Etiket: Yargıtay’ın

  • Yargıtay’ın bozduğu kararda dehşet saçan polis memuruna aynı ceza

    Bursa’da birlikte yaşadığı kadını ve onun annesini öldüren polis memuruna verilen 50 yıl 10 ay hapis cezasını Yargıtay Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatı katılmadığı ve evrakta eksik bulduğu için cezayı usulden bozdu. Yeniden yargılanan sanık aynı cezayı aldı.

    18 Haziran 2015 Perşembe günü Ortabağlar Mahallesi’nde meydana gelen olayda, Bursa Emniyet Müdürlüğü Hassas Bölgeler Koruma Şube Müdürlüğü’nde görevli olan ve daha önce eşinden boşanan polis memuru Abbas Usta (41), uzun süredir dost hayatı yaşadığı Sevda Uysal (42) ile Ayşe Şahin’i (74) kurşun yağmuruna tutarak öldürmüş ve olayın ardından tutuklanmıştı.

    Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden savunma veren Abbas Usta, Sevda Uysal ile birlikte yaşadıklarını, olay günü nikah kıyacaklarını söyledi. Olay günü evleneceği Sevda Uysal’ın gittiği iş yerinden geri dönmediğini, kendisinin oraya gittiğini anlatan Abbas Usta, “Burada Taner Uysal isimli biriyle Sevda Uysal bana silahla saldırdı. O sırada yaşanan boğuşmada bu kişi Ayşe Şahin’i vurdu. Boğuşmada silahı aldım ve o sırada Sevda’ya doğru ateş ettim. Taner yeniden silahı elimden alıp kafama fırlattı. Daha sonra olay yerinden kaçtılar. Kamera görüntülerini, Sevda’nın telefonunun hafıza kartını Emin Uysal’a teslim ettim. Ben o zaman Emin Uysal’ın korunmasını istedim. Beyanlarım dikkate alınmadı, maalesef şahit öldürüldü” dedi.

    Yeniden aynı ceza

    Mahkeme heyeti, Abbas Usta’ya 2 kişiyi öldürmek suçundan 25’er yıl ve iftira suçundan 10 ay hapse mahkum etti. Toplamda 50 yıl 10 ay hapis cezası alan Usta’nın cezasını Yargıtay Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatı katılmadığı ve evrakta eksik bulduğu için cezayı usulden bozdu. Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın avukatının hazır bulunduğu davada yeniden yargılanan sanık aynı cezayı aldı.

  • Yargıtayın bozduğu kız isteme cinayetinin sanığına 25 yıl hapis cezası

    Bursa’nın İznik ilçesinde kız isteme meselesinden çıkan silahlı çatışmada, küçük bir kızın ölümüne sebebiyet veren sanığa verilen 25 yıllık cezayı Aile ve Sosyal Bakanlığı davaya müdahil edilmediği için Yargıtay tarafından bozuldu. Yeniden yargılanan sanık tekrardan 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

    25 Şubat 2010 tarihinde meydana gelen olayda Hüseyin Y. (28) ve ailesi Fadime B.’yi istemek için Gebze’den Bursa’nın İznik ilçesine geldi. Anlaşmazlık yüzünden iki aile arasında çıkan silah çatışmada 10 yaşındaki Kibariye Y. boynundan aldığı kurşunla hayatını kaybetti. Olayın ardından T.B. tutuklandı. Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada T.B.’ye 25 yıl hapis cezası verildi.

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın davaya müdahil edilmemesi üzerine Yargıtay kararı bozdu. Yeniden yargılanan T.B., ilk olarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Ardından eylem muhtemel kasıtla gerçekleştirmiş bulunduğundan müebbet, yargılama sürecinde iyi hal ve disipline uygun davranışları sebebiyle indirim uygulanarak tekrardan 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Müşteki sanıklar T.Y., T.Y., H.Y., M.Y. ve B.Y. İ.B. ise, toplamda 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldı.

  • Yargıtayın kararı bozduğu kolye cinayetinin sanığına 20 yıl hapis cezası

    Bursa’da ödünç künye meselesi yüzünden işlenen cinayete 12 yıl hapis cezası verilmesi üzerine yargıtay kararı bozdu. Yeniden yargılanan sanık, bu sefer 20 yıl hapis cezası aldı.

    Olay, 17 Aralık 2012 Pazartesi günü meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Kültürpark metro istasyonu civarında 17 yaşındaki Burhanettin Çalışkan, söz konusu yerde daha evvel ödünç künye aldığı iddia edilen arkadaşı İsa Arı (22) ile karşılaştı. Taraflar arasındaki tartışmada öfkesine hakim olamayan Arı, Burhanettin Çalışkan ve yanındaki arkadaşı Kadir Altınok’u (21) yaraladı. Kalbine aldığı tek bıçak darbesi ile ağır yaralanan ve Çekirge Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Çalışkan, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

    12 yıl ceza aldı

    Tutuklanmasının ardından İsa Arı hakkından ‘kasten adam öldürmek’ ve ‘kasten adam öldürmeye teşebbüs’ suçlarından Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nce dava açıldı. Davanın sonuçlanmasının ardından mahkeme heyeti, Arı’ya yaşı küçük ve küfürleşmeler olması sebebiyle tahrik indirimi uygulayarak, 12 yıl hapis cezası verdi. Cezayı az bulan ölen şahsın avukatı, yargıtaya başvurdu. Bunun üzerine Yargıtay, kararı sanığın aleyhinde bozdu.

    “Kolye meselesi yüzünden oldu”

    Yargıtayın kararı bozmasının ardından Arı, 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tekrar hakim önüne çıktı. Olayın kolye meselesi yüzünden çıktığını iddia eden Arı, “Kolyemi istedim. O sıra vermeyince aramızda tartışma çıktı. Bana küfür edince, üzerimdeki bıçakla bıçakladım” dedi.

    Yargıtay kararı bozunca 20 yıl ceza aldı

    5 dakikalık bir aranın ardından mahkeme heyeti, Adli Tıp Kurumu’ndan gelen raporda Arı’nın yaşının 19 olduğunu ifade ederek, Arı’ya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Olayda küfür olduğundan dolayı cezayı ilk olarak 24 yıla indiren mahkeme heyeti Arı’nın iyi hal indirimi yaparak cezayı 20 yıla indirdi. Ayrıca Arı’ya, Kadir Altınok’u yaralamadan 2 bin 240 lira para cezası ve yanında bıçak bulundurmadan dolayı da 5 ay hapis cezasına çarptırıldı.

  • CHP Milletvekili Dursun Çiçek Yargıtay’ın Ergenekon Kararı’nı Değerlendirdi

    CHP İstanbul Milletvekili Emekli Albay Dursun Çiçek bir dizi ziyarette bulunmak için Rize’ye geldi.

    Yargıtay’ın Ergenekon hükümlerini bozmasını Rize’de değerlendiren CHP İstanbul Milletvekili Dursun Çiçek, “Bu kumpası kotaran üç tane güç var. Onlardan birisi ABD, İsrail ve onların istihbarat örgütleri, ikincisi şuan lideri Amerika’nın kucağında olan FETÖ örgütü veya paralel devlet yapılanması, üçüncüsü ise onları azmettiren, meclisten yaslar çıkartan, şuan iktidarda olan parti” dedi.

    Siyasi iktidarı Paralel Devlet Yapılanması ile iş birliği yapmakla suçlayan Çiçek “Dış güçten hesap sormak hukuken çok zor. Ama paralel denen örgütten şuan menfaatleri çatıştığı için bu iktidar geniş çapta bir hesap sorma çalışması başlattı. Sıra onlara bu ortamı hazırlayan, ‘Ne istediler de vermedik’ diyen siyasi iktidardan adalet önünde hesap sormaya doğru geliyor. Türkiye’de iktidardaki bir partiyi yargılayacak özgünlükte ve tarafsızlıkta bir hakim olmadığı için bunların iktidardan düşmesini bekliyoruz. CHP’de hem Cumhuriyet değerlerine sahip çıkarken, hem hukuka adalete sahip çıkarken, iktidarıyla beraber geçmişteki bu karanlık ilişkilerin, kumpasın hesabını bu iktidardan soracak, sıra onlara da geliyor” şeklinde konuştu.

    “REDDEDİLEN DAVALARI DÜZELTTİK, YENİDEN AÇTIK”

    Emekli Albay Dursun Çiçek’in, Ergenekon ve Balyoz davalarında yargılandığı sırada tutukluluk kararlarına yaptığı itirazları reddeden eski özel yetkili 6 hakim hakkında açtığı tazminat davası usul yönünden reddedilmesine ilişkin konuşan Çiçek “Biz hakimlere karşı açmıştık davayı. Çünkü hakimler devletin hakimi değildi. Bunlar suç örgütünün hakim cüppesi giymiş militanlarıydı. Usulen Maliye Bakanlığı’na açacaksınız sonra Devlet bunlardan rücu edecek alacak şeklinde. Şekil oalrak düzelterek o davaları yeniden açtık” dedi.

  • Özhaseki Yargıtay’ın Ergenekon Kararını Yorumladı:

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili Mehmet Özhaseki, Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin Ergenekon Davası ile ilgili hükmü bozmasıyla ilgili, “Nihayetinde hak yerini buluyor” dedi.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili Mehmet Özhaseki, gazetecilerin, “Ergenekon Davası’nın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 16. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını ‘Delillerin toplanmasında hukuka aykırılık’ gördüğü için usul ve esas yönünden bozdu bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna, “Nihayetinde hak yerini buluyor, bir sürü gelişmeler oluyor. Neticesinde belki insanlar mağdur oluyor , biraz sıkıntılar oluyor ama adalet yerini buluyor. Demek ki doğrusu böyleymiş. Bunun çilesini çekenlere de geçmiş olsun demekten başka bir şey elimizden gelmiyor” diye cevap verdi.

    Terör operasyonlarının yapıldığı bölgelerdeki belediyeler ile ilgili olarak sorulan soruya ise Özhaseki, “O konuyla da ilgileniyorum yakından. Doğrusu orada yıkılan, dökülen epeyce bir yer var. 10 tanede de ilçe olsa yıkılan yerler var. Teröristlerin açmış olduğu çukurlar, almış oldukları karalar neticesinde oluşan bir ortam var. Geçen mecliste yaptığım konuşmada HDP’lilere de söyledim zaten. Bu işler başlarına geldiyse kendi yüzlerinden geldi” dedi ve konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

    “BELEDİYELER KANUNU İLE İLGİLİ ÇALIŞMALAR YAPIYORUZ”

    “Burada Kürt nüfus çok da devlet o nedenle sürekli geliyor diye iftira ediyorlar. Kürt nüfus her yerde var. Kayseri’de de var niye devlet buraya geliyor. Devletin işi gücü yok da gidip onlarla dövüşelim diye mazeret mi arıyor. Orada teröristler ne zaman kalkışma içinde bulunurlarsa, ellerine silahları alırlarsa, belediyeler hizmet edeceği yerde oturup çukurlar kazarsa, sonra da o sapık belediye başkanlarından bazıları hala muhtariyet ilan etmeye, öz yönetim adı altında bir başka şey yapmaya çalışırlarsa elbette güvenlik güçleri gider, derslerini verir, kafalarını gözlerini kırar. Zaten yüzlerine baka baka da o çukurlara sizleri doldurur dedim. Bunu da söylemeye devam edeceğiz. Bunlar da bizim gerçeklerimiz. Bu pisliği yapanlar için belediyeler kanunu ile ilgili çalışma yapıyoruz. Önümüzdeki günlerde gelir, herkes görür.

    Terör ayrı bir şey. Terörün olduğu yerde demokrasi olmaz. Bakın Paris’te bir patlama oldu sıkı yönetim ilanları devam ediyor. Siz burada kötülüklerin hepsini yapacaksınız, saf masum Anadolu çocuklarını şehit edeceksiniz, sonra da belediyeler buna yardım edecekler. Buna kimse göz yummaz. O belediyelerin ödeneklerini devlet gönderiyor. O makineler devletin makineleri. Oradaki imkanları kimsenin kötüye kullanmaya hakkı yok. Eğer bunu biri kötü kullanıyorsa görevden alınması da esastır. ‘Efendim biz seçimle geldik, bunlar olur mu?’ Valla seçimle geldiyseniz vatandaş size o oyu hırsızlık yapın, yolsuzluk yapın, teröristlik yapın diye vermedi. O zaman her oy alanın bağımsız olması lazım, istediğini yapması lazım. Ben milletvekiliyim istediğimi yapabilir miyim? Hayır yapamam öyle bir şey yok. Vatandaş bana milletvekili olarak oy verdiyse git hizmet et diye verdi. O nedenle belediye başkanlarının öyle bir bahanesi olamaz.”