Etiket: Yargı

  • Yargı Çalışanlarından Rotasyon Eylemi

    İstanbul Adalet Sarayı’nda çalışan memurlar,  Adalet Bakanlığı Memur Sınav Atama ve Nakil Yönetmeliğinde yapılan değişiklikle adliye çalışanlarının zorunlu rotasyona tabi tutulduğu iddiasıyla eylem yaptı.

    Katılımcı Büro Çalışanları Sendikası üyesi bir grup yargı çalışanı, Adalet Bakanlığı Memur Sınav Atama ve Nakil Yönetmeliğinde yapılan değişiklikle adliye çalışanlarının zorunlu rotasyona tabi tutulduğu iddiasıyla Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı önündeki meydanda toplandı. “Zorunlu rotasyon sürgündür” yazılı pankart açan grup adına Katılımcı Büro Çalışanları Sendikası Genel Başkanı Gökhan Özkan basın açıklaması yaptı.

    Zorunlu atamaya karşı olduklarını belirten ve bunu bir sürgün olarak nitelendiren Başkan Özkan, “Gönül isterdi ki buradan sorunlarımızı haykırmak yerine bir defalığına da olsa Adalet Bakanlığı’nın yargı çalışanları lehine yaptığı bir düzenlemeyi takdir edelim. Ancak bu zamana kadar bunu doğrulayan bir adım atılmadı” dedi.

    Yargı çalışanlarının özlük ve mali haklarının yıllardır iyileştirme beklediklerini kaydeden Başkan Özkan, “Yargı emekçilerine reva görülen bu uygulama ile aile bütünlükleri de artık tehlike altına girmiştir. Yönetmelikle rotasyona tabi hale getirilen yargı çalışanları bu görevlere talip olurken olmayan bir koşulun sonradan eklenmesi ile büyük hak kayıplarına uğrayacaktır” ifadelerini kullandı.

    Grup açıklamanın ardından dağıldı.

  • Bu Kampanya 90 Yargı Çalışanını Hayata Bağladı

    Adana Adliyesinde başlatılan Hayatını Sigaraya Hapsetme temalı sigara bırakma kampanyasına 90 yargı mensubu ve çalışanı başvurdu. Kampanyada ’Kalemi değil sigarayı kırıyoruz’ sloganıyla sigaraları kırıp atan hakim ve savcılar ile adliye personeli, uzman doktor ve hemşireler tarafından verilen eğitim ile tedaviye başlayarak, sigara bırakma yolunda ilk adımı attı.

    Adana Cumhuriyet Başsavcılığı İş Sağlığı ve Güvenliği Bürosu tarafından Adana Adliyesinde sigara kullanımının en aza indirilmesi, tüm yargı mensupları ve çalışanlarının iş, sağlık ve yaşam kalitelerinin artırılması amacıyla hazırlanan ’Hayatınızı sigaraya hapsetmeyin’ projesi hazırlandı. İl Halk Sağlığı Müdürlüğünün desteğiyle düzenlenen projeye, adliyede görev yapan 90 hakim, cumhuriyet savcısı ile çalışanlar başvurdu. Yıllarca kullandıkları sigarayı kampanya sayesinde bırakmak isteyen yargı mensubu ve çalışanlar, Çukurova Aşkım Tüfekçi Devlet Hastanesinde bulunan Sigara Bırakma Polikliniğinde tedavi olmaya başladı.

    31 MAYIS’TA SİGARAYI BIRAKACAKLAR

    Kampanyanın açılışında ’Kalemi değil sigarayı kırıyoruz’ diyerek sigaraları kırıp atan yargı mensupları, poliklinikte ilk olarak akciğer ve kalp grafisi çekilip solunum fonksiyon testine tabi tutuldu. Sonra sigarayı bırakmak isteyen yargı mensuplarına, Sigara Bırakma Polikliniği sorumlusu Uzman Hemşire Ayşe Turan tarafından gurup terapisi yaptırıldı. Kampanyanın kendilerinde farkındalık oluşturduğunu belirten yargı mensupları, 31 Mayıs Dünya Sigarasız Gününde sigarayı bırakacaklarını söyledi.

    KAÇ YIL KULLANDIĞI ÖNEMLİ DEĞİL

    Sigaranın saç telinden ayak tırnağına kadar vücudun her yerini etkileyen bir zehir olduğunu belirten hemşire Ayşe Turan, “Sigarayı bırakmak isteyenler, öncelikli olarak verilen eğitimi değerlendirerek kendi hayatlarını gözden geçirmeli, tedaviye dönük verilecek ilaçları düzenli kullanmalı, bol bol su içip yürüyüş yapmalı ve sigarayı anımsatacak şeylerden uzak durmalıdır. Kişinin kaç yıl sigara kullandığı önemli değil. İsteyen herkes sigarayı bırakabilir. Gelin, siz de daha temiz hava, daha kaliteli yaşam ve sağlıklı bir ömür için sigarayı bırakın” dedi.

    TEDAVİNİN YÜZDE 60’I EĞİTİM

    Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Adviye Özer de, sigarayı bırakmak üzere eğitim alan adliye çalışanlarının sağlık durumlarına göre tedavi yöntemlerini belirledi. Sigaranın sinsi bir zehir olduğunu ve insanların sağlığını kaybedene kadar hiçbir bulgu vermediğini belirten Özer, ancak sigaranın vücuda olan zararlarından kurtulma imkanı bulunduğunu kaydetti. Sigarayı bırakma sürecinde en önemli hususun eğitim olduğunu kaydeden Özer, “Tedavinin yüzde 60’ını eğitim oluşturuyor, geriye kalan yüzde 40’ın da ilaç gerekiyor. Üç aylık ilaç tedavisinin ardından, hastanın 1 yıl boyunca takibini yapıyoruz. Bu süre içinde sigara kullanmazsa, sigarayı bırakmış kabul ediyoruz. Çünkü bağımlılık 1 yılda sıfırlanıyor” diye konuştu.

  • Tuzcuoğlu: “Yargı İşi Yapıyoruz”

    Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Profesyonel Tahkim Kurulu Başkanı Av. Engin Tuzcuoğlu, yargı işi yaptıklarını belirterek, “Yargının her zaman bir mutsuz tarafı vardır. O sebeple yaptığımız işte yüzde 50 memnuniyet sağlayabiliriz” dedi.

    Ordu Üniversitesi (ODÜ) tarafından “Futbol ve Spor Hukuku” konulu panel düzenlendi. Ordu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleşen panele Ordu Barosu Başkanı Avukat İlhan Kurt, Ordu Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Metin Kara ve Prof. Dr. Tevfik Noyan, Gölköy Belediye Başkanı Ali Kemal Mert, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Mustafa Genç, ODÜ’lü akademik ve idari personeller, öğrenciler ve Ordulu sporseverler katıldı.

    Ağırlıklı olarak futbolun konuşulduğu panele Türkiye Futbol Federasyonu Profesyonel (TFF) Tahkim Kurulu Başkanı Av. Engin Tuzcuoğlu, Spor Yorumcusu ve milli takım eski oyuncusu Rıdvan Dilmen, TFF Disiplin Kurulu Başkan Vekili Av. Serdar Ölmez ve TFF Tahkim Kurulu Üyesi Av. Can Yalçınkaya konuşmacı olarak katıldı. Spor hukukunun konuşulduğu panelde katılımcılar, öğrenciler ve konukların sorularını yanıtladı.

    TUZCUOĞLU: “YARGI İŞİ YAPIYORUZ”

    Panelde söz alan Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Profesyonel Tahkim Kurulu Başkanı Av. Engin Tuzcuoğlu, Tahkim Kurulu’nun işleyişi ve üstlendiği görevler hakkında bilgiler verdi. Yargı işi yaptıklarını ifade eden Tuzcuoğlu, “Yargının her zaman bir mutsuz tarafı vardır. Hakem de bir yargı işi yapar. Bizim kararlarımızda da muhakkak bir mutsuz taraf oluyor. Biz o sebeple yaptığımız işte yüzde 50 memnuniyet sağlayabiliriz. Zaman zaman eleştirilebiliyoruz ama sistematik itibari ile tahkim kurulu sizin gördüğünüzün dışında yıllık yaklaşık olarak 95 bine yakın futbol müsabakasının oynandığı bir mecrada sadece sportif uyuşmazlıkları değil, bunun haricinde idari tüm faaliyetleri denetleyen bir kurum. Bu kurulun işleyişi Anayasa’nın 59. maddesi vardır tahkim kurulu kararları kesin olarak yüküm kurar. Tamamen kendine özgü, kendi içerisinde yargılamasını yapıp tamamlayan bir sistemdir tahkim kurulu” diye konuştu.

    “HAKKANİYETLİ GÖRÜRSENİZ BASKIYI HİSSETMEZSİNİZ”

    Panele katılan öğrencilerin, ’Karar verirken üzerinizde baskı hissediyor musunuz?’ sorusunu cevaplandıran Tuzcuoğlu, “Kurumsal olarak baskıyı hissedebileceğiniz ya da baskı ile bir şey yapabileceğiniz bir kurum değil. Bağımsızsınız ve Anayasa’nın 59. maddesi size ciddi anlamda bir güç vermiş vaziyette. Eğer bunu bireysel olarak rahatsızlığı hissetmeden hakkaniyetle görürseniz o baskıyı hissetmezsinin” şeklinde konuştu.

    RIDVAN DİLMEN ANILARINI PAYLAŞTI

    Panele konuşmacı olarak katılan Spor Yorumcusu ve eski milli futbolcu Rıdvan Dilmen, futbolun hayatında çok önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Çocukluğunda en büyük hayalinin Fenerbahçe futbol takımında oynamak olduğunu aktaran Dilmen, bu hayalinin nasıl gerçekleştirdiğini anlattı. Futbolla ilgili anılarından bahseden Dilmen, esprili söylemiyle salondakileri zaman zaman eğlenceli anlar yaşattı.

    DİLMEN: “ÜZÜLMEMEK İÇİN ANTRENÖRLÜK YAPMAK İSTEMİYORUM”

    Kendisine yöneltilen bir soru üzerine antrenörlük yapıp yapmayacağına açıklık getiren Rıdvan Dilmen, şöyle konuştu:

    “Birinci tercihim hep futbolculuktur ama yaş ve yaşam bunun önüne geçti. İkinci sırada ise yorumculuk değil antrenörlük yer alıyor. Bir şeyler yapmak isterim ama sağlık problemlerimden dolayı risk almak istemiyorum. Türkiye’deki futbol sektörü, yönetim tarzları kulüpler bazında veya federasyon bazında olsun adaletli ve doğru olduğunu düşünmüyorum. Antrenörlere güvenin olmadığı bir ortam. Örneğin teknik adam iki kulüp çalıştırır diye bir kanun var bizde, ama kulüplerde böyle bir şey yok, dilediğin kadar değiştirebilirsin. Bu sebeple antrenör olarak baştan kayıpsın. Bu yüzden hem üzülmek istemiyorum hem de bulaşmak istemiyorum. Zaman zaman değerli antrenörlerle konuşurken ben çok daha fazlasını yapmak isterim, icraatımı göstermek istiyorum ve antrenör arkadaşlarım diyor ki, ’Yer değiştirelim’ diyorlar. Onları gördüğümüz zaman, statülerini gördüğümüz zaman açıkçası üzülmemek için antrenörlük yapmak istemiyorum. Ama çocukları verseler çalıştırırım. Hatta ve hatta daha ileri gittim antrenör eğitmeni olmak istiyorum. Kendi bildiklerimi antrenörlere en azından vermek istiyorum. Bu yüzden benim içimde bir yara olarak kalacak antrenörlük yapmamak.”

    Söyleşinin ardından protokol üyeleri katılımcılara hediye takdim etti. Program hatıra fotoğrafı çekilmesinin ardından son buldu.

  • Yargı Mensupları Tiyatro İzledi

    Adana Adliyesi’nde görev yapan hakim ve Cumhuriyet Savcıları ile yargı çalışanları, Adana Devlet Tiyatrosu’nda sahnelenen ’Muammer Muammer’ isimli oyunu izledi.

    Adana Cumhuriyet Başsavcılığı İş Sağlığı ve Güvenliği Bürosu tarafından, adliyenin sosyal ve kültürel etkinlikleri çerçevesinde organize edilen tiyatro etkinliğine Adana Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, Cumhuriyet Başsavcı Vekili Musa Ünel ile adliyede görev yapan çok sayıda hakim, Cumhuriyet savcısı ve yargı çalışanları katıldı. Hacı Ömer Sabancı Kültür Merkezi Devlet Tiyatrosu Salonu’nda sahnelenen ’Muammer Muammer’ adlı oyun, yargı mensupları tarafından ilgiyle izlendi. Orhan Kemal’in yazdığı, Erman Canatan’ın oyunlaştırdığı ve Murat Çidamlı’nın yönetmenliğini yaptığı 2 perdelik müzikli komedi, büyük beğeni topladı. Tiyatroyu izleyen yargı mensupları, gösteri sonunda oyuncuları ayakta alkışladı.

    Yoksul bir halk çocuğu olan Küçük Adam Muammer’in acıklı güldürüsünü anlatan oyunda, F. Doruk Nalbantoğlu, Gökhan Doğan, Murat Özben, Murat Aslan, Burçin Börü, Sevinç Gediktaş, Saliha Karahasan, Cengiz Altındağ, Özgür Küçüköner, Eda Altunkara, Ercan Uslu, Vahit Yöney, T.Berna Uğurlar, Refik Koral Kısakürek, Umut Verdi Boğaç, Kemal Algan ve Polat Göçen rol alıyor.

  • Hukukçulardan Yargı Reform Paketi Değerlendirmesi

    Hukukçular Derneği Malatya Şube Başkanı Avukat Necati Karabay, yeni yargı reform paketi ile ilgili açıklamalarda bulundu.

    Avukat Necati Karabay, Yargı Reform Paketinde 28 Şubat kararlarının mağduriyetlerinin giderilmesi yönünde bir çalışma yapılmasını istedi. 20 yılı bulan zulüm ve mağduriyetlerin giderilmemesinin iktidar, basın, muhalefet, sivil toplum örgütleri de dahil olmak üzere herkesin ayıbı olduğunu belirten Karabay, “AK Parti hükümeti, bugünlerde müjde üstüne müjde veriyor. Hükümet, halkı memnun edecek müjdeler verirken, post modern bir darbe olan ve birilerince bin yıl süreceği söylenen ancak AK Parti Hükümeti ve özellikle Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın başarılı ve usta siyaseti sonucu tarihin çöplüğüne gönderilen 28 Şubat darbesinin yargı kararları ile alakalı düzenleme bekleyenlere ise yutkunmak düşmüştür. Zindanlarda, Kur’an öğretmeyi, bir dergiye abone olmayı, bir gösteriye katılmayı, bir hocanın vaazına gitmeyi örgütsel faaliyet sayan darbeci zihniyetin mahkum ettiği insanlar var. Bu insanların çoğu 20 yıldır cezaevinde. Eğer adalet yerini bulmaz ise, çoğunluğu ölene kadar hücrelerde kalacaktır. Bu mevzuya acilen el atılmalı. Adalet acilen herkese eşit olarak dağıtılmalıdır” dedi.

    Ergenekon ve Balyoz davalarından ceza alanların hepsinin serbest bırakıldığını hatırlatan Karabay, “Devlet tarafından yüksek miktarda tazminat da ödenmeye başlandı. İçlerinde emirleri yerine getiren masum askerleri saymazsak, darbe yapacakları aşikar olan Ergenekon ve Balyoz davası sanıklarına uğrayan adalet niye 28 Şubat mağdurlarına uğramaz, sormak istiyoruz. Ergenekon ve Balyoz davalarında kumpas var denilip sanıklar serbest bırakıldı. 28 Şubat darbesinde kurulan kumpas ile Müslümanlar zindanlara atıldılar. Mağduriyetler giderilecekse, ilk önce 20 yıldan beri zindanlarda haksız yere yatan inançlı insanlardan başlamak gerekir.20 yılı boşa zindanlarda geçen inançlı insanlarla Devlet nasıl helalleşecek. Millet olarak zindanda unuttuğumuz mağdurlarla nasıl helalleşeceğiz. 28 Şubat döneminden kalan davalar halen sürüyor, zindana yeni kardeşlerimizi gönderiyoruz. Bir an evvel 28 Şubat mağdurlarıyla ilgili acil düzenleme yaparak haksız mağduriyetlere son vermesi hepimizin beklentisidir” diye konuştu.