Etiket: yasama

  • ASO 1. OSB’den “Trafikte Bir Tek Seni Geçemiyoruz, Yaşama Yol Ver” kampanyasına destek

    Ankara Sanayi Odası (ASO) 1.Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Sağlık Bakanlığı’nın “Trafikte Bir Tek Seni Geçemiyoruz, Yaşama Yol Ver” kampanyasına destek oldu.

    ASO 1. OSB Türkiye’de ilk kez uygulanan yeni projesiyle Sağlık Bakanlığı’nın “Trafikte Bir Tek Seni Geçemiyoruz, Yaşama Yol Ver” kampanyasına destek oldu. Projeyle ASO 1. OSB içinde yer alan 2 kilometre uzunluğundaki ana bulvara kırmızı ve mavi ışıklardan oluşan özel led uyarı sistemi kuruldu. Kurulan bu sistem itfaiye ve ambulans çağrılarına entegre hale getirilerek, güzergahtan itfaiye geçerken kırmızı ışıklar, ambulans geçerken mavi ışıklar yanıp sönerek sürücüleri geçiş üstünlüğünün bu araçlarda olduğu konusunda uyarıyor. Söz konusu projeyle saniyelerin önemli olduğu hayati durumlarda trafikte zaman kaybının önüne geçilecek.

    ASO ve ASO 1. OSB Başkanı Nurettin Özdebir, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, söz konusu projenin Türkiye’de ilk kez uygulandığına dikkat çekerek, projenin ülke sathına yayılması gerektiğini bildirdi. Özdebir, “Yangınlar, kazalar ve sağlık sorunları gibi durumlarda ilk müdahale için saniyelerin bile çok önemli olduğunu biliyoruz. Trafik yoğunluğu nedeniyle olası yangın olaylarına ya da kazalara müdahalede yaşanacak gecikmelerin pahalıya mal olduğunu da biliyoruz. Bu olumsuzlukların önüne geçmek adına sanayi kompleksimizde çağın gerekliliğine uygun adımlar atma yolundaki çabalarımız devam ediyoruz. Bu projeyle akıllı led uyarı sistemini hayata geçiriyoruz. Benzer ve daha büyük projelerin ülkemizin kritik kamu kurumları ve hastane güzergâhlarına da uygulanması gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

  • Nora Gömöri: “Avrupa’da yaşama hakkına sahip olun”

    Voldan Yatırım Türkiye Program Direktörü Nora Gömöri, Macaristan oturma izni ile birkaç haftalık bir süreç içerisinde tüm ailenizle beraber schengen bölgesine taşınmanın kolay, hızlı ve güvenli olduğunu söyledi.

    Macaristan hükümeti tarafından Türkiye’de tek yetkili şirket olarak belirlenen Voldan Yatırım Türkiye Program Direktörü Nora Gömöri, yatırımlar yoluyla Macaristan’dan nasıl kalıcı oturma izni alınabileceği hakkında bilgi verdi. Son birkaç ay içerisinde Türk vatandaşlarının Avrupa’da yaşam ile ilgili düşüncelerini araştırarak onların bu konudaki taleplerini ölçtüklerini belirten Gömöri, yapılan araştırmaların ardından Voldan Yatırım olarak Türkiye’de yer alma kararı aldıklarını söyledi.

    Programın yoğun talep görmesi üzerine Macaristan hükümeti tarafından kabul edilecek başvuruların sayısı ile ilgili bir sınırlama getirmeyi planladığını kaydeden Gömöri, schengen bölgesinde oturma izni programını ile ilgili, “Macaristan Kalıcı Oturma İzni Yatırım Programı size ve ailenize Avrupa’da schengen bölgesinde ömür boyu geçerli olacak oturma izni sunuyor. 18 yaşını aşan herkes bu programa kendisi ve aile fertleri adına katılabiliyor. Programımız Macar hükümetinin güvencesi altındadır. Program kapsamında oturma izni almak isteyen kişilerin Macaristan devlet tahvillerine yatırım yapması gerekmektedir. Yatırımınız 5 yıl sonunda yasalar tarafından güvence altına alınan bir şekilde size geri iade edilir. Programın tek seferlik, tüm işlemleri kapsayan bir ücreti bulunmaktadır” dedi.

    Şirketlerinin diğer ülkelerdeki varlığı, birlikte çalıştığı uluslararası hukuk şirketleri ve büyükelçilikle olan iş birliği sayesinde başvuruların güvenle tamamlayabildiğinin altını çizen Gömöri, “Macaristan, Avrupa Birliği’nin ve diğer birçok uluslararası birliğin bir parçası olarak yabancı yatırımcıların haklarını garanti altına alır. Bu süreçte Voldan Yatırım olarak uluslararası ve ulusal anlamda da alanının en büyüklerinden olan bir Amerikan avukatlık şirketiyle birlikte çalışmaktayız ve Macaristan, Avrupa Birliği üyesi bir ülke olarak pek çok uluslararası hukuk sözleşmelerinin kapsamında yer almakta. Bu demek oluyor ki müşterilerimize hem mali ve hem de hukuksal açıdan güvence sağlıyoruz. Gerekli olan kişisel kimlik belgelerinin yatırımcının ikamet ettiği yerde bulunan Macar konsolosluklarına (Ankara ve İstanbul) sunulması gerekiyor. Programa katılanlar kişiler bu belgeleri Budapeşte’de sunmak istedikleri takdirde Budapeşte Göçmenlik ve Vatandaşlık Kurumu Genel Merkezinde de başvurularını gerçekleştirmeleri mümkün. Tüm işlemler sırasında Voldan Yatırım olarak size yardımcı olmak için yanınızdayız” ifadelerini kullandı.

    Bu program ile sahip olacağınız ayrıcalıklara da değinen Gömöri, “Programın sunduğu en önemli avantajlardan biri, katılımcıların belirtilen miktardaki yatırımın dışında başka herhangi bir yatırım yapma zorunluluğunun bulunmaması. Yani Macaristan’da bir şirket kurması veya gayrimenkul satın alması gibi bir yükümlülüğü bulunmuyor. Program kapsamında yatırımcının Macaristan’da bilfiil oturması da gerekmiyor. Dahası oturma iznini alan kişiler genel seçimlerde oy kullanma hakkının dışında Macar vatandaşlarının sahip olduğu her türlü hakka sahip oluyorlar. Macaristan, diğer bazı yatırımlar anlamında seçkin bir ülke. Mesela inşaat sektörü, gayrimenkul yatırım alanı, üretim sektörleri gibi alanlarda hem toptancılık hem de perakendecilik anlamında yabancı yatırımcıların gözdesi durumunda. Daha da önemlisi uluslararası finans değerlendirme kurumlarının raporlarına göre Macaristan, son altı ay içerisinde Avrupa Birliği’nin ekonomik olarak en hızlı gelişen ülkesi” şeklinde konuştu.

    Yüksek gelir düzeyine sahip olan insanların alışkın oldukları hayat standartlarını sürdürebilmeleri açısından da Avrupa’nın göbeğinde bulunan Macaristan, her imkana rahatlıkla ulaşılabilecek bir ülke konumunda olduğunu vurgulayan Voldan Yatırım Türkiye Program Direktörü Nora Gömöri, sözlerini şöyle tamamladı: “Örneğin; uluslararası eğitim imkanı, oteller, sağlık hizmetleri bu kapsamda sıralanabilir. Oturma iznine sahip kişiler schengen ülkelerinde vize zorunluluğu olmadan serbestçe seyahat etme ve yaşama özgürlüğüne de sahip oluyorlar. Macaristan’ı yakından tanıyan pek çok müşterimiz hayatlarını daimi olarak burada sürdürmek, sakin, istikrarlı ve misafirperver ülkemizde yaşamak konusunda karar almaktalar”.

  • Çerçioğlu; “Cumhuriyetimiz, ulusumuzun bağımsız yaşama iradesinin gurur abidesidir”

    29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayınlayan Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, “Bundan 93 yıl önce ilan edilen Cumhuriyetimiz, ulusumuzun bağımsız yaşama iradesinin gurur abidesidir” dedi.

    Türk Ulusunun, Gazi Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde destansı bir bağımsızlık mücadelesini zaferle sonuçlandırdığını ifade eden Başkan Çerçioğlu şunları kaydetti, “Büyük fedakarlıklarla zafere ulaştırdığımız bağımsızlık mücadelemizin ardından, 29 Ekim 1923 tarihinde ilan edilen Cumhuriyetimiz, esaret zincirini kıran Türk Ulusunun çağdaş uygarlık yönündeki yeni hedefini de ortaya koymuştur. Cumhuriyet rejiminin tüm faziletlerini içine sindiren Ulusumuz, Cumhuriyetini her şart altında korumak ve kollamak bilincine erişmiştir. Büyük Kurtarıcının da ifade ettiği gibi Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar olacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Cumhuriyetimizin kurulması ve yaşatılmasında emeği geçen şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, tüm hemşerilerimin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramını en içten duygularımla kutluyorum”

  • Kekemelikten kurtulup yeni bir yaşama adım attılar

    Bağcılar’da iki dönemdir hizmete sunulan Konuşma Bozuklukları Eğitim Kurslarını başarıyla tamamlayan kursiyerler yeni bir yaşama adım attıklarını belirttiler. Kekemeliğin, psikolojik sebeplerle bireylerin erken yaşlarda konuşmadaki akıcılığı ve ritmi kaybetmesiyle ilgili bir iletişim bozukluğu olduğunu belirten Konuşma Bozuklukları Eğitim Kursu Psikoloğu Zümrüt Bayın, “22 Ekim Dünya Kekemeler Günü’nde toplumu, kekemelik konusunda bilinçlenip daha duyarlı bireyler olmaya davet ediyoruz” dedi.

    Bağcılar Belediyesi tarafından iki dönemdir başlatılan Konuşma Bozuklukları Eğitim Kursu’nun ikincisi de yoğun ilgi görüyor. Engelliler Sarayı’nda düzenlenen kursta 30’ar kişilik iki grup halinde sabah ve öğleden sonra olmak üzere 3 uzman konuşma terapistleri tarafından eğitim veriliyor. Kursa başlayanlar kekemelikten kurtulurken kimi eğitimine devam ediyor, kimi iş hayatına atılıyor, kimi de sosyal yaşamındaki zorlukları kolaylıkla aşıyor.

    Yıllarca doktorlara giden, ilaçlar kullanan ve ekonomik olarak imkanlarını zorlayan ancak kekemelik sorununa bir türlü çare bulamayan ilçe sakinleri, Bağcılar Belediyesi tarafından açılan kurs ile sağlıklarına kavuşuyorlar. Bugüne kadar 2 bin kekeme kurslara katılarak kekemeliği yendi ve yeni bir yaşama adım attı.

    “Artık istediğim mesleği seçebileceğim”

    Çocukluğundan bu yana kekeme olduğunu anlatan 18 yaşındaki Yonca Erken, bu yüzden hayatının her alanında pasif kaldığını belirtti. Derslerde bildiği halde konuşamadığını anlatan Erken, sosyal yaşamda da büyük sıkıntılar yaşadığını söyledi. Erken, “Ders sırasında sözlüye kalkmaya cesaret edemiyordum. Arkadaşlarımın sohbetlerine ortak olamıyordum. İleride seçeceğim mesleği bile değiştirmiştim. Hayal ettiğim mesleği değil de, en az konuşmasını gerektirebilecek meslekleri tercih etmeyi düşünmeye başlamıştım. Ancak, kursa başlayınca kekemelikten kurtuldum. Şimdi sınıfın en aktif ve en fazla sorumluluk alan öğrencisi oldum. Artık hayal ettiğim mesleği yapabileceğim” diyerek duygularını dile getirdi. Kendisindeki olumlu değişim gören iki kekeme kardeşin de kursa katıldığını anlatan Erken, “Diğer arkadaşlarıma da umut oldum” dedi.

    “Üzerimden dünyanın yükü kalktı”

    Emir Kılıç (12) ise yıllardır kekeme olarak yaşamını sürdürdüğünü ve çok zorluklar çektiğini söyledi. Annesinin de bu sıkıntısını çözmek için zor günler yaşadığını anlatan Kılıç, sağlığına kavuşmak için doktora gittiklerini, para harcadıklarını ve ekonomik imkanlarını zorladıklarını anlattı. Ancak, sağlığına kavuşamadığını anlatan Kılıç, şöyle konuştu: “Çaresiz kalmıştım. Ümidimi kaybetmiştim. Bir akrabamız bize Bağcılar Belediyesi’nin açtığı kurstan bahsetti. Başvurdum ve kursa başladım. Çok iyi çalıştım, kurallara uydum ve sağlığıma kavuştum. Şimdi adeta üzerimden dünyanın yükünün kalktığını hissediyorum. Annem de çok mutlu. Çünkü benim sağlığıma kavuşmam için çok çaba gösterdi.” Kekemelere de seslenen Kılıç, “Kekeme kardeşlerim, sakın umutsuz olmayın. Siz de gelin bu kursa katılın ve kekemelikten kurtulun” dedi.

    Turgut Gündoğdu adlı kursiyer de üç yaşından bu yana kekeme rahatsızlığı olduğunu anlattı. Arkadaşlarının kendisiyle alay ettiğini ve üzdüklerini anlatan Gündoğdu, hep dışlandığını anlattı. Bu yüzden adeta çöküntü yaşadığını anlatan Gündoğdu, okuma ve yazmayı dahi öğrenemediğini belirtti. Gündoğdu, “Okuldan sonra iş hayatında da başarı sağlayamadım. Söyleyemediklerimi, yazamıyordum. Ancak, Bağcılar Belediyesi kekeme ve seri konuşma projesi hayatımın dönüm noktası oldu. Şu an çok rahat şekilde konuşuyorum. Okuma yazmayı rahatlıkla öğrendim. Şimdi eğitim hayatıma devam ediyorum” diye konuştu.

    “Kekemelere yardımcı olalım”

    Kekemeliğin, psikolojik sebeplerle bireylerin erken yaşlarda konuşmadaki akıcılığı ve ritmi kaybetmesiyle ilgili bir iletişim bozukluğu olduğunu belirten Konuşma Bozuklukları Eğitim Kursu Psikoloğu Zümrüt Bayın, teknik ve psikolojik yöntemlerle her yaşta bu problemin aşılabileceğini belirtti.

    Bayın, “Kekemelik bireylerin hayatları boyunca yaşamak zorunda oldukları bir sorun değildir” dedi. 22 Ekim Dünya Kekemeler Günü’nde toplumu, kekemelik konusunda bilinçlenip daha duyarlı bireyler olmaya davet ediyoruz. Kekemelere yardımcı olsunlar. Onları topluma kazandıralım. Birlikte bu sorunu aşmalarına yardımcı olalım” dedi.

    “İlçemizde kekemelik sorunu olan kardeşimiz kalmayacak”

    Konuşma Bozuklukları Eğitim Kursu’nun önemine dikkat çeken Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, kekemelik sebebiyle insanların iş, eğitim ve sosyal yaşamlarında büyük sıkıntılar yaşadıklarına dikkat çekti. Kekemeliğin fiziksel ve kalıcı bir rahatsızlık olmadığını ifade eden Çağırıcı, uzman öğretmenler eşliğinde eğitim verdiklerini belirtti. Kursa katılanların kısa sürede kekemelikten kurtulduğuna dikkat çeken Çağırıcı, “Kurslarımız sayesinde 5 yaşından 60 yaşına kadar bu sorunu yaşayan hemşehrilerimin sorunlarına kesin çözüm buluyoruz” dedi.

    “Konuşma bozuklukları eğitim kursu”

    Konuşma Bozuklukları Eğitim Kursu’nda konuşma bozukluğu, kekemelik, hızlı konuşma, tutukluluk ve artikülasyon problemi olan ilçe sakinlerine kurs veriliyor. Kursiyerler, ortalama 15 gün aralıksız her gün beş saat kurs alıyor. Ardından üç ay boyunca takip ve kontrol dönemi başlıyor. Eğitimin kalıcı olmasını sağlamak amacıyla kontroller kurs sonrasında da devam ediyor. Bilgisayar programlarından da faydalanılan eğitimde döneminde her sabah müzikli hafif trans ile birlikte gelişme ve rahatlama egzersizleri de yapılıyor. Mezun olan her öğrenci haftada bir gün kontrol olmak üzere merkeze geliyor. Hafta içi her gün mesai saatlerinde düzenlenen kurslar sabah ve öğlen olmak üzere iki grup olarak düzenleniyor.

  • 380 gramlık Azra yaşama sımsıkı tutundu

    Eskişehir Ümit Hastanesi’nde 380 gram olarak dünyaya gelen Azra bebek, titiz bir bakım ve tedavinin ardından 322 gün sonra 4 kilo 720 gram olarak taburcu edilip anne ve babasına kavuştu.

    Özel Ümit Hastanesinde 26 Kasım 2015 tarihinde 26 haftalık iken 380 gram olarak anne ve babasının ikinci çocukları olarak dünyaya gelen Azra bebek, tam 322 gün hayat mücadelesi verdi. Doğum sonrasında 340 grama kadar gerileyen bebek için hastane çalışanları seferber oldu. Azra bebeği yaşatmak için özen gösteren hastane doktorları, yapmış oldukları çalışmalarda başarıya ulaştı. Doğumunun ardından 322 gün geçen Azra bebek 4 kilo 720 gram olduktan sonra hastaneden taburcu edildi. Aile uzun bir bekleyiş ardından bebeklerine sağlıklı bir şekilde kavuştu. Yetkililer tarafından yapılan araştırmalar da ise Azra bebeğin Türkiye’de doğan en ufak bebek olduğunu belirtildi.

    Azra bebeğin bakımı hakkında bilgiler veren Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferruh Baş, bebeğin 322 gün önce dünyaya geldiğini hatırlattı. Hastanede doğan en küçük çocuğun Azra olduğunu ifade eden Dr. Baş, “Bin gramın altında dünyaya gelen bebeklerde hayata tutunamama riski daha yüksektir. Diğer yandan 500 gramın altında doğan bebekler dünya genellemesine de baktığımızda yaşam açısında çok çok nadir görülen vakalardır. Türkiye’de de tarama yaptığımızda 400 gram altında ki bebeklerin yaşamasını çok çok nadir görüyoruz. Azra 380 gram olarak dünyaya geldi. İlk günlerini küvezde geçirdi. Bu süre içinde Azra 340 grama kadar düştü. Daha sonra organların desteklenmesindeki süreç, büyütme, geliştirme ve bebek bakımı şeklinde devam etti. Bugün 4 kilo 720 gram. Doğduğunda 27 santimetre boyu vardı, şimdiki boyu ise 60 santimetre” diye konuştu.

    Kamu görevlisi olduğu öğrenilen baba Ahmet Ay ise, mutluluğunu şu ifadelerle dile getirdi:

    “Bugünleri gördüğümü için Allah’a çok şükür ediyoruz. Doktorlarımızda, hemşirelerimiz de kendi çocukları gibi ilgilendi. Çok mutluyuz. Başlangıçta bu kadar umudumuz yoktu. Bu haberi izleyenlerin de bu durumdan umutlanmalarını isteriz. Burada çalışan herkese çok teşekkür ediyorum. Maddi manevi çok ilgilendiler.”

    İngilizce öğretmeni olduğu öğrenilen anne Ayşe Esra Ay da, bebeği ilk doğduğunda kendisinin de şaşırdığını ifade ederek, “Hemşirelerimiz çok ilgiliydi. Şuan ile doğduğu arasında dağlar kadar fark var. Çok mutluyuz” dedi.

    Hastane yönetimi tarafından hazırlanan Azra bebeğin slayt gösterini izleyen anne ve baba duygulu anlar yaşadı. Ardından bebek anne ve babaya teslim edildi.