Etiket: yasak

  • Bu kuaförde maskesiz tıraş olmak yasak

    Bu kuaförde maskesiz tıraş olmak yasak

    Erzurum’da bir kuaför salonu sahibi tıraş olmaya gelen müşterilerine korona virüsüne önlem almak amacıyla önce maske takıp sonra tıraş ediyor. Hem müşterilerin hem berberlerin maskeli olduğu kuaför salonunda tıraştan önce ve sonra ellerde dezenfekte ediliyor.

    Yeni tip Korona virüsüne karşı alınan önlemler kapsamında Erzurum’da bulunan berberler de tedbirlerini aldı. Berberlere gelen müşteriler ilk önce kolonya ile dezenfekte ediliyor. Ardından müşterilere tıraştan önce maske dağıtan berberler kendi maskelerini takmayı da unutmuyor.

    Ellerine eldiven takan berberler, müşterilerle olabildiğince az temas etmeye çalışıyor. Her tıraştan sonra makasları ve tıraş malzemelerini dezenfekte eden berberler müşterilerin sıra bekleme sırasında etkilenmemeleri için ise randevu sistemini kullanıyorlar.

    Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan berber Tolga Gürbüz, virüsten korunmak amacıyla böyle bir önlem aldıklarını belirterek, “Virüsten korunmak amaçlı ülkemizin her kesiminde olduğu gibi bizde işletmemizde önlemimizi aldık. Bizler salonumuzda müşterilerimize ve kendimize maske takma zorunluluğu getirdik. Ülkemiz zor bir süreçten geçiyor herkesin birbirine yardımcı olması lazım. Bizde maske ve eldivenlerimizi takarak daha hijyen bir ortam oluşturmaya çalışıyoruz” dedi.

  • Yasak yerde yüzen genci boğulmaktan vatandaşlar kurtardı

    Yasak yerde yüzen genci boğulmaktan vatandaşlar kurtardı

    Kocaeli’nin Darıca ilçesinde yasak bölgede yüzmek isterken boğulma tehlikesi geçiren genç, vatandaşlar tarafından kurtarılarak hastaneye kaldırıldı.

    Olay, Kocaeli’nin Darıca ilçesinde bulunan Darıca Millet Bahçesi sahilinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, babası ile birlikte sahile gelen 17 yaşındaki E.Ö. serinlemek için girilmesi yasak olan denize girdi. Denizde bir süre yüzen genç bir anda boğulma tehlikesi yaşadı. E.Ö.’yü gören sahildeki vatandaşlar denize atladı. Yüzerek E.Ö.’ye ulaşan vatandaşlar, genci boğulmaktan son anda kurtardı. E.Ö.’yü sahile çıkartan vatandaşlar durumu hemen 112 Acil Yardım ekiplerine bildirdi.

    İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kısa süre sonra olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi ambulansta yapılan genç, Darıca Farabi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedavi altına alınan E.Ö.’nün hayati tehlikesinin olmadığı öğrenildi.

  • Sarı Yelekliler yasak dinlemiyor: 32 gözaltı

    Sarı Yelekliler yasak dinlemiyor: 32 gözaltı

    Fransa’da Sarı Yelekliler, hükumetin yasaklarına ve uyarılarına rağmen 20’nci kez protesto için sokaklara çıktı. Çıkan olaylarda 32 kişi gözaltına alındı.

    Fransa’da 17 Kasım 2018’de başlayan Sarı Yelekliler eylemi 20’nci haftasına girdi. Hükumet tarafından yapılan uyarılar ve yasaklara rağmen sokağa çıkan protestocular bir kez daha Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’dan işçi sınıfına daha çok yardım etmesini, politikaları yeniden tasarlamasını veya istifa etmesini talep etti. Başkent Paris’te güvenlik önlemi için bir çok cadde ve bulvar kurulan polis barikatıyla kapatılırken Champs-Elysees Caddesi ile Zafer Takı, Concord Meydanı, Ulusal Meclis çevresi yasak bölge ilan edildi. Yasak olmasına rağmen girmeye çalışan 32 kişi polis tarafından gözaltına alındı.

    Polis başkent Paris’te 11 bin 945 noktada kontrol uyguladı. Tren garı yakınında toplanan Sarı Yeleklilere karşı olası tren seferlerini aksatabilecekleri düşüncesiyle tren garlarında yoğun güvenlik önlemi alan polis, hafta sonu olması dolayısıyla bazı iş yerlerinin kapalı olduğu sokaklardan yürümelerine izin verdi. Daha önceki gösterilerde çıkan olaylara benzer olay yaşanmazken, Bordeaux, Toulouse gibi bazı kentlerde göstericilerle polis arasında arbede çıktığı açıklandı.

  • Bodrum’u sarsan cinayetteki kilit isim yasak aşkı itiraf etti

    Muğla’nın Bodrum ilçesinde geçtiğimiz yıl 6 Ocak’ta iş adamı cinayeti davasında tutuklu sanığın boşandığı eski eşi, öldürülen iş adamı ile 3 yıldır ilişkisi olduğunu itiraf etti.

    Bodrum’da iş adamı Ali Özdemir’in öldürülmesi davasına bugün Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinde devam edildi. Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinde 2 Ocak tarihinde başlayan ve bugün de devam eden duruşmada tutuklu sanık M.Ö, tutuklu sanık A.S. ve tutuksuz yargılanan K.S, F.S. İ.A. ve J.D. ile maktul ün yakınları ile taraf avukatları hazır bulundu. Cinayetin kilit ismi M.Ö.’nün eski eşi T.S. ise mahkemeye video konferansla katıldı. Duruşmaya Kuşadası 5. Asliye Ceza Mahkemesi salonundan Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılan tutuklu sanık M.Ö’nün cinayetin ardından boşandığı eski eşi T.S., cinayet öncesi ve sonrasında yaşananları anlattı. Özdemir’le 3 yıldır duygusal ilişkisi olduğunu ifade eden T.S., “O gece eve üçümüz birlikte aynı anda girdik. Ali Özdemir bara geldiğinde de ben kontrol etmiştim kesinlikle üzerinde silah yoktu. Eve girdiğimizde de üzerinde silah yoktu. Evde çocuğumuz olduğu için silahla girmemesi konusunu kendisine söylemiştim. Olay gecesi Ali’nin yanında silah yoktu” dedi.

    “Sürekli boşanmak istiyordum”

    Eski eşi M.Ö.’den boşanmak istediğini ifade eden T.Ö., “Son zamanlarda Ali sıklıkla eve geliyordu. Benim Ali Özdemir ile yaklaşık 3 yıldır devam eden duygusal ilişkim vardı. Bu ilişki sırasında birbirimize mesaj atıyorduk. Ali benim telefonumda ’Uyuz’ olarak kayıtlıydı. Ben kendisine burada, ’Çok dikkatli olmamız lazım, gece yatmadığımı, oturduğumu, yanına gitmediğimi, her şeyi söylemişti o konuşmamızda. Şu durum da bu evde çok dikkatli olacağız’ şeklinde mesaj göndermiştim. Yine ben Ali’ye ’Benim de bu evi toparlamam lazım, sen de beni dinle lütfen. Yarın kalktığımızda göndereceğim tost most’ şeklinde mesaj gönderdim. Ben mesajı attıktan sonra Ali, benim Mustafa ile birlikte yaşadığım eve geldi. Mustafa bu sırada dışarıya tost almak için çıkıyordu. Kapıda karşılaştılar ve konuştular. Ali içeri girdikten sonra ben Ali’yle birlikte evin üst katına çıkmadım. Salonda Ali’yle birlikte oturduk daha sonra ben lavaboya çıkmak için üst kata tek başıma çıktım. Mustafa çok kısa bir süre sonra yani 10-15 dakika içerisinde eve geri döndü. Ben sürekli olarak Mustafa’ya boşanmak istediğimi belirtiyordum. Ali Özdemir ile aramdaki duygusal ilişki cinsel ilişki boyutuna varmıştı. Ali Özdemir öldürülünceye kadar Mustafa bana hiç boşanmak istediğini söylemedi. Boşanma konusundaki talep hep benden geldi” dedi.

    Davanın ilk günü ifade veren sanık M.Ö. ise boşandığı eşi T.S’nin söylediklerinin yalan beyanlar olduğunu iddia etti.

    Sahte avukatlık iddiası

    Olayda sahte avukatlık yaptığı iddia edilen tutuksuz sanıklardan J.D. ise olayın çözülmesinde çok faydasının olduğunu ve suçluyu kayırmak gibi bir düşüncesinin olmadığını ifade etti. J.D., “Olay yerinin fotoğraflarını ve sanık M.Ö’ye ait telefonları ve şifresini de savcılığa ben verdim. Bu kişiden kesinlikle para almadım. Zaten para almaya da benim yetkim yoktur. Suçlamaları kabul etmiyorum” dedi.

    3 gün boyunca süren duruşmada mahkeme heyeti, tutuklu yargılanan M.Ö’nün tutukluluk halinin devamına, A.S.’nin ise adli kontrol ve yurt dışı yasağı konularak tahliyesine karar verdi. 18 Ocak tarihine ertelenen duruşmada tutuksuz yargılanan J.D. hakkında ise birden fazla resmi evrakta avukat sıfatıyla imza atması sebebiyle “Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan ve kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi” suçlarından Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verildi.

    Bodrum’u sarsan yasak aşk cinayeti 6 Ocak 2018’de yaşanmıştı. İşadamı M.Ö., eşi T.Ö. ile ilişkisi olduğundan şüphelendiği ortağı Ali Özdemir’i öldürmüş, cesedini de kayınpederi ile birlikte ormanlık alana atmıştı. M.Ö. olaydan yaklaşık bir hafta sonra savcılığa giderek teslim olmuş ve olayı itiraf etmişti. İtirafın ardından M.Ö.’yle birlikte eşi T.Ö., kayınpederi A.S., kayınvalidesi F.S., baldızı K.S., gözaltına alınmış, mahkemeye çıkarılan zanlılardan cinayeti işlediğini itiraf eden M.Ö. ile cesedin ormanlık alana atılmasına yardım ettiği iddia edilen kayınbabası A.S. tutuklanmıştı.

  • Bodrum’u sarsan yasak aşk cinayeti davasına çelişkili ifadeler damga vurdu

    Muğla’nın Bodrum ilçesinde geçtiğimiz yıl 6 Ocak tarihinde yaşanan ve Bodrum’u sarsan iş adamı Ali Özdemir cinayetinin davası bugün başladı. Çelişkili ifadelerin verildiği davada zanlı M.Ö. cinayeti planlayarak işlemediğini ve silahın boğuşma esnasında ateş aldığını ifade etti. M.Ö. cinayetin ardından bulunamayan silahı kayınpederinin aldığını iddia etti. Kayınpeder S.A. ise eski damadını yalanlayarak silahı hiç görmediğini söyledi.

    Bodrum’u sarsan yasak aşk cinayeti 6 Ocak 2018’de yaşanmıştı. İşadamı M.Ö. eşi T.Ö. ile ilişkisi olduğundan şüphelendiği ortağı Ali Özdemir’i öldürmüş, cesedini de kayınpederi ile birlikte ormanlık alana atmıştı. M.Ö. olaydan yaklaşık bir hafta sonra savcılığa giderek teslim olmuş ve olayı itiraf etmişti. İtirafın ardından M.Ö.’yle birlikte eşi T.Ö., kayınpederi A.S., kayınvalidesi F.S., baldızı K.S., gözaltına alınmış, mahkemeye çıkarılan zanlılardan cinayeti işlediğini itiraf eden M.Ö. ile cesedin ormanlık alana atılmasına yardım ettiği iddia edilen kayınbabası A.S. tutuklanmıştı.

    Dava 1 yıl sonra başladı

    Muğla’da cezaevinde bulunan M.Ö. ile kayınpederi A.S.’nin sabah saatlerinde Bodrum Adliyesi’ne getirilmesiyle dava Bodrum Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Davaya sanıklar M.Ö., A.S., K.S., F.S., İ.A. ile avukatları, Ali Özdemir’in yakınları ve avukatları ile basın mensupları katıldı. Davanın 3 gün boyunca görüleceği öğrenildi.

    “Eşimin telefonundan Ali’ye gönderdiği uygunsuz fotoğrafları gördüm”

    Şüphelilerin kimlik bilgilerinin sorulmasıyla başlayan dava daha sonra cinayet şüphelisi M.Ö.’ye savcılık ve emniyetteki ifadelerinin sorulmasıyla devam etti. İfadeleri kabul eden M.Ö. o gün yaşananları mahkeme huzurunda tekrar anlattı. Eşi T.Ö. ve Ali Özdemir’in ilişkilerini eşinin telefonundan attığı resimlerle öğrendiğini ifade eden M.Ö. şunları söyledi:

    “Doğum günümü kutladığımız gecenin sabahı kızımı servise bindirmek için erkenden kalktım. Genelde kızımı eşim servise bindirir ve onun telefonunu ararlar. Bende o yüzden eşimin telefonunu aldım. Kızımı servise bindirip geldikten sonra eşimin Watsapp yazışmalarına baktım. Profilinde Ali’nin resmi olan “uyuz” olarak kayıt ettiği numaraya fotoğraf gönderdiğini gördüm. Bu fotoğraflar uygunsuz fotoğraflardı. Daha sonra fotoğrafların ekran resmini aldım ve kendime gönderdim. Ben 10 yıl önce eşimden boşanmak istemiştim ancak babası engel olmuştu. O gün saat 01.00’e kadar uyudum. Kalktığımda eşim telefonla konuşuyordu ve benden tost yaptırmamı istedi. Ben kapıdan çıkarken Ali geldi eve. Ali içeri girdi bende çıktım. Evin penceresinden baktığımda Ali ve eşimin üst kata çıktığını gördüm”.

    “İhaneti anlatınca kayınpederimle birlikte ağladık”

    Eşinin fotoğraflarını yakaladığı gün kayınpederini arayarak yanına gittiğini belirten M.Ö. ifadesine şu sözlerle devam etti: “O gün bir arkadaşımı aradıktan sonra kayınpederimi arayıp yanına gittim. Ona telefondaki fotoğrafları gösterdim. Bana ‘Ne yapacaksın?’ dedi. Bende boşanacağımı söyledim. Elemanı gelince yanından ayrıldım.”

    “Silah elimde patladı”

    Cinayet günü eşini baldızıyla birlikte kahvaltıya gönderdiğini belirten M.Ö. sözlerini şöyle sürdürdü: “O gün eşimle baldızım sabah erkenden kalkıp kahvaltıya gitti. Bende kanepede uyuyan Ali’nin yanına giderek onu kaldırdım. Konuşmak istediğimi söyledim. Ona seni abi olarak bilirdim dedim ve eşimle olan ilişkisini bildiğimi söyledim. Oda bana ‘Den ne diyorsan?’ diyerek küfür etti. Birbirimize yumruk attık ve boğuştuk. Daha sonra yattığı koltuğun yan tarafına düştüm ve elime silah geçti. Bana ‘Beni mi vuracaksın?’ diyerek üzerime geldi. Bende silahla ittirerek omzuna vurdum. Elimi ve ayağımı tutmaya çalışırken Ali’nin ayağı kaydı düştü, bende onun üstüne düştüm. Silah sağ elimdeydi ve elim tetiğin üzerinde olduğu için patladı. Kafasına nasıl isabet etti bilmiyorum. Ben bir süre donup kaldım. Daha sonra kayınpederimi aradım”

    “Cesedi kayınpederimle ormanlık alana attık”

    Cinayet işledikten sonra kayınpederini arayıp eve çağırdığını ifade eden M.Ö. “Kayınpederimi arayarak ‘Mutfakta yaptığın izalasyona bakar mısın?’ diyerek eve çağırdım. 20 dakika sonra eve geldi ve Ali’nin cesedini gördü. Bana “Ne yaptın sen’ dedi. Daha sonra cesedi birlikte araca taşıyıp ormanlık alana attık. Eve döndüğümüzde kayınpederim vileda yaptı. Bende Ali’nin aracını yakın mesafede bir yere bırakıp döndüm. Araçta bulunan pasaportu aldım başka bir şey almadım”

    Zanlının çelişkili ifadeleri dikkat çekti

    Eve gelip üzerini değiştirdikten sonra kiraladığı araçla evden ayrıldığını belirten M.Ö., “Maktule ait cep telefonu, tabanca, boş kovan ve pasaportu aldım. Kiraladığım araca binerek Bitez Limanı’na gittim. Burada pasaportu yakıp, cep telefonlarını denize attım. Telefonları atmadan önce Ali’nin eşime attığı ‘Aşkım karım ne zaman boşanacaksınız?’ mesajlarını gördüm.” dedi.

    M.Ö. daha sonra eve döndüğünde kayınpederi A.S.’nin cinayet silahını alarak evden gittiğini belirtti.

    Kayınpeder A.S. ise cinayet silahının kendisinin aldığı yönünde ifade veren M.Ö.’nün ifadelerini kabul etmeyerek şunları söyledi: “Ben silahı hiç görmedim. Ayrıca olaydan sonrada silahı ben almadım. M.Ö.’nün bu yöndeki beyanını kabul etmiyorum. Ben M.Ö. ile inşaatta görüşürken M.Ö.’nün T.S. ve Ali’yi daha öncesinden takip etmediğini anlayamadım. Ben eve gidip duş aldıktan sonra kesinlikle eşime üzerimde bulunan mont, pantolon ve diğer kıyafetleri vererek yıkamasını söylemedim. İkinci kez eve geldiğimde ben evde M.Ö.’nün temizlik yaptığını görmedim.” dedi.

    Mahkeme başkanlığı tarafından Sanık A.S.’ye son bir şey söyleyip söylemeyeceği sorulması üzerine A.S., “Ben Ali Özdemir’in ailesinden özür diliyorum. Başsağlığı diliyorum. Böyle bir şey olmasaydı çok iyiydi ama oldu” dedi.

    Sanık A.S.’nin ardından M.Ö.’nün eski baldızı sanık K.S. ve M.Ö.’nün eski kayınvalidesi sanık F.S.’nin ifadesine geçildi. Yaşananları ve bildiklerini mahkeme huzurunda tekrar anlatan F.S. ifadesinin sonunda, “Ben 11 aydır kahve işletiyorum kadın başıma. Adaletin yerini bulmasını istiyorum. Bizler kendi halinde yaşayan insanlardık.” dedi.

    “Cinayetin nedeni namus değil”

    İşadamı Ali Özdemir’in yakınlarından müşteki Ş.Ö. ise, olayın maddi sebepleri olduğunu iddia ederek “Bu bir namus cinayeti değildir. Olayın maddi sebepleri olduğunu düşünüyorum. Şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum” dedi.

    İfadelerin ardından M.Ö. ve A.S.’nin tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Duruşmaya yarın sabah devam edileceği öğrenildi.

    Öte yandan dava içerisinde sanık M.Ö.’yü yönlendirdiği iddia edilen avukat Julide Doğan hakkında zorla getirilme kararı alındı.