Etiket: Yaşamak

  • Ahmet Çalık: “Burada şampiyonluk yaşamak istiyorum”

    Galatasaray’ın Gençlerbirliği’nden kadrosuna kattığı Ahmet Çalık, “Hayallerimdeki kulübe geldim. Bunun için mutluyum. Bu formaya uzun süre hizmet vermek istiyorum. Burada şampiyonluk yaşamak istiyorum” dedi.

    Karabükspor maçı hazırlıklarını sürdüren Galatasaray’da yeni transfer Ahmet Çalık, Florya Metin Oktay Tesisleri’nde düzenlenen basın toplantısında basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

    Genç futbolcu, “Sosyal medyada birkaç haber görmüştüm transferimle ilgili. Devre arasının ardından olan olayları anlatıyorum. Aslı olup olmadığını bilmiyordum. Ardından menajerim aradı ve Galatasaray’a transferimin inşallah olacağını söyledi ve sonra telefonu kapattı. Ben de heyecanlı şekilde babama söyledim. Tuttuğum takım Galatasaray ve içim kıpır kıpırdı. Sonra bekledik. O süre uzundu. Başkanlar görüştü. Sonunda orta yol bulundu. Hayallerimdeki kulübe geldim. Bunun için mutluyum. Bu formaya uzun süre hizmet vermek istiyorum. Burada şampiyonluk yaşamak istiyorum” açıklamalarında bulundu.

    Ahmet Çalık’ın hedefi kaptanlık

    Kulübe geldiğinde direkt Teknik Direktör Jan Olde Riekerink ile görüştüğünü ifade eden Ahmet, “Olumlu konuştu ve konuşması beni çok etkiledi. Bana güvendiğini hissettim. Antrenmana çıktığımda milli takımdan birçok ağabeyim vardı. Sağ olsunlar yardımcı oldular. Bir sıkıntı yaşamadım. Çok güzel başladık. İnşallah böyle devam eder. Galatasaray’da kısa vadeli hedefim şampiyonluk. Uzun vadeli ise inşallah bu forma altında kaptanlık ve şampiyonluklar yaşamak istiyorum. Hedefim bu” diye konuştu.

    “3 numaralı formanın bilincindeyim”

    Sarı-kırmızılı takımın yeni transferi Ahmet Çalık, “Baskı elbet olacaktır. Burası büyük bir kulüp. 3 numara çok önemli. Kaptan Bülent Korkmaz buranın efsanesi. Sadece Galatasaray taraftarının değil herkesin beğendiği bir stoper ve bir kaptan. Yüküm tabi ki ağır. O formanın bilincindeyim. Ne yapmam gerektiğini biliyorum. Sahada elinden geleni yapacağımı biliyorum. Umarım beklentileri boşa çıkarmam” dedi.

    “Beşiktaş da devreye girdi”

    Transfer süreci hakkında bilgi veren genç stoper, “Menajerim ilk aradığında Galatasaray’ın teklifi olduğunu söylemişti. Daha sonra Beşiktaş’ın devreye girdiğini söyledi. ’Senin düşüncen ne’ dedi. Ben de, ’konuşmaya gerek yok benim düşüncemi biliyorsun’ dedim. Galatasaray’ı istediğimi biliyordu o sebeple burası oldu. Ben de burayı istiyordum” açıklamalarında bulundu.

    “Ben her zaman hazırım”

    Galatasaray formasını ilk kez Elazığspor ile oynanan maçta giyen Ahmet Çalık, “Elimden geleni yaptım. Daha da üzerine koymam gerektiğini biliyorum. Topu oyuna sokma konusunda biraz daha özgüvenli olabilirim. Bu da oynadıkça gelişecek. Serdar abinin sakatlığı var. Ona şifa diliyorum. Koray aramıza katılmak üzere. Semih abinin durumu belli değil. Ben her zaman için hazırım. Ligi biliyorum. Forma şansı gelirse en iyi şekilde değerlendiririm” şeklinde konuştu.

    “Galatasaray vazgeçti…”

    “İlhan Cavcav ile yüz yüze görüşmek istedim” diyen Ahmet Çalık, “Aradığımda hastaneydi. Geçmiş olsuna gittim hem de transferi konuştuk. Başkan o gün transferin bittiğini söyledi. Ertesi gün ’Galatasaray vazgeçti’ dendi. ’İlhan Cavcav 4 milyon verilse de verilmeyecek’ şeklinde haberler çıktı. Gençlerbirliği ile Antalya kampına katıldım. Ümit Hoca da çok destek oldu. Ancak sonunda transfer olacağımı söyledi. Maddi yönden fedakarlığı konuşmaya gerek yok. Buraya gelmeyi çok istediğimi söylemiştim. Bu formayı giymek için elimden gelen fedakarlığı yapacağımı söylemiştim” dedi.

    “Onunla çalışmak gurur verici”

    Ümit Hoca’ya teşekkür ederek sözlerine devam eden genç stoper, “Biz gibi oyuncuların çok çalışmasının gerektiğini söyledi Ümit Hoca. Beni hep övdü. Milli takımda kaptanlığa yükseleceğimi söylüyordu. Onunla çalışmak gurur vericiydi. Daha yeniyim burada. İnşallah ailemi getirmeyi düşünüyorum. 15 tatilde ailem gelecek inşallah, buraya yerleşecekler” diye konuştu.

    “Favori biziz”

    Ligin zor oluğunu ifade eden Ahmet Çalık, “Her takım çok kaliteli. Başakşehir, Fenerbahçe ve Beşiktaş çok kaliteli futbol oynuyor. Maç maç bakıyoruz. Şampiyonluğun favorisi biziz” diyerek sözlerini sonlandırdı.

  • Merkel: “Terörle yaşamak istemiyoruz”

    Almanya Başbakanı Angela Merkel, Noel pazarına dün kamyonla düzenlenen terör saldırısı ile ilgili yaptığı açıklamada, “Terörle yaşamak istemiyoruz” dedi.

    Almanya Başbakanı Angela Merkel, Almanya’nın başkenti Berlin’in Kurfürstendamm Bölgesi Breitscheid Meydanı’nda kurulan Noel pazarına dün kamyonla düzenlenen terör saldırısı ardından başbakanlıkta açıklama yaptı. Merkel, Berlin’de yaşananların kendisini dehşete ve derin üzüntüye düşürdüğünü belirterek; “Bu çok zor bir gün” ifadesini kullandı. “12 kişi dün aramızdaydı” diyen Merkel, “Noel’i kutlamak ve gelecek için planları ve hayalleri vardı. Vahşice ve manasızca bir saldırı onları aramızdan aldı. Bu saldırı sonucu 40’ın üzerinde insanımız ise hayatta kalma mücadelesi verirken bir kısmı da sağılığına kavuşmayı bekliyor. Bu saatte hayatını kaybedenlerin aileleri, onları düşündüğümüzü bilmelerini istiyorum. Ben ve bütün Almanya onların acılarını paylaşıyoruz. Hepimiz onlar için dua ediyoruz. Umutla onların tekrar sağlıklarına kavuşmasını diliyor, bu çirkin saldırının etkisini atlatmalarını diliyoruz” açıklamasını yaptı.

    Olayı gerçekleştiren ve destekleyen herkese en ağır cezaların verileceğini kaydeden Almanya Şansölyesi Merkel, “Daha henüz bilmediğimiz detaylar bulunuyor. Bildiğim bir şey var bu da bir terör saldırısı olduğudur. Şu an eldeki bilgiler doğrultusunda olayın bir terör saldırısı olduğundan yola çıkmamız gerekiyor” ifadesini kullandı. Henüz olayla ilgili pek çok şeyin kesinlik kazanmadığını sözlerine ekleyen “Biliyorum, bu olayın failinin Almanya’da koruma ve iltica başvurusunda bulunmuş biri olduğu şüphesinin doğrulanması durumunda bu, hepimiz için katlanılması çok zor bir durum olacaktır” dedi. Merkel, “Saldırganın bir mülteci olduğunun ortaya çıkması durumunda bu, özellikle her gün sığınmacılara yardım işlerine angaje olan çok sayıda Alman için, bizim korumamıza gerçekten ihtiyacı olan ve ülkemize uyum sağlamak için çaba gösteren çok sayıda insan için tiksindirici bir durum olacaktır” diye konuştu.

    Olayla ilgili olarak Cumhurbaşkanı, İçişleri Bakanı ve Berlin Belediye Başkanı ile devamlı olarak görüşme halinde olduklarını ifade eden Merkel, “Biraz sonra güvenlik toplantısı yapacağız. Öğleden sonra da olay bölgesine giderek taziyelerimizi bildirecek saygı duruşunda bulunacağız. Ben ve milyonlarca kişi terörle yaşamak istemiyoruz. Böyle bir olayın olmasına cevap bulamıyoruz” açıklamasını yaptı.

    Olayı ’aklın alamayacağı zalim bir eylem’ olarak tanımlayan Merkel, bu saldırıyı gerçekleştirenlere yasaların öngördüğü en ağır şekilde cezalandırılacaklarının söyledi. “Kötülere karşı duyulan korkunun bizi felç etmesine izin vermeyeceğiz. Noel pazarlarından vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullanan Merkel, “Şu saatlerde zor gelse de Almanya’da yaşamak istediğimiz hayat için; özgürce, birlikte ve açık bir toplumda yaşamak için gerekli gücü bulacağız” dedi.

  • “Sen yoksan yaşamak neye yarar” diye not bırakıp intihar etti

    Bolu T Tipi Cezaevi’nde nöbet kulübesinden silahlı kendini vurarak intihar eden Jandarma er S.C.Ö.’nün intihar etmeden bir süre önce kız arkadaşı ile telefonda görüştüğü ve cebinden, “Bugün hayatımın son günü. Sen yoksan yaşamak neye yarar” şeklinde not bulunduğu ifade edildi.

    Edinilen bilgiye göre, olay, dün gece Kuruçay Mahallesi’nde bulunan Bolu T Tipi Cezaevi’nde meydana geldi. Bolu’da vatani görevini yapan ve İstanbul’dan izinden dönen 20 yaşındaki er S.Ö., gece saatlerinde kolluk nöbeti tuttuğu sırada nöbet kulübesinde arkadaşının silahını alarak kendini kalbinden vurdu. Olay yerinde kalbi duran S.C.Ö., İzzet Baysal Devlet Hastanesi Köroğlu Ünitesi’nde tedavi altına alınarak kalbi tekrar çalıştırılmasına rağmen kurtarılamadı.

    “Sen yoksan yaşamak neye yarar”

    İddiaya göre, 20 yaşındaki 6 aylık asker S.C.Ö., intihar ettiği gün İstanbul’dan izinden döndü. Gece nöbetinden bir süre önce kız arkadaşıyla yaklaşık yarım saat telefonla görüşen S.Ö., telefon görüşmesinin hemen ardından arkadaşının silahını alarak intihar etti. Hayatını kaybeden askerin cebinde, “Bugün hayatımın son günü. Sen yoksan yaşamak neye yarar” şeklinde not bulundu. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

  • Mersin TSO Başkanı Aşut: “Ekonomiye Odaklanmazsak Dünya Ekonomisinin Kırıntılarıyla Yaşamak Zorunda Kalacağız”

    Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Şerafettin Aşut, Türkiye’nin artık siyasetten ve sanal sorunlardan sıyrılıp ekonomi kanalına girmek zorunda olduğunu belirterek, “Yoksa ömrümüz döviz fiyatlarını, petrol fiyatlarını izlemekle geçecek ve dünya ekonomisinin kırıntılarıyla yaşamak zorunda kalacağız” dedi.

    MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Aşut, yazılı bir açıklama yaparak, özellikle Şubat 2016’da yaşanan ve iş dünyası açısından olumlu veya olumsuz algılanabilecek bazı önemli gelişmeleri paylaşıp, uyarılarda bulundu. Uzun süredir gündemde olan trafik sigortasında, kusurun paylaşılması ve primlerin azaltılacak olmasını olumlu bir gelişme olarak değerlendiren Aşut, asgari ücret artışının işverene maliyetini azaltmak için brüt 2 bin 550 TL ve altı maaş alan işçileri kapsayan desteğin başlamasının da ekonomi açısından olumlu olduğunu kaydetti.

    Türkiye ekonomisi için çok önemli olan mevduatın artması konusunda devletin büyük bir çabası olduğunu da vurgulayan Aşut, “Bir ülkede mevduat ne kadar fazla ise bankalar bu mevduatı krediler yolu ile yerli yatırımcılara, iş dünyasına aktarır ve ülke ekonomisinde önemli bir kaynak oluşur. Ülkenin yeterince mevduatı yoksa bankalar veya iş dünyası dış borçlanmaya gider ve iş dünyasının dış borcu artar. Bu borç dövize endeksli olduğundan her ekonomik dalgalanma borcu daha da arttırır. Bundan dolayı kabine mevduata destek yoluyla kaynak yaratma konusunda ısrarcıdır. Bunun yollarından birisi de Bireysel Emeklilik Sisteminin teşvikidir. Bu konuda devlet destekleri revize edilmiştir. Mevduat oluşturma ve bu yolla kaynak yaratma anlamında olumlu gelişmelerdir” ifadelerini kullandı.

    “AB VE ABD PAZARI BİZİM İÇİN VAZGEÇİLMEZDİR”

    Dış dünyadaki olumlu gelişmeleri de değerlendiren Aşut, Londra Yardım Konferansı’nda, Suriyeli sığınmacılar için 10,7 milyar dolar taahhüt toplandığını, bunun belli bir kısmını Türkiye’nin alacağını dile getirerek, bundan sonraki yükün paylaşılması ve bütçe üzerinde yük oluşturmaması anlamında olumlu olduğunu kaydetti. Almanya’nın denizaltı ve motor teknolojileri transferiyle Piri Reis Denizaltı inşaatına Gölcük’te başlanmış olması ve Alman Linde Grup ile Erdemir’in modernleşme yatırımının gerçekleşmesinin Türkiye-Almanya, dolayısıyla Türkiye-AB ilişkilerinin sağlamlığı ve devamı anlamında önemli bir gösterge olduğunu vurgulayan Aşut, şöyle devam etti:

    “AB bizim, ne olursa olsun en güvenli ve istikrarlı pazarımızdır, ekonomi ortağımızdır. Suudi Arabistan hayatında ilk kez dış borç alma durumuna geldi. Çevre ülkeler zaten siyasi anlamda istikrarsız, diğer körfez ülkeleri ve kuzeyde Rusya 35-40 dolara düşen petrol fiyatlarından dolayı bütçe açıkları ile boğuşacaklar ve 2016 petrol gelirlerine mahkum olan pazarlarımız ve dolayısıyla bizim için parlak gözükmüyor. Çin ithalatını yüzde 25 azalttı. Bundan dolayı AB ve yeni yeni yükselen ABD pazarı bizim için vazgeçilmezdir.”

    “İRAN BİZİM İÇİN HALA ÖNEMLİ BİR PAZAR”

    AB’nin 3 milyar Euro’luk yardımının şubat sonuna kadar gelmemesi ile Rusya’ya sebze ve meyve ihracatındaki düşüş oranlarının oldukça yüksek olmasını ise olumsuz gelişmeler olarak değerlendiren Aşut, “Narenciyede Mersin dinamiklerinin yaptığı girişim bu yıl durumu kurtardı ama 2016’da ne olacak belirsiz. Özellikle bölgemizde diğer önemli bir pazar olarak gördüğümüz İran’ın, nükleer konusunda verdiği taviz ile elde ettiği ambargo yumuşaması ve takibinde ABD ve AB’li yatırımcıların yatırım demeçleri bizi önce korkutmuştu. Acaba çok mücadele verdiğimiz İran pazarı elden gidiyor mu diye? Ancak, son zamanlarda şunu gördük ki, bu ambargoların kalkmasını ABD ve AB tek taraflı algılamış. Yani, kendileri istediklerini satabilecekler, örneğin İran’ın uçak siparişleri gibi. Ancak, pek de İran’a yatırım yapacak gibi görünmüyorlar. İran’a nakit para girişi hala yok. Yani, İran hala bizim için önemli bir pazar, çünkü İran’ın etrafında sanayisi, tarımı, teknolojisi bizim kadar gelişmiş başka bir ülke yok. İş dünyamız İran pazarından umutlu olmalı ve iletişimi koparmamalıdır” dedi.

    “DÜŞEN PETROL FİYATLARI BİZİ DE OLUMSUZ ETKİLİYOR”

    İş dünyasının realist olduğunu, bardağın dolu kısmını görerek, umutla yoluna devam ettiğini kaydeden Aşut, ancak bardağın boş kısmını görmezden gelemeyeceklerini ve riskleri mutlaka düşündüklerini aktardı. Aşut, düşen petrol fiyatlarının cari açık anlamında yararlı olsa da ülke ve Mersin olarak en önemli pazarların genelde petrol geliri ile geçinen ülkeler olmasının, iş dünyasını da olumsuz etkilediğine ve etkilemeye devam edeceğine dikkat çekti.

    Dünyanın günde 90 milyon varil petrole ihtiyacı varken, her gün 92 milyon varil petrolün piyasalara arz edildiğine işaret eden Aşut, şöyle devam etti:

    “Bu yüksek arz 2016’da da devam edecek gibi görünüyor. Çünkü düşen petrol gelirlerinden dolayı kendi bütçelerini dengelemek için bu ülkeler daha çok petrol satmak isteyeceklerdir. Bizim mantığımız bunu gösteriyor. Görünen de budur. Bundan dolayı iş dünyamızın yeni pazarlarda daha aktif olması gerekiyor. AB pazarında, ihmal edilen ABD pazarında daha aktif olmamız gerekiyor.”

    “EKONOMİYE ODAKLANMAZSAK DÜNYA EKONOMİSİNİN KIRINTILARIYLA YAŞAMAK ZORUNDA KALACAĞIZ”

    Türkiye’nin doğalgazı, petrolü olmadığını, tek zenginliğinin girişimci insanı olduğunu daha önce defalarca dile getirdiklerini ifade eden Aşut, bugün doğalgazı, petrolü olan ülkelerin bile batma noktasına gelmesinin, bütçe açığı vermesinin ve dış borç alma durumuna gelmesinin haklılıklarını ortaya koyduğunu vurguladı. Bu ülkelerin petrole güvenerek girişimci oluşturmadıklarını ve her şeyi devletin kontrol ettiğini belirten Aşut, şunları kaydetti:

    “Ne kadar şanslıyız ki, biz bugüne kadar liberal ekonomiye ve girişimcimize güvenerek bu duruma geldik. Bundan dolayı girişimci sayımızı, girişimci kalitemizi arttırmak zorundayız. Kadınlarımızı ekonomiye daha çok entegre etmek zorundayız. Gençleri ekonominin merkezine almak ve onların zekalarından yararlanmak zorundayız. Çünkü bu çağ onların çağı. Bir üniversite öğrencisinin interneti kullanarak, yazılım kullanarak kurduğu bir firma bugün petrol devlerini geride bırakıyor. Yaptıkları bir yazılımla dünyadaki otellerin sadece rezervasyonlarını yapan ve sadece 50 çalışanı olan bir firma, dünya çapında 400 oteli ve 20 bin çalışanı olan bir dev otel zincirinden 50 kat fazla para kazanıyor.”

    Dünyanın sanayide, tarımda ve hizmette yeni bir ekonomik devrim yaşadığına dikkat çeken Aşut, sözlerini şöyle tamamladı: “Gelişmiş ülkeler, internetin ve bilgi-iletişim araçlarının ekonomiye entegrasyonunun nimetlerini topluyor. Artık ülke olarak siyasetten ve sanal sorunlardan sıyrılıp ekonomi kanalına girmek zorundayız. Eğitimde yeni çağın dönüşümünü yapmak zorundayız. Yoksa ömrümüz döviz fiyatlarını, petrol fiyatlarını izlemekle geçecek ve dünya ekonomisinin kırıntılarıyla yaşamak zorunda kalacağız. Ülkemizin güçlü potansiyeli vardır. Türkiye’nin vereceği gerçek ikinci kurtuluş savaşı budur. Eğitimle, girişimcisiyle, teknolojisiyle sağlam bir ekonomi yaratmak ve bu refahı ülkesine homojen bir şekilde yaymak toplumsal huzurumuzun da bir gereğidir.”

  • Didi: “Şampiyonluklar Yaşamak İstiyorum”

    PTT 1. Lig ekiplerinden Adanaspor’un başarılı defans oyuncusu Didi, Adana’ya ve takıma çabuk alıştığını ifade ederek, turuncu-beyazlı forma altında şampiyonluk yaşamak istediğini söyledi.

    Takım içerisinde güzel bir arkadaşlık olduğunu belirten Didi, “Buraya ilk geldiğim anda bana takım arkadaşlarım çok güzel destek oldu. Burada aile ortamı vardı. Ben de bu aile ortamına çabuk alıştım. Takım olarak başarılı olduğumuzu düşünüyorum. Bana göre bunun sırrı da dışarıdaki arkadaşlık. Adanaspor’da olduğum için mutluyum. Burada şampiyonluklar yaşamak istiyorum” diye konuştu.

    Sezon başında Brezilya’dan Adanaspor’a transfer olan Didi, Adanalılar için “Sıcak şehrin sıcak insanları” ifadesini kullandı. Didi, “Adana iklimi Brezilya’ya benziyor. O yüzden alışmam zor olmadı. Kentin yemeklerine de alıştım. Güzel bir yemek kültürü var. Adana kebap çok güzel. Dışarıdaki insanlar sevecen ve samimi yaklaşıyorlar. Sıcak şehrin sıcak insanları. Genelde fotoğraf çektirmek isteyenler oluyor. Bende bu ilgiyi görünce mutlu oluyorum ve taraftarlarımıza layık olmak için daha fazla çalışıyorum” dedi.