Etiket: Yarısından

  • Hidroana, Avrupa’nın en prestijli yarışından dereceyle döndü

    Anadolu Üniversitesi Hidrojenli Araç Projesi Aracı (Hidroana), Avrupa’nın en prestijli yarışı olan Shell Eco-Marathon Europe 2018’de önemli bir başarıya imza attı.

    Dünya üzerinde alternatif enerji kaynağı hidrojenin kullanımını artırmak ve yaygınlaştırmak isteyen Hidroana ekibi, başarılarına bir yenisini daha ekledi. Uluslararası projelerde yer alan Hidroana takımı, 25 ülkeden 140 takımın katıldığı yarışmada ’Hidrojen Prototip’ kategorisinde 8’inci olarak dikkatleri üzerine çekti. Londra’da düzenlenen Shell Eco-Marathon Europe 2018’e katılan ekip, üç gün süren zorlu teknik kontrollerini tek seferde başarıyla geçerek piste çıkmaya hak kazandı. Hidroana ekibi, geçen senelerde de düzenlenen aynı yarışta elde ettiği 277,9 km/m3 olan skorunu 313 km/m3 değerine yükselterek bu alandaki derecesini de geliştirmiş oldu. Yarışta Hidroana ailesini; takım kaptanı Ersin Öz, pilot Beyza Lik, Mine Nohuz, Selin Uysal, Mustafa Hıdıroğlu, Enes Okay Koç, Burak Aşık, Nail Buğra Kılıç, Ahmet Furkan Vayni, Tarık Memişoğulları temsil etti. Daha çok çalışarak kendilerini ileriye götürmek istediklerini belirten ekip, elde ettikleri başarıya katkılarından dolayı Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan’a, Rektör Danışmanı Prof. Dr. Ali Savaş Koparal’a, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Süleyman Kaytakoğlu’na ve akademik danışmanları Dr. Öğretim Üyesi İrfan Töre’ye teşekkürlerini iletti.

  • Emniyet: Kazaların yarısından çoğu gün batımından sonra oluyor

    Tatil sebebiyle yola çıkacak araç sürücüleri uyaran Emniyet Genel Müdürlüğü, ölümlü kazaların yarısından çoğunun gün batımından sonra meydana geldiğini duyurdu. Yolculuğun son kısımlarının kaza riski bakımından en tehlikeli yerler olduğu, yolun az kalmasının yorgunluğa çare olmadığı belirtildi.

    Sürücülerin bayramlarda dikkat etmesi gereken genel kurallarla alakalı bir açıklama yapan Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Uygulama ve Denetleme Dairesi Başkanlığı, bayramda yola çıkacak sürücünün önce silecek ve farların bakımını yapması gerektiğini bildirdi. Lastik kontrollerinin mutlaka yapılması gerektiğinin vurgulandığı açıklamada şu uyarılara yer verildi: “Araca yüklenen eşyalar iyice sabitlenmeli. Ani frenleme durumunda ileri kayma, savrulma, dökülme gibi sürücü ve yolcu güvenliğini tehdit edebilecek durumların meydana gelmemesi için gerekli tedbirler alınmalıdır. Aracın zorunlu mali sigortası ve muayenesinin süresinin bitip bitmediği kontrol edilmelidir. Harekete başlamadan önce koltuk, başlık, ayna ayarları yapılmalı ve emniyet kemeri takılmalıdır. Araçta dikkati dağıtacak şekilde radyo dinlemek, cep telefonu ile konuşmak ve başka işlerle ilgilenmek kaza sebebidir. Sadece araç kullanılmalıdır. Asla alkol alınmamalıdır. Araç sakin kullanılmalı, diğer sürücü hatalarına karşılık verme eğilimi gösterilmemelidir. Uzun yola çıkmadan önce ve yolculuk süresince; kesinlikle uyku alınmış ve yeterli dinlenme sağlanmış olmalıdır.”

    Gece yolculuğundan kaçının

    Araçta güncel bir karayolları haritası bulundurulması gerektiğinin dile getirildiği açıklamada, araç arkasına takılarak veya konvoy şeklindeki gitmeden kaçınılması tavsiye edildi. Açıklamada, “Gece yolculuğunda kat edilen mesafe, gündüz kat edilen mesafeden 3 kat daha az olmasına rağmen, tüm kazaların yarısından fazlası gün batımından sonra meydana gelmektedir. Bu nedenle görüş zafiyetinin üst düzeyde olduğu gece yolculuğu çok tercih edilmemelidir. Yolculuğun son kısımları kaza riski bakımından en tehlikeli yerlerdir. Yolun az kalması yorgunluğa çare değildir. Sürüş güvenliğini olumsuz etkileyen her unsurun, kaza riskini artıracağı unutulmamalıdır.Aslında kazalardan korunmak bizim elimizde çünkü yaşanan kazaların çoğu gerekli dikkat ve özen gösterildiğinde öngörülebilir ve önlenebilir durumlardır.” denildi.

  • Türkiye’nin yarısından fazlası memleketinde yaşıyor

    Türkiye’de memleketlerinde oturanların oranı yüzde 57,22 olarak belirlenirken, en çok memleketinde yaşamayı tercih edenler yüzde 93,33 ile Şanlıurfalılar oldu.

    Medya takip ve raporlama ajansı PRNet, Türkiye’de memleketlerinde yaşayanların oranlarını ve medya başlıklarını inceledi. PRNet’in Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve medya yansımalarından derlediği verilere göre, Türkiye’de memleketlerinde oturanların oranı yüzde 57,22 olarak belirlenirken, en çok memleketinde yaşamayı tercih edenler yüzde 93,33 ile Şanlıurfalılar oldu. Genel tabloya bakıldığında ise Türkiye’de her 100 kişiden 58’inin memleketinde yaşadığı görüldü.

    Ajans Press ve PRNet’in gerçekleştirdiği medya araştırmasına göre, nüfus konusuyla alakalı geçtiğimiz yıl 104 bin 657 haber çıkışı tespit edilirken, nüfus başlığı altında yeni kimliklerle ilgili haberler dikkat çekti. Memleketlisi en yüksek ilin başında gelen Şanlıurfa’yı, yüzde 92,56 ile Adıyaman, yüzde 91,74 ile Kahramanmaraş, yüzde 91,64 ile Ağrı takip etti. Yüzde 80 ile yüzde 90 arasında kalan bazı şehirler ise, Diyarbakır, Bingöl, Yozgat, Çorum, Sinop, Ardahan, Van ve Çankırı olarak belirlendi. Buna karşın, memleketlisi en az olan şehir yüzde 14,29 ile İstanbul oldu. İstanbul’un ardından, yüzde 29, 01 ile Kocaeli, yüzde 29,63 ile Ankara, yüzde 33,43 ile Yalova, yüzde 38,71 ile Tekirdağ, yüzde 39,86 ile İzmir geldi.

  • Loto ve at yarışından ikramiye kazananlar uyuşturucudan yakalandı

    Yalova polisi zehir tacirlerine göz açtırmıyor.

    Emniyet Müdürlüğü, il genelinde son bir haftada yaptığı operasyonlarda uyuşturucu madde bulundurma ve satma suçlamalarıyla 17 kişiyi gözaltına aldı. 3 bin 466 uyuşturucu hap, 40 gram esrar, 65 gram kokain, 10 gram eroin, 515 gram skunk ve 405 gram sentetik kannabinoid ile 50 adet tabanca fişeği ve 3 adet tabanca ele geçirildi. İfadelerinin alınmasının ardından adliyeye sevk edilen zanlılardan 14’ü tutuklandı, 3’ü tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

    Tutuklular arasında yer alan 34 yaşındaki İlker D.’nin 2005 yılında Milli Piyango’dan 5 milyon lira ikramiye kazandığı, ancak bu parayı elinde tutamayarak sokaklarda uyuşturucu madde satışı yaptığı, diğer şüpheli Ahmet Y.G.’nin ise 2014 yılında at yarışından 675 bin TL kazandığı, ancak parayı kumarda batırdığı ortaya çıktı

  • Kadın İstihdamı OECD Oranlarının Yarısından Da Az

    Kalkınmanın bir bileşeni olarak istihdamda nüfusun neredeyse yarısını oluşturan kadınların katılımının artırılması için uzun vadeli politikaların belirlenmesine, uygulanmasına ve yaygınlaşmasına ihtiyaç var.

    Kalkınmanın insanların hayatını sürdürebilmesi için gerekli olan tüm sosyal, çevresel ve ekonomik şartların sağlanması anlamında da kullanılabileceğini söyleyen Kadir Has Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Meltem Ucal, kalkınmayı kadın istihdamı yönüyle yorumladı.

    OECD İSTATİSTİKLERİNDE TÜRKİYE’DE KADIN İSTİHDAMI

    Kadın istihdamını artırmaya yönelik devlet politikasından söz eden Doç. Dr. Meltem Ucal, geliştirilen faaliyetleri aktardı:

    “Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı önemli hedef olarak belirlediği kadın istihdamının artırılması için çalışmalar yürütmektedir. OECD istatistiklerinde kadın istihdamının ortalaması yüzde 65 iken Türkiye’de yüzde 30 olması, uzun bir yol yürümemiz gerektiğini gösteriyor. Bu uzun yolu yürüyebilmemiz için de bunun politikalarla destekleniyor olması lazım. Bu politikalar Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı ve diğer bakanlıkların yardımıyla bir takım faaliyetlerle yerleştirilmeye başlandı ancak net bir sonuç alınabilmesi için yıllarca çalışılması gerekiyor”.

    YASA TASARISINA DA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın 2012’den beri ciddi çalışmalar yaptığını belirten Doç. Dr. Meltem Ucal, KAGİDER (Türkiye Kadın Girişimciler Derneği) gibi derneklerin desteğiyle iyi projelere öncülük ettiğini söyledi. Doç. Dr. Meltem Ucal,

    “Bu projelerde annelerin iş gücüne katılımını artırmak için evde çocuk bakımıyla ilgili destekler, kadınların iş saatlerinin esnetilmesi gibi bir takım çalışmalar da var. Yasa tasarısı olarak da meclise gelmesine rağmen bildiğim kadarıyla yasalaşmamış. Umuyorum ki bundan sonraki hükümet kurulduğunda buna destek verilecektir” diye konuştu.

    AVRUPA BİRLİĞİ KADIN İSTİHDAMININ ARTIRILMASINI DESTEKLİYOR

    Avrupa Birliği’nin kadın istihdamının artırılması için proje ve hibe programları ile büyük destekler verdiğini söyleyen Doç. Dr. Meltem Ucal, Avrupa Birliği’nin şartlarına uymanın yararlı olacağını ekledi:

    “Türkiye’de Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bu hibeleri Türkiye’ye getiriyor ve kadın istihdamını artırmak için bir araç olarak kullanıyor. OECD ülkeleri arasında kıyaslama yapıldığında başarılı olan ülkeler de var, esnek çalışma saatleri, bakıcı hizmeti, evde bakım hizmetleri başarılı bir şekilde uygulanıyor. Biz de başarmak istiyoruz, yalnızca istemekle kalmamalıyız. Avrupa Birliği belki bizim için bir hedef, oraya girmeye çalışırken zamanla şartlara uymakta fayda var diye düşünüyorum”.

    ‘TOPLUMSAL CİNSİYET DÜŞÜNÜLEREK POLİTİKA İZLENMESİ GEREKİR’

    Kalkınmanın başka faktörleri de barındırdığını hatırlatan Doç. Dr. Meltem Ucal, kadın istihdamı başlığındaki hususları ele aldığını vurguladı. Ucal, cinsiyet ayrımı gözetmeksizin hep birlikte iş gücü potansiyelini artırmamız gerektiğini ifade etti:

    “Kadının iş gücünü artırabilmek için makroekonomik politikaların yanında sosyal ve kültürel politikaların geliştirilmesi gerekir. Toplumsal cinsiyet anlamında düşünülerek politika geliştiriliyor olması lazım. Bununla birlikte birçok faktör bir arada düşünülmeli. Yerel, bölgesel, sektörel bazda kadının eğitimine çok önem verilmesi gerektiğini düşünüyorum, bu da önemli bir yol kat etmemize de yardımcı olacaktır”.

    PROJE KAPSAMINDA 5000 ANNEYE BAKIM DESTEĞİ

    Avrupa Birliği, kadının iş gücüne katılımını destekliyor. Avrupa Birliği’nin hibe programıyla finanse edilen SGK tarafından nisan 2015’te yapılan annelerin istihdama katılımını hedefleyen projenin iki yıl sürecek pilot uygulamaları için Bursa, İzmir, Antalya illeri seçildi. proje kapsamında 0-36 yaş bebeği olan annelere bakıcı hizmeti sunuluyor, 38 milyon TL bütçeye sahip projeyle 5000 anneye ulaşılması hedefleniyor.

    KADINLARIN YARISI EV İŞLERİ NEDENİYLE İSTİHDAMA KATILAMIYOR

    Genç işsizlikte OECD ülkeleri arasında en yüksek aktif olmayan gençlik oranına sahip Türkiye’de nüfusun neredeyse yarısı iş gücüne katılmıyor. Bunun bir sebebinin de kadınların iş gücüne katılım oranının OECD ortalaması olan yüzde 65’in yarısından bile az olduğu görülüyor. TÜİK’in 2015 yılı Mayıs döneminde yayınladığı istatistiklere göre erkeklerin istihdam oranı yüzde 71.8, kadınların ise yüzde 32. iş gücüne katılmama nedenine bakıldığında ise ev işleri meşguliyeti olanların tamamının kadınlar olduğu görülüyor. Nüfusun neredeyse yarısını oluşturan kadınların yarısından fazlası -yüzde 57.6- bu nedenle istihdama katılamıyor. 10. kalkınma planında Türkiye’de kadın istihdam oranının 2018 yılına gelindiğinde -3 yılda 2.8 artarak- yüzde 34.9 olmasının hedeflendiği belirtiliyor.