Etiket: yaş

  • Elbistan’da 4-6 Yaş Grubuna İlk Resmi Kur’an Kursu Açıldı

    Kur’an kurslarında yaş sınırının kalkmasının ardından Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından başlatılan “Okul Öncesi Din Eğitimi Projesi” çerçevesinde, Elbistan Hocazade Kur’an Kursu’na 4-6 yaş grubu çocuklara yönelik Kur’an kursu (Sübyan Okulu) açıldı.

    Diyanet İşleri Başkanlığı’nca yürütülen ’Kur’an Kursları Okul Öncesi Din Eğitimi Projesi’ kapsamında, Elbistan’da ilk kez çocuklar için açılan sınıflarda, 4-6 yaş grubundaki çocuklara oyun ve şarkılarla temel dini bilgiler öğretiliyor.

    Kümbet Mahallesi Hocazade Kur’an Kursu’nun birinci katı, 4-6 yaş grubundaki çocuklar için özel olarak dizayn edildi. Açılan 2 sınıfta ise 50’ye yakın çocuğa eğitim veriliyor. Halk arasında ’sübyan okulu’ olarak adlandırılan Kur’an kursunun açılışı, törenle gerçekleştirildi.

    Törene Elbistan Müftüsü Muhsin Demirel, İlçe Milli Eğitim Müdürü Kürşat Bayazıt, İlçe Sağlık Müdürü Dr. Murat Küçük, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, din görevlileri ve eğitim gören çocukların aileleri katıldı.

    Kurdele kesimi öncesinde açıklamalarda bulunan Elbistan Müftüsü Muhsin Demirel, Kur’an-ı Kerim öğrenmenin önemine işaret etti. Çocuk yaşta edinilen bilgileri taşa kazınan yazıya benzeten Müftü Demirel, “Yüce dinimizde okumak çok önemlidir. Daha da önemlisi Kur’an-ı Kerim okumaktır. Kur’an-ı Kerim, hem dini, hem beşeri bilgi, hukuk, medeni bilimlerin temelindedir. Bu açıdan Kur’an-ı Kerim okumak ve öğrenmek son derece önemlidir. Küçük yaşta Kur’an-ı Kerim öğrenmek ve okumak daha da önemlidir. Çocuklarımızın ve evlatlarımızın zihinleri, Kur’an-ı Kerim ve faydalı bilgi ile dolmazsa, zararlı bir takım bilgilerle dolabilir. Bu zararlı bilgileri sonraki dönemlerde evlatlarımızın zihninden atmak daha da zordur. Hem de çocukluk döneminde ilim öğrenmek ve Kur’an öğrenmek daha kalıcı olmaktadır. Çocuklukta ilim öğrenmek taşa kazınan yazı gibidir” dedi.

    Açılışı yapılan kursun Elbistan’da bir ilk olduğunu belirten Müftü Demirel, “Daha önce mevzuat açısından sübyan mektebi açmak gibi bir şansımız yoktu. Bu uygulama Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından geçen sene başlatıldı. Biz de Kur’an kursumuzun ilk katını 2 sınıf olarak çocuklarımıza açtık. Şimdi kursumuzun maddi ve manevi herhangi bir ihtiyacı yoktur. Bütün ihtiyaçları hayırsever Elbistanlı kardeşlerimiz tarafından karşılandı. Burada emeği geçen kardeşlerimize teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.

    Müftü Demirel’in konuşmasının ardından kursun açılışı, kurdele kesilerek yapıldı.

  • Türkiye’de 40 Yaş Üstü Her 5 Kişiden Biri Koah Hastası

    Türk Toraks Derneği Başkanı Prof. Dr. Arzu Yorgancıoğlu, Türkiye’de, 40 yaş üstü her 5 kişiden birinde KOAH rahatsızılğı olduğunu söyledi.

    Türk Toraks Derneği Başkanı Prof. Dr. Arzu Yorgancıoğlu, bu yıl Dünya KOAH Günü’nün 18 Kasım 2015 olarak belirlendiğini söyleyerek, “KOAH [Kronik (Müzmin) Obstrüktif (Tıkayıcı) Akciğer Hastalığı] nefes yollarında mikroplarla oluşmayan bir iltihaplanmaya bağlı oluşan ilerleyici bir akciğer hastalığıdır. KOAH, tüm dünyada önemli bir halk sağlığı sorunu olmasına karşın, kamuoyu tarafından yeterince bilinmeyen bir hastalıktır. KOAH’ın görülme sıklığı 40 yaş üstü yetişkinlerde yüzde 15- 20’dir. Bir diğer deyişle toplumumuzda 40 yaş üstü her 5 kişiden birinde KOAH vardır. Oysa 10 KOAH hastasının sadece biri doktora başvurmuş ve doğru tanı alabilmiştir. Bu durumda, ülkemizde bulunan 3-5 milyona yakın KOAH’lı hastanın sadece 300-500 bini kendisinde hastalık olduğunu bilmektedir. Hedefimiz KOAH’ın her yıl daha fazla kişi tarafından bilinmesi ve risk faktörü taşıyan kişilerin sağlık kuruluşlarına başvurmalarını sağlayarak yaşamlarını daha kaliteli sürdürmelerini sağlanmasıdır” dedi.

    “KOAH DÜNYADA 3. ÖLÜM NEDENİ”

    Küresel Hastalık Yükü Çalışması verilerine göre, KOAH’ın yılda 2.9 milyon ölüme neden olduğunu belirten Prof. Dr. Yorgancıoğlu şöyle devam etti:

    “Günümüzde tüm dünyada 3. ölüm nedeni haline gelen KOAH, tüm ölümlerin de yüzde 5.5’inden sorumludur. Türkiye’de solunum sistemi hastalıkları en sık görülen 3. ölüm nedenidir ve bu ölümlerin yüzde 61.5’i KOAH nedeniyledir. Toplumun KOAH konusunda yeterli bilgiye sahip olmaması, hastalığın erken tanısını ve etkin tedavisini güçleştirmektedir. KOAH gelişimi için tüm dünyada en yaygın görülen risk faktörü sigara dumanıdır. Sigara içenler, içmeyenlere göre, daha fazla solunumsal şikayetlere, daha fazla solunum fonksiyon kaybına ve daha yüksek KOAH ölüm oranlarına sahiptirler. Diğer tip tütün kullanımı (pipo, puro, nargile vb.) ve çevresel tütün dumanı da KOAH gelişimine katkıda bulunmaktadır. KOAH gelişiminde genetik risk faktörlerinin rolü henüz çok iyi aydınlatılamamış olmasına rağmen, sağlıkta eşitsizlik, özellikle biyomas (odun, tezek, kök benzeri yakıt) kullanımına ikincil iç ortam hava kirliliği ve tozlu-dumanlı işyerlerinde çalışmanın en önemli çevresel risk faktörleri olduğu bilinmektedir. Son yıllarda önemi giderek vurgulanmaya başlayan fiziksel aktivitede azalma, hareketsizlik de artık bir risk faktörü olarak kabul edilmektedir”.

    “KOAH’LI HASTALAR MUTLAKA EGZERSİZ YAPMALI”

    Türk Toraks Derneği GARD Temsilcisi ve Koordinatör Yardımcısı Prof. Dr. Bilun Gemicioğlu ise KOAH’da en sık görülen yakınmaların nefes darlığı, öksürük ve balgam çıkarması olduğunu ifade ederek şunları söyledi:

    “Sigara içen kişiler öksürük ve balgamı kanıksarlar ve bu nedenle doktora başvurmazlar. Nefes darlığı nedeniyle fizik aktivitede azalma ortaya çıkar. Eforda nefes darlığı çeken kişi, yol yürümek istemez, günlük işlerini azaltır, markete gitmeye çekinir ve zamanla evden çıkmamayı tercih eder hale gelir. Bu şekilde giderek artan fiziksel aktivite azalması, hastanın yaşam kalitesini bozarak hastalığın ilerlemesine neden olur, sakatlık ve ölüme yol açar. Yirmi yıl boyunca izlenen KOAH’lı olgularda haftada iki saat ve daha fazla yürüyüş yapan hastalarda hem KOAH nedeniyle hastaneye başvurularda hem de bu hastalık nedeniyle ortaya çıkan ölüm oranlarında yüzde 30-40 azalma saptanmıştır. Bu nedenle, hem bu hastalığın önlenmesi hem de ilerlemesinin engellenmesinde ‘fiziksel aktivitenin arttırılması gerekmektedir”.

    “KOAH’IN ERKEN TANISI ÇOK ÖNEMLİ”

    KOAH’ın tanısının, basit ve ağrısız bir test olan “nefes ölçüm testi” ile kolayca konabildiğini belirten Prof. Dr Gemicioğlu, KOAH’ın erken tanısı, hastalığa bağlı sakatlık ve ölüm oranlarını azalttığını ifade etti. Prof. Dr Gemicioğlu, bu nedenle 40 yaş üstü, sigara içmiş ya da içmekte olan ve/veya meslek icabı ya da çevresel ortam gereği tozlu ortamlarda bulunan kişilerde müzmin seyirli öksürük, balgam ve nefes darlığı yakınmalarından en az birinin bulunması halinde kişinin bir göğüs hastalıkları hekimi tarafından görülüp ”nefes ölçüm testini” yaptırması gerektiğinin altını çizdi.

    KOAH ilerleyici bir hastalık olmasına karşı önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu söyleyen Prof. Dr Gemicioğlu şöyle devam etti:

    “KOAH’lı bir hastanın yapması gereken ilk iş sigarayı bırakmak amacıyla hekime başvurmasıdır. Sigara bağımlılığı tedavi edilebilen bir hastalıktır. Bunun dışında, diğer zararlı toz ve dumandan uzak durulması, grip ve zatürre aşılarının yapılması ve nefes yoluyla alınan ilaç tedavisinin yanı sıra fiziksel aktivitenin önerilmesi ve uygulanmasının sağlanması; hem hastalık gelişimi, hem hastalığın ilerlemesi ve kötü sonuçlarının önlenmesinde önemli bir adımdır. Yeterli bir fiziksel aktivite için ağır egzersizlere gerek yoktur, haftanın çoğu günleri yapılan orta yoğunluktaki fiziksel aktivite yeterlidir. Herkesin yapabileceği bir aktivite olan yürüyüş, düzenli fiziksel aktivitenin sağladığı hemen tüm yararları sağlayabilmektedir”.

  • Paris’teki Saldırıda Ölen Türk Genci Elif Doğan’ın Baba Ocağında Yas Var

    Fransa’nın başkenti Paris’teki terör saldırılarında hayatını kaybeden Türk genci Elif Doğan’ın ailesinin yaşadığı İzmir’in Urla ilçesindeki baba evinde yas var. Baba Kemal Doğan, kızı Elif ile en son olaydan önceki gün konuştuğunu söyledi.

    Paris’teki terör saldırısında hayatını kaybeden Belçika doğumlu 28 yaşındaki Elif Doğan’ın babası Kemal Doğan, İzmir’in Urla ilçesinde İhlas Haber Ajansının sorularını yanıtladı. Doğan, kızı Elif ile en son olaydan önceki gün sosyal mesajlaşma platformu WhatsApp üzerinden konuştuğunu ifade etti. Kızı Elif’in okulunu bitirdiğini aktaran Doğan, “Elif, Türkiye’deki karşılığı işçi bulma kurumu gibi bir kurumda elmaları iş yerlerine yerleştiriyordu. Saldırıdan sonra saat altı gibi içimize bir kurt düştü ama teyit edemedik” derken, ulaşabildikleri bir merci olmadığını ifade etti. İlk başlarda isimlerin açıklanmadığını vurgulayan baba Doğan “Bugün altı gibi Belçika İçişleri Bakanlığı isimleri açıklayınca zaten iki Belçikalı ölmüş. Bizde Belçikalı Türk durumundayız, tabi Türkiye bilgi verdi. Paris Büyükelçiliği açıklama yaptı. Ölen ve yaralanan Türk yok diye belirtti. Ama kızımızın üzerinde Belçika kimliği pasaportu olduğu için herhalde yanıldılar” diye düşündük. Doğan, kızlarının öldüğünü Belçika İçişleri Bakanlığının yaptığı açıklamayla öğrendiklerini aktardı.

    Saldırılarda ölen kızı Elif’in hangi noktada öldüğünü henüz belirleyemediklerini söyleyen Kamil Doğan, “Büyük bir ihtimalle ya restoran ya da tiyatroda olabileceğini düşünüyorum. Futbol veya rock konseri ilgisi olduğunu pek düşünmüyorum” dedi.

    Kızının Belçika ya da Türkiye’ye defnedileceği konusunda henüz bir karar alamadıklarını aktaran Doğan, “Kızım Belçika’da doğup büyüdü. Tüm çevresi ve aile çevremizin büyük bir bölümü Belçika’da. Urla’da İzmir bölgesinde pek çevremiz yok. Dolayısıyla Belçika’da defnedilmesi büyük olasılık dahilinde ama daha kararlaştıramadık, düşünüyoruz” diye konuştu.

  • Hollande: “Fransa’da 3 Günlük Yas İlan Edildi”

    Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Paris’te yaşanan kanlı saldırının ardından ülkede 3 günlük yas ilan edildiğini duyurdu.

    Paris’te farklı noktalara düzenlenen terör saldırısının ardından Fransa’da 3 günlük yas ilan edildi. Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande düzenlediği basın toplantısında, ülkedeki güvenliğin en üst düzeye yüksek seviyeye yükseltildiğini aktardı. Hollande, saldırıda 127 kişinin hayatını kaybettiğini ve 180’den fazla kişinin de yaralandığını ifade ederek, saldırının sorumlusunun ise terör örgütü IŞİD olduğunu kaydetti. Hollanda saldırının 8 kişi saldırgan tarafından planlı ve organize bir şekilde gerçekleştirildiğini dile getirerek, pazartesi günü Parlamentonun Pazartesi günü olağanüstü toplantı olarak toplanacağını bildirdi.

    Saldırganlar Fransa’nın başkenti Paris’te bulunan La Belle Equipe binasına, Le Carillon adlı bara, La Petit Caöbodge adlı restorana, La Casa Nostra adlı restorana, Fransa Stadyumu, Bataclan Konser Salonu’na maskeli saldırganlar tarafından silahlı ve bombalı saldırı düzenlenmişti.

  • Öz İplik-iş Sendikası Genel Başkanı İnanç: “45 Yaş Ve Üzeri Çalışanların İstihdamda Kalmaları Teşvik Edilmelidir”

    Öz İplik-İş Sendikası Genel Başkanı Murat İnanç, “45 yaş ve üzeri çalışanların istihdamda kalmaları ve katılmaları teşvik edilmelidir” dedi.

    Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan İnanç, “Seçim beyannamesi kapsamında gençlerin istihdama katılmaları durumunda verilecek teşviklerin olumsuz etki edeceğine inandığımız 45 yaş ve üzerinde çalışan işçilerin de istihdamda kalmalarına ve katılmalarına yönelik bir politika geliştirilmelidir” dedi.

    Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun açıklamış olduğu, toplumu kucaklayan ve herkesin içinde kendini bulduğu AK Parti seçim beyannamesinde önemli konuların olduğunu düşündüklerini belirten İnanç, “Asgari ücret başta olmak üzere kadınlar, engelliler, emekliler, polisler, askerler, öğrenciler, yaşlılar, taşeron-mevsimlik işçiler, çiftçiler ve gençlere yönelik atılacak önemli adımlarla toplumun olumlu etkileneceği kanaatindeyiz. Ancak üzerinde durulması gereken önemli bir konu daha var ki, 45 yaş ve üzerinde çalışan işçilerin istihdamda kalma mücadelesidir. Bir yandan bu paketle birlikte ekonomik refah sağlanmak istenirken, diğer yandan 45 yaş üzerinde çalışanları ciddi bir tehlike bekliyor. Türkiye’de toplam işgücünün üçte birine yakın bölümünü 45 yaş ve üzerindeki kişiler oluşturmaktadır. Bu işçiler, yaptıkları işlerde uzun yıllar çalışmaları sonucunda deneyim ve kıdeme bağlı olarak daha yüksek ücret ile ek yardımlar elde etmeleri, işverenler için daha maliyetli hale gelmektedir” diye konuştu.

    Seçim beyannamesi kapsamında gerçekleştirilmesi düşünülen ilk kez iş bulan her gencin maaşının 1 yıl boyunca devlet tarafından karşılanacak olmasının genç işçi çalıştırmayı teşvik ederken, 45 yaş üzeri işçiler için de tehlike oluşturduğunu hatırlatan İnanç, “Teşvik kapsamında işverenler, daha deneyimli olan 45 yaş üzeri işçileri daha az deneyimli genç işçilerle değiştirdiklerinde maliyetlerin azalacağının bilincindeler. Günümüzde 45 yaş üzerinde olan işçilerin kıdemi, bilgi birikimi, tecrübesi hiçe sayılarak, bu işçilerin genç işçilerden daha az esnek, daha az motivasyona sahip ve daha az yenilikçi olduğu hakkında düşünceler, onların fiziksel kapasiteleri ve yeterlilikleri ile ilgili kanılar ve önyargılar bulunmaktadır. Gençlerin istihdama katılması planlanırken teşvikle 45 yaşın üzerinde olan işçilerin herhangi bir şekilde istihdama ara vermeleri durumunda tekrar istihdama katılmaları daha da zor hale gelecektir. Bu işçiler, iş bulma konusunda zaten dezavantajlılardır. Emeklilik yaşını ve süresini doldurmaya çalışan ve bir şekilde istihdamda kalma mücadelesi veren 45 yaş üzeri çalışanlar diğer yandan da ucuz emek, işsizlik ve sosyal güvence kaybı, yoksulluk gibi sorunlarla karşılaşacaklardır. Öz İplik-İş Sendikası olarak 45 yaş ve üzeri işçilerin istihdama katılmaları ve istihdamda kalmaları için pozitif ayrımcılık yapılması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.