Etiket: Yaşam’’

  • Stajyer Öğrencilere Temel Yaşam Ve İleri Yaşam Desteği Eğitimleri Verildi

    Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesinde staj gören öğrencilere el hijyeni, atıklar, atıkların ayrıştırılması, temel yaşam ve ileri yaşam desteği eğitimleri verildi.

    Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesinde eğitim gören sağlık meslek lisesi stajyer öğrencilerine bilgi ve becerilerini arttırmaya yönelik eğitim verildi. Eğitim öncesinde konuşan Hastane Yöneticisi Uzm. Dr. Veli Fahri Pehlivan, öğrencilerin görecekleri eğitimin önemine değinerek, bu eğitimler sayesinde sadece hastalara değil aynı zamanda kendi aile bireylerinin bile başına gelebilecek olaylarda çaresiz kalmamaları doğru ve yerinde bir müdahale ile üzücü bir sonucun önüne geçebilmelerine katkı sağlayacağını belirtti. Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Neslihan Eroğlu ise bu eğitimlerin bir sonraki dönemde de devam ettirileceğini, ayrıca bu süreçte öğrenci ve öğretmenlerin geri dönüşleri referans alınarak bu geri dönüşlere göre eğitim sürecine yön vereceklerini söyledi. Eğitimde hastanede görevli anestezi uzmanı tarafından manken üzerinde solunum, kalp masajı, suni solunum, hastanın hastaneye kadar taşınması ve kullanılması gereken ilaçlar anlatıldı.

    Eğitime Hastane Yöneticisi Uzm. Dr. Veli Fahri Pehlivan, Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Neslihan Eroğlu ve Yardımcısı Hayriye Öden, eğitim hemşireleri, stajyer öğrencilerden sorumlu hemşireler, okul öğretmenleri ve öğrenciler katıldı.

  • Akdeniz Foklarının Yaşam Alanı Tehlikede

    Sualtı Araştırmaları Derneği (SAD) Proje Koordinatörü Cem Orkun Kıraç, Akdeniz foklarının geçmişte olduğu gibi artık silahla öldürülmediğini ama yaşam alanları tehdit edildiği için sayılarının iyice azaldığını söyledi.

    Dünyada sayıları yalnızca 700 civarında kalan Akdeniz foklarının (Monachus monachus) 100’ü Türkiye kıyılarında yaşıyor. Ancak kıyılardaki plansız yapılaşma ve endüstriyel yatırım baskısı nedeniyle yaşam alanları giderek daralan bu nadir canlılar Karadeniz’de tamamen yok oldu, Ege ve Akdeniz’de ise yaşamaya çalışıyor. Akdeniz fokları konusunda bilimsel araştırmalar yürüten Sualtı Araştırmaları Derneği Akdeniz Foku Araştırma Grubu (SAD-AFAG) Proje Koordinatörü Cem Orkun Kıraç, “Akdeniz foklarını öldürmek için onları tüfekle vurmanıza gerek yok, yaşam alanlarının yok edilmesi zaten onları öldürüyor” dedi.

    Antalya’nın Kemer ilçesinde geçtiğimiz ay kıyıya vuran ölü Akdeniz fokuyla ilgili olarak da Kıraç, ölüm nedeni tam olarak bilinmeyen yavru fokun yaklaşık 6 aylık olduğunu söyledi. Dünyada yalnızca 700 Akdeniz foku kaldığı bilgisini veren Kıraç, bunun yaklaşık 100’ünün Türkiye kıyılarında yaşamını sürdürdüğünü belirterek şunları söyledi:

    “Dernek olarak yaptığımız çalışmalarda 1980’lerden sonra yaşanan Akdeniz foklarının ölüm nedenleri arasında ilk sırayı habitat kaybının aldığını tespit ettik. Geçmişte ateşli silahların daha kolay taşınabilmesi nedeniyle kasıtlı öldürmeler ilk sıradaydı ancak bu konudaki denetimlerin ve bilincin artmasıyla birlikte kasıtlı öldürmeler gittikçe azaldı. Halen var ama bu çok düşük bir oran. Şu anda bizim tespitlerimize göre türün birinci ölüm nedeni yaşam alanlarının yok olması. El değmemiş kıyılara yeni yoların açılması, ikinci konut ve koyların turizme açılması gibi etkenler, 1950’lerde İstanbul Boğazı’nda bile görülebilen bu ender deniz canlısını yok olmanın eşiğine getirdi.”

    “KARADENİZ’DE YOK OLDU, SON SIĞINAK EGE VE AKDENİZ KIYILARI”

    Karadeniz’de son Akdeniz fokunun 1997 yılında görüldüğünü dile getiren Kıraç, türün bugün yalnızca Ege ve Akdeniz kıyılarımızda yaşam alanı bulabildiğini, Marmara kıyılarında ise nadiren görüldüğünü belirterek, “En yoğun popülasyon sırasıyla Mersin, Muğla, Antalya ve İzmir gibi kentlerimizin kıyılarında bulunuyor. Akdeniz fokları göç etmeyen canlılar. Yalnızca genç bireyler günde 40-50, ayda ise 500 ila 600 kilometre bir alanda gezebiliyor. Yani son derece gezgin bir canlı. Bu yüzden habitatı çok geniş. Akdeniz foklarını korumak için atılacak adımlarla, ada martısı, orfoz ve kara doğan gibi türler de korunmuş olacak” diye konuştu.

    “TEK TEK ÖLDÜRMENİZE GEREK YOK, YAŞAM ALANINI YOK ETMEK YETİYOR”

    Liman, otoyol, konut, turizm ve sanayi baskısı gibi etkenlerle insanların farkında bile olmadan bu nadir canlı türünün yok olmasına katkı sağlayabildiğini vurgulayan Kıraç, “Vatandaş güzel bir kıyının imara açılmasını istiyor olabilir. Ancak asıl sorun buna karar verenlerden kaynaklanıyor. Bir yeri imara açarken bu alanın doğrudan korunan alan olmaması karar vermek için tek başına yeterli gerekçe değil. Belli başlı alanlar ihtiyaçlar ölçüsünde bu tür yatırımlara açılabilir ancak belli başlı alanları da doğal yaşamın sürekliliği için koruyalım. Antalya için konuşacak olursak, Konyaaltı, Lara ve benzeri yerler artık kentleşmiş. Buralarda ne fokları ne de ada martısını koruyamayız. Ama Kemer’den Karaöz’e, Kaş’tan Kekova’ya uzanan kıyılarımızı korumak gerekiyor. Çünkü buralar aynı zamanda turizme de hizmet eden alanlar. Ne yazık ki bu bakir alanlar korunması gerekirken son yıllarda liman, marina ve benzeri yatırımlarla canlıların elinden alınıyor. Bana sorarsanız Akdeniz foklarını öldürmek için onları tek tek tüfekle vurmanıza gerek yok, yaşam alanlarının yok edilmesi zaten onları öldürüyor” dedi.

  • Eksi 15 Derecede Terlikli Yaşam

    Muş’un Malazgirt ilçesinde, eksi 15 derecede ayağında terlik ve üstlerinde ince elbiselerle ekmek peşine düşen Suriyeli sığınmacılar, kendilerine uzanacak yardım eli bekliyor.

    Suriye’deki savaştan kaçarak Malazgirt ilçesine gelen sığınmacıların içler acısı görüntüleri, yürek sızlatıyor. Ayağında ayakkabısı olmadığı halde eksi 15 derecede buz tutan Malazgirt sokaklarında üç kardeşiyle yardım talep eden Suriyelilerin dramı yürek yakıyor. Malazgirt sokaklarında ekmek derdine düşen Suriyeli savaş mağduru sığınmacılar, “Karnımız aç olduğunda üşüyor titriyoruz. İlla bir şeyler bulup yememiz lazım. Dilenmeyince yemek parasını nereden bulacaksın? Buradaki halk şuna inansın, kimse mecbur olmasa bu şekilde sefillik çekmek istemez” dediler.

    Malazgirt halkı ise, Suriyeli savaş mağduru olan bu kişilerin hangisinin yardıma muhtaç hangisinin yalan konuştuğunu bilemediklerini ifade etti. Malazgirt ilçesinde berberlik yapan Turgut Bozkurt ise, “İlçemize gelip sığınan bu kardeşlerimize duyarsız kalıyoruz. Hangisi yardıma muhtaç hangisi insanın duygularını sömürdüğünü bilemiyoruz. Şuna inanıyorum, kimse mecbur kalmasa bu halde ayağında terlikle bu soğukta dışarı çıkmaz. İlçemize gelen sığınmacılara bir ayakkabı, belki bir kıyafet alabiliriz. Ekmek alıp ellerine verebiliriz” diye konuştu.

  • Köylü Kadınlar Doğal Yaşam Pazarında

    Gaziantep Kent Konseyi Kadın Meclisi’nin destekleriyle bir araya gelen kadınlar, köyde yaptıkları doğal yiyecek ve malzemeleri Primemall Alışveriş Merkezi’nde satışa sunuyor.

    Gaziantep Kent Konseyi Kadın Meclisi tarafından yapılan Doğal Yaşam Pazarı projesi kapsamında kırsal alanlarda yaşayan kadınlar, yaptıkları köy malzemeleri ve köy yiyeceklerini Primemall Alışveriş Merkezi’nde satışa sunup ailelerine katkıda bulunacak. Primemall Alışveriş Merkezi’nde bir araya gelen kadınlar, projeden çok memnun kaldıklarını dile getirdi. Projeyi gerçekleştiren Gaziantep Kent Konseyi Kadın Vizyon Geliştirme Başkanı Tuğba Satıl, Gaziantep’in köylerini gezerek birçok kadını burada bir araya getirerek projeyi sürdürülebilir hale getirmek istediklerini belirtti. Gaziantep Kent Konseyi Kadın Vizyon Geliştirme Başkanı Tuğba Satıl, Ekim ayından itibaren, kent konseyinde hikayelerinin başladığını ifade etti.

    Satıl, “Komisyonlar oluşturuldu ve kadın geliştirme vizyon başkanı olarak, ben bu işe başladım. Bu işe başladıktan sonra, köy kadınlarını ziyaretlerde bulunduk. Köy ziyaretlerinde kadınlarımızı bir arada toplayarak, kadınlarımızı dinledik. Kadınlarımız dinledikten sonra, bir pazar istedikleri ve yaptıkları ürünleri direkt halka sunmak istediklerini söylediler. Bu istekler karşılığında biz bu projeyi hazırladık” dedi.

    Gaziantep Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Funda Suran, kent konseyi kadın meclisi kurulduktan sonra, vizyonlar kurarak Gaziantep’te çalışmalar başlattıkları belirtti. Suran, “Kent ve kent dışındaki kadınlara dokunmak istedik. Arkadaşlarımızın şöyle bir fikri vardı. doğal yaşam pazarı kuralım. Özellikle kırsalda ve köyde yaşayan kadınları, ürünleriyle, buraya getirelim burada satışlarını yapsınlar. Bu esnada Primemall’a anlaştık burada bize yer verdiler. Bu tür çalışmalar gerek kermes altında gerek farklı çalışmalarla yapılmıştır. Ama biz bir fark oluşturmak istedik. Onun için kırsal alanda yaşayan kadınlarımızla berber her ayın ilk Pazar gününde burada bir araya geliyoruz. Bu çalışmamızı sürekli hale getirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Gaziantep Kent Konseyi Kadın Meclisi Genel Sekreteri Müslüme Köşker de, “Bizler Gaziantep Kent Konseyi olarak Antep’teki, kadınları, ufak bir dokunuşla, eksikliklerini gidermek amacıyla bir araya getirdik. Onun için proje başlattık umarım başarılı oluruz” diye konuştu.

    Bir araya gelmelerine katkıda bulunan, Gaziantep Kent Konseyi Kadın Meclisi’ne teşekkür eden, Dursun Köklü, “Bedir köyünden geliyorum. Köy ekmeğim var. Pekmez, kabak, köy yumurtası getirdim burada satışa sunuyorum. Yani aklınıza gelebilecek tüm köy ürünleri bulunur” şeklinde konuştu.

  • Kızılay’dan Sınıflara Güvenli Yaşam Sınıf Takvimi

    Türk Kızılayı tarafından yürütülmekte olan Kızılay ile Güvenli Yaşamı Öğreniyorum Projesi kapsamında daha önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da “Güvenli Yaşam Sınıf Takvimi” Düzce merkezde bulunan ilköğretim okullarına dağıtılıyor.

    Türk Kızılayı tarafından yürütülmekte olan “Kızılay ile Güvenli Yaşamı Öğreniyorum” projesi kapsamında daha önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da “Güvenli Yaşam Sınıf Takvimi” basımı gerçekleştirildi. Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) sponsorluğunda hazırlanan ve Türkiye Kızılay Derneği Düzce Şubesi’ne gönderilen takvimler okullara dağıtımına başlandı.

    İlkokulları ziyaret ederek sınıf sayısına göre “Güvenli Yaşam Sınıf Takvimi”ni teslim eden Türkiye Kızılay Derneği Düzce Şube yetkilileri, “Geçtiğimiz yıllarda da yine bezer çalışmalarımız olmuştu. Bu yılda ‘Kızılay ile Güvenli Yaşamı Öğreniyorum’ projesi kapsamında sınıf takvimi basıldı. Takvimler ilkokullarda bulunan 1, 2, 3 ve 4. sınıflara asılacak. İlkokul sınıflarında kullanılmak üzere hazırlanan takvimlerimizi okul müdürlerimize teslim ediyoruz. Öğrencilerimizin proje kapsamında hazırlanan bu takvimlerden istifade edeceklerini düşünüyoruz” dedi.

    Kızılay’ın varlığının ve çalışmalarının Türkiye ve dünya için çok önemli olduğunu belirten okul idarecileri ise, “Kızılay ile Güvenli Yaşamı Öğreniyorum” projesi ve diğer çalışmaları nedeniyle Kızılay yetkililerine teşekkür ettiler.