Etiket: yasa

  • Eskişehir’de emeklilikte yaşa takılanlar bir araya geldi

    Emeklilikte Yaşa Takılanlar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği üyeleri, Eskişehir’de bir araya geldi.

    Odunpazarı Alaaddin Parkı’nda bir araya gelen Emeklilikte Yaşa Takılanlar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği üyelerine bilgilendirme toplantısı yapıldı. Toplantıya Kütahya, Ankara, Bursa ve İstanbul’dan da katılım olurken, Dernek Başkanı Gönül Boran Özüpak’a yoğun destekte bulunuldu. Katılımcılar tarafından zaman zaman “Edirne’den Kars’a, Jüpiter’den Mars’a, ne zaman çıkacak bu yasa?” sloganları atıldı.

    Emeklilikte Yaşa Takılanlar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Gönül Boran Özüpak, yaptığı açıklamada dernek ve yaşadıkları mağduriyetlere değindi. Özüpak, “Mecliste 10 tane kanun teklifimiz var; Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmek üzere. Bunların görüşülme tarihini bekliyoruz. Bu süre zarfında da biz tüm Türkiye olarak mücadelemizi sürdürüyoruz. Bugün Eskişehir’deyiz. 2 hafta evvel Bursa’daydık ve ilerleyen süreçte de tüm Türkiye’de gücümüzün yettiği kadar biz mücadelemize devam edeceğiz. Bizim çalışmalarımıza göre sayımız 1 milyon civarı ama tabii sosyal medyada, açıklamalarda bu sayımız kat kat üstünde olan bir sayı. Bu bilgi kirliliğini gidermek amaçlı yasanın bizlere tanımış olduğu hakla derneğimizin sivil toplum kuruluşu olarak Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına dilekçemizi ilettik. Bununla ilgili sonuç bekliyoruz. Gelen sonucun da tüm medyada paylaşımını yapacağız” ifadelerini kullandı.

    “İşin içinden çıkılmaz bir sorunla bizleri baş başa bırakıyor”

    Emeklilikte yaşa takıldıkları için yaşadıkları sıkıntıları dile getiren Özüpak, “Biz kazanılmış bir hakka sahipken 4447 sayılı Kanun’un 8 Eylül 1999’da çıkarak geriye doğru işletilmesi, oysaki hukuk kanunlarına göre bir yasa çıkacaksa ileriye doğru çıkması gerekiyor. Dünya ve Türkiye’de ilk defa uygulanan ve mağduriyet oluşturacak şekilde uygulanan bir yasayla bizim iki şart olan kadınlarda 20 yıl, 5 bin prim günü, erkeklerde 25 yıl, 5 bin prim günü ile bu haklara sahipken 3’üncü bir şart olan yaş haddini getirdiler. Bu da tabii ikinci tura geçişimiz oldu. 2 ila 17 yıl yaş şartı ile en büyük mağduriyetlerimizden birisi. 45-50 yaş aralığındayız. En büyük sıkıntımız işsizlik. Yaşımızdan dolayı ya da çalışan arkadaşlarımızın yine yaşından dolayı işten çıkarılmaları. Bu da ne oluyor? Sosyal, ekonomik ve psikolojik olarak işin içinden çıkılmaz bir sorunla bizleri baş başa bırakıyor” şeklinde konuştu.

    Konuşmaların ardından bilgilendirme toplantısı, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.

  • MHP’den Suriyelilerin oda ve borsa yöneticiliğinin önünü kesen yasa teklifi

    MHP Gaziantep Milletvekili Muhittin Taşdoğan, TBMM’ye Suriyelilerin oda ve borsa yöneticisi olabilmelerini Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması engelini getiren yasa teklifi sundu.

    Milletvekili Taşdoğan, kanun teklifi ile Türkiye’de başta Gaziantep olmak üzere sınır illerinde ticari faaliyetlerde bulunan yabancı ülke vatandaşlarının Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsaların yönetim organlarında görev alabilmeleri için Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaları koşulu getirilmek istendiğini ifade etti. Kanun yasalaşması ile birlikte Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayanlar Odalar ve Borsaların yönetim kademelerinde görev alamayacağına dikkat çeken Taşdoğan, yasa teklifinde ise, “İnsanın var olmasıyla eş zamanlı olarak ortaya çıkan alışveriş, bireyin ihtiyaçlarının çeşitlenerek kendi kendine yetememesiyle birlikte farklı boyutlarda ele alınmak zorunda kalınmıştır. Uygarlık aşamalarına, toplumların geleneklerine, yaşam biçimlerine hatta yaşadığı coğrafyalara özgü şekillenmiştir. Tüm bunlar bugünkü manada olmasa bile birçok toplumda odaların ve borsaların temel yapılarının oluşmasına katkıda bulunmuştur. Milletimizin alış veriş serüveni yüzyıllar önce İpekyolu üzerindeki mücadele ile başlamış, İslamiyet’in kabulü ile baharat yollarındaki deneyimleriyle devam etmiştir. Selçukluların Anadolu’yu fethi, Türkistan’daki ticari birikimlerini ve ticari ahlakı bu coğrafyaya getirmesi ile ticari gelişmesini ve teşkilatlanmasını büyük ölçüde tamamlamış, uluslararası boyut kazanarak en ünlü ticaret merkezlerine ev sahipliği yapılmıştır. Osmanlı tarihine geldiğimizde ilk zamanlarda Ahiler, 16. ve 17 yy’ da Loncalar disiplinli bir şekilde çalışarak üretim-ticaret-esnaf üçgeninde sorunların ve çözüm yollarının üzerinde durmuşlar, ticaret ve sanayinin gelişmesine katkıda bulunmuşlardır. Böylece mesleki dayanışmanın ve meslek ahlakı kavramlarının çekirdeğini oluşturmuşlardır” ifadelerini kullandı.

    Günümüzde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile odalar ve borsalar, 15/3/1950 tarihli ve 7457 sayılı Resmi Gazete ’de yayımlanan 5590 sayılı Kanun ile kurulmuştur 2004 yılındaki yeni düzenlemelerle 5471 Sayılı kanun uygulandığını hatırlatan Taşdoğan, teklifte, “2010 yılı aralık ayında komşu coğrafyalarımızda protestolarla başlayan ve yaşanan domino etkisiyle özellikle Kuzey Afrika’daki ülkelerin rejimleri üzerinde büyük yıkımlara ve iç savaşlara sebep olan “Arap Baharı” isimli siyasi rüzgâr; son olarak ülkemizin güney sınırlarının büyük bir bölümündeki komşularımıza ulaşmıştı. Bu nedenle geçen 8 yılda yaşanan göç dalgası ile birlikte özellikle sınır illerimiz Gaziantep, Kilis, Şanlıurfa ve Hatay çok sayıda mülteciye ev sahipliği yapmıştır. Şehirlerimize yerleşen misafirler aynı zamanda ekonomik hayata da dâhil olmuşlardır. Yerleştikleri bölgelerde ticarethaneler açmışlar, sınai işletmeler kurmuşlar, esnaf olmuşlardır. Özellikle yukarıda belirtiğimiz sınır kentlerimizde yoğunlaşan bu ticari faaliyetler neticesinde çok sayıda esnaf ve ticari işletme sahibi misafirler sanayi, ticaret odaları ile ticaret borsalarına kayıt olmuştur. Öyle ki bazı il ve ilçelerimizde bulunan işletme ve esnaf sayısı Türk Vatandaşlarının sayısını geçmek üzeredir. Bu durum bulunduğu ilin ekonomik kaderine tesir eden odalar ve borsaların, şehir halkının yönetiminden aksi bir irade oluştuğu taktirde, ister istemez yabancı bir yapının eline geçmesini sağlayabilecektir. Odalarımızın ve borsalarımızın üye kaydında uyruk aranmamaktadır bu çok tabidir. Ülke ekonomimize katma değer sağlayan herkes odalara ve borsalara üye olarak ticari faaliyetlerini gerçekleştirebilir. Ancak odalar ve borsaların kanunla belirlenmiş organlarına ve bu organların yönetim kademelerine seçilecek olan üyelerin Türk Vatandaşı olması gerekmektedir. Türk Vatandaşı olma şartı sağlanır ise özellikle sınır illerimizde bulunan şehir halkı kendi ekonomik kaderlerini, kendi aldıkları kararlarla belirleyecek böylece ileride yaşanabilecek problemlerin önüne geçilmiş olunacaktır” ifadelerine de yer verdi.

  • Hayvanseverlerden yeni yasa tasarısına tepki

    Manisalı hayvanseverler, hazırlanan yeni yasa tasarısı taslağının sokak hayvanlarının katline neden olacağını öne sürerek tepki gösterdi. Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu tarafından yapılan basın açıklamasında taslağın kabul edilemez olduğu vurgulandı.

    Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni yasa tasarısı taslağı Manisalı hayvanseverlerin tepkisine neden oldu. Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu üyesi hayvanseverler, Şehzadeler ilçesindeki 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda bir araya gelerek tasarıya tepkilerini dile getirdi. Basın açıklaması sırasında hayvanseverler yanlarında getirdikleri hayvanlar ve sokak hayvanlarıyla yakından ilgilendi. Grup adına açıklama yapan Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu Başkanı Cemile Öztürk, “Geçtiğimiz hafta Hayvan Hakları Yasa İzleme Delegasyonunun Tarım ve Orman Bakanlığının, Bakan Bekir Pakdemirli’nin de katıldığı ve yetkililerle gerçekleştirdikleri toplantıda sokak hayvanlarının sürgünü, katliamı ve esareti ile sonuçlanacak bir yasa tasarısı taslağının 22 Ekim tarihi itibariyle hazırlandığını öğrenmiş bulunuyoruz. Yaptığımız basın açıklamasıyla ülkemizin birçok il ve ilçesinde diyoruz ki ‘Can vermeyiz’ yani canlarımızı kimseye vermeyiz. Türkiye’de yüzyıllardır birlikte yaşadığımız sokak hayvanları mahalle sakinlerimizdir. Sokak hayvanları özellikle son yıllarda tanık olduğumuz gibi korkunç bir zulme maruz bırakılmakta ve belediyeler ise bireylerden gelen zulmün bin mislini hayvanlara uygulayarak onları sokaklarımızdan, mahallelerimizden koparmak istemektedirler. Günümüzde barınak, bakımevi diye tabir edilen tesisler birer ölüm ve toplama kampına dönüşmüştür. Hayvanlar ulusal mevzuatımızın varlığına rağmen belediyelerin toplama kamplarında can vermektedir. Bu ülkenin vicdanlı insanları olarak bu zulmün engellenmesi için ‘hayvana karşı şiddet, tecavüz suçtur diyerek’ hayvanlara karşı işlenen suçların Türk Ceza Kanunu kapsamına alınması ve faillere en az 2 yıl 1 aydan başlamak üzere ertelemesiz hapis cezası verilmesi, hayvanlara vahşet uygulayan belediye görevlilerinin de ceza kapsamına alınması, bakanlığın belediyeler üzerinde idari yaptırım yetkisi olması talebimiz ortadadır. Bu toplumsal talebi karşılamak yerine Tarım ve Orman Bakanlığı bürokratlarının hazırladığı sokak hayvanlarının katline neden olacak yasayı asla kabul etmeyiz. Sokak hayvanlarına yönelik zulüm, tecavüz durdurulmadıkça, taleplerimiz doğrultusunda bir cezai düzenleme yapılmadıkça sivil toplum kuruluşlarının görüşleri dikkate alınmadan yasa taslakları hazırlandıkça hayvanları vermemek için var gücümüzle mücadele edeceğimizi bir kez daha duyuruyoruz” dedi.

  • Yasa dışı bahisçilerin her yerinden para fışkırdı

    Adana’da yasa dışı bahis oynattığı ileri sürülen iki kişi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne para kaçırmak isterken havalimanına yapılan operasyonla yakalandı. Şahısların üzerlerinde yapılan aramada iç çamaşırlarında, ceplerinde ve pantolon paçalarında yaklaşık 250 bin lira tutarında euro, dolar ve Türk lirası çıktı.

    Edinilen bilgiye göre, olay merkez Seyhan ilçesinde bulunan Adana Havalimanı’nda meydana geldi. Adana Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne bağlı ekiplere iki şahsın yasa dışı bahisten kazandıkları paraları Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine kaçıracağı ihbarı geldi. Polis bu ihbar üzerine harekete geçerek havalimanına baskın yaptı. Yapılan baskında ihbar edilen Hasan Hüseyin T. (32) ile Ali İ. (32) uçağa binmek üzereyken yakalandı. Polis yasa dışı bahis oynatan şahısların üzerinde savcılıktan alınan izinle arama yaptı. Üst aramasından Hasan Hüseyin T.’nin, iç çamaşırına gizlediği 5 bin, pantolon paçalarına sakladığı 10 bin euro ile cebinden çıkan 9 bin euroya el konuldu. Ali İ.’nin de üzerinden tam 13 bin euro çıktı. Her iki şüphelinin cüzdanlarından da toplam 360 dolar ve 4 bin 170 lira nakit para çıktı. Yaklaşık 250 bin lira paraya polis el koydu. Zanlıların üzerinden ve çantalarından ise 3 ayrı cep telefonu ve çok sayıda sim kart çıktı.

    Bu arada, şahısların kollarında ise akıllı saatler olduğu görüldü. Polis bu saatleri zanlıların yasa dışı bahisten elde edilen paraların Türkiye’den KKTC’ye transferi noktasında çete üyeleriyle bağlantı kurmak için kullandıklarından şüphelenerek saatlere de el koydu. Emniyetteki sorgularında haklarındaki suçlamaları kabul etmeyen ve paraların kendilerine ait olduğunu, ancak bu kadar para ile yurt dışına çıkışın suç olduğunu bilmediklerini dile getiren Hasan Hüseyin T. ve Ali İ., ‘adli kontrol’ şartıyla serbest kaldı.

  • Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov: “İran’a karşı ABD’nin yaptırımları kesinlikle yasa dışı”

    Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD’nin İran’a karşı olan yaptırımlarını kesinlikle yasa dışı olarak nitelendirdi.

    Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İspanya’ya yaptığı ziyarette önemli açıklamalarda bulundu. Madrid’de çalışma ziyaretinde bulunan Lavrov, İspanya Dışişleri Bakanı Josep Borrell ile temaslarda bulunmasının ardından açıklamalarda bulundu. Lavrov, İran’a karşı ABD’nin yaptırımlarının kesinlikle yasa dışı olduğunu söyledi.

    ABD’nin İran’a karşı yaptırımlarının kesinlikle gayri meşru olduğunu söyleyen Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, ABD’nin BM Güvenlik Konseyi kararlarını büyük ölçüde ihlal ettiğini açıkladı. Rus Bakan Lavrov, “ABD’nin İran’a karşı önlemleri kesinlikle gayri meşru. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarının gayri meşru ihlali olarak, bu tedbirlerin açıklandığı ve uygulandığı biçimler, elbette derin bir hayal kırıklığına yol açamaz. Sadece uluslararası hukukun değil, uluslararası iletişim normlarının da iptal edilmediği gerçeğinden yola çıkmalıyız. Üstelik ültimatomlar ve tek taraflı taleplere dayanan bir politika izlemeye devam etmek, neredeyse çağımızda kabul edilemez” açıklamasını yaptı.

    Lavrov, İran ile yapılan nükleer anlaşma tüm katılımcılar için geçerli olduğunu söyledi. Lavrov, İran ile nükleer programa ilişkin anlaşmasında, tüm katılımcılar için geçerli olmaya devam ettiğini açıkladı. Lavrov, Moskova’nın bunun üzerinde ısrar ettiğini de bildiridi.

    Lavrov, “BM Güvenlik Konseyi tarafından 2015 yılında oy birliğiyle imzalanan ve onaylanan Ortak Kapsamlı Eylem Planı’nın, bu mekanizmaya katılımlarını sürdürenlerin gücünü koruduğu varsayımından hareketle ilerlemekteyiz” ifadelerini kullandı.

    “Rusya, NATO ile tam teşekküllü bir diyaloğu sürdürme teklifinde bulundu” diyen Lavrov, “Bazı gerçekler NATO’yu Rusya’yla diyaloga geçmeye zorlayacak. NATO komşularımızın askeri altyapısını ve askeri varlığını Rusya Federasyonu sınırları içinde oluşturmaya çalıştığı tüm adımlar, öncelikle ve en başta askeri teknik önlemlerle yanıt verilebilir” ifadelerini kullandı.