Etiket: Yargı

  • CHP Lideri Kılıçdaroğlu: “Suçsuzsan gelirsin Türkiye’ye, yargı önüne çıkarsın”

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Fetullah Gülen’e çağrıda bulunarak, “Suçsuzsan gelirsin Türkiye’ye yargı önüne çıkarsın. Gelmiyorsan suçlusun o zaman” dedi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Beylikdüzü Belediyesi’nin Yakuplu’da gerçekleştireceği yatırımların toplu temel atma törenine katıldı.

    Törende konuşan Kılıçdaroğlu tüm siyasi partilerin ve STK’ların 15 Temmuz darbe girişimine birlikte karşı çıktığını hatırlatarak, “Bu tarihimizde bir ilktir. Demokrasiye sahip çıkma konusunda bir ilk. Bir geniş uzlaşma sağladık. Darbe sonrası parlamentoda yaptığım ilk konuşmada, Taksim’de yaptığım konuşmada, İzmir ve Yenikapı’da yaptığım konuşmada bu büyük uzlaşmanın ne kadar önemli olduğunu söyledim. Madem ki bir darbe ile karşılaştık, gelin hep birlikte Türkiye Cumhuriyeti bundan sonra da bir darbe girişimi ile karşılaşmasınlar diye neler yapılması gerekiyorsa oturalım birlikte yapalım. Camiye, kışlaya, adliyeye siyaseti sokmayalım demiştim. Yargı bağımsızlığını, medya özgürlüğünü getirelim demiştim. İnsanlar düşüncelerini açıklıyor diye hapse atmayalım. Bu uzlaşmayı zorlayacağım bütün kuralları ile. Bu uzlaşma bozulmamalı. Ama bütün bunlar yapılırken, darbe ve darbecilerle mücadele edilirken yeni mağdurlar yaratmamalıyız” diye konuştu.

    FETÖ ile mücadele ederken mağduriyetler yaşandığını savunan Kılıçdaroğlu, “Bursa’da öğretmen bir sendikaya üye, memuriyetten attılar. Hadi diyelim haklı attılar. Öğretmenlik lisansı iptal ediliyor. Bu öğretmen ne yapıyor Kestel pazarında sivri biber satıyor. Gidiyor zabıta ‘satamazsın.’ Hadi bunun kabahati var, karısının, çocuklarının ne kabahati var? Bir insanı açlığa mahkum etmek, hangi dinde hangi inanışta var? Suçlar şahsidir. Emniyet müdürünü hapse atıyorsun tamam hadi attınız. Eşini lojmandan atıyorsun hadi attınız. Abisine sığınıyor. 15 yaşındaki çocuğu bu aileyi geçindirmek için çalışmak zorunda. Geldi bana ‘3 gün çalıştım bir yerde 3 gün sonra senin baban FETÖ’cü bizi de içeri atarlar’ diyor. Bu olmaz. Bunu söyleyince birileri rahatsız oluyor. Ben mağdurlara sahip çıkmak zorundayım. Birisinin suçu varsa sorun yok. Siyasetçi bir kişi suçlu ilan edemez, kişiyi suçlu ilan edecek olan hakimdir. Ben hakim değilim, savcı değilim. Ben doktor değilim ameliyathaneye girebilir miyim. Kişiyi yakalıyorsun ya beraat ederse. Herkesi baştan suçlu ilan etmek doğru değil” şeklinde konuştu.

    15 Temmuz gecesi dışarı çıkan bazı erlerin linç edildiğini iddia eden Kılıçdaroğlu, “Linç edilen erlerin de ailelerine sahip çıkıyorum. Sayın Cumhurbaşkanı’na da Başbakana da söyledim. O erleri linç edenlerin yakalanıp adliyeye teslim edilmesi lazım dedim. Sorgulayacaksan eri değil, emri veren komutanı yakala. Hepimiz askerlik yaptık. Komutan ne emrederse hepimiz uyarız. 1 milyonun üstünde mağdur doğru değildi. Ben hükümeti uyarıyorum. Bunlar yanlıştır diyorum. Darbeci meclisi bombalıyor git yakala hapse at. Efendim ‘Amerika’dan Fetullah Gülen gelsin.’ İste gelsin. ‘Ben suçsuzum’ diyor. Suçsuzsan gelirsin Türkiye’ye yargı önüne çıkarsın. Gelmiyorsan suçlusun o zaman” ifadelerini kullandı.

    Terörle mücadelenin 35 yıldır sürdüğünü hatırlatan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

    “Benim bu millete sözüm var. CHP iktidarında ben bu işi 4 yılda bitireceğim. Ülkenin birliği ve bütünlüğü içinde bu terör belasından Türkiye’ye kurtaracağım. Kimse en ufak bir endişe duymasın. Ben insanı seviyorum. Cebime değil vatandaşıma çalışmayı kutsal görev olarak kabul ediyorum.”

  • BB Erzurumspor’dan yargı başkanlarına ziyaret

    BB Erzurumspor Kulüp Başkanı Ali Demirhan, yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Mustafa Çetin, Bölge Adliye Cumhuriyet Başsavcısı Ünal Bingül’ü ziyaret etti.

    Beraberinde BB Erzurumspor Genel Sekreteri Zafer Aynalı, Genel Kaptan Murat Aslan, Yönetim Kurulu Üyeleri Kenan Sezer, Vedat Aydın, Muammer Aydın, Ozan Buluş ile birlikte Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Mustafa Çetin, Bölge Adliye Cumhuriyet Başsavcısı Ünal Bingül’ü makamında ziyaret ederek ziyaret anısına ‘Mustafa Çetin,’, ‘Ünal Bingül’ yazılı 25 numaralı Erzurumspor forması hediye etti.

    Ziyaretten memnuniyet duyduğunu ifade eden Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Mustafa Çetin, BB Erzurumspor Yönetim Kurulu Üyelerine 2. Ligde başarı dileklerini iletti. Yönetim Kurulu Üyeleri daha sonra, Bölge Adliyeler Cumhuriyet Başsavcısı Ünal Bingül’ü ziyaret etti. Başsavcı Bingül, nazik davet için Kulüp Başkanı Av. Demirhan’a teşekkür ederek, “Ben’de bir Erzurumlu olarak tek temennim Erzurumspor’umuzu 2. Ligde şampiyon olarak görmeyi arzu ediyorum. İnşallah başarı göstererek süper lige çıkmayı başaracağına inanıyorum. Yeni sezonda başta yönetim kurulu üyeleri olmak üzere Erzurumspor’umuzun teknik heyetine, futbolcu kardeşlerimize başarılı sezon geçirmesini temenni ediyorum.” dedi.

  • Salihli’de 5 yargı mensubu daha gözaltına alındı

    Manisa’nın Salihli ilçesinde Fethullahçı Terör Örgütü’nün FETÖ/PDY’ye yönelik yapılan soruşturmada 2 hakim ile 3 cumhuriyet savcısı gözaltına alındı.

    Alınan bilgiye göre Salihli Adliyesi’nde görev yapan 3 savcı ve 2 hakim FETÖ soruşturması kapsamında gözaltına alındı. Salihli’de daha önce de 2 hakim ve 2’si savcı olmak üzere 4 yargı mensubu gözaltına alınmıştı. FETÖ darbe girişimi soruşturması kapsamında Salihli’de gözaltına alınan yargı mensubu sayısı ise 9’a çıkmış oldu.

  • DP eski Yalova İl Başkanının kızının hayatını kaybettiği kaza yargı önünde

    Bursa’da Demokrat Parti eski Yalova İl Başkanı Fikret Turgut’un kızının hayatını kaybettiği trafik kazasının ilk duruşması görüldü.

    Kaza, 5 Ocak Salı günü Bursa-Ankara yolu üzerinde akşam saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Fikri Turgut yönetimindeki 77 DF 666 plakalı otomobil, Bursa-Ankara yolu İnegöl istikametinden Bursa’ya dönmek isterken karşı yönden gelen Mehmet T. idaresindeki 16 KT 645 plakalı kamyonla çarpıştı. Kazada, sürücü Fikri Turgut, kızı Seda Turgut Kandemir (43), eşi Feride Turgut, kızı Burcu Turgut ve Şeyda Özsümer yaralandı. Kazada ağır yaralanan Seda Turgut Kandemir, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

    Kandemir’in hayatını kaybettiği trafik kazasının davası Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Turgut ailesinden duruşmaya kimse katılmazken, tutuksuz yargılanan Mehmet T. ise duruşmada hazır bulundu. 2 çocuk babası Mehmet T.’nin avukatı davadan çekildi. Mehmet T., maddi imkansızlıklardan dolayı avukat tutmayacağını söyledi.

    Olayı anlatan Mehmet T. “Mudanya kavşağından Ankara istikametine doğru ilerliyordum. Norma hızla ve kendi şeridimde ilerliyordum. Demirtaş kavşağından sonra yol çalışması olduğu için orta şeride geçtim. Bu sırada bir otomobil en sağdan yavaş yavaş geliyordu. Yanlış yola girmiş. Sağ şeritten birden önüme çıktı. Frene bastım ama hava yağmurluydu. Yanımda çalışan S.Ş. isimde arkadaşım vardı. Diğer araçta ise, 5 kişi vardı. Olayda hayatını kaybeden kişi adına üzgünüm” dedi.

    Ayrıca Mehmet T., mahkeme heyetine olay yerinde kazadan sonra çekilmiş bir fotoğrafı takdim etti. Dava, eksikliklerin giderilmesi için ileri bir tarihe ertelendi.

  • Kameralar Önündeki Kanlı Hesaplaşma Yargı Önünde

    Bursa’da güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedilen silahlı yaralamanın sanığı, Hüsnü Kemal Ö.’nün ayaklarına kendisine küfür ettiği için, Raif D.’ye ise de üzerine geldiği için ateş ettiğini söyledi.

    Olay, geçtiğimiz yıl Mayıs ayında merkez Osmangazi ilçesi Elmasbahçeler Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Turgut A. tartıştığı Hüsnü Kemal Ö.’yü karnından, Raif D.’yi de ayağından yaraladı. Silahla yaralama olayını gerçekleştiren Turgut A. ise bir süre sonra Pendik’te yakalanarak gözaltına alındı. Suçunu kabul eden Turgut A., sevk edildiği adli mercilerce tutuklandı.

    Bursa 4’ncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde Turgut A.’nın yargılanması devam ediyor. Olay gününü anlatan Turgut A., “Bir kahvehaneye N.Ç.’ye yardıma gittim. İlerleyen saatlerde işimi bitirdim ve 3 tane bira alarak kahvehanenin karşısında içmek istedim. Bu sırada arkadaşlarım E.P. ile R.E. yanıma geldi. Onlara da almış olduğum biradan ikram ettim. Daha sonra E.P. ile R.E.’yi bira almaya gönderdim. Onlar gelene kadar S.L.’nin iş yerine gidip oturdum. Hüsnü Kemal Ö., H.L.’nin yanına geldi. Hüsnü ağabeye selam verince, bana ağır küfürler etmeye başladı. Sonra telefon gelince H.L., yanımızdan ayrıldı. Ben de oradan ayrıldım. Ancak ikinci kapıdan dışarıya çıkarken Hüsnü Kemal Ö., yanıma tekrar gelip bana küfür ederek, tekme atmaya başladı. Aramızda daha önceden husumet yoktu. Daha sonra bana bıçak çekti. 2-3 defa vücuduma salladı. Olayı görenler şahsı yanımdan uzaklaştırdı. Ardından E.P. ile R.E. geldi ve tekrar bira içmeye başladık. Ben, bir süre sonra H.Y.’yi bizi eve bırakması için çağırdım. Yolda araçla giderken İsa diye bir arkadaşı gördük. E.P., İsa’ya selam verelim deyince durduk. Bu sırada araçta bulunan Hüsnü Kemal Ö., beni gördü. Bana tekrar küfürler etmeye başladı. Sonra sol kapı açıldı ve Raif D., bana doğru gelmeye başladı. Elimdeki tabanca ile Hüsnü Kemal Ö.’nün ayak kısımlarına ateş ettim. Daha sonra Raif D., üzerime gelince ona da ateş ettim. Ardından E.P., Raif D.’nin elindeki bıçağı aldı. R.E. de Raif’in bana saldırısını önlemek için tekme ile yumrukla vurduğunu gördüm. Raif’in yere düşmesi üzerine tekrar tabancamın mekanizmasını kurdum ve ayaklarına doğru ateş ettim. İkisinin de daha önceden adam öldürme olayları olduğu için korktum” dedi.

    “TANIMADIĞIM KİŞİLER BANA VURMAYA BAŞLANDI”

    Yaralı şahıs Raif D. ise “Olay günü Hüsnü Kemal Ö., İ.Ş. ve Selahattin isimli arkadaşlara araçta bira içiyorduk. Hüsnü Kemal Ö. İle İsa daha sonra aracın yanına geldi. Aracın içerisindeyken dışarıdan silah sesleri duydum. Hüsnü Kemal Ö.’nün yandım dediğini duydum. Ben kendimi korumak için cebimdeki bıçağı çıkarttım. Araçtan indiğimde Turgut’u gördüm. O tutukluk yapan silahını çalıştırmaya çalışıyordu. O anda H.Y. ile tanımadığım kişiler bana vurmaya başladı. Bende yere düştüm, dişlerim kırıldı. Bu sırada bacağıma Turgut A., tarafından ateş edildiğini daha sonra öğrendim. Turgut A. ve bana karşı eylemde bulunan şahıslardan şikayetçi değilim. Davaya katılmak istemiyorum” diye konuştu.

    “TURGUT BANA ’BU AKŞAM SENİ ÖLDÜRECEĞİM’ DEDİ”

    Diğer yaralı Hüsnü Kemal Ö. ise “Olay günü H.L.’nin bürosuna gittim. Turgut A.’da oradaydı. Onlara selam verdim ve masaya oturdum. Turgut A., sonra benle lanlu lunlu konuşmaya başladı. Bende onu uyardım. Hatta Turgut A.’yı bu şekilde konuşmalarından dolayı daha önceki yıllarda da uyarmıştım. Daha önce Turgut’a tokat atarak bu şekilde konuşma yapmaması gerektiğini söyledim.Sonra yanımda Raif de olduğu halde aşağıya indim. S.V. ve S.Ü.’den beni mahalleye bırakmaları istedim. Yolda bira aldık. Ben oradan ayrılırken Turgut A., bana tehdit edicisi sözler söyleyerek, ’bu akşam seni öldüreceğim’ dedi. Sonra Gülbahçe Mahallesi’ne geldik ve sokak kenarında bira alarak araç içerisinde sohbet ediyorduk. O sırada mahallemizin çocuğu İsa Ş., yanımıza geldi. İsa Ş., ile sohbet ederken Turgut A., bizim aracın bulunduğu yere gelmiş. Bu sırada Turgut A., elindeki silahla ’seni öldüreceğim’ diyerek ateş etti. Ben aldığım mermi yarası sebebiyle bulunduğum yere yığıldım. Turgut, ikinci kez ateş etmek istemiş ancak başarılı olamamış. İkinci kez kime ateş ettiğini bilmiyorum. Turgut’tan şikayetçi değilim. Davaya katılmak istemiyorum” açıklamasını yaptı.

    Tanık S.Ü. ise “Olay günü S.V., Hüsnü Kemal Ö., Raif D. ile oturup, sohbet ediyorduk. Bu sırada İ.Ş., aracın yanına geldi. Aracın içerisinde konuşurken, bizim yanımızda başka bir araç durdu. Araçtan Turgut A., ve 2 kişi daha indi. Turgut A.’nın elinde tabanca vardı. Turgut, tabanca ile kapısı açık olan Hüsnü Kemal’e ateş etti. Bu sırada Turgut’tan seni öldürürüm diye bir kelime duymadım. Sonra Turgut, Raif’e ateş etti” şeklinde konuştu.

    Öte yandan, şüpheli hakkında ’basit yaralama’, ’kasten öldürmeye teşebbüs’, ’mermileri satın alma veya taşıma, bulundurma ve yaralama’ suçlarından 25 yıla kadar hapis cezası isteniliyor.

    Mahkeme heyeti, sanığı tutukluk halinin devamına karar verirken, eksik evraklardan dolayı duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.