birbiriyle kavga edecekmiş. Sonra da ülke sıkıntıya girecekmiş. Ya arkadaş, hiç bilmiyor musun, bu ülkede yaşamadın mı sen? Uzayda yaşamış olabilir mi bu? Uzay yaratığına benziyor zaten” şeklinde konuştu.

    “Kılıçdaroğlu, PKK, HDP, FETÖ ile uzlaştı, arkasına da Almanya ile Hollanda’yı aldı Türkiye’nin içerisinde kampanya yürütüyor”

    Kılıçdaroğlu’nun millete hiçbir öneride bulunmadığının, millete ihtiyacı olmadığının altını çizen Soylu, “Biz Milliyetçi Hareket Partisi ile uzlaştık. Bir adım biz gittik, bir adım MHP geldi. Sonra bir noktada hep beraber uzlaştık. Milletimizin önüne teklif getirdik. Peki, bu kiminle uzlaştı? Kiminle uzlaştı bu Kılıçdaroğlu? PKK ile uzlaştı, HDP ile uzlaştı, FETÖ ile uzlaştı, arkasına da Almanya ile Hollanda’yı aldı Türkiye’nin içerisinde kampanya yürütüyor” ifadelerini kullandı.

    “Arena Stadyumunda şehit olan her bir polisimizin kanını yerde koymadığımız sürece bize uyku da haramdır”

    Terörle mücadelede çok önemli bir zaman diliminde olduklarını dile getiren Soylu, “Bu işte kararlıyız. Bizim evlatlar bugün 33 tane operasyon yapıyorlar. Pazar, pazartesi günü kaç kişi biliyor musunuz? 26, artı 14, artı 13 daha 53 tane sadece etkisiz hale getirdiğimiz terörist var. Ben takipçi bir adamım. PKK da bilsin, herkes bilsin. Arena Stadyumunda şehit olan her bir polisimizin kanını yerde koymadığımız sürece bize uyku da haramdır. Ey Kandil, sana söylüyorum, hafif biraz canın tatlıysa sıvış oradan” şeklinde konuştu.

    “Hangi şekle koyarsan o şekle gelen bir adam”

    “Bizi eleştirebilirsiniz, eksiklerimiz olabilir, bizi uyarabilirsiniz ama bir mesele hariç, ülkemin ve memleketimin beka meselesi, gelecek meselesi” diyen Soylu, şunları kaydetti:

    “Bizim evlatlarımız, orada jandarmamız, askerimiz, polisimiz, korucumuz bu ülkenin istiklali için mücadele yaparken, sen terörün değirmenine can suyu taşıyorsan, Kılıçdaroğlu sana söylüyorum, bu millet bunun hesabını sana sorar ve soracaktır, merak etme. Eskiden plastip şov vardı televizyonlarda. Bu Kemal Kılıçdaroğlu plastip şova benziyor. Sanal bir adam. Hangi şekle koyarsan o şekle gelen bir adam. Bir bakıyorsun FETÖ ile beraber, bir bakıyorsun PKK ile beraber, bir bakıyorsun Almanya ile beraber, bir bakıyorsun Türkiye’nin ayağına kim çelme takıyorsa onunla beraber. Kemal Kılıçdaroğlu, kaçarı yok göçeri yok, 16 Nisan’da arkana tenekeyi takacaklar ve seni gönderecekler CHP’den. SKK’yı batırdı CHP’yi de batıracak.”