Etiket: Yarışıyor

  • Liseli mucitler yarışıyor

    TÜBİTAK 48. Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri İstanbul Asya Bölge Yarışması Gebze Teknik Üniversitesinin ev sahipliğinde başladı.

    Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu(TÜBİTAK) Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığı tarafından düzenlenen uygulamalı bilim alanlarında öğrencileri araştırmaya teşvik etmek ve proje kültürünü kazanmalarını amaçlayan 48.Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri İstanbul Asya Bölge Yarışması başladı. Gebze Teknik Üniversitesi Prof. Dr. Ahmet Ayhan Spor Salonunda başlayan yarışmada 3 gün boyunca öğrenciler projelerini hem değerlendirme komitesine hem de ziyaretçilere sunacak. 12 ayrı bölgede tüm yurt çapında aynı anda düzenlenen proje yarışmaları 12 alanda yapılıyor. Yarışmaya İstanbul Asya Bölgesi, Kocaeli, Sakarya ve Düzce’den bu sene toplam 600 proje sunuldu. 600 proje arasında yapılan değerlendirmeler sonucunda 100 proje ise İstanbul Asya Bölge Yarışmasında yarışma hakkı kazandı. Yarışmaya Türkiye çapında ise 13 bin 940 proje sunuldu.

    Sunulan projeler arasında yer alan ’Deniz Yüzeyine Dökülen Petrolün Emilimini ve Geri Dönüşümünü Sağlayan Mekanik Sistem’ ilgi gördü. Proje hayata geçirildiğinde, rafineri üretimi yada tanker kazaları sonucu denize dökülen petrolü temizlemeyi sağlayacak. Tavuk tüyünden yapılan ve suyu emmeyen bir şerit ile denize dökülen petrol geliştirilecek olan makine ile temizlenebilecek. Bir başka ilgi çeken proje ise, “Kalp Krizini Bildiren Bileklik” projesi oldu. Bu proje ile birlikte de, 40 yaş üstü insanlarda kalp krizi geçirme riski yüksek olan insanlar için bir bileklik geliştirildi. Geliştirilen bileklik sayesinde kişinin nabız değerleri anlık olarak ölçülüp, telefonlara yüklenecek olan bir uygulamaya gönderilecek ve kişi erkenden uyarılarak kalp krizi geçirmesi önlenecek.

    “12 alandan oluşuyor yarışmamız”

    100 projenin değerlendirileceği 48.Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri İstanbul Asya Bölge Yarışması ile ilgili bilgiler veren TÜBİTAK İstanbul Asya Bölge Koordinatör Yardımcısı Doç. Dr. Mustafa Ay, “Yarışmamız Türkiye geneli 12 bölgeden oluşuyor 12 bölgeden biride İstanbul Asya Bölgesi dediğimiz İstanbul Anadolu yakası, Sakarya, Kocaeli ve Düzce bölgelerinden meydana geliyor. 12 alandan oluşuyor yarışmamız. Biyoloji, Fizik, Kimya, Matematik, Türk Dili, coğrafya, tarih, teknoloji tasarımı, kodlama, değerler eğitimi gibi 12 alandan meydana geliyor. Toplamda bu bölgede 600 proje başvurumuz olmuştur öğrencilerimiz tarafından. Bunlardan da ön değerlendirmede ilk 100 tanesi belirlendi ve Gebze Teknik Üniversitesinin misafir ettiği salonda bu 100 projemiz şuanda sergilenmekte. Hem dışarıdan gelen misafirlerimize gösterilmekte projeler tanıtılmakta, hem de jüri üyelerimizin tekrar projeleri gerçek halleri ile görüp değerlendirmelerde bulunmaktalar” dedi.

    “TÜBİTAK tarafından belirlenen jüri, projeleri değerlendiriyor”

    Projelerde değerlendirmenin nasıl yapıldığını anlatan Ay, “Bu projeler öncelikle TÜBİTAK sistemine okuldaki proje yapan öğrenciler danışmanları ile beraber yükleniyor. Sonra alan kodlamaları yapıldıktan sonra TÜBİTAK tarafından belirlenen jüri üyelerine bu projeler gönderiliyor. Mesela matematikten 100 tane proje başvurusu yapılmış bu üç hocamız bu projeleri değerlendirip kendi aralarında bir puanlandırma yapıyorlar. Bu puanlandırma sonucunda o proje sayısına göre oranla diyelim şuanda 11 tane matematik projesi şuanda bu bölgede sergiledi. İlk 11 e giren öğrenci buraya çağrılıyor ve burada da tekrar kendi aralarında değerlendirilerek bir sıralama yapılıyor” şeklinde konuştu.

    “Dereceye giren öğrenciler yurt dışı yarışmalara katılacaklar”

    Yarışmanın finali ve ödülü hakkında bilgi veren Ay, “Bunun sonunda öğrencileri küçük birer hediyeler var. Asıl en büyük şey şudur Türkiye finali dediğimiz Mayıs ayı içerisinde Ankara’da yapılacak büyük finallerimizdir. Orada dereceye girecek öğrencilerimiz yurt dışı yarışmalara katılacaklardır kendileri” ifadelerini kullandı.

    “Bugün çok mutlu ve gururlu olduğumuz bir gün”

    Yarışma ile ilgili açıklamalarda bulunan GTÜ Rektörü Prof. Dr. Haluk Görgün, “Bugün hakikaten çok mutlu ve gururlu olduğumuz bir gün. Çünkü gençlerimizin bilime ne kadar aşık ne kadar aşina olduğunu yakından stantları gezince bizzat şahit oldum. TÜBİTAK’ın düzenlemiş olduğu etkinliğe üniversitemizde ev sahipliği yapıyoruz. 48.sı düzenleniyor liseler arası proje yarışmasının. Bölgelere bölünerek ülkenin dört bir yanındaki liselerden öğrencilerin proje fikirlerinin değerlendirildiği harika bir platformdaki bir yarışma” dedi.

    “Birbirinden değerli lise öğrencilerinin projeleri var”

    100 farklı ekibin yarıştığını belirten Görgün, “Kocaeli Sakarya ve Düzce’de İstanbul’un Asya yakası ile beraber Türkiye’deki 12 bölgeden bir tanesi. Bugün üniversitemizde daha doğrusu bu son iki üç gündür Asya bölgesindeki 12 bölgeden biri olan Asya bölgesindeki liselerdeki öğrencilerinin projelerini sunduğu finale kalan projelerin sunulduğu bir platformda bir proje yarışmasında birlikteyiz. Üniversitemizde ağırlıyoruz. Birbirinden değerli çok farklı alanda öğrencilerimizin, lise öğrencilerimizin projeleri var. Sosyal alanda kültürel alanda olduğu gibi temel bilimler ve mühendislik alanlarında bu projeler. 100 faklı ekip burada” şeklinde konuştu.

    “İlk üç projeyi belirlemek çok zor”

    Türkiye finaline katılacak ilk üç projenin GTÜ’de belirleneceğini belirten Görgün, “Dün bugün ve yarın projelerini katılımcılarına ve projeleri değerlendirici heyete sunuyorlar, anlatıyorlar. Yarın final gününde de artık Türkiye finaline katılacak ilk üç proje burada belirlenecek. İlk üç projeyi belirlemek inanın o kadar güç ki ben tek tek hepsini gezmeyi bizzat arzuladım fakat henüz başaramadım. Çünkü hepsi heyecanlı anlatıyorlar anlattıkları ve değindikleri projeleri ülkemizin ne kadar yenilikçi ve girişimci bir nesil yetiştirdiğinin de göstergesi” ifadelerini kullandı.

    TÜBİTAK 48. Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri İstanbul Asya Bölge Yarışmasının finali yarın GTÜ’de yapılacak.

  • Bulgaristan seçimlerinde iki Türk partisi yarışıyor

    Bulgaristan’da bugün gerçekleştirilen erken genel seçimlerde nüfusun yüzde 10’nunu oluşturan Türk ve Müslümanların oyları için iki parti yarışıyor.

    1990 yılında Komünist totaliter rejimin yıkılmasının ardından kurulan Hak ve Özgürlükler Hareketi Paretisi (HÖH) ile bu partiden ayrılan Lütvi Mestan tarafından kurulan Sorumluluk, Özgürlük ve Hoşgörü için Demokratlar Partisi (DOST), ülkedeki Türklerin oylarına talip. HÖH, Türkiye’nin hava sahasını ihlal eden Rus uçağının düşürülmesinin ardından Rusya’nın tutumuna destek verirken, DOST Partisi Türkiye’nin yanında yer almıştı.

    Mestan: “Türkler artık sahipsiz değil”

    DOST Genel Başkanı Lütvi Mestan, oyunu kullandıktan sonra yaptığı açıklamada, Bulgaristan’ın bütünlüğü, bölünmezliği ve beraberliğinin yanı sıra gerçek bir demokratik ülke olarak gelişmesi için oy verdiğini söyledi. Sınırdaki aşırı milliyetçilerin engellemelerine değinin Mestan, “Hiçbir Bulgaristan vatandaşı, vatanına gelirken aşırı milliyetçiler tarafından ezilmesin, gücendirilmesin, saldırıya uğramasın. Böyle gerçek bir demokratik Bulgaristan için oy kullandım” dedi.

    Bulgaristan’daki Türklerin artık sahipsiz olmadığını belirten Mestan, parlamentoya milletvekili göndermek için engellemelere rağmen yüzde 4’lük barajı aştıklarından emin olduğunu ifade etti.

    Azis: “Erken seçimleri biz istedik”

    HÖH Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Kırcaali Belediye Başkanı Hasan Azis ise, erken genel seçimlerin yapılmasını kendi partilerinin istediğini hatırlatarak şunları söyledi:

    “Erken seçim yapılmasını bizim partimiz istedi. Nedeni ise son 27 yılda hükümette aşırı milliyetçi partiler yer alıyordu. İkincisi ülkenin kötü ekonomik durumu ve insanların yaşam standartlarının düşük olmasıydı. Üçüncüsü de işsizlik yüzünden insanlarımızın yurt dışına göç etmesiydi. Bu nedenler yüzünden erken genel seçimlerin yapılmasını istedik.”

    Azis, erken seçimin Bulgaristan ve Türk toplumu için önemli olduğunu kaydederek, daha güçlü bir toplum için ve birlik beraberlik için istediklerini kaydetti. Seçimlerin stratejik seçimler olduğunu kaydeden Azis, “Tek çaremiz toplum olarak Bulgaristan’da, Avrupa’da, Türkiye’de güçlü olmamız lazım. Bulgaristan’da güçlü olmak Avrupa’da güçlü olmak demektir. Bulgaristan’da güçlü olmak Türkiye’de güçlü olmak demektir” ifadelerini kullandı.

    “Türkiye’den en az 154 sandık olmasını istedik”

    Azis, seçmene Kiril alfabesiyle dilekçe yazma zorunluluğuna ilişkin olarak, “Biz parlamentoda parti olarak Türkiye’den en az 154 sandık olmasını istedik. Maalesef 154 sandık açmayı başaramadık. Tüm diğer partiler bize karşı birleştiler. Şuan bizim vatandaşlarımızın, Türkiye’deki vatandaşlarımızın zorluk çektiğini duyuyoruz. Kanunca beyannameleri dışarıdan bile doldurup sadece komisyonun önünde imza atması yeterlidir” açıklamasını yaptı.

  • Bursa’nın tarihi çarşıları AVM’lerle yarışıyor

    Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, Bursa’nın çarşılarının örnek olduğunu söyledi.

    Başkan Recep Altepe, kapalı çarşı alt kat esnafıyla bir araya geldi. toplantıya Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar da katıldı. Altepe, çarşı esnafının nabzını tuttuğu toplantıda, Büyükşehir Belediyesi tarafından modernize edilen çarşıların yıllardır beklenen eksiklerinin tamamlandığını söyledi. Tarihe imzasını atan çarşıların Bursa için değerine işaret eden Başkan Altepe, “Esnafımızla en çok bir araya geldiğimiz yerlerden biridir, kapalı çarşı alt katı. Burada esnafımızla buluşmaktan, atılan adımlarla da çarşımıza değer katmaktan mutluyuz. Bursa’da çarşılarda güzel hizmetlerin yapılması bizlere nasip oldu” dedi.

    Konuşmasında Bursa’nın özellikli bir şehir olduğuna değinen Başkan Altepe, “Türkiye ve Bursa gelişiyor. Bizler de üzerimize düşeni yapıyoruz. Bursa’ya değer veriyoruz” diyerek çarşıların alışveriş merkezleri kalitesine ulaştırıldığını ifade etti.

    Başkan Altepe, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yerini alan, evrensel değer Bursa’da kapalı çarşı alt katında klima ve ses sistemlerinden zemine kadar her türlü eksiğin giderildiğini kaydederek, “Esnaf kazanırsa, çarşı kazanırsa biz de mutlu oluruz. Birlik ve beraberlik içinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Çarşının cazibesinin artması için hizmetler yapıyoruz. Bursa’nın çarşıları artık örnek oluyor” diyerek, Bursa’dan Balkanlara kadar pek çok noktada çalışmaların yapıldığına değindi.

    Çarşının her köşesinin yenilendiğini ve artık esnafın da üzerine düşeni sorumlulukla ve özveriyle çalışmalarına devam etmesi gerektiğini belirten Başkan Altepe, yorgancılar çarşısında gerekli düzenlemelerin de yapıldığını ve Kayhan ile Reyhan bölgelerinde ise çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Çarşıda halen 42 derneğin var olduğunu ve esnafın kenetlendiğini anlatan Başkan Altepe, “Kapalı alt çarşıya ben de 47 – 48 yıldır geliyorum. Burada ömrümüz geçti. Bu şehirde yaşamak bir şans ve Bursa’ya hizmet etmek bir onur. Bursa için ve esnafımız için ne yapsak az” diye konuştu.

    “Çarşılar cazibe merkezi olacak”

    Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar da Başkan Altepe’nin Osmangazi Belediye Başkanlığı döneminden bu yana çarşılarda çalışmalarını sürdürdüğünü ve Osmangazi Belediyesi’nin de halen bu çalışmalara devam ettiğini ifade etti. Bursa’nın değerlerine ve tarihine sahip çıkıldığını vurgulayan Dündar, “Büyüyen ve gelişen şehir Bursa, Osmanlı’nın temelinin atıldığı yer. Değişmeyen bir kültürdür, ahilik. Esnafımızın “Alışveriş merkezleriyle rekabet edemeyiz” anlayışı artık değişti. Bursa’nın çarşıları daha da güzelleşti. Bursa’nın tarihi çarşılarında esnafın sorumluluğu büyüktür” dedi.

    Dünyanın ilk kalite belgesinin Bursa’da yazıldığını söyleyen Dündar, “Yeni dönemin alışveriş anlayışı yazılacak. Yöneticiler, esnaflar, belediyeler elbirliğiyle çalışmaya devam edersek çarşılarımız cazibe merkezi olacaktır” diye konuştu.

    BESOB Başkanı Arif Tak, Büyükşehir Belediyesi’nin hizmetleriyle Bursa’nın her köşesine ulaştığını ve kente değer kattığını belirterek, “Bursa’da her yerde Büyükşehir Belediyesi’nin hizmetlerini görüyoruz. Bu hizmetlerin hem vatandaşlara hem de esnafımıza olumlu dönüşleri oluyor. Artık mağazaların kalitesi arttı, çarşılar daha konforlu hale geldi” diyerek, Başkan Altepe’ye çalışmalarından ötürü teşekkür etti. Tak, Bursa’nın esnafa fayda sağlayacak sanayi sitesine ihtiyaç duyduğunu hatırlattı.

    Bursa Yaymacılar ve Benzerleri Odası Başkanı Fahrettin Tüccaroğlu ise Başkan Altepe’ye çarşıya katkılarından dolayı teşekkür etti. Restorasyonlardan sonra çarşının AVM’lerle yarışır hale geldiğini söyleyen Tüccaroğlu, “Çarşımızın çatı onarımından ses sistemine kadar her türlü eksiğin giderilmesinde destek olan Büyükşehir Belediye Başkanı’mıza teşekkür ediyoruz. Çarşının yüzü olan esnafımızla da gurur duyuyoruz. Çarşıda eksikler tamamlandı ve artık iş esnafta” dedi.

    Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği (BTÇH) Başkanı Muhsin Özyıldırım da Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe ve Büyükşehir Belediyesi’nin Hanlar Bölgesi başta olmak üzere kentin çarşılarına verdiği değere dikkati çekti. Konuşmaların ardından Başkan Altepe, çarşıda gezerek esnafa bol müşteri ve hayırlı işler diledi.

  • Ihlamur, çeyrek altında yarışıyor

    Özellikle kış aylarında en çok tüketilen bitkiler arasında yer alan ıhlamurun yaprağının kilogramı 100, çiçeğinin kilogramı ise 200 TL’ye çıktı.

    Kış aylarında soğuk algınlığına iyi gelen, terlemeye teşvik eden ve ateş düşürme gibi bir çok faydası olan ıhlamurun fiyatı dikkat çekiyor. Kış aylarının vazgeçilmez bitkisi olarak bilinen ıhlamurun yaprağının kilogramı 100, çiçeğinin kilogramı ise 200 liraya alıcı buluyor. Ihlamurun en çok kış aylarında satıldığını belirten 10 yıllık aktar Mustafa Sesli, “Ihlamurun fiyatı 150 ile 200 TL arasında. Fiyatının yüksek olmasının nedeni nadir bulunmasındandır. Ihlamur neredeyse altınla yarışıyor. Kış ayı olduğu için yoğun bir talep var” dedi.

    Ihlamurun limonla kaynatılıp, balla karıştırılıp içildiğinde etkisini daha fazla gösteren bir bitki olduğunu aktaran Sesli, genelde kış aylarında soğuk algınlığı önleyici ve terlemeye teşvik edici olarak kullanıldığını kaydetti.

    Aktar Eyüp Kazancı ise, “Ihlamur soğuk algınlığına iyi gelir. Ihlamurun vitaminin yüksek olması ve bağışıklık sistemini güçlendirmesinden dolayı hasta olmayı azaltır” diye konuştu.

    Kış mevsiminde sıkça tüketilen ıhlamurun soğuk algınlığı dışında birçok faydası olduğu da biliniyor. Vücudun direncini arttıran ıhlamurun, saç sağlığı, stres, cilt lekelerini giderme ve kalp sağlığına iyi geldiği de belirtiliyor. Ayrıca, ıhlamurun sindirim sistemini düzenlediği gibi, kansızlığı da iyi geldiği uzmanlar tarafından dile getiriliyor.

  • Bursalı 300 firma 150 milyonluk destekle dünya ile yarışıyor

    Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) üyelerine uluslararası alanda rekabet gücü kazandırmak amacıyla geliştirdiği Ur-Ge Projeleri kapsamında yaklaşık 300 firma 150 milyonluk destekle dünya pazarlarında boy gösteriyor. Ekonomi Bakanlığı’nın sağladığı desteklerden yararlanan ilk sektörlerden biri olan bebe çocuk konfeksiyoncuları, 2016 yılının 10 aylık döneminde ihracatını yüzde 116 artırmayı başardı.

    BTSO, uzay, savunma ve havacılık, raylı sistemler, makine, kimya, gıda, tekstil, kompozit, yenilenebilir enerji ve bebe çocuk konfeksiyonu sektörlerinin uluslararası alanda daha güçlü bir konuma ulaşması adına toplamda 10 Ur-Ge projesi geliştirerek Ekonomi Bakanlığı’nın onayına sundu.

    Bakanlığın başarılı bularak onayladığı her bir proje için 4,5 milyon dolara kadar destek verdiği sektörlere toplamda 150 milyon liralık bir kaynak sağlanmış oldu. 10 Ur-Ge projesinde yer alan yaklaşık 300 firma, söz konusu kaynağı, eğitim, danışmanlık, yurt dışı fuar ve tanıtım faaliyetlerinde kullanmaya başladı. Ur-Ge üyeleri 2016 yılı boyunca 7 yurt dışı fuar organizasyonu, 11 eğitim ve danışmanlık programı ve 3 alım heyeti etkinliğine katıldı.

    Küresel arenada yeni iş ağları

    Proje katılımcısı firmalar, Almanya, Fransa, Güney Afrika, Amerika, Fas, Azerbaycan ve Bulgaristan’da düzenlenen; bebe-çocuk konfeksiyonu, kimya ve uzay, havacılık ve savunma sektörlerindeki prestijli fuarlarda yer alırken, küresel arenada da yeni iş ağları oluşturdu. Aynı zamanda tekstil ve bebe-çocuk konfeksiyonu sektörlerinde yurt dışından önemli üretici ve ithalatçı firma yetkililerini Bursa’ya getirerek proje katılımcısı firmalarla aynı masada buluşturan BTSO, Bursa’nın söz konusu sektörlerdeki potansiyelini tüm dünyaya göstermesini sağladı.

    Bebe çocuk konfeksiyonuna 30 milyon lira

    BTSO’nun hazırladığı ilk Ur-Ge projelerinden biri olan bebe – çocuk konfeksiyonu sektörünün ihracat başarısı dikkat çekti. Sektörün 2016 yılının ilk 10 aydaki ihracatı yüzde 17 artarken, ilk bebe – çocuk konfeksiyonu Ur-Ge projesinde yer alan 34 firmanın ihracatı yüzde 116 arttı. Bebe – çocuk konfeksiyonu sektörünün üretim merkezi konumunda bulunan Bursa’da ilk Ur-Ge projesinin başarısı, aynı alanda 39 firmanın katılımıyla ikinci Ur-Ge Projesinin de gerçekleştirilmesini sağladı. Böylece 73 firma, toplamda 30 milyon TL’yi aşkın destekten yararlanma imkanına kavuşmuş oldu.

    “Sektörlerimizin gücüne güç kattık”

    BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, en fazla Ur-Ge projesi geliştiren ve bu projeleri aynı anda yürüten tek kuruluş olduklarını ifade ederek, sektörlerin gücüne güç katmayı hedeflediklerini söyledi. Hazırladıkları ilk Ur-Ge projeleri arasında yer alan bebe – çocuk konfeksiyonu sektörünün uluslararası alanda da gelişimi adına gerçekleştirdikleri çalışmaları anlatan Başkan Burkay, “Bu yılın ocak ayında 5 yıllık bir aranın ardından Bursa’da Junioshow Fuarı’mızı gerçekleştirdik. 44 ülkeden 24 bin profesyonel ziyaretçi, firmalarımızın sergilediği ürünleri yakından inceledi. Düzenlediğimiz alım heyetleriyle sektör temsilcilerimizi uluslararası alıcılarla buluşturduk. Ur-Ge kapsamındaki firmalarımız, ABD, Güney Afrika ve Almanya’daki pazarlarda boy gösterdi. Yaklaşık 80 ülkeden 8 bin 500 kişilik alım heyetini Bursa’da üyelerimizle buluşturduğumuz Ticari Safari projemiz kapsamında da yaklaşık 500 yabancı alıcıyı Ur-Ge üyelerimizle bir araya getirdik. Tüm bu çalışmaların neticesinde de Ur-Ge kapsamındaki firmalarımızın ihracatı yüzde 116 arttı” dedi.

    Junioshow 10 Ocak’ta kapılarını açıyor

    BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, 10-14 Ocak 2017 tarihleri arasında Junioshow Fuarı’nın ikincisini düzenleyeceklerini söyledi. 180’i aşkın firmanın stant açacağını belirten Başkan Burkay, fuar kapsamında düzenleyecekleri alım heyetleriyle de sektöre yeni iş bağlantıları kurma fırsatı sunacaklarını ifade etti. İbrahim Burkay, “Üretimin ve ihracatın merkezi Bursa, bebe-çocuk konfeksiyonu sektöründe de dünyanın en önemli merkezlerinden biri olacak” dedi.