Etiket: Yaşadık”

  • Başkan Bahçeci: “Aday adaylık süreci yaşadık ne kırgınlığımız ne hesap görme arzumuz olur”

    KIRŞEHİR (İHA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından İl Başkanları toplantısında Kırşehir Belediye Başkanı adayı olarak açıklanan Yaşar Bahçeci, partililerle istişare toplantısı yaptı.

    Parti binası önünde İl Başkanı Muzaffer Aslan, İlçe Başkanı Bilgehan Altaş, Kadın Kolları Başkanı Meryem Düğer, Gençlik Kolları Başkanı Mehmet Akkuş tarafından karşılanan Bahçeci, gençlerin; ‘Gençliğin ağabeyi Yaşar Bahçeci’ sloganı ile parti binasına girdi. Çoğunluğunu kadınların oluşturduğu toplantıda konuşan Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci, nemelazımcılık ve makam hırsı ile hareket etmeden doğru olanı yapma gayretinde olduklarını söyledi.

    Siyasi hayatının başlangıcı ve geçirdiği 2 dönem boyunca Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı örnek aldığını anlatan Başkan Bahçeci, ”Liderimiz ne karar verdiyse bu partinin mensubu olan herkes verilen bu karara dört elle sarılmıştır. Teşkilatımızla yapacağımız istişare sonrası 10 yıllık belediyeciliğimizi anlatacak ve yeni projeler üreteceğiz. Bu davanın bir parçası olma şerefi benim yedi sülaleme yeter” dedi.

    Davalarının sadece parti davası olmadığının altını çizen Bahçeci, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Kırşehir’e hep yenilikleri yaşattık. Başkalarının hayal edemeyeceği projeleri yaptık. Proje üretmek, vizyonunu ortaya koymak ve insanların alışkanlarını değiştirmek için mücadele etmek gerekiyor. Korkmadan ve makam peşinde koşmadan doğru olanı yapma arzusu içerisinde olduk. 26 yaşında siyasete girdim. Her seferinde Cumhurbaşkanı Erdoğan olsa ne yapardı? Sorusunu milyonlarca kere kendime sordum. Hükümet hizmetleri ile birlikte yerelde yaptığımız hizmetlerde var. Bu hizmetlerimizi ailemizle birlikte yapacağız. Bizi diğer partilerden ayıran en önemli fark samimiyetimizdir. Aday adaylık süreci yaşadık. Ne kırgınlığımız, ne hesap görme arzumuz olur. Reisin verdiği karara herkes dört elle sarılır. İstişareyi yüksek tutarak belediye performansımızın daha iyisini seçim sattın da göstereceğiz. Teşkilatımız olmadan biz hiçbir şeyiz. Hepimiz bu kutlu davanın bir mensubu olmaktan gurur duyuyoruz. Gece gündüz yol alacak ve ustalık dönemini taçlandıracağız. Belediye olarak yaklaşık 800 milyon yatırım yaptık. 10 yıl boyunca bütün iletişim kanallarımız açık oldu. Bundan sonrada böyle olacak.”

    İl Başkanı Muzaffer Aslan ise parti teşkilatına yaptığı konuşmasında İl Merkezi adayının belirlendiğini ilçe ve belde belediye başkan adayları üzerinde çalışmalar yapıldığını ifade ederek aday tanıtım toplantısının ise il, ilçeler ve belde adaylarının kesinlik kazanması sonrası yapılacağını belirtti.

    Toplantı, açıklamaların ardından basına kapalı şekilde devam etti.

  • Davutoğlu: “15 Temmuz millet olarak en ağır imtihan ama yüzyıllarca sürecek gurur gecesini yaşadık”

    Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, “15 Temmuz gecesi bir millet olarak en ağır imtihan ama belki de onlarca, yüzlerce yıl sürecek bir gurur gecesini yaşadık. Bir millet kendi kaderine sahip çıkacağını gösterdi” dedi.

    Milli Türk Talebe Birliği tarafından Karabük Kültür Merkezi’nde gerçekleşen etkinlikte eski Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu tarafından “Duruş Konuşmaları, Bilgi, Bilinç ve Ahlak” konulu konferans verildi. Davutoğlu, Karabük’ü akademik hayatı boyunca ilgi ve sosyolojik gözlemle takip ettiği bir şehir olduğunu belirterek, “Üniversite hayatında iken tam bir doğal, gerçek bir geleneğimizin ev mimarisi ortamında birkaç gün geçirmek istediğimizde Safranbolu’ya sığınırdık. O zamandan beri zihnimde Karabük ile Safranbolu ikilisi gelenek ile modernleşmenin yan yana yaşadığı iki model gibi gelir. Nerede olursanız olun bulunduğunuz mekanın ruhuna nüfuz edin. Safranbolu’daki o güzel ev mimarisinin içinde teneffüs ettiğiniz her havadaki doğallık ile ve modern dönemde Türk sanayileşmesinin belki de en çarpıcı sosyolojik zemini teşkil eden Karabük’te ki insan ile kuracağınız bağ burayı anlamanıza sebebiyet verir” dedi.

    Davutoğlu, gençlerin 1930’lara kadar küçük bir köy olan Karabük’ün KARDEMİR’in kurulmasından sonra nasıl bir değişim geçirdiğini anladıklarında Türkiye’nin sosyo ekonomik tarihinin de kavranabileceğini ifade etti.

    “15 Temmuz gecesi yüzyıllarca sürecek gurur gecesini yaşadık”

    “Duruş” kitabının yazım serüvenini anlatırken 15 Temmuz darbe girişimine de değinen Davutoğlu, “15 Temmuz gecesi bir millet olarak en ağır imtihan ama belki de onlarca, yüzlerce yıl sürecek bir gurur gecesini yaşadık. Bir millet kendi kaderine sahip çıkacağını gösterdi. O gece bir taraftan ulusal kanallara çıkıp halkımızı hainlere karşı direnişe çağırırken silahlı kuvvetlerin onurlu subaylarını da bu haince teşebbüse katılmayıp direnmeye çağırırken, diğer taraftan uluslararası kanallara çıkıp ’ülkede darbe oldu’ diye neredeyse şen şakrak yayın yapan kanallarda ’bu geceyi bizim için karanlık bir gece olarak görebilirsiniz ama yarın aydınlık bir güne hep beraber uyanacağız’ diye seslenirken bir taraftan da düşündüm. O gün meclisimizi bombalayan o masum vatandaşlarımıza keskin nişancılarla saldıranlarda geçmişte bu toprakların çocuklarıydı. Bir hain çete tarafından yanlış yönlendirildiler ve bir robotik ihanet çetesine dönüştürüldüler” diye konuştu.

    “O yiğit insanlara vefa borcum var”

    15 Temmuz gecesi aynı aileden insanların karşı karşıya geldiklerini ve bir daha böyle bir örgütün gençlerin arasına nüfus etmemesi için bir çalışma yapmaya karar verdiğini açıklayan Davutoğlu şunları söyledi:

    “Gençlerle yüz yüze, gençlerle sohbet. Diğer taraftan da o gece şehit düşen o yiğit insanlara bir vefa borcum var. Bu şehre geldikten sonrada ilk ziyaretimi 15 Temmuz şehidinin evine yaptım. Sizden de tavsiyem onları yalnız bırakmayın, ziyaret edin.”

    “Duruş” kitabını o gece yazmaya nasıl karar verdiğini aktaran Davutoğlu, daha sonra kitabında yer alan konu ve prensiplerini anlattı.

    Konferansa Sare Davutoğlu, Karabük Valisi Fuat Gürel ile eşi Özlem Aras Gürel, diğer protokol üyeleri ve vatandaşlar katıldı.

  • Susic: “Takımın genelinde oyun anlamında sıkıntı yaşadık”

    Aytemiz Alanyaspor Teknik Direktörü Safet Susic, Akhisar Belediyespor maçı sonrası yaptığı açıklamada, “Bizden çok daha iyi oynadılar ve sonuçta da galibiyeti hak ettiler” dedi.

    Spor Toto Süper Lig’in 32. haftasında deplasmanda Akhisar Belediyespor’a konuk olan Aytemiz Alanyaspor, sahadan 3-0 mağlup ayrıldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında konuşan Aytemiz Alanyaspor Teknik Direktörü Safet Susic, “Öncelikle Akhisar takımını galibiyetinden dolayı kutluyorum. Bizden çok daha iyi oynadılar ve sonuçta da galibiyeti hak ettiler. Biz özellikle maçın ilk yarısında inanılmaz kötü bir oyun oynadık. Hiçbir ikili mücadeleyi kazanamadık. Bizden daha çok istediler, daha çok koştular ve sonuçta böyle bir skor çıktı ortaya. Bizim takımımızda bir, iki oyuncu haricinde diğer oyuncularımızdan istediğimiz verimi alamadık. Takımın genelinde oyun anlamında sıkıntı yaşadık” diye konuştu.

  • Ali Şafak Öztürk: “Konyaspor maçında hakem faciası yaşadık”

    Antalyaspor Kulübü Başkanı Ali Şafak Öztürk, 9 kişiyle tamamladıkları ve Atiker Konyaspor ile 1-1 berabere kaldıkları maçın ardından karşılaşmanın hakemine ateş püskürdü. Öztürk, maçta hakem faciası yaşandığını iddia etti.

    Atiker Konyaspor – Antalyaspor maçının tamamlanmasının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Antalyaspor Başkanı Ali Şafak Öztürk, mücadelenin hakemi Serkan Çınar’a tepki gösterdi. Öztürk, “Bugün hakem faciası yaşandı. Bunların konuşulması yanlış. Bunları konuşmayı yanlış gördüğüm için ben de dikkat ederek konuşuyorum ama tamamen kontrol dışı kararlar oldu. Bakıyorsunuz 3 önemli karar var. 2 kırmızı kart 1 de penaltı var. Penaltı, penaltı değil öyle saçma sapan penaltı yok zaten. Charles’in pozisyonu yani gördüğü ikinci sarı kart, top oyundan çıkmış. Biz tribünden gördük hakem yakından göremiyor. Çıkan topu içeride düşünüyorlar sonra devam ediyor” dedi.

    “Hakem faciası ayrı bir durum ama saldırıya uğramamız skandal”

    Maçta çalınan penaltının ardından Chico’nun kırmızı kart görerek oyun dışı kalmasında hakemin durumu süzemediğini ifade eden Öztürk, konuşmasını şöyle tamamladı:

    “Chico’nun penaltı sonrası bir reaksiyonu var ve hakem bunu sarı kartla cezalandırdı. Hakemler durumu süzebilmeli, sportif ortamda maçın ağırlığının altından kalkması lazım. Ciddi reaksiyon olduğunda oyunun gidişatını düşünmesi lazım. Hakem faciası ayrı bir durum ama bugün saldırıya uğramamız skandal bir durum.”

  • Bakan Özlü: “Ülke tarihinin en ağır travmasını yaşadık, ancak bundan süratle çıktık”

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme Vakfı (PAGEV) arasında imzalanan protokol töreninde konuşan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, bu imzanın sadece plastik sektörü için değil, Türkiye için de özel bir anlam taşıdığını ifade ederek, “Bundan sadece bir ay önce ülke tarihinin en ağır travmasını yaşadık. Ancak hamdolsun bu travmadan süratle ve sıhhatle çıktık” dedi.

    PAGEV ile Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı arasında imzalanan ve üniversite, sanayi ile kamu arasında bir köprü işlevi üstlenerek plastik sektöründeki AR-GE, ÜR-GE ve tasarım çalışmaları için bir üs niteliği taşıyan Mükemmeliyet Merkezi’nin protokol törenine, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, PAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu ile plastik sektöründen çok sayıda temsilcisi katıldı. Bu anlaşma ile Türkiye’de bir Plastik Mükemmeliyet Merkezi kurulması yönünde ilk adımın atıldığını kaydeden Bakan Özlü, Türkiye’nin hemen her sektörde küresel rekabet gücünü arttırması için teknoloji yoğun bir üretim yapısına geçmesi gerektiğine işaret etti. Bakan Özlü sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Son dönemde Mükemmeliyet Merkezleri ismini verdiğimiz yapıları da devreye almaya başladık. Bu yapılarda aslında birbiriyle rekabet halinde olan firmalarımızı ‘kazan-kazan’ prensibine göre bir araya getiriyoruz. Kuracağımız Plastik Mükemmeliyet Merkezi de firmalarımızın ortak Ar-Ge yapabilecekleri bir platform işlevi görecek. Bu merkez, plastik malzemeler ve prosesler konusunda firmalara yönelik eğitim faaliyetleri düzenleyecek. Yine merkez, test ve sertifikasyon süreçlerinde firmalarımıza rehberlik edecek. Atacağımız bu imzanın ve kurulacak olan mükemmeliyet merkezinin plastik sektörümüz için hayırlı olmasını diliyorum.”

    “Türkiye, 15 Temmuz’a rağmen önüne bakıyor, yoluna devam ediyor”

    Atılan imzaların sadece plastik sektörü için değil, Türkiye için de özel bir anlam taşıdığını kaydeden Özlü, “Bundan sadece bir ay önce ülke tarihinin en ağır travmasını yaşadık. Ancak hamdolsun bu travmadan süratle ve sıhhatle çıktık. Hepimiz işlerimize daha önceki plan ve programlarımıza uygun olarak devam ediyoruz. Son dönemde TBMM’de çok önemli yasal düzenlemeleri hayata geçiriyoruz. Varlık Fonu’nun kurulması, teşvik sisteminin revize edilmesi, yatırım ortamının iyileştirilmesi veya bireysel emeklilik sistemi gibi çalışmaların ortak bir özelliği var. Bütün bu çalışmalar, ülkemizin orta ve uzun vadedeki ihtiyaçlarını gözeten çalışmalardır. Yani Türkiye, 15 Temmuz’a rağmen önüne bakıyor, yoluna devam ediyor. Aynı iradenin özel sektörümüzde de olduğunu görmek bizi ayrıca sevindiriyor” dedi.

    Konuşmasında 15 Temmuz darbe girişimine de değinen Bakan Özlü, “15 Temmuz gecesi ülkemizde yüzlerce, binlerce kahramanlık hikayesi yazıldı. Ben, üretimin katma değerini ve rekabet gücünü nasıl artıracaklarına yoğunlaşmış olan sanayicilerimizi de birer kahraman olarak görüyorum. Bugününe olduğu gibi yarınına da sahip çıkan herkesi bir kere daha tebrik ediyorum. Bugün gerçekleştirdiğimiz bu imza törenini işte bu açıdan da ayrıca önemsiyorum” ifadelerini kullandı.

    Talep yılda yüzde 4 artıyor

    Türkiye’de hafif, çok yönlü ve dayanıklı plastiklerin perakende, ambalaj, inşaat, sağlık, tarım, mobilya, otomotiv ve yenilenebilir enerji gibi sektörler için stratejik önem taşıdığını anlatan Özlü, Türkiye’nin plastik sektöründe çok ciddi bir potansiyel taşıdığına inandığını sözlerine ekledi. “Dünyada talebin her yıl yüzde 4 civarında arttığı bu sektörde çok daha başarılı işlere imza atabileceğimizi düşünüyorum” diyen Özlü, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “2015 yılında 33 milyar dolar değerinde 8,6 milyon ton plastik mamul ürettik. 2,9 milyar dolar ithalata karşılık 4,3 milyar dolar ihracat yaptık, yani dış ticaret fazlası verdik. 2015 yılında ihracatımızda bir miktar düşüş yaşandı. Ancak bu düşüş, miktardan ziyade fiyatlardaki düşüşten kaynaklandı. Türkiye’nin plastik üretimine baktığımızda olumlu bir gelişme trendi olduğunu görüyoruz. Plastik üretimimiz, 2002’den sonra dünya ortalamasından ortalama 3 kat daha hızlı büyüdü. Türkiye, miktar bazında baktığımızda dünyanın ve Avrupa’nın en büyük plastik üreticileri arasındaki yerini aldı.”

    Sektörün iki temel sorunu

    Plastik sektöründe iki temel sorununun olduğunu vurgulayan Bakan Özlü, “Bunlardan birincisi, petrokimya ürünlerini girdi olarak kullanan bu sektörün yüzde 80-90 oranında dışa bağımlı olmasıdır. Ne yazık ki bu konuda kısa vadede yapılabilecek fazla bir şey yok. Sektörün yaşadığı ikinci temel sorun ise katma değerin düşük olmasıdır. İşte bu konuda, sektörle birlikte, kısa, orta ve uzun vadede yapabileceğimiz ve yapacağımız çok iş var. Bakınız, 2015 yılında ihracat ettiğimiz bir kilogram plastik için 2,75 dolar gelir elde etmişiz. Bu fiyat, bizi, dünya plastik mamul ihracatını yönlendiren 20 ülkenin içinde 18’inci sıraya düşürüyor. Bu açıdan Ar-Ge Reform Paketi’nin tüm sanayi sektörlerimiz için olduğu gibi plastik sektörü için de bir dönüm noktası olacağını düşünüyorum” dedi.

    Yapılan konuşmaların ardından bakanlık ile PAGEV arasında protokol imzaları atıldı. İmza töreninde Bakan Özlü ile PAGEV Başkanı Eroğlu hazır bulundu. İmzaların ardından PGEV üyeleriyle Bakan Özlü’nün yer aldığı aile fotoğrafı çekildi.